logo
13 HAZİRAN 2026

"Kaleci Yaşar'dım, kova Yaşar odum"

Fenerbahçe'nin ve Türk futbolunun efsane kalecilerinden Yaşar Duran, 8-0'lık İngiltere maçının içinde kanayan bir yara olduğunu söyledi. 

02.01.2017 00:00:00
Fenerbahçe'nin ve Türk futbolunun efsane kalecilerinden Yaşar Duran, 8-0'lık İngiltere maçının içinde kanayan bir yara olduğunu söyledi. 
Fenerbahçe, Malatyaspor ve Sarıyer formalarını giyen, 1980 ve 1990'ların ilk dönemine damga vuran kaleci Yaşar Duran TFF'nin Tam Saha dergisine konuştu. 8-0 kaybedilen İngiltere maçıyla anılmaktan dolayı kırgınlık yaşayan Yaşar Duran, futbol hayatını ve antrenörlük günlerini anlattı. Futbola Ankara Altındağspor'da başlayan ve ardından Gaziantepspor'a transfer olan Duran, "Gaziantepspor'u 1. Lig'e biz çıkardık, şampiyon olduk. 17 yaşında gittim Gaziantepspor'a ve oynamaya başladım. İki sezon oynadım orada. 1981-1982 sezonunun başında da Fenerbahçe'ye geldim. 2. Lig'deyken A Milli Takım'a seçildim. Bu Türkiye'deki ilklerdendir. Pek bilmiyorum bunu başaran var mıdır? O zaman Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, Fenerbahçe ağırlıklı bir takım vardı. 2. Lig'den Milli Takım'a seçilmek parmakla gösterilecek bir olaydı. İlk gittiğimde Fatih Hoca, Mustafa Denizli Hoca, Şenol Hoca as oyunculardı. 1979 yılında rahmetli Sabri Kiraz Hocamız beni aldı Milli Takım'a. Türkiye'de en fazla Milli Takım'a giden oyunculardan biriyim. Yıl olarak 12. Ama sayısal olarak en az milli olan kalecilerden birisiyim. O dönem çok maç yoktu. Yabancı ülkelerden özel maç teklifi bile gelmiyordu bize. Avrupa Şampiyonası olsun, Dünya Kupası olsun kolayca elenen bir takım hüviyetindeydik. Anadolu kulüplerinden Millî Takım'a seçilen oyuncuları, yönetimleri ya da başkanlar ödüllendirirlerdi. Para verirlerdi. Tabii bir ayrıcalık görüyorsun kendinde. O şehrin temsilcisi olarak Milli Takım'a seçilmek gurur verici. Ay-yıldızlı armayı taşımak herkese nasip olmuyor. Bugün İngiltere'de Wembley'de oynayamayan bir sürü oyuncu var. Çünkü Milli Takım oyuncuları oynuyor Wembley'de. Bunun gibi bir şeydi. Herkesin bir rüyası, hayaliydi." diyerek Milli Takıma nasıl seçildiğini anlattı.
FENERBAHÇE MACERASI NASIL BAŞLADI
Milli Takım'a seçilmesinin ardından transferin de gözdesi olan Yaşar Duran, birçok teklif aldığını ifade ederek, "O dönem dört büyüklerin haricinde Bursaspor ve Zonguldakspor da beni istiyordu. Ekonomik durumları çok iyiydi. Hepsi beni istiyordu. Tercihimi Fenerbahçe'den yana kullandım. Transfer hikayem de enteresandır. Fenerbahçe beni istiyor, diğer kulüpler de istiyor. Gazeteler de yazıyor. Bizim, Fenerbahçe ile maçımız vardı İstanbul'da. O maçta Fenerbahçe bize 4-0 yenilseydi küme düşüyordu. 1-0 galiptik. O zaman Gaziantepspor'da penaltıları ben atıyordum. 1-0 galipken penaltı oldu. Hocama, "Ben atmayayım. Adım Fenerbahçe ile geçiyor. Dedikodu olmasın" dedim. "Hayır, sen atacaksın" dedi. Atamadım ben penaltıyı. Kaleci Adem kurtardı. Fenerbahçe'nin o zamanki hocası Friedel Raush'du. Adem ile hocası saha içinde tartışma yaşadı. O dönemki Başkan Ali Şen beni ofisine çağırdı transferim için. "Niye atmadın penaltıyı?" dedi bana Ben de, "Atmak istedim ama atamadım sayın başkanım" dedim. O zaman geldi sarıldı, öptü beni. Ben gerçeği söylemiştim. Öyle gerçekleşti transferim. O zaman, şimdiki gibi Bosman kanunları yok. Bonservislerimiz kulüplere bağlıydı. İstedikleri gibi rakam talep edebiliyorlardı. O şekilde gerçekleşti transferim" diyerek Fenerbahçe macerasının nasıl başladığını anlattı.
7 yıllık Fenerbahçe kariyerinde birçok kupa kazandıklarını da ifade eden Yaşar Duran, "Fenerbahçe'ye gittiğinizde Anadolu kulüplerindeki gibi rahat bir ortam göremiyorsunuz. Çok odaklanmanız lâzım. Fenerbahçe camiası ikinciliği bile kabul etmiyor, sadece şampiyonluk istiyor. Biz de her iki senede bir şampiyon olduk. Bir dönem 5 kupayı birden aldık. Branko Stankovic döneminde 5 kupa aldık. Spor Yazarları, Donanma Kupası, Türkiye Kupası, Türkiye Şampiyonluğu, Cumhurbaşkanlığı Kupası Tabii çok güzel duygulardı. İleride gurur duyabileceğiniz başarılar bunlar. O zaman sizinle yaşayan arkadaşlarınız, aileniz, komşular; basında çıkan gurur verici yazılar yüreğinizi kabartıyor. İtibar görüyorsunuz. Bir ayrıcalık görüyorsunuz. Her ne kadar o ayrıcalıklı kişiliğiniz yoksa bile; o ayrıcalığı görmek istememenize rağmen böyle davranış şekilleriyle karşılaşıyorsunuz. Hoş şeyler bunlar. Dünyanın her yerinde böyledir. Sporcular, sanatçılar bu tip hareketlere layık kişiler. O zaman da üç kulvarda yarışıyorduk. Şampiyon olduğumuz sene Bordeaux'yu elemiştik. UEFA Kupası'nda yarışa devam ediyorduk. Türkiye Ligi var, bir de Türkiye Kupası var. Bunlardan kopmuyorduk. İyi de bir takımımız vardı. İyi arkadaşlığımız vardı. Arkadaşlık çok önemlidir. 5-6 kişi birden gezerdik. Belki hepsiyle samimi olmuyorduk ama hep birlikteydik. 29 sene Türkiye Kupası'nın alınmamasına tesadüf diyebilirim. Çünkü belki lige ağırlık verdi takım belki Avrupa'ya ağırlık verdi. Gruplara katılmayı garantilemek için yedek kadro çıktı. Bu yüzden 29 sene geçti" dedi.
"EN ÇOK PENALTI ATAN, EN ÇOK KURTARAN KALECİYİM"
Fenerbahçe'nin ardından Malatyaspor'a giden ve sonrasında da Sarıyer'e transfer olan Yaşar Duran, kendisinin en çok penaltı golü atan kaleci olduğunu söyleyerek, "O dönem Malatyaspor'un yönetimi çok güçlüydü. Türkiye'nin önemli oyuncularını transfer ettiler. Ünal Karaman vardı, Metin Yıldız vardı Galatasaray'dan Feyzullah, Oktay, Levent, Eren iyi futbolculardı. İlk sezonda ligi beşinci sırada bitirdik. İkinci sezonda üçüncü olduk ve Balkan Kupası'na katıldık. Ertesi sezon Malatyaspor'dan ayrıldıp Sarıyer'e geldim. Malatya'da iki yıl kaldım. Çok mutlu günlerim geçti. Hala efsane kadro diye anılıyor o kadro Ama ertesi sezon Brezilya'dan üç oyuncu geldi. Kaleci Carlos ve Eder, Brezilya Milli Takımı'nın banko oyuncularıydı. Ama küme düştüler. Sadece şöhretli futbolcu aldılar. İyi futbolcu demeyeyim; şöhret aldılar; küme düştüler. Sarıyer'e geldim. Sarıyer'de de aynı şekilde iyi bir kadromuz vardı. Rahmetli Selçuk Yula, Beşiktaşlı Fikret Demirel, Cem Pamiroğlu, Erdal Keser, Mustafa Yücedağ, Sercan Görgülü, Cengiz Güzeltepe, Osman Yıldırım Kadromuz müthişti. Erdi ile daha sonra Fenerbahçe'de buluşmuştuk. Sarıyer'de bir beşinci, bir üçüncü bitirdik ligi. Yine aynı başarıyı tekrarlamış oldum. Bir sezonda 12 penaltının, 8'ini kurtardım. Arşivlerde vardır bu Ben Türkiye'ni en çok penaltı golü atan ve en çok penaltı kurtaran kalecisiyim Şu anda Bursaspor'un kalecisi Harun 5 penaltı üst üste kurtardı ama rekorum daha geçilemedi. Bir sezonda diyorum düşünün 12 penaltının 8'ini kurtardım. 8-10 tane penaltıdan golüm vardır. Penaltı atmak, kurtarmaktan daha zordur. Çünkü neden? Atamayınca "Kaçırdı" deniyor. Ama kaleci kurtarınca, "Kurtardı" oluyor. Atmak bence daha zor. Penaltı atmayı iyi bilirdim. Küçükken oyuncu olarak başlamıştım futbola. Oradan ayak becerisine, topa vurma becerisine sahiptim. Bir de penaltı kurtarmanın sadece bir değil, 10-15 etkeni olduğunu sayabilirim size. Daha önce hangi köşeye atmış? Sağ ayakla mı atmış, sol ayakla mı atmış? Kaleciler onları yanıltmak için sağa gider gibi yapar sola gider; sola gider gibi yapar sola gider yine Bazıları bakarak atar. Bazıları bakmadan vurur. Bazıları ayağının içini gösterir, son anda bileğini kıvırır. Bunların hepsi analiz ediliyor; edilmeli de bir kaleci tarafından Atanın da bu şekilde kaleciyi analiz etmesi lazım. Tamamen atanın ve kalecinin hissiyatları ön plana çıkmalıdır" diye konuştu.
"KALECİ YAŞAR'DIM, KOVA YAŞAR OLDUM"
8-0 kaybedilen İngiltere maçının kendisi için kanayan bir yara olduğunu ifade eden Yaşar Duran, "Çok üzgünüm bu konuda TV kanallarında, gazetelerde, röportajlarda benimle ilgili, "Ne kadar kendisiyle barışık" ifadelerini kullanıyorlar. Sağ olsunlar. Zaten öyle birisiyim. 23 yıllık futbol kariyerimde 5 şampiyonluğum var. Cumhurbaşkanlığı Kupaları var, Türkiye Kupaları var, en az gol yiyen kaleci unvanım var. En çok penaltı atmış, en çok penaltı kurtarmış, ilk Dünya Karması'na çağrılmış oyuncuyum Askerdim gidemedim. İsa gitmişti 2. Lig'den Milli Takım'a seçilmişim. Bunlar benim kariyerim. Bunların hepsi evimde kupalarım ve albümlerimde sabit. Ama duvarda. İnsanların zihniyetinde kalan tek şey İngiltere maçı Ben o İngiltere maçında çok kişiyi kurtardım. Başta federasyonu Başta antrenörü Başta futbolcu arkadaşlarımı Hepsini ben kurtardım. Fatura olduğu gibi bana çıkartıldı. Her şey bana yıkıldı. Tabii sağ olsun gazeteci arkadaşlar da bana hemen "kova" damgasını vurdular. Esasında kova bana değil, kalecilere ait genel bir tabirdir. Beklere de "Koridor oldu" derler. Benim lakabım kaleci Herkes telefonuna "Kaleci Yaşar" diye yazar. Şimdi Ahmet, Mehmet deniyor kalecilere Volkan, Muslera olarak geçiyor. Ama ben Kaleci Yaşar'dım Ama bu kova damgasını yiyeli 32 sene geçti. 1984 yılıydı. Şimdi adam 30 yaşında, 7-8 yaşındaki oğluna diyor ki; "Bu amcanı tanıdın mı? Fenerbahçe'de oynadı, Milli Takım'da oynadı ama 8 gol yedi." Böyle bir tanıştırma şekli Bu telefonda da böyle. Telefonun diğer ucunda insanlar benimle konuşurken, "Kova Yaşar" diyor Bunlar üzücü şeyler Bunlar bende yara 23 sene top oynamışım. Hayatım topla geçti. 23 sene oyunculuk Antrenörlüğü de koyarsanız 50 yıldır bu işin içindeyim. Bu işten emekli oldum. Hala sürdürüyorum bu işi Seviyorum Hayatımız futbol Futbolun içinde bir hayat oldu. Ben bundan itibar gördüm. Ben bundan evlendim. Ben bundan paralar kazandım, çocuklarımı okuttum. Bir meslek; güzel bir meslek Günde 2.5 saatini ayıracaksın. Ama şimdi mesailer 8-10 saat Eskiden meslek değildi. Kız vermezlerdi bize Şimdi meslek. Herkes ya topçu, ya popçu olmak istiyor. Sağlıklı bir yaşam içindesin. Para kazanıyorsun. Kendine ayıracağın çok zaman var. 1969-1970 sezonunda amatör olarak Ankara'da bana lisans çıktı. Dışkapı'da, 19 Mayıs Stadı'nın altında küçük odalar vardı. Kulüp takımları orada soyunur ve sahaya çıkardı. Elimde annemin verdiği filenin içindeki eşofmanlarla yürüye yürüye giderdim. En az 5 kilometre yürürdüm. İdman biterdi; küçük olduğumuz için soyunma odasını biz yıkardık. Saçımız ıslak eve giderdik. Üç sene böyle geçti Ankara'da Gaziantep'e geldiğimde üçüncü kaleciyim. 17-18 yaşındayım. Takımın en küçüğüydüm. İdmanda canı sıkılan, yorulana kadar bana şut atardı. İdman sahası toprak. Vücudumuzun her tarafı yara-bere içinde oluyordu. Yorulana kadar çalıştırırlardı bizi. "Çay söyle bana Ceketimi getir Kramponumu al" Bu tip istekleri de vardı. Ayakçılık yapardık. Para yok. Annem rahmetli Ankara'da oturuyor. Ona bakmam lazım. Okulu lisede bırakmışım. "Başaracağım" dedim. Evden 1 lira harçlık alırken Gaziantep'e gittiğimde 15 bin lira para koydum cebime. Nasıl seviniyorum. Hemen ağabeyimle teyp aldık bin liraya Bir kulaklık onda, biri bende 12 saat teyp dinleyerek Ankara'ya geldik. Şartlar bu Malzeme sıkıntısı var kulüplerde. O zaman lojmanımız Gaziantep'in dışındaydı. Kulüpte yemek çıkmazdı. Otobüslerle giderdik deplasmanlara. Otobüsün arasında yatarak giderdik maçlara Çok zor şartlardı. Benim bir resmim var. Çamurdan bir tek gözlerim gözüküyor. Böyle sahalarda çalıştık" diye konuştu.
"BENİ GALATASARAYLISI, BEŞİKTAŞLISI VE TRABZONSPORLUSU HEP SEVDİ"
Eskiden statların şimdiye oranla çok daha kötü olduğunu dile getiren Yaşar Duran, "Adana'ya Spor Yazarları Kupası'na gittiğimiz zaman ışıklandırmalı sahada oynuyoruz diye sevinirdik. 3-4 takım TSYD Kupası'nda oynuyorduk. O ışığın altında oynamak bizi acayip motive ediyordu. Acayip havaya giriyorduk. İyi oynamak için elimizden geleni yapıyorduk. Büyük sahalara gittiğimizde en iyi oyunumuzu oynardık. Çünkü futbolcular bunlara layık. İyi sahalarda oynamalılar. Futbolcunun bir defa meslek sevgisinin olması lazım. 18 yaşında Milli Takım'a gelen arkadaşlar var. Bir 18 daha oynasan 34-35 Kalecinin 38 Akıllı olacak. Şu anki şartlar sülalesini kurtarır. İyi bir yatırımla kurtarır. İyi bir yaşam koçu seçmeli Bu abisi olur, babası olur, güvendiği bir büyüğü olur Parasını da iyi değerlendirirse ömür boyu rahat eder. Bizim dönemimizde inanın eğitim eksikliği de çoktu. Ben futbolu bıraktım; kaleci antrenörüm hiç olmadı. Şimdi bu kadar güzel ortam; her şehrimizde artık statlar muazzam. Şehirlerdeki sosyal yaşam güzel. Ha İstanbul, ha Hakkari Bir antrenör ve futbolcu olarak yaşam aynı olmalı. Ev, idman sahası O kadar Başka ne yapacak? İstanbul'da oturan en fazla biraz denizi görür. Şimdi artık oyuncuları 09.00'da çağırıyoruz; akşam yemeğine kadar orada tutuyoruz. Tesisler olsun, malzeme olsun her şey müthiş gelişme içinde. Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri muazzam. Buranın eski halini biliyorum. Şimdi 6 tane saha var. Teknik direktörlük kursuna burada katılıyorum. Yani futbolcu sadece işine odaklanacak. Ailesiyle düzgün bir yaşantısı olacak ve 35 yaşına kadar böyle yaşayacak. Buna katlanmayacak, zevkle yapacak. Çünkü günde 2 saat ayırıyor. Sadece 2 saat. Çift idman olsa, ki haftada iki gündür; 4 saat 20 saat kendisine kalıyor. Günü 3'e bölmeli 8'er saatten İşi, uykusu, sosyal hayatı. Şimdi her şeyin bir zorluğu var. Ne diyorlar? Bütün futbolcular o dönem fakir aile çocuklarıydı. Şimdi değişti. Zengin aile çocukları da futbol oynuyor. Ama o zaman çocukların başka kurtuluşu yoktu. Mahallede top oynuyordu. Abisi, büyüğü elinden tutup takıma yazdırıyordu. Anneler-babalar futbola karşıydı. Biz de kaçak oynardık. Ayakkabımız yırtılırdı, babamız kızardı. Annemiz çamaşırdan sebep kızardı. Sosyal aktivite yoktu. Şimdi telefonlar çıktı en başta Oyunlar çıktı Tamamen teknolojiye dayandı her şey Nasihat vermek ve söylemek çok önemli. 17-18 yaşındaki çocuk algılamıyor. O zamanki parayla şimdiki para arasında çok büyük fark var. Bu çevreyle de ilgili. Eğer benim çevremde akıllı, beni yönlendiren arkadaşlar edinmezsem olmaz. Bakar, onun yatırımı var; oraya meyillenir. Ama arkadaşları kötüyse parasını tutamaz Herkesin bir yaşam koçu olmalı. Şimdi tabii menajerlerle yaşam koçunu ayrı tutalım. Yaşam koçu babası, abisi, öğretmeni olur. Bizler çocuklarımıza kötü bir şey öğretemeyiz ki Baba sigara içiyordur; "Sigara içme oğlum" der. Para kaybetmiştir, "Paranı tut oğlum" der. Benim yöneticilerle ilişkilerim de farklıydı. Bir kişi haricinde hayatımda kimsenin ofisine gitmedim. Sadece rahmetli Hüsnü Çil'in yazıhanesine gittim. Grundig'in Genel Müdürü'ydü. O da yalnız gitmedim, 2-3 arkadaş gittik. O huyum yoktur. İdarecilerin ofislerine gideyim, sohbet edeyim. Yapan arkadaşlar vardır. Olabilir. Benim hiçbir gazeteciyle hiçbir şekilde bir alışverişim olmadı. Kimseyle ne kavgam oldu ne başka bir şey. 23 senelik futbol hayatımda 2 sarı, 1 kırmızı kartım var. Kırmızı kartta da yanlış atıldım. Sarı olması gerekirken kırmızı oldu. Federasyon bu yanlışı düzeltti sonra. Yani top oynadım, kazanınca sevindim; kaybedince üzüldüm. Futbolu bıraktım. Fenerbahçeli Yaşar olarak hala itibar görüyorum. Hoşuma da gidiyor. Kulübüm hakkında kötü konuşan birisini konuşturmadım. Kendim de konuşmadım. Şöhretten çok sevilmek önemli. Beni Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı ve Trabzonsporlusu hep sevdi. Her zaman hissettirdiler bunu. Benim için sevilmek önemli. Hangi şehre gittiysem bunu gördüm. Bu benim çok hoşuma gitti." dedi.
"ESKİDEN BOSMAN KANUNLARI YOKTU"
Fenerbahçe'ye yüksek bir bonservisle geldiğinin altını çizen Yaşar Duran, "Ben Fenerbahçe'ye geldiğimde Türkiye rekoru ile geldim. Ama o zaman Bosman kanunları yoktu. Rakam olarak Gaziantepspor benden 27 milyon lira bonservis bedeli kazandı; bir de İstanbul'da yapılan özel maçın hasılatını aldı. Ben de bir ev aldım Kurbağalıdere'de Bir de araba aldım. Biraz akrabalarıma dağıttım; para bitti. Biz o zaman araba konuşurduk. Şimdikiler çiftlik konuşuyor. 100 dönüm, 200 dönüm Yat konuşuyorlar, kat konuşuyorlar. 3 milyon Euro'dan aşağı imza atan kaleci yok neredeyse Aynı şey değil. Ben de o dönem Fenerbahçe ve Milli Takım kalecisiydim. Şimdi oynayanlar da çok yetenekli. Arz-talep meselesi. Onlar istiyor, öbürleri de veriyor. 1990'dan sonra bu rakamlar arttı. Hatta İstanbulspor'u ve Adanaspor'u alan Cem Uzan başlattı diyebilirim bu rakamları. Baya büyük bir sektör oldu dünya çapında Kıyaslama açısından sorduğunuzda rakamlar çok farklı. O dönem bize de imrenen vardı. Beni gazeteler yazdı. 27 milyon liraya ne alınır dediler. Ama ben almadım ki Kulüpler aldı. Ben bir ev aldım, bir araba aldım, para bitti diyorum. Şimdi öyle değil. 3 milyon Euro'ya neler alınır? İstediğin kadar harca. Eskiden medya da çok farklıydı. Ben hiçbir zaman soğuk bir insan olmadım. Ama şöyle düşündüm. Ben iyiysem iyi yazacak, kötüysem kötü yazacak dedim. Kimsenin ofisine gitmedim. Bu yüzden bana kızanlar da oldu. Ama o zaman gazetecilikte antrenmana çocukları gönderiyorlardı. Fotoğraf çekiyordu o çocuk. Editör de altını dolduruyordu. Bakış açısı farklıydı. Acımasızca eleştiriler vardı. Şimdi öyle değil. Neden? Şimdiki gazeteciler de kendilerini geliştirdi. Onlar da Hollanda'daki, Almanya'daki gazeteciler neler yazıyorlar diye bakıyor. Asparagas haber fazla yok. Ama ben tahmin ediyorum ki gazetecilik okullarında "Futbol nasıl yazılır?" diye bir ders yok. Herkes kafasına göre yazıyor" ifadelerini kullandı.
MİLLİ TAKIMIN GÜNÜMÜZDEKİ DURUMU
Milli Takım'ın şu anki durumuyla ilgili olarak da konuşan Yaşar Duran, "Benim zamanımda Milli Takım'la maça giderken, "2-0'a razıyız" diyen arkadaşları görüyordum. Uçaktasın, takım arkadaşın, "3 olur; 4 olmasın" diyor. Üzülüyordum. Böyle bir zihniyette maça çıkan futbolcunun başarısı ne olur? Tamamen tesadüfe kalır. Şerefli mağlubiyetler olur. Ama sonradan cesur antrenörler çıktı ülkemizde Başta Fatih Hoca Kazanmanın, yenmenin ne olduğunu anlattı. Futbolculara ağabeylik yaptı. Bunlara Şenol Hoca, Mustafa Hoca da dahil. Onların çok katkısı var. Fatih Hoca, kampa Amerikalıları getirdi. Turnuvalar oynattı. Özgüven verdi. Gençlere önem verdi. Bugün yöneticiler de kendilerini yeniledi federasyonda Bugün bütün takımlara bakın, şehirlere bakın, yönetimlere, tesislere bakın Muazzam statlar, muazzam tesisler. Artı yayıncı kuruluş rakamları çok yükseldi. İlerlemek için imalat lazım. Üretkenlik olması lazım. Bu üretkenliği Fatih Hoca iş başındayken çok ilerlettik. Ben 1994 mezunuyum. İlk kaleci antrenörlerinden biriyim. Kaleciler yalnız adamlar. Diğer oyuncular kaçırabilir, yanlış pas atabilir. Kaleci skor adamıdır. Yediği zaman tabela değişiyor. Onun için her zaman iyi bir psikoloğa ihtiyacı var. İyi psikolog kimdir? Başta çocuğudur Aile yaşantısıdır. Karısıdır, babasıdır, annesidir, kardeşidir Sonra hocasıdır. Yani kaleci antrenörü; "Hadi aslanım Olabilir. Yiyebilirsin sen bu golü. Sen çok kurtardın bizi. Devam et. Biz sana güveniyoruz" demelidir. Programlı antrenmanları da yaptırırlarsa kaleci yenecek golü yer; yenmeyecek olanı yemez. Kendine özgüveni oluşmuştur. Arkadaşları da "Yaşar bunu yemez, çaprazdan yemez" diye düşünür. Her zaman başarılı olurlar. Bizim zamanımızda yoktu ama bizden sonra da olmayacak diye bir şey yok. Ben de bunların öncülerinden biriyim. İşimi de seviyorum. Bildiğin işi yapacaksın. Bu ticarette de böyle. Bardak satarken deri işine girersen iflas edersin. İdolüm olan kaleciler var. Brezilya Milli Takımı'nın kalecisi Felix Çok az seyrettim. Sepp Maier, Dino Zoff Hatta Lev Yaşin'le tokalaşma şansına da eriştim. Ama seyretmedim Son zamanlarda Juventus'un kalecisi Buffon'u beğeniyorum. Türkiye'de şu anda milli kaleciler çok formda. Volkan Babacan, Volkan Demirel, Onur Kıvrak çok formda. Beşiktaşlı Tolga Zengin çok iyi kaleci Yabancı olarak Muslera Geçen sezon Serkan Kırıntılı çok formdaydı. Konumuz kalecilik. Yabancı kalecilik var evet ama hepsi de iyi kaleci değil. Birkaç ismi kenara koyarsak iyi değil. İtalya'da bir ara yabancı kaleci yasağı vardı. Bu yasak Türkiye'de de uygulanabilir." diye konuştu. Galatasaraylı Tarık Hodziç'in kendisine çok şansı tuttuğunu da ifade eden Duran, "Gol kralı olmuştu. Sonrasında Sarıyer'e gitmişti. Sarıyer'e karşı oynadığımız bir maçta, "Hocam beni oynat, Yaşar'a şansım tutuyor" demiş Hocası da oynatmış. Seremonide yan yana giderken "Kardeş bugün sana iki tane" dedi Ben de, "Eskidendi o" dedim. Attı o gün iki tane Vardı şansı tutan oyuncular. Benim de şansımın tuttuğu oyuncular vardı. Onlar da bana atamazlardı. Ben kimlerle oynadım Hiç korkmadım. Sokrates'lere karşı oynadım. Bir tek Platini yoktu; Bordeaux maçında oynadım. Tigana'lar vardı. Korkum yoktu. Güzel gol atmışsa, "Helal olsun" demişimdir. Çünkü ben bir maçı 270 dakika yaşarım. Maçtan önce rakibimi göz önüne getirirdim. 90 dakika maç oynardım. Maç sonu da, "Ne yaptım" diye düşünürdüm. Korkum yoktu ama beğendiğim çok oyuncu vardı." diyerek sözlerini noktaladı

File'nin Efeleri'nden büyük başarı


 
A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'ndeki (VNL) ikinci maçında Fransa'yı 3-0 yendi. Fransa, 2020 Tokyo ve 2024 Paris olimpiyatlarında şampiyon olmuştu. Filenin Efeleri ilk maçı ABD'ye karşı 3-1 kaybetmişti. 

13.06.2026 11:53:00
HABER MERKEZİ/AA
 File'nin Efeleri'nden büyük başarı
 File'nin Efeleri'nden büyük başarı

A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'ndeki (VNL) ikinci maçında Fransa'yı 3-0 yendi.
Ay-yıldızlılar, Kanada'nın başkenti Ottawa'da oynanan maçı 25-23, 27-25, 25-21 setlerle kazandı.

Milliler, 14 Haziran Pazar günü ilk etaptaki üçüncü maçını TSİ 02.30'da İtalya, son maçını da TSİ 21.30'da Kanada ile yapacak.

İşte kadrolar

Hakemler: Hector Ortiz (Porto Riko), Jiang Liu (Çin)

Türkiye: Murat Yenipazar, Efe Bayram, Bedirhan Bülbül, Adis Lagumdzija, Gökçen Yüksel, Ahmet Tümer (Berkay Bayraktar, Kaan Gürbüz, Cafer Kirkit, Mirza Lagumdzija)

Fransa: Iyekbekedo, Brizard, Henno, Magnin, Boyer, Clevenot (Ramon, Tizi-Oualou, Gueye, Duflos Rossi, Pujol)

Setler: 25-23, 27-25, 25-21

Süre: 96 Dakika

Çalhanoğlu: Sıcaklık bahanesine sığınmak yok, maça hazırız


 
A Milli Futbol Takımının kaptanı Hakan Çalhanoğlu, herkesin beklediği anın geldiğini ve 2026 FIFA Dünya Kupası'nda ilk oynayacakları Avustralya maçına hazır olduklarını söyledi.
 

13.06.2026 06:52:00
AA
Çalhanoğlu: Sıcaklık bahanesine sığınmak yok, maça hazırız
Çalhanoğlu: Sıcaklık bahanesine sığınmak yok, maça hazırız

Hakan Çalhanoğlu, ay-yıldızlı ekibin, Killarney Park'taki antrenmanı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı.
"Evet, herkesin beklediği an tabii ki, özellikle bizim. O günü çok bekledik. Artık yarın başlıyoruz inşallah" ifadelerini kullanan Çalhanoğlu, hazırlık sürecinin iyi geçtiğini, dört gözle maçı beklediklerini dile getirdi. Çalhanoğlu​​​​​​​, Arizona'dan sonra Vancouver'daki havaya da çabuk alıştıklarını belirterek, "Tabii ki sıcaklık var, buna alıştık. Hiç bahane bulmadan biz oyunumuzu oynamak istiyoruz. Sonuçta her ülke bu sıcaklıkta oynayacak, adapte olması gerekiyor. Biz de en iyi şekilde bu maç için hazırlandık. O yüzden bahane bulmadan kendi oyunumuzu oynayıp inşallah maçı kazanacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Hedef elbette final

Çalhanoğlu, "Avustralya takımından Aziz Eraltay'ın 'Biz Türkiye'ye göre daha deneyimli bir takımız ve bu avantajımız' yönünde açıklaması oldu. Bu açıklamayı gördünüz mü? Yorumunuz nedir?" sorusuna, "Evet, onu gördüm. Tabii ki bizim takım hem yetenekli hem de tecrübeli oyuncuları var. Bizim takımda üst seviyede oynayan futbolcular var. Dediğim gibi hiçbir rakibi küçümsemiyoruz. Biz yarın maça yüzde yüz hazır çıkacağız. Tabii ki kulağımıza geldi o röportajlar. Bizim için daha iyi öyle olması, zaten takım hırslı" cevabını verdi.
"Dünya Kupası'nda kaç maç oynarız?" sorusu üzerine Çalhanoğlu, "İnşallah finale kadar. Hedefimiz o" dedi.

Avustralya'ya karşı mücadele eden Inter'den takım arkadaşı Akanji ile görüştüğünü belirten Çalhanoğlu, Akanji'den Avustralya hakkında bazı bilgiler aldığını dile getirdi.
Avustralya'nın fizik gücü yüksek bir takım olduğunu vurgulayan Çalhanoğlu, "Sonuçta zor olacak, zor bir maç olacak. Bunun farkındayız ama biz kendi yeteneğimizi, kendi gücümüzü ortaya koymamız gerekiyor. Bu ben olayım, Arda olsun hiç fark etmez. Sonuçta tüm takım arkadaşlarımın hepsi iyi ve hazır. O bizim için daha iyi çünkü biz takım olarak buralara kadar geldik. O yüzden ön planda hep takımdır" şeklinde konuştu.

Montella'dan maç öncesi kritik açıklamalar


 
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Avustralya maçı öncesinde yaptığı açıklamada, "Diğer maçlarda da çok önemli puanlar alabilirsiniz ama elbette ilk maç belirleyici olacak diye düşünüyorum. Galip gelmek takımımıza gelecekte önemli bir avantaj kazandıracaktır. Arda, Hakan ve Kenan'la şu anda 100 dakikayı çıkarabileceklerini düşünmüyorum. Bununla alakalı kafamda bazı soru işaretleri var. Aceleci olmayacağız, sabırlı bir şekilde kendi oyunumuzu ortaya koyacağız" dedi.

13.06.2026 06:29:00
AA
 Montella'dan maç öncesi kritik açıklamalar
 Montella'dan maç öncesi kritik açıklamalar

2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında yarın Kanada'da Avustralya ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı'nın teknik direktörü Vincenzo Montella, şampiyonada başarılı olarak Türk halkını gururlandırmak istediklerini söyledi. Vincenzo Montella, karşılaşmanın oynanacağı Vancouver'daki BC Place'te düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Heyecan dorukta

"Uzun zamandır, 24 yıldır beklediğimiz bir maç öncesinde çok heyecanlıyız, iyi bir oyun çıkaracağımıza inanıyoruz" ifadesini kullanan Montella, şöyle konuştu: "Dünya kupasında karşılaşacağımız zorlukların farkındayız ama bunun üstesinden gelebileceğimize inanıyoruz ve tadını çıkarmak istiyoruz. Ülkemizi gururlandırmak istiyoruz. Tutkulu bir takımımız var, sorumluluğu hissediyoruz, milyonların bizi desteklediğini ve büyük beklenti olduğunu da biliyoruz. Futbolcularımızla konuşurken kendi oyunlarını oynamalarını ve rahat olmaları gerektiğini söyledim. Bugüne kadar nasıl yaptıysak bu şekilde devam etmemiz gerekiyor. Aceleci olmayacağız, sabırlı bir şekilde kendi oyunumuzu ortaya koyacağız."

Avustralya disiplinli ve fizikli bir takım

Avustralya Milli Takımı'nı değerlendiren Montella, "Disiplinli ve fizikli oyunculara sahip olduklarını gördük. Hız, onlar için zorluk çıkarabilir. Ben de zorlu bir maç bekliyorum, tıpkı Kosova'da olduğu gibi her türlü şeye hazırız. Avustralya ön tarafta hızlı futbolculara sahip, kodlanmış bir şekilde oynayabiliyorlar, fazla fırsat vermeden kendi oyunumuzu oynamamız gerekiyor. Rakibimizin fiziksel bir takım olduğunu biliyoruz. Yarın maçta fiziksel oyun göstermemiz gerekecek ama teknik olarak da oynamamız gerekiyor. Tüm özelliklerimizi barındıran bir oyun oynamalıyız." ifadelerini kullandı.



Futbolcuların son durumu

Çok dengeli ve her zorluğa karşı mental olarak hazır olmaları gerektiğini vurgulayan Montella, "Her ne şekilde oynayacağımıza bağlı olarak maçta yapmamız gereken özel şeyler var. Tabii ki rakip takımın özelliklerine göre hazırlanmanız gerek, bunun üzerine çalıştık. Her zaman rakiplerimizin oyunlarını dikkate aldık. Çok sıkı çalıştık, rakibimizin de sıkı çalıştığını biliyoruz. Doğru hamleleri yapmamız gerekiyor, tüm futbolcularımız bazı zorlukları aşarak oynuyor. Arda, Hakan ve Kenan'la şu anda 100 dakikayı çıkarabileceklerini düşünmüyorum. Bununla alakalı kafamda bazı soru işaretleri var" değerlendirmesinde bulundu.
İtalyan teknik adam, gruptaki rakipler hakkında gelen bir soruyu, "Grubumuzda takımlar son derece dengeli, 4 takım da grup aşamasından başarıyla çıkmayı umut ediyor. İyi bir iş çıkaracağımıza inanıyoruz, elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Diğer maçlarda da çok önemli puanlar alabilirsiniz ama elbette ilk maç belirleyici olacak diye düşünüyorum. Galip gelmek takımımıza gelecekte önemli bir avantaj kazandıracaktır. Kendi maçımıza odaklanmamız gerek, rakipleri düşünmeden adım adım ilerlemeliyiz" şeklinde yanıtladı.


'Sonuç çabayla belirlenecek'

Vincenzo Montella, yetenekli oyunculara sahip olmalarının avantaj olup olmadığı yönündeki bir soruya, "Yetenek bu maç için belirleyici olabilir ama sonuç tüm takımın vereceği çabayla belirlenecek. Avustralya zihinsel olarak çok güçlü ve dayanıklı, top geldiğinde ne yapmaları gerektiğini çok iyi biliyor. Dayanıklı bir takım var karşımızda, her takım onlar gibi oynayamaz, kompakt bir oyun sergiliyorlar. Beslendikleri kontra ataklar var, bunları engellememiz ve bu tuzaklara düşmememiz gerekiyor. İki hazırlık maçı oynadık, iyi yaptığımız ve iyileştirmemiz gereken şeyler vardı, son 10 günde bunun üzerine çalıştık. Ofansif ve defansif anlamda hazırlık maçlarına göre daha iyi performans göstermeliyiz" cevabını verdi.
Kanada'da Türk taraftarların kendilerini büyük bir coşkuyla karşıladığını aktaran Montella, "Kanada'daki karşılamayı görünce kendimizi evde hissettik, birçok Türk taraftar vardı, yanımızda oldukları için çok teşekkür etmek istiyorum. Onları her yerde görüyoruz, her ne kadar konuşacak vakit olmasa da sevgilerini hissediyoruz. Vancouver çok güzel bir şehir, ilk kez burada bulunuyorum. Çok güzel bir saha ve stadyum var. Bütün koşullar iyi başlamamız için yeterli."


'Tabii ki bir baskı altındayız ama bunu yönetebiliriz'

Deneyimli teknik adam, Avustralyalı bazı oyuncuların, "Türkiye 24 yıldır Dünya Kupası'nda yok, biz deneyimliyiz, onlar panik yapabilir" yönünde yorumlar yaptıklarının söylenmesi üzerine, şöyle konuştu: "Ben de bu tür yorumlar okudum, doğru şeyler de söylediler. 24 yıldır Dünya Kupası'nda oynamadık, onlar 6 turnuvada bulundular, tecrübeleri var ama tüm takımları tecrübeli değil. Tabii ki bir baskı altındayız ama bunu yönetebiliriz. Baskı altında büyük maçlarda oynamış futbolcularımız var. Milli takımda olmak çok özel ama futbolcularıma şunu söylüyorum; 24 yıldır katılamamak bizim sorumluluğumuzun dışındaydı, biz bunu yapmadık, 24 yıl sonra buraya katıldığınız için bununla gurur duymalısınız. Kendi futbolunuzu oynayın ve bu anların tadını çıkarın."

Şartlar kolay değil

2026 Dünya Kupası'nda mesafelerin uzun olduğunun hatırlatılması üzerine Montella, "Almanya'da her şey daha kolaydı, ulaşım açısından yerimiz çok iyiydi. Seyahat süreleri de en fazla 2 saatti, burada durum çok farklı ama buna adapte olmalıyız. Maçtan sonra sabahın 5'inde geri döneceğiz, benim yaşımda insanların bu saatlere alışması kolay değil ama alışacağız. Almanya'da oynarken kendi evimizde gibi oynuyorduk, çok fazla orada yaşayan insanımız var, burada ne kadar olacak bilmiyorum ama eminim ki bizi güçlü bir şekilde destekleyecekler" açıklamasında bulundu.

İtalyan teknik adam, "Maçlarda verilen su araları hakkında ne düşünüyorsunuz? Avantaj mı, dezavantaj mı?" sorusunu, "Bazı maçları seyrettim, en çok ABD-Paraguay maçıyla ilgileniyorum ama burada olduğum için seyredemiyorum. Su araları ilave ara gibi oluyor, takımla konuşmak için iyi bir fırsat" şeklinde yanıtladı.

ABD, Paraguay'ı rahat geçti


 
ABD, FIFA 2026 Dünya Kupası'nda Türkiye'nin de yer aldığı D Grubu ilk maçında Paraguay'ı zorlanmadan geçti. Ev sahibi takım, baştan sona üstün olduğu maçı 4-1 kazandı.

13.06.2026 06:00:00 / Güncelleme: 13.06.2026 06:33:40
Haber Merkezi
 ABD, Paraguay'ı rahat geçti
 ABD, Paraguay'ı rahat geçti

FIFA 2026 Dünya Kupası'nda Türkiye'nin de yer aldığı D Grubu ilk maçında ABD ve Paraguay takımları, ABD'nin California eyaletindeki Los Angeles Stadyumu'nda (SoFi Stadyumu) karşı karşıya geldi. ABD karşılaşmayı 4-1 kazandı.



Maçta oldukça üstün oynayan ABD'nin gollerini 7. dakikada Damian Bobadilla kendi kalesine, 31. ve 45. dakikalarda Folarin Balogun, 90+8'de Giovanni Reyna kaydetti. Paraguay'ın golü ise 73. dakikada Prado'dan geldi.

Maçtan dakikalar
 
İki ekip de karşılıklı ataklarla maça başlarken ABD 7. dakikada öne geçti. Pulisic 2 rakibinden sıyrılıp soldan ceza sahasına girerek McKennie'ye pasını aktardı. Bu futbolcunun kale sahasına gönderdiği ortada Bobadilla ters bir vuruş yaparak topu kendi ağlarına yolladı: 1-0.
 
ABD öne geçmesinin ardından baskılarını daha da artırdı. 31. dakikada soldan savunmanın arkasına sarkan Pulisic, penaltı noktasına hareketlenen Balogun'a pasını aktardı. Bu futbolcu ayak içiyle meşin yuvarlağı kalecinin solundan ağlara gönderdi: 2-0.
 
ABD, 45+5. dakikada farkı 3'e çıkardı. Tillman'ın uzun pasına hareketlenen Balogun, 2 rakibinden sıyrılıp ceza sahası içinden sert bir şutla topu filelere yolladı: 3-0.
 
İlk yarı ABD'nin 3-0 üstünlüğüyle sonuçlandı.
 
İkinci yarı karşılıklı ataklarla başladı. ABD oyunu yavaşlatırken, Paraguay 73. dakikada golü buldu. Enciso'nun pasında ceza sahası içi sol çaprazında topla buluşan Mauricio, yerden vuruşla topu ağlara yolladı: 3-1.
 
Karşılaşmada son sözü Reyna söyledi. 90+8. dakikada topla buluşan futbolcu, ceza sahası içi sağ çaprazından ayağının dışıyla kalecinin sağından topu filelerle buluşturdu: 4-1.
 
Kadrolar
 
Hakemler: Danny Makkelie, Hessel Steegstra, Jan de Vries (Hollanda)
 
ABD: Freese, Freeman, Ream, Richards, Robinson, Dest (Dk. 72 Weah), Adams, Tillman (Dk. 82 Reyna), McKennie, Pulisic (Dk. 46 Berhalter), Balogun (Dk. 72 Pepi)
 
Paraguay: Gill, Caceres (Dk. 80 Velazquez), Gustavo Gomez, Alderete, Alonso, Diego Gomez (Dk. 80 Gamarra), Cubas, Bobadilla (Dk. 46 Mauricio), Almiron (Dk. 80 Sosa), Sanabria (Dk. 62 Arce), Enciso

Önce karantina, sonra Dünya Kupası!


 
Demokratik Kongo Cumhuriyeti Milli Takımı, Ebola karantinasını tamamlamasının ardından 2026 FIFA Dünya Kupası için ABD'ye geldi. 

13.06.2026 01:40:00
Haber Merkezi/AA
Önce karantina, sonra Dünya Kupası!
Önce karantina, sonra Dünya Kupası!

Demokratik Kongo Cumhuriyeti Milli Takımı, Ebola karantinasını tamamlamasının ardından 2026 FIFA Dünya Kupası için ABD'ye geldi. Ülkelerindeki Ebola salgını nedeniyle uygulanan 21 günlük zorunlu karantina sürecini tamamlayan takım kafilesi ABD'nin Houston şehrine ulaştı.

Karantina sürecini ABD makamları şart koşmuştu. Dünya ilk kez böyle bir karara tanıklık etti! Haydut ve vahşi devlet ABD, aldığı kararlarla Dünya Kupası'nı birçok hakeme, futbolcuya, özellikle de taraftara zehir etti.

Bosna-Hersek avantajı koruyamadı!

Toronto Stadyumu'nda oynanan ve Arjantinli hakem Facundo Tello'nun yönettiği heyecan dolu mücadelede taraflar sahadan birer puanla ayrıldı

13.06.2026 00:08:00
Haber Merkezi
Bosna-Hersek avantajı koruyamadı!
Bosna-Hersek avantajı koruyamadı!
Toronto Stadyumu'nda oynanan ve Arjantinli hakem Facundo Tello'nun yönettiği heyecan dolu mücadelede taraflar sahadan birer puanla ayrıldı.

Karşılaşmaya seyircisinin büyük desteğiyle başlayan Kanada, topa daha fazla sahip olan taraf olmasına rağmen hücumda üretkenlik sağlamakta zorlandı.

Maçın 21. dakikasında gelişen Bosna-Hersek atağında korner organizasyonu sonrasında Sead Kolašinac'ın asistiyle topla buluşan Jovo Lukić, şık bir kafa vuruşuyla topu ağlara göndererek Balkan temsilcisini 1-0 öne geçirdi. İlk yarı bu skorla tamamlandı.

İkinci yarıda teknik direktör Jesse Marsch'ın hamleleriyle vites artıran ev sahibi Kanada, baskısını iyice yoğunlaştırdı.



Mücadelenin 75. dakikasında oyuna dahil olan tecrübeli golcü Cyle Larin, sadece iki dakika sonra sahneye çıktı. Ismaël Koné ve Promise David'in hazırladığı pozisyonda ağları havalandıran Larin, 77. dakikada skora 1-1'lik dengeyi getirdi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca iki takım da turnuvaya birer puanla başladı.

Bu sonuçla birlikte ev sahibi Kanada, Dünya Kupası tarihindeki ilk puanını hanesine yazdırmış oldu.

Samsunspor'da sezonun ilk transferi Fatih Kaya

Samsunspor, sezonun ilk transferine imzayı attırdı. Kırmızı-beyazlı ekip, SV Wehen Wiesbaden'den santrfor Fatih Kaya ile 4 yıllık sözleme imzaladı.

12.06.2026 19:21:00
İhlas Haber Ajansı
Samsunspor'da sezonun ilk transferi Fatih Kaya
Samsunspor'da sezonun ilk transferi Fatih Kaya
Samsunspor, sezonun ilk transferine imzayı attırdı. Kırmızı-beyazlı ekip, SV Wehen Wiesbaden'den santrfor Fatih Kaya ile 4 yıllık sözleme imzaladı.

Geçsen sezonu 7. sırada bitiren Samsunspor, bu sezon transfere en uç noktadan başladı. Karadeniz temsilcisi forvet oyuncusu Fatih Kaya ile sözleşme imzaladığını duyurdu. Samsunspor'dan konu hakkında yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:



"Kulübümüz, santrfor mevkiinde görev yapan Fatih Kaya ile 3+1 yıllık sözleşme imzaladı. Futbol kariyerine Almanya'da başlayan Fatih Kaya; TSV Klein-Linden, VfB Gieen ve Mainz 05 altyapılarında forma giydikten sonra FC Ingolstadt'a transfer oldu. Profesyonel kariyerindeki yükselişini FC Ingolstadt formasıyla gerçekleştiren başarılı oyuncu, ardından Belçika ekibi VV St. Truiden ve Almanya temsilcisi SV Wehen Wiesbaden'de görev yaptı. Geride kalan sezonda SV Wehen Wiesbaden formasıyla 41 resmi karşılaşmada 14 gol ve 6 asistlik performans sergileyen Fatih Kaya, takımının hücum hattındaki en önemli isimlerinden biri oldu. Güçlü fiziği, mücadeleci karakteri ve gol yollarındaki etkinliğiyle dikkat çeken Fatih Kaya'nın, kırmızı-beyazlı armamız altında önemli başarılara imza atacağına inanıyoruz."

Almayan 3. Lig ekiplerinden SV Wehen Wiesbaden transfer edilen 26 yaşındaki ve 1,83 cm boyuncaki Fatih Kaya geçen yıl 37 maçta 13 kez fileleri sarsmıştı. Şimdiye kadar 223 resmi mücadele forma giyen Kayan bu maçlarda toplam 50gol atma başarısı gösterdi.

Milli Takım, Arizona'daki son çalışmasını yaptı

2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki ilk maçında Kanada'nın Vancouver kentinde 14 Haziran'da Avustralya ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı, müsabaka öncesinde Arizona'daki kamp merkezindeki son çalışmasını yaptı

12.06.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
Milli Takım, Arizona'daki son çalışmasını yaptı
Milli Takım, Arizona'daki son çalışmasını yaptı
2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki ilk maçında Kanada'nın Vancouver kentinde 14 Haziran'da Avustralya ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı, müsabaka öncesinde Arizona'daki kamp merkezindeki son çalışmasını yaptı.

Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanın ilk bölümünde futbolcular, fitness salonunda ısınma ve bireysel program dâhilinde çalıştı. Milliler daha sonra sahada sürat ve taktik çalışmaları yaptı.



Kenan Yıldız bireysel idmanlara devam ederken; son bölümde de çift kale maç oynandı. Ay-yıldızlıların akşamki çalışmasını TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ve Genel Sekreter Abdullah Ayaz da izledi.

Ay-yıldızlılar, yarın yerel saatle 10.00'da Arizona'dan Vancouver'a yolculuk edecek.

A Milli Takım, Vancouver'daki Killarney Park'ta yerel saatle 18.30'da yapacağı antrenmanla Avustralya maçının hazırlıklarına devam edecek.

Taht oyunlarına karşı şah çekti

Yönetim içinde ultraAslan’ın çıkışıyla başlayan, Abdullah Kavukçu’nun liste dışı kalıp muhasip üye bile yapılamamasıyla tırmanan ve Ankara’daki protokol masası kavgasına kadar varan güç savaşları Galatasaray’ı derinden sarsıyor. Başkan Dursun Özbek’in önümüzdeki hafta radikal kararlar alması beklenirken, Liseli yöneticiler yönetimdeki bu kaotik "taht oyunlarına" karşı Ali Dürüst ile şah çekti.
 

11.06.2026 16:44:00
Haber Merkezi
Taht oyunlarına karşı şah çekti
Taht oyunlarına karşı şah çekti
Galatasaray'da seçim bitti ama yönetim kavgası bitmedi... muhalefeti olmayan Dursun Özbek yönetimi kendi içinde birbirine muhalefet olmaya başladı. Camia için yaşananlar "taht oyunları" krizi şeklinde değerlendirilmeye başlandı.






METİN ÖZTÜRK KRALLIĞINI İLAN ETTİ

Süreç ortaya seçimden hemen sonra ultraAslan'ın liderinin bazı yöneticilere sert bir şekilde "ayar vermesiyle" çıktı. Bu olayın hemen ardından yönetim içindeki dengeler değişti. Seçim döneminde Dursun Özbek'in başkan vekili olmasına kesin gözüyle bakılan Abdullah Kavukçu, yaşanan liste içi operasyonlar ve çekişmeler sonucunda muhasip üye bile olamadı.






ANKARA'DA SKANDAL MEYDANA GELDİ

Bu durum kulislerde ciddi bir kırılmaya yol açarken, İkinci Başkan Metin Öztürk'ün, Dursun Özbek sonrası dönem için şimdiden "doğal başkan adaylığını" ilan ettiği gibi bir hava oluştu.

Yönetim içindeki ego ve makam savaşları, Ankara Galatasaraylılar Derneği'nde düzenlenen resmi bir yemekte zirve yaptı. Başkan ve eşlerinin de bulunduğu masada yaşanan skandal çok ses getirdi.






GALATASARAY ADA'SINDA DA OLDU

Benzer bir huzursuzluk daha önce de Galatasaray Adası'nda düzenlenen kahvaltıda da baş göstermişti. Yönetim içerisindeki bu kaotik ortamı ve idari boşluğu dağıtmak isteyen Galatasaray Lisesi mezunu (Liseli) bazı yöneticiler ise formülü eski bir isimde buldu.






ALİ DÜRÜST FORMÜLÜ MASADA

Liseli kanadın, futbol şubesinin başına camianın ağırlığı olan isimlerinden Ali Dürüst'ü getirmek istediği yüksek sesle konuşulmaya başlandı.

Planlanan senaryoya göre Dürüst; hem futbolun başında Kemerburgaz'da tam yetkili olacak hem de kulübün basın sözcülüğü görevini üstlenerek yönetimdeki çok sesliliğe son verecek.






BAŞKAN ÖZBEK SESSİZLİĞİ SEÇTİ

Tüm bu kavgaların, dedikoduların ve taht oyunlarının merkezinde yer alan Başkan Dursun Özbek ise şu anda tamamen sessiz kalma stratejisini uyguluyor. Son olarak Sabah gazetesine verdiği röporatajda da böyle bir olay hiç yokmuş gibi davrandı. Her şeyi yakından izleyen, gözlemleyen ve not eden Özbek'in, yönetimdeki bu disiplinsizliğe ve klikleşmeye karşı önümüzdeki hafta radikal bir karar alması ve duruma el koyması bekleniyor.

Guirassy için kritik zirve

Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım döneminin transfer listesinde olduğu iddia edilen Borussia Dortmund’un yıldızı Serhou Guirassy için Almanya’da kritik bir gelecek zirvesi gerçekleştirildi. Dortmund yönetiminin tam kadro katıldığı toplantıda, Gineli golcüye takımdaki yeni rolü ve taktiksel değişim detaylı bir sunumla aktarıldı.
 

11.06.2026 13:02:00
Haber Merkezi
Guirassy için kritik zirve
Guirassy için kritik zirve
Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım yönetiminin ilk transfer hamlesi olacağı iddialarıyla gündeme gelen Dortmund'un golcü oyuncusu Serhou Guirassy için Almanya'da kritik bir zirve gerçekleştirildi.

Alman gazeteci Patrick Berger'in Sky transfer güncellemesinde paylaştığı detaylara göre; tatile çıkmadan hemen önce Dortmund'da bir araya gelen taraflar, oyuncunun kulüpteki geleceğini masaya yatırdı. Toplantıda Dortmund CEO'su Lars Ricken, sportif direktör Ole Book ve teknik direktör Niko Kovac da hazır bulundu.






DORTMUND YÖNETİMİ TUTMAK İSTİYOR

Yönetim ve teknik heyet, 30 yaşındaki golcü oyuncuyu takımda tutma konusundaki güçlü isteklerini yineledi. Dortmund'un yeni sezon transfer planlamasında Guirassy'yi merkeze koyduğu ve oyun planını tamamen Gineli yıldıza daha uyumlu hale getirmeyi hedeflediği anlatıldı. Toplantıda, oyuncuya takımın gelecekteki taktiksel değişimi ve kendisine nasıl alanlar yaratılacağı detaylı bir sunumla aktarıldı.






NET BİR KARAR ALINMIŞ DEĞİL

Dortmund cephesinin bu hamlesine rağmen yapılan kritik görüşme henüz kesin bir nihayete bağlanmış değil. İddialara göre, Guirassy transferinde net kararların verilmesi için önümüzdeki haftaların ve Dünya Kupası sürecinin beklenmesi gerekecek. Tüm taraflar, piyasa koşullarına ve önümüzdeki dönemin getireceği şartlara göre durumun netleşeceği fikrinde birleşti.






FENERBAHÇE HABERLERİ SÖYLENTİ İDDİASI

Oyuncunun adı sarı-lacivertlilerin başkanlık seçim süreciyle yoğun bir şekilde anılmıştı. Ancak Dortmund kaynakları, bu iddiaların kampanya döneminin getirdiği bir hareketlilikten ibaret olabileceğini belirterek söylentilere temkinli yaklaştı.






TOTTENHAM VE ASTON VILLA DA VAR

9 numara arayışında olan Tottenham ve Aston Villa gibi Premier League ekiplerinin de Guirassy'nin durumu hakkında kulübüyle ön görüşmelerde bulunduğu biliniyor. Yıldız golcü için Suudi Arabistan kulüplerinden ciddi bir ilgi ve teklifler olsa da Guirassy kariyerine bu bölgede devam etmeyi kesin bir dille reddetti.






ÖNÜMÜZDEKİ HAFTALARDA DA KONUŞULACAK

Şu an için Borussia Dortmund cephesi oyuncusunu bırakmak istemediğini net bir şekilde göstererek temkinli bir nefes alsa da, dev kulüplerin radarında olan Guirassy'nin geleceği önümüzdeki haftalarda da futbol gündemini meşgul etmeye devam edecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.