İdlib'de süreç işliyor
Suriye'de hükümet karşıtı muhaliflerin son kalesi İdlib'de Türkiye'nin girişimi ile hayata geçirilen silahsızlanma bölgesindeki tüm ağır silahlar çıkarıldı. Silahtan arındırılmış bölgede Türk ve Rus askerlerinin ortaklaşa gerçekleştireceği devriye görevi ise hafta başı başlayacak





Suriye hükümeti ve Rusya güçlerinin Ağustos ayında operasyona hazırlandığı İdlib'de insani bir dram yaşanmaması için harekete geçen Türkiye, 7 Eylül'de İran'ın başkenti Tahran'da yapılan üçlü zirvenin ardından 17 Eylül'de Rusya'nın Soçi kentinde diplomasi trafiğini sonuçlandırdı.
Soçi'de yapılan zirvede Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İdlib'de muhalifler ile hükümet birlikleri arasında 15 kilometrelik silahtan arındırılmış bölge kurulması mutabakatına vardı. İmza altına alınan mutabakat kapsamında hükümet ve muhalif güçler arasındaki cephe hatları arasındaki 15 kilometrelik bölgelerde ağır silahların çıkarılması kararlaştırıldı. Bu kararın ardından İdlib kırsalına yönelik hava saldırıları sona erdi, karadan yapılan saldırılar da en düşük seviyeye indi. Mutabakatın ardından tansiyonun düştüğü kentte insanlar rahat nefes almaya başlarken, saldırılar nedeniyle köy ve kasabalarını terk edenler de yeniden evlerine döndü.
Ancak, aradan geçen süre içerisinde üye sayısı ve etki alanı ile ön plana çıkan Ahrar'uş Şam ve Feylak Şam'ın da aralarında olduğu 16 grubun bir araya gelmesiyle kurulan Ulusal Kurtuluş Cephesi ve diğer ılımlı muhaliflerin mutabakata uyacaklarını ilan etmesi ve yine sivillerin baskısıyla HTŞ ile Ceyş El İzze geri adım atmak zorunda kaldı. Bu gelişmelerin ardından 10 Ekim tarihinde cephe hattındaki tüm ağır silahlar silahsızlanma bölgesinden çıkarılmış oldu.
Ağır silahların çıkarıldığı cephe hatlarında artık sadece muhalif güçler hafif silahları ile nöbet tutuyor. Ağır silahların çıkarılmasının ardından muhalifler, olası bir saldırıya karşı cephe hatlarını güçlendiriyor. Mevcut cephe hatlarında ağır silahların çıkarılmasının ardından toprak setler oluşturan muhalifler, gözetleme yaptıkları alanların çevresini de kum torbaları ile güçlendirdi.
Drone görüntüleri ile TSK birlikleri, cephe hatlarındaki hareketlilik ve ağır silahların tahliyesini adım adım takip etti. TSK birlikleri zırhlı araçlarla devriye görevi yapacağı güzergahı, gökyüzünden drone ve insansız hava araçları ile sürekli izleyecek.
Muhalif grupların mutabakata bağlı olarak ağır silahlarını çekmesi, radikallerin de sahadaki aktörlerin arasından çıkarılacak olmasını eleştirerek taban kazanmaya çalışması, ilerleyen günlerde Hurrasuddin isminin daha fazla duyulacağının sinyali olarak yorumlanıyor. Bu örgütün, İdlib ve çevresinde DEAŞ terör örgütünün uyuyan hücrelerini de aktif hale getirip bünyesine katarak güçlenmeyi hedeflediği de konuşulan senaryolar arasında yer alıyor.
















































































