logo
24 HAZİRAN 2026

İyi parti İstanbul’dan İmamoğlu’na destek ziyareti

İYİ PARTİ İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu liderliğindeki heyet, hakkında yerel mahkemece hapis ve siyasi yasak kararı verilen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek ziyaretinde bulundu. AK Parti’den milletvekili adayı olmuş bir müfettiş tarafından haklarında ‘terör soruşturması’ açılması amacıyla hazırlanan rapora tepki gösteren İmamoğlu, “Emeğiyle hayatını geçirmiş bir insana ve en az onun kadar onurlu olan yol arkadaşlarına, ‘terörist’ muamelesi yapmayı göze alan gözü dönmüş bir zat-ı muhterem, başını çekeceği bir sistemle bizim hakkımızda suç duyurusunda bulunmuş. Hadi oradan, hadi oradan; işine bak sen” ifadelerini kullandı

22.12.2022 17:20:00
İyi parti İstanbul’dan İmamoğlu’na destek ziyareti
İyi parti İstanbul’dan İmamoğlu’na destek ziyareti


SARAÇHANE / İSTANBUL


İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu liderliğindeki il yönetimi ve partinin İstanbul'daki 39 ilçe başkanı, hakkında yerel mahkemece hapis ve siyasi yasak kararı verilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na destek ziyaretinde bulundu. Saraçhane'deki tarihi İBB Meclis Salonu'nda gerçekleştirilen buluşmada, İmamoğlu ve Kavuncu birer konuşma yaptı.


İMAMOĞLU: "TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE DARBE VURAN BİR ANLAYIŞLA MÜCADELE ETTİK"


Millet İttifakı'nın bileşenleri olarak, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde başlayan örnek bir dayanışma ve iş birliği modeli gerçekleştirdiklerini belirten İmamoğlu, "Elbette bazen ayrı düşündüğümüz oldu, tartıştığımız konular oldu. Beraber istişare ettiğimiz alanlar zaman aldı, süre aldı. Ama günün sonunda, bu sağlıklı iş birliğinin kamu lehine yaptığımız, 16 milyon insanı düşünerek hareket ettiğimiz iş birliği, Türkiye demokrasisi adına, yerel demokrasi adına bence örnek bir yolculuğu tarifledi ve gösterdi. Bunun tabiri caizse, bir manifestosunun nasıl oluştuğunu, nasıl geliştiğini ve inşallah sonucuna kadar elde edildiğinde nasıl sonucuna yürüdüğünü kaleme almak gerekir. Bütün bu iyi örnekleri yaşarken, tabii bir de Türkiye demokrasisine darbe vuran, yara veren, hatta yani tabiri caizse, demokrasi rejimini yok etmeye gayret eden anlayışla da mücadele ettik. Biz, bu iş birliğimizi ve dayanışmamızı hayata geçirirken, bir de böyle bir sorunla karşı karşıyayız" dedi.


"13 BİN OYLA SEÇİM ALACAĞINI MI ZANNEDİYORSUN…"


Sorunların, seçildikten sonra değil, adaylık süreciyle başladığının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Adaylık anında bile boş durmayan akıl, Beylikdüzü'ne soruşturma akını yaptı. Görev yaptığım sahada bizi kötü göstermek adına soruşturma saldırısına uğratıldık. Kötü siyaset dili açısından birçok şey yaşattı. Dün bahsettiğim 'mertlik' meselesinin altını çizmek için bunları anlatıyorum. Seçim akşamı yaşadıklarımıza dönün bakın.

Ülkemizin en kadim kurumlarından Anadolu Ajansı'nın milletine veriyi vermeme konusundaki kesintiye uğrattığı anı düşünün. Ne kadar utanç verici. Ve ortaya koyduğumuz dirayetli duruş. Hep beraber milletin oyununa sahip çıkışımız. Bekçilik yapmamız, nöbet tutmamız sonucu, 18 günlük bir gayretle seçimi kazandık. Ne dedi sonrasında? '13 bin oyla seçim alacağını mı zannediyorsun' denen konuşma yapıldı bu ülkede.

Halbuki bugünkü rejimin bile tarifi ne? 'Yüzde 50, artı bir kişiyi alan Türkiye'nin Cumhurbaşkanı seçilir.' Yani yüzde 50, artı bir kişinin kazanacağız Cumhurbaşkanlığı sisteminin başındaki kişinin tarifine bakar mısınız: '13 bin oyla İstanbul'u alacağını mı düşünüyorsun?' Bunu yaşattılar bize. Yetmedi, 'Çaldılar' dediler. 'Hırsızlar' dediler. Yetmedi, seçimi iptal ettiler. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir rezillik yok demokraside. Bunu yaşattılar bize. 'Niçin iptal edildi' dendiğinde, 'Sandık başlarında 700 terörist var' dediler. O kadar net konuştu ki zat-ı muhterem, '700 terörist' derken. Ne oldu? Sonuçta 40 küsur kişi yargılandı ve sıfır. Beraat etmeyen bir kişi bile yok. Heba oldu milletin itibarı. Utanç duyduk."

Göreve geldiklerinden sonra yaşatılan engellemelere örnekler veren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:


"MÜFETTİŞ YAĞDIRDILAR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NE…"


"Müfettiş yağdırdılar Büyükşehir Belediyesi'ne. Öfke, içlerindeki kıskançlık, malını mülkünü elinden almış gibi davranan o akıl, öyle bir garabete dönüştü ki; kalktılar ta geçen sene Ekim ayında, '557 terörist' diyerek bir iddia saçmalığı ortaya atan, o yine aynı zat-ı muhterem, o günden beri de ayrıca bir müfettiş saldırısına uğrattı bu kurumu.

O müfettiş saldırısında yolladığı, görevlendirdiği aklıselim, adalet duygusu yüksek, devlet insanlığı ruhu taşıyan insanlar baktılar ki, bir şey yok. Baktılar ki, süreç yürümüyor, aylar geçiyor. Bu sefer 'sözüm ona müfettiş' yolladılar. Daha yakın geçmişte aday olmuş, o siyasi partiden aday olmuş müfettişi yolluyor ve onunla bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Yine bir şey çıkartamıyor. Köşeye sıkışıyor son bütçe konuşmalarında, 'Göreceksiniz, yakın zamanda işte bu Cuma' diyor. O cuma üstünden 3-4 cuma daha geçiyor. Hakkımızda bir soruşturma daha doğuruyor. Benim için müfettiş değil. Benim için AK Parti milletvekili adayıyım. Kişinin altında imzası olan bir dosyayla, benim hakkımda ve arkadaşlarım hakkında, ilk genel sekreterimizden, ilk genel sekreter yardımcılarımızdan bugüne kadar, kocaman bir listeyle savcılığa suç duyurusunda bulunuyorlar.

Kimin hakkında? Bu güzel cennet vatanın Trabzon ilinin, Akçaabat ilçesinin, Cevizli köyünde, 40 haneli bir köyde doğmuş, Çocuk Esirgeme Kurumu çocuklarıyla ilkokulu okumuş, Atatürk Köşkü'nün yanındaki ortaokulu bitirmiş, sonra Trabzon Lisesi'ni bitirmiş, İstanbul Üniversitesi'nde İşletme Fakültesi mezunu olmuş, aynı üniversitede İnsan Kaynakları masterı yapmış, yaklaşık 33 yıldır Bağkur'lu olan, binlerce insana ekmek fırsatı vermiş, emeğiyle hayatını geçirmiş bir insana ve en az onun kadar onurlu olan yol arkadaşlarına, 'terörist' muamelesi yapmayı göze alan gözü dönmüş bir zat-ı muhterem, başını çekeceği bir sistemle bizim hakkımızda suç duyurusunda bulunmuş. Hadi oradan, hadi oradan; işine bak sen. Burada kalmış zaten birkaç aylık işin. Belki o fırsatı bile sana vermemek zorunda kalacak."


"YOL ARKADAŞLIĞIMIZLA, DOSTLUĞUMUZLA KABUSLARINI YAŞATMAYA DEVAM EDECEĞİZ"


İktidar kanadına dün yaptığı "mertlik" çağrısını yineleyen İmamoğlu, "Mertçe bir mücadele talep ediyorum. Bu ülkenin Rize ilinin Güneysu'su, Çayeli'si mertlik ister. Toroslar'daki yörükler, bu ülkede mertlik ister. Diyarbakır'daki Kürt vatandaşlarım, bu ülkede mertlik ister. Kasımpaşalı hemşehrilerim de bu ülkede mertlik ister.

Ben, mertlik istiyorum. Mertlik çağrısı yapıyorum. Mertçe bir mücadele sağlansın istiyoruz. Bundan kaçınan akılla, sakının akılla, yargıyı ele geçirip, hakkımızda uydurma bir karar vermekle, bizi zapt edeceğini düşünen akıl, vallahi rüya görüyor. Ama biz, milletçe bir arada ve özellikle bu yol arkadaşlığıyla, dostlukla, kardeşlikle, bir arada onlara kabuslarını yaşatmaya devam edeceğiz. Her gece kabus görecekler.

Az önce kıymetli başkanımızın annesinin bana ettiği dua gibi, milletimizin bütün annelerinden aldığım o güzel dualar o hanelerde, o kötülüğü yapan birkaç hanedeki yatak odalarına kadar kabus olarak girecekler. Kabus olarak onlara, gecelerini rüyalarını zehir edecekler. Onun için bu milletle uğraşmasınlar. Millet İttifakı'yla hiç uğraşmasınlar" şeklinde konuştu.


"2023 SÜRECİ, HAYATİ VE MİLLİ BİR MESELEDİR"


İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve katılımcılara desteklerinden dolayı teşekkürlerini sunan İmamoğlu, dostları sayesinde kendisini çok güçlü hissettiğinin altını çizdi. "Kesinlikle önümüzdeki 2023 süreci, hayati ve milli bir meseledir" diyen İmamoğlu,

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, milletimizin, halkımızın bir arada büyük bir geleceğe yürüme meselesidir. Buna inancımız çok büyüktür. Sakın bu süreci ruhunuza endişe düşürecek, 'Acaba' titretecek bir konuma getirmeyin; asla. Yarın sabah kalkarken, sanki yeni başlamış gibi hissedin. Bunlar, başımıza daha çok gelecek. İnanın seçime kadar yapacaklarının belki daha bir kısmını yaşıyoruz. Ama her yaptıklarında bizim birlik ve beraberliğimiz, birlik ve beraberliğimize zarar vermeden yol yürüyüşümüz, detaylı düşüncemiz, erdemli davranışlarımız, hatalarımızı kapatarak, yardımcı olarak, eksiklerimizi tamamlayarak yol yürüme hareketini ortaya koymamız, onların bütün kötü emellerini suya düşürecek ve bizler, başarılı olacağız" ifadelerini kullandı.


KAVUNCU: "GENEL BAŞKAN'IMIZDAN ALDIĞIMIZ İLHAMLA YANINIZDAYIZ"


İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Kavuncu da buluşmayı, geçen hafta milletle birlikte verilen tepkinin bir devamı olarak niteledi. Hukuksuzluğu ve yapılan haksızlığı protesto ettiklerini kaydeden Kavuncu, "Bunu en yüksek sesle, sıklıkla yapmamız gerekiyor. Çünkü, seçime giden bir Türkiye'de, en kritik seçime giden bir Türkiye'de, öyle gözüküyor ki muktedirler veya iktidar, bu süreçte bu tür gayrinizami, gayrı kanuni, vicdanları yaralayan bir takım adımlar atacak.

Bu adımların büyük bir tepkiyle karşılaşacağına, bu adımların bizler tarafından en şiddetli tonda tepkiyle karşılaşacağını bilmeleri lazım. Onun için bunun çok anlamlı ve çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" dedi. Hukuksuzluğa karşı gösterilen tavrın başka yönlere çekilmek istendiğinin altını çizen Kavuncu, "Farklı mecralara çekmek de aslında iktidarın, muktedirlerin yapmak istediği, uygulamak istediği stratejinin ekmeğine yağ sürüyor. Dolaylı ya da dolaysız, bilerek ya da bilmeyerek, iktidarın yapmak istediğine katkı verilmiş oluyor. Bunu farklı siyasi anlamlara ve farklı mecralara çekmek, o anlamda bu mücadeleyi de verilebilecek en büyük zarardır. Konu nettir" diye konuştu.

Tüm İYİ Parti teşkilatlarıyla 31 Mart ve tekrarlanan seçim sürecinde büyük bir azimle çalıştıklarını vurgulayan Kavuncu, "Başkanım, yalnız değilsiniz. Bu hak mücadelenizde, bu haklı davanızda, biz, İstanbul İl Teşkilatı olarak, sonuna kadar yanınızdayız. Bunu bir kez daha ilçe başkanlarımızla, il başkanlık divanımızla size ifade edelim. Çünkü, bugünlerde destek çok anlamlıdır. Hem size hem milletimize bu cesareti, bu dik duruşu, dirayeti Genel Başkanımızdan aldığımız o ilhamla, ondan aldığımız o yönlendirmeyle bir kez daha bugün gösterelim istedik. Yanınızdayız Başkanım" şeklinde konuştu.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.