logo
23 HAZİRAN 2026

İmametin Hz. Hasan’a bırakılması

İmam Ali (k.veche) bu dünyadan ayrılacağını anladığında hilafeti ve imamlığı oğlu Hz. Hasan’a devretti

10.07.2023 07:57:00
Haber Merkezi
İmametin Hz. Hasan’a bırakılması
İmametin Hz. Hasan’a bırakılması
İmam Ali (k.veche) bu dünyadan ayrılacağını anladığında hilafeti ve imamlığı oğlu Hz. Hasan'a devretti. Kendisinden sonra ümmetin bütün meselelerinde başvuracakları merci olarak onu görevlendirdi.

Kuleynî'nin verdiği bilgiye göre, İmam Ali oğlu Hasan'ın yerini almasını vasiyet etti.

Bu vasiyetine, Hüseyin'i, Muhammed Hanefiyye'yi, diğer oğullarını, taraftarlarının önde gelenlerini ve Ehl-i Beyt'ini şahit tuttu.

Arkasından oğlu İmam Hasan'a kitaplarını ve silahını vererek şöyle dedi: "Ey oğlum! Resulullah nasıl benim kendi yerine geçmemi vasiyet edip kitaplarını (mektuplarını ve anlaşmalarını) ve silahını bana verdi ise, benim de senin yerime geçmeni vasiyet etmemi, kitaplarımı ve silahımı sana vermemi, ayrıca ölümün yaklaştığı zaman bu emanetleri kardeşin Hüseyin'e vermeni bana emretti."

Ardından Hz. Hasan'a şunları söyledi: "Kanın velisi sensin, eğer affedersen bu sana kalmış bir şey. Yok, eğer onu öldürürsen bir darbenin yerine yine bir darbe ile iş bitmelidir." 

Yine Usul-ü Kafi'de Hz. Ali'nin İmam Hasan'a şu vasiyetleri yer almaktadır:

"... Eğer sağ kalırsam kanımın sahibi benim. Eğer ölürsem ölüm benim miadımdır. Eğer affedersem bu af benim için yakınlık sebebi, sizin için de güzelliktir. Affedin, hoşgörün. Yoksa Allah'ın sizi bağışlamasını istemiyor musunuz?"

Sonra oğlu Hasan'a döndü ve şöyle dedi: "Ey oğlum! Bir darbeye karşılık bir darbe vurmaya hakkın var. Bunun ötesine geçip sakın günaha girme!" 

Hz. Ali daha sonra ölümün şiddeti ve acısı ile baş başa kaldı. Sürekli Kur'an okuyor, dua ve istiğfar ediyordu. 

Son nefesini vermeden ağzından dökülen son şey, "Çalışanlar işte bunun için çalışsınlar"   ayeti oldu.

İmam Hasan babasını toprağa verme hazırlıklarına girişti. Temiz cesedini yıkayıp hanutla kokulandırdı. Arkasından kefene sardı. Gecenin sonlarına doğru İmam Hasan, babasının cenazesini az sayıdaki aile fertleri ve dostları ile birlikte Necef'te toprağa verdi.

İmam Hasan daha sonra kedere boğulmuş, kendinden geçmiş, üzüntünün kuşatması altına girmiş olarak evine döndü. 

İmam Câfer-i Sâdık'ın ifadesine göre, "... Emirü'l-Mü'minin vefat ettiği zaman Hasan ve Hüseyin ile birlikte iki adam onu Kûfe'den çıkardılar. Kûfe'yi sağ taraflarına alarak çöle doğru yola koyuldular. Sonra cenazesini el-Ğariy denilen yere getirdiler. Oraya defnettiler. Kabrinin üzerini örterek geri döndüler."

İmam Hasan babasının toprağa verildiği gecenin sabahında halka şu konuşmayı yaptı:

"Ey insanlar! Kur'an bu gece indi, İsa peygamber bu gece göğe çıkarıldı. Yuşa b. Nun bu gece öldürüldü. Yine bu gece babam Ali öldü.

Allah'a yemin ederim ki, önceki ve sonraki vasiler içinde babamdan önce hiç kimse cennete giremez. Allah Resulü onu bir seriyenin başında sefere gönderdiğinde Cebrail sağ yanında ve Mikail sol yanında savaşırdı.

Yedi yüz dirhem dışında altın ve gümüş para geriye bırakmadı. Bu yedi yüz dirhemi sadakalarından arttırıp ailesine bir hizmetçi almak için biriktirmişti."  

İmametin Hz. Hasan'a bırakıldığına dair kaynaklarda geçen bazı ifadeler

Süleym b. Kays şöyle rivayet etmiştir: "Emirü'l-Mü'minin (Ali b. Ebi Tâlib aleyhisselam) oğlu Hasan (aleyhisselam)'a vasiyet ettiği zaman yanındaydım. İmam Ali, oğulları Hüseyin (aleyhisselam) ve Muhammed b. Hanefiyye'yi diğer bütün oğullarını, taraftarlarının ileri gelenlerini ve ailesini vasiyetine şahit tuttu. Sonra Hasan (aleyhisselam)'a kitabı ve silahı verdi.

Ardından oğlu Hasan'a şöyle dedi: "Ey Oğulcuğum! Resulüllah bana, imamlığı sana vasiyet etmemi, kitaplarımı ve silahlarımı sana vermemi emretti. Tıpkı Resulüllah (sallallahu aleyhi ve alihi)'nin bana imamlığı vasiyet etmesi, kitaplarını ve silahını bana vermesi gibi. Ayrıca bana, senin de ölmek üzere olduğun zaman bunları kardeşin Hüseyin'e vermeni tavsiye etmemi emretti."

Ardından Ali (aleyhisselam) oğlu Hüseyin (aleyhisselam)'a yöneldi ve dedi ki: "Resulüllah (sallallahu aleyhi ve alihi) bunları, şu oğluna vermeni emretti."

Sonra Ali b. Hüseyin (aleyhisselam)'ın elini tuttu ve ona dedi ki: "Resulüllah, senin de bu emanetleri oğlun Muhammed b. Ali'ye vermeni emretti. Ona Resulüllah'tan ve benden selam söyle."

Ebu'l-Carud, Ebu Câfer Muhammed Bâkır (aleyhisselam)'dan şöyle rivâyet etmiştir:

"Emir'ül-Mü'minin (Ali b. Ebi Tâlib aleyhisselam) vefat edeceği zaman oğlu Hasan (aleyhisselam)'a dedi ki: "Yaklaş bana. Resulüllah (sallallahu aleyhi ve alihi)'nin bana gizlice söylediğini, sana gizlice söyleyeyim ve bana emanet ettiğini sana emanet edeyim."

Hasan babasına yaklaştı ve o da dediğini yaptı."

Şehr b. Havşeb şöyle anlattı: "Ali (aleyhisselâm) Kûfe'ye hareket edince, kitaplarını ve vasiyetini Ümmü Seleme'ye emanet etti. Hasan (aleyhisselam) Medine'ye döndüğünde Ümmü Seleme bu emanetleri ona verdi."

Ebubekir, Ebu Abdullah (Câfer Sâdık aleyhisselam)'dan şöyle rivâyet etmiştir: "Ali (aleyhisselam) Kûfe'ye hareket ettiği zaman Ümmü Seleme'ye kitaplarını ve vasiyetini emanet etti. Hasan geri döndüğünde Ümmü Seleme bu emanetleri ona verdi."

Câbir, Ebu Câfer (Muhammed Bâkır aleyhisselam)'dan şöyle rivâyet etmiştir: "Emir'ül-Mü'minin (Ali b. Ebi Tâlib aleyhisselam) oğlu Hasan'a vasiyet etti ve vasiyetine Hüseyin (aleyhisselam)'ı ve Muhammed b. Hanefiye'yi, diğer bütün oğullarını, taraftarlarının ileri gelenlerini ve ailesini şahit tuttu.

Sonra Hasan (aleyhisselam)'a kitabı ve silahı verdi. Ardından oğlu Hasan'a şöyle dedi:

"Ey oğulcuğum! Resulüllah, bana imamlığı sana vasiyet etmemi, kitaplarımı ve silahımı sana vermemi emretti. Tıpkı Resulüllah'ın bana imamlığı vasiyet etmesi, kitaplarını ve silahını bana vermesi gibi. Ayıca bana, senin de ölmek üzere olduğun zaman bunları kardeşin Hüseyin'e vermeni, emretmemi emretti."

Ardından Ali (aleyhisselam) oğlu Hüseyin (aleyhisselam)'a yöneldi ve dedi ki: "Resulüllah (sallallahu aleyhi ve alihi) bunları şu oğluna vermeni emretti."

Sonra oğlunun oğlu Ali b. Hüseyin (Zeynu'l-Abidin aleyhisselam)'ın elini tuttu ve Ali b. Hüseyin'e dedi ki: "Resulüllah, senin de bu emanetleri oğlun Muhammed b. Ali'ye vermeni emretti. O'na Resulüllah'tan ve benden selam söyle."

Sonra oğlu Hasan'a yöneldi ve dedi ki: "Ey oğulcuğum! Veliyyü'l-Emr ve kan sahibi sensin. Eğer İbn Mülcem'i affedersen, buna hakkın vardır. Şayet öldüreceksen, bana vurduğu bir darbeye karşılık sen de bir darbe vur ve günaha girme."

İbrahim b. İshak el-Ahmerî, merfu olarak şöyle rivâyet etmiştir:

Emir'ül -Mü'minin (Ali b. Ebi Tâlib aleyhisselâm) vurulduğu zaman ziyaretçiler etrafını sardılar. Ona denildi ki: "Ey Mü'minlerin Emiri! Bize vasiyet et."

Buyurdu ki: "Bir yastık getirin." (İsteği yerine getirilince, yas-tığa yaslanarak) şunları söyledi: "Şanına yaraşır bir şekilde bütün övgüler Allah'a özgüdür. Biz, daima O'nun emrine uyarız. O'na, O'nun istediği gibi hamd ederim.

Kendisini tanımladığı gibi, hiç kimseye muhtaç olmayan, tek ve bir olan Allah'tan başka ilah yoktur.

Ey İnsanlar! Her kişi, kaçarken kaçtığı şeyle karşılaşır. Nefeslerin koşuşturması ecele yöneliktir. Ölümden kaçış ölümle noktalanır. Nice günleri bu gizli şeyi araştırmakla geçirdim.

Fakat yüce Allah, onu hep benden gizledi. Heyhat! Bu, gizli bir ilimdir. Vasiyetime gelince Ulu Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayın. Muhammed (sal- lallahu aleyhi ve alihi)'nin de sünnetini zayi etmeyin.

Bu iki direği dikin ve bu iki meşaleyi yakın. Ta ki dağılıp parçalanmayasınız ve yergilerden kurtulasınız. Herkese gücü oranında yükümlülük verilmiştir. Bunun yanında cahillerin yükü hafifletilmiştir. Rahim bir Rabbiniz, bilgin bir imamınız ve sapasağlam bir dininiz vardır.

Dün sizin arkadaşınız idim bugün sizin için bir ibret dersiyim. Yarın da sizden ayrılacağım. Eğer bu kaygan zemine sağlam ayak basarsam (eğer ölmezsem) sizin istediğiniz gerçekleşmiş olur.

Şâyet bu kaygan zeminde ayak kayarsa (ölürsem) biliniz ki, biz ağaçların dallarının gölgelerinde, rüzgarların savurduğu zerreciklerde havada birbirine girmiş ve izleri yerde yok olmuş bulut katmanlarının gölgelerinde yaşayacağız.

Sizin komşunuzdum ki, bedenim birkaç gün sizinle komşuluk etti. Benden geriye size cansız bir ceset kalacak. Hareketten sonra sakin, konuşmaktan sonra, yutkunmuş bir ceset...

Sessizliğim, organlarımın hareketsizliği ve gözlerimin kapanmışlığı size ibret dersi versin diye. Benim bu halim, size nice usta konuşmacılardan daha çok öğüt verecektir.

Yeniden buluşmak ümidiyle size veda ediyorum. Yarın benim günlerimin (halifelik yaptığım) değerini anlayacaksınız.

Allah Azze ve Celle, yaptığım işlerin gerisindeki sırları ortaya çıkaracaktır. Yerimi boşalttıktan ve başkası benim yerime geçtikten (sizi zulüm pençelerinin içine aldıktan) sonra beni tanıyacaksınız. (Benim değerimi anlayacaksınız. O zulümleri gördükten sonra benim bir saatlik hükümetim için ah çekeceksiniz ve ne yazık ki beni bir daha göremeyeceksiniz).

Eğer sağ kalırsam, kanımın, sahibi benim. Eğer ölürsem, ölüm benim miâdımdır. Eğer affedersem, bu af benim için yakınlık sebebi, sizin için de güzelliktir. Affedin, hoşgörün. Yoksa Allah'ın sizi bağışlamasını istemiyor musunuz?

Vahlar olsun o kimseye ki, ömrü onun aleyhine bir kanıttır veya yaşadığı günler onu bir bedbahtlığa doğru sürükler. Allah Azze ve Celle bizi ve sizi, hiçbir arzunun Allah'a itaat hususunda kusur işlemeye yöneltemediği ve ölümden sonra da azaba çarptırılmasına neden olamadığı kimselerden eylesin. Bizler Allah'ın kullarıyız ve varlığımız O'na bağlıdır."

Sonra Oğlu Hasan (aleyhisselam)'a döndü ve şöyle dedi: "Ey oğulcuğum! Bir darbeye karşılık bir darbe vurmaya hakkın var. Bunun ötesine geçip günaha girme."

Ali b. İbrahim el-Akili, merfu olarak şöyle rivayet etmiştir:

"İbnMülcem, Emir'ül-Mü'minin (Alib. Ebi Tâlib aleyhisselam)'a vurduğu zaman, yaralı haldeyken Hasan (aleyhisselam)'a dedi ki: "Ey oğulcuğum! Ben ölürsem, İbn Mülcem'i öldür ve Künase denilen yerde onun için bir çukur aç ve onu bu çukura at. Çünkü orası cehennem vadilerinden bir vadidir." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hasan eserinden)

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.