İstanbul’un dönüşümüne ve altyapısına kaynak olabilirdi
Erhan Usta, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin başladığı 2018’de 15,4 milyar dolar olan bütçe faiz ödemelerinin 2026’da 60 milyar dolara, 2027’de ise 70,9 milyar dolara çıkacağını belirtti
Haber Merkezi





Faiz karşıtı söylemleriyle bilinen AKP iktidarının bütçesindeki faiz yükü büyürken, çalışanların gelirleri ve alım gücü tartışma konusu olmaya devam ediyor.
İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, bütçeden yapılan faiz ödemelerindeki artışa tepki gösterdi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Usta, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yürürlüğe girdiği 2018 yılında 15,4 milyar dolar olan bütçe faiz ödemelerinin 2026'da 60 milyar dolara yükseldiğini, hükümetin bütçe öngörülerine göre 2027'de 70,9 milyar dolara ulaşacağını ifade etti.
Usta, faiz ödemelerindeki artışın boyutuna dikkat çekerek, "Şu servet transferinin boyutuna bakar mısınız?" sözleriyle hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.
FAİZE KARŞI SÖYLEM, FAİZDE REKOR ARTIŞ!
AKP iktidarı, yıllardır siyasi söyleminde faize karşı olduğunu vurgularken bütçeden yapılan faiz ödemelerinin ulaştığı büyüklük tartışma yaratıyor.
2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'nde faiz giderleri 2 trilyon 742 milyar lira olarak öngörüldü. Bu tutar, toplam bütçe harcamalarının yaklaşık yüzde 14,5'ine karşılık geliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi kayıtlarında yer alan bütçe verileri, faiz giderlerinin kamu harcamaları içindeki ağırlığını ortaya koyuyor.
Bir yanda geçim sıkıntısıyla mücadele eden asgari ücretliler, emekliler ve dar gelirli vatandaşlar; diğer yanda bütçeden trilyonlarca liralık faiz ödemeleri… Ekonomi politikalarının yükünün kimlerin omuzlarına bindiği sorusu yeniden gündeme geliyor.
ÇALIŞANIN ALIN TERİ FAİZE GİDİYOR
Ücret artışlarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler sürerken, bütçeden faize ayrılan kaynağın büyüklüğü gelir dağılımı tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Çalışanlar emeğinin karşılığını alabilmek, emekliler insanca yaşayabilecek bir gelirle geçinmek, gençler ise eğitim ve istihdam imkânlarına ulaşmak için mücadele ediyor. Buna karşılık faiz ödemelerindeki artış, kamu kaynaklarının hangi önceliklere göre kullanıldığı sorusunu öne çıkarıyor.
İSTANBUL'UN DÖNÜŞÜMÜNE VE ALTYAPISINA KAYNAK OLABİLİRDİ
Faiz ödemelerine ayrılan devasa kaynak, kamu yatırımları açısından da tartışılıyor. Özellikle deprem riski altındaki İstanbul'da kentsel dönüşüm, güçlendirme çalışmaları, altyapı yatırımları ve ulaşım sorunlarının çözümü için büyük finansman ihtiyacı bulunuyor.
Son iki yılda bütçeden faize ayrılan kaynakların büyüklüğü, bu paranın ne kadarının kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımlarına yönlendirilebileceği sorusunu gündeme getiriyor. Ancak faiz ödemelerinin tamamının bu projelere aktarılabileceği söylenemez; böyle bir karşılaştırma için yıllara ait kesinleşmiş harcama tutarları ve projelerin maliyetleri birlikte değerlendirilmelidir.
BÜTÇENİN ÖNCELİĞİ KİM?
Erhan Usta'nın açıkladığı rakamlar, önümüzdeki yıllarda faiz giderlerinin bütçe üzerindeki baskısının artabileceğine işaret ediyor. Hükümetin 2027 yılı için öngördüğü 70,9 milyar dolarlık faiz ödemesinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise ekonomik gelişmelere, döviz kuruna ve bütçe uygulamalarına bağlı olacak.
Asıl tartışma şu: Çalışanın ücretini, emeklinin gelirini ve vatandaşın yaşam koşullarını iyileştirmek için kaynak arayan ekonomi yönetimi, bütçeden faize ayrılan bu devasa tutarı nasıl açıklıyor? Kamu kaynaklarının üretime, istihdama, depreme hazırlığa ve toplumsal refaha daha fazla yönlendirilmesi gerektiği yönündeki çağrılar, faiz yükü büyüdükçe daha da önem kazanıyor.













































































