logo
09 MAYIS 2026

Instagram Takipçi Hilesi

21.10.2025 15:11:00 / Güncelleme: 21.10.2025 15:18:23
Reklam
Instagram Takipçi Hilesi
Instagram Takipçi Hilesi

Instagram'da takipçi sayısı, hâlâ dijital dünyada statünün en görünür ölçülerinden biri. Ancak 2025'e geldiğimizde tablo oldukça değişti. Artık sadece çok sayıda takipçiye sahip olmak yeterli değil; bu takipçilerin ne kadar gerçek, aktif ve etkileşimde bulunduğu asıl farkı yaratıyor. Yine de pek çok kullanıcı hâlâ "takipçi hilesi" arayışında. Çünkü hızlı büyüme isteği, çoğu zaman sabrın önüne geçiyor.
Bu yazıda, Instagram takipçi hilesi kavramını tüm yönleriyle ele alacak, güvenli olup olmadığını, nasıl uygulanabileceğini ve hangi alternatiflerin gerçekten işe yaradığını konuşacağız. Özellikle SosyalEvin.com gibi şifresiz, güvenli sistemlerin bu alanda nasıl fark yarattığını örneklerle anlatacağım.

 

Neden Bu Konu Önemli?

Instagram, her geçen yıl algoritmasını daha "insan odaklı" hale getiriyor. Bu da demek oluyor ki, artık bot veya yapay etkileşimler sadece işe yaramamakla kalmıyor, aynı zamanda hesabınızın görünürlüğünü de düşürebiliyor.
Kısacası, hileyle kazanılmış takipçi, bir süre sonra hesabın ayağına dolanıyor.
2025 güncellemeleriyle birlikte Instagram, etkileşim kalitesine dayalı bir sıralama sistemine geçti. Reels videolarınız, hikâyeleriniz veya gönderileriniz ne kadar anlamlı yorum ve kaydetme alırsa, algoritma sizi o kadar çok kullanıcıya gösteriyor. Ancak satın alınmış veya bot destekli takipçiler bu etkileşimi sağlayamadığı için hesaplar hızla geriye düşüyor.
Bu yüzden "takipçi hilesi" konusu, sadece etik bir tartışma olmaktan çıktı; doğrudan büyüme stratejilerinin merkezine oturdu. Kullanıcılar artık "Nasıl fazla takipçi kazanırım?" sorusundan çok, "Nasıl gerçek ve kalıcı takipçi kazanırım?" sorusuna yanıt arıyor.
Burada SosyalEvin.com gibi platformlar devreye giriyor. Çünkü bu tarz sistemler şifresiz, görev tabanlı yapıları sayesinde takipçi artışını algoritmayla uyumlu bir şekilde sağlıyor. Yani klasik anlamda bir hile değil; kontrollü, güvenli ve organik büyüme yöntemi sunuyor.

 

Nasıl Uygulanır?

Öncelikle şunu netleştirelim: 2025 itibarıyla "takipçi hilesi" denildiğinde kastedilen şey, eskisi gibi bot hesaplar gönderen karanlık paneller değil. Artık kullanıcılar şifre paylaşmadan, küçük görevler yaparak veya içerik etkileşimi karşılığında takipçi kazanabilecekleri sistemleri tercih ediyorlar.
Örneğin, SosyalEvin.com üzerinden ücretsiz takipçi almak için şifre girmenize gerek yok. Sadece kullanıcı adınızı yazıyor, ardından sistemin verdiği ufak görevleri tamamlıyorsunuz. Bunlar genellikle yorum bırakmak, bir uygulamayı değerlendirmek ya da başka bir hesabın gönderisini beğenmek gibi basit işlemler oluyor. Bu sayede, sistem gerçek kullanıcıları birbirine yönlendiriyor.
Sonuçta ortaya çıkan şey, Instagram politikalarıyla çelişmeyen, organik görünümlü bir büyüme modeli.
Ama dikkat:
Bu sürecin işe yaraması için yalnızca sistemden gelen takipçilere güvenmek yeterli değil. Hesabınızın içerik kalitesi, paylaşım sıklığı ve etkileşim biçimi de aynı derecede belirleyici. Reels'lerde trend sesler kullanmak, açıklamalarda kullanıcıyı soruyla yönlendirmek, hikâyelerde anket veya soru-cevap kutuları eklemek hâlâ en etkili yöntemler arasında.
Bir diğer önemli adım ise doğru zamanlama. Yapılan analizlere göre akşam 19.00–22.00 arası paylaşılan içerikler, Türkiye'de en yüksek etkileşimi alıyor. Özellikle Pazartesi ve Perşembe günleri, kullanıcıların uygulamada geçirdiği süre zirveye çıkıyor. Bu zaman dilimlerinde yapılan paylaşımlar, hem organik görünürlük hem de sistem üzerinden gelen yeni takipçilerin hesabınızı daha aktif görmesini sağlıyor.
Sonuç olarak, "Instagram takipçi hilesi" terimi bugün çok farklı bir anlam taşıyor. Eskiden riskli bir kestirme yoldu; şimdi ise doğru uygulandığında güvenli bir büyüme tekniğine dönüşmüş durumda.

 

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Instagram'da "takipçi hilesi" ararken karşılaşılan en büyük hata, hız uğruna güvenlikten vazgeçmek.
İnternette hâlâ şifrenizi isteyen, "3 saniyede 1000 takipçi" gibi vaatlerde bulunan onlarca platform var. Bu tarz siteler yalnızca sahte takipçi göndermez; aynı zamanda hesabınızı spam listesine düşürebilir, hatta çalınma riskine sokabilir.
En sık görülen problemlerden biri, bot tabanlı takipçi kullanımı. İlk etapta takipçi sayınız artar ama birkaç gün içinde bu hesapların büyük bölümü silinir. Çünkü Instagram 2025 itibarıyla sahte profilleri tespit etmekte çok daha hızlı. Hesabınız kısa sürede erişim kısıtlamasına uğrayabilir ya da "gölge yasak" (shadowban) yiyebilir.
Bu durum, gönderilerinizin keşfette görünmemesine, hatta gerçek takipçilerinizin bile paylaşımlarınızı görmemesine yol açar.
Diğer bir risk, "şifre isteyen sistemler."
Hiçbir güvenilir platform sizden Instagram şifrenizi talep etmez.
Bu bilgi, sadece sizin kontrolünüzde olmalı. Eğer bir site şifre veya e-posta istiyorsa, oradan hemen uzaklaşın. Çünkü bu tarz paneller, hesabınızı ele geçirmek veya başka amaçlarla kullanmak için kurulmuş olabilir.
- Kısaca dikkat etmeniz gerekenler:
• Şifre isteyen platformlardan uzak durun
• "Sınırsız takipçi" gibi abartılı vaatlere inanmayın
• Gerçek kullanıcı yorumları olan sistemleri tercih edin
• Takipçi artışını zamana yayın, bir anda binlerce kişi gelmesin
• Her zaman içerik kalitenizi destekleyin: hile kadar iyi bir strateji yoktur
Unutmayın, gerçek ve organik takipçiler sadece sayıyı değil, itibarı da büyütür. Bugün markalar ve işbirliği teklifleri, takipçi sayısına değil, etkileşim oranına bakıyor.


SosyalEvin ile Uyumlu Çözüm

Burada devreye SosyalEvin.com giriyor.
Çünkü bu platform, "takipçi hilesi" kavramını yeniden tanımlayan güvenli bir sistem kurmuş durumda.
SosyalEvin, kullanıcıdan şifre istemeden, tamamen görev bazlı bir yapı üzerinden takipçi kazanımı sağlıyor. Sistem şu şekilde çalışıyor:
Kayıt olurken sadece kullanıcı adınızı yazıyorsunuz. Ardından size kısa, kolay görevler veriliyor — örneğin bir uygulamayı oylamak, belirli bir gönderiye beğeni bırakmak veya basit bir anket doldurmak gibi. Bu görevleri tamamladığınızda, sistem sizi diğer gerçek kullanıcılarla eşleştiriyor ve karşılıklı bir etkileşim ağı oluşuyor.
Sonuç?
Tamamen organik bir görünüm, algoritmaya uygun bir büyüme eğrisi ve hesabınıza zarar vermeyen bir yöntem.
Instagram bunu doğal etkileşim olarak algıladığı için keşfet görünürlüğünüz de artıyor.
Bir diğer artısı, SosyalEvin'indeneme özelliği.
Yeni kullanıcılar, platformun işleyişini görmek için ücretsiz 10 takipçiye kadar test yapabiliyor. Böylece sistemi denemeden önce güven seviyenizi ölçme şansınız var.
Bu noktada SosyalEvin'i diğerlerinden ayıran en büyük fark, "şeffaflık." Web sitesinde kullanıcı yorumları, başarı örnekleri ve kullanım şartları açıkça yer alıyor.
Gerçek kullanıcılarla büyümek isteyen biri için bu yaklaşım, klasik anlamda bir "hile" değil; algoritma dostu bir taktik.
Yani sistem sizi kandırmıyor, aksine algoritmanın dilini sizin yerinize konuşuyor diyebiliriz.

- SosyalEvin.com Üzerinden Hemen Denemeye Başla!
Eğer Instagram hesabını kısa sürede ama güvenli biçimde büyütmek istiyorsan, SosyalEvin.com tam olarak bu ihtiyaç için tasarlanmış.
Şifresiz, bot içermeyen, kullanıcı görevine dayalı yapısıyla 2025'in en güvenilir takipçi sistemlerinden biri haline geldi.
-  Ücretsiz 10 takipçi kazanarak sistemi dene,
-  Hesabının etkileşimini gözlemle,
-  Gerçek kullanıcılarla doğal şekilde büyümeye başla.
Sadece bir buton uzağındasın:
Instagram takipçi hilesi sayfasına gir, kullanıcı adını yaz, görevini seç ve güvenli şekilde büyümeni başlat 🚀



Sosyal Medya Uzmanı Berkay Akıncı'nın Yorumu

Sosyal medya stratejisti Berkay Akıncı'ya göre, "takipçi hilesi" kavramı 2025 itibarıyla tam anlamıyla dönüşüm geçirdi.
Eskiden bot hesaplarla yapılan bu işlemler artık yerini görev tabanlı, şifresiz sistemlere bıraktı. Yani bugün doğru yöntemle uygulanan bir takipçi sistemi, "hile" değil, algoritmanın izin verdiği bir optimizasyon biçimi haline geldi.
Akıncı, özellikle güvenli büyüme stratejisi kavramının altını çiziyor:
"Hızlı büyümek herkesin hayali ama sürdürülebilir büyüme sabır ister. Şifre paylaşmadan, görev tabanlı sistemlerle ilerlemek hem hesap güvenliğini korur hem de algoritma açısından avantaj sağlar."
Ona göre en kritik fark, "kalite" ve "süreklilik."
Kısa vadede birkaç bin takipçi kazanmak mümkün, ama bu takipçilerin hesabınızda kalması için içerik stratejisinin doğru kurgulanması şart.
Örneğin, Reels videolarında popüler sesleri kullanmak ama bunu kendi tarzınızla harmanlamak; ya da hikâyelerde takipçiye direkt sorular yöneltmek, hem etkileşimi hem de organik görünürlüğü artırıyor.
Berkay Akıncı ayrıca SosyalEvin.com'un yaklaşımını da örnek gösteriyor:
"SosyalEvin gibi platformlar, takipçi kazanma sürecini daha doğal bir zemine taşıyor. Şifre istememesi, kullanıcıları görevle yönlendirmesi ve tamamen gerçek profillerle çalışması; bu sistemi klasik hile yöntemlerinden ayırıyor."
Kısacası, 2025'te "takipçi hilesi" artık riskli bir kestirme değil, doğru uygulandığında algoritma dostu bir stratejiye dönüşmüş durumda.
Önemli olan, bu süreci sabırlı, bilinçli ve güvenli biçimde yürütmek.

 

Sıkça Sorulan Sorular

1. Instagram takipçi hilesi hesabıma zarar verir mi?
Eskiden evet. Bot takipçi sistemleri hesabı spam listesine sokabiliyordu. Ancak şifre istemeyen, görev tabanlı sistemler (örneğin SosyalEvin.com) bu riski ortadan kaldırıyor. Gerçek kullanıcılar üzerinden ilerlediği için güvenli kabul ediliyor.

2. Bu sistemlerle gelen takipçiler kalıcı mı?
Evet, büyük oranda kalıcıdır. Çünkü takip eden kişiler gerçek profillerdir ve görev karşılığında etkileşime geçerler. Ancak içeriğiniz ilgi çekici değilse bir kısmı zamanla ayrılabilir.

3. Hızlı şekilde 1000 takipçi almak mümkün mü?
Mümkün, ancak tavsiye edilmez. Instagram, ani takipçi artışlarını şüpheli davranış olarak algılayabilir. En doğrusu, haftalık kademeli artışlarla ilerlemektir.

4. Şifresiz takipçi sistemleri nasıl çalışıyor?
Bu sistemler sadece kullanıcı adınızı ister. Ardından size küçük görevler verir — yorum yapmak, bir gönderiyi beğenmek veya uygulamayı değerlendirmek gibi. Görev tamamlandığında, diğer kullanıcılar sizi takip eder. Şifre paylaşımı yapılmaz.

5. SosyalEvin neden öneriliyor?
Çünkü tamamen şifresiz, ücretsiz deneme sunan ve gerçek kullanıcılarla çalışan bir sistem. Ayrıca kullanıcı yorumları açıkça paylaşılmış durumda. Bu şeffaf yapı, güvenilirliği artırıyor.



Sonuç

"Instagram takipçi hilesi" artık sandığınız kadar tehlikeli bir kavram değil — doğru kaynakla uygulandığında algoritmaya dost bir büyüme aracı olabilir.
Asıl mesele, "hile yapmak" değil, "akıllı yöntemleri etik biçimde kullanmak."
SosyalEvin.com gibi sistemler bu farkı yaratıyor: hem şifre istemiyor, hem de gerçek kullanıcılarla doğal etkileşim sağlıyor.
- Eğer hesabını güvenle büyütmek istiyorsan:
https://sosyalevin.com/instagram-ucretsiz-takipci/ adresine git,
-  Ücretsiz 10 takipçilik denemeni başlat,
-  Ve Instagram algoritmasının seni fark etmesini sağla 🚀

Sessiz kalp krizi kolay fark edilmiyor


 
 
Kalp krizi çoğu zaman göğüs ağrısı ile ilişkilendirilse de bazı durumlarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. “Sessiz kalp krizi” olarak tanımlanan bu tablo, kişinin kriz geçirdiğini fark etmeden günlük yaşamına devam etmesine neden olabiliyor. Bu durum özellikle risk grubundaki bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. 

09.05.2026 14:30:00
MURAT ÇORBACI
 Sessiz kalp krizi kolay fark edilmiyor
 Sessiz kalp krizi kolay fark edilmiyor

Kalp krizi çoğu zaman göğüs ağrısı ile ilişkilendirilse de bazı durumlarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. "Sessiz kalp krizi" olarak tanımlanan bu tablo, kişinin kriz geçirdiğini fark etmeden günlük yaşamına devam etmesine neden olabiliyor. Bu durum özellikle risk grubundaki bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.


Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, sessiz kalp krizinin sinsi bir şekilde ilerlediğini belirterek, "Hastalar çoğu zaman ciddi bir sorun yaşadıklarının farkına varmıyor. Hafif yorgunluk, mide rahatsızlığı ya da kısa süreli nefes darlığı gibi belirtiler göz ardı edilebiliyor" dedi.

Sessiz kalp krizinin en tehlikeli yönü, kalp kasında hasar oluşturmasına rağmen kişinin bunu fark etmemesi oluyor. Bu durum ilerleyen süreçte kalp yetmezliği gibi ciddi tablolara zemin hazırlayabiliyor. Sessiz kalp krizi bazı gruplarda daha sık görülüyor. Uzm. Dr. Solakoğlu'na göre risk grubunda yer alan kişiler şöyle sıralanıyor: Diyabet hastaları, kadınlar, ileri yaş bireyler, yüksek tansiyon hastaları, kolesterol düzeyi yüksek olan kişiler... Sessiz kalp krizinde görülen belirtiler çoğu zaman günlük yorgunlukla karıştırılabiliyor. Bu durum erken müdahale şansını azaltıyor.

Uzm. Dr. Solakoğlu, dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı: Nedensiz yorgunluk, hafif göğüs sıkışması, nefes darlığı, mide bulantısı veya hazımsızlık hissi, soğuk terleme... Sessiz kalp krizlerinin tanısında bazı testler kritik rol oynuyor. Bu testler şunlar: EKG (Elektrokardiyografi), kan testleri (troponin düzeyi), efor testi, BT, kalp, kalsiyum kkorlama, BT anjiyografi, koroner arter, 3 boyutlu görüntüleme, koroner anjiyografi...
"Daha önce fark edilmemiş bir kalp krizi, rutin kontroller sırasında ortaya çıkabiliyor" diyen Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti.

Sessiz kalp krizi riskini azaltmak ve erken fark etmek için şu adımlar öne çıkıyor:
1. Düzenli kalp kontrollerini ihmal etmemek
2. Tansiyon ve kolesterol seviyelerini takip etmek
3. Diyabet kontrolünü sağlamak
4. Ani ve açıklanamayan şikayetlerde doktora başvurmak
5. Sağlıklı beslenme ve aktif yaşam tarzını benimsemek.

Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?


 
Yaşla ilgili yorgunluk, tıptaki en az tartışılan durumlardan biri olabilir. Evde buna kötü tavır denir. Doktorlar için ise sadece yaşlılık! Ve bunu yaşayan insanlar için ise tam bir yenilgi. Ama kimse bunun vücudun içinde nasıl gerçekleştiğini sormayı aklından bile geçirmez.

09.05.2026 11:48:00
MURAT ÇORBACI
Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?
Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?

Mitokondri meselesi

Hücrelerin içinde enerji üretmekten sorumlu küçük organlar olan mitokondrilerin 60 yaşından sonra sayıları azalır ve verimlilikleri düşer. Gençliğinizde üstesinden rahat egldiğiniz yürüyüş, aniden çok daha küçük bir kaynaktan çok daha fazla enerji çekmeye başlar. Bu yorgunluk hissi, hayal gücünün değil, fizyolojinin doğrudan bir fonksiyonudur. Vücudunuzda işleyen temel hücresel aritmetiktir yani!







Kas atrofisi durumu daha da kötüleştirir

30 yaşından sonra, düzenli kuvvet antrenmanı yapılmadığı takdirde, vücudumuz her on yılda bir yüzde 3 ila yüzde 5 arasında kas kütlesi kaybeder. Kas dokusu yüksek metabolik potansiyele sahiptir, yani enerjiyi verimli bir şekilde yakar ve hareketi etkili bir şekilde üretir. Kas dokusu azaldıkça, normal aktiviteler genel enerji kapasitenizin daha büyük bir bölümünü gerektirmeye başlar. 75 yaşında, 35 yaşına kıyasla yüzde 40 daha az kas kütlesiyle merdiven çıkmak, biyomekanik olarak 35 yaşında sırt çantasıyla merdiven çıkmaya eşdeğerdir. Ve evet, yorgunluk hissi gerçekten daha güçlüdür. Hayal ürünü değil. Ve bir zayıflık belirtisi de değil.







Uyku kalitesi 60 yaşından sonra önemli ölçüde değişir.

Hücre yenilenmesinin gerçekleştiği derin, dinlendirici uyku 60 yaşından sonra çok daha nadir hale gelir. Yatakta sekiz saat geçirmek ama sadece altı saat etkili uyku almak, kaç saat uyuduğunuzdan bağımsız olarak vücudunuzun yetersiz bir iyileşme ile çalıştığı anlamına gelir. Sekiz saatlik uykudan sonra yorgunluk bir gizem değil. Sadece yanlış ölçüm. Saatler harcandı. İyileşme olmadı.







Hipotiroidizm, yaşlı yetişkinler arasında en sık gözden kaçan tanıdır

Metabolik hormonların yetersiz üretimi sonucu ortaya çıkan ve genellikle normal yaşlılık belirtileriyle karıştırılan, önemli yorgunluk, ısı intoleransı ve bilişsel bozukluklar, aslında basit kan testleri kullanılarak tiroid hormonu replasman tedavisiyle kolayca tedavi edilebilir. Bununla birlikte, dünya genelinde yaşlı nüfusta en sık yanlış teşhis edilen durumdur.
Düşük seviyeli kronik enflamasyon (günümüzde enflamasyonla yaşlanma olarak adlandırılan durum) sürekli arka plan seviyesinde enflamasyon cevabını sürdürmek için büyük enerji harcamasına neden olur, yorgunluk ve genel olarak bitkinlik hissi dışında hiçbir belirti göstermez. Hemen hemen her dejeneratif yaşa bağlı duruma katkıda bulunur ve beslenmeden büyük ölçüde etkilenir.







Peki yorgunluğu azaltmak için ne yapılabilir?

1. Akdeniz tipi beslenme
2. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları tedavi ettirmek
3. Elbette egzersiz... Kuvvet antrenmanı, mobilite, tempolu yürüyüş ve koşu gibi aerobik egzersizler elzem...

TESK Başkanı Palandöken'den Anneler Günü mesajı

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken Anneler Günü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Palandöken mesajında, annelerin kıymetinin bilinmesi gerektiğini belirtti

09.05.2026 09:32:00
İHA
TESK Başkanı Palandöken'den Anneler Günü mesajı
TESK Başkanı Palandöken'den Anneler Günü mesajı
TESK Başkanı Palandöken, Anneler Günü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Mesajında annelerin önemine vurgu yapan Palandöken, annelere yapılan iyiliğin onlar için en büyük hediye olduğunu belirtti. Annelere en güzel ve özel hediyeler alınmasının bir önemi olmadığını, sadece bir kır çiçeğinin bile onları mutlu edeceğini ifade eden Palandöken, tüm annelerin kutsal olduğunu sözlerine ekledi.


"Annenize yapmış olduğunuz sevgi ve saygı onlar için en büyük hediye"



Annelerin kıymetinin bilinmesinin gerektiğini ve bu konuda daha özenli yaklaşılması gerektiğini belirten Palandöken, "Anneler Günü'nün hem toplumsal hem de ekonomik açıdan büyük bir anlam taşıdığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Anneler günü kutlu olsun. Annenize, aile büyüklerinize yapmış olduğunuz sevgi ve saygı onlar için en büyük hediye. Hele annenize 'Anneciğim' deyip boynuna sarılmanız yeterli. Ancak imkanlarınız doğrultusunda bir kır çiçeği bile onları mutlu eder. Ama evin büyüğü anneniz gerçekten de sizi hem eğitiminizle hem bugüne getirmesiyle hem de topluma hayırlı evlat kazandırmasıyla hep sizinle övünür. Onun için annelerinizin, aile büyüklerinizin, babalarınızın kıymetini çok iyi bilmeniz lazım" diye konuştu.


"Dünyanın dört bir yanında bu kutlanıyor ama ülkemizde çok farklı bir şekilde kutlanıyor"



Bu yıl Anneler Günü'nün ekonomiye yaklaşık 100 milyar liralık katkı sağlamasının öngördüklerini dile getiren Palandöken, "Esnaf açısından da çok önemli. Özel günler anneler günü, babalar günü, sevgililer günü aynı şekilde bilindiği üzere yine iki tane dini bayramımız. Dolayısıyla esnaf bugünlerde bütün sektörleri birden canlandırır. Tabii buradaki önemli olan onlara alacağınız hediyeler. Taksiciden çiçekçisine, takıcısından konfeksiyoncusuna, pastacısından çikolatacısına, herkesin nasibini aldığı bir gün. Anneler günü tabii, burada hem ulvi görevi hem de analarımızın o hayır duasını almak için önemli de bir fırsat. Olur ya, başka şehirlerde otursanız bile, annenizi, aile büyüğünüzü ziyaretiniz o gün için çok önemli. Dini bayramlar kadar tabii yapmış olduğunuz işte eve gelip o sofrada oturmanız, onların sizi, sizin de küçük aile bireylerinizle onların yanında olmanız gerçekten onlar için en büyük sevgi yumağı. Aman dikkat edelim ve toplumun bu hassas anneler günü sevincini toplumsal olarak da paylaşalım. Dünyanın dört bir yanında bu kutlanıyor ama ülkemizde çok farklı bir şekilde kutlanıyor" şeklinde konuştu.


"Ana, aile sevgisi toplumdaki olumsuzlukları bir anda silip atıyor"



Anneliğin toplumun temel direği olduğunun altını çizen Palandöken, "Ana, aile sevgisi toplumdaki olumsuzlukları bir anda silip atıyor. Onun için bugünde sağlıklı bir şekilde idrak edebilmeniz, aynı şekilde çevrenizdeki esnaftan alışveriş yaparak onları da mutlu etmeniz tabii ki esnaf açısından önemli. Biz hep bu günleri özellikle böyle iple çektiğimiz günler var ya tabiri caizse yine önemli bir hasılat beklentisinde oluyor. Bu arada dışarıda yemek yiyenler aynı şekilde başka etkinlikleri ayrıca yapmanın, o güzelliği birlikte paylaşmanın hem de ekonomik olarak esnaf açısından da olmazsa olmazı. Yine aynı şekilde bu güzel ve mutlu gününüzü ben de şimdiden tebrik ediyorum. İnşallah ki bu yılda hemen akabinde gelen Kurban Bayramı da bu sevinçleri daha da pekiştirir diyorum" ifadelerini kullandı.

Bahar aylarında önleminizi alın, astım krizi geçirmekten kurtulun!


 
Bahar ayları özellikle astım hastaları için riskli bir dönemi de beraberinde getiriyor. Artan polen yoğunluğu ve hava değişimleri başta olmak üzere pek çok etken astım ataklarını tetikleyerek hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor, hatta ölümcül olabiliyor.

09.05.2026 06:20:00
MURAT ÇORBACI
 Bahar aylarında önleminizi alın, astım krizi geçirmekten kurtulun!
 Bahar aylarında önleminizi alın, astım krizi geçirmekten kurtulun!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bahar aylarında acil servise başvurularda ve hastane yatışlarında belirgin artış görüldüğüne dikkat çekerek, "Bahar, astım hastaları için en riskli mevsimlerden birini oluşturmaktadır. Bu dönemde yoğun polen, ani sıcaklık değişimleri, artan nem ve hava kirliliği gibi çevresel faktörlerin bir araya gelmesi hava yollarındaki hassasiyeti belirgin şekilde artırmaktadır. İngiltere'de yürütülen bir araştırma, Nisan-Mayıs döneminde astım kaynaklı ölümlerde anlamlı bir artış saptamıştır. Ülkemizde de benzer tablo yaşanmakta; ilkbahar aylarında astım nedeniyle poliklinik başvuruları yüzde 30-40 oranında artış göstermektedir" dedi.







Dünya genelinde 300 milyon kişi astım hastası

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, astım dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilerken, ülkemizde de yaklaşık 6 milyon kişinin bu hastalıkla mücadele ettiği belirtiliyor. Tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini düşüren astım özellikle bahar aylarında hastalar için ciddi bir tehdit oluşturabiliyor. Ancak önemli bir sağlık sorunu olsa da doğru tedavi ve önlemlerle kontrol altına alınabiliyor. Düzenli ilaç kullanımı, bireysel tetikleyicilerden kaçınma ve hekim takibinin bu süreçte kritik rol oynadığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bahar aylarında astım ataklarını tetikleyen 6 önemli etkeni anlattı.







1. Polenler

Türkiye Astım ve Alerji Derneği verilerine göre; alerjik astımlı hastaların yüzde 70'inden fazlası ilkbahar polenlerine duyarlı oluyor. Avrupa'da yapılan geniş çaplı araştırmalar; yüksek polen yoğunluğu olan günlerde acil servislere astım kaynaklı başvuruların yüzde 30-50  oranında arttığını gösteriyor.
• Polen yoğunluğu sabah 08.00-11.00 saatlerinde ve rüzgarlı havalarda en üst düzeye ulaşıyor; bu saatler dışında sokağa çıkmayı tercih edin. • Dışarıdan eve geldiğinizde mutlaka duş alın ve giysilerinizi değiştirin; kıyafetleri balkona sermeyin.
• Ev pencerelerini kapalı tutun, HEPA filtreli hava temizleyicisi kullanın.







2. Ani hava değişimleri

Bahar ayları sabah saatlerinde 8-10 dereceye kadar düşen, öğleden sonra ise 20-25 dereceye yükselen hava sıcaklığıyla günlük ısı farklarının en belirgin yaşandığı bir dönem. Bu ani değişimler, bronşiyal hiperreaktiviteye, bir başka deyişle solunum yollarının normalden çok daha kolay tahriş olabilir hale gelmesine yol açabiliyor.
• Hava durumu uygulamalarını düzenli takip edin; günlük ısı farkının yüksek olduğu günlerde katmanlı giyinin.
• Sabah ve akşam saatlerinde soğuk hava maruziyetini azaltmak için ince bir bere veya atkı kullanarak ağız ile burun bölgenizi koruyun.







3. Açık havada egzersiz yapmak

Egzersiz sırasında artan solunum hızı, soğuk ve kuru havanın bronşlara nüfuz etmesine zemin hazırlıyor. Bu durum inflamasyon mediatörlerinin, yani histamin ve lökotrien gibi maddelerin salınımını tetikleyerek egzersize bağlı bronkospazma yol açabiliyor. Bahar aylarında açık havada yapılan koşu, bisiklet ve futbol gibi aktiviteler; yoğun polen maruziyetiyle eş zamanlı gerçekleştiğinde risk artıyor. Astım hastalarının yüzde 80'inde görülen bronkospazmın nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi semptomları genellikle egzersiz başlangıcından 5-10 dakika sonra belirginleşiyor.
• Açık hava aktivitelerini mümkünse polen yoğunluğunun daha düşük olduğu öğle saatlerinde planlayın.
• Egzersizden 15-20 dakika önce doktorunuzun önerdiği kısa etkili bronkodilatör (kurtarıcı inhaler) kullanın.
• Aktiviteden 5-10 dakika önce yürüyüş gibi hafif tempolu bir ısınma yapın; bu uygulama hava yollarını kademeli olarak genişleterek ani bronkospazm riskini azaltır ve solunum kaslarını yoğun egzersize hazırlar.
• Havuz ortamındaki nem bronşları koruduğu için koşu yerine yüzme gibi kapalı mekân sporlarını tercih edin.
• Egzersiz sırasında ve sonrasında nefes almakta güçlük ve öksürük gibi semptomlar gelişirse hemen durun ve kurtarıcı inhalerinizi kullanın.







4. Temizlik ürünleri

Bahar temizliği, astımlı bireyler için ciddi riskler barındırıyor. Klorlu temizlik ürünleri, sprey dezenfektanlar, parfümlü yüzey temizleyiciler ve kuru tozlar bronş mukozasını doğrudan tahriş edebiliyor. Temizlik sırasında havaya kalkan tozların içinde bulunan ev tozu akarları ve küf sporları da güçlü alerjik tetikleyicileri oluşturuyor.                 
• Güçlü çözücüler, çamaşır suyu ve amonyaklı ürünler yerine sirke veya karbonat bazlı doğal temizleyicileri tercih edin.
• Temizlik sırasında N95 veya FFP2 maske takın ve mekanı iyi havalandırın; pencereleri açın.
• Toz kaldırmayan microfiber bezler ve nemli paspas kullanın; toz kaldıran süpürge ve fırçalardan kaçının.
• Ağır temizlik işlerini kendiniz yapmak yerine mümkünse yardım alın.
• Bronşları tahrip edebildiği için hava tazeleyici ve oda spreylerinden kaçının.







5. Üst solunum yolu enfeksiyonları

• Yıllık grip aşısını ve doktorunuzun önerdiği diğer aşıları (pnömokok vb.) düzenli olarak yaptırın.
• Viral bulaşmayı belirgin şekilde azaltmak için ellerinizi sık sık yıkayın ve kalabalık ortamlarda maske kullanın.
• Viral enfeksiyon sürecinde ilaç dozunuzun ayarlanması gerekebiliyor. Bu nedenle enfeksiyon belirtileri başlar başlamaz doktorunuzu aramayı ihmal etmeyin.






6. Hava kirliliği

Hava kirliliği ve artan ozon seviyeleri de astım hastaları için büyük bir tehdit oluşturuyor.
• Trafiğin yoğun olduğu bölgelerde ve kavşaklarda uzun süre kalmaktan kaçının. Mümkünse park ve yeşil alanlarda yürüyüş yapın.
• Güneşli ve sıcak günlerde ozon seviyeleri öğle-akşam saatlerinde en üst düzeye ulaşıyor; bu saatlerde dışarıda egzersiz yapmaktan kaçının.

Vatandaş adım adım beyaz ekmekle vedalaşıyor


 
İstanbul Planlama Ajansı, İstanbulluların ekmek tüketim alışkanlıklarındaki değişimi araştırdı. Araştırmaya göre sağlıklı beslenme bilinciyle beyaz ekmek tüketimi azalırken, tam buğday ekmeği daha çok tercih edilmeye başlandı. Beyaz ekmek tüketimi yüzde 67’den yüzde 49’a gerilerken, tam buğday ekmek tüketimi yüzde 19’dan yüzde 34’e yükseldi. 

09.05.2026 01:31:00
Haber Merkezi
Vatandaş adım adım beyaz ekmekle vedalaşıyor
Vatandaş adım adım beyaz ekmekle vedalaşıyor

İstanbul Planlama Ajansı, İstanbulluların ekmek tüketim alışkanlıklarındaki değişimi araştırdı. Araştırmaya göre sağlıklı beslenme bilinciyle beyaz ekmek tüketimi azalırken, tam buğday ekmeği daha çok tercih edilmeye başlandı. Beyaz ekmek tüketimi yüzde 67'den yüzde 49'a gerilerken, tam buğday ekmek tüketimi yüzde 19'dan yüzde 34'e yükseldi.

Tam buğday, kepekli, çavdar ve glütensiz gibi sağlıklı ekmek türlerini tercih edenlerin oranı yüzde 37.1 iken, bu ürünleri tercih etmeyenlerin oranı da yüzde 36.9 oldu. Sağlıklı ekmek türlerini tercih etmemenin başlıca nedeni sorulduğunda katılımcıların yüzde 36.8'i alışkın olmadığını söyledi.

Araştırmaya göre İstanbulluların ekmek tüketiminin en yüksek olduğu öğün yüzde 45.4 ile kahvaltı oldu. Kahvaltıyı yüzde 37.4 ile akşam yemeği takip etti. Öğle yemeğinde ekmek tüketme oranı ise sadece yüzde 4.6 oldu.

Oytun Erbaş’tan Hantavirüs’e karşı ilginç öneri

Prof. Oytun Erbaş’tan çarpıcı uyarı geldi. Erbaş, "Hantavirüs’e karşı dünyanın en güvenli yeri İstanbul. Kedilere mama vermeyi kesin, fare avlasınlar. Sokak kedileri doğal kalkanımız, avcı içgüdüsünü geri kazandırırsak virüs tehdidini durdururuz” dedi

08.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Oytun Erbaş’tan Hantavirüs’e karşı ilginç öneri
Oytun Erbaş’tan Hantavirüs’e karşı ilginç öneri
Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde dünya gündemine oturan Hantavirüs vakalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye ve özellikle İstanbul'un bu konuda dünyanın en güvenli yerlerinden biri olabileceğini belirterek dikkat çeken bir öneride bulundu.

Erbaş, "Hantavirüs konusunda dünyanın en güvenli yeri Türkiye ve İstanbul. Kedilere mama vermeyi kesiyoruz, bundan sonra fare avlayacaklar" dedi.

Hantavirüs nedir, nasıl bulaşır?

Hantavirüs, kemirgenler (fare, sıçan gibi) aracılığıyla bulaşan bir virüs ailesidir. Virüs, enfekte hayvanların idrarı, dışkısı ve tükürüğü yoluyla çevreye yayılır. İnsanlar genellikle bu maddelerin toz haline gelip solunması veya doğrudan temasla enfekte olur. Belirtiler grip benzeri başlar: ateş, kas ağrısı, yorgunluk, baş ağrısı. İlerleyen aşamalarda solunum yetmezliği ve böbrek sorunları gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Ölüm oranı bazı varyantlarda yüzde 40'lara kadar çıkabilmektedir.

Dünyada son dönemde İsrail, İsviçre gibi ülkelerde vakalar rapor edilirken, Türkiye'de şu ana kadar doğrulanmış vaka bulunmuyor. Ancak uzmanlar, kemirgen popülasyonunun artması halinde riskin yükseleceği uyarısında bulunuyor.

Erbaş'ın tezi: Kediler doğal fare kontrolü

Oytun Erbaş, İstanbul'un "kedi şehri" kimliğinin bu virüse karşı en büyük avantaj olduğunu vurguluyor. Şehrin binlerce sokak kedisi, fare ve sıçan popülasyonunu doğal yollardan kontrol altında tutuyor. Mama ve yemle beslenen kediler ise av içgüdüsünü kaybederek fare avlamayı bırakıyor. Erbaş'a göre çözüm basit: Dışarıda mama ve yem vermeyi azaltmak veya kesmek. Böylece kediler doğal avcı rollerine dönecek ve kemirgenleri azaltacak.

Erbaş, sokak hayvanları konusunda daha geniş eleştirilerde de bulunuyor. Başıboş kedi ve köpek sayısının 25 milyona ulaştığını, dışarıda bırakılan mamaların bakteri (salmonella, E. coli) üremesine yol açtığını ve hijyen sorunları yarattığını belirtiyor. "Dışarıda yem vermeyin, evde besleyin veya sahiplenin" çağrısı yapıyor.

Diğer uzmanlar ne diyor?

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Şevket Özkaya da benzer görüşleri paylaşıyor. Kemirgen temasının riskini vurgularken, sokak hayvanlarının (özellikle kedilerin) kemirgen popülasyonunun kontrolünde önemli rol oynadığını belirtiyor. Kapalı alanlarda fare dışkısı temizlerken maske kullanılmasını ve havalandırma yapılmasını öneriyor.

Tarihi örnekler de kedilerin önemini destekliyor. Orta Çağ'da veba salgını sırasında kedileri öldüren toplumlarda fareler artmış ve salgın şiddetlenmişti. Benzer şekilde, İstanbul'un kedileri yüzyıllardır şehrin "doğal muhafızları" olarak görülüyor.

Ne Yapılmalı?

- Kemirgen görülen yerlerde maske takın, temizlik yaparken ıslak bez kullanın, ellerinizi sık yıkayın.

- Sokak kedilerine mama yerine doğal av ortamı sağlayın. Aşırı mama bırakmak hem kedilerin avcılığını köreltiyor hem de hijyen sorunları yaratıyor.

- Kemirgen kontrol programları güçlendirilmeli, sokak hayvanı popülasyonu dengeli yönetilmeli.

Oytun Erbaş'ın açıklaması, hem Hantavirüs korkusunu hem de Türkiye'ye özgü "kedi çözümü" tartışmasını alevlendirdi. Bazıları "Kediler kurtarıcı" derken, diğerleri mama kesmenin pratik olmadığını savunuyor. Ancak uzmanlar ortak noktada birleşiyor: Fare ve sıçan kontrolü, Hantavirüs'e karşı en etkili önlem.

Kastamonu'da kene can aldı

Kastamonu'nun Daday ilçesinde vücuduna kene yapışan ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi teşhisi konulan kadın, tedavi gördüğü hastanede öldü

08.05.2026 17:35:00
İhlas Haber Ajansı
Kastamonu'da kene can aldı
Kastamonu'da kene can aldı
İstanbul'da Gaziosmanpaşa ilçesinde ikamet eden Büşra Sevim, bir yakının cenaze törenine katılmak üzere bir süre önce Kastamonu'nun Daday ilçesine bağlı Koçcuğaz köyüne geldi.

Köyde vücuduna kene yapışan Büşra Sevim, cenaze işlemlerinin ardından İstanbul'a tekrar geri döndü. İstanbul'da yüksek ateş, mide bulantısı ve kusma gibi şikayetler yaşadığı öğrenilen Sevim, hastaneye müracaat etti. Burada Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan Büşra Sevim, yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Sevim, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Sevim'in cenazesi, memleketi Kastamonu'nun bağlı Koçcuğaz köyüne getirildi. Sevim'in cenazesi, sabah saatlerinde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi.

Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi

08.05.2026 16:53:00
İhlas Haber Ajansı
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi.
EFES-2026 Birleşik, Müşterek Fiilî Atışlı Arazi Tatbikatı'nın asıl safhası 19, 20 ve 21 Mayıs tarihlerinde icra edilecek. Bu tatbikatın hazırlıkları kapsamında Demircili mevkiinde TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı için zırhlı personel taşıyıcı ve zırhlı muhabere araçları sahilden TCG-Ç-154 ile TCG-Ç-158 gemilerine yüklendi. Gündüz yükleme ve bindirme faaliyetlerinde amfibi komandoların da gemilere binmesinin ardından birlikler deniz üzerinden Doğanbey bölgesine geçti. Gece faaliyetleri kapsamında ise TCG-Ç-158 gemisinden gece şartlarında sahile darbe atışı yapıldığı, ardından karaya kapak atılarak çıkarma operasyonu düzenlendiği ve zorlu eğitimlerin birliklerin planlı geri çekilmesiyle başarıyla tamamlandığı bildirildi.İHA

Dizilerdeki Şiddet ve Entrika Temaları İzleyiciyi Nasıl Etkiliyor?

Son yıllarda televizyon dizilerinde yaşanan dönüşüm dikkat çekiyor. Mahalle kültürünü, dayanışmayı ve güveni öne çıkaran yapımlardan; mafya, entrika ve şiddet temalı dizilere geçiş yalnızca bir içerik tercihi değil, toplumsal dönüşümün de bir yansıması olarak değerlendiriliyor

08.05.2026 16:45:00 / Güncelleme: 08.05.2026 17:02:06
Ahmet Turan Yiğit
Dizilerdeki Şiddet ve Entrika Temaları İzleyiciyi Nasıl Etkiliyor?
Dizilerdeki Şiddet ve Entrika Temaları İzleyiciyi Nasıl Etkiliyor?
Son yıllarda televizyon dizilerinde yaşanan dönüşüm dikkat çekiyor. Mahalle kültürünü, dayanışmayı ve güveni öne çıkaran yapımlardan; mafya, entrika ve şiddet temalı dizilere geçiş yalnızca bir içerik tercihi değil, toplumsal dönüşümün de bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu değişim, izleyicinin ilişki algısını ve toplumsal değerlerini doğrudan etkileyebilecek güçlü bir kültürel dönüşümün parçası.






Eski dizilere duyulan özlem, yalnızca nostalji değil; aynı zamanda kolektif hafızanın bir ürünü. Ailece televizyon izleme kültürü, ortak duygular üretir ve gündelik iletişimin bir parçası haline gelirdi. Bugün bu diziler hatırlandığında yalnızca hikâyeler değil, o dönemin aile ortamı ve sosyal ilişkileri de yeniden hatırlanıyor. Bu nedenle insanlar yoğun duygular yaşadıklarında tanıdık anlatılara yönelerek psikolojik bir "güvenli alan" oluşturuyor.






Günümüzde ise dizilerde rekabet, güç mücadelesi ve çatışma temaları öne çıkıyor. Bu durum izleyicide sürekli yüksek gerilim ve duygusal yorgunluk yaratıyor. Özellikle mafya ve entrika temalı diziler, izleyici için bir tür duygusal boşalım alanı sağlarken aynı zamanda rol modeli işlevi görebiliyor. Güç, otorite ve şiddet temalarının sürekli tekrar edilmesi, zamanla normal kabul edilen davranış sınırlarını etkileyebiliyor.






Kuşaklar arasında dizi tercihleri de farklılaşıyor. X ve Y kuşakları daha bütünlüklü hikâyeler ve karakter gelişimine önem verirken, Z kuşağı dijital platformların etkisiyle daha hızlı ilerleyen, görsel açıdan yoğun içerikleri tercih ediyor. Buna rağmen genç kuşakların da eski dizilerdeki doğal ilişkileri ve güçlü sosyal bağları özlediğini ifade etmeleri dikkat çekici.

CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor

CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor. Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın eleştirilerde bulunduğu ve Yılmaz Özdil'in istifa ettiği süreç, bugün yayımlanan manşetle yeni bir evreye girdi. Gazete, Özgür Özel ile yapılacak olan özel röportajı duyurdu

08.05.2026 11:33:00
Haber Merkezi
CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor
CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor
CHP yönetimi ile Sözcü Medya Grubu arasında bir süredir devam eden gerilim, yerini barışma adımlarına bırakıyor. 1 Nisan tarihinde CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, dönemin Sözcü Medya Grubu Başkanı Yılmaz Özdil'e yönelik sert eleştirilerde bulunmuş, kanalın yayın çizgisini eleştirerek, "A Haber kafasıyla devam edebilirsiniz. Ama herhalde izleyici ve dinleyici bunların notunu veriyordur" ifadelerini kullanmıştı.

Bu çıkışın ardından 6 Nisan'da Yılmaz Özdil, hem gruptaki görevinden hem de köşe yazarlığından istifa ettiğini duyurmuştu. Ayrılığın ardından gazetenin manşetlerinde Özgür Özel'in İsrail açıklamaları yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ifadelerine yer verilmesi, dikkatlerden de kaçmamıştı.

Sözcü gazetesi-Özgür Özel gerginliği sürüyorSözcü gazetesi-Özgür Özel gerginliği sürüyor

CHP ile yaşadığı gerilim nedeniyle son dönemde izleyici ve okuyucu kaybı yaşadığına dair yorumlarla gündeme gelen Sözcü grubu, bugün dikkat çeken bir hamle yaptı. Gazete, bugünkü manşetinden "Siyasetin gündemi Sözcü TV'de belirlenecek" başlığıyla Özgür Özel'in canlı yayın konuğu olacağı özel röportajı duyurdu.

"Özgür Özel ile özel röportaj bu akşam saat 20.00'de kaçırmayın" notuyla paylaşılan bu gelişme, parti-televizyon arasındaki buzların eridiğine dair bir işaret olarak yorumlandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.