logo
24 HAZİRAN 2026

İliç'te tutuklanan mühendisin ifadesi: Ben bakanlık tarafından denetim görmedim

"Bu kapatılan çatlaklar, doğal çatlaklardır. Daha önce büyük çatlaklar görülmedi. GRE firması yaklaşık 3 ayda bir denetlemeye gelir. Ben bakanlık tarafından denetim görmedim."

08.03.2024 10:10:00
T24
İliç'te tutuklanan mühendisin ifadesi: Ben bakanlık tarafından denetim görmedim
İliç'te tutuklanan mühendisin ifadesi: Ben bakanlık tarafından denetim görmedim
Erzincan'ın İliç ilçesindeki Anagold'a ait Çöpler maden sahasında 13 Şubat'ta yaşanan liç kaymasında toprak altında kalan 9 işçiye henüz ulaşılamadı. Soruşturma kapsamında önce 6 kişi, daha sonra da 2 mühendis tutuklandı. 

Tutuklanan 8 kişiden biri olan ve firmada 17 aydır "asistan proses mühendisi (süreç yöneticisi)" olarak çalışan Kaan Murat Akpolat, ifadesinde olay günün yaşananları ayrıntılı olarak anlattı. 

T24 yazarı Tolga Şardan, Akpolat'ın ifadesini aktardı.

Maden sahasında çalıştığı 17 aylık süreçte bakanlık denetimine şahit olmadığını söyleyen Akpolat'ın ifadesinin özeti şöyle:

"(...) Yığın liçin başlayış tarihini tam olarak bilmemekle birlikte 10 yıldır yapıldığı hakkında durum almıştım. ABD firması olan GRE firması tarafından bir dizayn projesi hazırlanır. Bu hazırlanan proje Türkiye'de onaylanır. Bu onay işleminden sonra Anagold AŞ'nin proje departmanına gelir ve bu departmandaki haritacılar tarafından liç alanının sınır bölgeleri belirlenir.

Bu sınırlara göre kırıcı biriminden malzeme geçirilerek aglemeratör cihazından gerekli karışım ve işleminden sonra bant sistemi ile liç alanına malzeme yığılmaya başlanır. Malzeme yığıldıkça yayılma işlemi dozerler ve iş makineleri vasıtasıyla yapılır. Sonra boru döşeme işlemi yapılır ve borulara solüsyon verilir. Ben işlemlerin bu şekilde yapıldığını biliyorum.

"Bakanlık tarafından denetim görmedim"

İki – üç aylık ara dönemlerde çok küçük boyutta çatlakların görüldüğü ve denetçi firma olan GRE firmasına bunların fotoğraflarının gönderildiği, firma tarafından da çatlakların kendi malzemesi ile harmanlanarak çatlakların kapatılması hususunda tavsiye alınıyordu. Bu kapatılan çatlaklar, doğal çatlaklardır. Daha önce büyük çatlaklar görülmedi. GRE firması yaklaşık 3 ayda bir denetlemeye gelir.

Ben bakanlık tarafından denetim görmedim. Belki müdürlerimiz tarafından bu denetim gözlenmiştir. Liç sahasından oksit proses birimi, çevre departmanı, iş sağlığı birimi, jeoteknik birimi ve proje departmanı sorumludur.

Sabah 08.00'de neler yaşandı?

Olayın meydana geldiği 08.00 sıralarında yığın liçi operatörü olan Nazım Köse, üretim müdürü Şenol Demir'i aradı. Şenol Demir ile ben aynı odayı paylaşırım. Nazım Köse, Şenol Demir'e yığın liçi serim alanında kırıklar olduğunu söyledi.

Daha sonra ben ve Şenol Demir, doğrudan bize bildirilen kırıkların olduğu sahaya gitmek için yola çıktık. Nazım Köse, Şenol Demir'i daha tecrübeli olduğunu gördüğü için onu aramış olabilir. Zaten bir kişiye haber verildiğinde yeterli oluyor. Sahaya çıktıktan sonra zaten biz de amirimiz olan Murat Bayrakdar'a çatlaklarla ilgili bilgi vermiştik. Alana vardığımız zaman günlük yapılan üretim toplantısına Time's programı üzerinden katıldık. Hatırladığım kadarıyla, arabayı ben kullanıyordum. Benim telefonumdan mı, yoksa Şenol Demir oturumu üzerinden toplantıya katıldım hatırlamıyorum.

"Otuz işçi çalışıyordu"

Toplantıda yığın liçi süpervizörü Kenan Öz, yığın liçte oluşan kırıklardan oksit baş mühendisi Murat Bayrakdar'a bilgi verdi. Çünkü Kenan Öz'ün de yığın liç alanı kontrol görevi vardır. Biz zaten çıktığımızda kendisi oradaydı.  Murat Bayrakdar ise, herkese bilgi vererek sahaya geleceğini söyledi. Şenol Demir ve ben şu anda sahada olduğumuzu buraya gelmeleri gerektiğini Murat Bayrakdar'a söyledik. Soysal Doğan da o sırada orada bulunmaktaydı.

Toplantıdan hemen sonra kendi aramızda görev dağılımı yapıldı. Ben jeoteknik bölümünden asistan mühendis Berkay Mısır'ı aradım. Üstü olan Ali Rıza Kalender'i de alarak sahaya gelmesi gerektiğini söyledim. Bu talimatı Murat Bayrakdar'ın talimatı olarak verdim. Toplantı bittikten sonra ben ve Şenol Demir arabadan inerek kırıkları incelemeye başladık. Yaklaşık 30 kadar proje departmanına bağlı işçi mebran serme işleri yapıyorlardı.

"Alanı boşaltın, yolu kapatın"

Daha sonra kırıkların olduğu yere İSG'den mühendis Gizem Gazcı, çevre departmanından mühendis Recep Çalı, oksit başmühendisi Murat Bayrakdar geldi. Biz jeoteknik ekibini beklerken, Murat Bayrakdar alanı boşaltmamızı ve yolu kapatmamızı söyledi.

Yığın liç giden iki yol vardır. Biri ocak tarafından, diğeri borulama ofislerinin olduğu yerdedir. Yolu borulama ekibi ofislerinin önünden kapatılması, gelenleri borulama ekibinin bulunduğu yere gitmesi Murat Bayrakdar söyledi. Ocak tarafındaki yol üzerine iş makinesi, malzeme götürüp daha sonra dubalar konuldu. Borulama ekibinin bulduğu ofisin önüne de dubalar konuldu.

Alanda bulunan işçiler, proje departmanı işçileriydi, kendilerine çıkmalarını söyledik. İşçiler malzemelerin olduğunu söylediler. Ben, boşaltmanın hızlandırılması ve bilgilendirme amacıyla proje departmanında çalışan mühendis İshak Aslan'ı arayarak bilgi verdim. İshak Aslan da sahaya geldi.

"Müdürler toplantısı"

Murat Bayrakdar, saat 10:00'da yapılacak olan müdürler toplantısında bu gördüklerini anlatacağını söyleyerek alandan ayrıldı. Biz de bu sırada alanın boşaltılması ve kapatılma işlemlerini, malzemeleri güvenli alana çekme işlemlerini yapıyorduk. Alanla ilgili tüm talimatları bize Murat Bayrakdar verdi. Daha sonra Şenol Demir de alandan mail atmak için ayrıldı.

Şenol Demir yol kapatma bilgilendirme mailini 10:50'de iş güvenliği departmanı, bakım departmanı,  oksit proses operasyon departmanı, sülfit proses operasyon departmanı, maden departmanı ve Anagold bünyesinde çalışanların bulunduğu İliç White isimli ortak mail grubuna, yolun ikinci bir bildirime kadar kapatıldığına dair mail gönderdi.

"Radar haritasında gördük"

Bildiğim kadarıyla bu İliç White gelen mail bildirimden taşeron yetkililerin bilgisi yoktur. Biz alanı boşalttıktan sonra jeoteknik departmanından Berkay Mısır ve tanımadığım iki kişi alana geldiler ve inceleme yaptılar. Radar haritasını bana Berkay Mısır gösterdi ve durumu bana anlattı. Bir hareketin olduğunu ancak asıl departmandan sorumlu Ali Rıza Kalender'in gelip bakması gerektiğini, Ali Rıza Kalender'in geleceğini söyledi. Bana radar haritasının fotoğrafını gösterdi. Daha sonra Murat Bayrakdar, İSG başmühendisi Burak Artal, çevre mühendisi Can Serdar Hastürk, operasyon başkan yardımcısı Ian Guille ile birlikte olay yerine gidip keşif yapmakta iken, Murat Bayrakdar'ın beni çağırması üzerine, bu keşfe daha sonra katıldım.

"Görüntüleri gönderdim"

Burada bulunanlara Berkay Mısır'ın bana anlattıklarına anlattım ve gönderdiği radar görüntüsünü gösterdim. Berkay Mısır bana tam bir anlam veremediğini, olayın önemi ile alakalı Ali Rıza Kalender'i işaret etti. Ian Guille, görüntüleri mail olarak atmamı istedi. Saat 10:52'de mail yoluyla görüntüleri gönderdim. Alanda iken Murat Bayrakdar alanı kapatıldığını, ara ara saha denetimi yapılmasını Ali Rıza Kalender geldikten sonra beraber sahayı inceleyeceğini söyledi.

Murat Bayraktar, Ian Guille'ye alanda bulunan solüsyonu nasıl yönetilmeyeceğini kesilip kesilmeyeceği ile ilgili oksit departmanı ile bir toplantı yapılacağını, karar için Ian Guille'ye sorulacağını söyledi. Saatini tam hatırlamadığım bir zamanda, ancak saat 12:00 civarı olabilir, Ali Rıza Kalender şirkete geldi. Murat Bayraktar, Ali Rıza Kalender, ben ve tanımadığım bir kişi alana çıktık. Ali Rıza Kalender, alanı inceledi. Alanda yığın liç çalışmaların durması gerektiğini, inşaat işlerinin çalışabileceği alanda oturma hareketi meydana geldiğini, bu yarıkların çimento ile birlikte iş makinaları ile kapatılabileceğini söyledi.

"Toplantı yaptık"

Ali Rıza Kalender, böyle bir tavsiyede bulunabilir ancak biz liç alanındaki talimatları Murat Bayraktar'dan alırız ve ona göre iş durdurması veya başka bir iş yaptırabiliriz. Murat Bayraktar, Ali Rıza Kalender'in mail olarak gönderilmesini ve teknik bir bilgilendirme göndermesi gerektiğini yoksa dediklerini yapmayacağını söyledi.

Biz aşağı indik ve solüsyonu nasıl yönetileceğine dair toplantı yapmaya saat 13:20 civarında başladık. Bu toplantıda ben, Şenol Demir, asistan proses mühendisi Elif Reyhan, ADR süpervizörü Adnan Keklik, borulama süpervizörü Soysal Doğan vardı. Biz, bu toplantıda solüsyonun kesilmesi halinde nasıl yönetilebileceğini aktardık. Bu konuştuklarımızı Murat Bayraktar'a söyledik.

"Çimento ile düzeltilir"

Murat Bayraktar bunu soracağını ve kararı bize söyleyeceğini söyledi. Çok kısa süre sonra bize döndü ve 'solüsyonu kesin' dedi. Biz de solüsyonu kestik. Adnan Keklik, kendi birimine bağlı bir kişiyi arayarak solüsyonu kesmesi gerektiğini söyledi. Ali Rıza Kalender, oluşan yarıklarla ilgili bir mail gönderdi. Ancak yukarıda alanda söylediği işçilerin girebileceğini yönelik bir bilgi yoktu. Alanın çimento ile düzeltilebileceği söyledi. Yığın liçi operasyonunun durmasını bildirdi.

"Borulardan ses geldi"

Bu olay, Murat Bayraktar'ın solüsyon kesim için Ian Guille'den onay almaya gittiği sırada gerçekleşti. Maili kendi bilgisayarından Murat Bayraktar'ın söylediklerini yazarak ve Murat Bayraktar'a mail olarak gönderdim. 15-20 dakika sonra ismini hatırlamadığım bir kişiden 'borulardan ses geldiği' söylendi. Ben, Elif Reyhan ve Adnan Keklik, borulama ofisinin oraya doğru yola çıktık. Borulardaki solüsyon akışından Adnan Keklik sorumlu olduğu için ben ve Elif Reyhan da liç sahasında kontrol görevimiz olduğu için beraber gitme kararı aldık.

"Kırıklar artmış, çıkmayın"

Adnan Keklik'in kendi görevi olduğu yönünde bir değerlendirme yaptığını düşünüyorum. Zira, Murat Bayrakdar bana böyle bir talimat vermedi. Bu sırada Berkay Mısır'la karşılaştık. Berkay Mısır bize 'kırıklar artmış, bence çıkmayın' dedi. Biz alanı biri inşaat müdürü (farklı firma, ismini Patrik olarak biliyorum) ve tanımadığım diğer iki yabancıya bu kişilerin inşaat işinden anladıkları ve inşaatın durumuna bakacaklarını söylediler.

Ben de bu alanda yetkili olduğum için beraber çıkmıştım. Bu sırada Murat Bayrakdar'ın talimatı ile olduğunu bildiğim Kenan Öz, Ramazan Çimen, Soysal Doğan,  İshak Demir ve bir operatör daha denetimdeydi. Biz onları alanı boşaltmalarını söyledik. Ben söyledikten 5 -10 dakika sonra kayma meydana geldi. Murat Bayrakdar, bana alandan çatlak fotoğraflarını göndermemi istedi. Ben sadece Soysal Doğan ve İshak Demirel'e, liç 30'da fotoğraf çekmelerini söyledim.

"Günde 7-8 ton malzeme yığılıyor"

Ben, Elif Reyhan ve üç yabancı inceleme yapmak için en üst liç koduna çıktık. Burada bulunduğumuz sırada toprak kaymaya başladı. Olay bu şekilde meydana geldi. Benim zamanımda fazla yükleme olmadı. Sadece su birikintisi ara ara oldu ama küçük işlemlerle giderildi. Şu sıralar, günde yaklaşık 7 - 8 ton malzemenin yığıldığını biliyorum. Zaten bu, mail yoluyla bildirilmektedir. (...)"


Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.