logo
19 EKİM 2026

Geçim sıkıntısı aileyi nasıl etkiliyor?

19.10.2026 00:00:00
 
Değerli dostlar,

Bir evin huzuru yalnızca dört duvarla, sofradaki yemekle veya ödenen faturalarla ölçülmez. Aileyi ayakta tutan sevgi, güven, anlayış ve paylaşma duygusudur. Ancak hayatın ekonomik şartları ağırlaştığında, bu değerleri korumak da her geçen gün zorlaşabilir. Geçim sıkıntısı yalnızca kişinin cebini değil, aile fertlerinin gönül dünyasını da etkiler.


Evin içindeki görünmeyen yük


Sabah erkenden işe giden bir baba, akşam eve dönerken yalnızca yorgunluğunu değil, yetiştiremediği ödemelerin kaygısını da yanında getirir. Çocuğunun bir ihtiyacını karşılayamadığında, eşinin karşısında mahcup olduğunda veya gelecek ayın kirasını nasıl ödeyeceğini düşündüğünde yaşadığı sıkıntıyı her zaman dile getiremeyebilir.

Aynı evde yaşayan anne de mutfak masraflarını denkleştirmek, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak ve evin huzurunu korumak için büyük bir çaba gösterir. Bazen sofradan eksilen bir ürünün, ertelenen bir ihtiyacın veya kısılan bir harcamanın arkasında kimsenin konuşamadığı derin bir kaygı vardır.

İşte geçim sıkıntısının en ağır taraflarından biri budur: İnsanlar birbirlerini sevdikleri hâlde, hayatın baskısı altında birbirlerine karşı tahammüllerini kaybedebilirler. Ekonomik kaygılar büyüdükçe küçük meseleler tartışmaya dönüşebilir, aile fertleri arasındaki iletişim zayıflayabilir.


Çocuklar da bu yükü taşıyor


Çocuklar ailede yaşanan sıkıntıları her zaman kelimelerle anlatamaz. Ancak evdeki gerginliği, anne babalarının kaygısını ve bazı ihtiyaçlarının neden karşılanamadığını hissederler. İmkânları sınırlı ailelerin çocukları, yaşıtlarıyla kendilerini kıyasladıklarında yetersizlik veya mahcubiyet duygusu yaşayabilirler.

Bu nedenle geçim meselesini yalnızca yetişkinlerin gelir-gider hesabı olarak değerlendiremeyiz. Bugünün ekonomik şartları, çocukların ruh dünyasını ve yarına dair beklentilerini de etkiliyor.


Çözüm yalnızca sabretmek değildir


Elbette aile fertlerinin birbirine anlayış göstermesi, imkânları ölçüsünde paylaşması ve zor günlerde dayanışma içinde olması çok önemlidir. Fakat bütün yükü ailelerin fedakârlığına bırakmak da doğru değildir.

Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, insanı ve onun ihtiyaçlarını ekonominin merkezine yerleştiren bir yaklaşım sunar. Emeğin karşılığının alınması, vatandaşın satın alma gücünün korunması, istihdamın artırılması ve sosyal devletin görevlerini yerine getirmesi, aile huzurunu doğrudan ilgilendiren meselelerdir.

Çünkü aileye huzur tavsiye etmek kadar, o huzurun yaşanabileceği ekonomik şartları oluşturmak da önemlidir. İnsan çalıştığı hâlde evinin temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa yalnızca daha fazla fedakârlık yapmasını istemek, sorunun çözümü olamaz.

Bir toplumun gücü, ailelerin sıkıntılarını kapalı kapılar ardında ne kadar iyi gizlediğiyle ölçülmez. Asıl güç, insanların birbirlerine mahcup olmadan yaşayabildiği, çocukların temel ihtiyaçlarının karşılandığı ve yarına güvenle bakılabildiği bir düzen kurabilmektir.

Unutmayalım: Aileyi korumak, yalnızca aile fertlerinin değil, toplumun ve sosyal devletin de sorumluluğudur.
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.