logo
08 MART 2026


İhracat da, ithalat da deparda

TİM'in verilerine göre Ocak 2020'de ihracat Ocak 2019'daki ihracat göre yüzde 6.1 artarak, 14 milyar 765 milyon dolar oldu. Böylece ihracatta en yüksek Ocak ayı rakamı elde edildi. Ticaret Bakanlığı verilerine göre ise geçen ay ithalat Ocak 2019'a göre yüzde 18.96 artışla 19 milyar 229 milyon dolar olarak gerçekleşti. 
 

03.02.2020 12:25:00
İhracat da, ithalat da deparda
İhracat da, ithalat da deparda
RECEP BAHAR / DETAY HABER
 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Ocak ayı geçici dış ticaret verilerini ihracatçı birliklerinin katılımıyla Hatay'da açıkladı. Etkinliğe Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ukrayna gezisine iştirak ettiği için Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan katılamadı. Ocak ayında ihracat, Genel Ticaret Sistemi'ne (GTS) göre yüzde 6.1 artışla 14 milyar 765 milyon dolar olarak rekor tazeledi. Son 12 aylık ihracat ise 181.6 milyar dolara ulaşıldı.
 
Çıta bir üst basamakta
 
TİM Başkanı İsmail Gülle, ihracat rekorunun 180.7 milyar dolar ile bir üst çıtaya taşındığı 2019 yılının ardından 2020 yılının içerde ve dışarıda önemli gelişmeler ile başladığına dikkat çekerek,   "ABD-Çin arasındaki ticaret savaşlarında 1. faz anlaşmanın imzalanması ile küresel piyasalarda pozitif bir ortam oluşurken, Brexit'te de sürecin iyice belirginleşmesi Avrupa pazarı başta olmak üzere yatırım ve taleplerde bir hareketlilik yarattı. Türkiye ekonomisinin 2019'un 3. çeyreğinden itibaren pozitif büyüme trendine girmesinin ve ekonominin çarklarının hızlanması ise ithalat rakamlarına yansımış görünüyor. İthalat hacmi, Türkiye ekonomisindeki hareketlenmeye bağlı olarak, geçen yılın ocak ayına göre yüzde 19 artarak 19.2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bununla birlikte ihracattaki rekor artışların da etkisiyle, ihracatın ithalatı karşılama oranı da Ocak ayında yüzde 76.8 ile yüksek bir oranda gerçekleşti. İhracatçılarımızın dinamizmi, doğru rota tespitleri ve stratejik kararları, hükümetimizin destekleri ile 2020 yılında da küresel arenadaki pozisyonumuzu daha iyi noktalara taşıyor, taşımaya da devam edecek."
2019'da proaktif stratejileri ile küresel ticaretin tüm engellerini aşan ihracatçıların, 2020 yılında normalleşme sürecine giren küresel koşullarda başarılı bir ivme sergileyeceklerini söyleyen Gülle, "2020 yılına Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ocak ayı ihracatını gerçekleştirmenin gurur ve sevinci ile başlıyoruz. İnanıyorum ki, 2020 yılının tamamı da tıpkı bu ay gibi aylık ihracat rekorlarını tek tek aşarak ilerleyeceğimiz bir yıl olacak" dedi.
 
 
İhracatçı sayısı yükselişte
 
İhracat ailesinin hız kesmeksizin büyümeye devam ettiğini söyleyen Gülle, "2019 yılında ihracat ailemiz 90 bin 617 firmaya ulaştı. Baktığımızda, ithalat yapan firma sayısı ile neredeyse 10 bin firmalık bir fark yakalamış durumdayız" şeklinde konuştu. Ocak ayı ihracatına ilişkin detaylara değinen TİM Başkanı, şunları söyledi: "Ocak ayında ihracat ailemize 1499 firmamız daha katıldı. İhracata yeni başlayan bu firmalarımız, Ocak ayında 80.4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Firma özelinde bakıldığında, Ocakta toplam 38 bin 165 firmamız ihracat gerçekleştirdi."
 
Otomotiv sektörü liderliğini korudu
 
Ocak ayının lideri, ihracatını geçen yılın Ocak ayına göre yüzde 3.2 artırarak 2 milyar 402 milyon dolara ulaşan Otomotiv sektörü oldu. Otomotivi, 1.7 milyar dolar ihracat ile Kimyevi Maddeler ve 1 milyar 495 milyon dolar ihracat ile Hazırgiyim ve Konfeksiyon sektörleri etti. Kimyevi Maddeler ihracatında artış ise yüzde 10'u geçti. 9 sektörümüzün ihracatında yüzde 10'un üzerinde artış gerçekleşti. Ocak ayının en güçlü performansına imza atanlar ise yüzde 29 artışla 256 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Yaş, Meyve ve Sebze, yüzde 22 artışla 185 milyon dolara ulaşan Fındık ve Mamulleri ile yüzde 21 artışla 222 milyon dolara ulaşan Halı sektörü oldu. Buna karşılık Zeytin ve Zeytinyağı ihracatı yüzde 12.7 azaldı. İhracatta son dönemin yıldızı Savunma ve Havacılık Sanayinin ihracatının da Ocak 2019'a göre yüzde 4.3 gerilemesi dikkat çekti. Ocak ayında kan kaybeden sektörlerinden biri de Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller...
 
 
Koronavirüsün etkileri yakından izleniyor
 
TİM Başkanı İsmail Gülle, Yeni Mesaj'ın Çin'de ortaya çıkan koronavirüsün Türkiye'nin ihracatını nasıl etkileyeceği yönündeki sorusuna, "Koronavirüs insanlık adına sıkıntılı bir süreç. 2002-2003 yıllarındaki SARS salgını Çin'in büyümesini yüzde 1 düşürmüştü. Koronavirüs çok kısa zamanda yüksek riske dönüştü. Süreci bekleyeceğiz ve yakından izleyeceğiz. 9 Şubat'a kadar THY uçuşları durdu. Bu durum elbette ticareti de etkileyecek. İhracatçılarımız B planlarını geliştiriyor. Ara malı tedariki konusunda da B planları var" şeklinde cevap verdi. 
 
 
 
İthalat yükselişte
 
Aralık 2019'da yükselişe geçen ithalat, Ocak ayında da yukarı yönlü bir seyir gösterdi. Ocak 2019'da 16 milyar 165 milyon dolar olan ithalat, yüzde 18.96 artışla Ocakta 19 milyar 229 milyon dolara çıktı. Son 12 aylık ithalat 213 milyar 325 milyon dolara ulaştı. Ocak ayında en fazla ithalat 2 milyar 87 milyon dolar Rusya'dan yapıldı. Rusya'yı 1 milyar 886 milyon dolarla Çin, 1 milyar 349 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 268 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 137 milyon dolarla Irak oldu. Irak'tan Ocak 2019'da yapılan ithalatın 62 milyon dolar olduğunu not edelim. Ocak 2020'deki ithalatın artış nedeni petrol alımı teşkil ediyor.
 

’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ’futbolda bahis’ soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur’un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi

07.03.2026 23:16:00
Haber Merkezi
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur'un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması sürüyor.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli Erden Timur hakkında yürütülen 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçuna yönelik soruşturma kapsamında; şüphelinin ortağı ve sahibi olduğu ve öncül suçlar kapsamında elde ettiği suç gelirlerinin aklanması faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketlere ilgili Sulh Ceza Hakimliği kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması

Şarkıcı Hande Yener hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Cumhurbaşkanına Hakaret', 'Anayasal düzeni hedef alma' ve 'Mevcut iktidarı devirme' eylemleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

07.03.2026 16:22:00
İHA
Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması
Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması
Muhammed Ahmet Yüce isimli vatandaşın CİMER üzerinden yaptığı başvuruda, sanatçı Hande Yener'in Menteşe ilçesinde 15 Mayıs 2025 tarihinde verdiği konser sırasında 'Zıplamayan Tayyipçi' şeklinde slogan atıldığı, sanatçının ritim tutarak eşlik ettiği ve sahnede alenen 'Bu devri çok güzel devireceğiz' dediği, anayasal düzeni hedef aldığı, mevcut iktidarı devrilmesi yönünde açık ve doğrudan bir çağrı niteliği taşıdığı bu söylemlerinin suç olduğunu, söz konusu eylemlerinin kamuya açık şekilde sosyal medyada yayınlandığını iddia etti.

CİMER'den yapılan başvuru üzerine Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü tahkikat başlattı. Yapılan tahkikat evrakları Bodrum Cumhuriyet Savcılığı'na gönderildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda internet üzerinden açık kaynaklardan temin edilen belgelerde konserin 15 Mayıs 2025 tarihinde Muğla İli Menteşe ilçesinde bulunan sosyo-kültürel alanda gerçekleştiği belirtildiğinden karşı yetkisizlik kararı verilerek dosya bu defa Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı Makbule Hande Özyener (Hande Yener) hakkında soruşturma başlattı.

Çağın hastalığı dijital demans!


 
Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. 

07.03.2026 07:07:00 / Güncelleme: 07.03.2026 07:11:42
MURAT ÇORBACI
Çağın hastalığı dijital demans!
Çağın hastalığı dijital demans!

Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan 'dijital demans' kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan'a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor.

Özcan, "Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor" dedi. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, şu önerilerde bulundu: "Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı. Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalı. Telefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli."

Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?


 
 
Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, “Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir” dedi.

07.03.2026 06:35:00
MURAT ÇORBACI
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?

Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, "Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir" dedi.

Kefirin protein, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve B grubu vitaminleri açısından zengin bir besin olduğunu ifade eden Dyt. Aydoğdu, bilimsel çalışmaların kefirin bağırsak florasını güçlendirdiğini, sindirimi kolaylaştırdığını ve laktoz intoleransı olan bireylerde süte göre daha iyi tolere edildiğini gösterdiğini aktardı. Aydoğdu, "Bu özelliğiyle kefir, Ramazan'da mideyi yormayan, besleyici bir ara öğün ya da sahur desteği olabilir" diye konuştu.

Kefirin faydalı olmasına rağmen ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, "Sağlıklı bireyler için günde 1 su bardağı (200-250 ml) kefir yeterlidir. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir. İlk kez tüketmeye başlayan kişiler yarım bardakla başlayıp zamanla artırmalıdır" dedi.

İsrail ve kölesi ABD'nin İran'a saldırısı dünya ekonomilerini çökertebilir


 
Katar'ın uyarısının ardından petrol fiyatları iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Katar Enerji Bakanı Saad el Kabi, Ortadoğu'da yaşanan savaşın dünya ekonomilerini çökertebileceğini söyledi.

07.03.2026 06:08:00
Haber Merkezi
İsrail ve kölesi ABD'nin İran'a saldırısı dünya ekonomilerini çökertebilir
İsrail ve kölesi ABD'nin İran'a saldırısı dünya ekonomilerini çökertebilir

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasından bu yana küresel petrol fiyatları yükselmeye devam ediyor.
Katar Enerji Bakanı Saad el Kabi, 6 Mart'ta, Basra Körfezi bölgesindeki tüm petrol ve doğalgaz ihracatçılarının birkaç gün içinde üretimi durdurmasını beklediğini söyledi. Ardından petrol fiyatlarında bir sıçrama daha yaşandı. İngiliz gazetesi Financial Times'a konuşan Kaabi, küresel enerji arzı ve nakliye rotalarında kilit rol oynayan Ortadoğu'da yaşanan savaşın "dünya ekonomilerini çökertebileceğini" söyledi. Brent petrolün fiyatı 5 Mart'taki kapanış fiyatına göre yüzde 9'dan fazla artarak varil başına 93 doların üzerine çıktı ve 2023 sonbaharından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

150 doları da aşabilir

Kaabi, İran'daki çatışmanın önümüzdeki haftalarda devam etmesi halinde petrolün varil fiyatının 150 dolara ulaşabileceğini söyledi. Öte yandan ABD ise piyasa üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla Rus petrolüne uyguladığı yaptırımları geçici olarak hafifletiyor. ABD Hazine Bakanlığı 6 Mart'ta Hindistan'ın Rus petrolü satın almasını kolaylaştırıcı bir adım attı.
ünyanın en büyük gaz ihracatçılarından biri olan QatarEnergy'nin tesislerine yönelik saldırılar sonrasında üretimi durdurması ve tankerlerin güvenlik endişeleri nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçmeyi bırakmasının ardından doğalgaz fiyatları da 2 Mart'tan itibaren sert çıkışlar gösterdi.

Asya'da çöküş başladı

Asya borsaları ise 4 Mart'a sert düşüşle başladı, bazı ülkelerde devre kesiciler nedeniyle işlemler durduruldu.
Güney Kore'nin Kospi endeksi yakın tarihindeki en kötü günlerden birini yaşadı ve 20 dakika içinde yüzde 12 düştü. Japonya'daki Nikkei 225 ise yüzde 3.6 geriledi.
Avrupa Merkez Bankası Baş Ekonomisti Philip Lane de 3 Mart Salı günü Financial Times gazetesinde yayımlanan röportajında Orta Doğu'daki uzun süreli bir savaşın Euro Bölgesi'nde enflasyonu önemli ölçüde artırabileceğini ve ekonomik büyümeyi azaltabileceğini söyledi.

Tanker fiyatları uçtu

Diğer yandan uluslararası ticaret de savaştan etkileniyor.
Londra Borsası'nın verilerine göre, Ortadoğu'dan Çin'e petrol taşımak için bir süper tanker kiralamanın maliyeti, 400 bin doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Maliyet geçen hafta bugünkünün yaklaşık yarısıydı. Rekor fiyatlar, iki milyon varile kadar ham petrol taşıyabilen en büyük petrol tankerleri için geçerli. Ayrıca İran'ın "Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm tankerleri ateşe veririz" tehdidi sonrası, dünya petrol ve doğalgazının yüzde 20'sinin geçtiği boğazda trafik durma noktasına geldiği için küresel arzda ciddi bir azalma meydana geldi. Bu bölge dünya genelinde tarımda kullanılan gübrelerin temel bileşenlerinden üre ticaretinde de kritik bir öneme sahip. ABD Başkanı Donald Trump "Gerekirse Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere ABD Donanması eşlik edecek" dese de henüz böyle bir gelişme yaşanmadı. İran, boğazı kontrol etmeye devam ediyor.

Marmaris'te Arda Deniz Onat davasında ilk duruşma görüldü

Muğla'nın Marmaris ilçesi Bozburun Mahallesi'nde 20 yaşındaki denizci gencin teknede çıkan kavgada hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü

06.03.2026 17:54:00 / Güncelleme: 06.03.2026 17:58:03
İHA
Marmaris'te Arda Deniz Onat davasında ilk duruşma görüldü
Marmaris'te Arda Deniz Onat davasında ilk duruşma görüldü
20 Temmuz 2025 tarihinde saat 19.30 sıralarında Bozburun Mahallesi Kocabahçe Koyu'nda demirli bulunan "Arda Deniz" adlı teknede, turda olan Arda Deniz Onat (20) ile İsviçreli üç kadın müşterinin misafirleri olduğu öğrenilen Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai arasında tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda Onat, başına aldığı darbe sonrası denize düştü. Babası Kenan Onat tarafından baygın halde sudan çıkarılan genç denizci, ihbar üzerine olay yerine gelen Sahil Güvenlik ekiplerine teslim edildi. Sahil Güvenlik botuyla Germe Limanı'na getirilen Onat, burada hazır bekleyen sağlık ekiplerine ulaştırıldı. Hastaneye kaldırılan Arda Deniz Onat, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kavgada yaralanan Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai ise Marmaris Devlet Hastanesi'ndeki tedavilerinin ardından gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen üç şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Arda Deniz Onat'ın cenazesi ise 21 Temmuz 2025 tarihinde Bozburun'da gözyaşları arasında toprağa verildi.



Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Coşkun Volkan Canfedai ve Selim Yetkin hakkında "taksirle ölüme sebebiyet verme", Sinan Yetkin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlarından dava açıldı. Sanıkların olay gününden bu yana tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma öncesinde Onat'ın ailesi, yakınları ve arkadaşlarından oluşan yaklaşık 300 kişi adliye bahçesinde toplandı.



"Ölüm kalp krizi değil"

Tutuklu yargılanan sanıkların SEGBİS üzerinden bağlandığı, tanıkların dinlendiği duruşma sonrası açıklama yapan Onat ailesinin avukatlarından Anıl Aba, dosyada yer alan raporların çelişkili olduğunu savunarak, ölümün kalp krizi sonucu gerçekleştiği iddiasını kabul etmediklerini söyledi. Aba, otopsi raporlarında Arda Deniz Onat'ın kalp krizi geçirdiğini gösteren herhangi bir iz bulunmadığını belirterek, "Arda'nın kalp krizi sonucu öldüğünü gösteren ne otopsi raporlarında ne de bunu destekleyen başka bir raporda herhangi bir iz bulunmaktadır. Buna rağmen ölümün stres anında gelişen bir kalp krizi sonucunda gerçekleştiğini belirten bir rapor düzenlenmiştir" dedi.



Dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu'na gönderilmesini talep ettiklerini ancak mahkemenin otopsi raporu ile Adli Tıp Birinci İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini belirten Avukat Aba, bu konuda yeniden girişimde bulunacaklarını söyledi. Avukat Aba, Arda Deniz Onat'ın aldığı darbeler nedeniyle sersemleyerek denize düştüğü ve boğulma sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğini savunarak, "Amacımız dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu'na gitmesi ve Arda'nın kalp krizi sonucu değil, aldığı darp nedeniyle sersemleyip denize düşerek boğulma sonucu hayatını kaybettiğinin ortaya konulmasıdır. Eğer bu durum ispatlanırsa olayın hukuki niteliği değişecektir" dedi.

Avukat Aba, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında üniversitelerin tıp fakültelerinden bilimsel rapor talep edeceklerini belirterek, ölüm nedeninin uzman doktorlardan oluşacak kurul tarafından değerlendirilmesini isteyeceklerini ifade etti.



"Suç vasfının değişmesi için mücadele edeceğiz"

Ailenin bir diğer avukatı Alper Dağ da sanıkların ifadelerinde olayın kendi iradeleri dışında gerçekleşmiş gibi anlatıldığını belirtti. Otopsi raporları ile Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri arasında çelişki bulunduğunu savunan Dağ, suç vasfının değişmesine ve daha ağır cezalar verilmesine yönelik hukuki girişimlerde bulunacaklarını söyledi. Dağ, sanıkların ifadelerinde üzgün ve pişman olduklarını dile getirdiklerini ancak bunun saldırı veya kavgaya iştirak ettiklerini kabul eden bir pişmanlık beyanı niteliği taşımadığını ifade etti.

"Oğlumun kalp rahatsızlığı yoktu"

Olay sırasında yanında olan ve adliyede yüzlerce kişi ile birlikte davayı takip eden Arda Deniz Onat'ın babası Kenan Onat ise, ailenin denizcilik yaptığını ve düzenli sağlık raporları aldıklarını belirterek, "Biz denizciyiz, sürekli sağlık kontrolünden geçiyoruz. Oğlumun herhangi bir kalp ya da sağlık sorunu yoktu" dedi.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, davayı 3 Nisan tarihine erteledi.

TÜSİAD davasında karar

Eski TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ile TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras’ın konuşmaları nedeniyle yargılandığı davada kararını açıkladı

06.03.2026 14:07:00
Haber Merkezi
TÜSİAD davasında karar
TÜSİAD davasında karar
TÜSİAD eski Başkanı Orhan Turan ile Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras'ın, 13 Şubat'ta derneğin genel kurulunda yaptıkları konuşmalar nedeniyle yargılandıkları davada karar açıklandı. "Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlamalarıyla açılan davanın dördüncü duruşması, İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, sanıklar Aras, Turan ve avukatları katıldı.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütaalasında, sanıkların "yargılamayı etkilemeye teşebbüs" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından cezalandırılmasını istedi. Sanık Ömer Aras, esas hakkındaki mütaalaya karşı şunları söyledi:

"Yargılama konusu beyanlarım incelendiğinde suçlamaya konu bir durum olmadığı anlaşılabilir. 20 dakikalık konuşmam bağlamından koparılmıştır. Konuşma bütünüyle incelendiğinde ekonomik kalkınmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır ve tamamen iyi niyetlidir. Konuşmam güncel meselelere isim kullanmadan değinmektedir. Buradan suç üretilmeye çalışılması anlamsızdır. Savcılığın esas hakkındaki mütalaasında hukukun evrensel ilkelere aykırı bir şekilde değerlendirildiğini gördük. Aynı konuşmanın TÜSİAD internet sitesinde yayımlanması ayrı bir suç olarak görülemez. 72 yıllık yaşamımda hiç mahkemeye çıkmamış bir kişi olarak ülkenin kalkınması için yapılmış konuşmanın suç gibi gösterilmesini kabul etmiyorum."

Mahkeme, Orhan Turan ve Ömer Aras hakkında "yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçundan beraat kararı verdi. Turan ve Aras, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan ise 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

İstanbul'da yeni nesil mafya operasyonu: 10 gözaltı

Yeni nesil suç örgütlerine yönelik İstanbul'da düzenlenen operasyonlarda, tehdit ve iş yerlerine silahlı saldırı da dahil farklı eyleme karıştıkları tespit edilen 10 şüpheli gözaltına alındı

06.03.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da yeni nesil mafya operasyonu: 10 gözaltı
İstanbul'da yeni nesil mafya operasyonu: 10 gözaltı
Yeni nesil suç örgütlerine yönelik İstanbul'da düzenlenen operasyonlarda, tehdit ve iş yerlerine silahlı saldırı da dahil farklı eyleme karıştıkları tespit edilen 10 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yeni nesil suç ağlarının faaliyetlerine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma yapıldı.

Savcılıkça yürütülen soruşturma çerçevesinde, İstanbul'un Bağcılar, Bakırköy ve Kartal ilçelerinde farklı tarihlerde esnafa tehdit ve işyerlerine silahlı saldırı düzenlemekle suçlanan şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı.

Çete üyelerinin kimlikleri ve adresleri tek tek belirlendi. Ardından söz konusu zanlıların yakalanması için bu sabah erken saatte operasyon yapıldı. İstanbul'da tespit edilen adreslere yönelik eş zamanlı operasyonda, başka bir soruşturma nedeniyle firari olarak aranan bir kişinin de aralarında bulunduğu 10 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınan zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Müdürlüğü'ne götürüldü. Yakalanan şahıslar hakkında yürütülen işlemler sürerken, çete üyelerinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıların güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

26 milyar 532 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunun görüntüleri

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis suçu işleyerek elde edilen suç gelirlerini aklamaya çalıştığı belirlenen 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi

06.03.2026 10:28:00
İhlas Haber Ajansı
26 milyar 532 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunun görüntüleri
26 milyar 532 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunun görüntüleri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis suçu işleyerek elde edilen suç gelirlerini aklamaya çalıştığı belirlenen 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında 11 adet lüks araç, 8 adet konut ve 67 adet tarla ve arsa olmak üzere toplam 75 adet menkul ve gayrimenkule el konulurken, şüphelilerin 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde toplam 26 milyar 532 milyon 385 bin 74 TL işlem hacmine ulaştığı belirlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Malta merkezli kripto varlık sağlayıcısı Fincrypto UAB (Paymix) ödeme kuruluşunun, yasa dışı bahis suçu işleyen gruplara finansal altyapı sağladığına yönelik kuvvetli suç şüphesi tespit edildi.

Sağlanan bu finansal altyapı ile kuruluş tarafından elde edilen suç gelirlerinin, paravan şirketler ve karmaşık para transfer döngüleri kullanılarak finansal sisteme sokulduğu ve aklanmaya çalışıldığı da soruşturma kapsamında belirlendi.

İGaming isimli altyapı sağlayıcı şirketin ise BTK tarafından erişime kapatılan 40 yasa dışı bahis sitesine altyapı sağladığı ve MASAK raporuna göre aylık yaklaşık 1 milyar dolar tutarında hasılat elde ettiği ortaya çıktı.

Elde edilen bu gelirlerin, Malta merkezli kripto varlık sağlayıcısı Fincrypto UAB (Paymix) üzerinden yurt dışındaki kripto para borsalarına aktarıldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporuna göre şüphelilerin 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde toplam 26 milyar 532 milyon 385 bin 74 TL işlem hacmine ulaştığı belirlendi.

Yapılan tespitler kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul merkezli Hatay, Mersin, Ankara, Düzce, Antalya, İzmir, Yalova, Tekirdağ ve Bursa'da 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Öte yandan İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla 11 adet lüks araç, 8 adet konut ve 67 adet tarla ve arsa olmak üzere toplam 75 adet menkul ve gayrimenkule el konulurken, 30 şahsa ait 550 adet banka ve kripto para hesabına bloke işlemi uygulandı. Gözaltına alınan şüphelilerin Maslak'ta bulunan İstanbul İl Jandarma Komutanlığına getirildiği ve işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü

Kamu-akademi iş birliğini güçlendirecek protokol kapsamında; eğitim ve staj programlarından ortak araştırma projelerine, bilimsel etkinliklerden uygulamalı çalışmalara kadar geniş bir alanda ortak adımlar atılacak

05.03.2026 11:20:00 / Güncelleme: 05.03.2026 11:20:36
Haber Merkezi
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Türk basınının desteklenmesine ve gelişimine yönelik faaliyetlerini sürdüren Basın İlan Kurumu, Türkiye'nin köklü yükseköğretim kurumlarından İstanbul Üniversitesi ile iş birliği protokolü imzaladı. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünde imzalanan protokolle iki kurum arasında eğitim, araştırma ve uygulama odaklı çok boyutlu bir iş birliği süreci başlatılmış oldu.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ile İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar'ın imza attığı protokol çerçevesinde taraflar; sertifika programları, eğitim programları, seminer, çalıştay, konferans, uygulamalı eğitim, araştırma projeleri gibi somut akademik ve mesleki iş birliği çalışmaları gerçekleştirecek.

Eğitim materyallerinin geliştirilmesi, karşılıklı uzman desteği sağlanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda özel eğitim programlarının tasarlanmasının yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin ve kurum personelinin yer alacağı eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk projeleri yürütülmesi de protokol kapsamında yer alıyor.

Ayrıca, Basın İlan Kurumu'nun Üniversite bünyesinde düzenleyeceği etkinlik ve projelerde duyuru, katılım ve mekân desteği İstanbul Üniversitesi tarafından sağlanacak. Kurumun öğrenci ve akademisyenlere açık programlarının ilgili kitlelere ulaştırılması konusunda da Üniversite destek verecek.

Staj ve uygulamalı eğitim imkânı

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Basın İlan Kurumu bünyesinde uygulamalı eğitim ve staj imkânından yararlanabilecek. Staj programları, akademik takvimle sınırlı ve eğitim amaçlı olarak yürütülecek.

Protokol ile iki köklü kurum arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması, öğrencilerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve akademi-kamu iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.