HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 01 TEMMUZ 2022, CUMA

İmam Hüseyin halkı Muaviye ve Ümeyyeoğulları’na karşı uyardı

İmam Hüseyin (a.s.) Medine’de kaldığı süre içinde çeşitli mektuplar ile Muaviye’nin yanlışlarını ona göstermiş ve ona karşı ikaz vazifesini yerine getirmiştir
13.04.2022 23:38:00
İmam Hüseyin halkı Muaviye ve Ümeyyeoğulları’na karşı uyardı
İmam Hüseyin halkı Muaviye ve Ümeyyeoğulları’na karşı uyardı
İmam Hüseyin (a.s.) Medine'de kaldığı süre içinde çeşitli mektuplar ile Muaviye'nin yanlışlarını ona göstermiş ve ona karşı ikaz vazifesini yerine getirmiştir.

Ancak Muaviye bunlardan hiç ders almadığı gibi, halifelik makamının Ümeyyeoğulları'nın elinden çıkmaması için ölmeden oğlu Yezid'e biat almaya başlamıştır. 

Yezid'in halife olması ise İslam tarihinin en korkunç olaylarındandır. İmam Hüseyin (a.s.) Muaviye'nin Yezid adına biat aldığı bu dönemde artık halka karşı açık ikazlara başlamıştır.

Bu ikaz için hac zamanını tercih etmiş, binlerce Müslümanın aynı anda bulunduğu Mekke'de ümmete seslenmiştir.

"Süleym b. Kays rivayet etmektedir:

Muaviye'nin ölümünden bir sene önce Hüseyin b. Ali (a.s.) Abdullah b. Abbas ve Abdullah b. Câfer hacca gittiler.

Hüseyin (a.s.) Haşimoğulları'nı, onların kadınlarını, kölelerini ve Ensar'dan kendisinin ve ailesinin tanıdığı kişileri biraraya topladı. Sonra bazı kişileri elçi olarak görevlendirdi ve onlara şöyle dedi:

"Bu sene Peygamberin (s.a.v.) ashabından hacca gelen ve sâlih amelleri ve ibadetleri ile bilinen herkesi toplantıya çağırın."

Böylece Mina'da yedi yüz kişiden fazla adam toplandı. Çardakların altında oturdular. Büyük çoğunluğu tabiindendi. Peygamberin (s.a.v.) ashabından da iki yüz kadar kişi vardı. Hüseyin (a.s.) konuşmak için ayağa kalktı. Önce Allah'a hamd ü sena etti. Sonra şöyle dedi:

"Hiç kuşkusuz bu tağut –Muaviye'yi kasdediyor- bize ve sevenlerimize sizin bizzat gördüğünüz, bildiğiniz ve şahit olduğunuz muameleleri revâ gördü.

Size bir şey soracağım. Eğer doğruysa beni doğrulayın; şayet yalansa beni yalanlayın. Söylediklerimi dinleyin ama sözlerimi gizleyin. Sonra şehirlerinize dönün, kabilelerinize gidin. Güvendiğiniz, bel bağladığınız insanlara gidin, bildiğiniz şeye onları davet edin.

Çünkü ben bu hakkın yeryüzünden silinmesinden ve ortadan kalkmasından korkuyorum. Ama kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır."

İmam, konuşmasında Resulüllah (s.a.v.)'in, babası, kardeşi, annesi, kendisi ve Ehl-i Beyt ile ilgili bütün sözlerini de rivayet etmektedir.

Bunları aktardığı her seferinde orada bulunanlar, "Evet, vallahi bunları işittik ve şahit olduk" diyorlardı.

İmam dedi ki: "Sizi Allah adına yemine veriyorum, Ali b. Ebu Tâlib'in Resulüllah (s.a.v.)'in kardeşi olduğunu, Resulüllah (s.a.v.)'in ashabı arasında kardeşlik akdini gerçekleştirirken Ali (a.s.)'a, "Dünyada ve ahirette sen Benim kardeşimsin, Ben de senin kardeşinim" dediğini biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Sizi yemine veriyorum, Resulüllah (s.a.v.)'in  mescidinin ve evlerinin yerini satın aldıktan sonra  mescidini bina ettiğini, orada on ev yaptığını, dokuzunu kendisine, tam ortalarına düşen onuncu evi de babama verdiğini, babamın kapısından başka mescide açılan bütün kapıları kapattığını bilmiyor musunuz?

"Ben, sizin kapılarınızı kapatmış, onun kapısını açık bırakmış değilim. Fakat Allah, sizin kapılarınızı kapatmamı ve onun kapısını açık bırakmamı emretti."

Sonra babamdan başka kimsenin mescidde uyumasına izin vermediğini, evinin Resulüllah (s.a.v.)'in evinin içinde olduğunu, orada Resulüllah (s.a.v.) ve onun için çocuklar dünyaya geldiğini biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Ömer b. Hattab'ın evinden mescide açılan gözünün büyüklüğünde bir baca yeri yapmak istediğini ve Resulüllah (s.a.v.)'in buna izin vermediğini;

"Allah bana temiz bir mescid bina etmemi, orada benden, kardeşimden ve onun çocuklarından başka kimsenin oturmamasını emretti" dediğini biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki, biliyoruz" dediler.

"Allah adına size yemine veriyorum, Resulüllah (s.a.v.)'in Necran hıristiyanlarını temsilen gelen heyeti mübahaleye  davet ettiği zaman, sadece babamı, eşini ve iki oğlunu götürdüğünü biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Sizi, Allah adına yemine veriyorum, Resulüllah (s.a.v.)'in Hayber günü sancağı ona verirken, "Bu sancağı öyle bir adama veriyorum ki, Allah ve Resulü (s.a.v.) onu seviyor, o da Allah ve Resulü'nü (s.a.v.) seviyor, döne döne savaşır; asla savaş meydanından kaçmaz; Allah fethi onun eliyle gerçekleştirir" dediğini biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Resulüllah (s.a.v.)'in Tevbe Sûresi'ni tebliğ etmek için onu gönderdiğini ve, "Benim adıma ancak Ben ya da Benden olan bir adam tebliğde bulunabilir" dediğini biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Resulüllah (s.a.v.) ona güvendiği için karşılaştığı her zorluğa karşı koymak için onu gönderdiğini, onu asla ismiyle çağırmadığını, sürekli ona "ey kardeşim" diye hitap ettiğini biliyor musunuz?"

"Evet Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Resulüllah (s.a.v.)'in onun, Câfer'in ve Zeyd'in arasında hüküm verdikten sonra, "Ey Ali! Sen Bendensin, Ben de sendenim; sen Benden sonra bütün mü'minlerin velisisin" dediğini biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki, biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Her gün Resulüllah (s.a.v.) ile belirli bir süre yalnız kaldığını, her gece Resulüllah (s.a.v.)'in yanına vardığını, Resulüllah (s.a.v.)'e sorduğu zaman cevap verdiğini, sustuğunda Resulüllah (s.a.v.)'in onu konuşturduğunu biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Resulüllah (s.a.v.)'in Fatıma (a.s.)'a, "Seni Ehl-i Beyt'imin en hayırlısı, İslam'ı ilk önce kabul edeni, ağır başlılık bakımından en büyüğü ve ilmi en çok olanıyla evlendireceğim" diyerek onu Câfer'den ve Hamza'dan üstün tuttuğunu biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Resulüllah'ın (s.a.v.), "Ben Ademoğullarının efendisiyim. Ali Arapların efendisidir. Fatıma cennet kadınlarının efendisidir. Oğullarım Hasan ve Hüseyin de cennet gençlerinin efendisidirler" dediğini biliyor musunuz?"

"Evet, Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Dedi ki: "Resulüllah (s.a.v.)'in yaptığı son konuşmasında, "Ey insanlar! Ben, size iki ağır ve değerli emanet bırakıyorum; biri Allah'ın Kitabı, diğeri ise Ehl-i Beyt'imdir.  Bunlara sarıldığınız sürece sapmazsınız" dediğini biliyor musunuz?

"Evet, Allah şahittir ki biliyoruz" dediler.

Yüce Allah'ın özel olarak Ali b. Ebi Tâlib ve Ehl-i Beyt'i hakkında indirdiği ve Resulü'nün (s.a.v.) dilinden bildirdiği hiçbir şeyi bırakmadı, hepsini hatırlatarak onları yemine verdi.

Orada bulunan sahabiler: "Evet, Allah şahittir ki, bunları duyduk" diyorlardı.

Tabiin olan kimseler de, "Allah şahittir ki, güvendiğimiz falan ve falan bunları bize anlattı" diyorlardı.

Sonra onları şu hadis hakkında yemine verdi:

"Resulüllah (s.a.v.)'in, "Beni sevdiğini iddia edip de Ali'ye buğzeden kimse yalan söylüyor. Ali'ye buğzeden kimse beni sevmiyor" dediğini ve birinin de, "Ya Resulüllah, bu nasıl olur?" diye sorduğunda, "Çünkü Ali, Bendendir, Ben de Ali'denim. Kim onu severse, Beni sevmiştir. Beni seven de Allah ı sevmiştir. Kim ona buğzederse, Bana buğzetmiştir. Bana buğzeden de Allah'a buğzetmiştir" diye buyurduğunu biliyor musunuz?"

Oradakiler, "Allah şahittir ki, bu hadisi duyduk" dediler. Bu konuşmaları dinledikten sonra dağılıp gittiler."

Netice olarak, İmam Hüseyin (a.s.) ağabeyinin şehadetinden sonra geçen 10 yıl daha Muaviye'nin halifeliğine ve icraatlarına sabretti.

Miladî 670 yılından M. 680 yılına kadarki bu dönemde ona karşı kıyam etmemiştir. Sadece halkı yönetime karşı ayıktırmakla ilgilenmiştir. Ta ki, Muaviye, yerini Yezid'e bırakana kadar…   (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hüseyin eserinden)

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

13.04.2021, 13.04.2020, 13.04.2019, 13.04.2018, 13.04.2017, 13.04.2016, 13.04.2015, 13.04.2014, 13.04.2013, 13.04.2012, 13.04.2011, 13.04.2010, 13.04.2009, 13.04.2008, 13.04.2007, 13.04.2006, 13.04.2005, 13.04.2004, 13.04.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.