logo
07 NİSAN 2026

Instagram Takipçi Hilesi

21.10.2025 15:11:00 / Güncelleme: 21.10.2025 15:18:23
Reklam
Instagram Takipçi Hilesi
Instagram Takipçi Hilesi

Instagram'da takipçi sayısı, hâlâ dijital dünyada statünün en görünür ölçülerinden biri. Ancak 2025'e geldiğimizde tablo oldukça değişti. Artık sadece çok sayıda takipçiye sahip olmak yeterli değil; bu takipçilerin ne kadar gerçek, aktif ve etkileşimde bulunduğu asıl farkı yaratıyor. Yine de pek çok kullanıcı hâlâ "takipçi hilesi" arayışında. Çünkü hızlı büyüme isteği, çoğu zaman sabrın önüne geçiyor.
Bu yazıda, Instagram takipçi hilesi kavramını tüm yönleriyle ele alacak, güvenli olup olmadığını, nasıl uygulanabileceğini ve hangi alternatiflerin gerçekten işe yaradığını konuşacağız. Özellikle SosyalEvin.com gibi şifresiz, güvenli sistemlerin bu alanda nasıl fark yarattığını örneklerle anlatacağım.

 

Neden Bu Konu Önemli?

Instagram, her geçen yıl algoritmasını daha "insan odaklı" hale getiriyor. Bu da demek oluyor ki, artık bot veya yapay etkileşimler sadece işe yaramamakla kalmıyor, aynı zamanda hesabınızın görünürlüğünü de düşürebiliyor.
Kısacası, hileyle kazanılmış takipçi, bir süre sonra hesabın ayağına dolanıyor.
2025 güncellemeleriyle birlikte Instagram, etkileşim kalitesine dayalı bir sıralama sistemine geçti. Reels videolarınız, hikâyeleriniz veya gönderileriniz ne kadar anlamlı yorum ve kaydetme alırsa, algoritma sizi o kadar çok kullanıcıya gösteriyor. Ancak satın alınmış veya bot destekli takipçiler bu etkileşimi sağlayamadığı için hesaplar hızla geriye düşüyor.
Bu yüzden "takipçi hilesi" konusu, sadece etik bir tartışma olmaktan çıktı; doğrudan büyüme stratejilerinin merkezine oturdu. Kullanıcılar artık "Nasıl fazla takipçi kazanırım?" sorusundan çok, "Nasıl gerçek ve kalıcı takipçi kazanırım?" sorusuna yanıt arıyor.
Burada SosyalEvin.com gibi platformlar devreye giriyor. Çünkü bu tarz sistemler şifresiz, görev tabanlı yapıları sayesinde takipçi artışını algoritmayla uyumlu bir şekilde sağlıyor. Yani klasik anlamda bir hile değil; kontrollü, güvenli ve organik büyüme yöntemi sunuyor.

 

Nasıl Uygulanır?

Öncelikle şunu netleştirelim: 2025 itibarıyla "takipçi hilesi" denildiğinde kastedilen şey, eskisi gibi bot hesaplar gönderen karanlık paneller değil. Artık kullanıcılar şifre paylaşmadan, küçük görevler yaparak veya içerik etkileşimi karşılığında takipçi kazanabilecekleri sistemleri tercih ediyorlar.
Örneğin, SosyalEvin.com üzerinden ücretsiz takipçi almak için şifre girmenize gerek yok. Sadece kullanıcı adınızı yazıyor, ardından sistemin verdiği ufak görevleri tamamlıyorsunuz. Bunlar genellikle yorum bırakmak, bir uygulamayı değerlendirmek ya da başka bir hesabın gönderisini beğenmek gibi basit işlemler oluyor. Bu sayede, sistem gerçek kullanıcıları birbirine yönlendiriyor.
Sonuçta ortaya çıkan şey, Instagram politikalarıyla çelişmeyen, organik görünümlü bir büyüme modeli.
Ama dikkat:
Bu sürecin işe yaraması için yalnızca sistemden gelen takipçilere güvenmek yeterli değil. Hesabınızın içerik kalitesi, paylaşım sıklığı ve etkileşim biçimi de aynı derecede belirleyici. Reels'lerde trend sesler kullanmak, açıklamalarda kullanıcıyı soruyla yönlendirmek, hikâyelerde anket veya soru-cevap kutuları eklemek hâlâ en etkili yöntemler arasında.
Bir diğer önemli adım ise doğru zamanlama. Yapılan analizlere göre akşam 19.00–22.00 arası paylaşılan içerikler, Türkiye'de en yüksek etkileşimi alıyor. Özellikle Pazartesi ve Perşembe günleri, kullanıcıların uygulamada geçirdiği süre zirveye çıkıyor. Bu zaman dilimlerinde yapılan paylaşımlar, hem organik görünürlük hem de sistem üzerinden gelen yeni takipçilerin hesabınızı daha aktif görmesini sağlıyor.
Sonuç olarak, "Instagram takipçi hilesi" terimi bugün çok farklı bir anlam taşıyor. Eskiden riskli bir kestirme yoldu; şimdi ise doğru uygulandığında güvenli bir büyüme tekniğine dönüşmüş durumda.

 

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Instagram'da "takipçi hilesi" ararken karşılaşılan en büyük hata, hız uğruna güvenlikten vazgeçmek.
İnternette hâlâ şifrenizi isteyen, "3 saniyede 1000 takipçi" gibi vaatlerde bulunan onlarca platform var. Bu tarz siteler yalnızca sahte takipçi göndermez; aynı zamanda hesabınızı spam listesine düşürebilir, hatta çalınma riskine sokabilir.
En sık görülen problemlerden biri, bot tabanlı takipçi kullanımı. İlk etapta takipçi sayınız artar ama birkaç gün içinde bu hesapların büyük bölümü silinir. Çünkü Instagram 2025 itibarıyla sahte profilleri tespit etmekte çok daha hızlı. Hesabınız kısa sürede erişim kısıtlamasına uğrayabilir ya da "gölge yasak" (shadowban) yiyebilir.
Bu durum, gönderilerinizin keşfette görünmemesine, hatta gerçek takipçilerinizin bile paylaşımlarınızı görmemesine yol açar.
Diğer bir risk, "şifre isteyen sistemler."
Hiçbir güvenilir platform sizden Instagram şifrenizi talep etmez.
Bu bilgi, sadece sizin kontrolünüzde olmalı. Eğer bir site şifre veya e-posta istiyorsa, oradan hemen uzaklaşın. Çünkü bu tarz paneller, hesabınızı ele geçirmek veya başka amaçlarla kullanmak için kurulmuş olabilir.
- Kısaca dikkat etmeniz gerekenler:
• Şifre isteyen platformlardan uzak durun
• "Sınırsız takipçi" gibi abartılı vaatlere inanmayın
• Gerçek kullanıcı yorumları olan sistemleri tercih edin
• Takipçi artışını zamana yayın, bir anda binlerce kişi gelmesin
• Her zaman içerik kalitenizi destekleyin: hile kadar iyi bir strateji yoktur
Unutmayın, gerçek ve organik takipçiler sadece sayıyı değil, itibarı da büyütür. Bugün markalar ve işbirliği teklifleri, takipçi sayısına değil, etkileşim oranına bakıyor.


SosyalEvin ile Uyumlu Çözüm

Burada devreye SosyalEvin.com giriyor.
Çünkü bu platform, "takipçi hilesi" kavramını yeniden tanımlayan güvenli bir sistem kurmuş durumda.
SosyalEvin, kullanıcıdan şifre istemeden, tamamen görev bazlı bir yapı üzerinden takipçi kazanımı sağlıyor. Sistem şu şekilde çalışıyor:
Kayıt olurken sadece kullanıcı adınızı yazıyorsunuz. Ardından size kısa, kolay görevler veriliyor — örneğin bir uygulamayı oylamak, belirli bir gönderiye beğeni bırakmak veya basit bir anket doldurmak gibi. Bu görevleri tamamladığınızda, sistem sizi diğer gerçek kullanıcılarla eşleştiriyor ve karşılıklı bir etkileşim ağı oluşuyor.
Sonuç?
Tamamen organik bir görünüm, algoritmaya uygun bir büyüme eğrisi ve hesabınıza zarar vermeyen bir yöntem.
Instagram bunu doğal etkileşim olarak algıladığı için keşfet görünürlüğünüz de artıyor.
Bir diğer artısı, SosyalEvin'indeneme özelliği.
Yeni kullanıcılar, platformun işleyişini görmek için ücretsiz 10 takipçiye kadar test yapabiliyor. Böylece sistemi denemeden önce güven seviyenizi ölçme şansınız var.
Bu noktada SosyalEvin'i diğerlerinden ayıran en büyük fark, "şeffaflık." Web sitesinde kullanıcı yorumları, başarı örnekleri ve kullanım şartları açıkça yer alıyor.
Gerçek kullanıcılarla büyümek isteyen biri için bu yaklaşım, klasik anlamda bir "hile" değil; algoritma dostu bir taktik.
Yani sistem sizi kandırmıyor, aksine algoritmanın dilini sizin yerinize konuşuyor diyebiliriz.

- SosyalEvin.com Üzerinden Hemen Denemeye Başla!
Eğer Instagram hesabını kısa sürede ama güvenli biçimde büyütmek istiyorsan, SosyalEvin.com tam olarak bu ihtiyaç için tasarlanmış.
Şifresiz, bot içermeyen, kullanıcı görevine dayalı yapısıyla 2025'in en güvenilir takipçi sistemlerinden biri haline geldi.
-  Ücretsiz 10 takipçi kazanarak sistemi dene,
-  Hesabının etkileşimini gözlemle,
-  Gerçek kullanıcılarla doğal şekilde büyümeye başla.
Sadece bir buton uzağındasın:
Instagram takipçi hilesi sayfasına gir, kullanıcı adını yaz, görevini seç ve güvenli şekilde büyümeni başlat 🚀



Sosyal Medya Uzmanı Berkay Akıncı'nın Yorumu

Sosyal medya stratejisti Berkay Akıncı'ya göre, "takipçi hilesi" kavramı 2025 itibarıyla tam anlamıyla dönüşüm geçirdi.
Eskiden bot hesaplarla yapılan bu işlemler artık yerini görev tabanlı, şifresiz sistemlere bıraktı. Yani bugün doğru yöntemle uygulanan bir takipçi sistemi, "hile" değil, algoritmanın izin verdiği bir optimizasyon biçimi haline geldi.
Akıncı, özellikle güvenli büyüme stratejisi kavramının altını çiziyor:
"Hızlı büyümek herkesin hayali ama sürdürülebilir büyüme sabır ister. Şifre paylaşmadan, görev tabanlı sistemlerle ilerlemek hem hesap güvenliğini korur hem de algoritma açısından avantaj sağlar."
Ona göre en kritik fark, "kalite" ve "süreklilik."
Kısa vadede birkaç bin takipçi kazanmak mümkün, ama bu takipçilerin hesabınızda kalması için içerik stratejisinin doğru kurgulanması şart.
Örneğin, Reels videolarında popüler sesleri kullanmak ama bunu kendi tarzınızla harmanlamak; ya da hikâyelerde takipçiye direkt sorular yöneltmek, hem etkileşimi hem de organik görünürlüğü artırıyor.
Berkay Akıncı ayrıca SosyalEvin.com'un yaklaşımını da örnek gösteriyor:
"SosyalEvin gibi platformlar, takipçi kazanma sürecini daha doğal bir zemine taşıyor. Şifre istememesi, kullanıcıları görevle yönlendirmesi ve tamamen gerçek profillerle çalışması; bu sistemi klasik hile yöntemlerinden ayırıyor."
Kısacası, 2025'te "takipçi hilesi" artık riskli bir kestirme değil, doğru uygulandığında algoritma dostu bir stratejiye dönüşmüş durumda.
Önemli olan, bu süreci sabırlı, bilinçli ve güvenli biçimde yürütmek.

 

Sıkça Sorulan Sorular

1. Instagram takipçi hilesi hesabıma zarar verir mi?
Eskiden evet. Bot takipçi sistemleri hesabı spam listesine sokabiliyordu. Ancak şifre istemeyen, görev tabanlı sistemler (örneğin SosyalEvin.com) bu riski ortadan kaldırıyor. Gerçek kullanıcılar üzerinden ilerlediği için güvenli kabul ediliyor.

2. Bu sistemlerle gelen takipçiler kalıcı mı?
Evet, büyük oranda kalıcıdır. Çünkü takip eden kişiler gerçek profillerdir ve görev karşılığında etkileşime geçerler. Ancak içeriğiniz ilgi çekici değilse bir kısmı zamanla ayrılabilir.

3. Hızlı şekilde 1000 takipçi almak mümkün mü?
Mümkün, ancak tavsiye edilmez. Instagram, ani takipçi artışlarını şüpheli davranış olarak algılayabilir. En doğrusu, haftalık kademeli artışlarla ilerlemektir.

4. Şifresiz takipçi sistemleri nasıl çalışıyor?
Bu sistemler sadece kullanıcı adınızı ister. Ardından size küçük görevler verir — yorum yapmak, bir gönderiyi beğenmek veya uygulamayı değerlendirmek gibi. Görev tamamlandığında, diğer kullanıcılar sizi takip eder. Şifre paylaşımı yapılmaz.

5. SosyalEvin neden öneriliyor?
Çünkü tamamen şifresiz, ücretsiz deneme sunan ve gerçek kullanıcılarla çalışan bir sistem. Ayrıca kullanıcı yorumları açıkça paylaşılmış durumda. Bu şeffaf yapı, güvenilirliği artırıyor.



Sonuç

"Instagram takipçi hilesi" artık sandığınız kadar tehlikeli bir kavram değil — doğru kaynakla uygulandığında algoritmaya dost bir büyüme aracı olabilir.
Asıl mesele, "hile yapmak" değil, "akıllı yöntemleri etik biçimde kullanmak."
SosyalEvin.com gibi sistemler bu farkı yaratıyor: hem şifre istemiyor, hem de gerçek kullanıcılarla doğal etkileşim sağlıyor.
- Eğer hesabını güvenle büyütmek istiyorsan:
https://sosyalevin.com/instagram-ucretsiz-takipci/ adresine git,
-  Ücretsiz 10 takipçilik denemeni başlat,
-  Ve Instagram algoritmasının seni fark etmesini sağla 🚀

Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı

İstanbul'da Kuzey Marmara Otoyolu'ndaki kazada şehit olan polis memuru Seçkin Yalçın, memleketi Elazığ'da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı

07.04.2026 14:06:00
İhlas Haber Ajansı
Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı
Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı
Şehit polis memuru Seçkin Yalçın'ın naaşı İstanbul'da düzenlenen törenin ardından dün memleketi Elazığ'a getirildi. Elazığ Havalimanı'nda düzenlenen karşılamanın ardından şehidin naaşı İmam-Azam Camisi'ne götürüldü. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından meslektaşları tarafından omuzlara alınan şehidin naaşı, cenaze aracına konuldu. Geçidin ardından Keban ilçesine bağlı Akçatepe köyüne götürülen Yalçın, göz yaşları içerisinde son yolculuğuna uğurlandı.

Törene, Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Doğan, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, şehidin yakınları, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mart ayında, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumara yönelik 729 operasyon düzenlendiğini, 9 bin 185 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 2 bin 996 kişinin tutuklandığını açıkladı

07.04.2026 11:11:00
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, mart ayında uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik 729 operasyon gerçekleştirildiğini, işlem yapılan 9 bin 185 zanlıdan 2 bin 996'sının tutuklandığını, 820'si hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarının, gençleri bağımlılık ve suça sürükleyen, toplumun huzurunu ve geleceğini tehdit eden çok yönlü bir tehlike olduğunu bildirdi.

Bu suçların, aile yapısını zayıflattığını, toplumsal dokuya zarar verdiğini belirten Gürlek, ayrıca bireyleri ve aileleri telafisi güç mağduriyetlerle karşı karşıya bıraktığını aktardı.

Gürlek, söz konusu suçlara yönelik mart ayında 729 operasyon gerçekleştirildiğini ifade ederek, soruşturma içeriklerine ilişkin şunları kaydetti:

"2026 yılı mart ayı içerisinde, 81 ilimizde 171 Cumhuriyet başsavcılığımızın koordinasyonunda uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik toplam 729 operasyon gerçekleştirilmiş, 9 bin 185 şüpheli hakkında adli işlem yapılmış, 2 bin 996 şüpheli tutuklanmış, 820 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Operasyonların büyük çoğunluğunu oluşturan uyuşturucu suçlarına yönelik 669 operasyonda, 7 bin 568 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 2 bin 541 kişi tutuklanmıştır. Yasa dışı bahis operasyonları kapsamında ise 56 operasyonda 1608 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 455 kişi tutuklanmıştır. En fazla işlem yapılan ilimiz İstanbul olmuştur."

Operasyonlarda görev alan tüm yargı teşkilatı mensupları ile adli kolluk birimlerine teşekkür eden Gürlek, "Toplumumuzu, aile yapımızı ve gençlerimizin geleceğini hedef alan bu suçlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." açıklamasını yaptı. 

İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 17 kişi yakalandı

İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik yürütülen operasyonda, örgütle bağlantılı 17 şüpheli yakalandı

07.04.2026 10:58:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 17 kişi yakalandı
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 17 kişi yakalandı
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik yürütülen operasyonda, örgütle bağlantılı 17 şüpheli yakalandı.

Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü birimleri tarafından aşırı uç terör örgütü DEAŞ'a yönelik yeni bir çalışma gerektirildi.

Güvenlik ve istihbarat birimlerince yürütülen çalışmalar kapsamında DEAŞ ile bağlantılı olduğu tespit edilen bazı kişiler takibe alındı.

Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah birçok adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda, örgütle bağlantılı olduğu ifade edilen ve çatışma bölgeleri ile temas halinde olan 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Terörle Mücadele Şubesine götürüldü.

'Afiyet olsun' kamuflajı pes dedirtti

Adana'da ıslak mendil üretim tesisi süsü verilerek kurulan kaçak sentetik ecza imalathanesine yönelik operasyonun detayları ortaya çıktı

07.04.2026 10:29:00
İhlas Haber Ajansı
'Afiyet olsun' kamuflajı pes dedirtti
'Afiyet olsun' kamuflajı pes dedirtti
Adana'da ıslak mendil üretim tesisi süsü verilerek kurulan kaçak sentetik ecza imalathanesine yönelik operasyonun detayları ortaya çıktı. Şüphelilerin, sevkiyatta yakalanmamak için "Afiyet olsun" yazılı ambalajlarla kamuflaj yaptığı ortaya çıkarken, "Islak mendil işi diye girdik, sonradan uyuşturucu olduğunu anladık ama çıkamadık" ifadeleri dikkat çekti. Operasyonda yakalanan 9 kişiden 7'si tutuklanırken 2'si adli kontrol şartıyla serbest kaldı.



Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Seyhan ilçesine bağlı Ova Mahallesi'nde ıslak mendil üretim tesisi görüntüsü altında faaliyet gösteren kaçak sentetik ecza imalathanesini tespit etti. 5 Nisan günü özel harekat polisinin de desteğiyle adrese operasyon düzenlendi.



Yapılan baskında 703 bin 43 adet uyuşturucu hap, 2 ton 259 kilogram hap üretiminde kullanılan etken madde, 3 milyon 999 bin boş kapsül, 40 rulo şeffaf plastik ve folyo ile çok sayıda üretim makinesi bulundu. Ele geçirilen etken maddeden yaklaşık 5 milyon 793 bin 846 uyuşturucu hap üretilebileceği değerlendirildi.

Islak mendil üretimi kılıfıyla kurulan tesiste bulunan A.B. (42), İ.S. (45), S.K. (52), S.S. (30), M.A. (36), R.C. (51), O.K. (31), A.K. (29) ve M.S. (33) gözaltına alındı. Şüphelilerden A.B. ve İ.S.'nin, "Islak mendil işi yapmak için başladık. Sonradan uyuşturucu işi olduğunu anladık ama işin içinden çıkamadık" şeklindeki ifadeleri dosyaya yansıdı.

"Afiyet olsun kamuflajı"



Şebekenin, ürettikleri kaçak sentetik eczaları sevkiyat sırasında polise yakalanmamak için dikkat çeken bir kamuflaj yöntemi kullandığı belirlendi. Hapların bulunduğu ambalajların üzerinde "Afiyet olsun" yazısı ile yiyecek-içecek görsellerine yer verildiği ortaya çıktı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7'si tutuklanırken M.S. ve A.K. adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Kocaeli'de araç alım-satım krizi: 160 kişi mağdur

Kocaeli'de vadeli araç alım-satım işiyle faaliyet gösteren işletmenin, vadeli olarak verdiği senetleri ödememesi ve ortadan kaybolması nedeniyle yaklaşık 160 kişi mağdur oldu. Dolandırıldıklarını öne süren mağdurların şikayeti üzerine yapılan operasyonda yakalanan 4 şüpheliden 1'i tutuklandı

07.04.2026 06:50:00 / Güncelleme: 07.04.2026 06:55:06
İHA
Kocaeli'de araç alım-satım krizi: 160 kişi mağdur
Kocaeli'de araç alım-satım krizi: 160 kişi mağdur
Darıca ilçesinde faaliyet gösteren ETA Oto Grup adlı firma, vadeli araç alım-satımı üzerinden onlarca kişiyi mağdur etti. İddiaya göre, firma yetkilileri peşinat ve ileri tarihli senet karşılığında araçları satın aldıktan kısa süre sonra dükkanı boşaltarak ortadan kayboldu.

Araç sahipleri, dolandırıldıklarını öne sürerek Gebze Adliyesi'ne gidip yetkililer hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla şikayetçi oldu. Mağdurlar, firmanın uzun süre güven verip al-sat işlemleri yaparak müşterileri kendilerine çektiğini, ardından bir gecede büyük bir vurgun yapmak için paraları topladığını iddia etti.



4 şüpheliden 1'i tutuklandı



160 kişinin mağdur olduğu olayla ilgili Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro olarak Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde başlatılan soruşturma kapsamında Kocaeli ve Balıkesir'de operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında bahse konu şirket ile bağlantısı bulunan 3 şüpheli Kocaeli'de, 1 şüpheli ise Balıkesir yakalanarak gözaltına alındı.



Şüphelilerin yapılan ev aramalarında ruhsatsız tabanca ve 30 fişek ele geçirildi. Gebze Adliyesine sevk edilen 4 şüpheliden 1'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları

Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır

07.04.2026 00:17:00
Haber Merkezi
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır.

Roma'da bulunduğu zaman içerisinde Öcalan'a bizzat kiliseler tarafından sahip çıkıldığı kamuoyuna yansıyan bir hakikattir.

Yeni Mesaj Gazetesinin 23/11/98 tarihli haberinden şunları öğreniyoruz: "Kardinal Achilli Silvestrini Abdullah Öcalan'a siyasi sığınma hakkı tanınması gerektiğini açıkladı. Vatikan 'da Doğu Kiliselerinden sorumlu Kardinal, " Kendi bağımsızlığı ve düşünceleri için mücadele veren herkese siyasi sığınma hakkı tanınmalı" diye konuştu.

Kürt sorununun yalnızca Türkiye ve İtalya arasında bir mesele olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Kardinal, sorunun bütün Avrupa'yı ilgilendiren uluslararası bir konu olduğunu vurguladı.



Papa II. Jean Paul Noel konuşmasının bir bölümünde Kürt halkından da söz etti ve "Bütün dünyada özgürlük isteyen in­sanlar Allah'ın kuludur. Bir tek Allah bizi korumak için yaratılmıştır. Burada bulunan Kürt halkını da selamlıyorum" dedi.

3/12/98 Cumhuriyet Gazetesinde, Sn. Aytunç Altında! Öcalan '111 Papa 'ya mektubu üzerine bir değerlendirme yaptı. Altında yazısında:

"Aziz Peder, Hıristiyanlığa çok yakınım. Sizin şahsınıza ve dininize duyduğum saygı benim savaşımın ve düşüncelerimin merkezindedir."
Bu sözler bölücü terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan'a aittir. Ve Papa il.  Jean Paul'e yazdığı mektupta yer almaktadır…

Şimdi sorumuz şudur: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketlerinin kiliselerle ne ilişkisi var?



İlkin şunu belirteyim: Kiliseler 1965'den bu yana Ortadoğu'daki Kürtçülük hareketleriyle ve 1983'den sonra da PKK ile çok yakından ilgilenmekteydiler. Güneydoğu Anadolu'daki ilk gizli ve örgütlü etnik ve dinsel  ayırımcılığı esas alan istihbarat faaliyetlerini 1962'de Barış Gönüllüleri adıyla bölgeye gönderilen, çoğunluğu Katolik ve Anglikan kiliselerine kayıtlı Amerikalı uzmanlar başlatmışlardır.

Bunlar üç yıl süreyle bu bölgede yoğun misyonerlik faaliyetlerinde bulundular, birçok vatandaşımıza din değiştirme telinleri yaptılar, inanılmaz vaatlerde bulundular ve etnik ve dinsel ayırımcılığı körükleyecek bölgesel inanç farklılıklarını bilgi haline dönüştürerek ABD'deki çeşitli istihbarat birimlerine aktardılar. Bu gönüllülerin hazırladıkları raporların bir kısmı da doğrudan doğruya kiliselere gitti…

Son söz

Son söz: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketinin arkasındaki destekçilerin başında kiliseler vardır. PKK olayında hiç dikkat edilmeyen bu husus umarım bundan sonra dikkate alınır. Ortadoğu'daki kilise ve İslam harici fraksiyonlar çok uzun zamandır bir ittifak içindeler, benden uyarması". (Prof. Dr. Haydar Baş, Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler eseri yıl 1998 sh;77]

Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi

Şarkıcı Gülben Ergen, Zeytinburnu Sahili'nde anne ve kızın cesedinin bulunmasıyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan başlatılan soruşturma çerçevesinde savcılıkta ifade verdi. İfade sonrası açıklama yapan Ergen, "Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" dedi

06.04.2026 15:15:00 / Güncelleme: 06.04.2026 15:19:53
İHA
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Zeytinburnu Kazlıçeşme Sahilinde, 2 Mart tarihinde balık tutmaya gelen vatandaşlar tarafından cansız bedenleri bulunan F.Ç (30) ve kızı İ.Ş. (8) olayına ilişkin şarkıcı Gülben Ergen hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan soruşturma başlatıldı.

Ergen, Bakırköy Adalet Sarayına gelerek, 'şüpheli' sıfatıyla Basın Suçları Soruşturma Bürosunda ifade verdi. Yaklaşık 1 saat süren ifadesinin ardından Ergen, işlemlerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

"Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim"

Adliye önünde yaptığı açıklamasında annenin çağrısı üzerine paylaşımda bulunduğunu belirten Ergen, "Sosyal medyada bir paylaşımda bulundum. Bir annenin çağrısı üzerine. O anne, 'Gülben Hanım'a buradan çağrımdır, gelsin ne durumda olduğumuzu, çocuğumuzu yerinde görsün' dedi. Ramazan ayında anneyi evinde ziyaret ettim. Arkadaşlar anne ve kızı şu anda hayatta değiller. Can güvenliğimden korkuyorum diyen anne, kız şu anda hayatta değil. Ben bununla ilgili ifade veriyorum. Çok üzgünüm, kırgınım ama savcı bey, avukatımın da söylediği gibi son derece nezaketle, anlayışlı bir şekilde, ziyaretimi, ne zaman gittiğimi, ne konuştuğumu, ne gördüğümü sordu. Ben de ne yaşadığımı ve ne gördüğümü savcı beye dikkatle ve özenle anlattım. Kırgın ve üzgünüm. Ben Rojin Kabaiş için de adalet bekliyorum. Çocuklar, kadınlar ve kızlarla ilgili duyarlılığım devam edecek. Ben bu ülkenin sanatçısıyım, bu ülkenin vatandaşıyım, bu ülkede bir derneğin kurucusu ve başkanıyım. Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" şeklinde konuştu.

Ergen, açıklamalarının ardından, adliyeden ayrıldı. Öte yandan anne ve kızın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma devam ediyor.

Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme

Bahçelievler'de bıçaklanan Yonca Kölge'nin otel odasında ölü bulunmasına ilişkin gözaltına alınan eski eşi dahil olmak üzere 3 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

06.04.2026 14:54:00 / Güncelleme: 06.04.2026 14:57:43
İHA
Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme
Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme
Olay, 3 Nisan Cuma günü akşam saatlerinde Bahçelievler Mareşal Fevzi Çakmak 3. Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 3 Nisan Cuma günü saat 13.30 sıralarında Yonca Kölge (28), Salih B. ile birlikte otele giriş yapmış, odaya yerleştikten sonra Salih B., saat 17.55 sıralarında otelden tek başına ayrılmış, genç kadından haber almayan ailesi ise polisi aramıştı.

Genç kadının, Bahçelievler'de kaldığı oteli tespit edilmiş, otel odasında Yonca Kölge'nin cesedini bulmuştu.

3 yıl önce boşandıkları belirlendi

Yonca Kölge ile otele gelen şüpheli Salih B.'nin 'kasten yaralama' ve 'hırsızlık' suçlarından çok sayıda suç kaydı olduğu tespit edildi, cezaevinden izinli olarak çıktığı öğrenilen Salih B.'yi, "kasten öldürme" suçundan, Burhan B. ve Mehmet B. isimli şüpheliler ise "suçluyu kayırma" suçundan gözaltına alındı.

Salih B. ile Yonca Kölge'nin evli oldukları ve 3 yıl önce boşandıkları öğrenilm.

Gözaltına alınan 3 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?

DMM'den ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma

05.04.2026 01:07:00
İhlas Haber Ajansı
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
Bazı sosyal medya hesaplarında ve dezenformasyon odaklı mecralarda, Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği ve düşürüldüğü iddia edilen ABD F-15 uçağının bu Türk sistemleriyle vurulduğu öne sürülmüştü.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı.



DMM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, 'Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD'ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu' yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye'nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi.

Türkiye'nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır.

Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Batının bir Şark Meselesi vardır

Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

05.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Batının bir Şark Meselesi vardır
Batının bir Şark Meselesi vardır
Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

Buraya gelmişken şunu söylemekte fayda vardır: Misyonerlik faaliyetleri aslında bir insanı, Hıristiyan ya da Musevi yapma şeklinde görünmüş olsa da, asıl amacı, yaşadığımız şu toprakları elimizden almaktır.

Batının bir Şark Meselesi vardır



Buna göre 'Türkler Orta Asya'nın mahsulü bir millettir. Zorla Anadolu' ya gelmişlerdir. Anadolu medeniyeti, Batı uygarlığına aittir. Er veya geç bu uygarlığı terk edip kendi ülkelerine dönmesi lazımdır.

Türkler Anadolu'da yaşayan insanları özellikle din yoluyla asimile ederek Türkleştirmişlerdir. Aslında orada yaşayan insanlar Türk değildir" gibi çok saçma, çok garip bir iddia ile misyonerlik faaliyetlerini maalesef ülkemizin her bölgesine yoğun bir şekilde teksif ettiler. Bu faaliyetler bugün, dünkünden çok daha fazladır.

Sizlerde biliyorsunuz ki, Karadeniz Bölgesinde de çok ciddi misyonerlik faaliyetleri var. Mesela Trabzon'daki Santa Maria Kilisesi'nin kapısını bundan 20 yıl önceye kadar açan bir tek insan yoktu. Ama şimdi?

Anlatmak istediğimiz şu: Bir insan sahipsiz kalınca, onu sahiplenip emellerine vasıl olmak isteyenlerin olması kaçınılmaz olur. Bir defa bu insanlar dindar olsun diye bu işin içerisinde değiller. Batının böyle bir derdi olmuş olsa kendi, ülkesinde, kendi vatandaşının dini ihtiyacı ile uğraşır. Böyle bir derdi yok.

Hatta batıya gidin, Türk işçilerinin yaptığı camilerin hemen hemen ekserisi kiliselerden yapılmıştır. Kendi ülkesinde böyle bir derdi olmayan Batının buradaki derdi de insanı, Hıristiyan veya Musevi' yapmak değil, Hıristiyan veya Musevi' yapmak suretiyle sen Türk değilsin" sözünü ona söyletmektir.

Ondan sonra ikinci adım da, 'Madem sen, Türk değilsin. O halde nesin? Rum'sun veya Ermenisin veya Süryani'sini' kabul ettirmektir. Üçüncü adımı da, 'dolayısıyla bu topraklar Türklerin değildir" anlayışını yerleştirmektir.

Ülkede böyle çok garip bir olay var. Maalesef bu olaya karşı herkes duyarsız. Ama bir gün gözümüzü açtığımız zaman vakit çok geçmiş olabilir. O zaman "Eyvah! Ne yaptık da bu bela başımıza geldi?" demenin de bir kıymeti olmaz.

Yanlış anlaşılmasın. Biz bir insanın herhangi bir dini tercih etmesi veya o kuralları yaşamasına karşı değiliz. Takdir edersiniz ki bizim inancımızda da bir insanın inancına hürmet etme, saygı duyma, hatta gerekirse imkan tanıma vardır.

Ama buradaki olay bu değildir. Onların, bu kapıdan girerek, yani buradaki müsamahadan istifade ederek yapmak istedikleri ülkeyi bölmektir, vatanı işgal etmektir. Biz, buna karşıyız. Dolayısıyla misyonerlik faaliyetleri vardır ve devam etmektedir.

Müslüman gelenekten gelen bir insanı Musevi, Hıristiyan yapabilmeniz, ardından da, "sen Rum'sun. Ermeni'sin"  diyebilmeniz Müslüman gelenekten gelen bir insanı bu konuda ikna etmeniz o kadar kolay bir hadise değildir.

Onun için diyalog adı altında 'canım zaten bu dinlerin hepsi aynı kaynaktan besleniyor. Hepimizin Allah'ı bir. Orada da olsan budur, burada da olsan budur' demek suretiyle Tevhid Akidesini,  Teslisle karıştırıp (bal ile sirkeyi karıştırmak gibi bir olay) çok ciddi bir oyun oynuyorlar.

Bu yolla yapılmak istenilen o masum insanların akaidini,  inancını bozup,  bilahare de onu ifsad etmektir. Yani milletine, devletine karşı buğz eder bir hale getirmektir. Kabul etsek de, etmesek de bu anlayış ülkemizde var.

Ekserisi de bu olaylardan geçip bu noktaya gelen insanların devletine ve milletine karşı takındığı tavır, ifade etmek istediğimiz tavırdır. Üç-beş sene evvel insanımızda devletine, milletine, askerine, vatanına, bayrağına karşı böyle bir tavır yoktu.

Diyalog süreci içine girildiğinde bir de bakıyorsun en mukaddes değerlerini tartışmaya açmak bir tarafa küfrediyor. O insan, diyalog süreci ile o noktaya geliyor ve olay, milletin milli bünyesini tahrip edecek vahim boyutlara ulaşıyor.  Diyalog hem milli olarak, hem de dini olarak masum bir hareket değildir." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.