logo
24 MAYIS 2024

İmam Cevad'dan (a.s.) öğütler -1-

Bir adam İmam’a (a.s.), “Bana öğüt verir inisin?” dedi. İmam, “Öğütleri tutar mısın?” diye sordu...
15.05.2024 18:34:00
Haber Merkezi
İmam Cevad'dan (a.s.) öğütler -1-
İmam Cevad'dan (a.s.) öğütler -1-
Ebû'l-Hasan b. Ali b. Şu'be el-Harranî, "Ebû Ca'fer el-Cevad'ın (a.s.) Öğütleri" bâbında bazı mürsel hadisler rivâyet etmektedir. Bu hadislerden birkaçını aşağıya alıyoruz:

Bir adam İmam'a (a.s.), "Bana öğüt verir inisin?" dedi.

İmam, "Öğütleri tutar mısın?" diye sordu.

Adam, "Evet" dedi.

Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Başını sabır yastığına koy ve fakirliği kucakla. Şehvetleri kov, hevâ ve hevese karşı çık. Hiçbir zaman Allah'ın gözünden kaçmadığını bil, dolayısıyla nasıl oluğuna dikkat et." 

Bir rivâyette de şöyle buyurduğu geçer: "Yüce Allah peygamberlerinden birine şöyle vahyetti: Dünyadan uzaklaşıp zühdü benimsemen, bir ân önce rahata kavuşman içindir.

Her şeyden uzaklaşıp kendini tamamen Bana adaman, Benimle güçlenmen içindir. Fakat herhangi bir düşmanımı düşman ve dostumu da dost edindin mi?"
 
Rivâyet edilir ki: İmam'a ait bir miktar kumaş, hayvana yükletilip gönderildi. Kumaşın değeri yüksekti. Yolda çalındı. Yükü gönderen kimse bunu İmam'a haber verdi.

İmam kendi el yazısıyla ona şu cevabı gönderdi: "Canlarımız ve mallarımız Allah'ın güzel bağışlarından ve emanet edilen ödünçlerindendir. Bunlardan dilediğini sevinç ve gıpta ile faydalandırır. Dilediğini de, ecir ve sevap karşısında alır. O hâlde kimin sabırsızlığı, sabrına gâlip gelirse, ecri yok olur. Böyle bir duruma düşmekten Allah'a sığınırız." 

Şöyle buyurmuştur: "Bir kötülüğe şahit olup da ondan hoşnut olmayan kimse, hiç şahit olmamış gibidir. Bir işe de şahit olmadığı hâlde ondan râzı olan kimse ona şahit olmuş gibidir." 

Yine şöyle buyurmuştur: "Bir konuşmacıyı dinleyen kimse, ona tapmış olur. Eğer konuşmacı Allah adına konuşuyorsa, Allah'a ibâdet etmiş olur. Şayet konuşmacı İblis adına konuşuyorsa, İblis'e tapmış olur." 

İmam'ın (a.s.) Halife Me'mun'un kızı Ümmü'l-Fazl ile evlendiği gün Ebû Hâşim el-Ca'ferî ona şöyle dedi: "Ey mevlâm! Bugün, bize büyük bir bereket getirdi."

Bunun üzerine İmam (a.s.) şu karşılığı verdi: "Allah'ın bugün bize bahşettiği bereketler büyük mü?"

"Evet, ey mevlâm, bugün için ne diyebilirim ki?" dedim.

Dedi ki: "Bugün için hayır dile. O zaman hayır sana ulaşır."

Dedim ki: "Ey mevlâm, efendim! Bu emrine uyacağım ve buna aykırı hareket etmeyeceğim."

Bunun üzerine şöyle dedi: "O zaman doğruyu görürsün ve hayırdan başka bir şeyle karşılaşmazsın." 

Dostlarından birine şöyle bir mektup yazdı: "Biz şu dünyadan bir avuç alıp yetinenleriz. Ama kimin arzusu arkadaşının arzusu olur ve onun dinine boyun eğerse, arkadaşı nerede olursa o da orada olur. Âhiret ise, asıl yerleşme yurdudur." 

Yine şöyle buyurmuştur: "Tevbeyi ertelemek aldanmaktır. Amel etmeyi hep sonraya bırakmak şaşkınlıktır. Allah'a karşı gerekçeler, bahaneler bulmaya çalışmak helâktir. Günahta ısrar etmek ise, Allah'ın tuzağından emin olmaktır. 'Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağından emin olamaz.' 

Rivâyet edilir ki: Bir deveci İmam'ı (a.s.) Medine'den Kûfe'ye götürür. Bu arada İmam ona dört yüz dinar verdiği hâlde adam İmam'ın verdiği miktarı yetersiz bulmuş gibi konuşur.

Bunun üzerine İmam (a.s.) ona şu karşılığı verir: "Sübhanallah! Bilmez misin ki kul şükretmeyi kesmedikçe, Allah fazladan nimet bağışını kesmez?" 

Şöyle buyurmuştur: "Zamanı gelip iyice sağlamlaşmadan bir şeyi (işi) açığa çıkarmak, onu bozmaktır."

Yine şöyle buyurmuştur: "Mü'min Allah'ın muvaffak kılmasına, nefsinden bir öğüt verene ve kendisine nasihat edenin dediklerini kabul etmeye muhtaçtır."
 
Şeyh Müfid kendi rivâyet zinciriyle Ali b. Mehziyar'dan, o da Bekir b. Salih'ten rivâyet etmiştir:

"Dünürüm, İmam Ebû Ca'fer'e (a.s.) şöyle yazdı: 'Babam Nasıbî'dir. Kötü görüşlere sahiptir. Ondan şiddet ve eziyet görüyorum. Sana fedâ olayım, bana dua etsen çok iyi olur. Sana fedâ olayım, ne yapmamı önerirsin? Ona düşüncelerimi açıklayayım mı? Yoksa onunla iyi geçinmeye mi çalışayım?'

İmam (a.s.) ona şöyle yazdı: 'Mektubunu ve babanla ilgili yazdıklarını anladım. İnşasllah senin için dua edeceğim. Onunla iyi geçinmen, kendini açığa çıkarmandan daha iyidir.

Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Sabret, çünkü akıbet muttakilerindir. Allah seni dost edindiklerinin dostluğu üzere sabit kılsın. Biz ve siz Allah'a emanetiz. Ki Allah emanetleri zâyi etmez.'

Allah, babasının kalbini ona karşı yumuşattı. Artık hiçbir konuda ona muhalefet etmiyordu." 

Şöyle buyurmuştur: "Kardeşlerin buluşması, çok az olsa dahi, akıl için neşv ü nema bulma ve aşılanma vesilesidir." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Muhammed Taki eserinden)
Üsküdar'da silahlı çatışma
3 kişi öldü, 2'si ağır 5 yaralı var
Naci Görür 'başka çare yok' dedi
'Hiç acımadan yıkacaksın'
5 dönümle başladı siparişlere yetişemiyor
Kilosu tarlada 60 lira
Yahudi yerleşimciler yeni bir "kaçak yerleşim birimi" kurdu
Gazze'de katliam, Eriha'da işgal!
Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesinde alarm
1200 hasta ölümle karşı karşıya
Bakan Yerlikaya gözaltı ve tutuklama sayılarını açıkladı
11 ayda FETÖ'den kaç kişi tutuklandı?
1 kişi ağır yaralandı, 4 kişi dumandan etkilendi
Mahkum kendini yaktı, koğuş tutuştu
Sayı 147'yi bulacak
46 ülke Yahudi lobisinin kuklası
Nefes kesen sonda kupaya Kartal uzandı
12 milyonluk Musrati galibiyet golünü attı
Ayhan Bora Kaplan'dan 'bitanem' açıklaması
'Sehven 'efendim bir tanem' dedim'
Netanyahu Almanya'ya giderse tutuklanacak
'Biz kanunlara uyarız'
Yaklaşım farkı ortaya çıktı
Gündem sokak hayvanları
Erdoğan'ın seferberlik yetkisi ne anlama geliyor?
Şahsi ihtiraslar için kullanılırsa...
TCMB faiz kararını açıkladı
Merkez Bankası faizi değiştirmedi
Orman yangını mevsimi geldi
Hava filosu ne durumda?
Üsküdar'da silahlı çatışma
3 kişi öldü, 2'si ağır 5 yaralı var
Naci Görür 'başka çare yok' dedi
'Hiç acımadan yıkacaksın'
5 dönümle başladı siparişlere yetişemiyor
Kilosu tarlada 60 lira
Yahudi yerleşimciler yeni bir "kaçak yerleşim birimi" kurdu
Gazze'de katliam, Eriha'da işgal!
Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesinde alarm
1200 hasta ölümle karşı karşıya
Bakan Yerlikaya gözaltı ve tutuklama sayılarını açıkladı
11 ayda FETÖ'den kaç kişi tutuklandı?
1 kişi ağır yaralandı, 4 kişi dumandan etkilendi
Mahkum kendini yaktı, koğuş tutuştu
Sayı 147'yi bulacak
46 ülke Yahudi lobisinin kuklası
Nefes kesen sonda kupaya Kartal uzandı
12 milyonluk Musrati galibiyet golünü attı
Ayhan Bora Kaplan'dan 'bitanem' açıklaması
'Sehven 'efendim bir tanem' dedim'
Netanyahu Almanya'ya giderse tutuklanacak
'Biz kanunlara uyarız'
Yaklaşım farkı ortaya çıktı
Gündem sokak hayvanları
Erdoğan'ın seferberlik yetkisi ne anlama geliyor?
Şahsi ihtiraslar için kullanılırsa...
TCMB faiz kararını açıkladı
Merkez Bankası faizi değiştirmedi
Orman yangını mevsimi geldi
Hava filosu ne durumda?

Planlı göç devam ediyor

Tekirdağ'ın Saray ve Marmaraereğlisi ilçelerinde jandarma ekiplerince yapılan uygulamalarda, 51 kaçak göçmen göçmen yakalandı
24.05.2024 10:29:00
İhlas Haber Ajansı
Planlı göç devam ediyor
Planlı göç devam ediyor
Tekirdağ'ın Saray ve Marmaraereğlisi ilçelerinde jandarma ekiplerince yapılan uygulamalarda, 51 kaçak göçmen göçmen yakalandı.

Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Saray ve Marmaraereğlisi ilçelerinde kaçak göçmenlere yönelik uygulama gerçekleştirdi.

Saray ilçesi Safaalan Mahallesi'nde ekipler, durdurduğu şüpheli bir minibüste arama yaptı. Aramalarda Afganistan ve Pakistan uyruklu 18 kaçak göçmen yakalandı. Uygulamadan kaçan araç sürücüsünün yakalanması için ise çalışma başlatıldı.

Marmaraereğlisi ilçesi Sultanköy Mahallesi'nde de yapılan uygulamada bir kamyonette Afganistan uyruklu 33 kaçak göçmen yakalandı. Kamyonet sürücüsü M.K. ise gözaltına alındı.
Kaçak göçmenler, işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi.

33 askerin şehit edildiği olayda kabul edilemez detay

33 askerin şehit edildiği olayda gazi olan Erkan Omay: "Silahlı koruma yoktu, bizde de silah yoktu"
24.05.2024 10:25:00
İhlas Haber Ajansı
33 askerin şehit edildiği olayda kabul edilemez detay
33 askerin şehit edildiği olayda kabul edilemez detay
Bingöl'de 24 Mayıs 1993'te bölücü terör örgütü tarafından 33 askerin şehit edildiği olaydan sağ kurtulan Erkan Omay, olayın 31. yıl dönümünde o gün yaşadıklarını anlattı. Otobüste silahlı koruma olmadığını, kendilerinde de silah olmadığını ve şoförün gereksiz yere molalar verdiğini belirten Omay, "31. yılımızda 33 şehidimizi rahmetle anıyorum. Ülkemiz için de çok acı bir olaydı. Yıl dönümü, insan üzülüyor. Gencecik ve pırıl pırıl insanlar. O gün de Kurban Bayramı'na yakın bir gündü. Kurbanın çocukları olarak tarihe geçtik" dedi.

24 Mayıs 1993'te acemi birliklerini tamamlayan ve Malatya'daki toplanma merkezine geçerek usta birliklerine gitmek üzere yola çıkan sivil ve silahsız 33 er, Bingöl-Elazığ Karayolu'nda bölücü terör örgütü PKK'lı teröristler tarafından pusuya düşürülüp şehit edilmişti. Aradan geçen 31 yıla rağmen 33 şehidin yüreklerdeki acısı hala yerini korurken, olayda PKK'lı teröristlerin elinden kurtulan Erkan Omay yaşadıklarını anlattı.

"Bizi durduran PKK'lıların geleceğimizden haberi vardı"



Konvoyun silahsız, korumasız ve teçhizatsız bir şekilde yola çıkarılmasının büyük zayiata neden olduğunu kaydeden Omay, "Acemi birliğinden çıktık, usta birliğine giderken Malatya bizim toplanma bölgemizdi. Malatya'da bizi iki otobüse bindirdiler. Ben ikinci otobüsteydim. Yolda koruma, silah, hiçbir şey yoktu. 'Neden arabada koruma yok, silah yok' diye sorduk. 1993 yılı terör bakımından çok sıkıntılı bir dönemdi. Bize 'Yolda sizi koruma alacak, asker eşlik edecek' denildi. Fakat yolda kesinlikle bir asker ve polis görmedik. Otobüs 3-4 defa lüzumsuz molalar verdi. Biz 3-4 saatlik yolu 6-7 saatte gittik.

Birinci otobüs kesilen yolda pusuya düştü. Şoföre, 'PKK yol kesmiş' dedim. 'Onlar PKK değil, nevruz kutluyorlar' diyerek aracı kalabalığın içerisine sürdü. Biz de pusuya düştük. Sonrasında araçtan inerken 'Bunların hepsi asker' dedi. Bizi durduran PKK'lıların bizim geleceğimizden haberi varmış. Zaten silahların namluları hep aşağıya bakıyordu. Hakikaten olmayacak bir şeydi. Konvoyumuzun silahsız, teçhizatsız gönderilmesi büyük bir zayiata neden oldu. Halbuki iki araçta da birer tane silah olsa yine bu kadar çok kayıp vermezdik" dedi.

Arkadaşının yanına geçti, hayatta kaldı

Araçtan indirilmelerinin ardından bölücü terör örgütü mensuplarınca üç ayrı gruba ayrıldıklarını anlatan Omay, "Gece bizi üç gruba ayırarak sıraya dizdiler. Ben de en öndeydim. Benimle birlikte gelen devremin yanına geçeyim dedim. Allah tarafından o an öyle hissettim ve arkadaşımın yanına geçtim. Sonrasında en başta yer alan 6 kişiyi aldılar ve o arkadaşlarımızı kurşuna dizdiler. Bizi ise ellerinde tutmalarının nedeni helikopter taramasın, F-16 bombalamasın, kendilerine mermi gelmesin diye bizi hep açık alana bıraktılar. Olayı devlete yıkmak istediler ama bizim hayatta kalmamız ve bunları anlatmamız planlarını suya düşürdü" şeklinde konuştu.

Çatışmalar sonrasında uygun bir vakit bularak bir grup arkadaşıyla kaçma fırsatı elde ettiklerini kaydeden Omay, "Serbest kaldığımız vakit değneğe mendil bağladım. Cebimde duran mendili değneğe bağladıktan sonra askeriyenin üzerine gittim. Tarandık sonrasında, kafamın üzerinden izli mermi geçti. Oradaki bir taşa sığındım. Allah tarafından şartlar sanki benim için var gibiydi. Öldürmeyen Allah öldürmüyor. Biraz daha ilerlediğimde mavi bereli komandolarımızı gördüm. Tüm silahlar benim üzerime doğrultulmuştu. Tabii ben ağlıyorum. Geldiler, kimlik sordular, aradılar. Sonrasında komutan bana sarıldı. Geride rehineler olduğunu söyledim, gidip arkadaşları da aldık geldik. Böyle bir badire atlattık, Allah kimsenin başına vermesin" dedi.

Kurtulduğu anda aklına ilk olarak annesinin geldiğini anımsadığını belirten Omay, "İlk kaçmayı düşünürken, 'Ölmesine öleceğim ama annem ne düşünecek, ailem ne düşünecek' diye düşünüyordum. Kurtulduktan sonra emin olun evin telefonuna kadar unuttum. Nasıl bir durumdan çıktıysak kendimizde değildik. Daha sonrasında usta birliğine gönüllü olarak gittim. Görevimizi yaptık, hatta fazlasını da yaptık. Ben hırsla gittim. Yeni gençlerimiz terörün ne olduğunu bilmiyorlar. Terörü bizler anlatsın, bizlere sorsunlar. Ben elimden geldiğince gençliğe bunları anlatmaya çalışıyorum. Özellikle terör konumunda. Ben ülkemle ve vatanımla gurur duyuyorum. Bugün bir savaş, çatışma olsa her daim giderim. Biz dün askerdik, bugün askeriz, yarın da askeriz" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Naci Görür: Binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın

Güngören, Bahçelievler ve Bağcılar çevresinde havadan çekilen görüntüler ile betona boğulan şehrin adeta tablosu ortaya çıktı. Açık ve yeşil alanların hiç olmadığı görüntüleri yorumlayan Yer Bilimci ve Deprem Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, çözümün 'yıkım' olduğunu söyledi.
24.05.2024 09:34:00 / Güncelleme: 24.05.2024 09:40:38
İhlas Haber Ajansı
Prof. Dr. Naci Görür: Binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın
Prof. Dr. Naci Görür: Binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın
Betona boğulan İstanbul'un havadan çekilen görüntülerini yorumlayan Yer Bilimci ve Deprem Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, 'İlçenin belediye başkanı, insanlarımız ölmesin diye önce yapı stokunu deprem dirençli mi, değil mi araştıracak. Bu araştırma sırasında deprem dirençli olmayanları ise ya yıkacak ya da güçlendirecek. Bunu belirledikten sonra yapılacak iş, insanları ölüme terk etmek olmayacağına göre, binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın. Kentsel dönüşüm binayı sadece yenilemek değil, planlamaktır. Kente zarar veren bütün bileşenleri deprem dirençli yapmaktır' dedi.



Güngören, Bahçelievler ve Bağcılar çevresinde havadan çekilen görüntüler ile betona boğulan şehrin adeta tablosu ortaya çıktı.

Açık ve yeşil alanların hiç olmadığı görüntüleri yorumlayan Yer Bilimci ve Deprem Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, 'O kentte veya o ilçede bina yoğunluğu ne kadar fazlaysa yıkım, ona bağlı olarak ölüm ve maddi zarar olma ihtimali o kadar fazla olur. Bu duruma izin veren ve onu öyle kabul eden anlayışta da bir yanlışlık var. İşin başında zaten öyle bir kent, öyle bir planlama zaten olmazdı. Ama olmuş, böyle bir hata yapılmış. Şimdi ne yapacağız diyorsanız; o ilçenin belediye başkanı, insanlarımız ölmesin diye önce yapı stokunu deprem dirençli mi, değil mi araştıracak. Bu araştırma sırasında deprem dirençli olmayanları ise ya yıkacak ya da güçlendirecek. Bunu belirledikten sonra yapılacak iş, insanları ölüme terk etmek olmayacağına göre, binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın. Ona göre de bir yasa çıkaracaksın. Bunun başka yolu yok. Yıktığın yerde de aynı şekilde, ev yapayım derseniz yanlış yaparsınız. Kentsel dönüşüm binayı sadece yenilemek değil, planlamaktır. Kente zarar veren bütün bileşenleri deprem dirençli yapmaktır. Yapılacak şey, anlattığım gibi 6 bileşen üzerinde duracaksın. Çok yoğun bir bölgede, dönüşüm alanı yapacaksın. Dönüşüm alanında 10 bin ev yaptıysan, o kentin içinde 10 bin problemli evi yıkacaksın. Orayı ferahlatacaksın. Yeşil alana, parka dönüştüreceksin. Ve oradan çıkacak insanlara da 'senin evin bu' diyeceksin. O zaman halk da memnun olur. Halka tepeden bakarsan, uzak yerlere gönderirsen, halk onu istemez. İlçenin içerisinde güzel bir yerde usulüne uygun, 'mis gibi deprem dirençli evler' yaparsanız, o bölgeleri de yıkıp yeşil alana dönüştürürseniz kimse bir şey demez. En kötü durumda bile can güvenliği önemlidir. Kamu yararı önemlidir. Devlet şefkatli ve anlayışlı olmalıdır. Ne vatandaş rant peşinde koşmalı, ne de yönetimler rant peşinde olmamalıdır' ifadelerini kullandı.

Bakan Yerlikaya: Son 11 ayda FETÖ'den bin 518 kişi tutuklandı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 18 ilde FETÖ 'ye yönelik düzenlenen 'Kıskaç-17' operasyonlarında 45 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Son 11 ayda FETÖ'ye yönelik düzenlenen 5 bin 191 operasyonda 8 bin 153 şüpheli yakalanırken bunlardan bin 518'i tutuklandı.
24.05.2024 08:10:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Yerlikaya: Son 11 ayda FETÖ'den bin 518 kişi tutuklandı
Bakan Yerlikaya: Son 11 ayda FETÖ'den bin 518 kişi tutuklandı
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın paylaştığı bilgilere göre, Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı ve İstihbarat Başkanlığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlükleri TEM Şube Müdürlüklerince; Adana, Adıyaman, Ardahan, Erzurum, Eskişehir, Denizli, Gaziantep, Isparta, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Kütahya, Manisa, Mersin, Sakarya, Samsun, Trabzon ve Yalova olmak üzere 18 ilde FETÖ'ye yönelik 'Kıskaç-17' operasyonları düzenlendi.


Düzenlenen operasyonlar sonucu 45 şüpheli yakalanırken şüphelilerin, örgütün sözde 'Emniyet Mahrem Yapılanması ve Güncel Yapılanması' içerisinde faaliyette bulundukları, örgütün kripto haberleşme programı 'ByLock' kullanıcısı oldukları, ankesörlü telefonlarla iletişim kurdukları ve ifade ve teşhislerde adlarının geçtiği, FETÖ soruşturmaları kapsamında haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı bulunduğu tespit edildi.

Operasyonlar sonucu çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konuldu.

11 ayda 5 bin 191 operasyon

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 'FETÖ'cülere göz açtırmayacağız. Güvenlik güçlerimizin üstün gayretleriyle milletimizin huzuru, birlik ve beraberliği için mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz' ifadelerini kullandığı paylaşımda 1 Haziran 2023 - 15 Mayıs 2024 tarihleri arasında (son 11 ayda) FETÖ'ye yönelik; 5 bin 191 operasyon düzenlendiğini ekledi. Düzenlenen operasyonlarda 8 bin 153 şüpheli yakalanırken bunlardan bin 518'i tutuklandı. Bin 751 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.