logo
02 NİSAN 2026

Kıbrıs Barış Harekatı'nın yaşayan kahramanı o günleri gözyaşları içerisinde anlattı

Kıbrıs'ta Türklerin uğradığı katliamları ve zulmü durdurmak amacıyla düzenlenen Kıbrıs Barış Harekatı'nın üzerinden 51 yıl geçti. Harekatın yaşayan kahramanlarından Kıbrıs Gazisi Mahmut Emirmahmutoğlu, Rumlar tarafından 200 mermi ile vurulan ve bir askerin şehit düştüğü askeri ambulans, bir kilise bahçesindeki panoya çizilen Enosis haritası ve benzeri olayları fotoğraf çekerek adeta tarihe not düştü. Emirmahmutoğlu, günümüzde hala hafızalarda tazeliğini koruyan o zulmü ve harekatta yaşananları İhlas Haber Ajansı'na gözyaşları içerisinde anlattı.

18.07.2025 10:37:00
İhlas Haber Ajansı
Kıbrıs Barış Harekatı'nın yaşayan kahramanı o günleri gözyaşları içerisinde anlattı
Kıbrıs Barış Harekatı'nın yaşayan kahramanı o günleri gözyaşları içerisinde anlattı
20 Temmuz 1974'te, Başbakan Bülent Ecevit'in emriyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'ta Rumlar tarafından zulme uğrayan Türkleri kurtarmak amacıyla düzenlediği Kıbrıs Barış Harekatı'nın üzerinden 51 yıl geçti.



Üzerinden yıllar geçse de Kıbrıs Türklerinin uğradığı katliamlar ve yaşanan zulüm hala hafızalarda yerini koruyor. Harekat esnasında 28 yaşında olan ve harekata sıhhiye taburu ambulans bölük komutanı olarak katılan, harekatın yaşayan kahramanlarından Mahmut Emirmahmutoğlu da o günleri dün gibi hatırlıyor. Harekat sırasında cephede fotoğraf makinesiyle bazı anları ölümsüzleştiren ve bu fotoğrafları çeşitli müzelere bağışlayan, cepheden eşine elden gönderdiği resmi damgasız mektubu 'dünyada savaş sahasından elden gönderilen ilk ve tek mektup örneği' olarak tescillendiren Emirmahmutoğlu, harekat günlerini ve Kıbrıslı Türklerin yaşadığı zulmü gözyaşları içerisinde İhlas Haber Ajansı'na anlattı.




Askerliğini eczacı yedek subay olarak yapan ve harekat için sıhhiye taburu ambulans bölük komutanı olarak görevlendirilen Mahmut Emirmahmutoğlu, kışlada alarm verildiğini ve ardından konvoylar halinde yola çıktıklarını, çıkarma gemilerine bindirildikten sonra Kıbrıs'a hareket ettiklerini belirtti.



"Rumlar çıkarmayı çok daha değişik yerlerden bekliyorlardı"
Hava indirme tugayına bağlı yaklaşık 70 helikopterin Beşparmak Dağları'nın arka tarafına çıkarma yaptığını, daha sonra da kendilerinin denizden çıkarma yaptıklarını ifade eden Emirmahmutoğlu, "Saat 9'da bir hücumbot geldi. Gemi numaralarını anons ederek ileri çıkmamızı sağladılar. Ama burası Rumların beklediği yer değildi. Rumlar çıkarmayı çok daha değişik yerlerden bekliyorlardı. Mesela bir plaj vardır, oraya isterseniz 150 tane çıkarma gemisi yanaştırabilirsiniz. Oradan bekliyorlardı, ya da onlara benzer yerlerden bekliyorlardı. Bu çıktığımız yer daracık, küçücük bir plajdı. Hatta çıktığımızda plajda güneşlenen bir sürü insan vardı. Onlar da bizi görünce şaşırdılar" dedi.



"Atılan havanların ve mermilerin çoğu iki gemi arasındaki boşluklara geliyordu"
Üzerlerinden yağmur gibi mermi geçtiğini ve sürekli havan atışlarına maruz kaldıklarını, fakat gemilerinin vurulmadığını belirten Emirmahmutoğlu, "Üç gemi yanaşabiliyordu yaklaşık 20 metre aralıklarla. Bu gemilerden biri yukarıdan ateş alsa havaya uçardı. O gemiler havaya uçtuğu zaman da çıkarma mümkün olmazdı. Allah yardım etti. Hem bizim ordumuzun, askerimizin, uçaklarımızın başarısı, hem de Allah'tan gelen şansımız vardı. Atılan havanların ve mermilerin çoğu iki gemi arasındaki boşluklara geliyordu. Arkaya gidiyor, öne gidiyor ama bir tanesi de gemilerden birine isabet etmedi. Yoksa facia olurdu. Sahayı bilmiyorsunuz, haritayı bilmiyorsunuz. Her yerde tuzaklar var, her yerde militanlar var. Onlar birçok yerde tuzaklar açmışlar. Mevziler kazmışlar. Örneğin evlerin önünde tuzaklar var. Bunların arasından geçiyorsunuz" dedi.



"Ambulanslarımdan birisi delik deşik edildi"
Mahmut Emirmahmutoğlu ayrıca cephede kendi komuta sahasında olan bir ambulansa Rum güçleri tarafından uluslararası anlaşmaları umursamaksızın ateş açıldığını, ambulansta 200'den fazla uçaksavar mermisinin isabet ettiğini belirtti. Bu saldırıda Sıhhiyeci Er Tevfik Uğur şehit düştü.

Emirmahmutoğlu, "Akşam üzeri ambulanslarımdan birisi delik deşik edildi. Birinci günün akşamıydı. Burada Tevfik Uğur adlı bir erim şehit oldu. Allah rahmet eylesin. Bu aslında uluslararası anlaşmalara aykırı bir şey. Sağlıkçılara ateş edilmez. Ve bu Rumların yaptığı vahşeti gösteriyor. Bizim ambulanslarımıza ve sağlıkçılarımıza hepsine ateş ettiler. Bunların hepsini fotoğrafladım. Orada aşağı yukarı 82 tane şehit verdik, Girne Şehitliği'nde" şeklinde konuştu.



"Kahvaltıları hazır olan evler gördüm"
Rumların Girne'yi terk ettiğini belirten Emirmahmutoğlu, "Gittik bir eve girdik. Rumlar evleri terk etmişti zaten. Girne'yi bırakmışlardı. Orada tek bir sivil yoktu. Hepsi daha uzaklara, emniyetli bölgelere kaçmışlardı ilk gün. Hatta kahvaltıları hazır olan evler gördüm. Kahvaltı yapmadan çıkmışlardı. Otomobillerini bırakanlar vardı. Aslında hükümet orada kalmamızı istemiyordu. Çünkü çok az bir yer elde etmiştik ve hem askeri bakımdan hem de orada yaşayan Türklerin güvenliği açısından yayılmamız gerekiyordu. Tabii ilk başlarda destekleniyormuşuz gibi geldi ama sonradan rahatlayınca Rumlar bize karşı bütün dünyayı yanlarına aldılar. 8 Ağustos'ta ara bir harekat daha yapıldı. Ondan çoğunun haberi bile yoktur. 8 Ağustos'ta Lapta Karava dediğimiz, şu anda sanırım adı Alsancak olan yerdeki ovayı da aldık. Sonra Cenevre'deki anlaşmalar, konuşmalar, müzakereler netice vermeyince 14 Ağustos'ta ikinci harekat başladı. Ama ikinci harekat, birinci harekat kadar zorlu olmadı çünkü birincisinde çok zor şartlarda çıktık. Bilmediğimiz bir araziye çıktık. Karşıdaki düşmanın ne olduğunu bilmiyorsun. Ama ikinci harekatta sahalar temizlendiği için, kıyı başı tutulduğu için daha rahat çıkma imkanı oldu. Ve aşağı yukarı 30 bin küsur askere erişildi" ifadelerinde bulundu.

"Benden yaşlı insanlar benim elimi öpmeye çalıştılar"
Kıbrıs'a gittiklerinde Kıbrıs Türklerinin yaşadıkları zulme tanık olduklarını ve kendilerini gören Kıbrıs Türklerinin gözyaşları içinde Türk askerlerinin elini öpmeye çalıştığını gözyaşları içerisinde ifade eden Emirmahmutoğlu, "Nerede bir villa, nerede lüks bir ev varsa Rumlarındı. Ama eğer bir köpeğin bile yaşamayacağı bir yer varsa orada bilin ki Türk yaşıyordu. Hatta benden yaşlı insanlar benim elimi öpmeye çalıştılar. Ben ağladım, çok ağladım. Şu anda da hatırladıkça ağlıyorum. Elimizi öpmeye çalıştılar, yalnız benim değil, orada gördükleri bütün askerlerin elini öpmeye çalıştılar. Çünkü çok büyük zulüm çekmişler. İkinci harekat bittikten sonra Gazimağusa'ya yakın yerlerde toplu mezarlar bulundu. Kaçarken, Muratağa, Atlılar ve Sandallar'da toplu mezarlar bulundu. Çoluk çocuk demeden öldürmüşler kaçarken. Bunları görünce dayanmak mümkün değil. Hatta Rumların 'Bekledim de gelmedin" diye bir şarkısı vardı. Türklerle alay ediyorlardı. Ara sıra onu çalarlarmış. Cumhurbaşkanı'nın 'Bir gece ansızın gelebiliriz' dediği gibi biz de bir gece ansızın geldik. 'Bekledim de gelmedin' olmadı yani. Türkleri beklediler ama, yıllarca beklediler. Ama sonuç güzel oldu" şeklinde konuştu.

Cephedeki hayatı fotoğraf makinesiyle ölümsüzleştirdi
Fotoğrafçılığa ve pul koleksiyonculuğuna ilgisi olan Mahmut Emirmahmutoğlu iki harekat arasında aldığı izinde fotoğraf makinesini yanına alarak cepheye geri döndü. Emirmahmutoğlu cephede askerlerin yaşamlarından anları ve bulundukları yerlerdeki durumu fotoğraflayarak ölümsüzleştirdi. Rumlar tarafından ateş açılarak delik deşik edilen ve bir sıhhiyeci erin şehit düştüğü ambulansın fotoğrafını çeken Emirmahmutoğlu, Rumların sebep olduğu vahşetin tarihi bir kanıtını bu fotoğraf ile ortaya koymuş oldu. Günümüzde aslı Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı'nda sergilenen fotoğrafın kopyaları ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki bazı müzelerde sergileniyor.

Kilise panosundaki Enosis haritası
Mahmut Emirmahmutoğlu'nun çektiği fotoğraflar arasında, Rumların Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama hedefini anlatan Enosis haritası fotoğrafı da yer alıyor. Lapta ile Alsancak arasında yer alan bir kilise bahçesindeki panoya çizilen haritada, tarihi değişimlerine göre farklı renklendirilmiş Yunanistan haritası ve renklerin karşısına yazılan tarihler yer alıyor. Kıbrıs'ın beyaz renkte resmedildiği haritada beyaz rengin karşısında tarih yerine soru işaretleri yer alıyor. 1974 yılında fotoğrafladığı bu haritanın birkaç hafta sonra beyaz boyayla boyanarak kapatıldığını belirten Emirmahmutoğlu, fotoğrafın Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki çeşitli müzelerde sergilendiğini ifade etti.

Emirmahmutoğlu ayrıca cepheden dönerken hatıra amacıyla yanında getirdiği askeri araç gereçleri, havan ve top mermilerini, kendisine takdim edilen beratları ve madalyaları da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki askeri müzelerde sergilenmesi amacıyla teslim ettiğini belirtti.

Cephede çektiği fotoğraflardan bahseden Emirmahmutoğlu, "Bazı fotoğraflar çektim ki, Türkiye'de o güne kadar hiçbir medyada, basında, herhangi bir yerde yer almamış fotoğraflar. Benim gönderdiğim mektupları eşim sağ olsun saklamış. Onun gönderdiği mektupları da ben sakladım. Zaman içerisinde bunlar aşırı derecede kıymetli şeyler oldular. Benim yedi- sekiz mektubum vardı. Temiz, özel damgalar basılmış mektuplar. Onlar, bugün Amerika'da olsa, tanesi 300 - 500 bin dolara gider. Bizde filatelizm pek bilinmediği için belki bin dolar eder. Ben bunları Güvenlik Kuvvetleri Müzesi'ne versin diye Ulvi Keser Bey'e teslim ettim.

Kıbrıs'tan getirdiğim Rum polis şapkası, bakır madenci şapkası, kask, mermiler, tank mermilerini, top mermilerini hediye ettim, Türkiye'den gönderdim. Madalyamı verdim, fotoğrafları verdim, Rahmetli Semih Sancar tarafından, ilk çıkanlara verilen beratımı da verdim. Şu anda hepsi Güvenlik Kuvvetleri Müzesi'ndedir" dedi.

"Bu dünya savaş tarihinde ilk ve tek örnektir"
Mahmut Emirmahmutoğlu, cepheye gözlem amacıyla gizlice giren bir Yeni Asır gazetesi muhabirine, eşine yazdığı resmi damgasız bir mektubu elden teslim ettiğini, muhabirin bu mektubu Mersin'de Emirmahmutoğlu'nun bir eczacı arkadaşına teslim ettiğini de belirtti. Mektubun daha sonra arkadaşından eşine verildiğini belirten Emirmahmutoğlu, bu mektubun resmi damgasız ya da pulsuz olmasına rağmen otoritelerce tartışmaya açtığını ve mektubun 'dünyada savaş sahasından elden gönderilen ilk ve tek mektup' olarak tescil ettirdiğini ifade etti.

Emirmahmutoğlu, "Hatta bir tane mektup vardı bunların içinde. Eşime yazdığım bir mektup. Bu dünya savaş tarihinde ilk ve tek örnektir. Savaş sahasına gönderilen bir mektuptur. O zamanlar Yeni Asır Gazetesi'nden bir muhabir askerlerin arasına gizlice giriyor. Bakıyor ki bütün birlikler Girne tarafına doğru gidiyor. Ama bir birlik var ki yerinde duruyor. 'Niye bunlar gitmiyor'' diye şaşırıyor ve yanımıza geliyor. Burasının ne olduğunu sorunca askerler 'Burası ambulans bölük komutanlığı' diyorlar. 'Komutanınızla görüşebilir miyim' deyince beni çağırdılar ve durumu anlattılar. 'Buyursun gelsin' dedim. 'Komutanım, kusura bakmayın. Ben gizlice geldim. Savaş sahasını gezmek istiyorum. Ardından dönen gemilerle geri dönmek istiyorum' dedi. 'Peki' dedim ve yanıma emniyetli olmak için birkaç asker daha alıp birlikte gezdik. Gitmek istediğinde 'Dur, gitme' deyip askerlerden acele kağıt kalem istedim. Birisi bir kâğıt getirdi, birisi kalem buldu. Ben de hemen eşime 'Sağlığım sıhhatim yerinde' şeklinde bir yazı yazdım. Bunu dörde katlayıp mektup şekline getirdim ve üstüne adres de yazdım. 'Bunu götürüp Mersin'e vereceksin' dedim. Gazeteci de 'Tamam vereceğim' dedi" şeklinde konuştu.

Gazetecinin daha sonra Mersin Limanı'na gittiğini 'Mahmut Teğmen'i tanıyan var mı'' şeklinde bağırarak mektubu teslim edeceği birini aradığını belirten Emirmahmutoğlu, "'Mahmut Teğmeni tanıyan var mı'' diye bağırırken, bir tanesi ortaya atlıyor ve tanıdığını söylüyor. O kişi de benim eczacı arkadaşım. 'Mektubu bana ver' deyip açıyor ve okuyor. Ardından postaneye gidip eşime bir telgraf çekiyor. Telgrafta 'Mahmut'tan şimdi haber aldım sağ ve salim. Gözün aydın' yazıyor. O mektup da şimdi müzede. Ben bu mektubu eksperlerle, otoritelerle tartışmaya açtım. Bu askeri mektup ama üzerinde pul veya damga yok. Ama benim varlığımdan dolayı mektup kabul edildi. Bu mektup, dünyada savaş sahasından elden gönderilen ilk ve tek mektuptur ve şu anda Güvenlik Kuvvetleri Müzesi'ndedir" dedi.

Fotoğrafçılığın yanı sıra pul koleksiyonculuğuna da merakı olan Emirmahmutoğlu, oluşturduğu pul koleksiyonlarıyla ulusal ve uluslararası sergilerde 40'tan fazla madalya aldı. 12 yıl boyunca Kadıköy Filatelistler Derneği başkanlığı yapan Emirmahmutoğlu, 2 yıl da Türkiye Filateli Dernekleri Federasyonu başkanlığı görevini üstlendi.

Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı

Bursa'da 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı

02.04.2026 13:50:00 / Güncelleme: 02.04.2026 14:49:49
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesinde 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Yangın bir saatlik çalışmayla söndürüldü. 

Alınan bilgiye göre, 11.15 sıralarında Millet Mahallesi'nde Andapark sitesinin 8.katındaki çatısında yangın çıktı. Çatı izolasyon tadilatı yapıldığı esnada çıkan yangın kısa sürede büyüdü.



Yangında mahsur kalan bir çatı ustası ile dumandan etkilenen başka bir çalışan için zamanla yarış başladı. Kendini dışarıya atan kişi çatının ucunda kurtarılmayı bekledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 40 metre merdivenli aracı mahsur kalan kişiyi kurtardı. Dumandan da etkilenen başka bir kişiye de 112 ekibi müdahale etti.

Polis ve itfaiye yangının kesin çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlattı.

Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

İstanbul'un Esenler ilçesinde bir adrese düzenlenen operasyonda 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro ve ekipmanlar ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı

01.04.2026 15:13:00 / Güncelleme: 01.04.2026 15:16:33
İHA
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler ilçesinde bir adreste sahte döviz basıldığının belirlenmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Kaçakçılık ve Mali Suçlarla Mücadele Soruşturma Bürosu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ve İstanbul MİT Bölge Başkanlığı koordinesinde belirlenen adrese operasyon düzenlendi.



3 şüpheli gözaltına alındı, milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

Ekipler tarafından 31 Mart günü adrese yapılan baskında, M.C.S., M.D. ve M.N.S. isimli 3 şüpheli gözaltına alındı.

Öte yandan ekipler tarafından adreste yapılan aramalarda ise, 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro, 1 adet kağıt kesme makinesi, 1 adet para kontrol cihazı, 1 adet para basma kalıp makinesi, 800 adet hologram, 2 adet para basımında kullanılan demir kalıp ile 18 adet para basımında kullanılan plastik kalıp ele geçirildi.



Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu'nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. 'tali' kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise 'asli' kusurlu bulundu

01.04.2026 13:31:00 / Güncelleme: 01.04.2026 13:35:01
İHA
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat'ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela'nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak'a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.'nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi.

İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu'nun sürücünün 'kör noktasında' kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi.

Küçük Ela 'asli kusurlu' bulundu

Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.'nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela'nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.'nin olayda 'tali kusurlu' olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu'nun ise 'asli kusurlu' olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

"Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım"

İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela'nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi.

Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu'nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.

Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü

Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

01.04.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Kıyı Gözetleme Aracı tarafından Yalıkavak açıklarında, içerisinde düzensiz göçmenler olduğu değerlendirilen süratli bir lastik botun Yunanistan'ın İleryöz Adası istikametinde ilerlediği tespit edildi.



Yapılan tespit üzerine bölgeye sevk edilen TCSG-302 tarafından içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen olduğu görülen bahse konu lastik bota dur ikazlarında bulunulurken, süratli bot ikazlara uymayarak ilerlemeye devam ederek, bölgedeki olumsuz deniz şartlarının etkisiyle su alarak battı.

Düzensiz göçmenlerin denize düştüğünün bildirilmesi üzerine bölgeye ilave 3 Sahil Güvenlik Botu ile arama kurtarma çalışmalarına hava desteği sağlanması maksadıyla İzmir'den 1 Sahil Güvenlik Helikopteri görevlendirildi. Olay yerine sevk edilen unsurlar tarafından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

İlk olarak 11 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan çalışmaların devamında ölü sayısı 19'a yükselirken, 20 düzensiz göçmenin sağ olarak kurtarıldığı öğrenildi.
Bölgede çalışmalar devam ediyor.

13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu

Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonda milyonluk araç vurgunu yapan çete çökertildi

01.04.2026 10:52:00
İhlas Haber Ajansı
13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu
13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu
Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, araçların şase bilgilerini değiştirerek yaklaşık 50 milyon TL'lik vurgun yaptığı belirlenen organize suç örgütü çökertildi, 13 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekiplerince oto "change" suçlarına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. Kazalı, yanmış ya da ağır hasarlı araçların şaselerini, yurtdışından kaçak yollarla getirilen veya yurtiçinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren ve bu yöntemle vatandaşları dolandıran organize suç örgütünün faaliyetleri deşifre edildi.



Şüphelilerin araçların kimlik bilgilerini değiştirerek adeta "yeni bir araç" gibi piyasaya sürdükleri belirlendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü'nce daha önce tırlara yönelik düzenlenen "Satır" operasyonunun ardından bu kez otomobillere yönelik "Satır 2" operasyonu hayata geçirildi. 31 Mart 2026 günü saat 06.00'da başlayan operasyon kapsamında 13 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlenerek 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin yurtdışından yasa dışı yollarla araç ve parçaları temin ettikleri, yurtiçinden araç çaldıkları, bu araçlara usulsüz şase monte ederek sahte plakalarla trafiğe çıkardıkları ve satış yoluyla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi.



Yürütülen çalışmalar neticesinde suç örgütünün yaklaşık 50 milyon TL'lik vurgun yaptığı belirlenirken, operasyon kapsamında 14 otomobile el konuldu. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda yurtdışından kaçak yollarla getirilen ve change işlemine hazır 3 araç, change işlemi gerçekleştirilmiş satışa hazır 2 araç, haciz yakalamalı 1 araç, yurtdışından kaçak yollarla getirilen 3 motor bloğu, change işleminde kullanılan kimyasallar, numaratör, şase numaraları ve tip etiketleri, çok sayıda ruhsat belgesi, sahte plakalar ile dijital materyaller ele geçirildi.

Gözaltına alınan 13 şüphelinin polisteki sorgulanmaları devam ediyor.

Yetkililer, ikinci el araç alım-satımında vatandaşların araçların şase ve motor numaraları ile ruhsat bilgilerinin uyumluluğunu mutlaka kontrol etmeleri ve ekspertiz yaptırmadan işlem gerçekleştirmemeleri gerektiğini vurguladı.

Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci ile diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

31.03.2026 16:37:00
Haber Merkezi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

9 şüpheli tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Yalım ile birlikte hakimliğe sevk edilen diğer şüpheliler Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.

Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.

Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğini ifade eden Çelik, "Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz" dedi

31.03.2026 16:32:00 / Güncelleme: 31.03.2026 16:35:11
İhlas Haber Ajansı
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz"

Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğine değinen Çelik, "Bununla birlikte bu sistemle birlikte çarşamba günü için batı bölgelerde yağış var. Bu yağışlar özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli şekilde görülecek. Perşembe, Cuma ve Cumartesi günü için ülkenin tamamında yağış var. Pazar günü de sadece en batı bölgelerde artık yağış azalıyor. Bu yüzden önümüzdeki 5 gün boyunca diyebilirim çarşamba günü batı bölgelerde ama Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü için ülkenin tamamında aralıklarla yağış bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Yağışlı sistemle beraber sıcaklıkların artacağını ifade eden Çelik, sıcaklıkların mevsim normalleri civarı ve yer yer birkaç derece üzerine çıkacağını ifade etti. Sıcaklarda önemli bir değişiklik beklemediklerini belirtti.

"Batı ve Güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında kuvvetli yağışlar göreceğiz"

Yağışlı sistemin özellikle batı ve güney bölgelerde etkili olacağını ifade eden Çelik, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

"Çarşamba günü için özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağışlar göreceğiz. Perşembe ve Cuma günü ise yine batı ve güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında yer yer kuvvetli yağışlar göreceğiz. Ülkenin tamamında yağışlar göreceğiz dedik. Bu yağışlar çoğunlukla yağmur ve sağanak yağış şeklinde ancak rakım özellikle 1500-1600 metrenin üzerinde olan yerlerde yine karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde görülebilir. Yani genellikle Karadeniz'in iç kesimlerinde rakım yüksek olan yerlerde bir de Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusunda yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlarını göreceğiz."

Sel ve su baskınlarına karşı vatandaşları uyaran Çelik, özellikle Çarşamba günü için Ege ve Batı Akdeniz bölgesinde ani sel ve su baskını ihtimali olduğunu, Perşembe ve Cuma günü ise Marmara'nın doğusu Ege, Akdeniz ve Batı Karadeniz'de kuvvetli yağışların görüleceğini belirtti.

"Üç Büyükşehrimiz için kuvvetli yağış bekliyoruz"

Üç Büyükşehir için beklenen hava durumuna ilişkin konuşan Çelik, "Önümüzdeki 3 gün yani Çarşamba, Perşembe ve Cuma günü için sağanak yağışı bekliyoruz. Ankara ve İstanbul'da en yüksek sıcaklıklar 16-17 derece civarında seriliyor. İzmir'de ise 17-19 derece bandında serilecek. İzmir'de özellikle Çarşamba ve Perşembe günü için gerçekleşecek sağanak yağışların yer yer kuvvetli olmasını bekliyoruz" dedi.

54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda düzenlenen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 54 milyon lira olan 60 kilogram esrar ele geçirildi. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul ve Tekirdağ'a uzanan operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı

31.03.2026 11:41:00 / Güncelleme: 31.03.2026 11:44:37
İHA
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yürüttükleri risk analizleri çerçevesinde şüpheli görülen bir tır aracını takibe aldı. 28 Mart 2026 tarihinde Kapıkule Gümrük Kapısı'na giriş yapan araç, x-ray taramasına sevk edildi. Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine arama hangarına alınan araçta, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla yapılan detaylı aramada, vakumlu poşetler içerisine gizlenmiş 31 kilo 422 gram esrar ele geçirildi.

Analiz çalışmalarını derinleştiren ekipler, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen ikinci bir tırı daha sistem üzerinden takibe aldı. Aynı gün yurda giriş yapan bu araçta yapılan aramada ise 28 kilo 714 gram esrar daha bulundu.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında operasyonun düğmesine basıldı. Uyuşturucu maddeyi teslim almak üzere Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bekleyen 2 organizatör yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın devamında, organizasyonu yönettiği belirlenen bir şüpheli ise İstanbul'da düzenlenen operasyonla yakalanarak Edirne'ye getirildi.

Başarıyla tamamlanan operasyonlar neticesinde toplam 60 kilogram uyuşturucu maddeye el konulurken, uyuşturucunun piyasa değerinin 54 milyon 122 bin 400 TL olduğu açıklandı. Operasyon kapsamında 2 tır ve 1 binek otomobil ile şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Olayla ilgili 5 şüphelinin gözaltındaki işlemleri sürerken, soruşturma Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde titizlikle devam ediyor.

Sapanca Gölü kurtuluyor


 
 
Sakarya'da son günlerde etkili olan sağanakla Sapanca Gölü'nün su seviyesi 4 günde 18 santimetre artış gösterdi.

31.03.2026 01:00:00
AA
Sapanca Gölü kurtuluyor
Sapanca Gölü kurtuluyor

Marmara Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından olan, Sakarya ve Kocaeli'nin su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan göldeki su seviyesi, kentte etkili olan yağışlar ve alternatif su kaynaklarıyla beslenmesi sonucu arttı. Su seviyesi 26 Mart'ta 29.08 metre olan göl, 4 günde etkisini gösteren sağanakla 18 santimetre artış göstererek 29.26 metre olarak ölçüldü.

Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince, sağanak öncesi hazırlık süreci gerçekleştirildiği ve yağış esnasında suların göle kayıpsız aktarılmasının sağlandığı vurgulandı. Bu çerçevede, kentte yağmur nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı çalışma yürütüldüğü bildirildi. Çalışmalar neticesinde yağmur sularının gölü besleyen kaynaklara eksiksiz şekilde iletilmesiyle Sapanca Gölü'nde 1 günde 4 milyon metreküplük artış yaşandığı kaydedildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.