HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 TEMMUZ 2022, PAZARTESİ

KADER ZİRVESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve Rus mevkidaşlarıyla Suriye krizi ve muhaliflerin son kalesi İdlib kentinin geleceğine karar vermek için İran'ın başkenti Tahran'da üçlü zirvede bir araya geldi. Üç lideri buluşturan zirvede Astana sürecinin önemine vurgu yapılan Tahran bildirisi imzalandı. Bildiriye göre; Suriye'nin toprak bütünlüğü korunacak. Teröristlerle mücadele sürecek. Astana süreci kesintisiz işletilecek
07.09.2018 00:00:00
HABER MERKEZİ

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılımıyla İran'ın başkenti Tahran'da dün gerçekleşen Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi'inde başta İdlib konusu olmak üzere 'Suriye' krizi masaya yatırıldı. İran Liderler Konferans Salonu'nda İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin ev sahipliğinde gerçekleşen üçlü zirve kapsamında Suriye ihtilafına kalıcı çözüm bulunması amacıyla Astana mekanizması bağlamında yürütülen ortak çabalar ele alındı.

Toplantıda, Nisan ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bir önceki üçlü zirvenin ardından, meydana gelen gelişmeler değerlendirildi ve ileriye yönelik atılabilecek adımlar tespit edildi. Suriye meselesi için yapılan üçlü zirvelerin ilki Putin'in ev sahipliğinde Soçi'de, ikincisi Başkan Erdoğan'ın ev sahipliğinde Ankara'da gerçekleştirilmişti. Üçlü zirve öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan mevkidaşı Ruhani ile 45 dakikalık ikili görüşme yaptı. Bu görüşmenin ardından Rusya Devlet Başkanı Putin ile de baş başa görüştü. 

Ruhani'den kritik mesajlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya lideri Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin katılımıyla gerçekleşen üçlü zirvede önce ev sahibi sıfatıyla Ruhani açıklamalarda bulundu. "Umarım bu zirve başarılı bir zirve olur. Sayın Putin, Sayın Erdoğan ve değerli konuklar hoşgeldiniz" diyerek sözlerine başlayan Ruhani, "Biz barış için savaşıyoruz. Suriye'nin yasal hükümetiyle işbirliği yapılmalıdır.

İdlib'de terörizmle mücadele terör bitene kadar devam etmeli" ifadelerini kullandı. Ruhani şöyle konuştu:

"Bugünkü zirve Suriye halkının çoğunun isteğine dayalı, terörizmle mücadelede ortak eylemlerimizin incelenmesi için fırsattır. Suriye'nin bütünlüğünü koruma ve ülkelerin kendi geleceklerini belirleme hakkına saygı duymak temel kriterdi. İlk başta Suriye krizinin sonuçlanması için askeri yöntemin etkisiz olduğunu savunmuştuk. Suriye krizinin ve bölgedeki diğer krizleri sonuçlandırmak için diyalogu kolaylaştırmak gerekiyor. Suriye'nin açık isteği ve onayı alınarak yardımlarımızı sürdüreceğiz. Bölgedeki bazı ülkelerin terörizm endişesini anlıyoruz, ancak bu endişelerin giderilmesi için en doğru yolun Suriye'deki yasal hükümetle işbirliği yapılmasını öneriyoruz."

Suriye'de kalıcı bir barış elde etmenin terörizmle kesin mücadeleyle sağlanacağını söyleyen İran lideri Ruhani, "Barış ve istikrarın Suriye'ye geri getirilmesi mücadelenin önemli bir parçasıdır. Ama bu mücadele sivilllere zarar vermemeli. İdlib'de terörizmle mücadele terör bitene kadar sürmelidir. Teröristlerin geri dönmesi ve Suriye'nin yeniden inşası için uluslararası toplum üstüne düşeni yapmalıdır. Orada kanunsuzca bulunan Amerika'nın mevcudiyeti derhal sona ermelidir" dedi.

Erdoğan'dan 'siyasi çözüm' vurgusu

Ruhani'nin ardından söz alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise zirveden çıkacak sonuçların tüm dünya tarafından şu anda sabırsızlıkla beklendiğini açıkladı. Erdoğan, "Alacağımız kararlarla bu beklentileri boşa çıkarmayacağımıza inanıyorum.

Astana ruhunun özünde asgari müştereklerde buluşma iradesi göstermemiz vardır. Bunlar ise Suriye'nin siyasi birliğinin sağlanması toprak bütünlüğünü korunması ve ihtilafa barışçıl siyasi çözüm bulunmasıdır" ifadelerini kullandı. "Türkiye olarak şehitler verdiğimiz ciddi özveride bulunduğumuz bu sürecin şu an itibariyle çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz" diye konuşan Cumhurbaikanı Erdoğan,

"İdlib sadece Suriye'nin siyasi geleceği için değil, bizim milli güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından hayati öneme sahiptir. İdlib'e yapılacak saldırı felaketle sonuçlanacaktır. Teröristlerle mücadelede zaman ve sabra dayanan yöntemlere gerek var. İdlib'in kan gölüne dönmesini asla istemiyoruz. Siz dostlarımızdan da bu çabalarımıza destek olmanızı bekliyoruz. İdlib için makul bir çıkış yolu bulmalıyız. Astana garantörlerinin Suriye'de yeni bir insani kriz yaşanmasına izin vermeyecekleri mesajı bu zirveden dünya kamuoyuna verilmelidir" dedi.

'ABD'nin adımları rahatsız edici'

"Fırat'ın doğusunda arzu etmediğimiz gelişmeler yaşanıyor. Bir takım yabancı güçlerin attığı adımların artık bambaşka bir yere yöneldiği bir gerçektir" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:

"ABD'nin bölgede bir diğer terör örgütünü güçlendirmesinden fevkalade rahatsızız. Türkiye bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır. Türkiye göçmen ağırlama kapasitesini doldurmuştur. Suriye rejimimin de göz yummasıyla terör örgütü varlığını kalıcı hale getirmeye çalışıyor. Bu durum aynı zamanda Suriye'nin toprak bütünlüğüne de tehdit oluşturuyor. Bu zirveden çıkacak sonuçların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Herkes Tahran bildirisini bekliyor. 12 maddelik bu bildiriyi toplantının ardından sunacağız. Bir sonraki toplantımız da Rusya'da olacak. İdlib'de çok sayıda sivil var, dikkatli olmalıyız Bombardıman durmalı sivillere zarar veriyor. İdlib halkı ciddi manada korku içinde, göç başladı."

'Suriye'de durum normalleşiyor'

Üçlü zirve başlangıcında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de önemli açıklamalar yaptı. İlki Soçi, ikincisi İstanbul'da toplanan daha önceki zirvelerde alınan kararların başarıyla uygulandığını ifade eden Rusya lideri Putin şunları söyledi: "Bu zirve ileride Suriye'de atılacak adımları konuşmak için bize imkan tanıyor. Daha önceki zirvelerde alınan kararlar başarıyla uygulandı.

Kalan terörist gruplar İdlib'deki ateşkes bölgesinde bulunuyor. Çeşitli provokasyonlar hazırlıyorlar. Bunların içerisinde kimyasal silah senaryoları da bulunuyor. Suriyeliler kendi başına ülkenin kaderini tayin etmeye imkan buldular. Soçi'de yapılan Ulusal Suriye Kongresi Toplantısı'nda alınan kararları hayata geçirmeyi teklif ediyorum. Suriye'ye insani yardım yapılması lazım. Hükümetin kontrolü altındaki topraklarda hayat düzeliyor, istihdam artıyor. Uluslararası örgütler geri dönüşü desteklemelidir."

12 maddelik Tahran Bildirisi imzalandı

Üçlü zirvede liderlerin konuşmalarının ardından 12 maddelik Tahran Bildirisi imzalandı. Bildiride başlıca şu noktalara dikkat çekildi: 

1- Astana süreci kapsamında Suriye genelindeki şiddetin azaltılmasında kat edilen ilerleme ve ülkede barış, güvenlik ile istikrara yapılan katkı memnuniyet vericidir.
2- Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile BM Şartı'nın amaç ve ilkelerine olan kuvvetli ve devam eden taahhütleri vurgulanarak, bunlara saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizildi. İmzacı üç ülke Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin ulusal güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını ifade etmişlerdir. 
3- Üçlü eşgüdüm sürdürülecek. İdlip sorunu Astana ruhuna uygun olarak ele alınacak.
4- Terörü tamamen ortadan kaldırılması amacıyla üçlü işbirliği  sürecek. Terörist grupların ateşkes rejimine katılmış veya katılacak olan muhalif gruplar ayrıştırılacak ve sivil zayiatın önlenmesine çalışılacak.
5- Suriye ihtilafına askeri çözüm getirilemez, ihtilaflar siyasi süreç yoluyla sona erdirilebilir. Siyasi süreç için aktif işbirliği devam edecek.
6- Siyasi çözüm için Anayasa Komitesi kurulacak. 
7- Suriyelilerin normal ve huzurlu bir hayata yeniden kavuşmaları için tüm çabalara destek olunacak.
8- Suriyelilere insani erişim sağlanması kolaylaştırılacak, sivillerin korunacak ve insani durum iyileştirilecek.
9- Sığınmacıların Suriye'ye güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşleri için gerekli şartlar oluşturulacak.
10- Alıkonulanlar/kaçırılanların serbest bırakılması, cenazelerin teslimi ve kayıp şahısların tespiti faaliyetleri devam edecek.
11- Bir sonraki üçlü zirve Rusya Federasyonu'nda yapılacak. 
12- Rusya ve Türkiye Devlet Başkanları, Tahran'daki Üçlü Zirve'ye evsahipliği yapmalarından ötürü İran Cumhurbaşkanı Sayın Hasan Ruhani'ye içten teşekkürlerini sunmuşlardır.

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

07.09.2017, 07.09.2016, 07.09.2015, 07.09.2014, 07.09.2013, 07.09.2012, 07.09.2011, 07.09.2010, 07.09.2009, 07.09.2008, 07.09.2007, 07.09.2006, 07.09.2005, 07.09.2004, 07.09.2003, 07.09.2002, 07.09.2001, 07.09.2000, 07.09.1999
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.