logo
24 HAZİRAN 2026

İmamoğlu: Yapılan İstanbul halkına ihanettir, kötülüktür

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu; 3 ilçeden geçecek, 8 istasyonlu, 10,9 kilometrelik Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metrosu’nda incelemelerde bulundu. Gazetecilerin gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, 300 metrobüs alımı ve Sefaköy-Beylikdüzü-TÜYAP metro hattının Cumhurbaşkanlığı yatırım planına alınmamasıyla ilgili soruya, “İhmal edilen bu alana dair bu sürecin işletilmemesi, onay verilmemesi, yatırım planına alınmaması İstanbul halkına ihanettir, kötülüktür. Ben, buradan en üst tonda çağrımı ve uyarımı yapıyorum: İstanbul halkına ihanet eden yöneticileri, tek tek deşifre ederiz; kim olursa” cevabını verdi.
 

18.01.2022 13:51:00
İmamoğlu: Yapılan İstanbul halkına ihanettir, kötülüktür
İmamoğlu: Yapılan İstanbul halkına ihanettir, kötülüktür

YENİ MESAJ / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metrosu'nda incelemelerde bulundu. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Pelin Alpkökin'den hatla ilgili bilgiler alan İmamoğlu, incelemenin ardından gazetecilere, hatla ilgili değerlendirmelerde bulundu. "Çekmeköy-Sancaktepe ve Sultanbeyli, bizim için çok önemli bir hattımız" diyen İmamoğlu, "Bu hat üzerinde bugün hem bir TBM'in tünel çıkış anını yaşadık hem de bir TBM'in de görevine başlama anını gördük. Hatta canlı olarak şu anda izliyoruz. Bu hattımız da ne yazık ki sağlıklı planlanmadığından ötürü, bir durağan dönemden sonra bizim tümden ele aldığımız finansmanından imalatına ve bu noktada özellikle hem teknik altlıkların hazırlanması hem sürecin iyi planlanması hem de bu hattın yüklenicilerinin sürece olan gerçekten pozitif konsantrasyonu bugün sağlıklı bir işlemi İstanbul'a yürütüyor. Çekmeköy-Sancaktepe ve Sultanbeyli hattının öncelikle Sancaktepe Şehir Hastanesi'ne dönük bir imalatı ve açılışı olacak. Ardından Sultanbeyli…" ifadelerini kullandı.

2024'Ü HEDEF OLARAK BELİRLEDİ

Hattı 2024'ün sonuna kadar toparlama hedefinde olduklarını açıklayan İmamoğlu, "Tabiri caizse, İstanbul'un Anadolu yakasının en kuzeyinden yoğun nüfusun yaşadığı bir nevi TEM otoyolunun üst kısmındaki nüfusu, diğer hatlarla buluşturacak. Sultanbeyli'yi, Sancaktepe'yi, hatta Çekmeköy'le beraber Ümraniye'nin bir bölümünü de içine alan bir pozisyonuyla, güçlü bir ulaşım hattını sağlamış olacak. Bu hatta, umuyorum aksamadan ve sonuna hep birlikte ereceğimiz günleri şimdiden diliyorum. Başarılar diliyorum bütün çalışma arkadaşlarıma ve yüklenici firmalarımıza" dedi. İmamoğlu, değerlendirmelerin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İmamoğlu'na sorulan sorular ve İBB Başkanı'nın sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

AK PARTİ'NİN SEÇİM VAADİNİ HATIRLATTI

- İncirli-Beylikdüzü hattı, Cumhurbaşkanlığı yatırım programına girmedi. Siz de sosyal medyanın tepkisini de getirdiniz. Ardından AK Parti kadından bazı tepkiler geldi. İBB'nin yasal borçlanma sınırını aştığını ve o imzaların bu yüzden atılmadığı gibi yorumlar yapılıyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Öncelikle, İncirli-Sefaköy-Beylikdüzü (Sefaköy-Beylikdüzü-TÜYAP) hattından bahsetmek gerekir. Ben, 33 yıla yakındır o bölgede yaşayan birisi olarak, bu hattın Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, hatta Başakşehir'in bir bölümü, yani Bahçeşehir'in bir bölümünü bile ilgilendiren, Avcılar, Küçükçekmece nüfusunu yoğun bir biçimde ilgilendiren bu hatla ilgili, ilk vaadi hatırlıyorum. 2003'ün Aralık ayı falan. Niye? 2024'te yerel seçim var. Açsınlar, AK Parti arşivlerinde görsünler. O halka, 'Hemen seçimden sonra başlıyoruz' diye bu vaadi vermiş bir AK Parti hükümetinden bahsediyorum. AK Parti yerel yöneticilerinden bahsediyor. 2004; aradan neredeyse 18 sene geçmiş. Ve o bölgede sanıyorum 18 sene önce, belki bu getirecekleri nüfus 1,5 milyonken, şu anda orada etki altında bulunan nüfus, 3,5 milyon. Ve bu hatta başlanamamış. Biz, gelir gelmez, çok öncelikli bir hat olarak bu işi ele aldık. Yani süreci hem proje olarak ele aldık hem fizibilitesini güçlendirdik. Aynı zamanda bunun finansmanını ele aldık. Ve hatta Mahmutbey-Esenyurt hattıyla nasıl ilişkilendirilir, daha verimli hale gelir gibi, bütün fizibilite çalışmalarımızı bitirdik."

"O MASALARDA OTURANLAR, DÜN İBB MASALARINDA OTURUYORDU"

"Bu konuda bir ön protokol yaptık EBRD ile. Yani finansmanını sağlama yönünde ön protokol yaptık. Ve ardından bu sürecin projelerini tamamlayıp, Ankara'daki bütün kurum ve kuruluşlarla irtibata geçti arkadaşlar. Yani bu, yaklaşık 9-10 aylık bir ilişki. Yani bugüne dair bir ilişki değil. Buradan masada nasıl bekletildiğini, nasıl kenara itildiğini ifade etmeyeceğim. Çünkü, bugün o masalarda oturan insanlar, ne yazık ki dün Büyükşehir'de bazı masalarda oturan insanlardı. O tarafına girmeyeceğim ama kişisel ihtirası, kişisel kıskançlığı, yani İstanbul'a dair kıskançlığı olan bazı insanların, bir hizmeti engelleme yönünde yaptığı kötülüğün bundan daha somut bir örneği olamaz. Bunun içinde Sayın Bakan'ı kastediyorum. Başka yöneticileri de kastediyorum."

"İSTANBUL HALKINA İHANET EDEN YÖNETİCİLERİ, TEK TEK DEŞİFRE EDERİZ"

"Küçükçekmece, Avcılar, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Esenyurt; bunları üst üste koyduğumuzda, 3,5 milyona yakın bir nüfustan bahsediyoruz. İstanbul'da yaklaşık dört kişiden birinden bahsediyoruz. O bölümdeki büyük trafik sıkışıklığından bahsediyoruz. Başakşehir'i de kattığımızda, İstanbul'un batısına ilk metroyu da biz başlattık; Mahmutbey- Esenyurt hattı. Bu da önemli ikinci metrosu. Bu konuda, ihmal edilen bu alana dair bu sürecin işletilmemesi, onay verilmemesi, yatırım planına alınmaması İstanbul halkına ihanettir, kötülüktür. Ben, buradan en üst tonda çağrımı ve uyarımı yapıyorum: İstanbul halkına ihanet eden yöneticileri, tek tek deşifre ederiz. Kim olursa. En tepesinden en altına; kim olursa. Bana borçlanma, bütçe vesaire safsatalarını açmasınlar. Bunu kim onaylamadı? Niçin onaylamadı? Onun cevabını versinler. Ta 2020'de, Meclis'te oy birliğiyle tiyatro mu yaptılar? Onu da merak ediyorum. Tiyatro yaptılar İstanbul Büyükşehir Meclisi'nde. 'Gitsin; Ankara'da nasılsa onaylamayız' diyen akla, yani otobüs alım onayına nasıl oy birliğiyle el kaldırdılar ya; aynı şekilde bunda da tiyatro oynamaya kalkmasınlar bütçeye, ona buna gönderme yaparak."

"BENİ DEĞİL, 16 MİLYON İSTANBULLUYU CEZALANDIRIYORSUNUZ"

"Bakın milyon kilometreyi aşmış metrobüslerle ilgili çoktan imzalansaydı şu anda ne olurdu? Ben, Sayın Cumhurbaşkanı'na, rahmetli Kadir Topbaş'ın cenazesinde, Fatih Sultan Mehmet Han'ın türbesinin yanında sordum. 'Efendim bunu niye imzalamıyorsunuz? Bizim buna ihtiyacımız var.' 'İmzalarız...' 'Konuşuruz…' Aldığım cümle cevap bu. Yanımda insanlar vardı. Bakınız; bütün bu işleri siyasi hırsla ve itirazla yönetenler ne yaptı? Bugün milyon kilometreyi aşmış otobüslerin yerine, 300 tane cıvıl cıvıl tertemiz otobüs hizmet ederdi. Çoktan. Çünkü bunun ihalesi, alımı, teslimi yaklaşık 1-1,5 sene. Meclis'ten çıkalı zaten 1,5 sene oldu. Kimi cezalandırıyorsunuz? Ekrem İmamoğlu'nu değil ki. Beni ancak üzersiniz. Beni değil, 16 milyon İstanbulluyu cezalandırıyorsunuz. İçinde AK Partilisi var, Cumhuriyet Halk Partilisi var, herkes var. Allah aşkına, bu hangi akıl tutulması?"

"BİZE CEVAP YETİŞTİRENLER, TÜRKİYE'NİN
BÜTÇELERİ NE HALE GELDİ, ONA BAKSINLAR"

"Şimdi efendim bütçe, şu, bu. Bütçe dersi veririm onlara. Bunu yazanlara var ya, bütçe dersi veririm. Akılları döner, başları döner. Onlara bütçe dersi veririm. Bize cevap yetiştirenler, Türkiye'nin bütçeleri ne hale geldi, ona baksınlar. Döviz artışı, enflasyon… Yani bugün 100 liralık bütçelerimiz, 200 lira olduysa, paramız artmadı, gelirimiz artmadı. Bakın burada yüklenici arkadaşlar var. Şu TBM ya da şurada yaptıkları işlerin ortalama artışları, yüzde 70-80-90. 'Yurt dışından TBM getiriyoruz' diyor, 'Çin'den ya da Almanya'dan.' Bunlar Euro, Dolar ya da başka bir döviz cinsinden. Kimi aldatıyorlar? Ne bütçesinden bahsediyor? İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin borçlanma izni yoksa, niye borçlanmanın tarifinin altında olduğu bütçeyi 3 ay önce onayladılar. Niye o zaman çıkıp 'Borçlanmanız yok' demediler?"

"BÜTÇE OYUNU ÜZERİNDEN, BU MİLLETİ ALDATAMAZLAR"

"Bakın bütçe oyunu üzerinden, bu milleti aldatamazlar. Bütçe ne biliyor musunuz? Dar gelirlinin cebindeki parayla gidip, 3 ekmek yerine 5 ekmek için Halk Ekmek büfelerinin önünde kuyruğa girendir, bütçenin özeti. Gitsin ona baksınlar. Bana bütçe dersi vermeye kalkmasınlar, akıllarını başlarından alırım. Onun için işin özeti şudur: Bir; İstanbul'un Beylikdüzü- Sefaköy ve hatta İncirli… Sefaköy-İncirli hattını da arkadaşlarım, 'Verin, biz analiz edelim, bu hatta bütün bakalım' diye yazılar yazmasına rağmen, buna cevap bile yazmadı Sayın Ulaştırma Bakanı. Ben, kendisini iki kez aradım telefonla. Makamına not bıraktım, 'Acil bir konu var görüşmek istiyorum' diye. Bir tanesi 5 ay önce, bir tanesi 3 ay önce. Yine bu konuyla ilgili. Dönüş yapmadı. Ben onu niye arıyorum biliyor musun? İsminden dolayı değil. İsminden olsa hiç aramam. Onu arıyorum, çünkü Türkiye'nin Ulaştırma Bakanı. Onun için arıyorum. O da bana cevap vermek zorunda. Ben de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'yım. 16 milyon insan onun aklını başından alır yoksa. O bakımdan biz ne yapmış olduk? Beylikdüzü, Esenyurt, Avcılar, Küçükçekmeha halkının faydalanacağı metro hattının yol yürümesinde sıkıntıya uğramış olduk. Ne için? Bir imza. O bir tane imza. Kitap imzalamaya benzemez. Bu başka bir şey. 16 milyon insan etkileniyor."

"AKILLARINI BAŞLARINA DEVŞİRSİNLER"

"İkincisi; İstanbullunun 300 tane yeni metrobüs hattındaki otobüsle buluşmasını, 1,5 senedir engellemiş oldular. 'İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nde tiyatro mu oynadı AK Partili meclis üyeleri oy birliğiyle el kaldırırken' diye kendilerine sorsunlar. Bu makamlar, gelir geçer. Parti aidiyetleri, şu, bu, hepsi bir kenara bakın. Esas olan, millete hizmettir. Her yerde söylüyorum. Şu proje, parti projesi değildir. Bu proje, milletin ve devletin projesidir. Bugün Pelin Hanım hizmet ediyor, yarın başkası hizmet edebilir. Dün başkası ediyordu. Bugün ben Belediye Başkanıyım, yarın başkası. Bugün birisi Cumhurbaşkanı, yarın bir başkası. Herkes yaptıklarıyla, diliyle, uygulamalarıyla, işiyle anılır. Birazcık erdemli davransınlar. Birazcık halka dair sorumluluklarını üzerlerine alsınlar. İnsanlar, yarın belki haklarında güzel dualar ederler. Akıllarını başlarına devşirsinler. Zaten gidiyorlar; bari güzel gitsinler."

"HALKIN İRADESİNİ ÖNDE TUTARSANIZ HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLUR"

- Sizde önceki belediye başkanı bir açıklaması vardı, 'Çok oy aldığımız ilçelere metro yatırımı yapacağız' diye. Sizin düşünceniz nedir?

"Ne alakası var? Bakın biz, bugün cansiparane finansmanını bulup yapmak istediğimiz neresi? Çekmeköy. Neresi? Sancaktepe. Neresi? Sultanbeyli. Sultanbeyli, belki de benim partimin en az oy aldığı ilçelerden birisi. Çekmeköy ve Sancaktepe'yi yöneten belli. AK Partili belediyeler. Millet seçmiş. Görevinin başında. Keşke buraya gelselerdi; gelemezler. İzin çıkarsa gelirler. Bazıları cesurca geliyor, onları alkışlıyorum. Gelsinler, çünkü o da seçilmiş. Benim başımın üstünde yeri var. Benim de öyle olmam gerektiği gibi. Bu böyledir yani. Halkın iradesini önde tutarsanız, her şey çok güzel olur. Tutmazsanız, güzel olduğunu zannedersiniz, küçülürsünüz. O bakımdan biz, halka hizmet ediyoruz. Ben, şu anda Çekmeköy'deyim, Sancaktepe'deyim, Sultanbeyli'deyim. Bakın orada öğrenciler bana el sallıyorlar, buradaki yan komşular. Hangi partili olduğuna mı bakıyoruz Allah aşkına? Sevgimizi, gönlümüzü onlara emanet ediyoruz. Onlar bize saygılarını gösteriyorlar. Beraber iş yapıyoruz. Yarın kimin nerede olacağı belli değil. O bakımdan tüm bu kavramlarla, siyasi ayrım yaparak hizmet eden akıl, projesine parti ismi veren akıl, Türkiye'de asla bir işe yaramaz. Türkiye'de milletini, devletini yücelten akıl, geleceğe dair çok güzel izler ve işler yaratır. Bizim yürüdüğümüz yol budur. İstanbul'da hiçbir mahalleye, hiçbir sokağa, hiçbir caddeye, hiçbir ilçeye siyasi ayrımcılık gözüyle bakmadık, bakmayız, bakmayacağız. Bizim tavrımız bu."

"BU ÜLKENİN EKONOMİSİNİ YÖNETENLER
YÜZÜNDEN REVİZE BÜTÇE KONUŞUYORUZ"

- Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, "Belediyeyi borçlanamaz hale getirdiniz. 2-3 yılda, 43 milyardan 402 milyar liraya çıkardınız" diyor. Yani bu durumda siz daha borç alamayacak mısınız?

"Ben az önce az önce söyledim; onun zihni bütçeyi yönetmeye, bütçeyi anlamaya yetmiyor. Onun zihni; polemik üretmeye, yalan ifadeler üzerinden tez üretmeye yetiyor. Sadece siyaset yapıyor. Umarım Esenler Belediye Başkanlığını yapmayı başarabilir. Bu gidişle Esenler Belediye Başkanı bile kalamayacak. İşini yapsın. Bizimle dayanışma içinde olsun Grup Başkanvekili. Biz, kendisine daha 2 hafta önce bütçeyle ilgili sunum yaptık. O zaman çıksaydı, bir gün sonra bir gün sonra açıklama yapsın. Bakın benim arkadaşlarım kendisine brifing verdiler. İSKİ bütçesi, Büyükşehir Belediyesi bütçesi… İSKİ'de, 1 milyar 300 milyon liralık geçen yıl gerçekleşen elektrik masrafı, şu anda bu yıl için 2 milyar 700 milyon lira. Ne borçlanmasından bahsediyor? Bütçenin ne anlama geldiğini biliyor mu? Bütçenin bu tür geçiş zamanlarında, yani gerçek enflasyonun yüzde 50-60'ları yaşadığı bir ortamda, yeni yılın bütçesini yaparken… Bakın benim, Kasım ayında, 'Bizim acilen revize bütçe ihtiyacımız olacak' diye konuşmam var. Açın, görün. Biz, şu anda revize bütçe yapmak zorundayız. Meclis'e getirmek zorundayız. 'Şubat'ta konuşalım' diye arkadaşlarıma cevap verdiler. Bu hafta yine konuşacağız kendisiyle. Davet ettim. Biz, niçin revize bütçe konuşuyoruz iki ayda? Bu ülkenin ekonomisini yönetenler yüzünden. Benimle konuşmasın. Dönsün, Ankara'da ekonomiyi yöneten bakanıyla konuşsun, başka yetkililerle konuşsun, 'Bizi niye bu duruma düşürdünüz' diye. Kendi bütçesi, kendi ilçesindeki bütçesi. Şu anda revize bütçe yapmak zorunda kalacak, göreceğiz. Alın Esenler'in 2021'de, Ekim ayında kendi ilçesinde geçirdiği bütçeyi, bir de bu yılın sonunda kaç liralık bir bütçeyle geçtiğini görün. Yani nasıl bittiğini görün. Diyeceksiniz ki; 'Ekrem İmamoğlu bunu sana 18 Ocak'ta Sancaktepe'de söylemişti.' En az en 1,7-1,8 katı bütçeyle bitirmek zorunda kalacak. Sebep? Ekonomiyi yöneten kendi yetkilileri yüzünden. Onun için onlara hesap sorsun. Bizimle ilgisi yok."

ADAYLIK YANITI: "BENİM İŞİM GÜCÜM İSTANBUL"

- Sizin adaylığınız söz konusu mu acaba?

"Bakın ben, İstanbul Belediye Başkanıyım. Gündemden düşürmeyenlerle konuşun. Benle ne alakası var? Benim İstanbul gündeminin dışında konuştuğum, -şöyle dönün sadece bir seneye bakın- tek bir husus bulun, getirin önüme koyun. Ben duyuyorum, 'Efendim İstanbul'la ilgilenmiyor.' Benim işim gücüm İstanbul. Her gün İstanbul'un bir sokağındayım. Bir mahallesindeyim, bir ilçesindeyim. Başka bir yere gittiğim yok. Türkiye'de büyük bir ahlak sorunu yaşıyoruz. Mesela birilerini kavga ettirmek istiyorlar. Ekrem İmamoğlu'nu kavga ettirmek istiyorlar. Ben, dünyada benim Genel Başkanımla en son kavga edecek kişiyim. Cumhuriyet Halk Partisi'nde, benden daha iyi Cumhuriyet Halk Partili yok bana göre. Çünkü en iyi partili, ülkesine en iyi hizmet edendir, Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki kültür gereği. Ben de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde en iyi hizmeti yapmaya çalışan birisi olduğum için, ondan da en fazla gururlanacak kişi, benim partimin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu'dur. Dolayısıyla, buna bir baba-oğul ilişkisi gibi deyin; bir Genel Başkan-İstanbul Belediye Başkanı ilişkisi deyin; geçmişten beri bir siyasi yol arkadaşı-yoldaş ilişkisi deyin; ne derseniz deyin, bizim huzurumuzu kaçıracak, bizi kavga ettirecek Türkiye Cumhuriyeti'nde Allah'ın kulu yok."

"BU YOLCULUKTA HERKES, GEREKİRSE KAPIKULU OLMAYA ADAYDIR"

"Tüm ittifak olarak da siyaset üstü bir akılla, Türkiye'nin ekonomisini yerle bir eden, Türkiye'deki insanlara ayrıştırma iklimini yaratan kim varsa, onlardan bir an önce ülkeyi düze çıkarıp, Türkiye'yi müreffeh bir seviyeye kavuşturma konusunda yemin etmiş siyasi kimlikleriz. Hiçbirimizin kişisel egosu, kişisel bekası söz konusu değildir. Koltuk sevdası söz konusu değildir. Bu yolculukta herkes, gerekirse kapıkulu olmaya adaydır. Anlatabiliyor muyum? Böyle bakarız biz yolculuğumuza. Milli bir meseledir. Ülkemizin kurtuluş mücadelesidir. O bakımdan bunun için de ekonomik kurtuluş vardır, bunun için de eğitimle ilgili, bunun için de şehircilikle ilgili, yerel yönetimle ilgili… Ben mesela şöyle düşünüyorum: Yani ülkemizde siyasi ayrımcılık yapmaksızın, bütün belediyelere eşit bakan bir hükümet olduğu takdirde, bu ülkenin her belediyesi başarılı olur. AK Partilisi, MHP'lisi, CHP'lisi, İYİ Partilisi… Hangisi olursa olsun. O bakımdan halkın iradesine saygı duyan, akılcı, mantıklı, ülkesini düşünen, her ortamdan bir ayrımcılık cümlesi çıkartmayan, hep birlikte başaralım diyen bir akla hepimizin çok ihtiyacı var. 'Benim İstanbul'da ihtiyacım var' diyorum. Onun için ben bu işe hangi duyguyla yaparlar, nasıl bu psikolojiye bürünürler…?"

"NE KADAR AŞIKMIŞLAR İSTANBUL'A?"

"Neymiş bu İstanbul ya? Ne kadar aşıkmışlar İstanbul'a? Haberimiz yok yani. Binlerce kilometrekaresini mülk edinmişler haberimiz yok. Sanki 16 milyon insan, bir avuç insandan mülkünü aldı. Böyle bir şey yok. Kıskançlık yapmasınlar. Ben onların da çoluklarına, çocuklarına, torunlarına hizmet ediyorum şu an İstanbul'da. Kıskançlık yapmasınlar. Onların da partililerine hizmet ediyorum İstanbul'da. Etmeye de devam edeceğim. Onların torunlarından, çocuklarından oy alacağım. Bugün o raporu imzalamayanların torunlarından, çocuklarından ben oy alacağım göreceksiniz. Bana daha çok itibar edecekler. Çünkü yanlış yaptıklarını görecekler ileride. Bu bakımdan o kötü yolculuktan, o kötü akıldan, kıskançlıktan sıyrılsınlar. Bu şehre hizmet etmek isteyen, doğru yaptığımız her işe imza atsınlar. Alkışlasınlar. Partiler gelir geçer. Diyeceğim bu kadar."

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.