logo
19 EKİM 2026

IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıları Ekim başında

31.08.2004 00:00:00
 
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası'nın "Güz Dönemi Toplantıları'' olarak da adlandırılan yıllık toplantıları, 1-3 Ekim 2004 tarihleri arasında Washington'da gerçekleştirilecek. Toplantılarda, gelişmekte olan ülkelerdeki mali sektörün sorunları, mali sektörde istikrar ve düzenlemeler, petrol fiyatlarındaki artış ile ABD'deki faiz oranlarının gelişmekte olan ülkelere etkisi, kara para ile mücadele gibi konular ağırlıklı olarak ele alınacak. Toplantılarda, dünya ekonomisinin genel durumu, ekonomik büyüme tahminleri ve uluslararası ticaretin canlandırılması konularının da ele alınması bekleniyor. Toplantılarda ele alınacak diğer konuları ise yolsuzluklarla mücadele, Çin ve gelişmekte olan Asya, hesap verilebilirlik mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesi oluşturuyor. IMF Başkanı Rodrigo Rato, bu yıl ve gelecek yılki ortalama dünya ekonomik büyüme oranının yüzde 4.6 olacağını söylemişti. Üye ülkelerin oluşturduğu Grup toplantılarıyla, Guvernörler Kurulu ve Uluslararası Para ve Mali Komite toplantıları gerçekleştirilecek. Türkiye G-20 Grubu içinde yer alıyor.

Türk heyeti temsil edecek...

Toplantılarda Türkiye'nin, Devlet Bakanı Ali Babacan başkanlığındaki kalabalık bir ekonomi heyetiyle temsil edilmesi bekleniyor. Washington ve New York'ta gerçekleştirilmesi beklenen toplantılarda, ekonomi yetkilileri, Türkiye ekonomisindeki en son gelişmeler ve yatırım ortamı konusunda bilgi verecekler. Türk yetkililerin, IMF-Dünya Bankası, yatırım bankaları, sivil toplum kuruluşları ile reyting kuruluşlarının temsilcileri ile yapacakları görüşmelerde, özellikle "orta vadeli ekonomik program'' konusunda bilgi vermesi bekleniyor.

Esenyurt’ta kayyum depremi: Can Aksoy görevden alındı

Esenyurt Belediyesi’ne kayyum olarak atanan İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy, yardımcısının adının karıştığı milyonlarca dolarlık rüşvet ve yolsuzluk skandalının ardından görevinden alındı. Aksoy'un yerine Van Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ulaş Akhan getirildi

19.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Esenyurt’ta kayyum depremi: Can Aksoy görevden alındı
Esenyurt’ta kayyum depremi: Can Aksoy görevden alındı
Türkiye'nin en büyük ilçelerinden biri olan Esenyurt'ta sular durulmuyor. CHP'li Belediye Başkanı Ahmet Özer'in Ekim 2024'te tutuklanmasının ardından Esenyurt Belediyesi Başkanvekilliği ve kayyumluk görevine getirilen İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy görevden alındı. Can Aksoy'un asli görevi olan İstanbul Vali Yardımcılığına geri çekildiği öğrenilirken, yerine Van Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ulaş Akhan yeni kayyum olarak atandı.

Bu ani görev değişikliğinin arkasında, geçtiğimiz günlerde belediyede patlak veren ve adeta bir "servet operasyonuna" dönüşen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması yatıyor.


Sağ kolunun evinden servet çıktı


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, belediyedeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve müteahhitlerden rüşvet alındığı iddialarıyla 7 Ekim 2026'da geniş kapsamlı bir operasyon düzenlendi.

Gözaltına alınan 19 kişi arasında, bizzat kayyum Can Aksoy'un göreve getirdiği Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş da yer alıyordu.

Polis ekiplerinin Yusuf Ulutaş'ın kullandığı adreslerde yaptığı aramalar, rüşvet çarkının boyutunu gözler önüne serdi.

Ulutaş'ın ikamet ettiği evde yapılan aramalarda 450 bin 854 dolar, 31 bin 815 euro ve 2 milyon 580 bin lira nakit para ile lüks saatler ele geçirildi.

Soruşturmayı derinleştiren ekipler, 15 Ekim'de Küçükçekmece'de boş bir daireye operasyon düzenledi. Ulutaş'ın rüşvet paralarını saklamak için adeta bir "zula ve kasa odası" olarak kiraladığı bu dairede iki adet dev çelik kasa bulundu. Kasalar açıldığında içinden tam 7 milyon dolar ve 400 bin euro nakit para çıktı.

Operasyonların ardından Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın da aralarında bulunduğu 9 kişi 10 Ekim'de tutuklanarak cezaevine gönderildi.


MASAK raporu rüşvet çarkını belgeledi


Eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar'ın sosyal medya üzerinden paylaştığı iddialara göre, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları yolsuzluğun boyutunu resmiyete döktü. Rapora göre, Yusuf Ulutaş'ın para hareketliliği 2024 yılında 10,6 milyon lira seviyesindeyken, kayyum yönetiminde başkan yardımcılığı yaptığı 2025 yılında tam 231 milyon liraya fırladı. Soruşturma dosyalarındaki iddialara göre Ulutaş'ın, müteahhitlerden yapılan her hakediş üzerinden yüzde 20 pay aldığı ileri sürülüyor.


"Erdoğan 'bu işe karışmayın' dedi"


Skandalın Ankara kulislerine de sıçradığı iddia edildi. Şamil Tayyar, tutuklanan Yusuf Ulutaş'ı kurtarmak için "hatırlı bazı isimlerin" devreye girerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ulaşmaya çalıştığını öne sürdü. Ancak Erdoğan'ın bu talebi sert bir dille reddederek "Bu işe karışmayın" talimatı verdiği belirtildi.


Süreç nasıl başlamıştı?


Esenyurt Belediyesi'ne giden süreç, 30 Ekim 2024 tarihinde seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer'in "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla gözaltına alınıp tutuklanmasıyla başlamıştı. İçişleri Bakanlığı tarafından Özer'in görevden uzaklaştırılmasının ardından 31 Ekim 2024'te Can Aksoy belediyeye kayyum olarak atanmıştı. Ahmet Özer 12 Kasım 2025'te cezaevinden tahliye edilse de kayyum yönetimi görevine devam ediyordu.

Kayyum yönetiminin birinci yılı geride kalırken ortaya çıkan bu devasa rüşvet skandalı, Can Aksoy'un da görevden alınarak merkeze çekilmesiyle sonuçlandı. İçişleri Bakanlığı'nın belediyedeki rüşvet ve ihaleye fesat iddialarına yönelik incelemeleri devam ediyor.

"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"

İstanbul Valisi Davut Gül, "İstanbul'umuzda 6 kişi vefat etti, 1 kişi kayıp. Kocaeli'de vefat edip Pendik'e kadar sürüklenen 2 kişi, jandarma arama kurtarma ekiplerimiz tarafından bulundu. Biz buradaki işgalleri kaldırmak istiyoruz. Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde kentsel dönüşüm ofisi çalışmaya başladı. Tarımsal zararların tamamını tespit ettik. Yaklaşık 60 milyon liralık bir zarar var. Başta burada yıkılan binalar olmak üzere, dükkanlar, iş yerleri ve evlerin zararlarını da bugünden itibaren ödemeye başlayacağız" dedi

19.10.2026 14:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"
"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"
İstanbul Valisi Davut Gül, sel felaketinin ardından Ayazağa'da devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan kayıp 3 vatandaş için yapılan çalışmalara değinerek, "Birisini dün, birisini de bugün bulduk. Şu an itibarıyla 6 hemşehrimiz vefat etti. 1 hemşehrimiz de kayıp. Arama çalışmaları devam ediyor. Avrupa Yakası'nda yağışlar azaldı ve bugün durdu. Anadolu Yakası'nda özellikle Şile'de yağışlar çok fazla etkisini gösterdi. Şile'de birçok evi, iş yerini su bastı. Hamdolsun, herhangi bir can kaybı, mahsur kalan kimse de yok. Sular da çekilmeye başladı. Orada da ekiplerimiz hem suların tahliyesini hem de çekilen yerlerde zararların tespit edilmesini takip ediyor, tespit ediyorlar. Burada da bugün 6'ncı gün. Önemli bir kısmını geride bıraktık. Bunların içerisinde yıkılacak yerler vardı.

Arkada görüldüğü gibi yıkımlar burada tamamlandı. Yıkımlarla ilgili hemşehrilerimiz sorular soruyor. Bazen sosyal medyada bizlere soruluyor, sizlere soruluyor. Ayazağa'da her gördüğümüz yeri yıkmıyoruz, yıkmayacağız. Bunun mantığı şu arkadaşlar; İstanbul'un her tarafında olduğu gibi burada da derenin bir yatağı var. Dolayısıyla derenin yatağının neresi olduğu teknik olarak belli. Bunun dışında da dereler ıslah, rehabilite ediliyor. Bununla ilgili çalışma yapılıyor. Bu da teknik bir çalışma. O derenin yatağı neredeyse, ıslah nerede yapılacaksa, proje nereyi kapsıyorsa ve orada bir işgal varsa ya da yıkılması gereken bir bina varsa bunun yıkılması sağlanır. Yoksa etrafınıza baktığınızda 'Şu bina da yıkılsın, bu bina da yıkılsın' ne böyle bir niyetimiz var ne de bunun gerçekliği var" diye konuştu.

"Zarar tespitleri tamamlandı, artık bunlar rakamlandırılıyor"

Bölgedeki işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak istediklerini söyleyen Vali Gül, "Biz derelerin akabileceği, derelerin yatağında gidebileceği ve buradaki işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak istiyoruz. Diğer çarpık yapılaşmayla ilgili olarak Ayazağa başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum buraya geldiğinde yaptığı toplantıda burada Kentsel Dönüşüm Ofisi'nin kurulacağını beyan etmişti. Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde bu kentsel dönüşüm ofisi çalışmaya başladı. Bu şu demek; hemşehrilerimizin kendi binalarıyla ilgili bir dönüşüm niyetleri varsa, binalarının daha sağlıklı bir şekilde yapılması talepleri varsa buraya gidecekler. Arsasına, imarına, ada bazlı bir birleşme olup olmadığına kadar etrafında yapılabilecek ilave tedbirler var mı, bunu oturacaklar orada görüşecekler. Arkadaşlarımız, hafta sonu da başlayarak Kentsel Dönüşüm Ofisi'nde hemşehrilerimize bu bilgileri veriyorlar. Zarar tespitleri tamamlandı. Artık bunlar rakamlandırılıyor.

Zarar tespiti yapılmayan, gözden kaçan, müracaat etmeyen hemşehrilerimiz, meydanda bulunan AFAD koordinasyon tırına müracaat ettiklerinde arkadaşlarımız gidip yerinde tespit ediyorlar. Tarımsal zararların tamamını tespit ettik. Yaklaşık 60 milyon liralık bir zarar var. Bazıları küçükbaş hayvan bazıları sera gibi. Onların teslimine başlandı. Bu hafta içerisinde tamamı da hemşehrilerimize teslim edilmiş olacak. Başta burada yıkılan binalar olmak üzere, dükkanlar, iş yerleri ve evlerin zarar ziyanlarını da bugünden itibaren ödemelere başlayacağız. Pendik'te, Gebze'de kaza geçirip Pendik'e kadar sürüklenen 2 vatandaşımız vardı. Onların da arama çalışmaları devam ediyordu, kendilerine ulaşıldı. Maalesef ikisi de vefat etmişti, Allah'tan rahmet diliyoruz. Şu an aranan sadece 1 hemşerimiz kaldı. O hemşerimizi de kısa sürede bulmayı ümit ediyoruz" dedi.

"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"

Kendisine yöneltilen sorulara da yanıt veren Gül, "İstanbul'umuzda toplam da 6 kişi vefat etti, 1 kişi kayıp. Kocaeli'de vefat edip Pendik'e kadar sürüklenen 2 kişi, jandarma arama kurtarma ekiplerimiz tarafından bulundu. Dolayısıyla Kocaeli ve İstanbul'da toplamda 8 kişinin cenazesi İstanbul'da bulunmuş oldu. 1 kişinin de arama çalışmaları devam ediyor. 19 bin 300 ihbar geldi. Her bir ihbara arkadaşlarımız giderek yerinde tespit yapıyor. Bu ihbarların bazıları evin çatısının akması şeklinde de olabiliyor. Bazıları bodrum kat ya da kotu düşük olan yerlerde eşyaların tamamının ziyan olduğu yerler olarak da karşımıza çıkabiliyor. Dolayısıyla birbirinden farklı sıkıntıları olan 19 bin 300 civarında ihbarın olduğu bir afet yaşadık. Burada da tespit edilen, şu an itibarıyla ev olarak 2 bin civarında ciddi anlamda zarar gören hemşehrimiz var. Onların zararları, ziyanları verilmeye başlandı. Daha küçük zararı olup cuma günü ödediğimiz 5 bin 200 hemşerimizin 10'ar bin liralık paraları vardı.

Buna ilaveten bugün itibarıyla yaklaşık 2 bin 500 hemşehrimize daha 10'ar bin lira yatıracağız. Ancak asıl hemşehrilerimizin beklediği, bizim de tespit ettiğimiz 2 bin civarındaki ev, yaklaşık 900 iş yerinin olduğu, yavaş yavaş müracaatlar da halen gelmeye devam ediyor. Kabaca 3 bin ev ve iş yerinin ciddi anlamda zarar gördüğünü tespit ettik. Bunların zarar, ziyanları da bugün başlayarak ödenmeye başlanacak. 10 bin liralar hasar tespitinin dışında afetten bir şekilde etkilenen hemşehrilerimize Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın bir can suyu, acil yardım olarak aktardığı para. Dükkan sahiplerinin eşyalarının önemli bir kısmı zaten sular altında kalmıştı. Kendileri kiracıydı, bizler, hem zarar gören malzemeler hem de taşınmayla ilgili bu süreçte yeni bir düzen kurmaları için bir para aktaracağız. Onların yeniden düzen kurmalarını ve mağdur olmamalarını sağlayacağız. Ne zaman; bugün ve yarın" diye konuştu.

"Derenin projesini İSKİ yaptı"

Derenin projesini İSKİ'nin yaptığını söyleyen Davut Gül, "Bu proje şu ana göre yapılıyor; ne kadarlık alanda su toplayacak' Yağış miktarları, 50-100 yıllık geçmişe dönük, tüm tahminleri planlanarak bir planlama yapıyorlar. Bunun neticesinde derenin bu kadar alandaki suyu toplayıp toplayamayacağı ve suyun nereden geçeceği belirleniyor. Teknik çalışmalara uygun olarak, suyun geçeceği güzergahta bir işgal varsa diğer kurumlar imkanlar ölçüsünde destek oluyor" ifadelerini kullandı.

TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak

TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak. Tasfiye edilen fonların yatırımcılarına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasını öngören teklifin Genel Kurul’da öncelikli olarak görüşülmesi bekleniyor

18.10.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
 TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak
 TBMM’de bu hafta yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi, 2027 bütçesi ve Mekke Anlaşması tartışmaları gündemde olacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), bu hafta yatırım fonlarına ilişkin düzenleme, 2027 yılı bütçe teklifi ve Mekke Anlaşması tartışmalarıyla yoğun bir gündemle çalışacak. Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifinin, fon payı sahiplerine ara ödeme yapılabilmesi amacıyla Genel Kurul'da öncelikli olarak ele alınması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da 2027 yılı bütçe teklifine ilişkin sunumunu Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapacak.

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda geçen hafta kabul edilen Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin, Genel Kurul'da görüşülmekte olan Türk Kızılay Kanunu Teklifi'nin önüne alınması bekleniyor.

Teklif, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarının malvarlıklarının geri kazanılmasını, hukuka aykırı şekilde fonlardan çıkarılan değerlerin iadesini ve oluşan kayıp ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesini amaçlıyor. Geri kazanılan değerlerin fon pay sahiplerine ödenmesine ilişkin usul ve esaslar da düzenleniyor.

YATIRIMCILARA 1 MİLYON LİRAYA KADAR ARA ÖDEME
Kanun teklifine göre, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutara kadar, net yatırım tutarı 1 milyon lira ve üzerinde bulunan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek. Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, yapılacak ara ödeme ilgili yatırımcının hesabındaki fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak. Hesaplamada, bir önceki gün sonu itibarıyla belirlenen fon değeri esas alınacak.

Düzenleme kapsamında, ilgili yatırım fonlarıyla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri doğrultusunda malvarlığı değerlerine el konulabilecek. Fonlarda meydana gelen zarar ve kayıplardan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi konumundaki portföy yönetim şirketinin sorumlu tutulması öngörülüyor.

Teklifle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atanabilmesine de imkân tanınıyor. TMSF'nin kayyum atanması halinde, Bankacılık Kanunu kapsamında sahip olduğu yetkilerle ilgili malvarlığı değerlerini dava sonucunu beklemeden satabilmesi veya tasfiye edebilmesi düzenleniyor.

CEVDET YILMAZ 2027 BÜTÇESİNİ SUNACAK
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Sayıştay raporları da ele alınacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 21 Ekim Çarşamba günü saat 14.30'da komisyonda bütçe sunumu yapması bekleniyor. Sunumun ardından milletvekillerine hazırlık yapmaları için komisyon çalışmalarına bir hafta ara verilecek.

Komisyonda 27 Ekim Salı günü bütçenin geneli üzerindeki görüşmeler gerçekleştirilecek. Bakanlıklar ve kamu kurumlarının bütçelerine ilişkin görüşmelerin ise yaklaşık bir ay sürmesi planlanıyor.

KİT KOMİSYONU'NDA HESAPLAR GÖRÜŞÜLECEK
Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu'nun gündeminde de çeşitli kurumların 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin bilanço ve hesapları bulunuyor. Bu kapsamda İller Bankası, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Vakıf İnşaat Restorasyon ve Ticaret AŞ, Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye Şeker Fabrikaları ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün hesapları görüşülecek.

AKP GRUBU ÇARŞAMBA GÜNÜ TOPLANACAK
TBMM'de salı ve çarşamba günleri siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak. Genellikle iki haftada bir toplanan AKP Grubu da çarşamba günü bir araya gelecek. Toplantıda AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekillerine hitap etmesi bekleniyor.

MEKKE ANLAŞMASI TARTIŞMALARI SÜRÜYOR
Meclis gündemindeki başlıklardan biri de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalandığı duyurulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması olacak.

Muhalefet, anlaşmanın TBMM tarafından henüz onaylanmadan sahada uygulanmasının anayasaya aykırı olduğunu savunuyor. Muhalefet temsilcileri ayrıca anlaşmanın Türkiye'yi Yemen'deki savaşa dahil edebileceği yönündeki endişelerini dile getirerek düzenlemenin reddedilmesini istiyor.

AKP'li isimler ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın gerek görülmesi halinde anlaşma hakkında TBMM Genel Kurulu'nda bilgilendirme yapabileceğini belirtiyor.

CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu

CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu. 2 haftadır görevini bağımsız sürdüren Kotan, Yeni Parti’ye üye oldu. Kotan’a parti rozetinin salı günü düzenlenecek törenle takılacağı bildirildi

18.10.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu
CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu
CHP'den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan'ın yeni partisi belli oldu. 2 haftadır görevini bağımsız sürdüren Kotan, Yeni Parti'ye üye oldu. Kotan'a parti rozetinin salı günü düzenlenecek törenle takılacağı bildirildi.

Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, 1 Ekim 2026 tarihinde CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla partisinden istifa etti. Kotan'ın istifasının hemen ardından gerçekleştirilen Konyaaltı Belediyesi'nin ekim ayı meclis toplantısı tartışmalara neden oldu.

2 hafta boyunca bağımsız olarak görev yapan Cem Kotan, bugün Yeni Parti'ye üye oldu. Kotan'a salı günü düzenlenecek törende Yeni Parti rozeti takılacağı belirtildi.

Sağlıklı yaşamanın sırrı konusunda çarpıcı araştırma


 
Orta ve ileri yaşta kas gücü ile yaşam süresi arasındaki ilişkiyi inceleyen yeni bir araştırmada dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmaya göre en düşük kas gücüne sahip bireylerde ölüm riski, en yüksek kas gücüne sahip grupla karşılaştırıldığında erkeklerde 5.9 kat, kadınlarda ise 6.9 kat daha yüksek bulundu. 

17.10.2026 19:45:00
Murat Çorbacı
 
Sağlıklı yaşamanın sırrı konusunda çarpıcı araştırma
Sağlıklı yaşamanın sırrı konusunda çarpıcı araştırma

Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, 'kas kütlesi'yle ilgili yapılan bir araştırmanın özellikle sağlıklı yaşlanma perspektifinden önemli bir mesaj taşıdığını belirterek, "Kas sağlığı denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak kas kütlesi veya kaldırabildiğimiz ağırlık geliyor. Oysa günlük yaşam bize farklı bir soru soruyor: O kuvveti ne kadar hızlı ve kontrollü kullanabiliyoruz? Sandalyeden kalkmak, merdivene adım atmak, dengesiz bir zeminde kendimizi toparlamak veya düşmeyi önlemek yalnızca kuvvet değil, kuvveti hızlı bir şekilde ortaya koyabilme becerisi de gerektiriyor. Bu noktada düzenli fiziksel aktivitenin yanı sıra yeterli ve dengeli beslenme de kasların korunması ve işlevlerini sürdürebilmesi açısından önemli bir rol oynuyor. Özellikle yeterli protein ve kas sağlığını destekleyen diğer besin öğelerinin günlük beslenmede yeterli düzeyde alınması, sağlıklı yaşlanmanın önemli bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmeli" dedi.

Araştırmanın detayları

ABD kaynaklı Mayo Clinic Proceedings dergisinde yayımlanan çalışmada, 46-75 yaş arasındaki 3.889 yetişkin 10 yıldan uzun süre takip edildi. Araştırmacılar, kas gücünü kuvvet ve hızın birlikte ortaya konduğu bir performans ölçütü olarak ele alırken, kas kuvvetini ise temel olarak kişinin uygulayabildiği maksimum kuvvet üzerinden değerlendirdi. Araştırma, aynı zamanda kasın yalnızca kapasitesini değil, bu kapasiteyi ne kadar hızlı ve işlevsel biçimde harekete geçirebildiğini sorguluyor.
Kaslarımızın yalnızca vücudumuzu hareket ettiren dokular değil; bağımsız hareket edebilmenin, günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmenin ve sağlıklı yaşlanmanın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, "Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kas fonksiyonlarında meydana gelen kayıplar; merdiven çıkmaktan sandalyeden kalkmaya, dengeyi korumaktan ani bir hareket karşısında vücudu toparlamaya kadar pek çok işlevi etkileyebiliyor. İşte bu nedenle kas gücü, özellikle ileri yaşlarda yalnızca spor performansıyla ilgili bir kavram değil, günlük yaşamın sürdürülebilmesi açısından da önemli bir fiziksel özellik olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu.


Kontrollü hareket kabiliyeti önemli

Araştırmada "kas gücü", kuvvet ile hızın birlikte değerlendirilmesiyle ele alınıyor. Başka bir ifadeyle, aynı miktarda kuvvet üretebilen iki kişiden, bunu daha kısa sürede gerçekleştirebilen kişinin kas gücü daha yüksek kabul ediliyor. Bu nedenle kas gücü, yalnızca kasın kapasitesini değil, hareketin hızını ve fonksiyonel performansı da kısmen yansıtan bir ölçüt olarak değerlendiriliyor. Prof. Dr. Murat Baş, bunun özellikle yaşlanma sürecinde dikkate alınması gerektiğini vurguluyor: "İyi yaşlanmak, yalnızca kaslarımızı korumak değil; onları günlük hayatın gerektirdiği hızda kullanabilmek anlamına da geliyor. Yaş ilerledikçe hızlı ve kontrollü hareket edebilme kapasitesinin korunması, kişinin bağımsızlığını sürdürmesi açısından son derece değerli"…

Yaşlanırken daha fazla kas değil, daha işlevsel kas önemli

Araştırmanın sonuçları, kas kuvvetinin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, kas kuvveti sağlıklı hareket için temel bir fiziksel özellik olmaya devam ediyor. Ancak bu çalışma, orta ve ileri yaşlarda yaşam süresiyle ilişkili fiziksel göstergeler değerlendirilirken kas gücünün ayrıca ele alınmasının yararlı olabileceğine işaret ediyor. Prof. Dr. Murat Baş, "Kaslarımızı yalnızca 'güçlü' veya 'zayıf' şeklinde değerlendirmek artık yeterli olmayabilir. Kasın fonksiyonunu, hareket hızını, koordinasyonu ve kişinin günlük yaşam içerisindeki performansını birlikte düşünmeliyiz. Sağlıklı yaşlanma açısından hedefimiz yalnızca daha fazla kas yapmak değil; kullanılabilir, hızlı tepki verebilen ve fonksiyonunu koruyan kaslara sahip olmak olmalı" diyor.

Uygun egzersiz programı şart

Bu noktada egzersiz programlarının da yaşa, sağlık durumuna ve fiziksel kapasiteye göre çeşitlendirilmesi gerekiyor. Kuvvet antrenmanlarının yanı sıra, kişinin uygunluğu değerlendirildikten sonra kontrollü ve hızlı hareketleri içeren fonksiyonel egzersizlerin de programa eklenmesi düşünülebilir. Squat (çömelme), lunge (hamle) ve step-up (basamağa çıkma) gibi temel hareketlerin kontrollü hızlarda uygulanması veya uygun kişilerde kettlebell (girya) gibi ekipmanlarla yapılan egzersizler, kasların kuvveti kısa sürede üretme kapasitesini geliştirmeyi hedefleyebilir.

Prof. Dr. Murat Baş, "Burada önemli olan 'ne kadar hızlı, o kadar iyi' yaklaşımı değildir. Özellikle orta ve ileri yaşta amaç, hareketi hızlandırırken kontrolü kaybetmemektir. Egzersizin kişinin yaşına, eklem-kas durumuna, denge kapasitesine ve mevcut sağlık durumuna göre planlanması gerekir. Gerektiğinde hekim, fizyoterapist veya egzersiz uzmanından destek alınmalıdır" ifadelerini kullanıyor.

Fiziksel aktivite ileri yaşlara bırakılmamalı

Prof. Dr. Murat Baş, araştırmanın dikkat çekici sonuçlarına rağmen çalışmanın sınırlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor. Çalışma, Brezilya'daki bir gözlem grubundan elde edilen verilere dayanıyor. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeyi ve kondisyonu ayrıntılı biçimde değerlendirilmediği için sonuçların farklı toplumlara ve genel nüfusa doğrudan aktarılması konusunda dikkatli olunması gerekiyor. Prof. Dr. Murat Baş, "Bu çalışma bize 'kas gücünüzü artırırsanız kesin olarak daha uzun yaşarsınız' demiyor. Bize çok önemli bir araştırma sorusu gösteriyor: Kasın kuvvet üretme hızı, sağlığın ve yaşlanmanın değerlendirilmesinde düşündüğümüzden daha önemli bir gösterge olabilir mi? Bu sorunun farklı toplumlarda ve farklı çalışma tasarımlarıyla araştırılması gerekiyor" şeklinde konuşuyor.

Prof. Dr. Murat Baş'a göre araştırmadan çıkarılabilecek en önemli mesajlardan biri ise fiziksel aktivitenin yaşamın ilerleyen dönemlerine bırakılmaması: "Kas kaybını yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak kabul etmemeliyiz. Kaslarımız da kalp ve damar sistemimiz gibi kullanılmaya ihtiyaç duyar. Düzenli fiziksel aktivite, yeterli protein ve dengeli beslenme, uygun kuvvet egzersizleri ve kişinin kapasitesine göre planlanmış fonksiyonel çalışmalar sağlıklı yaşlanma yaklaşımının önemli parçalarıdır"…


Beslenme de önemli

Prof. Dr. Murat Baş'a göre kasların yaşla birlikte korunmasında fiziksel aktivitenin yanı sıra yeterli ve dengeli beslenme de önemli rol oynuyor. Özellikle yaş ilerledikçe günlük beslenmede yeterli protein alınması, kas dokusunun korunması ve egzersize verilen yanıtın desteklenmesi açısından önem taşıyor.

Yumurta, yoğurt, kefir, süt ve peynir gibi süt ürünleri; balık, tavuk ve yağsız et gibi hayvansal protein kaynaklarının yanı sıra mercimek, nohut, kuru fasulye gibi baklagiller de günlük beslenmede protein açısından değerlendirilebilecek seçenekler arasında yer alıyor. Kas sağlığı açısından yalnızca protein miktarına değil, beslenmenin genel kalitesine de dikkat etmek gerekiyor. Sebze ve meyveler, tam tahıllar, kuruyemişler ve sağlıklı yağ kaynakları dengeli bir beslenme düzeninin parçası olmalı. Özellikle balık, ceviz, badem, zeytinyağı gibi besinler sağlıklı yağ asitleri açısından beslenmeye katkı sağlayabilir. Yeterli sıvı tüketimi de kasların normal fonksiyonlarının sürdürülmesi açısından göz ardı edilmemeli.

Oktay Saral hangi sözleri verdi?

Ankara’da er şehit aileleri ve er gazilerin eşit özlük hakları için başlattığı 48 günlük nöbetin ardından gözler, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın verdiği sözlere çevrildi

17.10.2026 17:40:00
Haber Merkezi
 
Oktay Saral hangi sözleri verdi?
Oktay Saral hangi sözleri verdi?
Ankara'da er şehit aileleri ve er gazilerin eşit özlük hakları için başlattığı 48 günlük nöbetin ardından gözler, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın verdiği sözlere çevrildi. Eylemlerine çözüm beklentisiyle ara veren platform, ekim ayının sonuna kadar somut adım atılmaması hâlinde kasım ayında yeniden meydanlara çıkma kararı aldı.

Peki, Oktay Saral hangi sözleri verdi? Meclis açıldığında gündeme taşınması beklenen talepler için neden henüz somut bir sonuç açıklanmadı?

OKTAY SARAL HANGİ SÖZLERİ VERDİ?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, 28 Ağustos'ta gazilerle yaptığı görüntülü görüşmede, Meclis açıldığında taleplerin Cumhurbaşkanı'na ve ilgili yetkililere iletilmesi için girişimde bulunacağını belirtti.

Saral'ın açıklaması şöyleydi:

"Meclis açıldığında da bizzat Cumhurbaşkanımıza da inşallah bizzat yetkili arkadaşlara da sonuna kadar sizin almanız gereken haklar hususunda, sizin bir kardeşiniz olarak elimden ne geliyorsa yapacağım."

Saral, konuşmasının devamında da şu ifadeleri kullandı:

"Ben bir kardeşiniz olarak ekimde Meclis açıldığında inşallah sizlerin haklarını iade noktasında, verilmesi noktasında ne gerekiyorsa bunun sözünü ben size veriyorum."

Bu görüşmenin ardından gaziler, çözüm için ekim ayının sonuna kadar beklemek üzere eylemlerine ara verdi.

HANGİ HAKLAR İSTENİYOR?

Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu'nun temel talebi, rütbe ayrımı yapılmaksızın emsal özlük ve sosyal hakların sağlanması.

Platform, aynı vatan savunması için mücadele eden er gazileri ile rütbeli askerler arasındaki hak farklılıklarının giderilmesini istiyor. Talepler, gazilerin özlük ve sosyal haklarının yanı sıra şehit er yakınlarının haklarının da iyileştirilmesini kapsıyor.

SÖZLER TUTULMADI MI?

16 Ekim itibarıyla platformun açıklamalarına ve basına yansıyan bilgilere göre, gazilerin beklediği somut bir adım henüz duyurulmadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ekim ayında çalışmalarına başlamasına rağmen taleplerin karşılanmasına yönelik somut bir gelişme yaşanmadığı bildirildi.

Ancak burada önemli bir ayrım var: Oktay Saral'ın kamuoyuna yansıyan sözleri, hakların belirli bir tarihte kesin olarak yasalaşacağı garantisinden ziyade, konuyu Cumhurbaşkanı'na ve ilgili yetkililere taşıma ve çözüm için girişimde bulunma taahhüdüydü.

Dolayısıyla şu aşamada verilen girişim sözünün yerine getirilip getirilmediğine ilişkin kamuya açık, kesin bir sonuç bulunmuyor. Buna karşılık gazilerin taleplerinin karşılandığını gösteren bir düzenleme de açıklanmış değil.

KASIMDA YENİDEN MEYDANLARA ÇIKACAKLAR

Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu, ekim ayının sonuna kadar somut bir adım atılmaması ve yetkili makamlardan olumlu yanıt gelmemesi durumunda kasım ayında yeniden eylem yapacağını duyurdu.

Platformun mesajı açık: 48 gün boyunca sürdürülen hak arayışına çözüm beklentisiyle ara verildi; şimdi verilen sözlerin karşılığının görülmesi bekleniyor.

Şimdi gözler Oktay Saral'da, Cumhurbaşkanlığı'nda ve Meclis'te. Er şehit aileleri ile gazilerin eşit özlük hakları talebi için ekim sonuna kadar hangi somut adımların atılacağı, kasım ayında yeni bir eylem sürecinin başlayıp başlamayacağını belirleyecek.

Türkiye'de kışın ilk yarısında sağanak, ikinci yarısında sert soğuk ve kar bekleniyor

İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, kış mevsiminde Türkiye genelinde normallerin üzerinde sıcaklıklar ve artan yağışların öne çıkmasının beklendiğini belirterek, kışın ilk yarısında sağanak ve sel, ikinci yarısında ise ani soğuklar, yoğun kar ve tipi riskine karşı uyarıda bulundu

17.10.2026 13:00:00
AA
 
Türkiye'de kışın ilk yarısında sağanak, ikinci yarısında sert soğuk ve kar bekleniyor
Türkiye'de kışın ilk yarısında sağanak, ikinci yarısında sert soğuk ve kar bekleniyor

Tağıl, iklim değişikliğinin artık yalnızca sıcaklıkların artması anlamına gelmediğini, mevsimlerin alışılmış düzenini de değiştirdiğini söyledi.

Bir yanda uzun süren sıcak ve kurak dönemler, diğer yanda kısa sürede etkili olan şiddetli yağışların yaşandığını aktaran Tağıl, bu nedenle 2026-2027 kışını değerlendirirken yalnızca hava sıcaklıklarına değil, atmosfer ve okyanuslarda yaşanan büyük ölçekli değişimlere de bakmak gerektiğini anlattı.

"Türkiye için değişken bir kış tablosu ortaya koyuyor"

Prof. Dr. Şermin Tağıl, bu yıl kış seyrini anlamak için özellikle El Nino, Kuzey Atlantik Salınımı (NAO) ve Kutup Girdabı arasındaki etkileşimin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bu üç büyük sistemin etkileşimi, Akdeniz Havzası ve ülkemizde hava koşullarını ve ekstrem hava olaylarını etkiliyor. Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) modelleri, Türkiye için değişken bir kış tablosu ortaya koyuyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz kuşağında yağışlı ve ılık koşulları öne çıkıyor. Modeller kurak bir kıştan ziyade, yağışların arttığı bir döneme işaret ediyor. Buna ek olarak, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarının 1980'lerden bu yana kaydedilen en yüksek değerlere ulaşması da dikkati çekiyor. Denizlerin normalden sıcak olması, atmosfere aktarılan nem ve enerji miktarını artırarak uygun atmosferik koşullarda şiddetli yağışları ve kış fırtınalarını destekleyebilir. Model sonuçları, kışın ilk yarısında Türkiye'de sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini gösteriyor. Ancak bu, kurak bir kış yaşanacağı anlamına gelmemeli. Güneyli rüzgarlarla taşınan nem, özellikle kıyı kesimlerinde ve batı bölgelerinde yağışları artıracaktır. Sıcaklıkların yüksek seyretmesi, karın alçak kesimlerde azalmasına, yüksek dağlık alanlarda ise daha fazla tutunmasına yol açacaktır."

Bu anlamda asıl dikkat çekici değişimi kış ortasından itibaren beklediklerini bildiren Tağıl, ocak ayının sonuna ve şubat ayına ilişkin model senaryolarında Kutup Girdabı'nın zayıflamasının öngörüldüğünü dile getirdi.

"Şiddetli kış koşullarının ortaya çıkma olasılığını artırabilir"

Tağıl, Kutup Girdabı'nın zayıflamasının, kutup çevresindeki dondurucu soğukların orta enlemlere doğru ilerlemesini kolaylaştıracağını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu atmosferik koşulların yaşanması, şiddetli kış koşullarının ortaya çıkma olasılığını artırabilir. Akdeniz'den gelen nemli hava ile kuzeyden ilerleyen soğuk hava kütlelerinin uygun koşullarda karşılaşması, kuvvetli yağışlara ve bazı bölgelerde yoğun kar yağışı ile tipiye yol açabilir. 2026-2027 kışında kar açısından, ılık koşullar karın yerde tutunmasını zorlaştırabilir. Kışın ikinci yarısında kar yağışlarının artması, özellikle Doğu Anadolu ve İç Anadolu'nun yüksek kesimlerinde kar örtüsünü güçlendirebilir. Ancak modeller, ülkemizin diğer kesimlerinde kar kuraklığının devam edebileceğine işaret ediyor."

"Farklı hava koşullarına karşı hazırlıklı olmak büyük önem taşıyor"

Kışın büyük bölümünün ılık ve bol yağışlı geçmesinin, uzun yıllardır kuraklık baskısı altındaki Türkiye için sevindirici bir gelişme olduğuna dikkati çeken Tağıl, ancak kış genelinde ılık ve yağışlı koşulların öne çıkmasının risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmediğine işaret etti.

Tağıl, "İlk yarıda şiddetli sağanaklar ve kısa sürede yoğunlaşan yağışlar bazı şehirlerimizde sel ve su baskınlarına neden olabilir. İkinci yarıda ise kuzeyden gelen soğuk hava kütleleriyle birlikte ani sıcaklık düşüşleri ve yoğun kar yağışları yaşanabilir. Elbette mevsimsel tahminler kesin bir takvim değil, atmosferin olası seyrini gösteren bir ihtimal haritasıdır. Kışın ilk yarısında sağanak ve sel, ikinci yarısında ise ani soğuklar ve kar fırtınaları şehir yaşamını ciddi biçimde aksatabilir. Bu nedenle farklı hava koşullarına karşı hazırlıklı olmak büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu. 

Etimesgut Belediyesi soruşturmasında 7 kişi tutuklandı

Etimesgut Belediyesindeki ihale, otopark kiralama ve imar işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve menfaat temin edildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, aralarında belediye başkan yardımcıları G.B. ve F.G.'nin de bulunduğu 7 şüpheli tutuklandı. Ankara merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheliden 4'ü hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verilirken, 9 şüphelinin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade verdiği bildirildi

17.10.2026 11:33:00 / Güncelleme: 17.10.2026 11:36:47
İHA
 
Etimesgut Belediyesi soruşturmasında 7 kişi tutuklandı
Etimesgut Belediyesi soruşturmasında 7 kişi tutuklandı
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Etimesgut Belediyesince gerçekleştirilen bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı, sahte belgeler düzenlendiği, otopark kiralama ve inşaat projelerine ilişkin imar ve ruhsat işlemlerinde menfaat temin edildiği iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında Sayıştay raporları, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde alınan şüpheli ifadeleri, müşteki beyanları, CİMER başvuruları, ses ve video kayıtları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve HTS analizleri incelendi.

İncelemeler sonucunda "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, kurulan örgüte üye olma, zimmet, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarından, aralarında Etimesgut Belediye Başkan Yardımcıları G.B. ve F.G.'nin de bulunduğu, 5'i belediye görevlisi olmak üzere 25 şüpheliye yönelik 13 Ekim 2026'da Ankara merkezli 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

7 şüpheli tutuklandı

Operasyon kapsamında arama, el koyma ve gözaltı işlemlerinin ardından Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına getirilen şüphelilerden 9'unun etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade verdiği belirtildi. Beş şüpheli hakkında ise mevcut delil durumu dikkate alınarak yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol uygulanması talep edildi.

Tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen 11 şüpheliden, Etimesgut Belediye Başkan Yardımcıları G.B. ve F.G.'nin de aralarında bulunduğu 7'sinin tutuklanmasına karar verildi. Diğer 4 şüpheli hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

Başsavcılık, soruşturmanın tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 27 şüpheli tutuklandı

İzmir merkezli 4 ilde yasa dışı bahis şebekesine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 35 şüpheliden 27'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. zanlıların banka hesapları üzerinden yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık para trafiği yürüttüğü belirlendi

17.10.2026 11:30:00 / Güncelleme: 17.10.2026 11:34:14
İHA
 
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 27 şüpheli tutuklandı
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 27 şüpheli tutuklandı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçu kapsamında çalışma yürüttü.

Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda şüphelilerin yurt dışı bağlantılı siteler üzerinden yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettikleri belirlendi. Şebekenin mali boyutunu da inceleyen ekipler, zanlıların üçüncü kişilerden temin ettikleri banka hesaplarını kullandıklarını ve bu hesaplar üzerinden yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık para trafiği gerçekleştirdiklerini tespit etti.

Eş zamanlı baskınlarda 35 gözaltı

Yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanılmak üzere banka hesabı ve GSM hattı temin eden şüphelilere yönelik İzmir merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda 35 şüpheli gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Ayrıca yurt dışından yayın yapan 22 yasa dışı bahis sitesine Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla erişim engeli getirildi.



27 zanlı cezaevine gönderildi

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 35 şüpheliden 27'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerden 5'i hakkında ev hapsi kararı verilirken, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu


 
 
Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki kadın aynı apartmanda yaşadığı komşusunun evinde öldü. Belediye tabibi, ölümü şüpheli olarak değerlendirdi.

17.10.2026 08:54:00 / Güncelleme: 17.10.2026 08:58:14
Haber merkezi/AA
 
 Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu
 Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu

Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde Yadigar Yılmaz, Hoşnudiye Mahallesi Sağın Sokak'taki komşusunun evinde bulunduğu esnada fenalaşarak yere yığıldı. Ev sahibi 56 yaşındaki İ.G'nin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde, Yılmaz'ın hayatını kaybettiği tespit edildi. Belediye tabibi, Yılmaz'ın ölümünü şüpheli olarak değerlendirdi.

Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlatırken, ev sahibi İ.G. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Yılmaz'ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin tespit edilmesi amacıyla yapılacak otopsi işlemleri için Eskişehir Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.