HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 HAZİRAN 2022, PERŞEMBE

İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1)

09.11.2021 00:00:00

Bireyciliğin hâkim olmadığı geleneksel toplumlarda bir insandan kendisini tanıtması istendiğinde sorulan ilk soru; sen kimlerdensin? Sorusuydu. Çünkü kişi içinde çıktığı toplumun yansımasıydı, özeti gibiydi. Kimlerden olduğu öğrenilince o şahıs hakkında üç aşağı beş yukarı genel bir kanaat oluşurdu. Çünkü insanlar doğduğu andan itibaren ailesinden, çevresinden, var olan inançtan beslenerek bir kimlik edinme sürecinin içine giriyordu.

Kimliği de büyük ölçüde toplumun inançları, değerleri ve içinde yaşadığı çevrenin, genelde kabul gören toplumsal normları belirliyordu.

Geleneksel toplumlarda, kabul gören değerlerin dışında da insanları var olmasını sağlayan, şekillenmesini sağlayan kimlik ve kişiliği besleyen başka unsurların etkisinden bahsetmemiz çok da mümkün değildir. Çünkü bu tür toplumlarda insanlar yaşadıkları toplumun kurallarını hazır olarak bulur ve o kurallara uygun yaşar, o kuralların dışına da kolay kolay çıkamazdı. Doğal olarak elbette toplum bir heykeltıraş gibi şahsın kimliğini inşa ediyor ve ona şahsiyet kazandırıyordu. Toplum kişiyi mayalar, yoğurur ve cemiyete kazandırırdı.

Geleneksel yapıda yaşayan insanlar toplumun temelini oluşturan kurallara çok fazla müdahale etmeden bu kurallara uygun yaşamak zorunluluğu, bu geleneksel toplum yapısının olmazsa olmazıydı. Toplumsal yapının kurallarına uyulmadığı zaman da müeyyideler uygulanırdı. Her ne kadar müeyyideler yazılı kuralların yaptırımları gibi olmazsa da kınama, ayıplama, dışlamada bu tür toplumlar da etkili olan caydırıcı cezalardı.

Geleneksel yapının hâkim olduğu toplumlarda değişimler çok yavaş gerçekleşiyordu. Değişim talepleri bu tür toplumların içinden çıkan, yapısına uygun olan bariyerlerle karşılaşması neredeyse kaçınılmazdı. Bunun için eski köye yeni adet getirilemezdi, icat çıkartılamazdı. Geleneksel toplumların kuralları yüzlerce yıllık bir yaşanmışlığın, bir tecrübenin norma, örfe dönüşmüş şekliydi. Her toplumun öne çıkan bir karakteri vardı, değişmenin çok zor olduğu toplumsal yapılardı bunlar. Bu durumun avantajları olmakla birlikte tabi ki dez avantajlı durumları da içinde barındırıyordu. En basitinden bireysel yetenekler bu tür toplumsal yapılarda kendisini ifade etmede oldukça zorlanmaktaydı. Çünkü sistem ben merkezli değildi kolektif bir yaklaşımla biz merkezliydi. Bütün benler bizi var etmeye çalışıyordu.

Ancak, küreselleşme sürecinde, geleneksel toplumların kimliklerinin modern dönem de tehdit altında olduğunu ve parçalandığını görüyoruz.

Küreselleşme dünyada herkesin homojenleşmesi, tek tip olması temeline oturtulmaya çalışılan bir anlayış.

Yani tek tip giyinilecek, tek tip yemek yenecek, tek tip içmek olacak.

Küreselleşmenin bu baskın tavrı, yerel unsurların ortadan kalkacağı gibi bir sonucu da te- tikledi. Küreselleşmenin bu öğütücü, dönüştürücü, bozucu yanı yerelliğin hâkim olduğu dünya da çok etkili oldu.

Küreselleşmeye bağlı olarak mevcut geleneksel yapıların, oturmuş olan kimliklerin, dağılmaya başladığını, farklı boyutlara evrildiğini, özünü kaybederek bozulduğunu söylemek mümkün.

Bunun sonucunda da bütün dünyada bir kimlik bunalımının ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Yeni kimliklerin ortaya çıktığı bu çağ aynı zamanda melez kimliklerin de doğduğu bir çağdır. Küreselleşmenin ortaya çıkması bütün kimlikleri tamamen ortadan kaldırıyor anlayışı da çok doğru değil. Evet, tehdit ediyor ve dönüştürüyor, melezleştiriyor, bu doğru.

Küreselleşme, mevcudu parçalarken yıkarken yeni kimlikleri çıkarttığını söyleye biliriz. Ancak bu yeni kimliklerin kabulün de zorlanmalar oluyor, çünkü oturmuş kimlikler bu yeni kimlikleri benimseme de zorlanıyor. Öyle ki cinsiyetler karışıyor, aile anlayışları, ebeveyn anlayışları, din algısı, kadın erkek ilişkilerindeki anlayışlar, iletişim, teknoloji, üretim tüketim çok farklı bir boyuta eviriliyor. Bu boyutun insan doğasına ve fıtratına uygunluğunu tartışılır. Biz de bunu tartışmaya çalışıyoruz.

Tek tipleşme baskısına karşı, yerel ve milli kimliklerin de bir tepki olarak kendilerini daha iyi ifade etmeye başladığını söylemek de mümkün. Ama ne kadar etkili oluyorlar, tartışılır.

Küreselleşme aynı zamanda bütün kimlik alanlarını daha görünür kılıyor.

Bu çağ öyle bir çağ ki, melez dinlerin, melez kimliklerin, melez kültürlerin ortaya çıktığı bir çağ. Öyle ki sonuç olarak 'altı kaval üstü Şişhane' gibi, uyumsuzlukların yarıştığı, yaşandığı bir çağ.

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

09.11.2020, 09.11.2019, 09.11.2018, 09.11.2017, 09.11.2016, 09.11.2015, 09.11.2014, 09.11.2013, 09.11.2012, 09.11.2011, 09.11.2010, 09.11.2009, 09.11.2008, 09.11.2007, 09.11.2006, 09.11.2005, 09.11.2004, 09.11.2003, 09.11.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.