logo
14 EYLÜL 2026

İran gözünü ABD'ye dikti

30.09.2011 00:00:00
 
İran, güdümlü nükleer füzelerle donatılmış gemilerini ABD kara suları sınırının yakınına yollamayı planlıyor

İran Savunma Bakanı Ahmet Vahidi tarafından yapılan açıklamada Devrim Muhafızları'na ait filonun ve ordu donanmasının, "Kader" isimli çok sayıda güdümlü nükleer füzeyle kuşandırıldığını belirtti. Vahidi, füzelerin alçak irtifada uçtuğunu, yüksek tahribat gücüne sahip olduğunu ve normalden hafif yapısıyla hedefi tutturmada iyi performans sergilediğini ifade etti. Kader füzeleri ilk olarak geçtiğimiz ay, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad tarafından görücüye çıkarılmıştı. Tamamen İranlı uzmanlar tarafından üretilen füzelerin, saldırı değil, savunma amaçlı kullanılacağı bildirildi.

Tarih verilmediİran Deniz Kuvvetleri Komutanı Habibullah Sayari de gemilerini ABD kara sularına yakın bir yere mevzilendireceklerini açıkladı, ancak bunun için kesin bir tarih vermedi. Sayari, "Kendi kara sularımızda ABD'nin yakın baskı ve tehdidiyle yüz yüze olduğumuza göre, biz de ABD'nin kara sularının yakınında güçlü bir varlık sergileyeceğiz" dedi. Deniz Kuvvetleri Komutanı, daha önce de 19 Temmuz'da, küçük bir donanmayı Atlantik okyanusuna göndereceklerini bildirmişti. Akdeniz'e ilk kez geçtiğimiz Şubat ayında, Süveyş Kanalı'nı kullanarak iki gemi yollamış, bu hareketi ABD ile İsrail'de tedirginlik yaratmıştı. DIŞ HABERLER

Kilis'te kamu ihalesine fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet iddialarına yönelik soruşturmada 3 kişi tutuklandı

Kilis'te, İl Özel İdaresinde gerçekleştirilen bir yapım işi ihalesine ilişkin "kamu ihalesine fesat karıştırma", "rüşvet", "zimmet" ile "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

14.09.2026 06:00:00
AA
 
Kilis'te kamu ihalesine fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet iddialarına yönelik soruşturmada 3 kişi tutuklandı
Kilis'te kamu ihalesine fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet iddialarına yönelik soruşturmada 3 kişi tutuklandı

Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 4 şüpheliye ait 6 ayrı adreste eş zamanlı arama gerçekleştirildi.

Bu kapsamda menfaat sağlandığı, olayla ilgili tutanak düzenleyen bir tanığın beyanını değiştirmesi amacıyla farklı tarihlerde baskı ve tehditte bulunulduğu ve İl Özel İdaresine ait olduğu belirtilen bazı malzemelerin kişisel kullanım amacıyla kurum dışına çıkarıldığı yönündeki iddialar soruşturuldu.

Soruşturma kapsamında tanık beyanları, kurum ve ihale evrakı, kamera kayıtları, araç ve GPS takip verileri, fotoğraflar ile dijital yazışmalar dahil maddi ve dijital deliller incelendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 19 dijital materyal, 11 klasör, 97 sikke ve 13 muhtelif evrak ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında eski Kilis İl Özel İdaresi Genel Sekreteri M.K, E.A. ve M.S.D. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Diğer şüpheli H.M'nin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor. 

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor

13.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor.
Kamusal alanda tütün kullanımını kademeli olarak sıfırlamayı hedefleyen yeni yol haritası, tüketim alışkanlıklarını kökten sarsacak adımları içeriyor. Hazırlanan düzenleme, hem ticari dolaşımı hem de sosyal alanlardaki erişimi benzeri görülmemiş katı sınırlandırmalar altına alıyor. Planın en dikkat çekici maddesi ise uzun vadeli takvimde gizli: 1 Ocak 2040 tarihi itibarıyla tütün ürünlerinin perakende satışı ve tüketim maksadıyla üçüncü kişilere sunulması tamamen yasaklanacak.

Satış noktalarında gizlilik ve elektronik doğrulama
Geçiş sürecinde perakende noktalarındaki görünürlük tamamen ortadan kaldırılıyor. Düzenlemeye göre tütün mamulleri, satış noktalarında dışarıdan hiçbir şekilde algılanamayacak kapalı dolaplarda muhafaza edilecek. Satış esnasında ise suiistimalleri engellemek amacıyla doğrudan elektronik yaş doğrulaması zorunlu kılınacak.
Ürünlerin ambalaj tasarımlarında da yeknesak bir yapıya geçiliyor. Paketlerin boyut ve biçimleri katı standartlara bağlanırken, markalara ait tüm logo ve sembol kullanımı tamamen sonlandırılacak; ambalajlar üzerindeki ayırt edici görsel unsurlar tamamen silinecek.

Açık alanlar ve sosyal yaşama katı sınırlar
Düzenlemenin etkisi yalnızca satış noktalarıyla sınırlı kalmıyor; kamusal açık alanlardaki serbestlik alanı da daraltılıyor. Yeni yaptırımlarla birlikte çocuk parkları, spor alanları ve halk plajları gibi açık hava noktalarında tütün tüketimi tamamen yasaklanıyor.
Eğitim, sağlık ve ibadet alanlarının etrafındaki güvenlik çemberi de genişletiliyor. Bu kapsamda okul, hastane, kamu binaları ve ibadethane çevrelerinde uygulanan sigara yasağının etki alanı büyütülerek denetimler artırılacak.

Restoran ve otellerde metrekare kriteri
Yeme-içme ve konaklama sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için de mekanik standartlar devreye giriyor. Restoran ve kafelerde tütün tüketimine, yalnızca toplam işletme alanının yüzde 10'unu aşmayan ve azami 20 metrekare ile sınırlandırılmış tamamen izole bölümlerde izin verilecek. Turizm tesislerinde ise genel alanlar tamamen arındırılacak; otellerde tütün kullanımı yalnızca bu amaca tahsis edilmiş özel odalar dahilinde gerçekleştirilebilecek.

Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması

Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini yazılı bir açıklama yaparak yayımladı

13.09.2026 17:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini paylaştı. Eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının yalnızca okulun ilk günü konuşulup ardından unutulmadığı; kalıcı çözümlerin hayata geçirildiği, Türkiye'yi geleceğe güven ve refah içinde taşıyacak nitelikli ve verimli bir eğitim öğretim yılı olması Eğitim-Bir-Sen tarafından temenni edildi. Bu anlayışla yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanlarına, öğrencilere, velilere ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Eğitim-Bir-Sen, yazılı açıklama yayımladı. Eğitim-Bir-Sen'in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Sorunların kalıcı çözüme kavuşturulmasını, güçlü ve büyük Türkiye idealine ulaşmamızı sağlayacak eğitim politikalarının geliştirilmesini ve uygulanmasını bekliyoruz. Yeni döneme umutla bakmamızı sağlayan gelişmelerin başında PISA 2025 sonuçları gelmektedir. Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında ortaya koyduğu başarı, son yıllarda eğitime yapılan yatırımlar kadar öğretmenlerin emeğinin, gayretinin ve fedakârlığının da bir sonucudur. PISA 2025'te elde edilen bu başarıda büyük pay sahibi olan öğretmenlerimizi takdir ediyor, ortaya koydukları emek ve özveri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu memnuniyet verici tabloya rağmen PISA 2025 sonuçları, bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarının arttığını da göstermekte ve eğitimde eşitsizliğin giderilmesi adına daha atılması gereken çok sayıda adımın varlığını ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının mülakat mağduru öğretmenler için PIKTES öğretmen alımı süreci üzerinden ürettiği çözüm, eğitim öğretim yılının başında olumlu bir gelişme olmuştur. Yine iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci bir hak tanınması ve 2023'te atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesi de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren, yerinde bir adımdır. Ancak öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arası dengesiz dağılımı, iş güvencesiz ücretli öğretmen istihdamı, çalışma barışını ve iş motivasyonunu bozan sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, kariyer basamaklarına esas hizmet süresi tespitindeki eksiklikler, ek ders ücretlerinin yetersizliği, okul yöneticiliğinin kariyer mesleği yerine ikincil görev olarak yürütülmeye çalışılması, gittikçe büyüyen norm kadro fazlası personel sorunu, norm kadro fazlası personelin sürekli yer değişikliğine tabi tutulması, okulların güvenlik görevlisi, yardımcı personel ve bütçe sorunu ile şiddet gibi konularda beklentileri karşılayan adımlar hâlâ atılmış değildir. Görüldüğü üzere, eğitimde vakit kaybına tahammülü olmayan ve yapılması gereken çok iş, çözüme kavuşturulmayı bekleyen onlarca sorun bulunmaktadır. Bu sorunların ertelenmeden çözülmesi, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının işlerinin başına motivasyonu yüksek ve çalışma şartları iyileştirilmiş şekilde gitmelerini sağlayacak adımların atılması, ülkemizin geleceği için olmazsa olmazdır. Yetkililer, eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılamalı ve çalışma şartlarını iyileştirecek politikaları hayata geçirme gayretinde olmalıdır."

"Ailem Güvende" operasyonlarında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye adli işlem yapıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 5 il merkezli 15 ili kapsayan "Ailem Güvende" operasyonlarında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlem gerçekleştirildiğini bildirdi

13.09.2026 16:18:00
AA
 
"Ailem Güvende" operasyonlarında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye adli işlem yapıldı
"Ailem Güvende" operasyonlarında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye adli işlem yapıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "fuhuş", "müstehcenlik" ve "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya satın almak" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü KOM ve Siber şube müdürlüklerince teknik ve fiziki takipler gerçekleştirildiği, tanık ifadeleri ve ihbarların değerlendirildiği bildirildi.

Açıklamada, soruşturma kapsamında, bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimlerini henüz tamamlamamış çocuklar ile reşit olmayan gençlerin yaş ve gelişim düzeyleri gözetilmeksizin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında yönlendirildiğine ilişkin deliller elde edildiği belirtildi.

Bu faaliyetleri yürüttüğü değerlendirilen dernekler ile bunları finanse eden kişi ve grupların, "ücretli sosyal arkadaşlık hizmeti" adı altında istismarda bulunduğu değerlendirilen kişilerin ve eğlence faaliyeti görünümünde hukuka aykırı eylemlere ortam sağladığı değerlendirilen işletmelerin tespit edildiği kaydedilen açıklamada, faaliyetlerin toplum nezdinde olağanlaştırılmasının önlenmesi, çocukların üstün yararı, aile kurumunun ve toplumun ortak ahlaki değerlerinin korunması amacıyla Anayasa'nın 41. maddesi başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda operasyon düzenlendiği bildirildi.

38 şüpheliye yönelik arama, yakalama ve el koyma işlemi
Açıklamada, İstanbul merkezli operasyonda İstanbul'da 20, Ankara'da 4, Çanakkale'de 3, İzmir'de 2, Antalya'da 2, Ordu'da 1, Elazığ'da 1, Balıkesir'de 1, Aydın'da 1, Kırşehir'de 1, Iğdır'da 1 ve Hatay'da 1 olmak üzere 38 şüpheliye yönelik 38 adreste arama, yakalama ve el koyma işlemi gerçekleştirildiği kaydedildi.

İstanbul'da faaliyet gösteren 10 işletme ile 6 LGBTİ+ derneğinin de aralarında bulunduğu 54 iş yeri, ev ve derneğe 12 ve 13 Eylül tarihlerinde operasyon düzenlendiği aktarılan açıklamada, 25 gram uyuşturucu ve uyarıcı madde, 10 gram kokain, 9 gram esrar, uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen 10 sentetik hap, 7 enjektör ve iğnesi, 2 bin şişe kaçak alkol, 1 ruhsatsız tabanca, 5 kamera kayıt cihazı ve 26 cep telefonu ele geçirildiği belirtildi.

Açıklamada, operasyon kapsamında 26 şüphelinin gözaltına alındığı, diğerlerinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Bir işletmenin ruhsatına aykırı faaliyette bulunması nedeniyle mühürlendiği aktarılan açıklamada, soruşturmanın tüm yönleriyle sürdürüldüğü kaydedildi.

KAOS GL Derneğine yönelik soruşturmada 21 şüpheli gözaltına alındı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, derneğin internet sitesi ile sosyal medya hesaplarında, çocukların erişimine açık şekilde müstehcen içerikli paylaşımlar yapıldığına ilişkin ihbar üzerine soruşturma başlatıldı.

Başsavcılığın talimatları doğrultusunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen tespit ve araştırmalarda, derneğin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarını kullanan, yöneten ve bu hesaplarla bağlantılı dijital platformları idare eden şahıslar tespit edildi.

Bu kapsamda, dernek yöneticileri ile internet sitesi ve sosyal medya hesaplarını yönettiği tespit edilen 18, çeşitli internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden toplumun genel ahlakını ve kamu düzenini bozucu nitelikte paylaşımlarda bulunarak müstehcenlik ve fuhuş suçlarını işledikleri tespit edilen 8 şüpheli hakkında, arama, el koyma ve dijital materyallerin incelenmesine yönelik adli kararlar ile gözaltı talimatı verildi.

Düzenlenen operasyonda şüphelilerden 21'i gözaltına alındı, 5 şüphelinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.

Ayrıca, derneğin internet sitesine Türkiye'den erişimin engellenmesine karar verildi.

İzmir'de 16 şüpheli yakalandı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, kent genelinde toplumun huzurunu ve sükununu bozmaya yönelik faaliyetlerde bulundukları, sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları paylaşımlarla "müstehcenlik" ile "fuhşa teşvik, aracılık etmek veya yer temin etmek" suçlarını işledikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Soruşturma kapsamında çeşitli ilçelerdeki 24 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

Eş zamanlı arama ve yakalama işlemlerinin gerçekleştirildiği, 16 zanlının gözaltına alındığı, 8 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten açıklama
Adalet Bakanı Akın Gürlek de NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonu ve "2026/4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi" doğrultusunda, çocukların, aile kurumunu ve toplum düzenini korumaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet başsavcılıklar​​​​​​​ının koordinasyonunda, emniyet ve jandarma teşkilatlarıyla "Ailem Güvende" operasyonlarının yapıldığını ifade eden Gürlek, 5 il merkezli 15 ili kapsayan çalışmalarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlemler gerçekleştirildiğini kaydetti.

Soruşturmalarda, fuhuşa aracılık veya yer temin eden kişilerin, bu faaliyetlere ortam sağladığı değerlendirilen işletmelerin, müstehcen içerik üreten ve yayan şüpheliler ile çocukların bu içeriklere maruz bırakılmasına yönelik faaliyetlerin incelendiğini aktaran Gürlek, şu bilgileri verdi:

"Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik ve fiziki takip, tanık beyanları, dijital incelemeler ve görüntü kayıtları sonucunda eş zamanlı gözaltı, arama ve el koyma işlemleri yapılmış, uyuşturucu maddeler ile çok sayıda dijital materyale el konulmuş, çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesine erişimin engellenmesi tedbiri uygulanmıştır. Soruşturmaların mali boyutunda LGBT ve ahlaksızlığı teşvik eden derneklere ilişkin MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edilmiştir. Bu para hareketlerinin kaynağı ve soruşturmalara konu faaliyetlerle bağlantısı araştırılmaktadır."

Soruşturmaları titizlikle yürüten Cumhuriyet başsavcılıklarına ve kolluk kuvvetlerine teşekkür eden Gürlek, Anayasanın, aile ve çocukların korunmasına ilişkin devlete yüklediği sorumluluk çerçevesinde, çocukları, gençleri ve aileleri hedef alan hiçbir suç yapılanmasına, istismar ağına ve yasa dışı faaliyete müsamaha gösterilmeyeceğini vurguladı.

Kanserin genetik şifresi çözüldü

Tıbbi onkolojinin hedeflenmesi en zor alanı olarak kabul edilen pankreas kanserinde, uzun yıllardır "ulaşılamaz" denilen KRAS gen mutasyonunu kilitleyen yeni bir akıllı molekül (daraxonrasib), ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylandı. Laboratuvardan klinik aşamaya taşınan bu tarihi gelişme, pankreas kanserini çaresiz bir hastalık olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir kronik durum haline getirmeyi hedefliyor

13.09.2026 11:10:00
Eyüp Kabil
 
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Dünya genelinde agresif seyri ve çok kısıtlı tedavi seçenekleriyle bilinen pankreas kanseri için tıp tarihi niteliğinde bir adım atıldı. Sağlık Editörleri tarafından derlenen bilgilere göre, vakaların neredeyse %90'ından sorumlu olan ancak yapısal özellikleri nedeniyle otuz yılı aşkın süredir ilaçla hedeflenemeyen KRAS proteini, geliştirilen yeni nesil bir "moleküler yapıştırıcı" teknolojisi sayesinde tamamen kilitlendi.

Geleneksel kemoterapilerin aksine doğrudan tümörün mutasyonlu gen yapısına saldıran bu yeni etken madde, kanserli hücrelerin büyüme sinyallerini kalıcı olarak kesiyor.


Hücreleri birbirine "yapıştırarak" tümörü durduruyor


Onkoloji uzmanları, yeni nesil tedavinin çalışma mekanizmasını bir mühendislik harikası olarak tanımlıyor. İlaç, kanser hücresindeki mutasyonlu proteini bloke etmek yerine, hücre içindeki bir yardımcı proteini yakalayarak adeta bir "moleküler tutkal" gibi KRAS genine yapıştırıyor. Bu sayede kanserli hücre bölünme yeteneğini kaybederek kendi kendini imha etme sürecine giriyor.

Klinik çalışmalarda elde edilen ilk sonuçlar, özellikle ileri evre ve yayılım göstermiş (metastatik) hastalarda tümör boyutlarında belirgin bir küçülme ve hastaların sağ kalım sürelerinde ciddi bir uzama sağlandığını ortaya koydu. Ayrıca ağızdan günlük tablet olarak alınması, hastaların hastaneye bağımlı kalmadan ev konforunda tedavi olmalarına imkan tanıyor.


Kemoterapi yan etkilerine son


Yeni tedavinin hastalar açısından en büyük avantajlarından biri de hafif yan etki profili oldu. Kemoterapinin saç dökülmesi, ağır halsizlik ve bağışıklık çökmesi gibi yıkıcı yan etkilerine yol açmayan akıllı molekül, sadece tümörlü dokuyu hedef alarak sağlıklı hücreleri koruyor. Uzmanlar, hastaların tedavi süresince günlük yaşam kalitelerini neredeyse tamamen koruyabildiklerini belirtiyor.


Türkiye'ye ne zaman gelecek?


Sağlık Bakanlığı onay ve ruhsatlandırma süreçlerinin ardından, ilacın küresel ölçekte yaygınlaşması bekleniyor. Türkiye'deki onkoloji profesörleri, Türk hastaların bu yenilikçi tedaviye erken erişim sağlayabilmesi için "Erken Erişim ve İnsani Amaçlı İlaca Ulaşım Programları" kapsamında gerekli girişimlerin hızla başlatılacağını ifade ediyor. Tıp dünyası, 2026 yılını onkolojide biyolojik sistemlerin tamamen restore edildiği yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul ediyor.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 3'ü tutuklama, 6'sı adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk edildi

13.09.2026 05:00:00
AA
 
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı 9 şüphelinin Silivri Adliyesi'ndeki savcılık işlemleri tamamlandı.

Savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden muhabirin de arasında olduğu 3'ü tutuklama talebiyle hakimliğe gönderildi.

Kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3'ü ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Şüphelilerin, hakimlikteki işlemleri sürüyor.

Muhabirin "2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'na muhalefet" ile "örgüt üyeliği", kameramanın "2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'na muhalefet", diğer 7 şüphelinin ise "örgüt üyeliği" ve "kasten öldürme" suçlarından hakimliğe sevk edildiği öğrenildi.

Ne olmuştu?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.

Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:

"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."

Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında devam eden çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmış, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında feth-i kabir işlemi gerçekleştirilmişti. 

TESK Başkanı Palandöken: "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz"

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz" dedi

12.09.2026 12:31:00 / Güncelleme: 12.09.2026 13:18:40
İHA
 
TESK Başkanı Palandöken: "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz"
TESK Başkanı Palandöken: "Esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz"
Yeni eğitimin öğretim döneminin başlamasından önce açıklamalar yapan Palandöken, "İlk, orta ve lisede yaklaşık 18 milyon öğrenci eğitim görüyor. Dolayısıyla 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmenimiz var. Ülkemizde yaklaşık 75 bini aşkın okulumuz var. Yeni eğitim öğretim yılında 30 bine yakın güvenlik görevlisi görev yapacak. Dolayısıyla biz aileleri, başta tabii ki çevredeki esnafları uyararak öğrencilerimizi, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz. Bununla birlikte ailelerin de eğitim döneminde çocukların okul aile birlikleriyle ve öğretmenleriyle temasını geliştirmesi lazım" dedi.

"Okul çevrelerinde kötü alışkanlıklara karşı tedbir alınmalı"

Okul çevrelerinin güvenliği konusunda uyarılarda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Korsan satıcıların veya illegal örgütlerin ürünlerini satan, bağımlılık kazandıran içeriklerden uzak tutulması lazım. En önemlisi çocuklarımızı kontrol etmemiz. Bunların geleceğini daha güvenli, daha emin, gözümüz gibi koruduğumuz; sınıflara yeni başlayandan liseyi bitirip üniversiteye gidinceye kadarki ebeveynlik görevlerimizi de harfiyen yerine getirmemiz lazım. Gidiş geliş saatleri başta olmak üzere, çevresindeki arkadaşları, okuldaki hareketleri mercek altında olması lazım. Hem çevredeki esnaflarımızla birlikte hem de servis araçlarımızla, onların bakımlarıyla güvenli bir şekilde öğrencileri indirip bindiren araçlarda bulunması gereken eğitici ablalarının, koruyucu ablalarının çok dikkatli bir şekilde; evlerinin bulunduğu caddenin, sokağın ve trafik akışını iyi hesap edip indirilip bindirilmesine de dikkat etmesi lazım" diye konuştu.

"Servis şoförlerimizin yeterlilikleri ve araçların bakımı önemli"

Yeni eğitim-öğretim döneminde servis şoförlerinin mesleki yeterliliklerinin ve araç bakımlarının çok önemli olduğuna işaret eden Palandöken, "İnşallah 2026-2027 öğretim yılı başarılı bir şekilde neticelenir. Kazasız belasız ve çocuklarımızın yetişmesindeki, eve geliş gidiş saatlerindeki, beslenmeleri, harcadıkları zamanların, kimlerle birlikte olduklarının da kontrol edilmesi lazım. En önemlisi kolluk kuvvetleri. Hem yerel yönetimler hem de emniyet güçlerinin çok sık takip etmesi çok önemli. Çocukları taşıyan servis araçlarının bakımlı aynı zamanda da can güvenlikleriyle ilgili bütün sorunlar halledilmiş bir vaziyette, servisleri yapılmış, okula getirip götürmelerinde ilgili Oda belgesine dayanan, sertifikaları olan şoförlerimizin bu konuda uyarılmasıyla ilgili tedbirler alındı. Bizim umudumuz inşallah bu sene çok daha dikkatli ve çok daha disiplinli bir şekilde okul hayatlarını idame ettirecek yavrularımıza hepimiz birlikte, toplum olarak da sahip çıkacağız. Onların yetişmeleri, toplumun refaha ermesi, daha iyi neticeleri alması için, hepimize gerekli olan bir uygulama olacak inşallah" ifadelerini kullandı.

Gazilere abluka, Öcalan’a dubleks villa!

Gaziler haklarını isterken polis ablukası ve engellemelerle karşı karşıya kalırken, Abdullah Öcalan için İmralı’da dubleks villa inşa edildiğine ilişkin açıklamalar kamuoyunda büyük tepki yarattı

12.09.2026 11:25:00
Haber Merkezi
 
Gazilere abluka, Öcalan’a dubleks villa!
Gazilere abluka, Öcalan’a dubleks villa!
Gaziler haklarını isterken polis ablukası ve engellemelerle karşı karşıya kalırken, Abdullah Öcalan için İmralı'da dubleks villa inşa edildiğine ilişkin açıklamalar kamuoyunda büyük tepki yarattı. "Gazilere yer yok, terör örgütü elebaşına villa var" eleştirileri yükseldi.

AK Parti eski milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gazeteci Nagehan Alçı'ya Abdullah Öcalan için İmralı'da "bahçeli ev" yapıldığını söylediğini belirterek, konuya ilişkin dikkat çeken ayrıntılar paylaştı.

Tayyar'ın mesajı

"Madem Devlet Bey, Gazeteci Nagehan Alçı'ya Abdullah Öcalan için İmralı'da bahçeli ev inşa edildiğini açıkladı, biz de biraz açalım.

Mevzudan uzunca süredir haberdardık, bilgiyi aktarana sözümüzden hiç gündeme getirmedik.

Artık söz hükmünü yitirdi.

Devlet Beyin açıkladığı "bahçeli ev" dubleks bir villa.

250 metrekare kapalı alanı var. İki katı kadar bahçesi.

Hem barınma hem çalışma ofisi olarak planlanmış.

Her türlü teknik altyapısı mevcut, görüntülü telefon ve internet imkanı var.

Öcalan henüz yerleşmedi ama villanın ofis şartlarından ihtiyaç halinde yararlanıyor.

Öcalan'ın statü konusundaki ısrarlı talebi Cumhurbaşkanımızdan döndü, silah bırakma işlemi kesinleşmeden adım atmak istemiyor. Doğrusu da bu.

Gaziler Ankara'da günlerce bekledi

Türkiye'nin bağımsızlığı ve güvenliği uğruna mücadele eden gaziler ise geçtiğimiz günlerde Ankara'da haklarını ve taleplerini duyurmak için günlerce eylem yaptı.

Gazilerin basın açıklamalarının engellendiği, polis ablukası altında tutuldukları, Meclis'e girişlerinin engellendiği ve bazı çevrelerce "provokatörlükle" itham edildikleri yönündeki görüntü ve açıklamalar kamuoyuna yansıdı.

Ortaya çıkan tablo şu soruyu gündeme getiriyor:

Bu ülke için canını ortaya koyan gaziler haklarını anlatmak için Ankara'da polis ablukasıyla karşılaşırken, terör örgütünün başındaki isim için İmralı'da 250 metrekarelik dubleks villa hazırlanması hangi vicdana sığar?

Vatan için mücadele eden gazilere gösterilmesi gereken saygı ve imkânlar tartışma konusu olurken, İmralı'da terör örgütü elebaşına villa tahsis edildiği iddiası, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda vicdani bir hesaplaşmayı da zorunlu kılıyor.

Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı

Iğdır'ın Aralık ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı

11.09.2026 21:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı
Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı
Iğdır'ın Aralık ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı.

Kaza, bugün saat 15.30 sıralarında Aralık ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Şehit Bülent Aydın Karakolu'nda görev yapan personelin içerisinde bulunduğu askeri araç, devriye görevi sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak devrildi.

Kazada araçta bulunan askerlerden 1'i şehit oldu, 2 asker yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı askerler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Nevruz Erez Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Şehit olan asker ile yaralanan 2 askerin kimlikleri henüz açıklanmadı. Askerlerin kimliklerinin, yapılacak resmi açıklamanın ardından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Seçil Erzan yeniden hakim karşısında

Yüksek faiz vaadi ile kurduğu fona Fatih Terim gibi isimlerin de dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcuların da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan tutuklu Seçil Erzan, İstinafın bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıktı

11.09.2026 20:36:00
İhlas Haber Ajansı
 
Seçil Erzan yeniden hakim karşısında
Seçil Erzan yeniden hakim karşısında
Yüksek faiz vaadi ile kurduğu fona Fatih Terim gibi isimlerin de dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcuların da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan tutuklu Seçil Erzan, İstinafın bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.

Erzan duruşmada "Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi. Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım. Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin. 1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok" dedi.

Yüksek faiz vaadi ile kurduğu fona Fatih Terim gibi isimlerin de dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Denizbank Levent Şubesi eski Müdürü Seçil Erzan hakkında verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu.

Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediğini, bu durumun denetimi zorlaştırdığını kaydetmişti. Daire, istinaf başvurularını yerinde bularak, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığını belirtmişti. Dosya yargılamanın yeniden yapılması için İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti.
Bu kapsamda Erzan yeniden hakim karşısına çıktı.

"Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım"

Duruşmada söz verilen Seçil Erzan "Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi. Ben her şeyin ne olduğunu özetlemek istiyorum. Birincisi hakkımda bir önce yargılandığım mahkemede savcılıkta verdiğim beyanlar ile diğer beyanlarım arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile sadece savcılık beyanlarım esas alındı. Ben yeterli hukuki desteği alamadım. O dönem bir takım yönlendirmeler ile ifade verdim.

Size şu an her şeyi doğru açık şekilde anlatmak istiyorum. Ben kaçmadım, ben o sabah telefonumu kapattım izinliydim, Çorlu'ya gittim. Kendimde değildim çok kötüydüm. O gün telefonumu açamıyordum. Benden para almak isteyen, kapıya dayananlar vardı. Kendi rızam ile bankaya gidip başıma gelen durumu o halimle 2 gün boyunca anlatmaya çalıştım. O gün bile darp edildim ben. Annemin gözünün önünde darp edilip senetler verdim. Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım. Banka anlamaya çalıştı. Serum takıldı bana. Bana banka yetkilileri bir avukat yönlendi. Savcıya gittim, beyanlarımda da savcıya sığındım o gün. Her şeyi açık doğruluğu ile anlatmaya çalıştım. Söylediğim her şey bağlamından koparılmış. Para bende değil onu anlattım o gün. Bankanın avukatı 'yukardan baskı varmış seni tutuklanıyorsun' dedi" ifadelerini kullandı.

"Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin"

Seçil Erzan devamında "Ben korku, baskı altında herkese fon dedim o gün. Bunu bana söyleyen avukatların elinde bir mektup var onu sunmak istiyorum. Ben fon demedim. Ben banka ile görüşmeler yaptım. Ben o gece bana ne dedilerse karşısına yazdım. Bu fon beyanları bir temele oturtuldu. 'Ben kandırdım, iradelerini fesada uğrattım' bu oturtuldu. Ben bir sistem kurmadım. Yüksek faiz vaadi ile somutlaştırılacak bir davranışım yok. Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin.

Bana verdiği parayı 15 günde aldı. Bana küfürler etti. Bu bir sistemse bu sistemi yöneten kim' 1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok. Ödeyemedim, ödemek için her şeyi yaptım. Her şeyi sattım. Öldürmüyorlar ölmek lüks. O parayı bulacaksın. Hiç kimsenin iradesini fesada uğratma kastım olmadı. Arkadaşlarımın geri ödemelerini yapamadım. Annemin babamın bütün her şeyini sattım. Yeter ki kapansın bitsin. Faiz oranı ile kimseyi kandıramazsınız" dedi.
Duruşmaya öğle arası verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.