logo
24 HAZİRAN 2026

İmam Ali’yi ilk tebrik eden Ömer b. Hattab

İmâm Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde şöyle nakledilmektedir

27.04.2026 00:04:00
Haber Merkezi
İmam Ali’yi ilk tebrik eden Ömer b. Hattab
İmam Ali’yi ilk tebrik eden Ömer b. Hattab
İmâm Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde şöyle nakledilmektedir:

"Abdullah bize babasından, o da Affan'dan, o da Hammâd b. Seleme'den, o da Ali b. Zeyd'den, o da Adiy b. Sâbit'ten, o da Berâ'b. Âzip'ten şöyle nakletmiştir:

Biz, bir yolculukta Resulüllah (s.a.v.) ile birlikteydik. "Gadr-i Hum" denen yerde konakladık. Hepimizin toplanması için çağrı yapıldı. İki ağacın altı, Allah Resulü için temizlendi.







Allah Resulü (s.a.v.) öğle namazını kıldıktan sonra Ali'nin elini tuttu ve şöyle buyurdu:

"Acaba Benim her mü'minin kendi nefsinden daha evlâ olduğumu (üzerinde velayet ve tasarruf hakkına sahip olduğumu) bilmiyor musunuz?" (Müslümanlar) "Evet biliyoruz" dediler. Bunun üzerine, Ali'nin elini tuttuğu hâlde şöyle buyurdu:

"Ben kimin mevlâsı isem, Ali onun mevlâsıdır. Allah'ım, onu seveni sev, ona düşman olana düşman ol."







Sonra Ömer (b. Hattâb), Ali'nin karşısına geçip O'na şöyle dedi: "Ne mutlu sana ey Ebû Tâlib'in oğlu, her mümin erkeğin ve her mümine kadının mevlâsı oldun!"

Hadis ve tarih ehlinin hemen hepsinin ittifakıyla, Allah Resulü (s.a.v.) Gadr-i Hum günü okuduğu hutbede şu cümleleri buyurmuştur:

"Ben kimin mevlâsı isem, Ali de onun mevlâsıdır."







Bunun üzerine Hz. Ömer, Hz. Ali'ye hitaben şöyle dedi: "Ne mutlu sana ey Ebe'l-Hasan. Şüphesiz benim ve her erkek ve kadın mü'minin mevlâsı oldun."

Resulüllah (s.a.v.): "Ben kimin mevlâsı isem, Ali de onun mevlâsıdır; Allah'ım, O'nu seveni sev; O'na düşman olana düşman ol."

Resulüllah (s.a.v.): "Ben, kimin mevlâsı isem, Ali de onun mevlâsıdır; Allah'ım, O'nu seveni sev ve O'na düşman olana düşman ol; O'na yardım edene yardım et ve O'nu yalnız bırakanı yalnız bırak ve O'na zulmeden kimseye lanet et!"

Senetli bir şekilde İmâm Câfer-i Sâdık'ın (a.s) babasından, onun da babalarından Resulüllah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir:

"Ümmetimin en faziletli bayramı, Gadr-i Hum günüdür. Gadîr öyle bir gündür ki onda zikri Yüce Allah Bana, kardeşim Ali b. Ebî Tâlib'i, ümmetim için Benden sonra kendisiyle doğru yolu bulacakları bir nişane alem olarak belirlememi emretmiştir; bu öyle bir gündür ki onda Allah, dini kemâle erdirdi ve ümmetim için o günde nimeti tamamladı ve artık İslam'ın onların dini olmasına rızâ gösterdi."







Sonra şöyle devam etti: "Ey insanlar topluluğu, şüphesiz Ali Bendendir. Ben de Ali'den; O, Benim tıynetimden yaratılmıştır; O, Benden sonra halkın imamıdır; Benim sünnetimden ihtilaf ettikleri şeyleri onlara açıklayacaktır.

O, mü'minlerin emiri, yüzü akların önderi, mü'minlerin reisi, vasilerin en iyisi, dünya kadınlarının efendisinin kocası ve hidayet imamlarının babasıdır.

Kim, Ali'ye muhabbet beslerse, Ben de, ona muhabbet beslerim ve kim, Ali'ye buğzederse Ben de ona buğzederim; kim, Ali'yle kendi arasında bağ kurarsa, Ben de onunla bağ kurarım ve kim, Ali ile ilişkisini keserse, Ben de onunla ilişkimi keserim.

Kim, Ali'ye cefa ederse, Ben de ona cefa ederim; kim, Ali'yi severse, Ben de onu severim ve kim, Ali'ye düşman olursa, Ben de ona düşman olurum…"







Senetli bir başka hadiste, Kâsım b. Yahyâ, dedesi Hasan b. Râşid'den şöyle nakletmiştir:

İmâm Câfer-i Sâdık'a (a.s) dedim ki: "Canım sana feda olsun, acaba Müslümanlar için iki (Kurban ve Ramazan) bayramından başka bir bayram var mıdır?"

Buyurdu ki: "Evet, ey Hasan, o ikisinden daha büyük ve daha faziletli bir bayram vardır!"

"O, hangi gündür?" diye sorduğumda, şöyle buyurdu: "Emirü'l-mü'minin Ali'nin (a.s.) insanlara önder olarak seçildiği gün."

Tekrar, "Canım sana feda olsun, tarih olarak hangi gündür o?" diye sordum; şöyle devam etti: "Günler dönüp durmaktadır. O gün, Zilhicce ayının on sekizinci günüdür!"







Dedim ki: "Fedan olayım, o gün ne yapmamız uygun olur?"

Buyurdu ki: "O günü oruç tutarsın; Hz. Muhammed ve Ehl-i Beyti'ne çokça salavat getirip, onlara zulmedenlerden ve haklarını inkar edenlerden teberri edersin.

Geçmiş peygamberler, vasilerine, vasinin seçildiği günü bayram tutmalarını emrederlerdi." Bilahare, "O günde oruç tutan kimsenin ne kadar sevabı vardır?" dediğimde, "Altmış ayın orucunun sevabı" buyurdu." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.