logo
19 EKİM 2026

Hz. Hatice -4-

19.10.2026 00:00:00
 
İmam Cafer-i Sadık (a.s) şöyle dedi:

"Hatice'yi, Allah'ın Elçisi ile evlendikten sonra toplum tek ve yalnız bırakmıştı. Hz. Fatıma (s.a), Hz. Hatice'nin (s.a) karnında annesinin sırdaşı ve sohbet arkadaşı idi, onunla konuşuyordu ve onu sabırlı olmaya çağırıyordu. Hatice bunu Allah'ın Elçisi'nden gizliyordu ta ki bir gün Allah'ın Elçisi haber vermeden içeri girdiğinde Hz. Hatice'nin (s.a) (karnındaki) Hz. Fatıma ile konuştuğunu duydu. Hz. Hatice'ye şöyle sordu:

'Kiminle konuşuyorsun?'

Şöyle dedi:

'Karnımdaki bu bebek benim konuşma arkadaşım ve sırdaşımdır.'

Allah'ın Elçisi (s.a.a) şöyle dedi:

'Hatice, Cebrail şimdi bana bu çocuğun kız olduğunu haber verdi. Benim pak ve mübarek soyum ondan devam edecektir.' Ulu ve Yüce Allah benim soyumu onda karar kılmıştır, benden sonra onun nesli yeryüzündeki pak önderler ve halifelerdir."

Hz. Fatıma doğuncaya kadar Hz. Hatice ile konuşuyordu, annesinin sohbet arkadaşı ve dert ortağı idi. Hz. Fatıma'nın doğumu yaklaştığı zaman Hz. Hatice Kureyşli kadınlara haber gönderip çocuğun doğumunun yaklaştığını ve doğuma yardım etmeleri için gelmelerini istediyse de onlar olumsuz cevap verdiler.

Hz. Hatice çok üzgün ve kırgındı. Aniden Haşimi kadınlarına benzeyen dört kadın içeri girdi. Hz. Hatice onları görünce korkmuştu ama onlardan birisi Hz. Hatice'ye şöyle dedi:

"Hatice korkma, Allah bizi sana yardıma gönderdi. Bizler senin bacıların ve yardımcılarınızdır. Ben Sare'yim, bu Mezahim'in kızı Asiye'dir, üçüncüsü İmran'ın kızı Meryem'dir ve dördüncüsü de Musa'nın kız kardeşi Gülsüm'dür."

Bu dört kadın Hz. Hatice'nin (s.a) yanına oturdu ve Hz. Fatıma pak ve tertemiz olarak dünyaya geldi. Bu mukaddes çocuk yere indiği zaman doğumuyla ortaya çıkan nur'un ışıkları Mekke'nin bütün evlerine girdi. Hz. Hatice'nin evindeki huriler Hz. Fatıma'nın doğumundan dolayı birbirlerini tebrik ediyorlardı. Sonra bu dört hanımefendi, bebeği Hz. Hatice'ye getirip şöyle dediler: "Ey Hatice, çocuğunu al o pak ve tertemizdir. Sonsuz ilahi bereket onda ve onun soyundadır." Hz. Hatice sonsuz sevinç ve neşe ile bebeği kucağına aldı.

Hz. Hatice (s.a) Yahudi âlimlerinden Allah'ın son peygamberinin Mekke'den çıkacağını işitmişti ve Hz. Muhammed (s.a.a) ile müşterek hayatlarının başladığı ilk günden beri kocasının nübüvvet makamına ulaşmasını arzuluyordu. Sonunda on beş yıl müşterek yaşamdan sonra Allah'ın Elçisi kırk yaşında Hira mağarasında büyük ve İlahi risalet ile görevlendirildi. Eve döndü ve olayı Hz. Hatice'ye anlattı. Hz. Hatice şöyle dedi:

"Ya Muhammed, sevin ve sağlam dur. Hatice'nin canı elinde olan Allah'a ant olsun ki sen, bu ümmetin peygamberisin." Hz. Hatice Yahudi âlimlerinden ve Hristiyan kâhinlerinden son İlahi peygamberin geleceği müjdesini duymuştu ve vahyin, kocasına inmesini bekliyordu ve onun davetini kabul etmeğe hazırdı. Vahiy indikten sonra Hz. Muhammed (s.a.a) eve geldiği zaman Hz. Hatice şöyle dedi:

"Ey Muhammed! Sende gördüğüm bu nur nedir?"

Şöyle buyurdu:

"Bu peygamberlik nurudur. La ilahe illallah Muhammed'un Resulullah!" zikrini söyle.

Hz. Hatice huzur dolu bir kalple:

"Ben yıllardır senin peygamberliğini bekliyorum." deyip her iki şehadeti getirerek samimiyet ve marifet dolu bir imanla iman etti.
 
Adem Birinci / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.