logo
18 MART 2026


İmam Ali (a.s): 'Düşmanlarınız babasız kalsın'

İmam Ali (a.s) "Hükmettiğini yapan, takdirini yerine getiren, beni si­zinle imtihan eden Allah'a hamd ederim. Ey buyurduğumda itaat etmeyen, çağırdığımda icabet etmeyen topluluk!

13.06.2025 00:02:00
Haber Merkezi
İmam Ali (a.s): 'Düşmanlarınız babasız kalsın'
İmam Ali (a.s): 'Düşmanlarınız babasız kalsın'
H. 38 yılında irad ettiği bu hutbesinde itaat etmeyen dostlarını kınamaktadır.

İmam Ali (a.s) "Hükmettiğini yapan, takdirini yerine getiren, beni si­zinle imtihan eden Allah'a hamd ederim. Ey buyurduğumda itaat etmeyen, çağırdığımda icabet etmeyen topluluk!

Size mühlet verip, serbest bıraksam, boş lafa dalarsınız; savaşa soksam gevşeklik edersiniz. İnsanlar bir imamın etrafında toplansa kınarsınız; zorluğa düşerseniz gerisin geriye dönersiniz.

Düşmanlarınız babasız kalsın! Kendinize yardım etmek ve hakkınız için cihad etmek yerine neyi bekliyorsunuz! Ölümü mü? Yoksa zillete düşmenizi mi?

Vallahi ölüm günüm gelip çatsa -ki elbette gelecektir- aramızı ayıracak, bu durumda sizinle konuşmayı istemeden ve sizinle hiç güç bulmamış gibi ayrılacağım.

Allah'a için! Sizi bir araya toplayacak dininiz, size gayret verecek hamiyetiniz yok mu?

Ne kadar şaşılacak şey, değil mi! Muaviye aşağılık zalimleri çağırıyor, hiç bir karşılık vermediği halde ona itaat ediyorlar.

Ben ise İslam'ın mirasçıları ve Müslümanların geriye kalanları olan sizleri yardıma çağırıyorum ve bahşiş veriyorum; buna rağmen benden ayrılıyor, ayrılığa düşüyorsunuz.

Şüphesiz ne benim emrime razı oluyorsunuz, ne de aleyhine birleşeceğiniz şekilde sakındırmam sizleri gazaplandırıyor! Böylece ölüm bana görüşeceğim en sevimli şey oldu.

Size kitabı öğrettim, delil ve hüccet yollarını sizlere bellettim, tanımadığınız şeyleri tanıttım, ağzınızdan attığınız suyu size tadı tatlı içirdim. Keşke kör görseydi de, uyuyan uyansaydı!

Öncüleri Muaviye olan ve Nabiğa oğlu (Amr b. As) tarafından terbiye edilen toplum Allah'ı tanımamaya ne kadar yakındır!

Kufe ordusundan bir grup hakkındadır. H. 38 yılında Nehrevan savası eşiğinde Hz. Ali, birini bir grup Kufeli'nin yanına gönderdi, Zira onlar korkudan Hariciler'e katılmak istiyorlardı.

Geri döndüğünde adama dedi ki: "Kendilerini güvencede hissedip oturdular mı, yoksa korkup orayı terk mi ettiler?"

Adam dedi ki: "Terk edip gittiler ya Emir'el-Mü'minin. " Bunun üzerine şöyle dedi:

"Semud kavmi gibi uzaklaşıp helak olsunlar! Mızraklar önlerine uzatıldığı, kılıçlar tepelerine indirildiği zaman pişman olurlar. Bugün onları ayrılığa düşüren şeytan, yarın onlardan uzak olduğunu söyleyip yalnız bırakır.

Hidayetten çıkmaları, dalalet ve körlüğe uymaları, haktan yüz çevirmeleri ve sapıklık çölünde isyan etmeleri, (bela ve ceza olarak) onlara yeter.

Hicretin 40 yılında okuduğu hutbe

Nevfel-Bekkali'den gelen rivayete göre der ki: "Emir'el-Mü'minin Ali, bu hutbeyi H. 40 yılında Kufe'de bir taşın ürerinde durarak okudu. Taşı Cu'de Bin Hubeyre el-Mahzumi yerleştirmişti. Üzerinde yünden örülü bir elbise, ayaklarında hurma ağacı kabuğundan ayakkabı vardı.

Kılıcını hurma lifinden örülü bir iple yanına asmıştı. Alnı secdede fazla durduğundan nasırlaşmıştı. Hz. Ali işte bu halde şöyle konuştu:

"Hamd, işlerin sonu ve halkın gidişi kendisine doğru olan Allah'a mahsustur. Büyük ihsanının, aydınlatıcı delillerinin, artan fazlının ve nimetinin şükrünü ve hakkını eda eden, sevabını elde etmeye yaklaştıran ve güzel ihsanının artmasına sebep olan bir hamd ile O'nu överiz.

Sözde ve amelde kendisine inanan ve kudretini itiraf ederek kötülü­ğü gidermesini, iyiliğinin fayda vermesini ve isteyene fazlasıyla yardım edeceğini uman kimsenin yardım dilemesi gibi O'ndan yardım dileriz.

İmanında yakinle ümit bağlayan, mümin olarak O'na yönelen, inanarak O'na boyun eğen, tevhidinde ihlaslı olan, överek yücelten, O'nun rızasını dileyerek çalışan kimsenin imanıyla O'na iman ederiz.

Münezzeh olan Allah hiç bir şeyden doğmamıştır ki kendisine yenilmezliğinde ortaklık edilsin. O da doğurmamıştır ki, miras bırakıp yok olsun. Zaman O'nu geçmemiş, noksanlık ve ziyadelik O'na arız olamamıştır.

Bizlere gerçekleşecek olan kazası ve sağlam tedbirinin alametlerini göstererek akıllara zahir olmuştur. Göklerin direksiz olarak yaratılması ve onların dayanaksız durması, yaratışının şahitlerindendir.

Onları bu şekilde durmaya çağırmış, onlar da durup duraksamadan ve gevşemeden, itaat etmişlerdir. Onun rububiyetini ikrar etmeseler, ona itaatle boyun eğmeselerdi, onları ne arşına yer ederdi, ne meleklerine mesken, ne de halkın temiz sözlerinin ve salih amellerinin yükseldiği yer kılardı.

O, göğün yıldızlarını, yeryüzünde yolculuk edenlere şaşırdıklarında yol bulmaları için kılavuz kıldı. Gecenin karanlık perdeleri, onların nurunu gideremez ve ayın göklerdeki aydınlığının parıltısına da engel olamaz.

Münezzeh olan Allah'a yerin çukurlarında ve birbirine yakın irili ufaklı dağlarda siyah ve dingin gecelerin zifiri karanlığı, göğün ufuklarında gürleyen gök gürültüsü, bulutlardan parlayıp çıkan şimşekler, şiddetli yelden ve yağmurdan yere düşüp uçuşan her yaprak O'na gizli değildir.

O, yağan yağmur damlalarının nereye düşeceklerini, nerede karar kılacaklarını; karıncanın taneyi nereden nereye götüreceğini; sivrisineğe yetecek gıdayı, dişinin karnında taşıdığını bilir.

Kürsü, arş yer, gök, cin ve insan yokken de var olan Al­lah'a hamd olsun. O vehimle derk edilmez, anlayış gücüyle ölçülmez, istemekle meşgul edilmez, ihsanda bulunmakla varlığı eksilmez, (cisim olmadığından) gözle görmez, nerededir denilerek sınırlandırılamaz, eşi olmakla nitelendirilemez.

Tecrübe ve alıştırmayla yaratmaz, duygularla idrak edilmez, insanlarla kıyaslanmaz. O, Musa'ya söyleyeceğini söylemiş, azametli ayetlerini kendisine göstermiş, ama bir uzuvla, aletle, kelamla ve dille değil.

Ey Rabbini anlatma zahmetini üstlenen kimse! Eğer doğru isen; Cebrail'i, Mikail'i ve O'na yakın kılınmış mukaddes mekânlarda güzel yaratıcılarının vasfıyla, O'nun heybetinden kendinden geçmiş olarak hayretler içinde duran melekler ordusunu anlat.

Ancak şekilleri ve uzuvları, olanlar, zamanı bittiğinde yokluğa erişenler sıfatlarla derk edilebilir. (O ise bütün bunlardan münezzehtir.) Dolayısıyla O'ndan başka hiç bir ilah yoktur. Bütün karanlıklar O'nun nuruyla aydınlanır, bütün ışıklar onun karanlığıyla kararır.

Ey Allah'ın kulları! Sizi güzel elbiselere bürüyen, genişçe bir yaşayış sebepleri ihsan eden Allah'tan sakınmanızı tavsiye ederim. Eğer bir kimse bekaya tırmanmak için bir merdiven, ölümü kendinden savmak için bir yol bulabilseydi; cinlerin ve insanların hükümeti, uhdesine verilen ve nübüvvetle birlikte büyük yakınlığa mazhar olan Davud oğlu Süleyman (a.s) bulurdu.

Allah, dünya üzerindeki rızkını tamamladığı ve müddetini doldurduğu zaman, Süleyman'ı yokluk yaylarından atılan ölüm oklarıyla okladı. Böylece dünya onsuz kaldı ve evleri yurtları sahipsiz kaldı da onları başka toplumlar miras aldı. Şüphesiz ki geçmiş devirlerde sizin için ibretler vardır.

Nerede Amalike ve Amalike'nin oğulları? Nerede Firavunlar ve Firavunların oğulları? Nerede nebilerini öldüren, nebevi sünnetleri söndüren ve zorbaların sünnetini ihya eden Ress şehirlerinin halkı?

Nerede büyük orduyla yürüdüklerinde binlercesini hezimete uğratan, askerler yetiştiren ve şehirler yapan insanlar?

...(Hz. Mehdi) Hikmet zırhını büründü, onu bütün adabıyla; teveccüh, marifet ve feragatle kuşandı. Hikmet onun nezdinde yitiği, hep istediği ihtiyacıdır. İslam boynunu yere dayayıp, kuyruğunu sallayan yorgun deve gibi garip kaldığı zaman, o da garip kalır, (gaybete çekilir.) O, dinin hüccetlerinin bakiyesi, ilahi peygamberlerin halifelerinden bir halifedir.

Ey insanlar! Size peygamberlerin ümmetlerine verdikleri öğütleri verdim. Vasilerin kendinden sonrakiler için yaptığı şeyleri yaptım. Kamçı zoruyla terbiye etmeye çalıştım, doğrulmadınız, sakındıran şeylerle sizi öne sürdüm, bir araya gelmediniz.

Allah için, sizinle birlikte yol kat edecek ve size yol gösterecek benden başka bir imam mı bekliyorsunuz?

Dikkat edin, dünyadan size yönelenler yüz çevirdi, yüz çevirenler ise yöneldi. Hayırlı kişiler, dünyadan göçmeye hazırlandılar. Dünyanın baki olmayan az nimetlerini, ahiretin yok olmayan bol nimetleri için sattılar.

(Sıffin'de) Kanlarını feda eden kardeşlerimiz bugün hayatta olmadıkları için zarar etmediler. Zira ne boğazlarında kalan bir lokma yiyorlar, ne de bulanık su içiyorlar. Vallahi Allah, onların ecirlerini tam olarak verdi de korkudan sonra onları emniyet diyarına yerleştirdi

Nerede doğru yolda yürüyüp hak üzere giden kardeşlerim? Ammar nerede? İbn-i Teyhan nerede? Nerede iki şahadet sahibi (Huzeyme b. Sabit el-E.nsari)? Nerede onlar gibi ölüm için ahitleşen ve (şahadetlerinden sonra) başları zalimlere gönderilenler kardeşlerim?

Ravi diyor ki: "Sonra eliyle mübarek sakalını tuttu, uzun bir müddet ağladı ve şöyle devam etti:

Ah olsun Kur'an'ı okuyup hükümlerini uygulayan, farzlarını düşünüp ifa eden, sünnete hayat verip bidati öldüren, cihada çağrıldığında icabet eden, kumandanlarına bağlanıp itaat eden kardeşlerime!

Sonra yüksek sesle nida etti:

Cihad, cihad, ey Allah'ın kulları! Bugün ordu hazırlamadayım, Allah'a gitmek isteyenler çıkıp gelsin!

Nevf diyor ki: "İmam Hüseyin (a.s)'a onbin, Kays b. Sad b. Ubade'ye onbin, Eba Eyyub el-Ensari'ye onbin ve başkalarına da bir miktar asker verildi. Hz. Ali yeniden Sıffin'e gitmek istiyordu.

Cuma gelmeden melun İbn-i Mülcem tarafından yaralandı. Böylece asker dağıldı, biz de çobanları yitmiş ve her yandan kurtların saldırısına uğramış sürülere döndük." Nehc'ul Belaga 180-182 Hutbe

İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da

2026 Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı kafilesi bugün öğle saatlerinde Iğdır havalimanına indi

18.03.2026 13:22:00 / Güncelleme: 18.03.2026 13:26:18
İHA
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
Avustralya'da düzenlenen 2026 AFC Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı, İran'ın hava sahasının kapalı olması nedeniyle Umman'a ve ardından Muscat Havalimanı'ndan kalkan uçakla dün akşam saatlerinde İstanbul Havalimanı'na iniş yapmıştı.



Kafile bugün öğle saatlerinde Türk Hava Yollarına ait uçakla Iğdır havalimanına geldi.



Kafile buradan karayolu ile Gürbulak sınır kapısına gelerek buradan ülkelerine geçiş yapacaklar.



Kafilede bulunan 7 kişinin önceden Avustralya'ya iltica talebinde bulunduğunun ancak 2 kişinin Avustralya'da kaldığı öğrenilirken, geri kalan 5 kişinin milli takım kafilesi ile Türkiye'ye geldiği belirtildi.

Hüseyin Baş: 'Emperyalizm yenilmez değil'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünü kutladı. Baş mesajında, "Tüm dünyaya sömürgeciliğin yenilebileceğini gösteren büyük komutana ve şanlı orduya saygıyla…" ifadelerini kullandı

18.03.2026 11:33:00 / Güncelleme: 18.03.2026 11:39:36
Haber Merkezi
Hüseyin Baş: 'Emperyalizm yenilmez değil'
Hüseyin Baş: 'Emperyalizm yenilmez değil'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünde sosyal medya hesabından anlamlı bir mesaj yayımladı.

Hüseyin Baş paylaşımında, ünlü Hindistan lideri Mahatma Gandhi'ye atfedilen bir sözü kullanarak Çanakkale Zaferi'ni ve Mustafa Kemal Atatürk'ü andı. Baş'ın mesajı şöyle:

"'Mustafa Kemal İngilizleri yenene kadar, Tanrı'yı da İngiliz zannederdim' (Mahatma Gandhi). Tüm dünyaya sömürgeciliğin yenilebileceğini gösteren büyük komutana ve şanlı orduya saygıyla… 18 Mart Çanakkale zaferi kutlu olsun."

Paylaşım, kısa sürede binlerce beğeni ve etkileşim aldı. Gandhi'ye atfedilen bu ifade, yıllardır sosyal medyada ve çeşitli platformlarda dolaşan, Türk direnişinin küresel sömürgecilik algısını nasıl değiştirdiğini vurgulayan popüler bir alıntı olarak biliniyor.

Hüseyin Baş, mesajıyla Çanakkale Zaferi'ni yalnızca bir askeri başarı olarak değil, emperyalizme karşı evrensel bir direniş sembolü olarak nitelendirdi. Zaferin, sömürge altındaki milletlere ilham kaynağı olduğunu belirterek, Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğindeki Türk ordusuna saygı duruşunda bulundu.

18 Mart Çanakkale Zaferi, her yıl olduğu gibi bu yıl da siyasi parti liderleri, vatandaşlar ve kurumlar tarafından çeşitli etkinlikler ve mesajlarla anılmaya devam ediyor. Hüseyin Baş'ın paylaşımı, zaferin bağımsızlık ve anti-emperyalist mücadele boyutunu öne çıkaran ifadeleriyle dikkat çekti.

Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi

Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde planlı olduğu öğrenilen bir beyin operasyonuna alınırken işlemin tamamlandığı öğrenildi

17.03.2026 14:14:00
İHA
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde ameliyata alındı.

Tedavisi Göztepe Medical Park Hastanesi'nde sürdürülen Altaylı'nın planlı bir beyin operasyonu geçirdiği ve işlemin tamamlandığı öğrenildi.

Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı

Tutuklanmasının ardından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ve 3 sanık hakkında "şantaj" suçundan dava açıldı

 

17.03.2026 12:38:00 / Güncelleme: 17.03.2026 13:24:57
Anadolu Ajansı
Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı
Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 6. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen 13 sayfalık iddianamede, müşteki-sanık Tanju Özcan hakkında mağdur kadın Ö.Ç'ye yönelik "şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası ile belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması talep edildi.

İddianamede, sanıklar Boluspor Başkanı E.B. ve şoförü tutuklu Mehmet Eren A. ile Bolu Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi H.E.S. için Özcan'a yönelik "iştirak halinde şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası istendi. Ayrıca Mehmet Eren A'nın Ö.Ç'ye yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 2 yıldan 7 yıla, "kadına karşı tehdit" suçundan 9 aydan 2 yıla kadar hapsi talep edildi.

İddianamede, 16 Şubat'ta Cumhuriyet Başsavcılığına başvuran Özcan'ın, kendisini 2 farklı zamanda WhatsApp üzerinden arayan Mehmet Eren A'nın, elinde kendisi ile eski kız arkadaşına (Ö.Ç.) ait mesaj ve ses kaydı olduğu iddiasıyla şantajda bulunarak 20 milyon lira para, araba ve oto yıkama yeri istediğini söyleyip şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Ö.Ç'nin 2,5 yıl önce Bolu Belediyesi danışma birimine işçi olarak girdiğini ve yaklaşık 6 ay sonra Özcan'ın ara ara kendisinden hoşlandığını söylediğini ancak kendisinin karşılık vermediği yönündeki ifadesine yer verilen iddianamede, kadının, belediye çağrı merkezine kürtaj yaptırdığı iddiasıyla yapılan ihbarın ardından Özcan'ın kendisine "Bu ses kaydını Eren duysa ne olur' Ben seni koruyacağım, benimle görüşeceksin, senden hoşlanıyorum." demesi üzerine korkarak Özcan'la görüşmeyi kabul ettiğini söylediği kaydedildi.

Özcan'ın, Ö.Ç. ile arasında herhangi gönül ilişkisi bulunmadığını, yalnızca Mehmet Eren A'nın tehditlerine ilişkin anlattıkları nedeniyle birkaç kez görüştüklerini belirttiği aktarılan iddianamede, Özcan'ın Mehmet Eren A, E.B, H.E.S. ve Ö.Ç'den şikayetçi olduğunu beyan ettiği ifade edildi.

İddianamede, Mehmet Eren A'nın farklı zamanlarda WhatsApp üzerinden Özcan'ı arayarak, tanık Ö.N.Y'ye mesajların (Özcan ile Ö.Ç'ye ait olduğu iddia edilen) ekran görüntüsünün çekildiği fotoğrafı anlık göstererek şantajda bulunduğu anlatıldı.

Sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı şantaj suçlamalarını kabul etmedikleri belirtilen iddianamede, tanık beyanları ve kamera kayıtlarının değerlendirilmesi sonucu Mehmet Eren A, E.B. ve H.E.S'nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek "şantaj" suçunu işlediklerinin değerlendirildiği kaydedildi.

İddianamede, Özcan hakkında "şantaj" suçlamasına ilişkin mağdur Ö.Ç'nin beyanları ve dijital incelemelere ilişkin suçun işlendiğinin anlaşıldığı belirtildi.

Ö.Ç'nin telefonuna el konularak yapılan dijital incelemede Özcan'ın kullandığı numara ile WhatsApp üzerinden 117 görüşme ve mesajlaşma tespit edildiği bilgisine yer verilen iddianamede, mesaj içeriklerinin incelenmesinde taraflar arasında duygusal yakınlaşma olduğunun değerlendirildiği, bazı mesajlarda Ö.Ç'nin Özcan'a fotoğraflar gönderdiği ve tarafların samimi ifadeler kullandıklarının görüldüğü ifade edildi.

Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

İBB davasına her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı

İBB davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu görülmeye devam ediliyor. Dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı. Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı

17.03.2026 12:00:00 / Güncelleme: 17.03.2026 12:09:54
İHA
İBB davasına her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı
İBB davasına her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı
İBB davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı.

Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı. Duruşmaya CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve her sanığın üç avukatı da katıldı. Duruşmaya sanık Ümit Polat'ın avukatının savunması ile sürüyor.

İddianameden:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı 'ihbar eden', Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı 'suçtan zarar görenler', 16 kişi 'müşteki', 5 kişi 'müşteki-şüpheli' ve Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 402 kişi 'şüpheli' sıfatıyla yer almıştı.

Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün 'örgüt yöneticisi' olarak aktarılmıştı.

İddianamede İmamoğlu'nun 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 12 kez 'rüşvet', 7 kez 'suç gelirlerinin aklanması', 2 kez 'kişisel verilerin kaydedilmesi', 2 kez 'kişisel verileri ele geçirme veya yayma', 4 kez 'suç delillerini gizleme', 'haberleşmenin engellenmesi', 'kamu malına zarar verme', 47 kez 'rüşvet alma', 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 9 kez 'irtikap', 46 kez 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 70 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 'çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi Usul Kanununa muhalefet', 'Orman Kanununa muhalefet' ve 'Maden Kanuna muhalefet' suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da iddia edilmişti.

Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!


Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) bu yıl 2 milyon 425 bin 560 aday başvurdu. Sayı 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443 idi. Bu sayı, 2020'deki pandemi yılından bile düşük! Verilen eğitim, alınan diplomalar bir işe yaramayınca sonuç kaçınılmaz olarak böyle tecelli ediyor1

17.03.2026 00:59:00
Haber Merkezi/AA
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğunu açıkladı. YKS'ye 2025'te 2 milyon 560 bin 649, 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443, 2022'de 3 milyon 243 bin 334, 2021'de 2 milyon 607 bin 715 ve 2020'de 2 milyon 436 bin 958 aday başvurmuştu. Bu yıl 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek YKS için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğu belirtildi. Bu sayı, 2020'deki Covid-19 pandemisinin patlak verdiği yıldan bile düşük!

Uykusuzluğa çare var mı?


 
Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, sağlıklı ve kaliteli uykunun önemine değinerek, "Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor" dedi.

17.03.2026 00:54:00
AA
Uykusuzluğa çare var mı?
Uykusuzluğa çare var mı?

Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, sağlıklı ve kaliteli uykunun önemine değinerek, "Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor" dedi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Uçar, şunları kaydetti: "Uzun yıllar hem tıp camiasında hem de kamuoyunda uyku, fizyolojik bir süreç olarak görüldü ve gereken önem verilmedi. Oysa sağlıklı bir uyku gündüz yaşantımızı doğrudan etkiliyor. Gece yeterince dinlenemeyen bir kişi ertesi gün birçok sorunla karşı karşıya kalabiliyor. Maalesef günümüzde sanayileşme ve şehirleşme de bunu daha fazla etkiliyor. Çevresel uyaranlar nedeniyle uykumuzu düzenleyen hormonların salgısını bozduk. Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor."

Uçar, yapılan bilimsel çalışmaların günde 7 saatten az uyumanın, kalp hastalıkları başta olmak üzere Alzheimer gibi birçok nörolojik hastalık riskini artırdığını ortaya koyduğunu belirtti.
Uçar, "Sağlıklı uyku, ertesi gün dinlenmiş olarak kalkıp günlük fonksiyonlarını yerine getirebilecek güce sahip olmaktır. Uyku süresi yaş gruplarına göre değişir. Okul öncesi çocuklarda bu süre 10-13 saat, erken okul çağındaki çocuklarda 9-11 saat olmalıdır. Ergenlik döneminde yaklaşık 8-10 saat, yetişkinlerde ise 7-9 saat uyku önerilir. Yaş ilerledikçe bu süre genellikle 6-8 saate kadar düşebilir" diye konuştu.

Toplumda uykuyla ilgili birçok yanlış inanış bulunduğuna dikkati çeken Uçar, şunları kaydetti: "Örneğin bazı kişiler, 'yaşlandıkça uyku ihtiyacı azalır' diye düşünerek yeterince uyumadıkları halde hekime başvurmuyor. Ayrıca melatonin de çok bilinçsiz kullanılabiliyor. Eczaneden hekime danışmadan alınabiliyor. Oysa doğru kullanılmadığında melatonin uykuyu düzeltmek yerine bozabilir ve biyolojik ritimde faz kaymasına neden olabilir."

Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!


 
Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. 

17.03.2026 00:14:00
MURAT ÇORBACI
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!

Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. Psikolojik açıdan değerlendirildiğinde, mevsim geçişleri iç dünyamızda 'yeniden düzenleme' sürecini tetikleyebiliyor. Klinik gözlemlere göre, kışın içe dönük yapıdan baharın artan temposuna geçiş döneminde nedensiz yorgunluk, motivasyon düşüşü, uyku artışı ve duygusal hassasiyet gibi yakınmalar belirgin şekilde artış gösteriyor. Uzman Psikolog Sena Sivri, pek çok kişinin bu dönemde "Depresyona mı giriyorum?" endişesi taşıdığını belirterek, "Oysa her duygu durum değişimi depresyon anlamına gelmez. Çoğu zaman yaşanan bu tablo, bedenin ve zihnin çevresel değişimlere verdiği doğal bir uyum tepkisidir" dedi.

Uzman Psikolog Sena Sivri, bu süreci daha sağlıklı yönetebilmemiz için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı şöyle anlattı:
1. Gün ışığıyla temasınızı artırın. Özellikle kapalı ortamlarda çalışan kişiler için kısa açık hava yürüyüşleri bile fark oluşturuyor. Bu nedenle, gün içinde, dışarıda en az 15-20 dakika zaman geçirmeniz önemli.
2. Uyku düzeninizi koruyun. Kaliteli uyku, duygusal dayanıklılığın temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmanız zihinsel dengenizi destekleyecektir.
3. Hareket etmeyi ihmal etmeyin.
4. Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin.
5. Sosyal bağlarınızı sürdürün.
6. Günlük küçük rutinler oluşturun. Sabah rutini, kısa yürüyüşler psikolojik dengeyi destekliyor.
7. Duygularınızı normalleştirin. Kendinize karşı daha şefkatli olmanız, bu süreçte önemli bir içsel desteği sağlayacaktır.
8. Dijital yükünüzü azaltın. Uzun süre ekran karşısında kalmak zihinsel yorgunluğu artırabiliyor.
9. Küçük ve ulaşılabilir hedefler belirleyin. Enerjinin düşük olduğu dönemlerde yüksek beklentiler motivasyon kaybına yol açabiliyor. Günlük küçük hedefler belirlemek ise başarı hissini artırıyor.
10. Destek almaktan çekinmeyin. Mevsimsel duygu durum değişimleri terapiyle oldukça iyi yönetilebiliyor.

Menopozu '6 faktör' hızlandırıyor


 
Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50-51 iken Türkiye’de kadınlar bazı etkenlere bağlı olarak genellikle 47-49 yaş arasında menopoza giriyor.

17.03.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Menopozu '6 faktör' hızlandırıyor
 Menopozu '6 faktör' hızlandırıyor

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, menopoz yaşının en çok aile öyküsünden ve genetik faktörlerden etkilendiğine dikkat çekerek, "Ayrıca, kanser öyküsü ve tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, bazı cerrahi müdahaleler ile lupus gibi otoimmün hastalıklar da menopozun erken görülmesine neden olabiliyor. Bu etkenler menopozun değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor" dedi. Bunların yanı sıra menopoz yaşını öne çeken bazı etkenlerin ise önlenebileceğini vurgulayan Dr. Cavide Ali, "Sigara ve nikotin kullanımı, yoğun stres ile uykusuzluk menopozu hızlandıran en önemli üç etkendir. Özellikle sigara alışkanlığı menopozun görülme yaşını ortalama 2 yıl öne çekiyor" uyarısında bulundu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, menopoz sürecini hızlandıran değiştirilebilir risk faktörlerini anlattı.

1. Sigara alışkanlığı

Sigara, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmelerine yol açabiliyor. Bunun nedeni ise nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturmaları.

2. Düşük vücut kitle indeksi (aşırı zayıflık)

Yağ dokusu sadece enerji deposu değil, aynı zamanda östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku. Çok merkezli çalışmalardaki veriler incelendiğinde, çok zayıf kadınların menopoz yaşının anlamlı şekilde daha erken olduğu görülüyor. Özellikle uzun süreli kalori kısıtlaması yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.

3. Kronik stres ve yoğun yaşam temposu

Yüksek algılanan stres düzeyi, menopozun daha erken yaşta görülme riskini artırıyor.

4. Uykusuzluk

Düzenli ve kaliteli uyku, over (yumurtalık) sağlığının korunmasında önemli bir faktörü oluşturuyor. Özellikle gece salgılanan melatonin, üreme hormonlarının dengelenmesinde önemli rol oynuyor.

5. Hatalı beslenme alışkanlıkları

Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada, yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiği; buna karşılık rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise bu süreci önce çekebildiği gösterilmiş. Nurses' Health Study adlı çalışmanın verileri de bitkisel protein ve yeterli D vitamini alımının erken menopoz riskini azalttığını ortaya koyuyor.  Antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler, yumurtalık yaşlanmasında rol oynayan oksidatif stresi azaltarak, koruyucu etki gösterebiliyor. Buna karşılık, yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar ise hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.

6. Endokrin bozucu kimyasallar (BPA, ftalatlar)

Plastiklerde bulunan bazı kimyasallar vücutta östrojen benzeri etki gösterebiliyor ve bunun sonucunda östrojen reseptörlerine bağlanarak fizyolojik geri bildirim mekanizmasını bozabiliyor.

Antalya Kepez Kaymakamlığından silah sesleri...

Antalya Kepez Kaymakamlığı binasında silah sesleri duyulması üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi

16.03.2026 14:25:00
İhlas Haber Ajansı
Antalya Kepez Kaymakamlığından silah sesleri...
Antalya Kepez Kaymakamlığından silah sesleri...
Antalya Kepez Kaymakamlığı binasında silah sesleri duyulması üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Olay saat 11.00 sıralarında Kepez ilçesi Kepez Kaymakamlığı binasında meydana geldi. İlk bilgilere göre, Kepez Kaymakamlığından silah sesleri duyuldu. Vatandaşlar binadan tahliye edilirken, bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 

Bir kişi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne girerek rastgele ateş açtı ve ardından kendini bir odaya kilitledi. Bina tahliye edildi, polis ve özel harekât ekipleri bölgede güvenlik önlemleri aldı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.