İnsanın yaşamını şekillendiren, onun ilahi ve beşeri hukukunda etkili olan mühim hususlardan biri, sözleridir. Ağızdan çıkan her kelime, mutlak bir anlam ifade etmeli, aksi halde söylenmemelidir.
Hayat içerisinde, hangi açıdan bakılırsa bakılsın, insan bir şeyleri temsil durumundadır. Ve mesuliyetleri vardır. Kul olarak baba-anne olarak, evlat-kardeş olarak, arkadaş veya misyon sahibi bir gayretli olarak mutlaka temsil ile karşı karşıyadır. Hangi hareketi, sözü, gülümsemesi, sükutu olursa olsun bir manaya matuftur. Bu açıdan bakıldığında ağır mesuliyetleri haiz mümin veya mümine lisanında akseden her heceyi "bin kere düşünüp, bir kere söyleme" ölçüsünün muhatabıdır.
Ahir zamanındayız. İnsanlar olarak, vaadinde durmayan sözü "söz olsun" mantığıyla söyleyen, kandırmayı, zora sokmayı marifet sayan insan fotoğraflarını sıkça görüyoruz.
Ve belkide bazen o fotoğrafın içinde oluyoruz. Bu vehamet, hayırlı bir durum değildir.
Yozlaşmanın dik alasının yaşandığı bir dönemde, ümitsiz olmadan, sözümüzün ifade ettiği hükümleri ölçüp tartıp uygulayarak numune-i timsal de olsa, örnek insanlar olmak durumundayız. "Ya hayır söyle, ya da sus" kıstasında ifade edildiği gibi insanların gönül dünyalarını kirletecek, onları paradoksa götürecek, varsa birkaç amellerinden alıkoyacak sözler ya da yorumlar büyük vebal taşımaktadır.
Vakit, geçmişe oranla inanca, milli değerlere, aile ve toplum yapısına öneme daha bir sarılmanın, çocuklara ve gençlere itina ile ilgi göstermenin adeta üzerlerine titremenin vaktidir. Saf derunlarında bozukluk ve yalanın izi olmayan bu iki insan grubu, asla boş, sahte, anlamsız sözlerle muhatap edilmemeli, onlara her an geliştirici ve kalp sahralarına iz bırakacak sözler söylenmelidir.
Diğer yandan doğru yolda çalışan insanlar, yapamayacaklarını konuşmaktan şiddetle kaçınmalı, hayatlarına tatbik ettiklerini anlatmalı ve "iki dil bir sihir" deyişinde anlam bulduğu üzere bıkmadan, usanmadan ve inanarak doğruyu ve yanlışı izahtan geri durmamalıdır.
Çalışmak, gayret etmek, mücadele etmek ve son nefese kadar lisanımızı hayr söylemeye azmettirmek bizim işimizdir. Düzeltiyi, hidayeti verecek olan, mutlak hadi olan Mevla'dır.
Hep güzeli, faydalıyı, hayrı konuşan; insanların gönlünde bir güzellik mumu yakma derdinde olan lisanlara sahip olmak dileklerimizle...
Vessalam...
Hayat içerisinde, hangi açıdan bakılırsa bakılsın, insan bir şeyleri temsil durumundadır. Ve mesuliyetleri vardır. Kul olarak baba-anne olarak, evlat-kardeş olarak, arkadaş veya misyon sahibi bir gayretli olarak mutlaka temsil ile karşı karşıyadır. Hangi hareketi, sözü, gülümsemesi, sükutu olursa olsun bir manaya matuftur. Bu açıdan bakıldığında ağır mesuliyetleri haiz mümin veya mümine lisanında akseden her heceyi "bin kere düşünüp, bir kere söyleme" ölçüsünün muhatabıdır.
Ahir zamanındayız. İnsanlar olarak, vaadinde durmayan sözü "söz olsun" mantığıyla söyleyen, kandırmayı, zora sokmayı marifet sayan insan fotoğraflarını sıkça görüyoruz.
Ve belkide bazen o fotoğrafın içinde oluyoruz. Bu vehamet, hayırlı bir durum değildir.
Yozlaşmanın dik alasının yaşandığı bir dönemde, ümitsiz olmadan, sözümüzün ifade ettiği hükümleri ölçüp tartıp uygulayarak numune-i timsal de olsa, örnek insanlar olmak durumundayız. "Ya hayır söyle, ya da sus" kıstasında ifade edildiği gibi insanların gönül dünyalarını kirletecek, onları paradoksa götürecek, varsa birkaç amellerinden alıkoyacak sözler ya da yorumlar büyük vebal taşımaktadır.
Vakit, geçmişe oranla inanca, milli değerlere, aile ve toplum yapısına öneme daha bir sarılmanın, çocuklara ve gençlere itina ile ilgi göstermenin adeta üzerlerine titremenin vaktidir. Saf derunlarında bozukluk ve yalanın izi olmayan bu iki insan grubu, asla boş, sahte, anlamsız sözlerle muhatap edilmemeli, onlara her an geliştirici ve kalp sahralarına iz bırakacak sözler söylenmelidir.
Diğer yandan doğru yolda çalışan insanlar, yapamayacaklarını konuşmaktan şiddetle kaçınmalı, hayatlarına tatbik ettiklerini anlatmalı ve "iki dil bir sihir" deyişinde anlam bulduğu üzere bıkmadan, usanmadan ve inanarak doğruyu ve yanlışı izahtan geri durmamalıdır.
Çalışmak, gayret etmek, mücadele etmek ve son nefese kadar lisanımızı hayr söylemeye azmettirmek bizim işimizdir. Düzeltiyi, hidayeti verecek olan, mutlak hadi olan Mevla'dır.
Hep güzeli, faydalıyı, hayrı konuşan; insanların gönlünde bir güzellik mumu yakma derdinde olan lisanlara sahip olmak dileklerimizle...
Vessalam...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ahmet Emin Bektaş / diğer yazıları
- Sancaktar / 11.05.2020
- Ve yemneunel maun... / 15.07.2013
- Gerçek hayat başlar / 12.07.2013
- İçini söyle! / 11.07.2013
- Yaz'da Ramazan / 09.07.2013
- Sabah ezanları / 04.07.2013
- Kimin adamısın? / 03.07.2013
- Akiller / 01.07.2013
- Kapanmayan yara / 28.06.2013
- Zor olan... / 27.06.2013
- Ve yemneunel maun... / 15.07.2013
- Gerçek hayat başlar / 12.07.2013
- İçini söyle! / 11.07.2013
- Yaz'da Ramazan / 09.07.2013
- Sabah ezanları / 04.07.2013
- Kimin adamısın? / 03.07.2013
- Akiller / 01.07.2013
- Kapanmayan yara / 28.06.2013
- Zor olan... / 27.06.2013




























































































