logo
16 ŞUBAT 2026


İnsanların psikolojisi fena bozuldu

Pandemi sonrası ekonomik ve sosyal olarak ortaya çıkan eşitsizliklerin tüm dünyada ruh sağlığını bozduğuna dikkat çeken Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir kenara çekilip beklemektense kontrol altında müdahale etmek ve yanlış giden bir şey varsa patlamadan düzeltmek gerektiğini söyledi

09.10.2021 19:00:00
İnsanların psikolojisi fena bozuldu
İnsanların psikolojisi fena bozuldu

1992 yılından bu yana her yıl 10 Ekim günü, Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu'nun girişimi ile "Dünya Ruh Sağlığı Günü" olarak anılıyor. Bu özel günde ruh sağlığının önemine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturulması amaçlanıyor. Bu yılki tema "Eşitsiz Bir Dünyada Ruh Sağlığı" olarak açıklandı. Dünya Sağlık Örgütü ise Dünya Ruh Sağlığı 2021 temasını "Herkes için ruh sağlığı bakımı: Hadi bunu gerçeğe dönüştürelim" olarak belirlendi. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dünya Ruh Sağlığı Günü ve koruyucu ruh sağlığının önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarhan, "Covid pandemisinden sonra eşitsizlikler çok daha fazla ortaya çıktı. Dünyadaki eşitsizlik soğuk savaşın ardından sosyalizm, komünizm, kapitalizm düalizmi zıtlaşması sebep olmuştur. Şu anda da dünyada kapitalizmin ciddi bir tek süper güç olması nedeniyle gelir eşitsizliği ciddi anlamda arttı. Covid de bunu hızlandırdı. Özellikle gelişmiş ülkelerin bencil, açgözlü, empati yoksunu tavırları dünyanın geri kalanlarını aşıya ulaşmada zorladı. Hatta bırakın aşıyı, Afrika'da 2 milyar kişi temiz suya ulaşamıyor" dedi.

Önleyici tedbirler almak gerekir

Dünyada böyle bir gelir eşitsizliği, hak ve fırsat eşitsizliği varken dünyada insanların mutlu olmasının beklenemeyeceğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu etkenlerin dünya genelinde ruh sağlığını bozduğuna işaret etti. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları kaydetti: "Bu etkenlerin çoğalmasıyla toplumsal olaylar ortaya çıkıyor. Bu olayları eğer tetikleyenler ve provoke edenler varsa bu olaylar daha erken çıkıyor. Bunu şuna benzetiyoruz… Bir insanın orta kulağında iltihap varsa ve cerrah kendi kendine geçmeyeceğini anlarsa orta kulağına ufacık bir kesik atar oradaki iltihabı boşaltır ve çabuk iyileşir. Bu önleyici tedbirdir çünkü kendi haline bıraksa daha şiddetli bir şekilde hasar bırakacak. Daha az hasarla bu şekilde hafif bir iz bırakarak bunu temizliyor. Burada da dünya bu yönden krize doğru gidiyor. Onun için buna karşı önlem alınması gerekiyor. Ne olacaksa olsun diyerek bir kenara çekilip beklersek kontrol dışı olaylar olur. Onun için kontrol altında müdahale etmek ve yanlış giden bir şey varsa patlamadan düzeltmek gerekiyor. Ruh sağlığı da şu anda aynı şekildedir." uyarısında bulundu.

Ruh ve zihin sağlığına önem veriliyor

Daha önceleri sadece beden sağlığı üzerinde durulmasına karşın artık ruh ve zihin sağlığının da öneminin anlaşıldığına ve öne çıkarıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Dünyada yeni bir değişim yaşanıyor. Bu değişimde ne var? Ruh sağlığını inkar eden sadece maddeci indirgemeci, insanı yalnızca biyolojik bir varlık olarak gören yaklaşım değişiyor. Ruh konusu tamamen ilahiyatçılara bırakılıyordu. O da şimdi bilimin ilgi alanına girdi. Ruh, zihin ve beden üzerinde multidisipliner bir alan oluşturuldu. Yale Üniversitesi'nde şu anda kuantumcular, sinir bilimciler, felsefeciler ve ilahiyatçılar beraber çalışıyorlar. Mesela şu anda bir kitap var 'What the Bleep Do We Know!?' Türkiye'de de tercüme edildi. Bir fizik profesörü kuantumcu, bir ilahiyatçı ve bir psikiyatrist bilinç konusunu tartışıyorlar. Yani bütün bilgiler yeniden yazılıyor" dedi.

Zihin bedene bazen izin vermiyor

Ruh sağlığının beden sağlığını çok yakın etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Mesela zihnimizde bir düşünce var, bir şeye takılmış. Moraliniz bozuk spor yapmanız gerekiyor fakat hiç canınız istemiyor. Uykusuz musunuz değilsiniz, vücudunuzun herhangi bir yerin ağrıyor mu hayır. Peki neden yapamıyorsunuz? Zihin bedenine bunu yapma izni vermiyor. Zihin bedene izin vermiyor çünkü beynimizin üzerinde bir zihin vardır. Zihnimizin üzerinde de bir ruh vardır. Böyle bir entegrasyon var. Böyle bir ilişkisel çalışma var" dedi. Böyle bir durumda kişinin bu ayrımı yaparsa ruh sağlığını koruyacağını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Fizik tedaviye giden bir hanımefendi var. Fizyoterapisti ona terapi yapıyor. Omzunu, boynunu çekiyor kasıyor normalde ağrıması lazım. 'Teyze senin bu hareketlerden sonra canının acıması of pof demen lazım, neden demiyorsun? Ağrı hissetmiyor musun?' diye soruyor. Hanımefendi, 'Hissetmez miyim, çok hissediyorum ama bu tedaviden sonra onun nasıl geçeceğini düşünüyorum. Ondan sonraki rahatlığı düşünüyorum ve dayanıyorum' diyor. Yani bu durumda zihin bedeni yönetmiş oluyor" diye konuştu. Akıl muhakeme denilen zihin kısmının beynimizin ön bölgesine komut verdiğini, böylece bedenimizin ya tembelliğe ya da enerjiye yönlendiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kişinin yardım ederek ve küçük başarılar elde ederek mutlu olduğunu söyledi. Hayatı anlamlı yaşamanın ruh sağlığı için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hareketli olmanın da psikolojik sağlamlık üzerinde olumlu katkılar sağladığına dikkat çekti.

Zihinsel ve bedensel aktivite ilaç gibi

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi: "90-100 yaşında kişiler vardır. Vücutları yaşlandığı halde enerjik ve aktiflerdir. Alzheimer'ı önleyen en önemli şey budur: Zihinsel ve bedensel aktivite. Bir insan ne kadar hareketliyse, günde 5 bin adımdan az olmamak üzere hareket ediyorsa olumlu bir uyanıklık içerisindedir. Stresli bir uyanıklık içinde değil. Amaca yönelik küçük başarılar elde edecek, işi bitirmenin tatminini yaşayacak, birine yardım etmenin tatminini yaşayacak, birisini sevindirmenin tatminini yaşayacak. Böyle küçük başarılar, kişiye beyinde mutluluk hormonu salgılatıyor. Daha önce ruh sağlığı diyorduk, şimdi psikolojik sağlamlık diyoruz. Çünkü ruh sağlığı dediğimiz zaman hastalık olmaması anlaşılıyordu. Ruh sağlığı, hastalıklarının olmamasının dışında, kişinin yeni ruhsal patolojilere, başka hastalıklara karşı da dirençli olabilmesi, iyilik halinde olabilmesi, dirençliliğin olması, esnekliğin olması ile mümkün. Bütün bunları öğrenirse kişi, stres yönetimi yapabiliyor gelecekle ilgili daha anlam peşinde koşabiliyor. Ruh sağlığı için anlam burada çok önemli."

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı

Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı

15.02.2026 18:15:00
Ahmet Turan Yiğit
O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı
O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı
Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Geldiğimiz noktada bu süreci başlatanların elinde hiçbir argüman kalmamıştır. Bunları haklı kılabilecek hiçbir argüman kalmamıştır. Tek dertleri efendilerinden almış oldukları emir gereği veya talimat gereği bebek katilinin bir şekilde, İmralı'dan çıkamaz ama orada bir şekilde özgürce hareket etmesini sağlamaktır. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmiyoruz. Ama bu konuda karar verici mercinin bizler olduğunu biliyoruz. Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı.
Kızılcagün Platformu tarafından düzenlenen "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" paneli, Yaşar Kemal Kültür Merkezi İnce Memed Salonu'nda düzenlendi. Panelde emekli Albay Orkun Özeller ve yazar Alican Türk "Açılımın TSK'ya Yansıması ve Sahadaki PKK Gerçekleri" başlığında konuşma yaptı.

Emekli Albay Orkun Özellerin konuşmasını izleyin:

Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!


 
Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü. 
 

14.02.2026 21:49:00 / Güncelleme: 14.02.2026 21:54:17
MURAT ÇORBACI
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!

Çocukluk çağı kanserlerinin kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini ancak vakaların küçük bir bölümünde kalıtsal faktörlerin etkili olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, "Çocuklarda kansızlık, karında şişlik ya da dolgunluk hissi, lenf bezlerinde belirgin şişlik, ciltte kolay oluşan morluklar, iki taraflı burun kanaması, uzun süren ateş ve sık enfeksiyonlar löseminin belirtileri arasında sayılabilir. Bu bulgulara ek olarak kan tahlillerinde beyaz kan hücrelerinde görülen anormal değişiklikler de tanı sürecinde yol gösterici olabilir. Bu şikâyetler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir ancak uzun sürmesi ya da bir arada görülmesi durumunda ailelerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kıymetli" dedi.

Geçmeyen halsizlik sıradan bir yorgunluk olmayabilir

Çocuklarda görülen kanser belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Kansoy, "Özellikle uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir enfeksiyon ya da kansızlıkla, nedeni açıklanamayan morluklar çarpma veya düşmelerle, sık tekrarlayan enfeksiyonlar bağışıklığın geçici olarak zayıflamasıyla, geçmeyen ateş ise üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Lenf bezlerindeki şişlikler de genellikle enfeksiyonlara bağlanabiliyor. Her belirti lösemi anlamına gelmez ancak bu şikâyetler uzun sürüyor ya da bir arada görülüyorsa ailelerin durumu göz ardı etmeden bir uzmana başvurması erken tanı açısından büyük önem taşır" dedi.

Lösemi tedavisi uzun ve sabır isteyen bir süreç

Löseminin farklı türleri bulunduğunu açıklayan Kansoy, "Löseminin en sık görülen tipleri akut lenfoblastik, akut miyeloblastik ve kronik miyelositer lösemidir. Tanı, kan tahlilleri ve kemik iliğinden alınan örneklerin incelenmesiyle konur. Hastalığın özelliklerine ve risk durumuna göre tedavi planı belirlenir. Çoğu hastada kemoterapi uygulanır, bazı durumlarda ise kök hücre nakli gündeme gelebilir ve tüm bu tedavi süreci 1-2 yılı kapsayabilir. Bu uzun ve yorucu dönemde hem çocukların hem de ailelerin psikolojik destek alması süreci daha sağlıklı atlatmaları açısından büyük önem taşır" dedi.

Maldivler değil Ölüdeniz


Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü.

14.02.2026 20:59:00
AA
Maldivler değil Ölüdeniz
Maldivler değil Ölüdeniz

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü. İlçede iki gündür etkili olan kuvvetli yağış, yerini güneşli havaya bıraktı. Kent merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Ölüdeniz'de de suyun rengi değişti.

Güzel havayı fırsat bilen bazı kişiler Kumburnu Plajı'nda denize girdi.
Babadağ'daki pistlerden pilotlar eşliğinde yamaç paraşütü uçuşu yapan macera tutkunları, Ölüdeniz'in eşsiz manzarasını kuş bakışı izledi.

Bazı turistler ise bölgede hatıra fotoğrafı çektirdi. Turkuaza dönüşen denizin rengi dron ile görüntülendi.

Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Viyana’da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı

14.02.2026 16:56:00
Ahmet Turan Yiğit
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 7-8 Şubat 2026 tarhinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı. Konuşmasında, modern dünyanın tıkandığı noktaları ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın tüm dünyada karşılık bulan çözüm reçetelerini anlatan BTP lideri Baş, kapitalizmin "kıtlık" yalanından yapay zekanın insanlığı köleleştirme riskine kadar pek çok kritik başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın konuşmasını izlemek için tıklayın:

Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni

Bursa'nın tarihi simgelerinden Koza Han'da masa ve sandalyelerin kaldırılmasına ilişkin uygulamayla ilgili bir işletmenin açtığı dava sonucunda Bursa 3. İdare Mahkemesi, tahliye işlemi hakkında yürütmenin durdurulmasına hükmetti

14.02.2026 12:41:00 / Güncelleme: 14.02.2026 12:44:44
İHA
Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni
Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Koza Han'da, tahliye kararına karşı mahkemeye başvuran işletmeci, yaklaşık 25 yıldır kiracı olduğunu ve 2026 yılını kapsayan yeni kira sözleşmesini Aralık 2025'te imzaladığını beyan etti. Davacı, geçerli bir sözleşme bulunmasına rağmen "fuzuli şagil" olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu.



Mahkeme, tahliye işleminin uygulanması halinde işletmenin ticari itibarı ve ekonomik faaliyetleri açısından telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çekti. Heyet, davalı idarenin savunması alınıp dosya yeniden değerlendirilene kadar, teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi.

Yargılama süreci kapsamında Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden, taşınmaza ilişkin mülkiyet belgeleri, kira sözleşmesi ve "fuzuli şagil" tespitine dair tüm evrakların gönderilmesi istendi. İdareye savunma için 10 günlük süre tanındı.



Kararın ardından han avlusuna masa ve sandalyeler geçici olarak yeniden yerleştirildi. Koza Han Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Şentürk ile Avukat Sena Deniz Ersoy, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avukat Ersoy, mahkeme itirazının kabul edilmesi halinde, diğer işletmelerin de geçiş yollarını kapatmamak şartıyla avluya masa ve sandalye koyabileceğini ifade etti. Ersoy ayrıca, yürütmenin durdurulmasının dosya incelemesini sona erdirmediğini, ilerleyen aşamada yeniden bir kaldırma kararı çıkabileceğini söyledi.



Kozahan Başkanı Erdinç Şentürk, hem esnafın hem de turistlerin mağduriyet yaşamaması için "orta yol" arayışında olduklarını belirtti. Şentürk, han esnafının ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ile Koza Han'ın tarihi dokusunun korunması arasında denge kurulması amacıyla ilgili kurumlarla görüşmelerin devam edeceğini kaydetti.

Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama

Ankara'da çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli tutuklandı

14.02.2026 09:44:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama
Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama
Ankara'da çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde il genelinde TCK 220 kapsamında nitelikli yağma, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak, tehdit, ruhsatsız silah taşıma/bulundurma, silah ve mühimmat ticareti, suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs, iş ve çalışma hürriyetinin engellenmesi suçlarını işlediği tespit edilen 23 şüpheli şahıs tespit edildi.

Yapılan çalışmalar ve soruşturmalar sonucu yapılan liderliğini İ.Ş.'nin suç örgütüne yönelik operasyonlarda toplam bin 680 adet lyrca hap, 3 adet tabanca, 3 adet şarjör, 70 adet çeşitli çaplarda fişek, 1 adet balistik yelek, 125 adet sentetik ecza maddesi, 7 gram esrar, 1 adet dedektör (cihaz aramasında kullanılan) ele geçirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına mevcutlu sevk edilen 23 şüpheli şahıs Tutuklanma talebiyle sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Malatya'da fırtına ağaçları kökünden söktü

Malatya'da etkili olan fırtına, sağanak yağışla birlikte ağaçları kökünden söktü

14.02.2026 07:57:00 / Güncelleme: 14.02.2026 08:01:35
İHA
Malatya'da fırtına ağaçları kökünden söktü
Malatya'da fırtına ağaçları kökünden söktü
Malatya'da, gece yarısı etkili olan şiddetli fırtına sağanak ile birleşince ağaçları kökünden sökerken, bazı noktalarda evlerin çatıları uçtu konteyner iş yerlerinin tabelaları şantiye çevrelerindeki bariyerler devrildi.



Öte yandan Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi tarafından yapılan açıklamada ise rüzgarın bölge genelinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa), yüksek kesimlerde ise fırtına (61-80 km/sa) şeklinde esmesinin beklendiği belirtilerek çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, ulaşımda aksamalar ile soba ve doğalgaz kaynaklı baca gazı zehirlenmesi gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları istendi.



Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı


Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

14.02.2026 00:52:00
AA
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı

Yaklaşık yüz yıl önce yayın hayatına başlayan radyo, ilk çıktığı yıllarda haberleşme alanında oldukça önemli bir kitle iletişim aracı oldu. Radyo, ilerleyen yıllarda yayıncılık alanını genişletti ve farklı program içeriklerini de bünyesine dahil etti. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Cihaz sahiplik oranlarına bakıldığında, evinde bir radyosu olanların oranı yüzde 14.5 olarak kaydedildi. Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde de radyoya sahip olan erkek oranının kadınlardan fazla olduğu ortaya kondu. Evinde veya iş yerinde radyo cihazı olanların yaşa göre dağılımına bakıldığında, en az bir radyosu olanların oranının 15-24 yaş grubunda yüzde 9.8, 25-34 yaş grubunda yüzde 12.9, 35-44 yaş grubunda yüzde 15.7, 45-54 yaş grubunda yüzde 15.6, 55-64 yaş grubunda yüzde 17.2 ve 65 yaş ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 18 olduğu ifade edildi.

Bu veri, yaş arttıkça radyoya sahip olan kişi sayısının da arttığını gösterdi. Radyo yayınları ve dijital ortamlardan müzik dinlemelerinin yüzde 67.9 ile en fazla araç radyosundan yapıldığı, bunu sırasıyla yüzde 27 ile klasik radyo, yüzde 18 ile televizyon, yüzde 17.2 ile cep telefonu, yüzde 4.2 ile bilgisayar ve tabletin takip ettiği görüldü.

BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler

Basın İlan Kurumu Genel Kurulu, basın çalışanlarına yönelik sosyal desteklerin yüzde 50 oranında artırılmasını ve azınlık gazetelerine maddi yardım yapılmasını kararlaştırdı. Toplantıda, süreli yayınlara verilen kredilere uygulanacak faiz oranı da belirlendi

13.02.2026 15:51:00 / Güncelleme: 13.02.2026 15:56:33
Haber Merkezi
BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler
BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, 11-13 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirildi.

Toplantının son oturumunda, Yönetim Kurulunun Genel Kurula teklif olarak sunduğu ve gündeme alınan maddeler görüşüldü. İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonlarında ele alınan gündem maddelerine ilişkin hazırlanan raporların okunmasının ardından oylamaya geçildi.

Kurumun 2025 yılı bilançosu, gelir tablosu ve Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ile Denetçiler Kurulu Raporunu onaylayan Genel Kurul, basın sektörüne yönelik desteklere ilişkin önemli düzenlemeler yaptı.

Süreli yayın kredilerinde faiz oranı belirlendi

Genel Kurulda, basın kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve yatırım kapasitelerini artırabilmeleri açısından önem taşıyan Kurum kredilerine uygulanacak faiz oranı ele alındı.

Ekonomik gelişmeler dikkate alınarak, yatırım ve işletme kredilerine uygulanacak yıllık faiz oranı, 2026 yılı için yüzde 29 olarak belirlendi.



Basın çalışanlarına yönelik desteklerde yüzde 50 artış

Toplantıda, basın çalışanlarına yönelik borç para, muhtaçlık ve ölüm yardımları Kurumun sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda yeniden değerlendirildi. Mevcut ekonomik koşullar ve uygulamaya ilişkin geri bildirimler dikkate alınarak, söz konusu sosyal desteklerin yüzde 50 oranında artırılmasına karar verildi.

Borç Para ve Yardımlara Dair 219 sayılı Genel Kurul Kararında yapılan düzenleme, Resmi Gazetede yayımlandığı tarihi takip eden ayın ilk günü itibarıyla yürürlüğe girecek.

Azınlık gazetelerine destek sürecek

Basın İlan Kurumu, Lozan Barış Antlaşması kapsamında azınlık statüsünde bulunan topluluklarca yayımlanan gazetelere yönelik 2011 yılından bu yana sürdürdüğü maddi destekleri 2026 yılında da devam ettirecek.

Bu doğrultuda Genel Kurul, basın sektöründe çeşitliliğin ve çoğulcu yapının korunması amacıyla 2026 yılı içerisinde azınlık gazetelerine 471 bin Türk Lirası yardım yapılmasını kararlaştırdı.



Basın Derneklerine Yardım Fonuna 7 milyon 200 bin TL tahsis edildi

Genel Kurul toplantısında, Kurumun faaliyet ve çalışmalarının finansmanını sağlamak üzere oluşturulan fonlara tahsis edilecek tutarlar da belirlendi.

Bu kapsamda, Kurumun 2025 Yılı Tahsis Bilânçosunda, Basın Derneklerine Yardım Fonu için 7 milyon 200 bin Türk lirası kaynak ayrılması uygun görüldü.

Bir sonraki Genel Kurul Toplantısının 20-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesine karar verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.