logo
01 HAZİRAN 2026

İkinci raund kupada

Bir aydır galip gelemeyen Manchester City, Old Trafford deplasmanında Manchester United karşısında ikinci kez kazanarak çıkış yakalamaya çalışacak

25.10.2016 00:00:00
Jose Mourinho ve Pep Guardiola'nın göreve gelmesiyle farklı bir boyut kazanan Manchester United ile Manchester City rekabetinde yarın ikinci kez derbi heyecanı yaşanacak. 

Portekizli teknik adam Jose Mourinho ile sezonun ilk üç haftasını kayıpsız geçen ve kalesinde yalnızca bir gol gören Manchester United, 10 Eylül'de 2-1 kaybettiği derbinin ardından yaşadığı çözülmeyi İngiltere Lig Kupası 4. turunda yarın oynanacak Manchester derbisini bu kez kazanarak durdurmayı planlıyor. İlk derbi öncesinde iki takım da sezona çok iyi bir başlangıç yaparak şampiyonluk için taraftarlarına umut verirken, son dönemde Manchester City Teknik Direktörü Guardiola ve Manchester United Teknik Direktörü Mourinho'nun takımlarının puan kayıplarını önlemede yetersiz kalması ikinci derbi öncesinde farklı bir tablo ortaya koyuyor.  Ezeli rekabetteki ilk randevudan 2-1'lik galibiyetle evine dönen ve yelkenini Borussia Monchengladbach ile Bournemouth karşısında üst üste aldığı 4-0'lık galibiyetlerle şişiren Manchester City, farklı kulvarda 3 gün içinde iki kez karşılaştığı Galli temsilcisi Swansea City'i de 2-1 ve 3-1'lik skorlarla geçerek Guardiola yönetiminde 10 maçtan da galibiyetle ayrılmasını bildi. 

Şampiyonlar Ligi'ndeki ikinci hafta maçında Celtic ile 3-3 berabere kalarak ilk kez tökezleyen Manchester City, aynı hafta deplasmanda Tottenham'a yenilerek namağlup unvanını kaybetti. Sahasında Everton ve Southampton ile 1-1 kaldığı maçların arasında Barcelona deplasmanından 4-0'lık ağır bir yenilgiyle dönen Manchester City, en son galibiyetini aldığı 24 Eylül tarihinden bu yana üç puan özlemini dindiremedi. Rakibine göre daha erken düşüşe geçen ve tüm kulvarlardaki mücadelesini inişli çıkışlı sürdüren Manchester United'da ise Chelsea karşısında 4-0'lık skorla Premier Lig kariyerinin en ağır yenilgisini alan Jose Mourinho, "Düşler Tiyatrosu" olarak da bilinen 76 bin kişilik Old Trafford Stadı'nda ikinci bir derbi mağlubiyeti yaşamak istemiyor.  Manchester derbisinin ardından UEFA Avrupa Ligi'ndeki ilk maçında Feyenord'a 1-0, ligde de Watford'a 3-1 yenilen Manchester United, 8 gün içinde üç farklı kulvarda elde ettiği Leicester City, Northampton ve Zorya galibiyetleriyle rahat bir nefes aldı. Ligde 1-1 berabere sona eren Stoke City maçının ardından zorlu bir viraja giren Mourinho'nun öğrencileri, 4-1 kazandıkları Fenerbahçe maçı dışında Liverpool ve Chelsea maçlarından sadece bir puanla ayrıldı.

Bailly ve Rooney sakat
Jose Mourinho'nun Zlatan Ibrahimovic ile birlikte 13 maçla en fazla forma verdiği iki futbolcudan biri olan Eric Bailly, sakatlığı nedeniyle derbi maçta forma giyemeyecek. Manchester United'ın İspanyol ekibi Villarreal'den 30 milyon sterline renklerine bağladığı stoper Eric Bailly, Chelsea maçının 52. dakikasında Hazard ile girdiği mücadele sonrasında dizinden sakatlanarak yerini Rojo'ya bırakmıştı. Manchester United ve milli takımda ilk 11'deki yerini kaybetmesinin ardından ilk kez Fenerbahçe karşısında sahaya çıkan ve 90 dakika oyunda kalan ancak kazanılan iki penaltı atışını da takım arkadaşları Pogba ile Martial'a bırakan Rooney'nin cuma günü antrenmanda yaşadığı sakatlığın tedavisi devam ediyor.

Gözler Ibrahimovic ve Pogba'da
Sezona golle başlamasına karşın son haftalarda skor üretmekte zorluk çeken Zlatan Ibrahimovic ile geldiğinden bu yana eleştirilerden kurtulamayan Paul Pogba'nın performansı derbinin kaderini belirleyecek. Ligin ilk dört haftasında dört gol atan İsveçli yıldız, 2010 yılından bu yana ilk kez üst üste beş maçta rakip fileleri havalandıramadı. 2009-2010 sezonunda Barcelona formasıyla ilk 11'de sahaya çıktığı Villarreal, Sevilla, Vallodolid, Sporting Gijon ve Getafe maçlarında suskun kalan Ibrahimovic, 1 Ocak'tan 6 Şubat'a kadar süren suskunluğunu Atletico Madrid'e attığı golle bozmuştu. Sezon sonunda Barcelona ile şampiyonluk turu atan Ibrahimovic, forma giydiği 26 maçta 19 kez rakip fileleri havalandırmıştı. Mourinho'nun İtalya ve İngiltere liglerinin tamamen farklı olduğunu ve takıma en kısa zamanda büyük katkı sağlayacağını savunduğu Pogba, biri penaltıdan iki gol attığı Fenerbahçe maçı dışında medyanın gündeminden hiç düşmedi.  Pogba'ya şu ana kadar 11 maçta görev veren Mourinho, Fransız futbolcuya Herreira ya da Fellaini ile ön liberoda, kadroda değişikliğe gittiği bazı maçlarda da forvet arkasında görev verdi. 4-0'lık farklı Chelsea yenilgisinin ardından Fransız futbolcu için "aranıyor" ilanı veren bazı sosyal medya kullanıcıları, belirledikleri 90 milyon sterlinlik ödül miktarıyla da genç yıldızın bonservis bedeline gönderme yaptı.

Agüero ve İlkay Gündoğan görev bekliyor
Sezonun ilk derbi maçında 3 maçlık cezası nedeniyle kadroda yer almayan Arjantinli golcü Sergio Agüero ile sakatlığı nedeniyle oynamayan Türk asıllı Alman futbolcu İlkay Gündoğan, Katalan teknik adamın görev vermesi halinde takımının gol ayaklarından biri olacak. Agüero, bu sezon ligde ve Avrupa'da çıktığı 11 maçta 11 kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. Steaua Bükreş ve Borussia Monchengladbach karşısında "hat-trick" yapan, ligde de ilk 4 haftada 5 gol atan 28 yaşındaki futbolcu, 7 puan kaybettikleri son üç lig maçının yanı sıra 3-3 berabere kaldıkları Celtic karşılaşmasında skor üretemedi.  26 yaşındaki İlkay Gündoğan ise sakatlığının ardından ligde ve Avrupa oynanan 7 maçın altısında ilk 11'de sahaya çıkarken, bir de gol attı.

Guardiola, Mourinho'ya karşı üstün
İki teknik adam, kariyerleri boyunca farklı takımların başında toplam 17 kez karşılaştı. Bu maçların 8'ini Guardiola, 3'ünü Mourinho kazanırken, 6 mücadelede eşitlik bozulmadı. Guardiola ile Mourinho 2010-2012 yılları arasında İspanya'da görev yaptıkları dönemde, lig ve kupa maçlarında 11 kez karşı karşıya gelirken, İspanyol teknik adam bu maçların 5'inde sahadan galibiyetle ayrıldı. Dünyanın yakından takip ettiği rekabette 4 maç ise berabere sonuçlandı. 2010 yılının kasım ayında oynanan ilk "El Clasico" maçından Mourinho ve takımı sahada hezimet yaşadı. Katalan ekibin stadında oynanan mücadeleyi Xavi, Pedro, David Villa (2) ve Jeffren'in golleriyle Barcelona 5-0 kazandı. Guardiola karşısında ilk galibiyetini 2011 yılının nisan ayında Kral Kupası finalinde 1-0'lık skorla alan Mourinho, ikinci ve son galibiyetini de 2012 yılında nisan ayında oynanan lig maçında 2-1'lik skorla elde etti.

Rekabette Manchester United önde
Manchester United ile Manchester City arasında 1881 yılından bu yana oynanan derbi maçlarda United'ın rakibine karşı galibiyetlerde üstünlüğü bulunuyor. Geride kalan 135 yılda oynanan toplam 172 maçta Manchester United 71, Manchester City 50 galibiyet alırken, 51 maçta ise takımlar sahadan beraberlikle ayrıldı. Derbi maçlarda Manchester United'dan Ryan Giggs 36 maçla en fazla forma giyen futbolcu olma özelliğini taşırken, rakip kaleyi 11 kez havalandıran Rooney en golcü futbolcu unvanını taşıyor. Manchester City, 1926 ve 2011 yıllarında 6-1, 1955 yılında da 5-0, Manchester United da 1994 yılında elde ettiği 5-0'lık skorlarla rakibine karşı en farklı galibiyete uzandı. İki takım arasında geçen sezon oynanan derbi maçlardan ilki golsüz sona ererken, ikincisini Manchester United, deplasmanda 1-0 kazanmasını bildi. Bu sezon dördüncü haftada oynanan derbi maç ise Manchester City'nin 2-1'lik galibiyetiyle sona erdi. Manchester United ile Manchester City arasında yarın Old Trafford Stadı'nda oynanacak İngiltere Lig Kupası 4. tur karşılaşması TSİ 22.00'de başlayacak.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.

Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler

Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı

01.06.2026 00:54:00
İhlas Haber Ajansı
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı.

UEFA, sezon ödüllerini açıklarken, milli oyuncu Arda Güler'e bir ödülün sahibi oldu. UEFA yaptığı açıklamada, "Real Madrid'in orta saha oyuncusu Arda Güler, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Oyuncusu' seçildi" ifadelerini kullandı.



Real Madrid formasıyla bu sezon başarılı bir performans sergileyen 21 yaşındaki yıldız, sezonu La Liga'da 4 gol ve 9 asist, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise 2 gol ve 4 asistle noktaladı. Güler, özellikle Bayern Münih maçında attığı iki golle dikkatleri üzerine çekmişti.

Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu zehir zemberek açıklamalar yaptı. bir yıldır uğradığı haksızlıkları ve organize saldırıları tek tek not ettiğini belirten Hacıosmanoğlu, isim vermeden eski kulübü Trabzonspor'un Başkanı Ertuğrul Doğan ve mevcut yönetimini de adeta topa tuttu. Bordo-mavili kulübün saha içi başarısızlıklarını ve mali eksikliklerini örtbas etmek için kendisinin hedef tahtasına oturtulduğunu vurguladı

31.05.2026 21:47:00
Haber Merkezi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu uzun süre konuşulacak, sitem ve öfke dolu açıklamalara imza attı. Eski kulübü Trabzonspor'un mevcut yönetimiyle uzun süredir perde arkasında yaşanan gerilim, Hacıosmanoğlu'nun patlamasıyla gün yüzüne çıktı.






Gündeme bomba gibi düşen açıklamalarında organize bir sosyal medya operasyonuna maruz kaldığını belirten TFF Başkanı, şu ifadelerle adeta meydan okudu:
 
"ALLAH'A HAVALE EDİYORUM" SÖZLERİ
 
- Yaklaşık bir senedir, not alıyorum... Allah'a havale ediyorum! Kişisel herkese verecek cevabım var ama bir senedir kimseye kişisel cevap vermiyorum! Başarı yakalamak için insanları insanların önüne atabilirsiniz. Paralı troller tutabilirsiniz. Bu kainatın bir efendisi var, her şeyi görüyor!







İBRA SÜRECİ HAKKINDA KONUŞTU
 
Hacıosmanoğlu'nun konuşmasındaki en dikkat çekici detaylardan biri, Trabzonspor yönetiminin saha içi ve dışındaki eksikliklerini örtmek için kendisini hedef göstermesi üzerine oldu.
 
Bordo-mavili kulübün mali ibra süreçleri ve sportif sonuçlar üzerinden faturayı geçmişe kesme çabasına tepki gösteren Hacıosmanoğlu, "İşlemediğimiz suçtan, kendi eksikliklerinizden bizi toplum önüne atıyorsunuz!" sözleriyle mevcut yönetimin taraftar algısını yönetmeye çalıştığını iddia etti.







KORKAKLIK TEPKİSİ VERDİ
 
Hacıosmanoğlu, arkasından dönen oyunları "korkaklık" olarak nitelendirerek sözlerini çok daha ağır bir tonda sürdürdü. Sosyal medyadaki paralı hesaplar üzerinden ailesinin hedef alındığını belirten TFF Başkanı, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı:
 
- O yapılanların binde birini, benim yüzüme karşı yapacak adam daha anasından doğmadı. Trollerle ölmüş anneme küfür ettiriyorsunuz! Yaradan her şeyi görüyor!

Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme

Galatasaray’da resmi görev dağılımının açıklanmaması kulisleri yangın yerine çevirdi. Yönetim içindeki gizli taht savaşı ve 'Fenerbahçe' bağlantılı büyük operasyon deşifre oldu! Başkan yardımcılığı koltuğu için Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki liderlik krizi istifa restlerine kadar uzanırken; Dursun Özbek, en kritik hamlesini ezeli rakibin eski başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar’ın sahibi olduğu Acıbadem Grubu’nun tepe yöneticisi Sedat Artukoğlu ile yapmaya hazırlanıyor.

31.05.2026 21:44:00
Haber Merkezi
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Galatasaray'da Başkan Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde, daha ilk günden 'görev tanımı' ve 'yetki alanı' krizlerinin patlak verdiği iddiası UltrAslan tarafından gündeme getirildi. Seçimin üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması camiada çatlak seslerin yükselmesine neden oldu.






İKİ İDDİALI İSİM ÖNE ÇIKTI

Konuşulan bazı iddialara göre, görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa resti çekmeye hazırlanıyor. Yeni yönetimde özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik ve güç dengesi" yarışı olduğu konuşuluyor. Galatasaray'da şu an en kritik koltuk olan Başkan Yardımcılığı için ise iki isim ön plana çıkmış durumda: Sedat Artukoğlu ve Abdullah Kavukcu.






METİN ÖZTÜRK BIRAKABİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan iddialara göre Özbek eğer tercihini Kavukcu'dan yana kullanırsa önceki yönetimin asbaşkanı Metin Öztürk'ün bunu bir yetki aşımı olarak görerek istifa edeceği ileri sürülüyor.

Daha yolun en başında böylesine büyük bir yönetim krizinin patlak vermesini istemeyen Özbek'in ise dengeyi korumak adına ibreyi Artukoğlu'na çevirdiği iddia ediliyor.






ARTUKOĞLU, AYDINLAR'IN CEO'SU

Öte yandan yönetim listesindeki Sedat Artukoğlu ismiyle ilgili çok konuşulacak bir Fenerbahçe detayı da var. Eğer Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Başkanlığı için adaylığını koysaydı, Özbek'in Artukoğlu'nu listeye kesinlikle almayacağı konuşuluyordu.

Bunun sebebi ise Sedat Artukoğlu'nun, Mehmet Ali Aydınlar'ın sahibi olduğu Acıbadem Sağlık Grubu'nda İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapması.

Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro

Fenerbahçe’de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı

31.05.2026 18:14:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı.

Taraftara hayal ettirilen "Uzay Takımı"nın sadece yıllık net maaş yükü 128.2 milyon Euro'yu buluyor. Bonservis bedelleri ve imza paraları da eklendiğinde sürdürülemez bir mali uçuruma dönüşen bu dev operasyon, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getiriyor.







Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi adayların kongre seçmenini ve taraftarları ikna etmek için kullandığı anahtar kelime "transfer".

Vizyon projeleri, mali disiplin ya da altyapı yatırımları unutulurken adaylara yalnızca hangi yıldızları getirecekleri soruluyor. Onlar da her gün dünya futbolunun elit isimlerini bol keseden telaffuz ediyor.







İLK 11'İN MAAŞLARI 128 MİLYON EURO

Ancak ortada dolaşan isimleri alt alta yazdığımızda yüz milyonlarca Euro'luk operasyonların gerektiği, "Uzay Takımı" ortaya çıkıyor

İşte taraftara hayal ettirilen 11'in yıllık maaşları:

-Ederson (11 milyon Euro)
-Semedo (4.2 milyon Euro)
-Kim (12 milyon Euro)
-Skriniar (8 milyon Euro)
-Robertson (5 milyon Euro)
-Leao (15 milyon Euro)
-Kante (17 milyon Euro)
-Guendouzi (6 milyon Euro)
-Salah (20 milyon Euro)
-Guirassy (15 milyon Euro)
-Sörloth (15 milyon Euro) 

Yukarıdaki 11'in yıllık net maaş toplamı tam 128.2 milyon Euro!







BİR DE BONSERVİS BEDELLERİ VAR

Vergiler ve bonuslar hariç olan bu tutar, Fenerbahçe'nin mevcut bütçelerini katbekat aşıyor. İmza paraları ve kulüplerine ödenmesi gereken bonservis bedelleri ise işin bir diğer ürkütücü boyutu. Sözleşmesi bitecek oyuncularda dahi astronomik imza paraları konuşulurken, bonservisi elinde olmayan isimlerin maliyetleri şu şekilde öngörülüyor:

-Rafael Leão: 50 - 60 Milyon €
-Serhou Guirassy: 40 Milyon €
-Alexander Sörloth: 40 Milyon €
-Kim Min-jae: 30 - 35 Milyon €
-Mohamed Salah: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)
-Andrew Robertson: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)







BEKLENTİLERİN ALTINDA EZİLEBİLİRLER

Fenerbahçe kongre üyelerinin oyunu toplamak adına yaratılan bu transfer rüzgarı, camiada büyük bir heyecan yaratsa da işin ekonomi tarafı bu tablo için "sürdürülemez" diyor.







Adayların sadece isimler üzerinden yürüttüğü bu seçim kampanyası, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getirirken, seçilecek yeni yönetimin bu beklentilerin altında ezilip ezilmeyeceği ise büyük bir merak konusu.

Beşiktaş öyle bir golcü buldu ki

Beşiktaş'ta futbolun yeni aklı Önder Özen, gelecek sezonun hücum hattını uçuracak ismi Fransa'da buldu. Özen, Belçikalı genç yıldız Lucas Stassin'in durumunu, oyuncuyu KVC Westerlo döneminde parlatan eski dostu Hasan Çetinkaya’ya sordu. Onayı gelince ve Saint-Étienne’in de Fransa 1. Ligi’ne çıkamaması üzerine düğmeye bastı. Özen, Fransız ekibindeki bu kaosu fırsata çevirmek için operasyonu başlattı

31.05.2026 18:03:00
Haber Merkezi
Beşiktaş öyle bir golcü buldu ki
Beşiktaş öyle bir golcü buldu ki
Beşiktaş'ta futbol direktörlüğü koltuğuna oturur oturmaz transfer çalışmalarına hız veren Önder Özen, hücum hattını uzun yıllar sırtlayacak ismi Lucas Stassin olarak belirledi. Geleceğin elit santraforlarından biri olarak gösterilen Belçikalı golcü için ilk hamle, futbol idari yapısının iki güçlü ismi arasındaki o özel telefon görüşmesiyle geldi.






ÇETİNKAYA'DAN ONAY ÇIKTI
 
Transfer listesini şekillendirirken ince eleyip sık dokuyan Önder Özen, Lucas Stassin'in KVC Westerlo dönemindeki gelişimini en yakından bilen isme; yani Westerlo İkinci Başkanı ve eski dostu Hasan Çetinkaya'ya telefon açtı. Oyuncunun karakteri, potansiyeli ve saha içi disiplini hakkında detaylı rapor isteyen Özen'e, Çetinkaya'dan yeşil ışık geldi.







FRANSA'DAN HABERELER İYİ
 
Hasan Çetinkaya'nın onayının ardından Önder Özen, scout ekibinden gelen olumlu raporları da birleştirerek yönetimden bütçe talep etti ve transfer için düğmeye bastı. Beşiktaş'ın bu transferde elini en çok güçlendiren detay ise Fransa'dan gelen son dakika haberi oldu.







1. LİGE ÇIKMAYI BAŞARAMADI
 
Stassin'in takımı AS Saint-Étienne, Nice'e yenilerek Ligue 1'e çıkma şansını kaybetti. Ligue 1 hayalleri suya düşen ve ciddi bir ekonomik dar boğaza girmesi beklenen Fransız kulübü, 2024 yazında 10 milyon Euro bonservisle kadrosuna kattığı genç yıldızı elinde tutmakta zorlanacak. Alt ligde daha fazla oynamak istemeyen Stassin'in Beşiktaş projesine ve Avrupa kupaları hedefine sıcak baktığı belirtiliyor.







KİRALAMA VE SATIN ALMA
 
Önder Özen'in liderliğinde yürütülen operasyonda, Beşiktaş yönetiminin Saint-Étienne kulübünün kapısını satın alma opsiyonlu kiralama ya da sonraki satıştan pay içeren cazip bir bonservis paketiyle çalmaya hazırlandığı gelen haberler arasında. Beşiktaş, Fransa'daki bu kaotik ortamı fırsata çevirerek 21 yaşındaki santraforu yeni sezon kamp kadrosuna yetiştirmeyi amaçlıyor.

Aykut Kocaman'ın hayalindeki golcü

Fenerbahçe'de yeniden başkanlığa dönmeye hazırlanan Aziz Yıldırım transfer piyasasını sarsacak gizli bir operasyon yürütüyor

31.05.2026 17:49:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın hayalindeki golcü
Aykut Kocaman'ın hayalindeki golcü
Fenerbahçe'de yeniden başkanlığa dönmeye hazırlanan Aziz Yıldırım transfer piyasasını sarsacak gizli bir operasyon yürütüyor. "Mutlak şampiyonluk ve dünya yıldızları" vaadiyle yola çıkan Yıldırım, teknik direktörlük koltuğu için Aykut Kocaman'da karar kıldı.

Kocaman'ın sistemine en çok uyan golcü ise bugüne kadar hiç konuşulmadı. Kamuoyunda Harry Kane hayranlığı ve "9.5 numara" profiline verdiği önemle bilinen Kocaman, Manchester United'ın Hollandalı golcüsü Joshua Zirkzee'yi rüyalarında görüyor.







Fenerbahçe'de 6-7 Haziran'da yapılacak seçim öncesi başkan adayı Aziz Yıldırım ve ekibi, hem saha içi hem de transfer kulislerini sallayacak santrfor transferi/transferleri peşinde koşuyor.

"Fenerbahçe'yi mutlaka şampiyon yapacağız ve dünyaca ünlü yıldızlar alacağız" diyerek yola çıkan Yıldırım'ın, teknik direktörlük koltuğu için düşündüğü Aykut Kocaman'ın rüyalarını süsleyen santrfor ise bu dönemde bir kez bile gündeme gelmeyen Joshua Zirkzee.







KOCAMAN'IN EN BÜYÜK HAYALİ KANE

Takımın orta saha gücünü takdir eden ancak "üçüncü bölgede topu tutacak ve sistemi işletecek" bir elit santrfora ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kocaman'ın sistemine en çok uyan isim, Manchester United forması giyen Hollandalı Joshua Zirkzee.

Kamuoyunda her zaman Harry Kane'e olan hayranlığı ve "komple forvet/9.5 numara" profiline verdiği önemle bilinen Kocaman için Zirkzee adeta biçilmiş kaftan.







TOP RAKİPTEYKEN SAVUNAN GOLCÜ

25 yaşındaki Hollandalı, Bologna döneminden beri kendisini "saf bir 9 değil, 9.5 numara" olarak tanımlıyor. Sırtı dönük top saklama, derine inip orta sahayı beşleme ve dikey paslarla kanat forvetlerini kaçırma özellikleri, Kocaman'ın aradığı "Alex" sistemini işletecek türden.

Fiziksel gücüyle ön alanda yıpratıcı pres yapabilen ve takım boyunu kısaltmak için topun arkasına geçen Zirkzee, Kocaman'ın "Top rakipteyken herkes savunmacıdır" felsefesine harfiyen uyuyor.







LİDER OYUNCU OLARAK İKNA OLABİLİR

Manchester United kadrosunda bu sezon istediği süreleri düzenli olarak bulmakta zorlanan ve kariyerinde tamamen merkeze oturacağı bir proje arayan Zirkzee'ye eğer teklif yapılacak olursa, Aziz Yıldırım cephesinin sunacağı "mutlak şampiyonluk ve lider oyuncu" vaadi transferi kolaylaştırabilir. .







GUIRASSY KADAR PAHALI DEĞİL

Yıldırım ve kurmaylarının şu anda görüşmelerde bulunduğu isimlerin Serhou Guirassy (Dortmund) ve Vedat Muriqi (Mallorca) olduğu konuşuluyor.

Eğer Zirkzee ismi gündeme gelirse 40 milyon Euro'dan fazla maliyeti olan Guirassy kadar pahalıya çıkmaz... ancak 30 milyon euro'luk serbest kalma maddesinin 18 milyon Euro'ya düştüğü Muriqi kadar da ucuza bitmez.

İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem

Fenerbahçe’de teknik direktörlük koltuğu için geri sayım sürerken, Aykut Kocaman’ın Samandıra’da kurmayı planladığı devrim niteliğindeki 14 kişilik teknik kadronun şifreleri çözüldü! Sarı-lacivertli camianın efsane isimleri Volkan Demirel, Dirk Kuyt, Gökhan Gönül, Mehmet Topal, Pierre Webó ve Selçuk Şahin’i tek bir çatıda toplamaya hazırlanan deneyimli teknik adamın, Türk futbolunda ezberleri bozacak yeni yönetim modeli çok konuşulacak

31.05.2026 16:07:00
Haber Merkezi
İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem
İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem
Aziz Yıldırım seçilirse Fenerbahçe'de teknik direktörlük koltuğu için Aykut Kocaman ismi her geçen gün biraz daha öne çıkıyor. Kocaman geri dönerse Samandıra'da eşi benzeri görülmemiş bir teknik heyet modeliyle geri dönmeye hazırlanıyor.
 
Sarı-lacivertli kulübün efsane hocası, kulübe aidiyeti en üst düzeyde olan eski yıldızlardan kurulu 14 kişilik dev bir teknik departman kurguluyor.







ÇOK GÜÇLÜ BİR TEKNİK EKİP OLACAK
 
Gelen son bilgilere göre; Volkan Demirel'den Dirk Kuyt'a, Mehmet Topal'dan Gökhan Gönül'e kadar gündeme bomba gibi düşen bu isimlerin teknik ekipte üstleneceği roller netleşmeye başladı. Kocaman'ın sahada en güvendiği isimlerin başında, Samandıra'nın havasını ve kulüp dinamiklerini ezbere bilen Volkan Demirel ile Selçuk Şahin geliyor.







DEMİREL VE ŞAHİN KIDEMLİ YARDIMCILAR
 
Volkan Demirel: Kulübede Kocaman'ın "birinci yardımcısı" ve takımın motivasyon lideri olacak. Oyuncu grubuyla köprü kuracak olan Demirel, idari ve teknik yönetimde en yetkili isim olarak konumlanacak.
 
Selçuk Şahin: Şahin; taktik analiz, rakip analizi ve saha içi organizasyonlarda hocanın sağ kolu olarak "taktik deha" rolünü üstlenecek.







KUYT VE TOPAL'A ÖZEL GÖREVLER
 
Dirk Kuyt ve Mehmet Topal Fenerbahçe'nin küresel futbol ağına entegre edilecek.
 
Dirk Kuyt: Avrupa futbolundaki geniş network'üyle kulübün "Avrupa Operasyonları ve Global Yetenek Avcılığı (Scouting)" departmanının lideri olacak.
 
Mehmet Topal: Teknik heyete taktiksel destek vermenin yanı sıra, Doğu Avrupa ve Balkanlar bölgesindeki oyuncu izleme komitesine liderlik etmesi bekleniyor.







WEBO VE GÖNÜL'ÜN ROLLERİ DE NET
 
Her departmanın başına o bölgenin en iyisini getirme felsefesiyle savunma ve hücumu iki özel isme emanet edecek.
 
Pierre Webó: Sistemini çok iyi bildiği Kocaman'ın ekibinde "Hücum Varyasyonları ve Bireysel Gelişim Antrenörü" olarak golcüleri özel olarak çalıştıracak.
 
Gökhan Gönül: Yeni yapılanmada "Savunma ve Geçiş Blokları Antrenörü" rolüne kaydırılacak. Özellikle bek oyuncularının performans yönetimi ve modern futboldaki bek-kanat koordinasyonu ondan sorulacak.
 
TÜRK FUTBOLUNDA BİR İLK OLACAK
 
Aykut Kocaman'ın kafasındaki bu plan, alışılagelmiş "bir teknik direktör ve iki yardımcı antrenör" modelinin çok ötesinde... deneyimli teknik adam; Atletik Performans, Taktik Analiz, Bireysel Gelişim ve Global Scouting olmak üzere 4 ana departman kuracak. 
 
Eski efsane futbolcular kulübede sadece birer figür olarak değil; bu departmanların başındaki kurumsal "departman liderleri" olarak görev yapacak. Samandıra'da kurulacak bu profesyonel yapı, Türk futbolunda bir ilk olmaya aday.

Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu

30.05.2026 22:14:00
Haber Merkezi
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu.

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Puskás Aréna'da oynanan, normal süresi ve uzatmaları 1-1 eşitlikle tamamlanan mücadelede gülen taraf, seri penaltı atışlarında rakibine 5-4 üstünlük kuran Fransız temsilcisi oldu. PSG bu zaferle birlikte Devler Ligi'nde üst üste ikinci kez mutlu sona ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı.



Alman hakem Daniel Siebert'in yönettiği maça çok hızlı başlayan Premier Lig şampiyonu Arsenal, henüz 6. dakikada Kai Havertz'in dar açıdan attığı şık golle 1-0 öne geçti ve ilk yarı bu skorla kapandı.

İkinci yarıda vites artıran PSG, aradığı golü 65. dakikada kazandığı penaltıda Ousmane Dembélé ile bularak durumu 1-1'e getirdi. Maçın normal süresinde ve 30 dakikalık uzatma bölümlerinde başka gol sesi çıkmayınca, Avrupa'nın en büyüğünü belirlemek için seri penaltı atışlarına geçildi.



Büyük bir psikolojik savaşa sahne olan seri penaltı atışlarında hata yapmayan, kalesinde Matvey Safonov ile devleşen Paris Saint-Germain, penaltıları 5-4 kazanarak kupayı müzesine götürdü.

Geçtiğimiz sezon finalde Inter'i yenerek tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Fransız ekibi, üst üste ikinci zaferiyle unvanını korumayı başardı ve Avrupa futbolundaki dominasyonunu perçinledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.