logo
08 AĞUSTOS 2026

"Kaleci Yaşar'dım, kova Yaşar odum"

Fenerbahçe'nin ve Türk futbolunun efsane kalecilerinden Yaşar Duran, 8-0'lık İngiltere maçının içinde kanayan bir yara olduğunu söyledi. 

02.01.2017 00:00:00
 
Fenerbahçe'nin ve Türk futbolunun efsane kalecilerinden Yaşar Duran, 8-0'lık İngiltere maçının içinde kanayan bir yara olduğunu söyledi. 
Fenerbahçe, Malatyaspor ve Sarıyer formalarını giyen, 1980 ve 1990'ların ilk dönemine damga vuran kaleci Yaşar Duran TFF'nin Tam Saha dergisine konuştu. 8-0 kaybedilen İngiltere maçıyla anılmaktan dolayı kırgınlık yaşayan Yaşar Duran, futbol hayatını ve antrenörlük günlerini anlattı. Futbola Ankara Altındağspor'da başlayan ve ardından Gaziantepspor'a transfer olan Duran, "Gaziantepspor'u 1. Lig'e biz çıkardık, şampiyon olduk. 17 yaşında gittim Gaziantepspor'a ve oynamaya başladım. İki sezon oynadım orada. 1981-1982 sezonunun başında da Fenerbahçe'ye geldim. 2. Lig'deyken A Milli Takım'a seçildim. Bu Türkiye'deki ilklerdendir. Pek bilmiyorum bunu başaran var mıdır? O zaman Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, Fenerbahçe ağırlıklı bir takım vardı. 2. Lig'den Milli Takım'a seçilmek parmakla gösterilecek bir olaydı. İlk gittiğimde Fatih Hoca, Mustafa Denizli Hoca, Şenol Hoca as oyunculardı. 1979 yılında rahmetli Sabri Kiraz Hocamız beni aldı Milli Takım'a. Türkiye'de en fazla Milli Takım'a giden oyunculardan biriyim. Yıl olarak 12. Ama sayısal olarak en az milli olan kalecilerden birisiyim. O dönem çok maç yoktu. Yabancı ülkelerden özel maç teklifi bile gelmiyordu bize. Avrupa Şampiyonası olsun, Dünya Kupası olsun kolayca elenen bir takım hüviyetindeydik. Anadolu kulüplerinden Millî Takım'a seçilen oyuncuları, yönetimleri ya da başkanlar ödüllendirirlerdi. Para verirlerdi. Tabii bir ayrıcalık görüyorsun kendinde. O şehrin temsilcisi olarak Milli Takım'a seçilmek gurur verici. Ay-yıldızlı armayı taşımak herkese nasip olmuyor. Bugün İngiltere'de Wembley'de oynayamayan bir sürü oyuncu var. Çünkü Milli Takım oyuncuları oynuyor Wembley'de. Bunun gibi bir şeydi. Herkesin bir rüyası, hayaliydi." diyerek Milli Takıma nasıl seçildiğini anlattı.
FENERBAHÇE MACERASI NASIL BAŞLADI
Milli Takım'a seçilmesinin ardından transferin de gözdesi olan Yaşar Duran, birçok teklif aldığını ifade ederek, "O dönem dört büyüklerin haricinde Bursaspor ve Zonguldakspor da beni istiyordu. Ekonomik durumları çok iyiydi. Hepsi beni istiyordu. Tercihimi Fenerbahçe'den yana kullandım. Transfer hikayem de enteresandır. Fenerbahçe beni istiyor, diğer kulüpler de istiyor. Gazeteler de yazıyor. Bizim, Fenerbahçe ile maçımız vardı İstanbul'da. O maçta Fenerbahçe bize 4-0 yenilseydi küme düşüyordu. 1-0 galiptik. O zaman Gaziantepspor'da penaltıları ben atıyordum. 1-0 galipken penaltı oldu. Hocama, "Ben atmayayım. Adım Fenerbahçe ile geçiyor. Dedikodu olmasın" dedim. "Hayır, sen atacaksın" dedi. Atamadım ben penaltıyı. Kaleci Adem kurtardı. Fenerbahçe'nin o zamanki hocası Friedel Raush'du. Adem ile hocası saha içinde tartışma yaşadı. O dönemki Başkan Ali Şen beni ofisine çağırdı transferim için. "Niye atmadın penaltıyı?" dedi bana Ben de, "Atmak istedim ama atamadım sayın başkanım" dedim. O zaman geldi sarıldı, öptü beni. Ben gerçeği söylemiştim. Öyle gerçekleşti transferim. O zaman, şimdiki gibi Bosman kanunları yok. Bonservislerimiz kulüplere bağlıydı. İstedikleri gibi rakam talep edebiliyorlardı. O şekilde gerçekleşti transferim" diyerek Fenerbahçe macerasının nasıl başladığını anlattı.
7 yıllık Fenerbahçe kariyerinde birçok kupa kazandıklarını da ifade eden Yaşar Duran, "Fenerbahçe'ye gittiğinizde Anadolu kulüplerindeki gibi rahat bir ortam göremiyorsunuz. Çok odaklanmanız lâzım. Fenerbahçe camiası ikinciliği bile kabul etmiyor, sadece şampiyonluk istiyor. Biz de her iki senede bir şampiyon olduk. Bir dönem 5 kupayı birden aldık. Branko Stankovic döneminde 5 kupa aldık. Spor Yazarları, Donanma Kupası, Türkiye Kupası, Türkiye Şampiyonluğu, Cumhurbaşkanlığı Kupası Tabii çok güzel duygulardı. İleride gurur duyabileceğiniz başarılar bunlar. O zaman sizinle yaşayan arkadaşlarınız, aileniz, komşular; basında çıkan gurur verici yazılar yüreğinizi kabartıyor. İtibar görüyorsunuz. Bir ayrıcalık görüyorsunuz. Her ne kadar o ayrıcalıklı kişiliğiniz yoksa bile; o ayrıcalığı görmek istememenize rağmen böyle davranış şekilleriyle karşılaşıyorsunuz. Hoş şeyler bunlar. Dünyanın her yerinde böyledir. Sporcular, sanatçılar bu tip hareketlere layık kişiler. O zaman da üç kulvarda yarışıyorduk. Şampiyon olduğumuz sene Bordeaux'yu elemiştik. UEFA Kupası'nda yarışa devam ediyorduk. Türkiye Ligi var, bir de Türkiye Kupası var. Bunlardan kopmuyorduk. İyi de bir takımımız vardı. İyi arkadaşlığımız vardı. Arkadaşlık çok önemlidir. 5-6 kişi birden gezerdik. Belki hepsiyle samimi olmuyorduk ama hep birlikteydik. 29 sene Türkiye Kupası'nın alınmamasına tesadüf diyebilirim. Çünkü belki lige ağırlık verdi takım belki Avrupa'ya ağırlık verdi. Gruplara katılmayı garantilemek için yedek kadro çıktı. Bu yüzden 29 sene geçti" dedi.
"EN ÇOK PENALTI ATAN, EN ÇOK KURTARAN KALECİYİM"
Fenerbahçe'nin ardından Malatyaspor'a giden ve sonrasında da Sarıyer'e transfer olan Yaşar Duran, kendisinin en çok penaltı golü atan kaleci olduğunu söyleyerek, "O dönem Malatyaspor'un yönetimi çok güçlüydü. Türkiye'nin önemli oyuncularını transfer ettiler. Ünal Karaman vardı, Metin Yıldız vardı Galatasaray'dan Feyzullah, Oktay, Levent, Eren iyi futbolculardı. İlk sezonda ligi beşinci sırada bitirdik. İkinci sezonda üçüncü olduk ve Balkan Kupası'na katıldık. Ertesi sezon Malatyaspor'dan ayrıldıp Sarıyer'e geldim. Malatya'da iki yıl kaldım. Çok mutlu günlerim geçti. Hala efsane kadro diye anılıyor o kadro Ama ertesi sezon Brezilya'dan üç oyuncu geldi. Kaleci Carlos ve Eder, Brezilya Milli Takımı'nın banko oyuncularıydı. Ama küme düştüler. Sadece şöhretli futbolcu aldılar. İyi futbolcu demeyeyim; şöhret aldılar; küme düştüler. Sarıyer'e geldim. Sarıyer'de de aynı şekilde iyi bir kadromuz vardı. Rahmetli Selçuk Yula, Beşiktaşlı Fikret Demirel, Cem Pamiroğlu, Erdal Keser, Mustafa Yücedağ, Sercan Görgülü, Cengiz Güzeltepe, Osman Yıldırım Kadromuz müthişti. Erdi ile daha sonra Fenerbahçe'de buluşmuştuk. Sarıyer'de bir beşinci, bir üçüncü bitirdik ligi. Yine aynı başarıyı tekrarlamış oldum. Bir sezonda 12 penaltının, 8'ini kurtardım. Arşivlerde vardır bu Ben Türkiye'ni en çok penaltı golü atan ve en çok penaltı kurtaran kalecisiyim Şu anda Bursaspor'un kalecisi Harun 5 penaltı üst üste kurtardı ama rekorum daha geçilemedi. Bir sezonda diyorum düşünün 12 penaltının 8'ini kurtardım. 8-10 tane penaltıdan golüm vardır. Penaltı atmak, kurtarmaktan daha zordur. Çünkü neden? Atamayınca "Kaçırdı" deniyor. Ama kaleci kurtarınca, "Kurtardı" oluyor. Atmak bence daha zor. Penaltı atmayı iyi bilirdim. Küçükken oyuncu olarak başlamıştım futbola. Oradan ayak becerisine, topa vurma becerisine sahiptim. Bir de penaltı kurtarmanın sadece bir değil, 10-15 etkeni olduğunu sayabilirim size. Daha önce hangi köşeye atmış? Sağ ayakla mı atmış, sol ayakla mı atmış? Kaleciler onları yanıltmak için sağa gider gibi yapar sola gider; sola gider gibi yapar sola gider yine Bazıları bakarak atar. Bazıları bakmadan vurur. Bazıları ayağının içini gösterir, son anda bileğini kıvırır. Bunların hepsi analiz ediliyor; edilmeli de bir kaleci tarafından Atanın da bu şekilde kaleciyi analiz etmesi lazım. Tamamen atanın ve kalecinin hissiyatları ön plana çıkmalıdır" diye konuştu.
"KALECİ YAŞAR'DIM, KOVA YAŞAR OLDUM"
8-0 kaybedilen İngiltere maçının kendisi için kanayan bir yara olduğunu ifade eden Yaşar Duran, "Çok üzgünüm bu konuda TV kanallarında, gazetelerde, röportajlarda benimle ilgili, "Ne kadar kendisiyle barışık" ifadelerini kullanıyorlar. Sağ olsunlar. Zaten öyle birisiyim. 23 yıllık futbol kariyerimde 5 şampiyonluğum var. Cumhurbaşkanlığı Kupaları var, Türkiye Kupaları var, en az gol yiyen kaleci unvanım var. En çok penaltı atmış, en çok penaltı kurtarmış, ilk Dünya Karması'na çağrılmış oyuncuyum Askerdim gidemedim. İsa gitmişti 2. Lig'den Milli Takım'a seçilmişim. Bunlar benim kariyerim. Bunların hepsi evimde kupalarım ve albümlerimde sabit. Ama duvarda. İnsanların zihniyetinde kalan tek şey İngiltere maçı Ben o İngiltere maçında çok kişiyi kurtardım. Başta federasyonu Başta antrenörü Başta futbolcu arkadaşlarımı Hepsini ben kurtardım. Fatura olduğu gibi bana çıkartıldı. Her şey bana yıkıldı. Tabii sağ olsun gazeteci arkadaşlar da bana hemen "kova" damgasını vurdular. Esasında kova bana değil, kalecilere ait genel bir tabirdir. Beklere de "Koridor oldu" derler. Benim lakabım kaleci Herkes telefonuna "Kaleci Yaşar" diye yazar. Şimdi Ahmet, Mehmet deniyor kalecilere Volkan, Muslera olarak geçiyor. Ama ben Kaleci Yaşar'dım Ama bu kova damgasını yiyeli 32 sene geçti. 1984 yılıydı. Şimdi adam 30 yaşında, 7-8 yaşındaki oğluna diyor ki; "Bu amcanı tanıdın mı? Fenerbahçe'de oynadı, Milli Takım'da oynadı ama 8 gol yedi." Böyle bir tanıştırma şekli Bu telefonda da böyle. Telefonun diğer ucunda insanlar benimle konuşurken, "Kova Yaşar" diyor Bunlar üzücü şeyler Bunlar bende yara 23 sene top oynamışım. Hayatım topla geçti. 23 sene oyunculuk Antrenörlüğü de koyarsanız 50 yıldır bu işin içindeyim. Bu işten emekli oldum. Hala sürdürüyorum bu işi Seviyorum Hayatımız futbol Futbolun içinde bir hayat oldu. Ben bundan itibar gördüm. Ben bundan evlendim. Ben bundan paralar kazandım, çocuklarımı okuttum. Bir meslek; güzel bir meslek Günde 2.5 saatini ayıracaksın. Ama şimdi mesailer 8-10 saat Eskiden meslek değildi. Kız vermezlerdi bize Şimdi meslek. Herkes ya topçu, ya popçu olmak istiyor. Sağlıklı bir yaşam içindesin. Para kazanıyorsun. Kendine ayıracağın çok zaman var. 1969-1970 sezonunda amatör olarak Ankara'da bana lisans çıktı. Dışkapı'da, 19 Mayıs Stadı'nın altında küçük odalar vardı. Kulüp takımları orada soyunur ve sahaya çıkardı. Elimde annemin verdiği filenin içindeki eşofmanlarla yürüye yürüye giderdim. En az 5 kilometre yürürdüm. İdman biterdi; küçük olduğumuz için soyunma odasını biz yıkardık. Saçımız ıslak eve giderdik. Üç sene böyle geçti Ankara'da Gaziantep'e geldiğimde üçüncü kaleciyim. 17-18 yaşındayım. Takımın en küçüğüydüm. İdmanda canı sıkılan, yorulana kadar bana şut atardı. İdman sahası toprak. Vücudumuzun her tarafı yara-bere içinde oluyordu. Yorulana kadar çalıştırırlardı bizi. "Çay söyle bana Ceketimi getir Kramponumu al" Bu tip istekleri de vardı. Ayakçılık yapardık. Para yok. Annem rahmetli Ankara'da oturuyor. Ona bakmam lazım. Okulu lisede bırakmışım. "Başaracağım" dedim. Evden 1 lira harçlık alırken Gaziantep'e gittiğimde 15 bin lira para koydum cebime. Nasıl seviniyorum. Hemen ağabeyimle teyp aldık bin liraya Bir kulaklık onda, biri bende 12 saat teyp dinleyerek Ankara'ya geldik. Şartlar bu Malzeme sıkıntısı var kulüplerde. O zaman lojmanımız Gaziantep'in dışındaydı. Kulüpte yemek çıkmazdı. Otobüslerle giderdik deplasmanlara. Otobüsün arasında yatarak giderdik maçlara Çok zor şartlardı. Benim bir resmim var. Çamurdan bir tek gözlerim gözüküyor. Böyle sahalarda çalıştık" diye konuştu.
"BENİ GALATASARAYLISI, BEŞİKTAŞLISI VE TRABZONSPORLUSU HEP SEVDİ"
Eskiden statların şimdiye oranla çok daha kötü olduğunu dile getiren Yaşar Duran, "Adana'ya Spor Yazarları Kupası'na gittiğimiz zaman ışıklandırmalı sahada oynuyoruz diye sevinirdik. 3-4 takım TSYD Kupası'nda oynuyorduk. O ışığın altında oynamak bizi acayip motive ediyordu. Acayip havaya giriyorduk. İyi oynamak için elimizden geleni yapıyorduk. Büyük sahalara gittiğimizde en iyi oyunumuzu oynardık. Çünkü futbolcular bunlara layık. İyi sahalarda oynamalılar. Futbolcunun bir defa meslek sevgisinin olması lazım. 18 yaşında Milli Takım'a gelen arkadaşlar var. Bir 18 daha oynasan 34-35 Kalecinin 38 Akıllı olacak. Şu anki şartlar sülalesini kurtarır. İyi bir yatırımla kurtarır. İyi bir yaşam koçu seçmeli Bu abisi olur, babası olur, güvendiği bir büyüğü olur Parasını da iyi değerlendirirse ömür boyu rahat eder. Bizim dönemimizde inanın eğitim eksikliği de çoktu. Ben futbolu bıraktım; kaleci antrenörüm hiç olmadı. Şimdi bu kadar güzel ortam; her şehrimizde artık statlar muazzam. Şehirlerdeki sosyal yaşam güzel. Ha İstanbul, ha Hakkari Bir antrenör ve futbolcu olarak yaşam aynı olmalı. Ev, idman sahası O kadar Başka ne yapacak? İstanbul'da oturan en fazla biraz denizi görür. Şimdi artık oyuncuları 09.00'da çağırıyoruz; akşam yemeğine kadar orada tutuyoruz. Tesisler olsun, malzeme olsun her şey müthiş gelişme içinde. Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri muazzam. Buranın eski halini biliyorum. Şimdi 6 tane saha var. Teknik direktörlük kursuna burada katılıyorum. Yani futbolcu sadece işine odaklanacak. Ailesiyle düzgün bir yaşantısı olacak ve 35 yaşına kadar böyle yaşayacak. Buna katlanmayacak, zevkle yapacak. Çünkü günde 2 saat ayırıyor. Sadece 2 saat. Çift idman olsa, ki haftada iki gündür; 4 saat 20 saat kendisine kalıyor. Günü 3'e bölmeli 8'er saatten İşi, uykusu, sosyal hayatı. Şimdi her şeyin bir zorluğu var. Ne diyorlar? Bütün futbolcular o dönem fakir aile çocuklarıydı. Şimdi değişti. Zengin aile çocukları da futbol oynuyor. Ama o zaman çocukların başka kurtuluşu yoktu. Mahallede top oynuyordu. Abisi, büyüğü elinden tutup takıma yazdırıyordu. Anneler-babalar futbola karşıydı. Biz de kaçak oynardık. Ayakkabımız yırtılırdı, babamız kızardı. Annemiz çamaşırdan sebep kızardı. Sosyal aktivite yoktu. Şimdi telefonlar çıktı en başta Oyunlar çıktı Tamamen teknolojiye dayandı her şey Nasihat vermek ve söylemek çok önemli. 17-18 yaşındaki çocuk algılamıyor. O zamanki parayla şimdiki para arasında çok büyük fark var. Bu çevreyle de ilgili. Eğer benim çevremde akıllı, beni yönlendiren arkadaşlar edinmezsem olmaz. Bakar, onun yatırımı var; oraya meyillenir. Ama arkadaşları kötüyse parasını tutamaz Herkesin bir yaşam koçu olmalı. Şimdi tabii menajerlerle yaşam koçunu ayrı tutalım. Yaşam koçu babası, abisi, öğretmeni olur. Bizler çocuklarımıza kötü bir şey öğretemeyiz ki Baba sigara içiyordur; "Sigara içme oğlum" der. Para kaybetmiştir, "Paranı tut oğlum" der. Benim yöneticilerle ilişkilerim de farklıydı. Bir kişi haricinde hayatımda kimsenin ofisine gitmedim. Sadece rahmetli Hüsnü Çil'in yazıhanesine gittim. Grundig'in Genel Müdürü'ydü. O da yalnız gitmedim, 2-3 arkadaş gittik. O huyum yoktur. İdarecilerin ofislerine gideyim, sohbet edeyim. Yapan arkadaşlar vardır. Olabilir. Benim hiçbir gazeteciyle hiçbir şekilde bir alışverişim olmadı. Kimseyle ne kavgam oldu ne başka bir şey. 23 senelik futbol hayatımda 2 sarı, 1 kırmızı kartım var. Kırmızı kartta da yanlış atıldım. Sarı olması gerekirken kırmızı oldu. Federasyon bu yanlışı düzeltti sonra. Yani top oynadım, kazanınca sevindim; kaybedince üzüldüm. Futbolu bıraktım. Fenerbahçeli Yaşar olarak hala itibar görüyorum. Hoşuma da gidiyor. Kulübüm hakkında kötü konuşan birisini konuşturmadım. Kendim de konuşmadım. Şöhretten çok sevilmek önemli. Beni Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı ve Trabzonsporlusu hep sevdi. Her zaman hissettirdiler bunu. Benim için sevilmek önemli. Hangi şehre gittiysem bunu gördüm. Bu benim çok hoşuma gitti." dedi.
"ESKİDEN BOSMAN KANUNLARI YOKTU"
Fenerbahçe'ye yüksek bir bonservisle geldiğinin altını çizen Yaşar Duran, "Ben Fenerbahçe'ye geldiğimde Türkiye rekoru ile geldim. Ama o zaman Bosman kanunları yoktu. Rakam olarak Gaziantepspor benden 27 milyon lira bonservis bedeli kazandı; bir de İstanbul'da yapılan özel maçın hasılatını aldı. Ben de bir ev aldım Kurbağalıdere'de Bir de araba aldım. Biraz akrabalarıma dağıttım; para bitti. Biz o zaman araba konuşurduk. Şimdikiler çiftlik konuşuyor. 100 dönüm, 200 dönüm Yat konuşuyorlar, kat konuşuyorlar. 3 milyon Euro'dan aşağı imza atan kaleci yok neredeyse Aynı şey değil. Ben de o dönem Fenerbahçe ve Milli Takım kalecisiydim. Şimdi oynayanlar da çok yetenekli. Arz-talep meselesi. Onlar istiyor, öbürleri de veriyor. 1990'dan sonra bu rakamlar arttı. Hatta İstanbulspor'u ve Adanaspor'u alan Cem Uzan başlattı diyebilirim bu rakamları. Baya büyük bir sektör oldu dünya çapında Kıyaslama açısından sorduğunuzda rakamlar çok farklı. O dönem bize de imrenen vardı. Beni gazeteler yazdı. 27 milyon liraya ne alınır dediler. Ama ben almadım ki Kulüpler aldı. Ben bir ev aldım, bir araba aldım, para bitti diyorum. Şimdi öyle değil. 3 milyon Euro'ya neler alınır? İstediğin kadar harca. Eskiden medya da çok farklıydı. Ben hiçbir zaman soğuk bir insan olmadım. Ama şöyle düşündüm. Ben iyiysem iyi yazacak, kötüysem kötü yazacak dedim. Kimsenin ofisine gitmedim. Bu yüzden bana kızanlar da oldu. Ama o zaman gazetecilikte antrenmana çocukları gönderiyorlardı. Fotoğraf çekiyordu o çocuk. Editör de altını dolduruyordu. Bakış açısı farklıydı. Acımasızca eleştiriler vardı. Şimdi öyle değil. Neden? Şimdiki gazeteciler de kendilerini geliştirdi. Onlar da Hollanda'daki, Almanya'daki gazeteciler neler yazıyorlar diye bakıyor. Asparagas haber fazla yok. Ama ben tahmin ediyorum ki gazetecilik okullarında "Futbol nasıl yazılır?" diye bir ders yok. Herkes kafasına göre yazıyor" ifadelerini kullandı.
MİLLİ TAKIMIN GÜNÜMÜZDEKİ DURUMU
Milli Takım'ın şu anki durumuyla ilgili olarak da konuşan Yaşar Duran, "Benim zamanımda Milli Takım'la maça giderken, "2-0'a razıyız" diyen arkadaşları görüyordum. Uçaktasın, takım arkadaşın, "3 olur; 4 olmasın" diyor. Üzülüyordum. Böyle bir zihniyette maça çıkan futbolcunun başarısı ne olur? Tamamen tesadüfe kalır. Şerefli mağlubiyetler olur. Ama sonradan cesur antrenörler çıktı ülkemizde Başta Fatih Hoca Kazanmanın, yenmenin ne olduğunu anlattı. Futbolculara ağabeylik yaptı. Bunlara Şenol Hoca, Mustafa Hoca da dahil. Onların çok katkısı var. Fatih Hoca, kampa Amerikalıları getirdi. Turnuvalar oynattı. Özgüven verdi. Gençlere önem verdi. Bugün yöneticiler de kendilerini yeniledi federasyonda Bugün bütün takımlara bakın, şehirlere bakın, yönetimlere, tesislere bakın Muazzam statlar, muazzam tesisler. Artı yayıncı kuruluş rakamları çok yükseldi. İlerlemek için imalat lazım. Üretkenlik olması lazım. Bu üretkenliği Fatih Hoca iş başındayken çok ilerlettik. Ben 1994 mezunuyum. İlk kaleci antrenörlerinden biriyim. Kaleciler yalnız adamlar. Diğer oyuncular kaçırabilir, yanlış pas atabilir. Kaleci skor adamıdır. Yediği zaman tabela değişiyor. Onun için her zaman iyi bir psikoloğa ihtiyacı var. İyi psikolog kimdir? Başta çocuğudur Aile yaşantısıdır. Karısıdır, babasıdır, annesidir, kardeşidir Sonra hocasıdır. Yani kaleci antrenörü; "Hadi aslanım Olabilir. Yiyebilirsin sen bu golü. Sen çok kurtardın bizi. Devam et. Biz sana güveniyoruz" demelidir. Programlı antrenmanları da yaptırırlarsa kaleci yenecek golü yer; yenmeyecek olanı yemez. Kendine özgüveni oluşmuştur. Arkadaşları da "Yaşar bunu yemez, çaprazdan yemez" diye düşünür. Her zaman başarılı olurlar. Bizim zamanımızda yoktu ama bizden sonra da olmayacak diye bir şey yok. Ben de bunların öncülerinden biriyim. İşimi de seviyorum. Bildiğin işi yapacaksın. Bu ticarette de böyle. Bardak satarken deri işine girersen iflas edersin. İdolüm olan kaleciler var. Brezilya Milli Takımı'nın kalecisi Felix Çok az seyrettim. Sepp Maier, Dino Zoff Hatta Lev Yaşin'le tokalaşma şansına da eriştim. Ama seyretmedim Son zamanlarda Juventus'un kalecisi Buffon'u beğeniyorum. Türkiye'de şu anda milli kaleciler çok formda. Volkan Babacan, Volkan Demirel, Onur Kıvrak çok formda. Beşiktaşlı Tolga Zengin çok iyi kaleci Yabancı olarak Muslera Geçen sezon Serkan Kırıntılı çok formdaydı. Konumuz kalecilik. Yabancı kalecilik var evet ama hepsi de iyi kaleci değil. Birkaç ismi kenara koyarsak iyi değil. İtalya'da bir ara yabancı kaleci yasağı vardı. Bu yasak Türkiye'de de uygulanabilir." diye konuştu. Galatasaraylı Tarık Hodziç'in kendisine çok şansı tuttuğunu da ifade eden Duran, "Gol kralı olmuştu. Sonrasında Sarıyer'e gitmişti. Sarıyer'e karşı oynadığımız bir maçta, "Hocam beni oynat, Yaşar'a şansım tutuyor" demiş Hocası da oynatmış. Seremonide yan yana giderken "Kardeş bugün sana iki tane" dedi Ben de, "Eskidendi o" dedim. Attı o gün iki tane Vardı şansı tutan oyuncular. Benim de şansımın tuttuğu oyuncular vardı. Onlar da bana atamazlardı. Ben kimlerle oynadım Hiç korkmadım. Sokrates'lere karşı oynadım. Bir tek Platini yoktu; Bordeaux maçında oynadım. Tigana'lar vardı. Korkum yoktu. Güzel gol atmışsa, "Helal olsun" demişimdir. Çünkü ben bir maçı 270 dakika yaşarım. Maçtan önce rakibimi göz önüne getirirdim. 90 dakika maç oynardım. Maç sonu da, "Ne yaptım" diye düşünürdüm. Korkum yoktu ama beğendiğim çok oyuncu vardı." diyerek sözlerini noktaladı

Samsunspor'da 8 oyuncu gitti, 7 oyuncu geldi

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor'da bu transfer döneminde 8 oyuncuyla yollar ayrıldı, 7 yeni transfer takviyesi yapıldı.

08.08.2026 13:18:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:20:42
İhlas Haber Ajansı
 
Samsunspor'da 8 oyuncu gitti, 7 oyuncu geldi
Samsunspor'da 8 oyuncu gitti, 7 oyuncu geldi
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor'da bu transfer döneminde 8 oyuncuyla yollar ayrıldı, 7 yeni transfer takviyesi yapıldı.

Samsunspor, Süper Lig'e çıktığı ve Avrupa'ya gitme başarısı gösterdiği kadronun iskeletini oluşturan birçok oyuncuyla bu sezon yollarını ayırdı. Özellikle stoperin vazgeçilmez ikilisi Lubo Satka ve Rick van Drongelen ile birlikte orta sahanın bel kemiği Olivier Ntcham, kaptan Zeki Yavru, orta sahanın dinamosu Carlo Holse ve Fenerbahçe'den kiralanan kaleci İrfan Can Eğribayat'ın takımdan ayrılması kadronun eksilmesine neden oldu. Karadeniz temsilcisi, bu ayrılıklardan Drongelen ve Holse'nin satışından ise kulüp satış rekorları kırarak hatırı sayılır bir gelir elde etti.



Giden oyuncuların yerine ise yerli futbolcular veya potansiyeli yüksek yabancı oyunculara transfer edildi. Drongelen yerine Polonyalı sol stoper Ivan Drapinski (22), Satka yerine İtalyan sağ stoper Gabriele Guarino (22), Holse yerine Malili Antoine Sekongo (22), Ntcham'ın yerine İskoç Elliot Watt (26) transfer edildi. Ayrıca Türk pasaportlu gurbetçilerden Bilal Beyazıt (27), Samed Onur (24) ve Fatih Kaya (27) da kadroya dahil edildi.



Gelen ve giden transferlerin yanı sıra kiralıktan dönen oyuncular da kadroya katıldı. İsveçli kanat forvet Richie Omorowa, Arnavut kanat oyuncusu Arbnor Muja, kaleci Taha Tosun ve sağ bek Mustafa Haluk Tan da geçen sezon kiralık olarak forma giydikleri takımlardan ayrılarak Samsunspor kadrosuna katıldı.

Öte yandan hali hazırda kadroda bulunan oyunculardan Toni Borevkovic, Ali Badre Diabate, Cherif Ndiaye, Marius Mouandilmadji, Arbnor Muja, Richi Omorowa gibi oyuncuların durumunun ise gelen trasnfer teklifleri ve yeni transferin durumuna göre netleşeceği öğrenildi.

Venezuelalı golcü Ramirez, Çorumspor'da

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çorum FK, Venezuelalı santrfor Jesus Ramirez ile 3+1 yıllık sözleşme imzaladı

08.08.2026 10:37:00
İhlas Haber Ajansı
 
Venezuelalı golcü Ramirez, Çorumspor'da
Venezuelalı golcü Ramirez, Çorumspor'da
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çorum FK, Venezuelalı santrfor Jesus Ramirez ile 3+1 yıllık sözleşme imzaladı.

Trendyol Süper Lig'in yeni ekiplerinden Çorum FK, Portekiz temsilcisi CD Nacional'da forma giyen 26 yaşındaki golcüyü transfer ettiğini duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada, Jesus Ramirez ile 3+1 yıllık sözleşme imzalandığı belirtildi.



Açıklamada, "Venezuelalı santrfor Jesus Ramirez, ülkesinin Estudiantes de Merida kulübünün altyapısında yetişmiştir. Kariyerinde Estudiantes de Merida, Veracruz, Coquimbo Unido, Audax Italiano, Atlatico Morelia, Martimo, Vitria SC ve CD Nacional formaları giyen Ramirez, Venezuela A Milli Takımı'nda da görev almıştır.

Güçlü fiziği, hava toplarındaki etkinliği ve golcü kimliğiyle dikkat çeken Ramirez, kariyerini artık kırmızı-siyahlı formamız altında sürdürecektir. Arca Çorum FK ailesine hoş geldin Jesus Ramirez. Kırmızı-siyahlı formamız altında başarılı bir kariyer diliyoruz" denildi.

Transferi Mourinho engelledi


 
Real Madrid forması giyen Brahim Diaz'ın adı hem Galatasaray, hem Fenerbahçe, hem de Beşiktaş'la anılıyordu. Ancak La Liga temsilcisi, oyuncuyla yeni sözleşme konusunda anlaştı. Bu hamlenin arkasında ise Mourinho var.

08.08.2026 06:25:00
Haber Merkezi
 
 Transferi Mourinho engelledi
 Transferi Mourinho engelledi

Real Madrid'le sözleşmesinin son senesine giren Brahim Diaz'ın adı İstanbul ekipleriyle anılıyordu. Ancak Faslı yıldızla ilgili son kararı Teknik Direktör Mourinho verdi. Portekizli çalıştırıcı, yönetimle görüşme yaparak Diaz'ın mukavelesinin uzatılmasını istedi. 27 yaşındaki futbolcuyla kişisel şartlarda anlaşma sağlandı. Diaz'ın yeni sözleşmesi 30 Haziran 2029'a kadar sürecek. Ayrıca kontratta +1 yıllık uzatma opsiyonu bulunacak (çift taraflı). Aslında işlerin bu noktaya geleceği daha önceden belliydi. Çünkü Faslı oyuncu, Madrid'de kalmak istiyordu.

İstanbul ekipleri ise şu anda mecburen farklı adreslere yöneldi. Mourinho'nun kararı olmasaydı, Diaz satılacaktı. Ve oyuncunun sözleşmesi 30 Haziran 2027'de biteceği için transfer daha uygun şartlarda tamamlanabilirdi. Bu dosya şu anda Türkiye açısından kapanmış gibi gözüküyor.

Kayserispor'a müjde

Kayserispor Başkanı Ali Çamlı, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, transfer yasağına esas teşkil eden dosyalara ilişkin sürecin tamamladığını söyleyerek, "Kulübümüz transfer yasağı resmen kalkmıştır" dedi

07.08.2026 19:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kayserispor'a müjde
Kayserispor'a müjde
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, transfer yasağına esas teşkil eden dosyalara ilişkin sürecin tamamladığını söyleyerek, "Kulübümüz transfer yasağı resmen kalkmıştır" dedi.

Kayserispor Başkanı Ali Çamlı'nın transfer yasağının kalkmasıyla ilgili sosyal medyadan yaptığı açıklama şu şekilde:



"Kulübümüz hakkında FIFA tarafından geçmiş dönem borçlarına ilişkin uygulanan geçici transfer yasağına konu olan tüm yükümlülükler kulübümüzce yerine getirilmiştir. Söz konusu transfer yasağına esas teşkil eden FIFA nezdindeki tüm dosyalara ilişkin süreçler tamamlanmış olup, kulübümüzün transfer yasağı resmen kaldırılmıştır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."

Paris Saint-Germain ile Aston Villa Süper Kupa için karşı karşıya

Geçtiğimiz sezonun UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Paris Saint-Germain ile UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Aston Villa, 12 Ağustos Çarşamba günü UEFA Süper Kupa'yı kazanabilmek için karşıya karşıya gelecek

07.08.2026 10:46:00
İhlas Haber Ajansı
 
Paris Saint-Germain ile Aston Villa Süper Kupa için karşı karşıya
Paris Saint-Germain ile Aston Villa Süper Kupa için karşı karşıya
Geçtiğimiz sezonun UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Paris Saint-Germain ile UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Aston Villa, 12 Ağustos Çarşamba günü UEFA Süper Kupa'yı kazanabilmek için karşıya karşıya gelecek.

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde zafere uzanan Fransız ekibi Paris Saint-Germain ile UEFA Avrupa Ligi kupasını kaldıran İngiliz takımı Aston Villa, 2026 UEFA Süper Kupa finalinde mücadele edecek.

Almanya'nın Salzburg kentindeki Salzburg Stadyumu'nda 12 Ağustos Çarşamba günü saat 22.00'de başlayacak müsabaka TRT 1'den canlı olarak yayınlanacak.

Beşiktaş Çekya'dan avantajlı dönüyor

UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu ilk maçında Çekya'nın Hradec Kralove takımına konuk olan Beşiktaş, rakibini 1-0 yenerek rövanş öncesinde avantaj sağladı

07.08.2026 10:31:00
AA
 
Beşiktaş Çekya'dan avantajlı dönüyor
Beşiktaş Çekya'dan avantajlı dönüyor
UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu ilk maçında Çekya'nın Hradec Kralove takımına konuk olan Beşiktaş, rakibini 1-0 yenerek rövanş öncesinde avantaj sağladı.

İlk yarısı golsüz tamamlanan mücadelenin ikinci yarısında 10 kişi kalan siyah-beyazlılar, Semih Kılıçsoy'un 80. dakikada attığı golle galibiyete uzanarak turun kapısını araladı.

Beşiktaş, bu maçla birlikte bu sezon oynadığı üçüncü resmi maçından da galibiyetle ayrılmayı başardı.

Avrupa'da 100. Galibiyet



Çekya ekibi Hradec Kralove'yi deplasmanda 1-0 yenen Beşiktaş, Avrupa kupalarındaki 100. galibiyetine imza attı.

Avrupa arenasında oynadığı 261. maçında dalya yapan siyah-beyazlılar, geride kalan müsabakaların 50'sinde rakipleriyle yenişemezken, 111 karşılaşmada ise sahadan mağlup ayrıldı.

Beşiktaş, galibiyetin yanı sıra Avrupa'daki 352. golünü kaydetmiş oldu.

Outtara kırmızı kart gördü

Beşiktaş'ta ilk kez bir maçta 11'de kendine yer bulan yeni transfer Kassoum Ouattara, takımını 10 kişi bıraktı.

Müsabakanın 65. dakikasında yaptığı faulün ardından sarı kart gören siyah-beyazlı oyuncu, 71. dakikada Umar'a yaptığı müdahalenin ardından ikinci sarıdan kırmızı kartla oyundan ihraç edildi.

Beşiktaş'ta teknik direktör Vincenzo Italiano, takımı 10 kişi kaldıktan sonra İlhan Fakılı'yı çıkarıp Rıdvan Yılmaz'ı oyuna dahil etti.

Semih Kılıçsoy galibiyeti getirdi

Çekya ekibi karşısında 10 kişi kaldıktan sonra forveti çiftleyen Beşiktaş'ta galibiyeti getiren gol, Semih Kılıçsoy'dan geldi.

Geçen sezonu İtalya'nın Cagliari takımında tamamlayan, bu sezon başında da siyah-beyazlı takıma geri dönen Semih Kılıçsoy, uzun bir sürenin ardından Beşiktaş formasıyla gol sevinci yaşadı.

Öte yandan Beşiktaş'ın Güney Koreli golcüsü Oh, bu sezonki üçüncü maçında da rakip fileleri havalandırmayı başaramadı.

Italiano, yine yerinde durmadı



Beşiktaş'ta teknik direktör Vincenzo Italiano, Hradec Kralove mücadelesinde de kulübede en az öğrencileri kadar efor sarf etti.

Midtjylland maçlarında saha kenarındaki enerjisiyle dikkati çeken İtalyan teknik adam, karşılaşma boyunca kendisine ayrılan bölümün tamamını kullanarak oyuncularını sık sık uyardı.

Emirhan Topçu'dan kritik müdahale

Beşiktaş'ta savunma oyuncusu Emirhan Topçu, 44. dakikada kritik bir müdahalede bulunarak golü engelledi.

Hradec Kralove atağında ceza sahası içinde Horak'ın şutunda kaleci Nübel'in bakışları arasında kaleye giden topu Emirhan Topçu son anda çizgi üzerinden çıkardı ve mutlak golü önledi.

Emirhan, karşılaşma boyunca da rakip karşısında müdahaleleriyle ön plana çıktı.

Üçüncü maçında da gol yemedi

Beşiktaş, bu sezon oynadığı üçüncü resmi maçını da gol yemeden tamamladı.

Midtjylland ile oynanan UEFA Avrupa Ligi 2. eleme turu maçlarında kalesini gole kapatan siyah-beyazlılar, 1-0 ve 2-0'lık galibiyetlerle sona eren karşılaşmaların ardından bir üst tura yükseldi.

Hradec Kralove karşısında kalesinde ciddi tehlikeler yaşayan Beşiktaş, ilk yarıda Emirhan Topçu'nun kritik müdahalesi ve kaleci Nübel'in önemli kurtarışlarıyla rakibinin gol sevincine izin vermedi.

Nübel geçit vermedi

Beşiktaş'ın bu sezon kadrosuna kattığı Alman kaleci Alexander Nübel, yaptığı kurtarışlarla galibiyette büyük pay sahibi oldu.

Beşiktaş 10 kişi kaldıktan sonra hücumda daha etkili olmaya başlayan ve pozisyonlar yakalayan Çekya ekibi, Nübel'i geçemedi.

Hradec Kralove ataklarında kaleyi bulan topları kurtararak meşin yuvarlağın ağlarla buluşmasına izin vermeyen Alman eldiven, son dakikalarda kalesinde devleşti.

Beşiktaşlı taraftarlar da maçın sona ermesinin ardından Nübel'i tribünlere çağırarak alkışladı.

Büyükşehir Belediyesi'nden forma kampanyası açıklaması

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç tarafından Trabzonspor'a destek amacıyla başlatılan 6 bin 661 forma kampanyasına yönelik, "Formaların bedeli belediye bütçesinden mi karşılandı'" şeklinde yapılan eleştirilere Büyükşehir Belediyesi'nden cevap geldi

06.08.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Büyükşehir Belediyesi'nden forma kampanyası açıklaması
Büyükşehir Belediyesi'nden forma kampanyası açıklaması
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç tarafından Trabzonspor'a destek amacıyla başlatılan 6 bin 661 forma kampanyasına yönelik, "Formaların bedeli belediye bütçesinden mi karşılandı'" şeklinde yapılan eleştirilere Büyükşehir Belediyesi'nden cevap geldi.

Belediyeden yapılan yazılı açıklamada "Öncelikle vurgulamak gerekir ki; belediye bütçesinden profesyonel spor kulüplerine bu şekilde maddi destek sağlanması yasal olarak mümkün değildir. Bu nedenle kampanya kapsamında alınan formaların belediye bütçesinden karşılandığı yönündeki iddialar tamamen gerçek dışıdır.

Başkanımız Ahmet Metin Genç'in yaptığı, yıllardır uyguladığı bir dayanışma modelidir. Başkanımız, Trabzonspor sevdalısı iş insanlarına, dostlarına ve hatırının geçtiği hemşehrilerimize ulaşarak Trabzonspor'a destek olmalarını rica etmekte, forma, kombine ve loca satın alarak kulübe katkı sunmalarına vesile olmaktadır. Bu uygulama ilk kez yapılan bir çalışma da değildir. Başkanımız her yıl benzer destek kampanyaları düzenlemektedir ve nasıl bir yöntem izlendiğini de defalarca kamuoyuyla paylaşmıştır. Buna rağmen her kampanya sonrasında aynı soruların yeniden gündeme getirilmesi ve kamuoyunda farklı bir algı oluşturulmaya çalışılması üzüntü vericidir' denildi.

Açıklamada, Trabzonspor'un şehrin en büyük markası, en önemli ortak değeri ve dünyaya açılan yüzü olduğu belirtilerek "Trabzonspor'un başarısı yalnızca sahadaki sonuçlardan ibaret değildir. Kulübümüz; şehrimizin tanıtımına, ekonomisine, turizmine ve marka değerine önemli katkılar sunmaktadır. Bu nedenle Trabzonspor'a sahip çıkmak, bu şehrin her ferdinin ortak sorumluluğudur.

Ahmet Metin Genç de, bu şehrin bir evladı ve belediye başkanı olarak Trabzonspor'a destek verilmesine öncülük etmeyi görev kabul etmektedir. Başkanımızın şimdiye kadar tüm kampanyalarda yaptığı şey, şehrimizin ortak değerine gönüllü destek vermek isteyen ve ekonomik imkanı olan hemşehrilerimizle Trabzonspor'umuzu buluşturmaktır.

Özetle, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç, Trabzonspor için dayanışmaya öncülük etmekte ve her çağrısı teşekkürü fazlasıyla hak eden binlerce hemşehrimizden olumlu karşılık bulmaktadır. Bu vesileyle Başkanımız Ahmet Metin Genç'in başlattığı kampanyaya destek veren tüm iş insanlarımıza, esnafımıza ve hemşehrilerimize şükranlarımızı sunuyor, Trabzonspor'umuza destek olmak isteyen herkesi bu dayanışmaya katkı sunmaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Talisca'dan 3 maçta 3 gol

Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Anderson Talisca, Sturm Graz karşısında da golünü attı ve bu sezonki 3 resmi maçta da ağları buldu

06.08.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Talisca'dan 3 maçta 3 gol
Talisca'dan 3 maçta 3 gol
Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Anderson Talisca, Sturm Graz karşısında da golünü attı ve bu sezonki 3 resmi maçta da ağları buldu.

UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında Fenerbahçe, evinde karşılaştığı Sturm Graz'ı 2-0 mağlup etti. Sarı-lacivertlileri öne geçiren gol, 10. dakikada Brezilyalı futbolcu Anderson Talisca'dan geldi. Kerem Aktürkoğlu'nun pasında sırtı dönük topla buluşan tecrübeli oyuncu, yüzünü kaleye dönüp sol çaprazdan yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi.

Böylelikle Fenerbahçe'nin bu sezonki ilk 3 resmi maçında da sahne alan Talisca, gollerini sürdürdü. 32 yaşındaki hücumcu, 3 maçta 3 gole ulaştı.

Trabzon'da Salah çılgınlığı

Trabzonspor'un yeni transferi dünyaca ünlü Mısırlı futbolcu Muhammed Salah bugün akşam saatlerinde özel uçakla Trabzon'a geldi

05.08.2026 21:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Trabzon'da Salah çılgınlığı
Trabzon'da Salah çılgınlığı
Trabzonspor'un yeni transferi dünyaca ünlü Mısırlı futbolcu Muhammed Salah bugün akşam saatlerinde özel uçakla Trabzon'a geldi.

Mısırlı yıldızın şehre gelişinde karşılamak üzere binlerce taraftar Trabzon Havalimanı'na akın ederken, bordo-mavili taraftarlar kendisine yoğun sevgi gösterisinde bulundu.
Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan ile birlikte Muhammed Salah, havalimanı VIP salonu bölümünden taraftarların bulunduğu bölüme giderek onlarla buluştu.



Ardından Muhammet Salah, basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı. Gördüğü ilgi karşısında büyük şaşkınlık yaşayan Mısırlı oyuncu, "Bu inanılmaz ortamda bulunmaktan çok mutluyum. 25 bin kişi var burada. Duygularımı kelimelere dökmekte zorlanıyorum. Daha önce böyle bir şey inanın yaşadım mı ben de hatırlamıyorum. Böylesine bir sevgiyi ve ilgiyi görmek beni çok mutlu ediyor. Ligde ve Avrupa'da başarılı olmak için çok çalışacağım" dedi.

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan ise taraftarlara teşekkür ederek "Dünya yıldızı nasıl karşılanır, taraftarımız herkese gösterdi" ifadelerini kullandı.

Bertuğ'un yerine Kante, UEFA kadrosuna eklendi

Fenerbahçe'nin Sturm Graz ile oynayacağı maç öncesi UEFA'ya bildirdiği kadroya Bartuğ Elmaz'ın yerine N'Golo Kante eklendi

05.08.2026 12:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bertuğ'un yerine Kante, UEFA kadrosuna eklendi
Bertuğ'un yerine Kante, UEFA kadrosuna eklendi
Fenerbahçe'nin Sturm Graz ile oynayacağı maç öncesi UEFA'ya bildirdiği kadroya Bartuğ Elmaz'ın yerine N'Golo Kante eklendi.

Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında, saat 21.00'de Avusturya ekibi Sturm Graz'ı ağırlayacak. Sarı-lacivertlilerde maç öncesi UEFA'ya bildirilen kadro da son şeklini aldı. Bartuğ Elmaz yerine Fransız orta saha N'Golo Kante kadroya dahil oldu.
Fenerbahçe'nin UEFA'ya bildirdiği kadroda şu oyuncular yer alıyor:

"Tarık Çetin, Ederson, Mert Günok, Çağlar Söyüncü, Yiğit Efe Demir, Nathan Ake, Mert Müldür, Jayden Oosterwolde, Nelson Semedo, Milan Skriniar, Archie Brown, İsmail Yüksek, Matteo Guendouzi, Fred, İrfan Can Kahveci, Oğuz Aydın, N'Golo Kante, Anderson Talisca, Kerem Aktürkoğlu, Marco Asensio, Mason Greenwood, Vedat Muric, Anthony Musaba, Sidiki Cherif."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.