İmam Muhammed Bakır’ın (a.s.) ahlaki üstünlükleri
Ali b. Mehziyâr rivayet eder: “Bir adam, Ebu Câfer’e (Muhammed Bâkır) mektup yazarak kalbine bir takım vesveselerin girmesinden şikayetçi oldu
Haber Merkezi





İmam verdiği cevap kapsamında şunları söyledi: Allah Azze ve Celle dilerse, seni sabit kılar, senin aleyhine İblis'e bir yol vermez.
Nitekim bir topluluk, Resûlullah'ın (s.a.v.) yanına geldi ve 'Kalbimize öyle vesveseler giriyor ki, bunları söylemektense bizi bir uçurumdan aşağı savursa veya bedenimiz parça parça olsa, bundan daha iyidir' dediler.
Resulullah (s.a.v.) onlara, 'Bunu hissediyor musunuz?' diye buyurdu. 'Evet' dediler.
Hz. Peygamber (s.a.v.) bunun üzerine şöyle buyurdu: 'Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, apaçık iman işte budur. Kalbinize böyle vesveselerin girdiğini fark ettiğiniz anda, 'Allah ve Resulüne iman ettik. Kuvvet ve kudret ancak Allah'ındır' deyin."
İmam Muhammed Bakır'ın (a.s.) ahlakî üstünlükleri
Güzel ahlakla ilgili olarak İmam (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Muhammed b. Müslim şöyle rivayet eder: Ebu Câfer (Muhammed Bâkır) buyurdu ki:
"İman bakımından en olgun mü'min, ahlak bakımından en güzel olan kimsedir."
İmam Bakır'ın (a.s.) güzel ahlak ile ilgili nasihatleri
Ebu Hamza es-Sumâlî, Ebu Câfer'den (Muhammed Bâkır) naklediyor:
"İmam Bâkır buyuruyor ki: 'Sabırların karşılığı cennet ve oradaki ipeklerdir' ayetinde geçtiği üzere, onlar fakirliğe ve daha pek çok musibete dayanıp sabrettikleri için bu karşılığı alırlar."
İbnü'l-Mübarek, Muhammed b. Ali b. el-Hüseyin'den naklediyor:
"İyi ahlak ve yumuşak bir kalp sahibi olan kişi, dünya ve ahirette güzelliklerin ve hayrın tümüne sahiptir. Güzel huy ve rızıktan mahrum insanın yolu, hep kötülük ve fitneden geçer."
"Tevazu, makamından alçak bir yerde oturmaya râzı olman, karşılaştığın herkese selam vermen ve haklı olsan bile münakaşayı terk etmendir."
"Sıla-i rahim, amelleri temizler, malları arttırır, belâyı uzaklaştırır, hesabı kolaylaştırır ve eceli erteler."
"Halkın size söylemesini istediğiniz en güzel sözü, onlara söyleyin. Allah, lanetleyen, söven, dokunaklı söz söyleyen, çirkin söz konuşup küfreden ve ısrar ederek diğerinden bir şey isteyen ve başkasına ağız açan kimseyi sevmez. Ama hayâlı, olgun, kaçınan ve iffetli kimseyi sever."
Allah-u Teâlâ üç şeyi üç şeyde gizlemiştir: Rızasını itaatinde gizlemiştir, öyleyse O'nun hiçbir itaatini küçümseme, çünkü rızası o itaatte olabilir.
Kendi gazabını günahlarda gizlemiştir, o halde hiçbir günahı küçük sayma, çünkü gazabı o günahta olabilir.
Dostlarını da halkın arasında gizlemiştir, öyleyse hiçbir kimseyi küçümseme, çünkü Allah'ın velisi olabilir."
İmam Bâkır (a.s.) için, güzel ahlak vasıflarından biri de din kardeşliğinin tesisidir.
Ubeydullah b. Velid, Ebu Câfer b. Muhammed b. Ali'den naklediyor: "Ebu Câfer (İmam Bâkır), 'Biriniz elini arkadaşının cebine sokar ve istediği şeyi alır' dedi.
Biz hep birlikte, 'Hayır, öyle şey olmaz' dedik.
'Öyleyse siz henüz sandığınız gibi kardeş olmamışsınız' diye cevap verdi.
Üç şey beli kırandır: Kişinin kendi amelini çok sayması, günahını unutması ve kendi fikrinden hoşlanması."
Allah-u Teâlâ hayır yapmayı dünya ehline ağır kılmış, hayır kıyamette ölçülürken Mizan'da da ağır gelecek; şerri de dünya ehline hafif kılmış, o da kıyamette ölçülürken hafif gelecektir."
"Allah, şer ve kötülükler için kilitler kılmıştır, şarabı da o kilitlerin anahtarı kılmıştır; yalan ise şaraptan da kötüdür."
"Eğer sual eden sual etmenin ne kadar kötü olduğunu bilseydi, hiç kimse başkasından bir şey istemezdi. Eğer kendisinden bir şey istenilen kimse de, vermemenin ne kadar kötü olduğunu bilseydi hiç kimse diğerini reddetmezdi."
Afra'nın azatlı kölesi Ömer, Muhammed b. Ali el-Bâkır'dan (İmam Bâkır) naklediyor:
"İnsanın kalbine kibir girerse, aklında bir eksilme olur. Bu kibir ister az, isterse çok olsun." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Muhammed Bakır eserinden)

















































































