HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 HAZİRAN 2021, CUMA

İran’da başka suikastlar da olabilir

02.12.2020 00:00:00
'İran’da başka suikastlar da olabilir' seslendirme dosyası:

İran nükleer programının babası olarak nitelenen nükleer bilimci Muhsin Fahrizade, 27 Kasım'da bir suikast sonucu öldürüldü. 

Suikastta tek şüpheli İsrail. Şu ana kadar bu suikastla ilişkisi olmadığına dair hiçbir açıklama gelmedi İsrail'den. Aksine Batılı gazetelere yapılan isimsiz açıklamalarda suikastın İsrail işi olduğu gayri resmi olarak kabul edildi.

Zaten İran'ın nükleer programını engellemek için İsrail'in her türlü şeyi yapabileceğini herkes biliyor.

Bu ilk suikast değil malumunuz.

2010-2012 yıllarında İranlı 4 nükleer bilimci suikast sonucu öldürüldü. Fahrizade beşincisi oldu.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun da İran'ın nükleer programıyla ilgili 2018'de yaptığı bir konuşmasında Fahrizade'nin ismini anarak, 'bu ismi unutmayın' dediği biliniyor.

Fahrizade suikastında insan unsurunun yer almadığı uydudan kontrol edilen bir otomatik silah kullanıldığı ifade ediliyor. Eğer bu iddia doğruysa görünen o ki saldırıyı organize eden İsrail, cinayete imzasını da göstere göstere atmış.  

Fahrizade'nin şehit edilmesinden 48 saat sonra İranlı bir kişiye daha suikast gerçekleştirildi.

Devrim Muhafızları Komutanı Müslim Şahdan 29 Kasım'da Irak-Suriye sınırında uydu destekli dronlu bir saldırıyla şehit edildi. 

Dikkat çekici olan şey bu iki suikastın 22 Kasım'da Netanyahu ile Suudi Veliaht Prens bin Selman'ın Suudi Arabistan'da gizlice görüşmesinden birkaç gün sonra düzenlenmiş olması.

Burada suikastın nasılını konuşmak yerine bu saldırıyla ulaşılmak istenen amaç üzerinde durmak gerektiğini düşünüyorum.

Manidar bir zamanlamayla gerçekleştirilen bu iki suikastla İsrail'in bölgedeki planları sona ermiş değil. Bilakis İsrail Fahrizade suikastıyla planladığı reaksiyonun başlama düğmesine bastı.

Peki, İsrail bu reaksiyonun sonucunda ne hedefliyor?

İran'ın nükleer çalışmaları artık bir kişinin ölümüyle sekteye uğramayacak kadar ilerleme kaydetmiş durumda. 

Bu bağlamda bu suikastlar İran'ın bazı noktalarda durdurmak yerine daha çok tahrik etmek amacıyla kurgulanmış gibi görünüyor. 

Şimdi İran'ın önünde iki seçenek var.

Birinci seçenek: Sert bir misilleme

İran için birinci seçenek, bu cinayete misliyle karşılık vermek ve suikastların intikamını almaktır. Ancak bu irrasyonel bir karşılık olabilir. Çünkü böyle bir hamleyle tam da suikastların arkasında olan İsrail'in ekmeğine yağ sürülmüş olacak. 

20 Ocak'ta görevi devralarak ABD'nin yeni başkanı olacak olan Joe Biden seçim kampanyası boyunca Trump'ın ABD'nin imzasını çektiği 2015'te İran ile imzalanan nükleer anlaşmaya geri döneceğini söylemişti. 

Böyle bir adımı Ortadoğu'da istemeyecek ülkeler arasında ilk akla gelen İsrail olsa da, başkaları da var. Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Ürdün ve Mısır bu ülkelerden ilk akla gelenleri olarak sayılabilir. 

İran'ın vereceği karşılık Biden'in göreve geldiği zaman nükleer anlaşmaya dönüp dönmeyeceğinin de belirleyicisi olacak. 

Her ne kadar biz bu suikastların İsrail tarafından işlendiğinden emin olsak da ABD kamuoyunda böyle bir izlenim olmadığını rahatlıkla ifade edebiliriz. Biden'in üzerindeki toplumsal ve kongre baskısı da bu suikastlara İran'ın vereceği karşılığa göre şekillenecek. 

Nükleer anlaşmaya dönüşle birlikte aynı zamanda yıllardır İran'ın ekonomisini tükenme noktasına getiren ambargoların da kalkması ya da büyük oranda hafifletilmesi söz konusu olacak. Elbette bu da İran karşıtı ülkelerin hiç istemedikleri bir gelişme olacaktır. 

Dolayısıyla İran'ın vereceği herhangi bir karşılık özellikle ABD kamuoyuna abartıla abartıla yansıtılacak ve Biden'in İran konusunda atacağı adımlara set çekilmek istenecektir.

İkinci seçenek: Sessiz kalma

İsrail'in amacını fark ettiklerini düşündüğüm İran yönetiminin önündeki ikinci seçenek ise suikastların karşılığının uygun bir zamanda verileceği ifade edilerek sessiz kalmaktır. Bu seçenek zaten koronavirüs salgını ve ekonomik sorunlarla zorlu yıllar geçiren İran halkının tepkisinin yönetim üzerinde baskı oluşturması sonucunu doğuracaktır. 

İran halkının nefretini kazanmak pahasına İran'ın bu zorlu yolu seçip Joe Biden yönetiminin yapacaklarını görene kadar beklemek isteyeceği kanısındayım. 

Suikastların devamı gelir mi?

İran, İsrail'in beklediği karşılığı vermezse Fahrizade ve Şahdan'a karşı gerçekleştirilen suikastlardan çok daha fazla ses getirecek, İran'ın canını yakacak ve istese de istemese de sert tepki vermesini sağlayacak başka suikastların düzenlenebileceğini düşünüyorum. 

Bu bağlamda Biden'in görevi Trump'tan devralacağı 20 Ocak 2021 tarihine kadar geçecek süre ve görevi devraldıktan sonraki 3 ayın çok kritik olduğu kanısındayım. Bu dönemde İsrail'den gizli ya da açık ter türlü suikast her türlü tahrik gelebilir. 

 
Orhan Dede / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.