logo
18 ŞUBAT 2026


İzmir açıklarında 30 düzensiz göçmen kurtarıldı, 28 göçmen yakalandı

İzmir'in Seferihisar ve Çeşme ilçesi açıklarında Yunanistan unsurlarınca Türk kara sularına geri itilen 30 düzensiz göçmen kurtarılırken, Menderes açıklarında ise yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan 28 göçmen yakalandı.

26.10.2022 01:18:00
İzmir açıklarında 30 düzensiz göçmen kurtarıldı, 28 göçmen yakalandı
İzmir açıklarında 30 düzensiz göçmen kurtarıldı, 28 göçmen yakalandı
İzmir'in Seferihisar ve Çeşme ilçesi açıklarında Yunanistan unsurlarınca Türk kara sularına geri itilen 30 düzensiz göçmen kurtarılırken, Menderes açıklarında ise yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan 28 göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, 24 Kasım'da Seferihisar ve Çeşme ilçesi açıklarında Yunanistan unsurlarınca Türk kara sularına geri itildiklerini tespit ettikleri lastik ve can salı içerisindeki 30 düzensiz göçmeni kurtardı. Aynı tarihte Menderes ilçesi açıklarında yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan lastik bot içerisindeki 28 göçmen de yakalandı.

Karaya çıkarılan düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.İHA

Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı

Zonguldak'ta özel maden ocağında meydana gelen göçükte hayatlarını kaybeden maden işçileri Ziya Kiret (60) ve Veysel Oruçoğlu (46) son yolculuğuna uğurlandı

17.02.2026 14:35:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:39:12
İHA
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Göçükte ölen madenciler son yolculuğuna uğurlandı
Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan 3 işçiden hayatlarını kaybeden Veysel Oruçoğlu ve Ziya Kiret için belde meydanında cenaze töreni düzenlendi.



Otopsi işlemlerinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi'nden cenazeleri alınan maden işçilerinin yakınları törende güçlükle ayakta durabildi.



Cenaze törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adnan Ertem, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Erhan Taylan'ın yanı sıra CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı.



Emekli olduğu madende hayatını kaybetti, diğer işçinin ise emekliliğine 2 yıl kaldığı ortaya çıktı

Göçükten 8 saat sonra cenazesi çıkartılan 60 yaşındaki üç çocuk babası maden işçisi Ziya Kiret'in emekli olduğu maden ocağında çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Öte yandan ocaktan 6 saat sonra cansız bedeni çıkartılan 46 yaşındaki maden işçisi Veysel Oruçoğlu'nun da öğrenim gören iki çocuğunun eğitimi için çalışmaya devam ettiği öğrenildi. Oruçoğlu'nun emekliliğine 2 yıl kaldığı öğrenildi. Oruçoğlu'nun babası Fahri Oruçoğlu ise cenaze töreninde güçlükle ayakta durabildi. Baba Fahri Oruçoğlu tabutun başında gözyaşı döktü.



İl Müftüsü Halil İbrahim Demir tarafından öğlen namazını müteakiben kıldırılan cenaze namazlarının ardından Ziya Kiret'in cenazesi Dağbaca Mahallesi aile mezarlığında toprağa verildi.
Veysel Oruçoğlu'nun cenazesi ise ikindi namazını müteakiben defnedilmek üzere Çaycuma ilçesine bağlı Dereköseler köyüne gönderildi.

Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü

Kurak geçen mevsimler ve deprem sonrası kuruyan ya da su hacmi azalan kaynaklar, yağışlar sonrası yeniden eski günlerine döndü

17.02.2026 14:16:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:19:04
İHA
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Küresel ısınma ve sıcaklıkların yanı sıra 6 Şubat depremlerinde yeraltı su kaynaklarının yönünün değişmesi ve seviyesinin azalması nedeniyle birçok doğal su kaynağı kurumuştu. Özellikle 6 Şubat depremleri yer üstünde yıkımlara neden olurken, yeraltında da değişime neden oldu.



Adıyaman merkeze bağlı Bahçe köyü sınırları içerisinde bulunan su kaynağı deprem ile birlikte neredeyse kuruma seviyesine geldi. Çok az miktarda suyun çıktığı kaynak, son bir ayda etkili olan kar yağışı ve yağmurlar sonrasında yeniden canlandı.



Kayaların arasından çıkan su adeta çağlayana dönüştü. Deprem sonrası neredeyse kuruma seviyesine gelen su kaynağı, son yağışlarla birlikte 20-30 yıl önceki haline dönüştü.



Çağlayana dönüşen suyu gören vatandaşlar, burada fotoğraf çektirdi.

Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava 3'üncü haftasında tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Duruşmada savunma yapan Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu tutuksuz sanık Metin Aktaş, "Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur" dedi

17.02.2026 13:42:00
İHA
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davada tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürdü.

"İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir"

Duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük oğlu olan tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı. Aktaş hakkında iddianamede, suç örgütüne ait Aktaş Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu, şirketin kurulduktan birkaç ay sonra Beşiktaş Belediyesi'nden yüksek bedelle aldığı ihalede usulsüzlükler tespit edildiği, kurulan şirkete hisselerin edinimi hususunda örgüt lideri tarafından organizasyonun ve finans desteğinin sağlandığı, şüphelinin örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, kendisine duyulan güvenden dolayı adına firma kurulduğu bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülmüştü.

Suçlamalara ilişkin savunma yapan Metin Aktaş, "Örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük çocuğuyum. Bugüne kadar ki çalışma hayatım boyunca sahibi olduğum şirkette otorite sahibi olmadım. Alın teriyle ve hakka girmeden ticaret yaptık. Babam Aziz İhsan Aktaş'ın tutuklanmasıyla omuzlarıma büyük bir yük bindi. Babam, amcam ve birçok akrabam hapse girdi. Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur. Üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum, şirketimize konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verildi. Aranın ardından duruşma, Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi Ramazan Murat Aktaş'ın savunması ile devam edecek.

İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı

İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde dün gerçekleştirilen operasyonda 22 zanlı yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, dün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen zanlılar hakkında, 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık' ve 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları yöneltildi.

Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan 22 şüphelinin tamamı, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan ancak yakalanamayan 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!


 
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Geçen ay  en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi. 

17.02.2026 00:09:00
AA
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Ay içinde sıcaklık Kahramanmaraş, Tunceli, Malatya, Siirt, Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman çevrelerinde mevsim normallerinin altında, Marmara Bölgesi'nin genelinde, Ege Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde, Isparta, Eskişehir, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, yurdun diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü.

Geçen ay en düşük sıcaklık sıfırın altında 33.1 dereceyle Erzurum'da, en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi.

Ege Bölgesi'nde ise en düşük sıcaklık sıfırın altında 13.9 dereceyle Kütahya'da, en yüksek sıcaklık 22.5 dereceyle Salihli'de gözlendi. Akdeniz Bölgesi'nde de en düşük sıcaklık sıfırın altında 27.8 dereceyle Göksun'da, en yüksek sıcaklık ise 22.2 dereceyle Fethiye'de kayıtlara geçti. Karadeniz Bölgesi'nde en düşük sıcaklık sıfırın altında 21.1 dereceyle İspir'de, en yüksek sıcaklık 23.3 dereceyle Trabzon'da gözlendi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz, Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu manken Aysun Kayacı'yı örnek vererek değerlendirdi

16.02.2026 15:12:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu ünlü hukukçu Uğur Poyraz değerlendirdi.
Poyraz, "Aysun Kayacı'nın kulaklarını çınlatmadan edemeyeceğim. Aysun'u linç ettiydik, ama hiç kimse
kusura bakmasın. Ömer Bey ya da Nazif üstadım bir oy atarken 50 bin kere düşünerek davranıyorsa, ama onların sayısal çoğunluğu genel çoğunluk karşısında azınlıkta kalıyorsa, sandık demokrasi değil, sadece bir oyundan ibarettir. Türkiye bu oyunu yıllardır oynayarak bugünlere geldi ve böyle de gidecek" dedi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'ın konuşmasını izleyin:

Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı

CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti

16.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Türkiye siyaseti, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki kritik değişimlerle yeni bir döneme evriliyor. İstanbul'un güçlü savcılarından Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması bir "tenzili rütbe" mi yoksa büyük bir yeniden yapılandırma hamlesi mi? CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti.

CHP PM Üyesi Barış Övgün'ün konuşmasını izleyin:

Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi

 

16.02.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, parti yöneticileri, il ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda izleyici olarak yer aldı.

Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bu sırada mahkeme hakimi, görüntü alınmaması için salondakileri uyardı.

Duruşmanın başlangıcında açıklama yapan hakim, "Bir önceki celse İdare Mahkemesinin kararının beklenmesine karar vermiştik. Karar verildi ama dosya henüz kesinleşmedi." diyerek İmamoğlu'na savunmasına ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.

Söz alan İmamoğlu, bu hafta ramazan ayının başlayacağını dile getirerek, "Ne yazık ki ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bizlere yaşattı. Halbuki ramazan ayı berekettir. İnsan Yaradan'a sığınır. İnsanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019 yılı ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyetin 2025 yılı ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyetin yine ramazan aynına denk getirerek yargılanacağımız bir sürecini yaşayacağız. " diye konuştu.

Yargılandığı davaları aktaran İmamoğlu, bütün bunların ana sebebinin korku olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, "Beni gidin İstanbul'un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, esnaf lokantalarına, garsonlara sorun. İstanbul'un her caddesine, sokağına sorun. Beni üniversite arkadaşlarıma, köydeki arkadaşlarıma, Kıbrıs'taki arkadaşlarıma sorun. Ben gerçeğim." diye konuştu.

Artık suçun delille kurulmadığını öne süren İmamoğlu, hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini iddia etti.

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var." ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesinin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, KKTC'de faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İddianamede, yatay geçiş başvurularında bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı kaydediliyor.

İstanbul Üniversitesinin, KKTC'deki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun gerek yatay geçiş işlemleri sırasında gerekse daha sonraki süreçlerde "University College of Northern Cyprus" kurumuyla ilgili durumu açıkça bildiği, buna rağmen kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği, tüm bu hususların ifade sırasında kendisine sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakarak açıklama yapmaktan kaçındığının anlaşıldığı kaydediliyor.

"Resmi belgede sahtecilik" suçu zincirleme şekilde işlendi

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği aktarılıyor.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti. 

Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü

Alanya'da etkili olan aşırı yağışların ardından toprak kayması ve yol çökmesi meydana geldi. Toprak kayması ve yol çökmesi havadan görüntülenirken mahalle sakinleri Devlet Su İşleri ve belediyeye dilekçe verdiklerini, ancak istinat duvarı yapılmadığını söyledi. Olayda şans eseri yaralanan olmadı

16.02.2026 13:36:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:39:00
İHA
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Olay, Çıplaklı Mahallesi 70111. Sokak'ta çay kenarında bulunan yolda yaşandı. Bölgede etkisini artıran sağanak yağış sonrası dere kenarındaki toprak suya doyarak yumuşadı. Zeminin taşıma gücünü kaybetmesi sonucu yolun çay tarafında kayma meydana geldi. Kısa sürede asfalt kaplama çökerken, yolda derin yarıklar oluştu.



Dron görüntülendi

Meydana gelen toprak kayması ve yol çökmesi dron ile görüntülendi. Görüntülerde, yolun çay tarafındaki bölümünün tamamen çöktüğü, toprağın aşağı doğru kaydığı ve asfaltın askıda kaldığı net şekilde görüldü. Çökme nedeniyle yol trafiğe kapatılırken, çevrede güvenlik önlemleri alındı.



"Bina sakinleri korku içinde"

Bina yönetiminde olan Mehmet Altınışık, "Yolumuzda aşırı yağışlardan dolayı kayma meydana geldi. Daha öncede kaymıştı. DSİ ve belediyeye dilekçelerimizi verdik. Ama mağduruz. Buraya bir istinat duvarı yapılmadı. Aşırı yağışlardan dolayı bu duruma geldik. Binada 46 dairemiz var. Herkes mağdur durumda halen burası trafiğe açık. Bir önlem alınmadı. Bina sakinleri korku içinde evimiz kayacak mı diye. Trafiğe kapatılıp gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz" dedi.

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.