logo
26 ŞUBAT 2026


İflas süreci! Enflasyon durdurulamıyor...

Enflasyon Mayısta yüzde 12.15 ile 2018 yılının en yüksek seviyesine çıktı. Yıllık enflasyon yurt içi üretici fiyatlarında ise yüzde 20.16 olarak gerçekleşti. Enflasyonun yükselmesiyle birlikte şimdi Merkez Bankası'nın faizleri artırması bekleniyor!

04.06.2018 00:00:00
Enflasyon, geçen ay döviz kurlarının TL karşısında aşırı yükselmesinin etkisiyle adeta uçtu. Oysa Mayıs ayı, tarla ürünlerinin pazara çıkmasıyla mutfak enflasyonun düştüğü bir ay olarak biliniyor.

Böylece enflasyon Mayısta yüzde 12.15 ile 2018 yılının en yüksek seviyesine çıktı. TÜİK verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayısta aylık bazda yüzde 1.62, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 3.79 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında (TÜFE) yüzde 12.15, yurt içi üretici fiyatlarında (ÜFE) yüzde 20.16 oldu.

Mayıs ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında tüketici fiyatları yüzde 11.10, yurt içi üretici fiyatları yüzde 15.80 arttı. Aylık bazda TÜFE yüzde 1.62, Yİ-ÜFE yüzde 3.79 artış gösterdi.

Havuç açık ara zam şampiyonu

Tüketici fiyatları bazında Mayıs ayında en yüksek fiyat artışı yüzde 41.98 ile havuçta görüldü. Havucu, yüzde 35.14 ile kuru soğan, yüzde 34.65 ile patates izledi. Mayısta fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 24.72 ile limon, yüzde 24.66 ile yurt içi bir hafta ve daha fazla süreli turlar, yüzde 10.07 ile elma yer aldı.

Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 34.39 ile önceki ayda olduğu gibi sivri biberde gerçekleşti. Bunu yüzde 19.43 ile taze fasulye, yüzde 13.78 ile domates, yüzde 12.51 ile kabak, yüzde 11.28 ile salatalık izledi. Öte yandan işlenmiş gıda fiyatları da döviz kurlarındaki artışa bağlı olarak yükseldi.

Yıllık bazda ulaştırma lider

Ana harcama grupları bazında bakıldığında enflasyondaki artışın büyük ölçüde ulaştırma sektöründeki fiyat artışlarından kaynaklandığı görülüyor. Petrol fiyatlarının Mayıs ayı boyunca yüksek seyretmesi, net petrol ithalatçısı olan Türkiye'de ulaştırma fiyatlarının yıllık bazda yüzde 20 yükselmesine yol açtı.

Enflasyon sepetinde en yüksek ağırlığa sahip olan gıdada ise yıllık bazda artış yüzde 11 olarak gerçekleşti. Mayıs ayında ev eşyası fiyatları bir önceki yıla göre yüzde 17 artarken, lokanta ve otel fiyatları yüzde 12.5 yükseldi.

Döviz artarsa enflasyon da artar

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı, kur ve emtia fiyatlarının baskısında azalma sağlanması durumunda yıllık enflasyonda Kasımdan itibaren düşüş hareketinin mümkün göründüğünü belirtti.

Tokalı, kritik çekirdek göstergelerde yıllık enflasyonun yüzde 12-13 seviyesine çıktığını belirtti. DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Stratejisti Orkun Gödek de, enflasyon, çekirdek enflasyon ve ÜFE'de ciddi yükseliş olduğunu belirterek, "ÜFE'nin aylık yüzde 3,79 artması da gelecek dönem için ÜFE'den TÜFE'ye geçişkenlik riskini artırıyor" dedi.

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Hasan Ali Cesur da, petrol ve dövizdeki dönemsel hareketliliklerin mayıs ayı enflasyon rakamını da tetiklediğini belirterek, "Özellikle seçim sonrası yapısal reformlar ve makro ihtiyati tedbirlerin bir an önce ele alınması gerekmektedir" ifadesini kullandı. 

Faiz artışı yolda

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, geçen hafta Londra'da yatırımcılara enflasyonda yükseliş devam ederse Merkez Bankası'nın yeni faiz artırımlarına gidebileceğini ifade etmişti.

Şimdi Merkez Bankası'nın Perşembe günkü toplantısında yeni bir faiz artırımının gelmesi bekleniyor. Bankanın faiz artırımını pas geçme ihtimali de yüksek.




Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem

Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 4.7 büyüklükte deprem meydana geldi

26.02.2026 21:50:00
İHA
Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem
Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem
AFAD verilerine göre, Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 4.7 büyüklükte deprem meydana geldi.

Saat 20.17'de yerin 7 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, Sivas ve Adana'nın Kuzey ilçelerinden de hissedildi.

İlk belirlemelere göre deprem sonrası herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 21 Ocak 2025'te 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 32 sanığın yargılandığı davada verilen kararlar istinafa taşındı

26.02.2026 13:12:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:23:30
AA
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Başsavcılık ile müşteki ve sanık avukatları, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarına ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine itirazda bulundu.

Dava dosyası, 1. Ceza Dairesince incelemeye alınacak.

Mahkeme kararı

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 31 Ekim 2025'teki karar duruşmasında, tutuklu sanıklar otelin sahibi Halit Ergül, otelin genel müdürü Emir Aras, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar'ı, 34 çocuğa karşı "olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.

Ayrıca yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilen 11 sanık hakkında, "olası kastla birden fazla kişiyle nitelikli mala zarar verme" suçundan 3 yıl 12'şer ay hapis cezasına hükmedilmişti.

Mahkeme heyeti, 11 sanığa "olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yaralama", "olası kastla basit yaralama", "olası kastla kadına karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına (kız çocuk) karşı basit yaralama" suçlarından hapis cezası da vermişti.

Bu suçlardan sanıklardan Halit Ergül, Emir Aras, Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras, Ceyda Hacıbekiroğlu, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir toplam 41 yıl 721 ay 600'er gün, Kadir Özdemir, Sedat Gülener ve Kenan Coşkun toplam 41 yıl 708 ay 590'ar gün ve İrfan Acar toplam 41 yıl 679 ay 560 gün hapis cezası almıştı.

Heyet, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan muhasebe personeli Cemal Özer ve Mehmet Salun'u 22 yıl 3'er ay, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen ile iş güvenliği uzmanı Kübra Demir'i 21 yıl 4 ay 15'er gün, mutfak personeli Reşat Bölük, teknik personel şefi Tahsin Pekcan, teknik personel Hüseyin Özer, sertifikasyon şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ve çalışanı Aleyna Beşinci, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ve İsmail Karagöz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan'ı 21'er yıl, teknik personel Bayram Ütkü'yü 18 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin'e "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 12 yıl hapis cezası veren heyet, sanıklar mutfak personelleri Faysal Yaver ve Enver Öztürk ile iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan'ın beraatine hükmetmişti.

Hapis cezalarında "takdir indirimi" uygulamayan heyet, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına, İbrahim Polat ve İsmail Karagöz'ün tutuklanmasına, Doğan Aydın hakkında "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına, bazı sanıklar hakkındaki diğer adli kontrol hükümlerinin devamına karar vermişti.

Mahkeme kararına itiraz

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yangına ilişkin davada 10 sanığa verilen hapis ve 2 sanığa yönelik beraat kararlarının bozulmasını istemişti.

Başsavcılık, "olası kastla öldürme ve yaralama" suçundan ceza verilen şirket yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel müdürü Zeki Yılmaz, beraat eden sanıklar mutfak personeli Faysal Yaver ve iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hüküm kurulmasını talep etmişti.

İddia makamı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hapis cezası verilen sanıklar FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan için "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza tayin edilmesini istemişti. 

Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?

Terörsüz Türkiye süreci şeffaflıktan yoksun, aceleci ve geçmişteki başarısızlıkları tekrar etme riski taşıyor. PKK’nın somut silahsızlanma taahhüdü olmadan atılan adımlar, güvenlik zaafı yaratabilir ve kamuoyunda ‘taviz’ algısını güçlendirerek yeni bir hayal kırıklığına kapı aralayabilir

26.02.2026 10:56:00
Eyup Kabil
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Türkiye'nin en yoğun tartışılan konularından biri hâlâ "Terörsüz Türkiye" süreci. Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın mesajları, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu ve siyasi aktörlerin açıklamalarıyla ivme kazanan bu süreç, iktidar tarafından "tarihi fırsat" ve "devlet politikası" olarak sunulurken, muhalefet ve bağımsız gözlemciler tarafından eleştiriliyor.

Sürecin mevcut durumu

Komisyon raporu 18 Şubat'ta çoğunlukla kabul edildi (47 evet, 2 hayır, 1 çekimser). Rapor, PKK'nın silah bırakması ve örgütün tasfiyesi sonrası yasal düzenlemeleri (umut hakkı, demokratikleşme adımları vb.) tavsiye niteliğinde öneriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında "elimizi değil gövdemizi taşın altına koyduk" diyerek risk aldıklarını vurguladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise "kişiye özel düzenleme yok, terörün tamamen bitmesi şart" dedi.

Ancak süreç, somut adım eksikliği nedeniyle eleştiriliyor. PKK'nın fiili silah bırakma ilanı hâlâ net değil; Suriye'deki SDG anlaşması olumlu katkı olarak gösterilse de, Türkiye'nin talepleri (tam silahsızlanma ve dağılma) karşılanmadı. Irak'ın kuzeyindeki askeri operasyonlar ve üs genişletmeleri ise "çift başlı politika" algısını güçlendiriyor.

Kapalı kapılar ardında yürütülüyor

En ağır eleştirilerden biri, sürecin şeffaflıktan yoksun olması. Komisyon çalışmaları büyük ölçüde kapalı kapılar ardında yürütüldü.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ramazan sonrası yasal düzenlemeler şart" çıkışı, acelecilik endişelerini artırıyor. Geçmiş Çözüm Süreci'nde (2013-2015) yaşanan hayal kırıklıkları hatırlatılıyor. Müzakereler sırasında güvenlik zaafı yaratıldığı, hendek olayları ve şehir çatışmalarıyla binlerce can kaybı yaşandığı, sürecin tek taraflı çökertildiği iddiaları hâlâ canlı. Muhalefet, "yine aynı senaryo mu oynanıyor?" sorusunu soruyor.

Güvenlik riskleri

Süreç, terörle mücadelede kararlılık ile barış arayışını dengelemeye çalışıyor gibi görünse de, eleştirmenler "güvenlik zaafı yaratma" riskine dikkat çekiyor. F-16 kazası gibi olaylar gündemdeyken, askeri hazırlıkların devam etmesi bir yandan "ciddi niyet" gösterirken, diğer yandan "müzakere masasında zayıf görünmeme" çabası olarak yorumlanıyor.

Bazı yorumculara göre süreç, bölgesel konjonktür (Suriye'deki yeni yönetim, İran-Irak dengeleri) nedeniyle hızlandırılıyor; ancak PKK'nın tam fesih ve silahsızlanma taahhüdü olmadan atılacak adımlar, "taviz" algısı yaratabilir. Kamuoyu yoklamalarında terörün bitmesi %95 destek görse de, "nasıl ve ne pahasına?" sorusu cevapsız kalıyor.

Ekonomik ve sosyal boyutun gölgesinde kalan sorular

Süreç başarılı olursa yatırımlar artar, ekonomik güven yükselir deniyor (şubatta endeks zaten artış gösterdi). Ancak kuraklık, su açığı, yüksek enflasyon ve yaşam maliyeti gibi acil sorunlar varken, sürecin bu konuların önüne geçirilmesi "gündem değiştirme" olarak eleştiriliyor. Şehit aileleri ve gazilerle iftar programları yapılırken, geçmiş mağduriyetlerin telafisi için somut adımlar hâlâ sınırlı.

Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın dosyası, istinafa gönderildi

26.02.2026 10:29:00 / Güncelleme: 26.02.2026 11:37:39
İhlas Haber Ajansı
Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın dosyası, istinaf incelemesi yapılmak üzere Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderildi.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen Grand Kartal Otel yangını davasında hazırlanan ve 100'ü aşkın klasörden oluşan dosya, istinaf mahkemesi sıfatıyla inceleme yapacak olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine sevk edildi. Kamuoyu tarafından yakından takip edilen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin davada, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin yapacağı incelemenin ardından kararını vermesi bekleniyor.

İstinaf sürecinin tamamlanmasının ardından dosyanın Yargıtay'a gönderileceği öğrenildi.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. O dosyalar İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme

25.02.2026 15:39:00
Ahmet Turan Yiğit
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
Emin Şirin, "Siyonist teşkilatlanmaların ekonomiye hakim olduğu, iş dünyasına hakim olduğu ve siyasete hakim olduğu, lobilere hakim olduğu bir duruma gelmiş vaziyette ABD. Öyle bir hale gelmiş vaziyette ki bazen İsrail'in veya Yahudi siyonistlerin menfaatleri Amerika'nın menfaatlerinin önüne geçer hale geliyor. Amerikan politikasını yöneltir hale geliyor. Bundan Pentagon mesela fevkalade rahatsız. Bak altını çiziyorum. Pentagon bundan
fevkalade rahatsız. Bu dolayısıyla bu Epstein dosyaları zaman içinde göreceğiz. İddialı konuşmuyorum ama bir
intiba olarak görüyorum. Amerika'da ve dünyada dolayısıyla İsrail'in ve siyonistlerin etkilerini tırpanlamak
için sanki ortaya çıkmış gibi geliyor zamanlama itibariyle" dedi

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Şehit pilot İbrahim Bolat'ın görüntüsü ortaya çıktı

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2020 yılında yayınladığı yeni yıl mesajında şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'ın da yer aldığı ortaya çıktı. Bolat videoda, "Göklerdeki istikbalimiz için buradayız" ifadelerini kullanıyor

25.02.2026 13:50:00 / Güncelleme: 25.02.2026 13:56:59
İHA
Şehit pilot İbrahim Bolat'ın görüntüsü ortaya çıktı
Şehit pilot İbrahim Bolat'ın görüntüsü ortaya çıktı
Balıkesir'de 9. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağı gece kaza kırıma uğrayarak İzmir-İstanbul Otoyolu merkez ilçe Karesi'ye bağlı Naifli köyü kırsalında düştü. Kazada Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat şehit oldu.



Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2020 yılında yayınladığı yeni yıl mesajında şehit hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'ın da yer aldığı ortaya çıktı.

Bolat videoda "Göklerdeki istikbalimiz için buradayız" ifadelerini kullanıyor.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 18'inci duruşma

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 18'inci duruşması başladı

 

25.02.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 18'inci duruşma
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 18'inci duruşma

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşma, avukatların taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
 

25.02.2026 00:19:00
Ahmet Turan Yiğit
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, ABD-İran gerilimini değerlendirirken meselenin yalnızca İran-İsrail ekseninde okunamayacağını, asıl mücadelenin küresel güç dengesi üzerinden şekillendiğini ifade etti. Yavuz'a göre Amerika Birleşik Devletleri'nin son dönemde artan sert söylem ve askeri hazırlıkları, yalnızca ABD Başkanı Donald Trump'ın kişisel tutumundan kaynaklanmıyor. ABD'nin içinde bulunduğu yapısal kriz ve küresel güç kaybı endişesi, Washington yönetimini daha agresif bir stratejiye yöneltiyor. ABD Ulusal Güvenlik Strateji belgelerinde Çin'in açık biçimde "rakip" olarak tanımlandığını hatırlatan Yavuz, Washington'un dünyayı yeni jeopolitik etki alanlarına ayırarak Avrupa ve Ortadoğu'da yük paylaşımına yöneldiğini belirtti.
İran'ın nükleer programının ABD tarafından bir tehdit unsuru olarak gösterildiğini söyleyen Yavuz, Washington'un bunu aynı zamanda müdahale gerekçesi olarak kullandığını dile getirdi. İran ise nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu savunuyor.
Yavuz'a göre İran'a yönelik baskının arkasında asıl olarak ABD-Çin rekabeti bulunuyor. İran'ın Çin için önemli bir enerji tedarikçisi olduğuna dikkat çeken Yavuz, "İran'a yönelik hamle, dolaylı olarak Çin'e yöneliktir" değerlendirmesinde bulundu.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor


 
Robot süpürgesini oyun kumandasına bağlamak isteyen yazılım mühendisi, yanlışlıkla binlerce cihaza erişim sağladı.
 

24.02.2026 22:33:00
Haber Merkezi/AA
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor

Türkiye'de de ürünleri satılan Çinli sivil dron üreticisi DJI tarafından üretilen robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek amacıyla uygulama geliştiren bir yazılım mühendisi, güvenlik açığı nedeniyle dünya genelinde binlerce kullanıcının kamera görüntülerine ve cihaz bilgilerine yanlışlıkla erişim sağladı.

The Verge internet sitesinde yer alan habere göre, yazılım mühendisi Sammy Azdoufal, yeni satın aldığı robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek için yapay zeka kodlama asistanı aracılığıyla bir uygulama geliştirdi. Robotun DJI sunucularıyla nasıl iletişim kurduğunu inceleyen Azdoufal, bağlantı sırasında sistemdeki bir yetkilendirme açığı nedeniyle 24 ülkeden 7 bin civarı süpürgeye istemeden erişim sağladı.

Azdoufal, bağlandığı cihazların gerçek zamanlı kamera ve ses kayıtlarına, seri numaralarına, batarya durumlarına, kullanıldıkları evlerin detaylı kat planlarına ve IP adresleri üzerinden yaklaşık konum bilgilerine ulaşılabildiğini gördü.
Şirketin sunucularından kendi cihazı için aldığı erişim anahtarının, diğer tüm kullanıcıların verilerine de erişim sağladığını tespit eden Azdoufal, cihazın güvenlik kodunun tamamen atlanabildiğini ve eşleştirme yapmadan bile kameraya ulaşılabildiğini belirledi. Azdoufal, herhangi bir sisteme izinsiz girmediğini savundu.

Şirket, güvenlik açığının giderildiğini savundu

DJI sözcüsü tarafından olayın ardından yapılan açıklamada, robot süpürgelerde "arka uç yetkilendirme doğrulama sorunu" bulunduğu kabul edildi.
Açıklamada, Ocak ayının sonunda tespit edilen güvenlik açığının 8 ve 10 Şubat'ta yapılan iki güncellemeyle giderildiği belirtilerek, düzenlemenin otomatik olarak uygulandığı ve kullanıcıların ek işlem yapmasının gerekmediği ifade edildi.
Söz konusu açığın MQTT tabanlı cihaz-sunucu iletişimini etkilediği ve teorik olarak yetkisiz erişime yol açabileceği kaydedilen açıklamada, tespit edilen vakaların büyük bölümünün güvenlik araştırmacılarının kendi cihazları üzerinde yaptığı testlerden kaynaklandığı savunuldu.

Olay, kameralı ve mikrofonlu robot süpürgelerde veri güvenliği ve kişisel mahremiyet konusunu yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, yeterli güvenlik önlemleri alınmaması halinde bu tür cihazların ciddi gizlilik riskleri oluşturabileceğine dikkati çekti.

Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

24.02.2026 17:09:00
Ahmet Turan Yiğit
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK'nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır. Bu çağrı aynı şekilde KCK'yı da bağlamaktadır. Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır.  Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır" dedi. Bahçeli, ayrıca ramazan ayı etkinlikleri üzerinden eleştirilen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e destek vererek, "Allah'a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasını izleyin:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.