logo
13 MART 2026


imam-ı Eşari

08.09.2005 00:00:00
Ehl-i sünnetin iki itikad imamından biridir. İsmi, Ali bin İsmail'dir. Künyesi, Ebu'l-Hasen'dir. 260 veya 266 (m. 879) senesinde Basra'da doğdu. 324 veya 330 (m. 941) da Bağdat'ta vefat etti. Basra kapısı ile Kerh arasındaki kabristana defnedildi. Soyu, Eshab-ı kiramdan büyük bir sahabeye dayanmakta olup, şeceresi şöyledir: Ali bin İsmail bin İshak bin Sâlim bin İsmail bin Abdullah bin Musa bin Bilal bin Ebi Bürde bin Ebu Müsel-Eşari'dir.



İmam-ı Eşari, üvey babası ile mutezile kelamcılarından olan Ebu Ali Cübbai'nin talebesi olduğundan, bu bozuk yol üzerine yetiştirilmişti. 40 yaşına kadar mutezile fırkasında bulundu. Bu fırkanın meşhurlarından oldu. 40 yaşından sonra, Ramazan-ı şerifte gördüğü rüyada Peygamber efendimizin emri üzerine, bu bozuk yoldan dönüp, ehli sünnet itikadına girdi.

Bu rüyasından sonra onbeş gün evinden çıkmadı. Meseleleri derinlemesine inceleyip, gözden geçirdi. Sonra Basra Camii'ne gidip, kürsüye çıktı. O sırada mutezile bozuk yolunun meşhur ve kuvvetli âlimlerinden sayılan ve böyle bilinen imam-ı Eşari, kürsüden cemaate şöyle hitab edip: "Ey insanlar! Çoktan beri size görünmez oldum. Dikkatle düşündüm. İnsafla inceledim. Yanımdaki delilleri gözden geçirdim. Tercih hususunda zorlandım. Sonunda Allahü teâlâdan beni hidayete, doğru yola kavuşturmasını istedim, dua ettim. Allahü teâlâ beni hidayete, doğru yola kavuşturdu. Mutezile yoluna ait itikadlarımın hepsinden vazgeçip, kurtuldum" diyerek, Ehl-i sünnet itikadına girdiğini herkese ilan etti.

Önceden mutezile yolu üzere yazdıklarını ve bildirdiklerini iptal etti. Ehl-i sünnet itikadı üzere kitaplar yazıp, dağıttı, ömrünün sonuna kadar bu doğru itikadın yayılması için uğraştı

Ebu'l-Haseni Eşari hazretlerinin Ehl-i sünnet mezhebine geçmesi ile, kelam ilmi, mutezilenin elinden kurtulmuş oldu. Onların elinde tehlikeli ve zararlı iken, doğru yolda gidenlere rehber oldu. Onun Ehl-i sünnete geçmesi, Ehl-i sünnet itikadının yayılmasında büyük bir zafer olmuştur. O zaman tesirli ve zararlı olan mutezile yolu mensupları, imam-ı Eşari hazretleri tarafından susturulmuştur. Onları öyle zorlayıp sıkıştırdı ki, hepsi küçük ve güçsüz karıncalar gibi kaldılar. Daha önce hocası olan mutezilenin ileri gelenlerinden Ebu Ali Cübbai ile yaptığı münazarada onu mağlup etti. Çok meşhur olmasına rağmen, Eşari hazretlerinin karşısında cevap vermekten aciz kaldı.

Ebu Sehl Sulûki şöyle anlatır:

"Basra'da bir mecliste Ebu'l-Hasen Eşari ile mutezililer arasında çetin bir münazara oldu. Mutezililer çok kalabalıktı. Onunla münazaraya giren herkes yeniliyor, susmak mecburiyetinde kalıyordu. Öyle oldu ki, o gün artık kimse onun karşısına çıkamadı. İkinci defa böyle bir münazara için gittiğimizde, mutezileden kimse gelmemiş, münazaraya cesaret edememişlerdi. Bunun üzerine bir zat imam-ı Eşari'ye, "Firar ettiler, kaçtılar yaz, kapıya as" dedi.

İmam-ı Eşari hazretleri; tefsir, hadis ve fıkıh ilmini zamanın meşhur âlimlerinden olan Zekeriyya bin Yahya es-Saci'den, Ebu Halife el-Cumhi, Sehl bin Serh, Muhammed bin Yaküb el-Mukri, Abdurrahman bin Halef ed-Dabi'den öğrenmiştir.

İran'da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı

Afganistan dönüşünde İran'ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle hayatını kaybeden Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, memleketi Reyhanlı ilçesinde damatlığının üzerine konulduğu tabutuyla kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğunu uğurlandı. Saldırı anına tanık olan babası Coşkun Fırat, "Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı" dedi

13.03.2026 18:25:00 / Güncelleme: 13.03.2026 18:30:15
İHA
İran'da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı
İran'da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı
Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi'nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul'dan aldığı yükle Afganistan'a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran'ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı.



Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran'ın Zencan Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Fırat, İran'da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat'ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran'dan Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirilerek helallik alındı.



Genç tır şoförünün cansız bedeni Reyhanlı Mezarlık Kompleksi'nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Fırat'ın tabutunun üzerinde yer alan damatlığıysa yürekleri dağladı.



"İran'da bir güvence yok, cesetler dolu ve masum insanlar rastgele öldürülüyor"

Evladının tırına şarapnel parçası isabet ettiği anları anlatan baba Coşkun Fırat, "İsrail ve Amerika'yı kınıyorum. Oğlumla peş peşe gidiyorduk, aramızda sadece 30 metre vardı. Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı. Şu an da İran'da bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor. Allah kimseye böyle acı yaşatmasın. Bize İran'da hastanede güzel baktılar" dedi.



"Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde"

Evladının damatlığını ceketini bağrına basarak acı dolu anlar yaşayan Hayriye Fırat, "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin'im. Kahrolsun İsrail, oğlumu aldı elimden" dedi.

İran: 'İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır'

İran'ın Ankara Büyükelçiliğinden Türk hava sahasında etkisiz hale getirilen balistik mühimmata ilişkin yapılan açıklamada, İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmadığı bildirildi

13.03.2026 18:16:00
İHA
İran: 'İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır'
İran: 'İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır'
İran İslam Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye'nin hava sahasına giren mühimmatların tespit edildiğine dair haberlerin yayımlanmasının ardından şu hususu vurgulmak isteriz; İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı arasında gerçekleşen son görüşme ve iki ülkenin dışişleri bakanları arasındaki temaslar dikkate alındığında, İran İslam Cumhuriyeti, herhangi bir belirsizliği gidermek amacıyla bu konunun ayrıntılı bir şekilde incelenmesi için ortak bir teknik ekip oluşturulmasına hazır olduğunu bildirmiştir.

Daha önce de belirtildiği üzere, İran İslam Cumhuriyeti dost ve komşu ülke olan Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duymaktadır" denildi.

Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. İlber Ortaylı 78 yaşındaydı. 

 

13.03.2026 16:18:00 / Güncelleme: 13.03.2026 16:35:02
Anadolu Ajansı
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi'nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören ve entübe edilen 78 yaşındaki Ortaylı'nın sağlık durumu kötüleşti.

Prof. Dr. Ortaylı, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti

Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK), boş bulunan 8 Yargıtay üyeliğine seçim yapıldı

 

13.03.2026 12:21:00
Anadolu Ajansı
HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti
HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti

HSK Genel Kurulu'nda bugün yapılan toplantı sonucunda eski Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, İstanbul Anadolu İlk Derece Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Bekir Altun, Büyükçekmece Aile Mahkemesi Hakimi Çimen Atacan Tuna, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes, Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Acarlı, Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Musa Kanıcı ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak, Yargıtayın yeni üyeleri oldu.

Bakan Gürlek, yeni üyelere başarılar diledi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Adaletin tecellisi için büyük bir özveriyle görev yapacaklarına inandığım Yargıtay üyelerimize görevlerinde başarılar diliyorum. Seçimlerin yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı. 

Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı

Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde Niksar ilçesindeki bir okulda çatlaklar meydana geldi

13.03.2026 09:59:00
Haber Merkezi
Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı
Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı
Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde Niksar ilçesindeki bir okulda çatlaklar meydana geldi.

Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından Niksar ilçesinde bulunan Aysel Nadide Başar Yatılı Bölge Ortaokulu'nda hasar oluştu.

Depremin etkisiyle okul binasının bazı duvarlarında çatlaklar meydana geldi. Sabah saatlerinde yapılan ilk incelemelerde özellikle koridor bölümlerindeki duvarlarda sıva dökülmeleri ve çatlaklar oluştuğu görüldü.

Olayın ardından yetkililer tarafından okul binasında güvenlik amaçlı inceleme başlatıldı. Depremin ardından bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenilirken, okulda oluşan çatlakların teknik ekipler tarafından detaylı şekilde inceleneceği bildirildi. Herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı belirtildi.



Ankara'da 4.1 büyüklüğünde deprem

Ankara'nın Haymana ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

12.03.2026 22:34:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da 4.1 büyüklüğünde deprem
Ankara'da 4.1 büyüklüğünde deprem
Ankara'nın Haymana ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) alınan bilgilere göre, saat 17.49'da merkez üssü Ankara'nın Haymana ilçesi olan 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Depremin derinliği ise 7.74 kilometre olarak kaydedildi.

MSB: 'İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir'

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "İncirlik bir Türk üssüdür. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez" açıklaması yaptı

12.03.2026 13:27:00
İHA
MSB: 'İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir'
MSB: 'İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir'
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurlarına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi. Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetlerinin yanı sıra ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalardaki son duruma ilişkin bilgi verdi.

Terörle mücadele operasyonlarının kesintisiz sürdüğünü aktaran Tuğamiral Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur" ifadelerini kullandı.
Sınır ötesinde güvenliği kalıcı hale getirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Aktürk, mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra mağara, sığınak ve barınakların tespit edilerek imha edildiğini kaydetti.

"Menbic'de tünellerin yüzde 95'i imha edildi"

Suriye harekât alanlarındaki tünel imha çalışmalarına da değinen Aktürk, şu bilgileri paylaştı:

"Son bir haftada imha edilen 3 kilometre tünel ile birlikte Menbic'de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95'i, yani 462 kilometresi başarıyla imha edilmiştir. Böylelikle Suriye harekât alanlarında imha edilen toplam tünel uzunluğu 764 kilometreye ulaşmıştır. Bunun 302 kilometresi Tel Rıfat'ta, 462 kilometresi ise Menbic'te bulunmaktadır."

Hudutlarda yoğun güvenlik tedbirleri

Hudut güvenliğine ilişkin verileri de açıklayan Aktürk, sınırların uluslararası standartlarda korunduğunu belirtti. Aktürk, "Hafta boyunca yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 şahıs yakalanmış, 1.733 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir" dedi.

Yıl başından bu yana yakalanan düzensiz geçiş sayısının 1.278'e, engellenen kişi sayısının ise 13 bin 493'e ulaştığını aktaran Aktürk, hudutlarda kademeli güvenlik sisteminin kesintisiz şekilde sürdüğünü kaydetti.

"Ramstein/Almanya'dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya'da konuşlandırılmaktadır"

Aktürk, 9 Mart'ta İran'dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Aktürk, "İran'dan ateşlenen ve hava sahamıza giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir. Bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır'da boş araziye düştüğü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmemiştir. ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan, İran'ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında; hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak, Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya'dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya'da konuşlandırılmaktadır" şeklinde konuştu.

KKTC'nin güvenliği için F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırıldı

Aktürk, İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan çatışmaların bölgesel güvenlik risklerini artırdığını belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğine yönelik adımların da atıldığını söyledi.

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri KKTC'ye konuşlandırılmıştır" diyen Aktürk, Türkiye'nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliği için gerekli tüm tedbirleri aldığını vurguladı.

Aktürk, bölgedeki gelişmeler nedeniyle hava ve deniz unsurlarının görevlerini sürdürdüğünü belirterek, "Hava sahamızın güvenliğini sağlamak ve olası ihlalleri önlemek amacıyla muharip uçaklarımızla hava devriyesi icra edilmekte, Doğu Akdeniz'de deniz ve hava unsurlarımız tarafından seyir, keşif ve gözetleme faaliyetleri yürütülmektedir" dedi.

İran sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını kaydeden Aktürk, muhtemel risklere karşı devletin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde gerekli tedbirlerin alındığını söyledi.

Türkiye'nin bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Aktürk, şunları kaydetti:

"Ülkemiz, hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğini sağlamak amacıyla millî imkân ve kabiliyetlerini kullanmaya, savunma ve caydırıcılık temelinde NATO ve müttefiklerimizle eş güdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir."

Aktürk, masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhal sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkes sağlanmasının önemini de vurguladı.

Türkiye-Yunanistan GAÖ temasları

Türkiye ile Yunanistan arasında tesis edilen Güven Artırıcı Önlemler kapsamında bazı temasların gerçekleştirildiğini aktaran Aktürk, Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin 9-11 Mart tarihlerinde Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ettiğini bildirdi.

Ayrıca Aktürk, Nordik-Baltık ülkeleri Ankara büyükelçileri ve savunma ataşelerinin 10 Mart'ta İstanbul'daki Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezini ziyaret ettiğini söyledi.

Aktürk, yerli ve milli savunma sanayisinin TSK'nın kabiliyetlerini güçlendirmeye devam ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi:

"Geçtiğimiz hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen çeşitli miktarda güdüm kiti Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir."

Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasına tepki

Milli Savunma Bakanlığı, Doğu Ege adalarının statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Bakanlık, söz konusu adaların 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması'nda Limni ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması'nda Kerpe Adalarının gayri askeri statüde bulundurulmaları şartıyla Yunanistan'a devredildi hatırlatılarak şunlar kaydedildi:

"Gayri askeri statü, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla gayri askeri statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldu-bitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askeri statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir. Yunanistan'ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık oluşturmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir. Yunanistan'ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz."

"Türkiye'nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerindedir"

MSB, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmaların ardından ortaya çıkan füze ve drone tehdidi nedeniyle KKTC'ye konuşlandırılan unsurların caydırıcılığı artırmaya yönelik olduğunu belirten kaynaklar, şu değerlendirmeyi yaptı:

"KKTC'ye konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurları caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin değil Ada'nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bilindiği üzere Türkiye Kıbrıs'ta garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz'e askerî unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye'nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne biz yeteriz. Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin vermeyecek; garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz."

İran'dan ateşlenen ve NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilen gelişmeler üzerine NATO ile istişare mekanizmalarının devreye alındığını belirten MSB, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya'dan görevlendirilen bir Patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya'ya konuşlandırılmaktadır. Atılan bu adımlar; hem Türkiye'nin hem NATO'nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla, ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır."

"S-400 neden kullanılmadı'" sorusu

Bakanlık, balistik füze tehdidine karşı neden S-400 sisteminin kullanılmadığı yönündeki sorulara da yanıt verdi. Türkiye'nin hava ve füze savunma faaliyetlerinin çok katmanlı bir yapı içinde yürütüldüğünü belirten MSB, şu bilgileri paylaştı:

"Türkiye NATO'nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir."

"İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"

Bakanlık, İncirlik Üssü'nün statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak "İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir'deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10'ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız Adana İncirlik'te konuşludur. 10'ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA'larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır" ifalerine yer erdi.

Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor

İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, 16-20 Mart'ta 2025-2026 eğitim öğretim yılındaki ikinci ara tatilini yapacak

 

12.03.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor
Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki öğrenciler, bu eğitim öğretim yılının ilk ara tatilini 10-14 Kasım 2025'te yaptı. Ara tatilin ardından yarıyıl tatili de 19 Ocak Pazartesi günü başladı ve 30 Ocak Cuma günü sona erdi.

İkinci dönemin 2 Şubat'ta başlamasının ardından ikinci ara tatil 16 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 20 Mart Cuma günü sona erecek. Öğrenciler, ara tatil öncesi son derslerine yarın girecek.

8 Eylül 2025'te başlayan 2025-2026 eğitim öğretim dönemi, 26 Haziran'da sona erecek. 

YKS başvuruları bugün sona eriyor

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) için başvuru ve ödeme süreci bugün saat 23.59'da sona eriyor

 

12.03.2026 10:11:00 / Güncelleme: 12.03.2026 13:04:04
Anadolu Ajansı
YKS başvuruları bugün sona eriyor
YKS başvuruları bugün sona eriyor

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) için 6 Şubat'ta başlayan başvuru ve ödeme süreci bugün saat 23.59'da sona eriyor.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığının açıklamasına göre, 20 ve 21 Haziran 2026'da düzenlenecek sınava henüz başvurusunu yapmayan adaylar, işlemlerini bugün tamamlayabilecek.

Başvuru merkezleri aracılığıyla yapılacak işlemler resmi çalışma saati bitimine kadar, ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden yapılacak başvurular ve ücret ödemeleri ise saat 23.59'a kadar gerçekleştirilebilecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgilere 2026-YKS Kılavuzu'ndan ulaşılabiliyor. 

İmamoğlu davasında iş insanı Bulut Aydöner savunma yaptı

İmamoğlu davasının duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık iş insanı Bulut Aydöner "Taylan ve Serbülent Danış'ın beyanları üzerine tutuklandım. Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar. Taylan Danış bu arsanın satışı için adeta takla attı. Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum'" dedi

11.03.2026 16:18:00
İHA
İmamoğlu davasında iş insanı Bulut Aydöner savunma yaptı
İmamoğlu davasında iş insanı Bulut Aydöner savunma yaptı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın üçüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor.

"Madem zorla rüşvet alınmış neden 1 yıl boyunca sessiz kaldılar"

Tutuklu sanık iş insanı Bulut Aydöner'in savunması ise başlayan duruşmada avukatlar da bir kısım taleplerini dile getirdi.

Ardından savunması sorulan Aydöner "Hakkımda yeterli deliller toplanmadığı için ben delilli olarak devam edeceğim. Ben sözde mağdurun beyanları üzerine tutuklandım. Hakkımda hiçbir araştırma yapılmadan tutuklandım. Asla kabullenmeyeceğim ailemin ve kendimin emeğinin yok sayıldığı bir MASAK raporu sunulmuş dosyaya. Bu raporu tamamen reddediyorum. Şirket benim kendi şirketim emek endeksli büyüttüm. Eylem 32'ye neden dahil edildim' Ticaretimin bütün adımlarında düzgün bir anlayış gözettim. Harama tamah etmedim. Ağabeyim CHP'de üst düzey yönetici, tarzı, siyasi düşüncesi, fikri açıkça belli olan bir kimlik. Ama o Baki Aydöner ben Bulut Aydöner. Ne onun bana talimat vermesi gibi bir durum söz konusu, ne de benim ona bir talimat verme durumu söz konusudur. Esnafın partisi olmaz. Müşterilerime çevreme hangi partiye mensupsun diye sormadım. Şirketim adına aldığım 2 arsa sebebiyle eylem 32'ye dahil edildim. Şile ve Kartal'da inşaat projesi yürütmekteyim. Şile bölgesinde projem vardı tamamladım satış bölümüne geçtik. Ben Şile'de esnaf kimliğim ile tanınırım. Taylan ve Serbülent Danış'ın beyanları üzerine tutuklandım. Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar. Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum' 2 tapu ödemelerini de ben yaptım. Taylan Danış bu arsanın satışı için adeta takla attı. Madem Taylan ve Serbülent Danış'tan zorla rüşvet alınmış neden 1 yıl boyunca sessiz kaldılar' Taylan ve Serbülent'in ifadeleri çelişkilidir. Ben arsaların bedelini ödeyerek aldım. Benim elimde kapı gibi tapularım var" dedi.

Öte yandan sanık avukatının savunmasının ardından duruşmaya 14.00'a kadar ara verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.