logo
20 MAYIS 2026

Istikrarsızlık sürüyor

16.12.2003 00:00:00
Dünya Bankası'nın Türkiye raporunu hazırlayan Dünya Bankası ekibinin başkanı ekonomist İsmail Arslan, Türkiye'deki makro ekonomik istikrarsızlıkların, düşük oranlı ekonomik büyümenin ana nedenini oluşturduğu tespitinde bulundu. Dünya Bankası ve Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenen "Türkiye-Makro Ekonomik İstikrar ve Sürdürülebilir Büyümeye Doğru" konulu seminerde konuşan Arslan, Makro ekonomik istikrarsızlıkların, Türkiye'nin, karşılaştırıldığı diğer ülkelere göre daha düşük bir büyüme oranıyla, yani potansiyelinin altında bir büyümeyle kalkınmasına neden olduğunu belirtti. Arslan, Malezya ve Güney Kore gibi gelişmekte olan ülkelerin hızlı kalkınmasına rağmen, Türkiye'nin ortalama büyüme hızının yüzde 4düzeyinde olduğunu ifade etti. Mali krizin sosyal maliyetinin yüksek olduğunun vurgulandığı raporda, 1994 yılında kentsel nüfusun yaklaşık yüzde 6'sının gıda yoksulluk sınırı altında iken, 2001 yılında bu oranının yüzde 17'ye yükseldiğine dikkat çekiliyor.

AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, açığa alınan eski SGK Antalya İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve beraberindeki şüpheliler gözaltına alındı. Olayın arka planında, yabancı uyruklu bir iş insanının 100 milyon TL'lik borcuna karşılık 200 bin euro rüşvet istendiği iddiaları yer alıyor

20.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
Antalya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü bünyesinde patlak veren rüşvet iddiaları adli operasyona dönüştü. Yabancı uyruklu bir iş insanından borç silme karşılığında rüşvet istendiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada, bir süre önce açığa alınan eski İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve özel kalem personeli R.B. gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında Mehmet Tanrıöver'in avukat oğlu ve aynı zamanda AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin'in damadı olan Mehmet Rıdvan Tanrıöver'in de ifadesine başvurulmak üzere gözaltına alındığı bildirildi.

100 milyon TL'lik borç için 200 bin euro iddiası

Antalya yerel basınında geniş yankı uyandıran olay, kentte faaliyet gösteren yabancı uyruklu bir iş insanının resmi şikayetiyle gün yüzüne çıktı.

İddialara göre, SGK'ya yaklaşık 100 milyon TL icra ve vergi borcu bulunan iş insanına, bu borcun sistemden silinmesi veya usulsüz şekilde çözülmesi karşılığında 200 bin euro rüşvet teklif edildi. İş insanının rüşvet talebini reddederek durumu adli makamlara ve SGK Genel Müdürlüğü'ne bildirmesi üzerine yasal süreç başlatıldı.

Müfettiş raporu sonrası operasyon başladı

Olayın ihbar edilmesinin ardından Ankara'dan Antalya'ya gönderilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, kurumda haftalar süren geriye dönük evrak ve ihale incelemesi gerçekleştirdi. Bu süreçte İl Müdürü Mehmet Tanrıöver tedbiren görevden uzaklaştırılarak açığa alındı.

Müfettişlerin hazırladığı raporda usulsüzlük iddialarına dair somut bulgulara yer verilmesiyle birlikte Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı operasyon talimatı verdi. Jandarma ekiplerince sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarla eski müdür Mehmet Tanrıöver ve özel kalem çalışanı R.B. yakalanarak emniyete götürüldü.

Damat Tanrıöver: 'Rüşvet girişimi doğru ama babamın bağı yok'

Operasyon öncesinde konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Mehmet Tanrıöver'in oğlu ve Milletvekili Ali Şahin'in damadı avukat Mehmet Rıdvan Tanrıöver, söz konusu iş insanından rüşvet istenmesi olayını doğrulamıştı. Ancak Tanrıöver, rüşvet talebinin babasıyla bir ilgisi olmadığını, bizzat babasının durumun tespiti için müfettiş talep ettiğini öne sürerek olayın arkasında siyasi bir komplo olduğunu iddia etmişti.

Gözaltına alınan şüphelilerin Antalya İl Jandarma Komutanlığı ve emniyetteki ifade işlemleri devam ederken, soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği belirtiliyor.

İBB davasında 40. gün

Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti

20.05.2026 11:47:00
Haber Merkezi
İBB davasında 40. gün
İBB davasında 40. gün
Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti.

Duruşma, Kültür A.Ş.'nin tutuklu eski genel müdürü Serdar Taşkın'ın savunmasıyla başladı.

Taşkın, savcılık sorgusunda isnat edilen eylemler hakkında hiçbir soru sorulmadığını söyledi. 23 Mart 2025'te tutuklandığını belirten Taşkın, 14 ay sonra dahi hakkında hiçbir somut delilin olmadığını belirtti.

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."

Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı

Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul’da yakalandı

20.05.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul'da yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Almanya'da önde gelen büyük uyuşturucu kaçakçılarından biri olduğu değerlendirilen ve hakkında "difüzyon mesajı" ile arama kararı bulunan V.B. adlı uyuşturucu kaçakçısının Türkiye'ye giriş yaptığı MİT unsurlarınca tespit edildi.

Bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu trafiğini yönettiği ve çeşitli ülkeler arasında uyuşturucu sevkiyatına yön verdiği değerlendirilen V.B.'nin, "arama' çağrısından önce Türkiye'ye giriş yaptığı ancak yasal çıkış kaydının bulunmadığı anlaşıldı.

Yapılan incelemelerde, uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B.'nin Almanya tarafından "uyuşturucu ticareti" suçu kapsamında difüzyon mesajı ile uluslararası seviyede arama kararı çıkarıldığı kaydedildi. Yakalama kararının ardından güvenlik ve istihbarat birimleri zanlının peşine düştü.

İstanbul'da kaldığı yeri belirleyen MİT unsurları, durumu polise bildirdi. Zanlı, dün Şişli'de narkotik polisi tarafından yapılan operasyon ile gözaltına alındı. Almanya makamlarınca uyuşturucu kaçakçıları arasında gösterilen V.B., İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlının, emniyetteki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne teslim edileceği öğrenildi.

Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri

Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

19.05.2026 19:43:00
İhlas Haber Ajansı
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

Kastamonu'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Kuşcu, "Milletimizin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden filizlendiği, tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Atatürk'ün bu anlamlı günü gençlere emanet etmesinin tesadüf olmadığını belirten Kuşcu, gençlerin ülkenin geleceğinde sanat, spor, kültür, bilim ve teknoloji alanlarında önemli görevler üstleneceğini ifade etti.

Öğrenciler tarafından şiirler okundu, spor ve halk oyunları gösterileri sergilendi. Yaklaşık 350 öğrencinin katıldığı gösteriler, tribündeki vatandaşlardan alkış aldı.

Kutlamalarda en büyük ilgiyi ise Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliği'nin gösterisi gördü. Komandoların silahlı hareketleri, kule inişi, yakın dövüş ve senaryo destekli operasyon gösterileri izleyenlerden beğeni aldı. Nefes kesen gösteriler sırasında heyecan dolu anlar yaşandı. Vatandaşlar, komandoların performansını cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

Programa Vali Meftun Dallı ve il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in kullandığı 3 makam aracı ile Tunceli İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’ne ait 2 araç, gizli tanık iddiaları doğrultusunda DNA ve kriminal inceleme yapılmak üzere Ankara Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderildi

19.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı ve Tunceli merkezli yürütülen soruşturmada, bugüne kadar yalnızca şahsi araçlar odak noktasındayken son adımla resmi filolar da mercek altına alındı.

Eski vali Tuncay Sonel'in kullanımındaki 3 makam otosu ve İl Özel İdaresi'ne kayıtlı 2 araç farklı nakil araçlarına yüklenerek Ankara'ya ulaştırıldı.

Uzman ekipler araçlar içinde biyolojik iz, saç, kıl, temas kalıntıları ile olası bir dezenfekte işlemine karşı kimyasal temizlik kalıntılarını araştırıyor.

Toplanan bulgular, Diyarbakır'da DNA örneği veren anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku'nun profilleriyle eşleştirilecek.

Gizli tanık beyanı ve şüpheli araç trafiği

Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli etkenlerden biri, dosyaya giren gizli tanık ifadeleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları oldu. İddialara göre, Tuncay Sonel'in "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanan oğlu Mustafa Türkay Sonel ve arkadaşı Umut Altaş, Gülistan'ın kaybolduğu gece BMW marka bir araçla şehir içi ve şehir dışında şüpheli bir trafik sergiledi. Gizli tanık, genç kızın cansız bedeninin bu hareketlilik sırasında araçla nakledildiğini öne sürdü.

Plaka aynı, araç farklı çıktı

Soruşturma ekibi, Mustafa Türkay Sonel'in olay döneminde kullandığı BMW marka aracın izini sürdüğünde çarpıcı bir detayla karşılaştı. Şüphelinin o dönemki aracı birkaç yıl önce sattığı, yerine aynı marka, model ve renkte yeni bir araç alarak eski plakasını bu yeni araca taktığı belirlendi. Olay gününe ait gerçek eski araç yeni sahibinden alınarak İstanbul'da ilk incelemeden geçirildi, somut bulgu alınamayınca o araç da kesin sonuç için Ankara'ya gönderildi.

Süreçte ne olmuştu?

6 yıldır "kayıp şahıs" olarak yürütülen dosya, Nisan 2026'da "cinayet" şüphesiyle baştan aşağı yenilendi. Yapılan teknik incelemelerde Gülistan Doku'nun kaybolmadan önce Tunceli Devlet Hastanesi'ne yaptığı girişlerin ve POLNET kayıtlarının HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) üzerinden profesyonelce silindiği belgelendi. Bu kapsamda eski Başhekim Çağdaş Özdemir gözaltına alınırken, dönemin Valisi Tuncay Sonel "suç delillerini yok etme ve gizleme" iddialarıyla İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınıp 21 Nisan 2026'da tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 12'ye yükselmiş durumda.

Ankara Kriminal Daire Başkanlığı'ndan gelecek rapor, 6 yıllık sır perdesini aralayacak en somut delil niteliğini taşıyor.

'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanmasıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi

19.05.2026 14:00:00
AA
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunun arkasında ciddi bir mali takip olduğunu belirterek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, operasyonun arkasında ciddi bir mali takibin olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, Kütahyalı'nın yasa dışı bahisten tutuklandığını hatırlatarak, ​"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor. O da bu para hareketleri esnasında MASAK takibine takılmış durumda. İllegal bahis sitelerine para gönderme, aracılık etme gibi iddialar var. Başsavcılığımız mali hareketleri inceleyerek kendi takdiri doğrultusunda bu kararı verdi" ifadesini kullandı.

Gürlek ayrıca, mevcut kanunlara göre, yasa dışı bahsi oynatan, buna aracılık eden, yer ve imkan sağlayan ya da bu sitelere para transferi gerçekleştirenlerin eylemlerinin "suç teşkil ettiğini" anımsattı.

Yasa dışı bahis organizasyonlarında adı geçen ve yurt dışında bulunan şüphelilere yönelik adli süreçlerin kesintisiz sürdüğünü ifade eden Gürlek, dijital mecralara yönelik yaptırımların da kararlılıkla uygulandığını belirtti.

Kırmızı Bülten çıkarıldı

Akın Gürlek, firari isimler ve erişim engelleriyle ilgili olarak ise "Kamu düzenini ilgilendirdiği için bu sitelere yönelik hızlıca erişim engelleme kararları alınıyor. Yurt dışındaki şüphelilerin, aralarında adı geçen eski futbolcuların da bulunduğu isimlerin hepsine yönelik kırmızı bülten çıkarıldı" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.

BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni

Partisinin Ankara Gençlik Kolları tarafından organize edilen coşkulu 19 Mayıs şöleninde konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Milli kimliğimizi kaybedersek vatanımızı da kaybederiz” dedi

19.05.2026 12:10:00
Haber Merkezi
BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni
BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ankara Gençlik Kolları, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı düzenlenen programla kutladı. Kutlama programına BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program şölen havasında geçti. Hep birlikte söylenen marşlar salonda büyük coşku oluştururken, Hüseyin Baş dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti'nin kıyamet sabahına kadar var olacağını söyleyen BTP lideri Baş, şöyle konuştu:






"19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlamak için buradayız. Türkiye, tarihinde bu kadar şanlı ve büyük başarıların olduğu tek ülkedir. Biz millet olarak birliğimizi tesis etmeyi başarırsak, bizi bölüp parçalamaya çalışan bütün dış mihraklara en şiddetli biçimde karşı durursak, kıyamet sabahında şu dünya üzerinde bir tane devlet ayakta kalırsa o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak arkadaşlar, bundan hiç endişeniz olmasın. Tarihin en büyük adamlarından biri Mustafa Kemal Atatürk'tür. Onun gibi tutkuyla hatırlanan ve anılan başka bir örnek de hiçbir yerde bulamazsınız."






"Evlerinize bayrak asın"

Prof. Dr. Haydar Baş'ın milli bayramlarda ifade ettiği, "evlerinize bayrak asın" tavsiyesini hatırlatan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Bu milli bayramlar bizler için, bizden sonra gelen nesiller için, evlatlarımız için; Atamızı, cumhuriyetimizi ve bağımsızlığımızı muhafaza etmek adına en önemli günlerdir. O yüzden ebedi liderimiz merhum Haydar Baş her zaman milli bayramlar için bize bir öğütte bulunurdu ve 'Evlerinize bayrak asın. Eğer evlerinize bayrak asmazsanız başka ülkelerin askerleri gelir sizin evinize kendi bayraklarını asar' derdi. Biz de bu motivasyonla, bu kararlılıkla, bu inançla ve bu bilinçle milli bayramları layıkıyla kutlamaya devam edeceğiz arkadaşlar" şeklinde konuştu.






19 Mayıs 1919 öncesi Anadolu'nun durumuna dikkat çekti

Ankara'daki 19 Mayıs şölenindeki konuşmasında, "19 Mayıs 1919'da Anadolu işgal edilmiş, Sevr Anlaşması imzalanmıştı. İstanbul, payitaht işgal altındaydı" diyen BTP lideri Baş, şunları söyledi:

"Hiç kimsenin yarınlara dair bir umudu yoktu. Herkes mevcut durumu kabullenmiş, yeni bir yönetim ve yöntem oluşturmaya çalışıyordu. O dönem bir adam çıkıyor. Bütün dünya onu 1915 Çanakkale'den tanıyor. Yıllar sonra Mahatma Gandhi bile 'Atatürk İngilizleri yenene kadar biz tanrıyı İngiliz zannediyorduk' diyor. Atatürk, 16 Mayıs'ta Sarayburnu'ndan gemiye biniyor ve Samsun'a doğru yola çıkıyor. Mustafa Kemal, Samsun'a ayak basıyor ve o büyük yürüyüş orada başlıyor. Yaklaşık 3,5 yıl süren, çok büyük yokluklarla ve acılarla dolu bir milli mücadele başlatıyor. O mücadeleyi kazanıyor ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarak devleti yeniden ayağa kaldırıyor."






"Atatürk devletin mülkiyetini vatandaşa verdi"

Atatürk'ün kendi saltanatını ilan edebilecek gücü varken, milletimize cumhuriyeti hediye ettiğine dikkatleri çeken Hüseyin Baş, "Atatürk kendi saltanatını ilan etme imkânı olan bir insan olmasına rağmen, 'Hayır, bu devletin yönetim biçimi cumhuriyet olacak' diyor. Nedir cumhuriyet arkadaşlar? Devletin mülkiyetini vatandaşa vermektir. Meclis'te kocaman yazar; 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' Atatürk bunu yaptı. Bu kadar önemli bir günü bayram ilan edip Türk gençliğine armağan etti" dedi.






"Biz bir medeniyeti muhafaza etmek için çalışıyoruz"

Türk gençliğinin Türkiye'yi korumak ve bağımsızlığımızı muhafaza etmek için her daim tetikte olması gerektiğini kaydeden BTP Genel Başkanı Baş, şu ifadeleri kullandı: "Buradan Türk gençliğine düşen bir vazife var değerli arkadaşlar. Atatürk, Gençliğe Hitabe'de söylediği gibi; eğer bu devletin yine bir bağımsızlık mücadelesi olacaksa o mücadele Türk gençliğinin omuzlarında olacaktır diyor. Biz de Türk gençliği olarak bu vazifenin her daim farkında olmak zorundayız. Ülkemizi korumak, bağımsızlığımızı muhafaza etmek adına her daim tetikte olmalıyız.

Bizim siyaset arenasında yapmaya çalıştığımız şey bir medeniyeti muhafaza çalışmasıdır arkadaşlar. Bir kültürü, bir tarihi, bir anlayışı gelecek yüzyıllara aktarma mücadelesi veriyoruz."






"Bütün coğrafya savaştayken Türkiye ayakta"

"Dünya büyük bir kırılma noktasında. Ekonomik sistemler değişiyor, sınırlar değişiyor" ifadelerini kullanan Hüseyin Baş, "Hemen yanı başımızda savaşta olmayan neredeyse tek bir devlet kalmamış durumda. Allah'a binlerce şükür ki Türkiye hâlâ dimdik ayakta. Bu durum, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin kodlarının bize kazandırdığı kültürel ve manevi değerlerin sonucudur" dedi.






"Milli kimliğimizi muhafaza etmezsek vatanımızı da kaybederiz"

Türkiye'de milli kimlik muhafaza edilemezse başka hiçbir şeyin muhafaza edilemeyeceğine vurgu yapan BTP lideri Hüseyin Baş, şunları söyledi: "Bugün teknolojik ilerlemelerin baş döndürücü hızla değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Yakın gelecekte hayatımızın birçok alanına yapay zekâ karar verecek. Böyle bir ortamda milli kimliğimizi muhafaza etmediğimiz sürece başka hiçbir şeyi muhafaza etme şansımız yok.

Bugün siyasetin gündelik tartışmalarıyla milletin önüne yapay kavgalar koyuyorlar. Eğer bu ideolojik ve etnik kavgaların içinde kaybolmaya devam edersek, çok değil 10-15 yıl sonra kavga edecek bir meselemiz bile kalmayacak. Çünkü belki de ait olacağımız bir vatanımız olmayacak. Bu yüzden her şeyden önce milli kimliğimize sımsıkı sarılmamız gerekiyor. Milli kimliğimize sarılacağımız Türkiye'deki yegâne adres de Bağımsız Türkiye Partisi'dir."

Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık 2025'te Ankara'da düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı dâhil 8 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasına ilişkin sabotaj iddialarını güçlendiren çok kritik uçuş kayıtlarını paylaştı

19.05.2026 11:20:00
Haber Merkezi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara sınırları içinde düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Ahmed el-Haddad ile beraberindeki heyetin ölümüne yol açan uçak kazasıyla ilgili gizem perdesi aralanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kazanın arkasında bir sabotaj ihtimalini doğrudan güçlendiren resmi uçuş belgelerini ve çarpıcı radar kayıtlarını kamuoyu ile paylaştı.

Yavuzyılmaz'ın FlightRadar verilerine dayandırdığı belgelere göre, olay günü havalimanında uluslararası havacılık kuralları çiğnenerek yan yana getirilen yabancı jetlerden şüphelisinin, kazanın hemen ardından İsrail'e gittiği kesinleşti.

'Kör noktada' şüpheli buluşma

Haber kaynağı olan açıklamalara göre, olayın kronolojik gelişimi ve güvenlik ihlalleri zinciri şu şekilde gerçekleşti:

1 No'lu Apron Yerine 5 No'lu Apron: Libya Genelkurmay Başkanını taşıyan uçak, 22 Aralık'ta Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptığında, teamüllere göre yabancı devlet yetkililerinin ağırlandığı güvenli "1 No'lu apron" yerine; havalimanının en uzak ve adeta kör noktası olarak bilinen "5 No'lu aprona" park ettirildi.

İsrail Jeti Aynı Apronda: 23 Aralık günü Libya askeri heyeti ve mürettebatı otelde istirahat ederken, diplomatik ilişkisi bulunmayan düşman bir ülkeye ait 4X-CNA tescil numaralı şüpheli bir jet de aynı 5 No'lu aprona giriş yaptı.

1 Saat 41 Dakikalık Gizemli Süre: Uluslararası güvenlik ve havacılık protokollerine tamamen aykırı olan bu durum neticesinde, iki uçak apronda tam 1 saat 41 dakika boyunca yan yana kaldı.

Ard Arda Kalkış ve Kaza: Sürenin dolmasıyla birlikte önce şüpheli jet Esenboğa'dan havalandı. Ondan kısa bir süre sonra kalkış yapan Libya heyetini taşıyan uçak ise havalandıktan yalnızca 15 dakika sonra Ankara'nın Haymana ilçesi yakınlarında düşerek çakıldı. Kazada uçaktaki 8 kişiden kurtulan olmadı.

Uçuş kayıtları İsrail'i işaret ediyor

Deniz Yavuzyılmaz, daha önce gündeme getirdiği bu güvenlik ihlallerinin ardından, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) kameralarının da olay günü çalışmadığını iddia etmişti. Yavuzyılmaz, sabotaj iddialarını bir üst boyuta taşıyan son uçuş kayıtlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Sabotaj ihtimalinin gündeme geldiği bu güvenlik ihlallerinin ardından; İşte bu şüpheli jetin, Libya uçağının düştüğü olay günü, Esenboğa'dan çıkış yapıp hangi ülkeye gittiğini tespit ettik. İsrail'e! Kaynak: 23.12.2025 tarihli Flight Radar 4X-CNA tescil no'lu jetin uçuş kayıtları."

Güvenlik zafiyeti Meclis gündeminde

Daha önceki araştırmalarında bu şüpheli jetin Ankara'ya gelmeden önce Kudüs'teki üçlü ittifak toplantısıyla ilişkili olarak Tel Aviv, Atina ve Larnaka hatlarında uçuş yaptığını da belgeleyen CHP'li Yavuzyılmaz, hükümete güvenlik protokollerinin neden işletilmediği konusunda sert sorular yöneltti.

Uluslararası diplomatik ve askeri dengeleri sarsacak nitelikteki bu iddiaların ardından, havacılık uzmanları ve adli makamların Esenboğa'daki kaza kırım ve radar kayıtlarına ilişkin incelemelerini derinleştirmesi bekleniyor.


6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşinin de aralarında olduğu 6 kişiyi silahla vurarak öldüren zanlı sıkıştırıldığı bir evde yakalanacağını anlayınca intihar etti

19.05.2026 10:37:00
Anadolu Ajansı
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'de lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürüp, 8 kişiyi yaralayan saldırgan, saklandığı yerin jandarma ekiplerince sarılmasının ardından tabancasıyla intihar etti.

Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde dün işlediği cinayetlerin ardından kaçan Metin Öztürk'ün (37) otomobili gece saatlerinde Karakütük Mahallesi kırsalında bulundu.

Çokak mevkisindeki ormanlık alana yakın bir ikamette saklandığı belirlenen saldırganın etrafı İl Jandarma Komutanlığı ve jandarma özel harekat ekiplerince sarıldı.

Bölgeyi helikopter ve insansız hava araçlarıyla da kontrol altında tutan ekipler, Metin Öztürk'ün tabancasıyla intihar ettiğini belirledi.

Ekiplerin olay yerindeki incelemesi sürüyor.

Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde sokakta yürüyen eski eşi Arzu Özden'i (32) tabancayla öldüren Metin Öztürk, Tarsus ilçesindeki farklı mahallelerde lokanta sahibi Sabri Pan'ı (30) ve iş yerinde çalışan Ahmet Ercan (18), hayvan otlatan Yusuf Oktay (16), motosikletli Abdullah Koca (50) ile bir akaryakıt istasyonunda bekleyen tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu öldürmüş, kaçış güzergahında 8 kişiyi yaralamıştı.

Mersin Valiliği saldırganın, madde bağımlılığı kaynaklı birçok hastane girişinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğunun tespit edildiğini açıklamıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.