logo
22 ŞUBAT 2026


İsmail Fakirullah Türbesi: Bilim ve tasavvufun buluştuğu yer

Siirt'in Tillo ilçesinde bulunan İbrahim Hakkı (İsmail Fakirullah) Türbesi, hem tarihi hem de bilimsel önemiyle dikkat çeken bir yapıdır

16.02.2025 00:07:00
Hasan Parlak
İsmail Fakirullah Türbesi: Bilim ve tasavvufun buluştuğu yer
İsmail Fakirullah Türbesi: Bilim ve tasavvufun buluştuğu yer
Siirt'in Tillo ilçesinde bulunan İbrahim Hakkı (İsmail Fakirullah) Türbesi, hem tarihi hem de bilimsel önemiyle dikkat çeken bir yapıdır.

İsmail Fakirullah'ın ölümünden sonra öğrencisi Erzurumlu İbrahim Hakkı tarafından 18. yüzyılda inşa edilen bu türbe, özellikle astronomik bir düzeneğe sahip olmasıyla bilinir.

Tarihi ve Yapımı:

Türbe, 18. yüzyılda Erzurumlu İbrahim Hakkı tarafından, hocası İsmail Fakirullah'ın anısını yaşatmak için inşa edilmiştir. İbrahim Hakkı, sadece bir alim değil, aynı zamanda bir astronomi ve mühendislik dehasıydı.

Türbeyi inşa ederken, hem tasavvufi inançlarını hem de bilimsel bilgisini bir araya getirmiştir. Türbenin en önemli özelliği, her yıl 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde, yani gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks günlerinde, güneş ışınlarının türbenin içindeki sandukanın üzerine düşmesini sağlayan bir mekanizmaya sahip olmasıdır. Bu olay, İbrahim Hakkı'nın astronomi bilgisi ve tasavvufi derinliğinin bir yansıması olarak kabul edilir.

Mimari Özellikleri:

Türbe, sade ve zarif bir mimariye sahiptir. Yapımında yöresel taşlar kullanılmıştır. Türbenin kubbesi, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşır.

Türbenin içindeki sanduka, İsmail Fakirullah'a aittir. Türbenin en dikkat çekici özelliği ise, ışık mekanizmasını sağlayan özel olarak tasarlanmış pencere ve aynaların yerleştirilmesidir. Bu mekanizma sayesinde, güneş ışınları belirli bir açıyla türbeye girer ve sandukanın üzerine düşer.

Önemi ve Hikayesi:

İbrahim Hakkı (İsmail Fakirullah) Türbesi, hem İslam dünyasında hem de bilim çevrelerinde önemli bir yere sahiptir.

Türbe, İbrahim Hakkı'nın bilimsel dehasını ve tasavvufi derinliğini gösteren bir örnek olarak kabul edilir. Türbedeki ışık olayı, her yıl bu tarihlerde düzenlenen törenlerle anılmaktadır. Bu törenler, yerli ve yabancı turistler tarafından ilgiyle takip edilmektedir. Türbe, aynı zamanda bir ziyaret yeri olarak da önemlidir. Birçok insan, İsmail Fakirullah'ın manevi huzurunda dua etmek ve İbrahim Hakkı'nın mirasına saygı göstermek için türbeyi ziyaret eder.

Günümüzdeki Durumu:

İbrahim Hakkı (İsmail Fakirullah) Türbesi, günümüzde Siirt'in önemli turistik mekanlarından biridir. Türbe, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından korunmaktadır. Türbenin etrafında, İbrahim Hakkı'nın eserlerinin sergilendiği bir müze de bulunmaktadır. Türbe, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Sonuç:

İbrahim Hakkı (İsmail Fakirullah) Türbesi, bilim ve tasavvufun bir araya geldiği nadir bir yapıdır. Türbe, İbrahim Hakkı'nın dehasını ve İsmail Fakirullah'a olan saygısını göstermektedir. Türbeyi ziyaret etmek, hem tarihi bir yolculuk yapmak hem de bilim ve tasavvufun derin anlamlarını düşünmek için bir fırsattır.

Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı

22.02.2026 11:30:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Viyana'da 7-8 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde önemli açıklamalar ve değerlendirmeler oldu.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı.

Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nden dikkat çeken açıklamaları izleyin:

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme

İstanbul Bağcılar'da meydana gelen ve 1 kişinin bıçakla yaralandığı olayla ilgili yeni gelişme yaşandı. Olayla ilgili 3 şüpheli polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı

21.02.2026 21:15:00 / Güncelleme: 21.02.2026 21:19:37
İHA
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Olay, 12 Şubat 2026 tarihinde saat 18.45 sıralarında Bağcılar Yıldıztepe Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bıçaklı kavga ihbarını alan ekipler kısa sürede olay yerine geldi.

Ekiplerin yaptıkları ilk incelemede Oğuzhan Çöpür(27), bıçakla yaralandığı görüldü. Bunun üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Oğuzhan Çöpür ambulans ile hastaneye kaldırıldı.

Polis, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler olaya karışan yaşları küçük 3 şüpheli şahsı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler 'Kasten Yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 2'si sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 1 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı

Yatağından taşan Meriç Nehri suları, Edirne'nin Küplü beldesinde yaşam alanlarının yaklaşık 25 metre yakınına kadar ulaştı. Bölgede yaşanan taşkın sonrası suyun yerleşim alanlarına yaklaşması endişe ediliyor

21.02.2026 18:14:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:20:02
İHA
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Bölgede son günlerde etkili olan yağışların yanı sıra Bulgaristan'daki baraj kapaklarının açılmasıyla nehre bırakılan suyun da debiyi artırdığı değerlendiriliyor. En son 2018 yılında yaşanan taşkın ardından artan su yükü, Meriç Nehri'nde taşkın riskini yükseltti.



Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay, taşkınla ilgili yaptığı açıklamada, nehirdeki debinin 1.350 metreküp/saniye seviyesine çıktığını belirtti. Altay, "Devlet Su İşleri verilerine göre 1350 metreküp/saniye olan su miktarı yaşam alanlarımıza kadar geldi. Meriç Nehri kenarında bulunan menfezlerden açılan su buralara kadar ulaştı. Yerleşim yerimize yaklaşık 25 metreye kadar geldi" dedi.




Pompa istasyonu uyarısı



Bölgede suyun tahliyesi için kurulan istasyonun çalışmadığını ifade eden Altay, durumun ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Altay, "Gelen suyun atılması için yapılan su istasyonunun çalışmaması büyük tehlike oluşturuyor. Yağışlar bu şekilde devam eder ve bu istasyon çalışmaz ise tehlike daha da büyüyecektir. Yetkililere buradan sesleniyorum" ifadelerini kullandı.

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak


 
 
Fethiye'de yol kenarında ölü bulunan kurtun genetik analizi yapılacak. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların ekosistemin sigortası olduğunu söyledi.

21.02.2026 15:15:00
AA
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, bir kurt yol kenarında ölü bulundu. Fethiye-Antalya kara yolu kenarında bir hayvan ölüsünü görenler durumu, Fethiye Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğine bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, hayvan üzerinde inceleme yaptı.

Hayvanın genç ve erkek bir kurt olduğunu tespit eden İlemin, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü söyledi.
Kurdun genetik analizlerde kullanılması için doku örneği alındığını belirten İlemin, "Trafik kazaları, özellikle yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bireyler için önemli bir ölüm nedenidir. Kurtlar (Canis lupus) son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleri" dedi.

İlemin, yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığının, kurtların da bu alanlara yönelmesine yol açabildiğini dile getirdi. Şehir çevresine yaklaşan kurtların zaman zaman sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiğini ifade eden İlemin, bu durumun kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere yol açabildiğini kaydetti.

Kurtlar ekosistemin sigortası

Doğal koşullarda kurtların insanlardan uzak durduğunu ve ekosistemlerin "sigorta türü" olarak dengeyi sağladıklarını vurgulayan İlemin, şöyle konuştu: "Girişimsel melezleşme, genetik veya demografik baskınlaşma yoluyla saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda, TÜBİTAK 1001 destekli 'Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu' adıyla yeni bir proje yürütülüyor. Proje, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Morteza Naderi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Projenin temel amaçları, Türkiye genelinde kurtların genetik yapısını ve çeşitliliğini ortaya koymak, köpeklerle melezleşme düzeyini belirlemek, popülasyonların genetik dayanıklılığını değerlendirmek ve ekosistem üzerindeki kilit taşı rolünü korumaya yönelik bilimsel veri üretmek."

İlemin, kurtların genetik bütünlüğünün korunmasının yalnızca türün geleceği açısından değil, aynı zamanda ülke genelinde ekolojik bozulmanın en aza indirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırılan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, İstanbul Adliyesi'ne geldi

20.02.2026 14:29:00
İHA
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunun haklarında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan soruşturma başlattığı kamuoyunca tanınan kişilere yönelik operasyonlar sürüyor.

Ünlülere yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli 16 Şubat'ta ifadeye çağırılmıştı. Denizli ifade vermek üzere İstanbul Adalet Sarayı'na geldi.

Denizli Ailesi daha önce de darp iddiasıyla açılan dava kapsamında gündeme gelmişti. Lal Denizli'nin babası teknik direktör Mustafa Denizli, para tartışması nedeniyle kayınbiraderi tarafından darp edildiğini belirterek dava açmış, dava uzun süre gündemi meşgul ederken, kayınbirader Heja Elçi beraat etmişti.

Heja Elçi, Denizli'nin itirazı üzerine kararın bozulmasının ardından yeniden yargılandığı duruşmada 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadesi ortaya çıktı. Murat Dalkılıç, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını iddia ederken, İsmail Hacıoğlu ise uyuşturucu kullandığı için pişman olduğunu söyledi. Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır" dedi

20.02.2026 14:21:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında Savcılığa ifade veren ve işlemlerinin ardından serbest bırakılan şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı.

"Uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir''

Şüpheli Murat Dalkılıç ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, ''Uyuşturucu madde ile ilişkim de olmaz. Yurt dışında da uyuşturucu madde kullanmadım'' dedi. Dalkılıç'a gizli tanık 'G..02'nin ifadesi okundu. Gizli tanığın ifadesinde, 'Murat Dalkılıç, Burak Altındağ, Özge E., Sezer Ç., İhsan A. ve Sergen Yalçın ile yakın arkadaş olup birlikte uyuşturucu madde kullanırlar. Bu şahıslar kendi aralarında borsa alış satışları yaparlar. Murat Dalkılıç da yakın arkadaş olup uyuşturucu madde kullanır' ifadeleriyle ilgili Dalkılıç'a diyecekleri soruldu. Dalkılıç ise, ''Bu şahısları tanırım, benim bu şahıslarla uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir. Sergen ve Sezer uyuşturucu madde kullanacak insanlar değildir. Borsada bir kez hisse aldığım doğrudur ancak bu kişilerin tavsiyesiyle işlem yapmadım'' diye söyledi.

Katılmadığını söylediği parti listesinde adının yer aldığı tespit edildi

İfadesine devam eden Dalkılıç, Kasım Garipoğlu'nu çevreden bildiğini ancak kendisinin partilerine katılmadığını söyledi. Bunun üzerine Savcılık, Garipoğlu'nun şoförü İsmail Ahmet Akçay'ın telefonunda yapılan inceleme sonucu parti listelerinin tespit edildiğini ve katılanlar listesinde kendisinin adının da yer aldığını belirtti. Dalkılıç ise, ''Sorduğunuz isimlerle bir kez partiye katıldım. Partiye beni Burak A. davet etmişti. Burada yaklaşık 1 saat kaldım. Gittiğim yer müstakil bir villaydı. Burada uyuşturucu madde kullanmadım'' ifadelerini kullandı.

''Madde kullandığım için pişmanım"

Şüpheli İsmail Hacıoğlu ise ifadesinde, aylık gelirinin 1 milyon olduğunu söyleyerek "Yaklaşık 27 yıldır aktörlük yaparım. Bana sormuş olduğunuz Melisa Ş. isimli kişiyi tanımıyorum. Daha önce Hollanda'da bulunduğum bir zamanda merakımdan uyuşturucu bir madde kullandım. Bu şekilde ilk kez bu maddeyi deneyimledim. Zaman zaman bu maddeyi kullandığım dönemler oldu. Maddeyi telegram isimli internet sitesinde bulunan uyuşturucu satış gruplarından temin ettiğim numaralardan sipariş ediyordum. Bu kişileri yüz yüze hiçbir zaman görmedim. Genellikle ikamet adresimde bulunan posta kutusuna maddeyi bırakırlar ve benim daha önceden buraya bıraktığım nakit paraları alırlar. Kamuoyunca tanınan bir kişi olduğum için bu hususa dikkat edip hiç kimseden yüz yüze madde alışverişi yapmadım. Madde kullandığım için pişmanım. Aktörlük mesleği gereği stresli dönemler geçirmem sebebiyle rahatlamak amacıyla bu maddeye yönelmiştim'' dedi.

İfadesine devam eden Hacıoğlu, ''Uyuşturucu maddenin kullanıldığı herhangi bir ortamda bulunmadım. Hiç kimseye uyuşturucu madde temin etmedim. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum. Gözaltına alınmadan evvel bir dizi projesi sebebiyle Ayvalık ilçesinde bulunmaktaydım. Bu sebeple ikametimde bir miktar uyuşturucu madde bulunmaktaydı. Cep telefonumu şifresiyle birlikte polis memurlarına teslim ettim. Melisa Ş.'nin hakkımda söylemiş olduğu aleyhe olan beyanları kabul etmiyorum." şeklinde konuştu.

''Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım''

Şüpheli Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Kamuoyu tarafından tanınan bir sanatçıyım. Evimde uyuşturucu madde bulunduğuna dair kolluk ekipleri tarafından yapılan arama neticesinde yaklaşık 2 sene önce sokak üzerinde tanımadığım bir torbacıdan uyuşturucu maddeyi almıştım ancak ne kadar para verdiğimi hatırlamıyorum, bu şahsı da tanımıyorum. Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır. Evimde bulunan uyuşturucu belki bayatlamış bile olabilir. Yine emniyet benden kan, idrar örnekleri aldı. Uyuşturucu etken maddesinin çıkacağını düşünüyorum çünkü yaklaşık 1 ay önce Almanya turnesine konser vermek için gitmiştik. Bu sırada Almanya'da zaten yasal olarak satıldığını bildiğim için şuanda hatırlamadığım bir shoptan aldım ve içtim. Uyuşturucu maddeyi genelde gün içinde tek başıma aldığım ve gece vakti evde balkonda içmekteyim. Yurt içinde veya yurt dışında hiçbir zaman yapmış olduğum bir konserde uyuşturucu madde almadım, hakkımda neden işlem yapıldığını ben de merak ediyorum. Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım. Bu yerlerde bulunmadım. Medyadan gördüğüm kadarıyla soruşturma dosyasında tanıdığım ismini duyduğum herhangi bir kişi veya bağlantılı olduğum herhangi bir eylemim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diye konuştu.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor

20.02.2026 12:39:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Yargılamada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli olan ve ihale komisyon üyesi Leyla Türkyaşar savunma yapıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.