logo
24 HAZİRAN 2026

İmam Ali'yi kaybeden maslahat gemisine biner

İtikadi dayanak noktasını yitirdiği için maslahat gemisine binen ve bu dolduruş ile konjoktüre, imajlara, sahte gözyaşlarına aldanan, fikri takip yapmayan, hafızasız bir İslam toplumu bugün yanlış üstüne yanlış yapmaktadır

20.10.2013 00:00:00
Dünden devam...Günümüze gelelim?İtikadi dayanak noktasını yitirdiği için maslahat gemisine binen ve bu dolduruş ile konjoktüre, imajlara, sahte gözyaşlarına aldanan, fikri takip yapmayan, hafızasız bir İslam toplumu bakınız bir başka bir örnek ile anlatalım nasıl bir yanlış içine girebilmiştir! Avrupa Birliği dediğimiz şey 3 ayak üzerine kuruludur. Atina Düşüncesi, Roma Hukuku ve Hristiyanlık Dini? İslam'ın tarihine de bugününe de, şekline de ruhuna da baştan aşağı aykırı olan ve İslam'ın kesinkes reddettiği bu medeniyetin günümüzdeki çocuğu Avrupa Birliği'ni en çok destekleyenler, kendisini İslamcı, Müslüman vesaire olarak tarif eden kesimler oluşturdular. Aynı zihniyet Suriye'yi işgal etmesi için maslahat icabu Haçlı ordularını işgal etmesi için Suriye'ye davet ettiler!Hastalığı teşhise ve doktoru tarif etmeye devam edelim Ehl-i Beyt dostları?Biliyorsunuz Sıffin'de Müminlerin annesi Hz. Aişe, Talha ve Zübeyir Hz. Ali ile savaştılar. Bu mücadele Hz. Ali taraftarları için dahi çok ağırdı. Ali'nin askerlerinden birisi itiraz eder şekilde İmam'a sordu: "Sen nasihat edip onları barışa davet ettiğin halde onlar bunu kabul etmezler ise ne yapacaksın?" Ali Efendimiz, "onlarla savaşacağım" dedi. Asker hayret ile "Hatta ümmü'l mü'mine, Talha ve Zübeyr'e karşı da mı savaşacaksın, onların bâtıl yolda olmaları mümkün mü? Efendimiz Ali'nin cevabı muhteşem! O cevap O'nun kıyamete kadar imamımız, kıyamete kadar yol göstericimiz ve kıyamete kadar İtikad Merkezimiz olduğunun tek başına ispatıdır. Efendimiz Ali buyudular ki: "Sen hakkı şahısla mı, yoksa şahsı hakla mı ölçüyorsun?"İşte adaletin ölçüsü bu ve işte o ölçünün sahibi Hz. Ali bu!Geçmişte İslam'a yaptıkları yardımı ranta, mevkiiye, köşklere, itibara dönüştürmek  ya da tüm bu imkanların devamını isteyenler, ya da islamı İslam öncesindeki sosyal statülerinin devam vasıtası olarak görenler, Hz Ali Efendimiz'in adalet terazisinde bu kapıların kapalı olduğunu anlayınca O'na sırtlarını döndüler. Hz. Ali Efendimizin kör ve fakir kardeşi Akil bile Ali Efendimiz'in iktidarından bir şey elde demeyeceğini anlayınca O'na arkasını çevirmedi mi?Hz. Ali efendimiz hiçbir zaman dindarlık oyunu oynamadı! Maslahattır diye Talha ve Zübeyr'in hacca gidip Aişe annemizi kullanma maksadlarına engel olmak adına, onların Medine'den çıkışlarına izin vermemezlik de etmedi, onları Allah ile baş başa bıraktı! Canı ile ödemek pahasına bunu yaptı ama maslahatı tercih ederek Talha ve Zübeyr'i hall yoluna gitmedi!Yeri geldi "gözünde toprak, ağzında diken 25 yıl bekledi." Yeri geldi Muaviye'nin suçlarına ortak olmama adına canını ortaya koydu ama asla maslahata sarılmadı, gerçek adaletten ayrılmadı!Adalet bir ölçüdür, bir terazidir değerli kardeşlerim, ancak tartılan nesnenin ne ölçüde tartılıp terkip edileceğini ve hak sahibine teslim edileceğini terazi bilmez. Terazinin kefesini dolduracak olan irade önemlidir. İşte o kaynak seçim değil, ilahi iradedir. Adalet budur ve bizim Batı'nın hukuk devleti anlayışından ayrıldığımız nokta da burasıdır ve burası aslında her şeydir. Çünkü İrade-i İlahi çoğunluğu haklı yapmaz, güçlüyü haklı yapmaz. Sakife iradesi nasbı ortadan kaldıramaz. Hile ile oluşturulmuş çoğunluk, Sakife azınlığı, İlahi iradeyi Yaratıcı'nın kendisine verdiği hakdan mahrum ediyor ise bunun adı zulümdür. Zulmü bir kişi de yapsa, çoğunluk da yapsa zulüm zulümdür, adalet de adalet! Oy çokluğu ile veya oylama ile Yaratıcı'nın verdiği hak ilga ve iptal edilemez. Oylama adı altında yapılan şey, yani seçim zulmün ta kendisidir bu şartlar altında!Yeri gelmişken değinelim, hukuk devleti ya da adalet devletinin temel ilkeleri çeşitli mülahazalar ile sınırlandırılamaz. Mesela hiç kimse ancak çok istisnai durumlarda verilen ölüm cezasına, bu cezayı gerektiren suçu işlediği sabit olmadan ve ayrıca cezanın uygulanmasını önleyen, hukuka aykırılığı veya isnad kabiliyetini ortadan kaldıran somut bir olgu var oldukça mahkum edilemez. "Çoğunluğun yararı", "cemaatin isteği", "göz dağı vermek", "memlekete şan olsun", "iktidarım yaparım" gibi mülahazaların adalet devletinde yeri olamaz. Çünkü kanun devleti değil, adalet devleti şunu söyler:"Bir tek kişiyi haksız yere zulüm ile öldürmek, bütün insanlığı öldürmek ile birdir."Hz. Ali Efendimizin adalet terazisinden bakmak gerekir ise; İster Fatih Kanunnamesinde isterse Cengiz Yasası'nda yer alsın, hiç kimse "nizam-ı alem" gibi bir gerekçe ile suçsuz yere öldürülemez. Fatih Kanunnamesi zaten sağlıklı bir adalet devleti inancının dayandırılacağı ilkeleri içermez. İslam'da monarşi ve hanedan hakimiyeti anlamında saltanatın hiçbir temeli yok iken, bir kişinin saltanatını güvenceye bağlamak için kardeş katline nasıl cevaz verilebilir? Nasıl olur da bu katl, nizam-ı alem gibi belirsiz bir gerekçeye bağlanabilir? Nasıl olur da kundaktaki bebek ilerde kıyam edeceği endişesi ile katl edilebilir? Yeniden vurgulayalım ki meşru olmayan, şekli anlamda sadece kanuna uygun olan kuralların bir değeri olamaz. Şehadet anında verilen hukuk dersiHz. Ali Efendimizin vurulma anı da, şehadeti esnasında bütün insanlığa verdiği bir hukuk dersidir:Hz. Ali kendisini şehid edecek İbn-i Mülcem'i görünce " Beni öldürecek olan budur" dedi. "Ona karşı seni durduran şey nedir?" diye sorulduğunda "O henüz beni öldürmedi" buyurarak boynunu şehadete uzattı!Adalet işte budur! Hiç eğip bükmeden, işi lafa dökmeden, içi boş ve boşaltılmış kavramlarla konuşmadan hukuka inanç ve saygı, İlahi İradeye teslimiyet işte budur! Katiline dahi adaletle davranmak! Hz. Ali farkı bu!Ellerimizi vicdanlarımıza koyarak söyleyelim. Kundaktaki bebeği "ilerde padişaha kıyam edebilir" diye öldürten zihniyet ile kendisini öldürecek katiline "henüz daha beni öldürecek fiili işlemedi" diyerek rıza gösteren hukuk anlayışı arasındaki fark, yeryüzü ile gökyüzü kadar birbirine uzak ve mesafeli değil midir? Bebekleri ölüme götürmenin sözüm ona İslami fetvalara dayanması durumunu Hz. Ali adaleti kabul etmez, o fetvayı alır ve çöpe atar!Demek ki tarihin tekerrür etmesi aynı yanlışta ısrar etmemizden kaynaklanıyor! Dün Sakife'de İlahi iradeyi ortadan kaldıranlar vardı, Osmanlı sarayında İslam'ın ruhunu fetvaları ile katledenler vardı, bugün de onların temsilcileri aynı yolda yürüyorlar. Onlar "Akıllı olalım, ABD çok güçlü işbirliği yapalım" fetvasını veriyorlar, onlar "Hırisitiyanlar da Cennete gireceklerdir" fetvasını veriyorlar, onlar "Vatan, namaz kıldığın her yerdir, dolayısı ile Amerika'da vatandır" fetvasını veriyorlar, onlar  "Suriye'ye savaş ilan edelim, ölen askerde şehiddir" fetvasını veriyorlar, onlar "İsrail otoritesine karşı durulmamalıdır" fetvasını veriyorlar?Bu yoldan yürüyen, aynı fetvalardan beslenen Başbakan da bugün kanun ile hukuk arasındaki farkı bilmeden hukuk devletini yerle bir ediyor ve ülkeyi bölüyor! Başbakan kendisini Fatih Kanunnamesindeki Fatih zannediyor, seçimi "istediğini yapabileceğini zannettiği" bir meşruiyet aracı olarak görüyor. Anayasa'nın 26. maddesinden habersiz, hukuk devleti'inden habersiz, adalet anlayışından bihaber, haydi geçtik bunları kendisine oy vermeyenlerin de bu ülkenin evlatları olduğunu anlamıyor.Coplayan polisi iktidarına hizmet ettiği için "iyi", ranta, bölünmeye, Suriye savaşına, ülkenin 3'te 1'inin açlık ve yoksulluk sınırında yaşamasına hayır diyenleri "kötü" ilan ediyor.Başbakan 3. Köprüye istediği ismi verebileceğini zannediyor, Reyhanlı'da ölen insanları Sünni diye ayırt edebileceğini zannediyor, Taksim'e dilediğini yapabileceğini zannediyor!Birinin Başbakan'a şunu söylemesi lazım: Bunları yapmamalısınız ama biz size bunları yapamazsınız demiyoruz. Yakarsınız, yıkarsınız, rantınızı alırsınız. Ama adınız o zaman adil başbakan olmaz demokratik zorba olursunuz! Sakife ehli ile aynı gemiye binmiş olursunuz!Bakınız vali tayin ettiği Malik'e adaletin kılıcı Efendimiz Ali ne buyuruyorlar: "Ey Maliki ben Hz. Peygamberin, 'Bir ümmetin zayıfının kuvvetlisi ile eşit tutularak hakkını alamayınca, o ümmet hiçbir zaman kuvvetlenemez ve mukaddes olamaz" diye buyurduğunu bir çok yerde duydum. Bu bakımdan ey Malik şunu aklından çıkarma: Tayin ettiğin yardımcı, memur, asker ve polis tarafından fakir ve güçsüzlere uygulanan zulüm ve baskının önüne geçmelisin. Böyle yaparsan ancak rahmeti yaygınlaştırır ve ibadet sevabının verilmesine sebep olabilirsin."İslam Hz. Ali ile bir destan olarak doğdu, Hz Ali'nin adaleti ile bir destan olarak gelişti, sonra, tarihi bir destan çerçevesi halinde, sürekli olarak destan doğurucu bir destan kalıbı halinde, binlerce destanın doğmasına sebep oldu. Hz. Hamza'dan, Kafkas kahramanı Şeyh Şamil'e, aynı cephede şehit düşmüş adsız birinci dünya savaşı şehidine kadar sonsuz bir destan kahramanları külliyatına sahip bir destandır İslam! Bu destanın yaprakları tükenmemiştir. Zengin bir repertuarımız var bizim!Şehadet ile sulanmış bu zengin repertuarın bir tek amacı var Resulullah'ın iradesini tecelli ettirmek ve bu tecelliyi adalet anlayışı ile hakim kılmak. Onun için bizler Kur'an ve tertemiz Ehl-i Beyt emanetine sarıldıkça adaletten nasiptar olacağız. Onlardan uzaklaşmak ise zulümdür ve bizim üzerimizdeki zulmü artıracaktır!  O nedenle biz adalete  sarılacağız. Allah'ın Resulünün sarkıttığı emanete sarılarak adil davranmış olacağız. Bir hususa dikkatinizi çekelim, Ebu Cehil'i Ebu Cehil yapan, -Üstadımız Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in  tespiti ile- Allah inancının olmaması değildi. O'nda bir Allah tasavvuru vardı. Ama Ebu Cehil Hz. Peygamberi kabul edemediği için Ebu Cehil oldu! Bu tespite devam ile şunu ekleyebiliriz; Yezid'i de Yezid yapan Allah ve Peygamber'i kabul etmemesi değildi. Yezid bir şekilde Allah ve Peygamber inancına sahipti. Ama Yezid'i de Yezid yapan şey o'nun Hz. Peygamberin evladlarını kabul edememesi olmuştu! İslam'ın ruhu, İslam'ın fikri, İslam'ın maneviyatı, İslam'ın adaleti yani İslam'da aradığımız her şeyin menbaı, adresi, reçetemiz Hz. Fatıma'dır, Ali'dir, Hasan'dır, Hüseyin'dirEhl-i Beyt'e hakkını teslim etmek yemeğin üzerine yenilen meyve değildir. Ebu Cehil olmamak için, Yezid olmamak için olmazsa olmaz bir şarttır, Ehl-i Beyt!Onun için İslam'ın ruhu, İslam'ın fikri, İslam'ın maneviyatı, İslam'ın adaleti yani İslam'da aradığımız her şeyin menbaı, adresi, reçetemiz Hz. Fatıma'dır, Ali'dir, Hasan'dır, Hüseyin'dir kardeşlerim.Sözlerimi kimden bahsettiğimizi, neyi konuştuğumuzu anlatmak sadedinde 2 sahneyi sizlerle paylaşarak sonlandırmak istiyorum:Birinci sahne:Resulullah'ın Hicret ettiği ve Hz. Ali'nin Peygamberin yatağına yattığı gecede Hak Teala, Cebrail ve Mikail meleklerine şöyle vahyeder: "Ben sizin ikinizi kardeş kıldım ve birinizin ömrünü diğerinden daha uzun yaptım, hanginiz kendi ömrünü arkadaşına bağışlamaya hazırdır." Her ikisi de kendisinin yaşamasını diğerine tercih etti.Bunun üzerine, Hak Teala onlara, "Siz de Ali gibi olsanız ya! Ben onunla Resulüm Muhammed'i kardeş kıldım. Ali O'nun yatağında yattı, kendini feda etti ve O'nun yaşamasını tercih etti. Yere inin ve onu düşmanlarından koruyun" buyurdu.Cebrail ile Mikail yere inerler ve Cebrail Efendimiz Ali'nin baş tarafına Mikail de ayak tarafına dizliler ve Cebrail şöyle der: "Ya Ali, Allah, yedi kat göğün yukarısında meleklerine karşı seninle övünüyor!"İşte bu sırada Allah Teala'nın şu ayeti iner: "İnsanlardan öyleleri var ki, Allah rızası uğrunda canlarını  satarlar?"İkinci sahne:Uhud savaşında ganimet peşinde koşanlar galibiyeti mağlubiyete çevirdiler. Amcası Hamza ve Mus'ab bin Umeyr şehid edildikten sonra O'nu adeta düşmana teslim ettiler. Ali'den ve muhacir ve ensardan küçük bir topluluktan başka kimse kalmadı yanında.Bu zorlu ve dehşet verici anda Tarih, Ali'nini (a.s.) Resulullah'ı (s.a.a.) savunmadaki kararlılığına, fedakarlığına ve sarsılmaz direncine tanık oldu. Bütün gücüyle, kahramalığıyla ve himmetiyle Resulullah'ın (s.a.a.) yanı başından ayrılmadı. Resulün ve risaletin selameti için kendini saldırılara siper etti. Bir elinde İslam sancağı, öbür elinde kılıcı vardı. Saldırılara karşı koyuyor, Hz. Peygamber'e doğru gelen hücumları geri püskürtüyordu. Tek başına tam teçhizatlı bir ordu gibiydi.Resulullah (s.a.a) saldırıya geçen bir grup görünce Ali'ye, "Ali saldır şunlara" dedi. Ali (a.s.) onlara saldırdı ve darmadağın etti.Yüzüne, başına, göğsüne, karnına ve eline aldığı sayısız yaralar kendisini iyice bitkin düşürünceye kadar savaşmaya devam etti Ali.Bu sırada Cebrail (a.s.) Peygamberin yanına geldi ve şöyle dedi: "İşte bu, gerçek fedakarlık ve yardımdır." Resulullah (s.a.a.) dedi ki: "Ali Benden, Ben de ondanım."Cebrail şöyle dedi: "Ben de sizdenim."Bu sıra da gökten gelen bir ses duydular:"Zülfikar gibi kılıç, Ali gibi yiğit yoktur!"Evet, Allah, Resulü, melekleri, Efendimiz Ali üzerinde ittifak ediyor. O'nu vahiyler Kur'anlar, melek kanatları ile muhafaza ve tasdik ediyor. O'nu kabule etmek ahiret ve dünya saadetidir. Reddetmek ise nefsine ve dünyana zulümdür!Nimete nankörlük ettiğimiz için O ve temsilcileri ile buluşamadığımız için, seçemediğimiz için dün ve bugün kaybediyoruz!Düştüğümüz yerden kalkmak ümit, dua ve gayreti ile Prof. Dr. Haydar Baş Hocama bir kez daha sonsuz teşekkür ediyorum.  

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.