İsrail'le normalleşme furyasında Fas'tan sonra sıra kimde?
10 Aralık'ta İsrail'le diplomatik ilişki kuracağını duyuran Fas, Arap dünyasında son birkaç ay içinde İsrail ile normalleşme anlaşması imzalayan dördüncü, 1979'dan bu yana ise altıncı ülke oldu





İsrail'in Arap ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme süreci 42 yıl içinde Mısır ve Ürdün ile sınırlıydı. Bu yıl ise 4 ülke peş peşe benzer adımlar attı. Son olarak Fas, 10 Aralık'ta İsrail ile ilişkilerinin "en yakın zamanda" normale döneceğini açıkladı. Böylece Fas; Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Sudan'dan sonra İsrail ile normalleşmeyi kabul eden 6'ıncı Arap ülkesi oldu. Normalleşme kervanının başını çeken Mısır, boykot ve geniş çaplı eleştirilerle karşı karşıya kalırken, son dönemde yaşanan normalleşme hareketleri karşısında tepkisiz kalmayı tercih etti.
İlk adım Mısır'dan
Mısır-İsrail Barış Antlaşması, Mısırlıların "6 Ekim" İsraillilerin ise "Yom Kippur" olarak isimlendirdikleri, 6 Ekim 1973'te başlayan savaşın ardından imzalandı. Taraflar, antlaşmaya, dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat'ın İsrail ziyaretinden 16 ay sonra 26 Mart 1979'da imza attı. Antlaşmanın temelini, 17 Eylül 1978'de Mısır Cumhurbaşkanı Sedat ve İsrail Başbakanı Menahem Begin tarafından ABD Başkanı Jimmy Carter gözetiminde imzalanan Camp David Sözleşmesi oluşturdu. Böylece Mısır, İsrail'i resmen tanıyan ilk Arap ülkesi oldu. İsrail ile bir başka Arap ülkesinin benzer bir adımı atması bundan 15 yıl sonra gerçekleşti. Dönemin İsrail Başbakanı İzak Rabin ve Ürdünlü mevkidaşı Abdusselam el Mecali, 26 Ekim 1994'te 46 yıl süren savaş halini sona erdiren Vadi Arabe Barış Antlaşması'nı imzaladı. ABD Başkanı Bill Clinton'ın himayesinde imzalanan antlaşma, İsrail'in en uzun sınırında güvenliği garanti ederken, Ürdün'e Kudüs'teki dini işleri denetleme hakkı verdi.
26 yıl sonra başlayan yeni furya
Normalleşmeyle ilgili ikinci atılım dalgası tam 26 yıl sonra geldi ve son birkaç ay içinde 4 Arap ülkesi bu kervana katıldı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, 15 Eylül'de Beyaz Saray'da düzenlenen törende İsrail ile ilişkileri normalleştirme anlaşması imzaladı. İsrail, BAE ve Bahreyn arasında varılan 'ilişkilerin normalleştirilmesi' anlaşması imzalandı. Sudan Dışişleri Bakanlığı da 23 Ekim 2020'de geçiş hükümetinin İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini kabul ettiğini ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesinin yasama meclisinin kurulması ile anayasal yapının tamamlanmasının ardından gerçekleşeceğini, konunun parlamentonun onayına bağlı olduğunu açıkladı. Beyaz Saray aynı gün Başkan Donald Trump'ın Sudan'ı "teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkarma kararını imzaladığını bildirdi.
En son Fas açıkladı
Fas Kralı 6'ıncı Muhammed, 10 Aralık'ta ülkesinin İsrail ile "en yakın zamanda resmi ve diplomatik ilişkiler kurmayı" planladığını açıkladı. Kral 6'ıncı Muhammed, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, Fas ile İsrail arasında karşılıklı uçuşlara başlanmasını planladıklarını, iki ülke arasında turistlerin yanı sıra Fas kökenli Yahudilerin de yolculuk yapmasının sağlanacağını ifade etti. Bu telefon görüşmesi, Trump'ın, Fas ve İsrail'in tam diplomatik ilişki kurulmasına yönelik anlaşmaya vardığını ve Batı Sahra'da Fas'ın hakimiyetini tanıdıklarına dair bir bildirge imzaladığını duyurmasının ardından geldi.
Sırada Suudi Arabistan mı var?
Arap devletlerinin İsrail ile ilişkileri normalleştirme adımları art arda gelirken, aralarında Suudi Arabistan'ın bulunduğu başka ülkelerin de bu kervana katılacağı söylemleri dolaşıyor. Riyad yönetimi ise, "Filistin-İsrail anlaşmazlığında bir çözüme ulaşmanın ve tüm Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki ilişkileri normalleştirmenin tek yolunun Arap Barış Girişimine bağlı olduğunu" vurguluyor. Körfez ülkelerinin ardından Lübnan da Ekim ayında, Donald Trump yönetiminin ara buluculuğunda İsrail ile görüşme masasına oturacağını duyurdu. Birleşmiş Milletler himayesinde gerçekleşecek dolaylı müzakerelerde, iki ülke arasındaki tartışmalı deniz sınırlarının belirlenmesi meselesi öncelikli olarak masaya yatırılacak. Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, ABD'nin ara buluculuğunda yapılacak görüşme için bir çerçeve anlaşmasına varıldığını teyit etti. Berri, "Bu bir çerçeve anlaşması, nihai anlaşma değil." sözleriyle sürecin henüz başında olduklarını dile getirdi. Diplomatik ilişkileri bulunmayan ve teknik olarak savaş halinde olan iki ülke arasında hem kara hem de deniz sınırı anlaşmazlığı bulunuyor.













































































