HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

İnsan neyi arıyor?

22.04.2021 00:00:00

Varlık âleminin yaradılış sebebi, "Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi murad ettim ve mahlûkatı yarattım" kudsi hadisinde buyrulduğu gibi mahlûkatın Allah'ı bilmesidir.

Mahlûkat bu maksatla yaratılmıştır.

Ezel ve ebed olan Cenabı Hak, yarattığı her varlığın zatını, kendi esma-i ilahisini, kendi ef'alini, kendi sıfat-ı Bari'sini tanımasını murad etmiştir.

Peki, mahlûkat nasıl var edilmiştir?

Varlık âleminin oluşumu, Cenab-ı Hakk'ın tecellisi iledir.

İnsana olan tecelli, nebatata olan tecelli, hayvanata olan tecelli, yıldızlara, galaksilere olan tecelli birbirinden farklı olup, her biri Allah'ın isimlerinin, fiillerinin, sıfat-ı Bari'sinin ve zatının tecellisinden vücut bulmuştur.

Mahlûkat hangi tecelli ile var edilmişse, o yoldan Allah'ı bulma arzusundadır.

Cenab-ı Hak ayet-i kerimede, "Güneş kendisi için belirlenen yerde akar (döner). İşte bu Aziz ve Alim olan Allah'ın takdiridir. Ay içinde bir takım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet, o eğri hurma dalı gibi (hilal) olur da geri döner. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzerler" (Yasin, 38-40) buyurmuştur.

Felek âleminde bütün yıldızların yüzmesi, Mevlana'nın da ifade buyurduğu gibi mahlûkatın kendisini Yaratan'ı aramasıdır.

Cismin en küçük parçası olan atomu ele alalım. Atomun içindeki elektronların çekirdek etrafında mesela Uranyum elementinde saniyede 300 bin kilometre

hızla döndüğü ilmi bir hakikattir.

O da mahlûkatın en küçük zerresinde Rabbini arayış seferberliğidir.
Mahlûkatın Rabbini arayış  seferberliği, ayet-i kerimelerden anladığımız kadarıyla zikirle olmaktadır.

Cenab-ı Hak gerek geçmiş zaman kipiyle, gerekse geniş ve gelecek zaman kipi ile, varlık âleminin kendini zikrettiğini buyurmuştur:

"Yerde ve gökte ne varsa hepsi Allah'ı zikrediyor." (Cuma, 1).

Ve yine, "Geçmişte canlı ve cansız ne varsa hepsi Allah'ı zikretti." (Haşr, 1).

Bu anış Rabbinin tecellisinden mülhem olan varlığın kendi özünü aramasıdır.

İnsan da bulunan nefha-i İlahi, onun da Rabbini aramasının sebebidir.
Bizim Rabbimizi aramamız da tecelliden mahrum olan akıl ile değil, tecellilere mazhar olan kalp yolu ile gerçekleşecektir.

Ancak tecellilere mazhar olan kalp yolu ile Allah'ı bilebiliriz.

Kul, kendini Yaratanı aramaktadır ve bunun yolu da ibadetlerdir.

İmam Ali Efendimiz, "Ben görmediğim Allah'a inanmam" buyurmuştur. Demek ki, yapılan ibadetler ile kalp kulvarında Allah görülebilmektedir.

Gerçek manada kulluk da o zaman başlayacaktır.

Ramazan-ı Şerif'i idrak ettiğimiz bu günlerde, ibadetlerimize Allah'ı bilme şuuru ile dikkat edersek, biz de tecellilere mazhar olabiliriz. Görülecektir ki,

gerçek manada kulluğun zevkine de o zaman varacağız.

 
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.