logo
22 MART 2026


"Kaleci Yaşar'dım, kova Yaşar odum"

Fenerbahçe'nin ve Türk futbolunun efsane kalecilerinden Yaşar Duran, 8-0'lık İngiltere maçının içinde kanayan bir yara olduğunu söyledi. 

02.01.2017 00:00:00
Fenerbahçe'nin ve Türk futbolunun efsane kalecilerinden Yaşar Duran, 8-0'lık İngiltere maçının içinde kanayan bir yara olduğunu söyledi. 
Fenerbahçe, Malatyaspor ve Sarıyer formalarını giyen, 1980 ve 1990'ların ilk dönemine damga vuran kaleci Yaşar Duran TFF'nin Tam Saha dergisine konuştu. 8-0 kaybedilen İngiltere maçıyla anılmaktan dolayı kırgınlık yaşayan Yaşar Duran, futbol hayatını ve antrenörlük günlerini anlattı. Futbola Ankara Altındağspor'da başlayan ve ardından Gaziantepspor'a transfer olan Duran, "Gaziantepspor'u 1. Lig'e biz çıkardık, şampiyon olduk. 17 yaşında gittim Gaziantepspor'a ve oynamaya başladım. İki sezon oynadım orada. 1981-1982 sezonunun başında da Fenerbahçe'ye geldim. 2. Lig'deyken A Milli Takım'a seçildim. Bu Türkiye'deki ilklerdendir. Pek bilmiyorum bunu başaran var mıdır? O zaman Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, Fenerbahçe ağırlıklı bir takım vardı. 2. Lig'den Milli Takım'a seçilmek parmakla gösterilecek bir olaydı. İlk gittiğimde Fatih Hoca, Mustafa Denizli Hoca, Şenol Hoca as oyunculardı. 1979 yılında rahmetli Sabri Kiraz Hocamız beni aldı Milli Takım'a. Türkiye'de en fazla Milli Takım'a giden oyunculardan biriyim. Yıl olarak 12. Ama sayısal olarak en az milli olan kalecilerden birisiyim. O dönem çok maç yoktu. Yabancı ülkelerden özel maç teklifi bile gelmiyordu bize. Avrupa Şampiyonası olsun, Dünya Kupası olsun kolayca elenen bir takım hüviyetindeydik. Anadolu kulüplerinden Millî Takım'a seçilen oyuncuları, yönetimleri ya da başkanlar ödüllendirirlerdi. Para verirlerdi. Tabii bir ayrıcalık görüyorsun kendinde. O şehrin temsilcisi olarak Milli Takım'a seçilmek gurur verici. Ay-yıldızlı armayı taşımak herkese nasip olmuyor. Bugün İngiltere'de Wembley'de oynayamayan bir sürü oyuncu var. Çünkü Milli Takım oyuncuları oynuyor Wembley'de. Bunun gibi bir şeydi. Herkesin bir rüyası, hayaliydi." diyerek Milli Takıma nasıl seçildiğini anlattı.
FENERBAHÇE MACERASI NASIL BAŞLADI
Milli Takım'a seçilmesinin ardından transferin de gözdesi olan Yaşar Duran, birçok teklif aldığını ifade ederek, "O dönem dört büyüklerin haricinde Bursaspor ve Zonguldakspor da beni istiyordu. Ekonomik durumları çok iyiydi. Hepsi beni istiyordu. Tercihimi Fenerbahçe'den yana kullandım. Transfer hikayem de enteresandır. Fenerbahçe beni istiyor, diğer kulüpler de istiyor. Gazeteler de yazıyor. Bizim, Fenerbahçe ile maçımız vardı İstanbul'da. O maçta Fenerbahçe bize 4-0 yenilseydi küme düşüyordu. 1-0 galiptik. O zaman Gaziantepspor'da penaltıları ben atıyordum. 1-0 galipken penaltı oldu. Hocama, "Ben atmayayım. Adım Fenerbahçe ile geçiyor. Dedikodu olmasın" dedim. "Hayır, sen atacaksın" dedi. Atamadım ben penaltıyı. Kaleci Adem kurtardı. Fenerbahçe'nin o zamanki hocası Friedel Raush'du. Adem ile hocası saha içinde tartışma yaşadı. O dönemki Başkan Ali Şen beni ofisine çağırdı transferim için. "Niye atmadın penaltıyı?" dedi bana Ben de, "Atmak istedim ama atamadım sayın başkanım" dedim. O zaman geldi sarıldı, öptü beni. Ben gerçeği söylemiştim. Öyle gerçekleşti transferim. O zaman, şimdiki gibi Bosman kanunları yok. Bonservislerimiz kulüplere bağlıydı. İstedikleri gibi rakam talep edebiliyorlardı. O şekilde gerçekleşti transferim" diyerek Fenerbahçe macerasının nasıl başladığını anlattı.
7 yıllık Fenerbahçe kariyerinde birçok kupa kazandıklarını da ifade eden Yaşar Duran, "Fenerbahçe'ye gittiğinizde Anadolu kulüplerindeki gibi rahat bir ortam göremiyorsunuz. Çok odaklanmanız lâzım. Fenerbahçe camiası ikinciliği bile kabul etmiyor, sadece şampiyonluk istiyor. Biz de her iki senede bir şampiyon olduk. Bir dönem 5 kupayı birden aldık. Branko Stankovic döneminde 5 kupa aldık. Spor Yazarları, Donanma Kupası, Türkiye Kupası, Türkiye Şampiyonluğu, Cumhurbaşkanlığı Kupası Tabii çok güzel duygulardı. İleride gurur duyabileceğiniz başarılar bunlar. O zaman sizinle yaşayan arkadaşlarınız, aileniz, komşular; basında çıkan gurur verici yazılar yüreğinizi kabartıyor. İtibar görüyorsunuz. Bir ayrıcalık görüyorsunuz. Her ne kadar o ayrıcalıklı kişiliğiniz yoksa bile; o ayrıcalığı görmek istememenize rağmen böyle davranış şekilleriyle karşılaşıyorsunuz. Hoş şeyler bunlar. Dünyanın her yerinde böyledir. Sporcular, sanatçılar bu tip hareketlere layık kişiler. O zaman da üç kulvarda yarışıyorduk. Şampiyon olduğumuz sene Bordeaux'yu elemiştik. UEFA Kupası'nda yarışa devam ediyorduk. Türkiye Ligi var, bir de Türkiye Kupası var. Bunlardan kopmuyorduk. İyi de bir takımımız vardı. İyi arkadaşlığımız vardı. Arkadaşlık çok önemlidir. 5-6 kişi birden gezerdik. Belki hepsiyle samimi olmuyorduk ama hep birlikteydik. 29 sene Türkiye Kupası'nın alınmamasına tesadüf diyebilirim. Çünkü belki lige ağırlık verdi takım belki Avrupa'ya ağırlık verdi. Gruplara katılmayı garantilemek için yedek kadro çıktı. Bu yüzden 29 sene geçti" dedi.
"EN ÇOK PENALTI ATAN, EN ÇOK KURTARAN KALECİYİM"
Fenerbahçe'nin ardından Malatyaspor'a giden ve sonrasında da Sarıyer'e transfer olan Yaşar Duran, kendisinin en çok penaltı golü atan kaleci olduğunu söyleyerek, "O dönem Malatyaspor'un yönetimi çok güçlüydü. Türkiye'nin önemli oyuncularını transfer ettiler. Ünal Karaman vardı, Metin Yıldız vardı Galatasaray'dan Feyzullah, Oktay, Levent, Eren iyi futbolculardı. İlk sezonda ligi beşinci sırada bitirdik. İkinci sezonda üçüncü olduk ve Balkan Kupası'na katıldık. Ertesi sezon Malatyaspor'dan ayrıldıp Sarıyer'e geldim. Malatya'da iki yıl kaldım. Çok mutlu günlerim geçti. Hala efsane kadro diye anılıyor o kadro Ama ertesi sezon Brezilya'dan üç oyuncu geldi. Kaleci Carlos ve Eder, Brezilya Milli Takımı'nın banko oyuncularıydı. Ama küme düştüler. Sadece şöhretli futbolcu aldılar. İyi futbolcu demeyeyim; şöhret aldılar; küme düştüler. Sarıyer'e geldim. Sarıyer'de de aynı şekilde iyi bir kadromuz vardı. Rahmetli Selçuk Yula, Beşiktaşlı Fikret Demirel, Cem Pamiroğlu, Erdal Keser, Mustafa Yücedağ, Sercan Görgülü, Cengiz Güzeltepe, Osman Yıldırım Kadromuz müthişti. Erdi ile daha sonra Fenerbahçe'de buluşmuştuk. Sarıyer'de bir beşinci, bir üçüncü bitirdik ligi. Yine aynı başarıyı tekrarlamış oldum. Bir sezonda 12 penaltının, 8'ini kurtardım. Arşivlerde vardır bu Ben Türkiye'ni en çok penaltı golü atan ve en çok penaltı kurtaran kalecisiyim Şu anda Bursaspor'un kalecisi Harun 5 penaltı üst üste kurtardı ama rekorum daha geçilemedi. Bir sezonda diyorum düşünün 12 penaltının 8'ini kurtardım. 8-10 tane penaltıdan golüm vardır. Penaltı atmak, kurtarmaktan daha zordur. Çünkü neden? Atamayınca "Kaçırdı" deniyor. Ama kaleci kurtarınca, "Kurtardı" oluyor. Atmak bence daha zor. Penaltı atmayı iyi bilirdim. Küçükken oyuncu olarak başlamıştım futbola. Oradan ayak becerisine, topa vurma becerisine sahiptim. Bir de penaltı kurtarmanın sadece bir değil, 10-15 etkeni olduğunu sayabilirim size. Daha önce hangi köşeye atmış? Sağ ayakla mı atmış, sol ayakla mı atmış? Kaleciler onları yanıltmak için sağa gider gibi yapar sola gider; sola gider gibi yapar sola gider yine Bazıları bakarak atar. Bazıları bakmadan vurur. Bazıları ayağının içini gösterir, son anda bileğini kıvırır. Bunların hepsi analiz ediliyor; edilmeli de bir kaleci tarafından Atanın da bu şekilde kaleciyi analiz etmesi lazım. Tamamen atanın ve kalecinin hissiyatları ön plana çıkmalıdır" diye konuştu.
"KALECİ YAŞAR'DIM, KOVA YAŞAR OLDUM"
8-0 kaybedilen İngiltere maçının kendisi için kanayan bir yara olduğunu ifade eden Yaşar Duran, "Çok üzgünüm bu konuda TV kanallarında, gazetelerde, röportajlarda benimle ilgili, "Ne kadar kendisiyle barışık" ifadelerini kullanıyorlar. Sağ olsunlar. Zaten öyle birisiyim. 23 yıllık futbol kariyerimde 5 şampiyonluğum var. Cumhurbaşkanlığı Kupaları var, Türkiye Kupaları var, en az gol yiyen kaleci unvanım var. En çok penaltı atmış, en çok penaltı kurtarmış, ilk Dünya Karması'na çağrılmış oyuncuyum Askerdim gidemedim. İsa gitmişti 2. Lig'den Milli Takım'a seçilmişim. Bunlar benim kariyerim. Bunların hepsi evimde kupalarım ve albümlerimde sabit. Ama duvarda. İnsanların zihniyetinde kalan tek şey İngiltere maçı Ben o İngiltere maçında çok kişiyi kurtardım. Başta federasyonu Başta antrenörü Başta futbolcu arkadaşlarımı Hepsini ben kurtardım. Fatura olduğu gibi bana çıkartıldı. Her şey bana yıkıldı. Tabii sağ olsun gazeteci arkadaşlar da bana hemen "kova" damgasını vurdular. Esasında kova bana değil, kalecilere ait genel bir tabirdir. Beklere de "Koridor oldu" derler. Benim lakabım kaleci Herkes telefonuna "Kaleci Yaşar" diye yazar. Şimdi Ahmet, Mehmet deniyor kalecilere Volkan, Muslera olarak geçiyor. Ama ben Kaleci Yaşar'dım Ama bu kova damgasını yiyeli 32 sene geçti. 1984 yılıydı. Şimdi adam 30 yaşında, 7-8 yaşındaki oğluna diyor ki; "Bu amcanı tanıdın mı? Fenerbahçe'de oynadı, Milli Takım'da oynadı ama 8 gol yedi." Böyle bir tanıştırma şekli Bu telefonda da böyle. Telefonun diğer ucunda insanlar benimle konuşurken, "Kova Yaşar" diyor Bunlar üzücü şeyler Bunlar bende yara 23 sene top oynamışım. Hayatım topla geçti. 23 sene oyunculuk Antrenörlüğü de koyarsanız 50 yıldır bu işin içindeyim. Bu işten emekli oldum. Hala sürdürüyorum bu işi Seviyorum Hayatımız futbol Futbolun içinde bir hayat oldu. Ben bundan itibar gördüm. Ben bundan evlendim. Ben bundan paralar kazandım, çocuklarımı okuttum. Bir meslek; güzel bir meslek Günde 2.5 saatini ayıracaksın. Ama şimdi mesailer 8-10 saat Eskiden meslek değildi. Kız vermezlerdi bize Şimdi meslek. Herkes ya topçu, ya popçu olmak istiyor. Sağlıklı bir yaşam içindesin. Para kazanıyorsun. Kendine ayıracağın çok zaman var. 1969-1970 sezonunda amatör olarak Ankara'da bana lisans çıktı. Dışkapı'da, 19 Mayıs Stadı'nın altında küçük odalar vardı. Kulüp takımları orada soyunur ve sahaya çıkardı. Elimde annemin verdiği filenin içindeki eşofmanlarla yürüye yürüye giderdim. En az 5 kilometre yürürdüm. İdman biterdi; küçük olduğumuz için soyunma odasını biz yıkardık. Saçımız ıslak eve giderdik. Üç sene böyle geçti Ankara'da Gaziantep'e geldiğimde üçüncü kaleciyim. 17-18 yaşındayım. Takımın en küçüğüydüm. İdmanda canı sıkılan, yorulana kadar bana şut atardı. İdman sahası toprak. Vücudumuzun her tarafı yara-bere içinde oluyordu. Yorulana kadar çalıştırırlardı bizi. "Çay söyle bana Ceketimi getir Kramponumu al" Bu tip istekleri de vardı. Ayakçılık yapardık. Para yok. Annem rahmetli Ankara'da oturuyor. Ona bakmam lazım. Okulu lisede bırakmışım. "Başaracağım" dedim. Evden 1 lira harçlık alırken Gaziantep'e gittiğimde 15 bin lira para koydum cebime. Nasıl seviniyorum. Hemen ağabeyimle teyp aldık bin liraya Bir kulaklık onda, biri bende 12 saat teyp dinleyerek Ankara'ya geldik. Şartlar bu Malzeme sıkıntısı var kulüplerde. O zaman lojmanımız Gaziantep'in dışındaydı. Kulüpte yemek çıkmazdı. Otobüslerle giderdik deplasmanlara. Otobüsün arasında yatarak giderdik maçlara Çok zor şartlardı. Benim bir resmim var. Çamurdan bir tek gözlerim gözüküyor. Böyle sahalarda çalıştık" diye konuştu.
"BENİ GALATASARAYLISI, BEŞİKTAŞLISI VE TRABZONSPORLUSU HEP SEVDİ"
Eskiden statların şimdiye oranla çok daha kötü olduğunu dile getiren Yaşar Duran, "Adana'ya Spor Yazarları Kupası'na gittiğimiz zaman ışıklandırmalı sahada oynuyoruz diye sevinirdik. 3-4 takım TSYD Kupası'nda oynuyorduk. O ışığın altında oynamak bizi acayip motive ediyordu. Acayip havaya giriyorduk. İyi oynamak için elimizden geleni yapıyorduk. Büyük sahalara gittiğimizde en iyi oyunumuzu oynardık. Çünkü futbolcular bunlara layık. İyi sahalarda oynamalılar. Futbolcunun bir defa meslek sevgisinin olması lazım. 18 yaşında Milli Takım'a gelen arkadaşlar var. Bir 18 daha oynasan 34-35 Kalecinin 38 Akıllı olacak. Şu anki şartlar sülalesini kurtarır. İyi bir yatırımla kurtarır. İyi bir yaşam koçu seçmeli Bu abisi olur, babası olur, güvendiği bir büyüğü olur Parasını da iyi değerlendirirse ömür boyu rahat eder. Bizim dönemimizde inanın eğitim eksikliği de çoktu. Ben futbolu bıraktım; kaleci antrenörüm hiç olmadı. Şimdi bu kadar güzel ortam; her şehrimizde artık statlar muazzam. Şehirlerdeki sosyal yaşam güzel. Ha İstanbul, ha Hakkari Bir antrenör ve futbolcu olarak yaşam aynı olmalı. Ev, idman sahası O kadar Başka ne yapacak? İstanbul'da oturan en fazla biraz denizi görür. Şimdi artık oyuncuları 09.00'da çağırıyoruz; akşam yemeğine kadar orada tutuyoruz. Tesisler olsun, malzeme olsun her şey müthiş gelişme içinde. Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri muazzam. Buranın eski halini biliyorum. Şimdi 6 tane saha var. Teknik direktörlük kursuna burada katılıyorum. Yani futbolcu sadece işine odaklanacak. Ailesiyle düzgün bir yaşantısı olacak ve 35 yaşına kadar böyle yaşayacak. Buna katlanmayacak, zevkle yapacak. Çünkü günde 2 saat ayırıyor. Sadece 2 saat. Çift idman olsa, ki haftada iki gündür; 4 saat 20 saat kendisine kalıyor. Günü 3'e bölmeli 8'er saatten İşi, uykusu, sosyal hayatı. Şimdi her şeyin bir zorluğu var. Ne diyorlar? Bütün futbolcular o dönem fakir aile çocuklarıydı. Şimdi değişti. Zengin aile çocukları da futbol oynuyor. Ama o zaman çocukların başka kurtuluşu yoktu. Mahallede top oynuyordu. Abisi, büyüğü elinden tutup takıma yazdırıyordu. Anneler-babalar futbola karşıydı. Biz de kaçak oynardık. Ayakkabımız yırtılırdı, babamız kızardı. Annemiz çamaşırdan sebep kızardı. Sosyal aktivite yoktu. Şimdi telefonlar çıktı en başta Oyunlar çıktı Tamamen teknolojiye dayandı her şey Nasihat vermek ve söylemek çok önemli. 17-18 yaşındaki çocuk algılamıyor. O zamanki parayla şimdiki para arasında çok büyük fark var. Bu çevreyle de ilgili. Eğer benim çevremde akıllı, beni yönlendiren arkadaşlar edinmezsem olmaz. Bakar, onun yatırımı var; oraya meyillenir. Ama arkadaşları kötüyse parasını tutamaz Herkesin bir yaşam koçu olmalı. Şimdi tabii menajerlerle yaşam koçunu ayrı tutalım. Yaşam koçu babası, abisi, öğretmeni olur. Bizler çocuklarımıza kötü bir şey öğretemeyiz ki Baba sigara içiyordur; "Sigara içme oğlum" der. Para kaybetmiştir, "Paranı tut oğlum" der. Benim yöneticilerle ilişkilerim de farklıydı. Bir kişi haricinde hayatımda kimsenin ofisine gitmedim. Sadece rahmetli Hüsnü Çil'in yazıhanesine gittim. Grundig'in Genel Müdürü'ydü. O da yalnız gitmedim, 2-3 arkadaş gittik. O huyum yoktur. İdarecilerin ofislerine gideyim, sohbet edeyim. Yapan arkadaşlar vardır. Olabilir. Benim hiçbir gazeteciyle hiçbir şekilde bir alışverişim olmadı. Kimseyle ne kavgam oldu ne başka bir şey. 23 senelik futbol hayatımda 2 sarı, 1 kırmızı kartım var. Kırmızı kartta da yanlış atıldım. Sarı olması gerekirken kırmızı oldu. Federasyon bu yanlışı düzeltti sonra. Yani top oynadım, kazanınca sevindim; kaybedince üzüldüm. Futbolu bıraktım. Fenerbahçeli Yaşar olarak hala itibar görüyorum. Hoşuma da gidiyor. Kulübüm hakkında kötü konuşan birisini konuşturmadım. Kendim de konuşmadım. Şöhretten çok sevilmek önemli. Beni Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı ve Trabzonsporlusu hep sevdi. Her zaman hissettirdiler bunu. Benim için sevilmek önemli. Hangi şehre gittiysem bunu gördüm. Bu benim çok hoşuma gitti." dedi.
"ESKİDEN BOSMAN KANUNLARI YOKTU"
Fenerbahçe'ye yüksek bir bonservisle geldiğinin altını çizen Yaşar Duran, "Ben Fenerbahçe'ye geldiğimde Türkiye rekoru ile geldim. Ama o zaman Bosman kanunları yoktu. Rakam olarak Gaziantepspor benden 27 milyon lira bonservis bedeli kazandı; bir de İstanbul'da yapılan özel maçın hasılatını aldı. Ben de bir ev aldım Kurbağalıdere'de Bir de araba aldım. Biraz akrabalarıma dağıttım; para bitti. Biz o zaman araba konuşurduk. Şimdikiler çiftlik konuşuyor. 100 dönüm, 200 dönüm Yat konuşuyorlar, kat konuşuyorlar. 3 milyon Euro'dan aşağı imza atan kaleci yok neredeyse Aynı şey değil. Ben de o dönem Fenerbahçe ve Milli Takım kalecisiydim. Şimdi oynayanlar da çok yetenekli. Arz-talep meselesi. Onlar istiyor, öbürleri de veriyor. 1990'dan sonra bu rakamlar arttı. Hatta İstanbulspor'u ve Adanaspor'u alan Cem Uzan başlattı diyebilirim bu rakamları. Baya büyük bir sektör oldu dünya çapında Kıyaslama açısından sorduğunuzda rakamlar çok farklı. O dönem bize de imrenen vardı. Beni gazeteler yazdı. 27 milyon liraya ne alınır dediler. Ama ben almadım ki Kulüpler aldı. Ben bir ev aldım, bir araba aldım, para bitti diyorum. Şimdi öyle değil. 3 milyon Euro'ya neler alınır? İstediğin kadar harca. Eskiden medya da çok farklıydı. Ben hiçbir zaman soğuk bir insan olmadım. Ama şöyle düşündüm. Ben iyiysem iyi yazacak, kötüysem kötü yazacak dedim. Kimsenin ofisine gitmedim. Bu yüzden bana kızanlar da oldu. Ama o zaman gazetecilikte antrenmana çocukları gönderiyorlardı. Fotoğraf çekiyordu o çocuk. Editör de altını dolduruyordu. Bakış açısı farklıydı. Acımasızca eleştiriler vardı. Şimdi öyle değil. Neden? Şimdiki gazeteciler de kendilerini geliştirdi. Onlar da Hollanda'daki, Almanya'daki gazeteciler neler yazıyorlar diye bakıyor. Asparagas haber fazla yok. Ama ben tahmin ediyorum ki gazetecilik okullarında "Futbol nasıl yazılır?" diye bir ders yok. Herkes kafasına göre yazıyor" ifadelerini kullandı.
MİLLİ TAKIMIN GÜNÜMÜZDEKİ DURUMU
Milli Takım'ın şu anki durumuyla ilgili olarak da konuşan Yaşar Duran, "Benim zamanımda Milli Takım'la maça giderken, "2-0'a razıyız" diyen arkadaşları görüyordum. Uçaktasın, takım arkadaşın, "3 olur; 4 olmasın" diyor. Üzülüyordum. Böyle bir zihniyette maça çıkan futbolcunun başarısı ne olur? Tamamen tesadüfe kalır. Şerefli mağlubiyetler olur. Ama sonradan cesur antrenörler çıktı ülkemizde Başta Fatih Hoca Kazanmanın, yenmenin ne olduğunu anlattı. Futbolculara ağabeylik yaptı. Bunlara Şenol Hoca, Mustafa Hoca da dahil. Onların çok katkısı var. Fatih Hoca, kampa Amerikalıları getirdi. Turnuvalar oynattı. Özgüven verdi. Gençlere önem verdi. Bugün yöneticiler de kendilerini yeniledi federasyonda Bugün bütün takımlara bakın, şehirlere bakın, yönetimlere, tesislere bakın Muazzam statlar, muazzam tesisler. Artı yayıncı kuruluş rakamları çok yükseldi. İlerlemek için imalat lazım. Üretkenlik olması lazım. Bu üretkenliği Fatih Hoca iş başındayken çok ilerlettik. Ben 1994 mezunuyum. İlk kaleci antrenörlerinden biriyim. Kaleciler yalnız adamlar. Diğer oyuncular kaçırabilir, yanlış pas atabilir. Kaleci skor adamıdır. Yediği zaman tabela değişiyor. Onun için her zaman iyi bir psikoloğa ihtiyacı var. İyi psikolog kimdir? Başta çocuğudur Aile yaşantısıdır. Karısıdır, babasıdır, annesidir, kardeşidir Sonra hocasıdır. Yani kaleci antrenörü; "Hadi aslanım Olabilir. Yiyebilirsin sen bu golü. Sen çok kurtardın bizi. Devam et. Biz sana güveniyoruz" demelidir. Programlı antrenmanları da yaptırırlarsa kaleci yenecek golü yer; yenmeyecek olanı yemez. Kendine özgüveni oluşmuştur. Arkadaşları da "Yaşar bunu yemez, çaprazdan yemez" diye düşünür. Her zaman başarılı olurlar. Bizim zamanımızda yoktu ama bizden sonra da olmayacak diye bir şey yok. Ben de bunların öncülerinden biriyim. İşimi de seviyorum. Bildiğin işi yapacaksın. Bu ticarette de böyle. Bardak satarken deri işine girersen iflas edersin. İdolüm olan kaleciler var. Brezilya Milli Takımı'nın kalecisi Felix Çok az seyrettim. Sepp Maier, Dino Zoff Hatta Lev Yaşin'le tokalaşma şansına da eriştim. Ama seyretmedim Son zamanlarda Juventus'un kalecisi Buffon'u beğeniyorum. Türkiye'de şu anda milli kaleciler çok formda. Volkan Babacan, Volkan Demirel, Onur Kıvrak çok formda. Beşiktaşlı Tolga Zengin çok iyi kaleci Yabancı olarak Muslera Geçen sezon Serkan Kırıntılı çok formdaydı. Konumuz kalecilik. Yabancı kalecilik var evet ama hepsi de iyi kaleci değil. Birkaç ismi kenara koyarsak iyi değil. İtalya'da bir ara yabancı kaleci yasağı vardı. Bu yasak Türkiye'de de uygulanabilir." diye konuştu. Galatasaraylı Tarık Hodziç'in kendisine çok şansı tuttuğunu da ifade eden Duran, "Gol kralı olmuştu. Sonrasında Sarıyer'e gitmişti. Sarıyer'e karşı oynadığımız bir maçta, "Hocam beni oynat, Yaşar'a şansım tutuyor" demiş Hocası da oynatmış. Seremonide yan yana giderken "Kardeş bugün sana iki tane" dedi Ben de, "Eskidendi o" dedim. Attı o gün iki tane Vardı şansı tutan oyuncular. Benim de şansımın tuttuğu oyuncular vardı. Onlar da bana atamazlardı. Ben kimlerle oynadım Hiç korkmadım. Sokrates'lere karşı oynadım. Bir tek Platini yoktu; Bordeaux maçında oynadım. Tigana'lar vardı. Korkum yoktu. Güzel gol atmışsa, "Helal olsun" demişimdir. Çünkü ben bir maçı 270 dakika yaşarım. Maçtan önce rakibimi göz önüne getirirdim. 90 dakika maç oynardım. Maç sonu da, "Ne yaptım" diye düşünürdüm. Korkum yoktu ama beğendiğim çok oyuncu vardı." diyerek sözlerini noktaladı

Euroleague'de 32. haftanın ardından

Euroleague'in 32. haftasında Fenerbahçe, evinde Olimpia Milano'yu mağlup ederken, A. Efes konuk ettiği Monaco'ya kaybetti.

21.03.2026 12:42:00
İhlas Haber Ajansı
Euroleague'de 32. haftanın ardından
Euroleague'de 32. haftanın ardından
Euroleague'in 32. haftasında Fenerbahçe, evinde Olimpia Milano'yu mağlup ederken, A. Efes konuk ettiği Monaco'ya kaybetti.

Euroleague'de 32. hafta dün oynanan müsabakaların ardından sona erdi. Bu hafta Fenerbahçe Beko, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda karşılaştığı Olimpia Milano'yu 79-75'lik skorla yendi. A. Efes ise evinde Monaco'ya 98-93 kaybetti.



Türk Başantrenör Ergin Ataman'ın çalıştırdığı Yunan ekibi Panathinaikos ise Kızılyıldız'a 82-74'lük skorla üstünlük sağladı.

Fenerbahçe liderliğini sürdürdü

Euroleague'de 2 maç sonra kazanan Fenerbahçe, 23. galibiyetini elde etti ve liderliğini sürdürdü. Olympiakos 33 maçta 22 galibiyet, 11 mağlubiyetle averajla 2. sırada bulunuyor. Ligde 31 maç oynayan Hapoel Tel Aviv ise 20 galibiyet, 11 mağlubiyetle haftayı 3. sırada kapattı. A. Efes de 10 galibiyet, 22 mağlubiyetle 18. sırada yer alıyor. Ergin Ataman'ın çalıştırdığı Panathinaikos ise 18 galibiyet, 14 mağlubiyetle haftayı 8. sırada tamamladı. Ligin son sırasında ise 8 galibiyeti olan ASVEL var.

Euroleague'de 32. haftanın toplu sonuçları şöyle:



Valencia Basket: 62 - Barcelona: 66

A. Efes: 93 - AS Monaco: 98

Hapoel Tel Aviv: 109 - Virtus Bologna: 91

Olympiakos: 90 - Baskonia: 80

Bayern Münih: 74 - Dubai Basketbol: 87

Paris Basketbol: 81 - Partizan: 90

Fenerbahçe Beko: 79 - Olimpia Milano: 75

Zalgiris Kaunas: 87 - Real Madrid: 85

Panathinaikos: 82 - Kızılyıldız: 74

ASVEL: 85 - Maccabi Tel Aviv: 89

Süper Lig'de 28. haftada iki derbi var

Trendyol Süper Lig'in 28. haftasında 4 Nisan Cumartesi günü Trabzonspor ile Galatasaray, 5 Nisan Pazar günü de Fenerbahçe ile Beşiktaş karşılaşacak

21.03.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Süper Lig'de 28. haftada iki derbi var
Süper Lig'de 28. haftada iki derbi var
Trendyol Süper Lig'in 28. haftasında 4 Nisan Cumartesi günü Trabzonspor ile Galatasaray, 5 Nisan Pazar günü de Fenerbahçe ile Beşiktaş karşılaşacak.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun internet sitesinden yapılan açıklamada, Trendyol Süper Lig'in 28. haftasında oynanacak müsabakaların programı duyuruldu. Buna göre 4 Nisan Cumartesi günü Trabzonspor ile Galatasaray, 5 Nisan Pazar günü de Fenerbahçe ile Beşiktaş karşı karşıya gelecek.

Trendyol Süper Lig'de 28. hafta programı şöyle:

4 Nisan Cumartesi

14.30 Kasımpaşa - Kayserispor
14.30 Gençlerbirliği - Göztepe
17.00 Gaziantep FK - Corendon Alanyaspor
20.00 Trabzonspor - Galatasaray

5 Nisan Pazar

14.30 Fatih Karagümrük - Çaykur Rizespor
14.30 Samsunspor - Konyaspor
17.00 Antalyaspor - Eyüpspor
20.00 Fenerbahçe - Beşiktaş

6 Nisan Pazartesi

20.00 Kocaelispor - RAMS Başakşehir

Gençlerbirliği ‘gole de galibiyete de’ hasret

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Natura Dünyası Gençlerbirliği'nin gol ve galibiyet hasreti devam ediyor

21.03.2026 00:04:00
AA
Gençlerbirliği ‘gole de galibiyete de’ hasret
Gençlerbirliği ‘gole de galibiyete de’ hasret
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Natura Dünyası Gençlerbirliği'nin gol ve galibiyet hasreti devam ediyor.

Sezonun 27. haftasında deplasmanda TÜMOSAN Konyaspor'a 1-0 mağlup olan başkent ekibi, ligdeki son 7 maçta galibiyet elde edemezken bu süreçte 3 beraberlik, 4 yenilgi yaşadı.

Son galibiyetini 20. haftada 2-1'lik skorla sahasında Gaziantep FK karşısında alan kırmızı-siyahlılar, 6 galibiyet, 7 beraberlik, 14 mağlubiyet sonucunda ligde 25 puanla 13. sırada bulunuyor.

Gol yollarında üretken olamayan Gençlerbirliği, ligdeki son 5 maçta rakip fileleri havalandırarak skor tabelasını da değiştiremedi.

İkinci Volkan Demirel dönemi

Başkent ekibinde Levent Şahin'den boşalan teknik direktörlük görevine yeniden getirilen Volkan Demirel, ikinci döneminde 3 maçta 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet yaşadı.

Gençlerbirliği, Demirel'in ikinci döneminde Alanyaspor ile deplasmanda 0-0 berabere kalırken sahasında Beşiktaş'a 2-0, deplasmanda Konyaspor'a 1-0 mağlup oldu.

Süper Lig kulüplerinden Ramazan Bayramı mesajları

Trendyol Süper Lig kulüpleri, Ramazan Bayramı dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı

20.03.2026 12:22:00
İhlas Haber Ajansı
Süper Lig kulüplerinden Ramazan Bayramı mesajları
Süper Lig kulüplerinden Ramazan Bayramı mesajları
Trendyol Süper Lig kulüpleri, Ramazan Bayramı dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.
Süper Lig'de yer alan kulüplerin Ramazan Bayramı mesajları şu şekilde:

Galatasaray: "Ramazan Bayramı'nın ülkemize, camiamıza ve tüm İslam alemine hayırlı olmasını temenni ediyor; mutluluk ve huzur dolu bir bayram geçirmenizi diliyoruz."

Fenerbahçe: "Sevdiklerinizle birlikte, sağlık ve huzur dolu bir bayram geçirmeniz dileğiyle. Ramazan Bayramımız kutlu olsun."

Beşiktaş: "Sağlık, mutluluk, barış ve huzur dolu bir bayram dileriz. Ramazan Bayramınız kutlu olsun."

Trabzonspor: "Ramazan Bayramınız mübarek olsun."

RAMS Başakşehir: "Mübarek Ramazan Bayramımız kutlu olsun."

Konyaspor: "Aziz milletimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı tebrik eder; barış, kardeşlik ve huzur getirmesini temenni ederiz. İyi bayramlar."

Kayserispor: "Sevdikleriniz ve ailenizle birlikte; sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice bayramlar yaşamanız dileğiyle. Ramazan Bayramınız mübarek olsun."

Corendon Alanyaspor: "Ramazan Bayramımız mübarek olsun."

Samsunspor: "Ramazan Bayramımız kutlu olsun! Sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar dileriz."

Eyüpspor: "Birlik, beraberlik ve mutluluğun eksik olmadığı bir bayram dileğiyle Ramazan Bayramınız mübarek olsun."

Kocaelispor: "Ramazan Bayramı'nın ülkemize, camiamıza ve tüm İslam alemine hayırlı olmasını diliyor; sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi temenni ediyoruz."

Kasımpaşa: "Sevdiklerinizle beraber sağlıklı ve huzur içinde bir bayram geçirmenizi dileriz. Ramazan bayramınız kutlu olsun."

Fatih Karagümrük: "Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı mübarek olsun."

Çaykur Rizespor: "Mübarek Ramazan Bayramı'nın camiamıza ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni eder; huzur, sağlık ve mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi dileriz."

Gaziantep FK: "Sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi dileriz. Ramazan Bayramınız mübarek olsun."

Göztepe: "Ramazan Bayramınızı en içten duygularla kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram diliyoruz."

Antalyaspor: "Ramazan Bayramımız kutlu olsun! Ramazan Bayramı'nın; başta ülkemiz olmak üzere tüm İslam alemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ederiz. Sevdiklerinizle birlikte, mutlulukla paylaşılan ve kalpleri birleştiren nice güzel bayramlar geçirmeniz dileğiyle."

Gençlerbirliği: "Sevgi, huzur, sağlık ve mutluluk dolu bir bayram dileriz. Ramazan Bayramınız kutlu olsun."





Beşiktaş, Avrupa'da hedefine iki adım uzakta

BKT Avrupa Kupası'nda yarı finale yükselen Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı, sezon başındaki şampiyonluk hedefine bir adım daha yaklaştı

20.03.2026 11:13:00
AA
Beşiktaş, Avrupa'da hedefine iki adım uzakta
Beşiktaş, Avrupa'da hedefine iki adım uzakta
BKT Avrupa Kupası'nda yarı finale yükselen Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı, sezon başındaki şampiyonluk hedefine bir adım daha yaklaştı.

Başantrenör Dusan Alimpijevic yönetimindeki Beşiktaş, 2023-2024 sezonunun ardından organizasyonda ikinci kez adını yarı finale yazdırdı.

Basketbol Avrupa Ligi'ne katılımın en kolay yolu olarak şampiyonluğu hedefleyen Beşiktaş, yarı finalde bir diğer Türk ekibi Bahçeşehir Koleji ile final için kozlarını paylaşacak.

Yarı finalde Türk randevusu

BKT Avrupa Kupası yarı finali, Türk eşleşmesine sahne olacak.

İtalyan takımı Dolomiti Energia'yı geçen Beşiktaş GAİN, Romanya temsilcisi U-BT Cluj-Napoca'yı eleyen Bahçeşehir Koleji ile yarı finalde kozlarını paylaşacak.

Bu eşleşmeyle beraber finalde Türkiye'den bir takımın mücadele etmesi de kesinleşti.

Yarı finalin diğer eşleşmesinde ise bir başka Türk temsilcisi Türk Telekom, Fransız ekibi Cosea JL Bourg-en-Bresse ile final için karşı karşıya gelecek.

Beşiktaş, grubunu lider tamamladı

Siyah-beyazlı ekip, BKT Avrupa Kupası'nda mücadele ettiği B Grubu'nu ilk sırada tamamladı.

Kupaya ilk haftada Litvanya temsilcisi Lietkabelis karşısında aldığı sürpriz yenilgiyle başlayan Beşiktaş GAİN, oynadığı 18 maçta 13 galibiyet, 5 yenilgi yaşadı ve averajla zirvede yer aldı.

Siyah-beyazlılar, elde ettiği bu başarıyla doğrudan çeyrek finale yükseldi.

Bu turda İtalyan ekibi Dolomiti Energia'yı ağırlayan Beşiktaş, maçı tek sayı farkla 77-76 kazandı ve yarı finale adını yazdırdı.

Bahçeşehir Koleji, grubunda ikinci oldu

BKT Avrupa Kupası'nda mücadele eden Bahçeşehir Koleji, A Grubu'nda ikinci olarak normal sezonu noktaladı.

Kırmızı-lacivertli takım, grupta çıktığı 18 maçta 12 galibiyet, 6 yenilgi yaşadı ve averajla ikinci basamakta yer alarak doğrudan son 8 takım arasına adını yazdırdı.

Bahçeşehir Koleji, çeyrek finalde Romanya ekibi U-BT Cluj-Napoca'yı 75-72 mağlup ederek üst üste ikinci kez yarı finale yükseldi.

Saha avantajı Beşiktaş'ta

Beşiktaş GAİN-Bahçeşehir Koleji eşleşmesinde saha avantajı, normal sezonda grubunu lider tamamlayan siyah-beyazlı takımda olacak.

Eşleşmenin ilk maçına 31 Mart Salı günü Beşiktaş, ikinci karşılaşmasına ise 3 Nisan Cuma günü Bahçeşehir Koleji ev sahipliği yapacak. Turun 3. ve son müsabakaya kalması durumunda eşleşmenin kaderini belirleyecek maç, 8 Nisan Çarşamba günü yine Beşiktaş'ın sahasında oynanacak.

Yarı finaldeki Türk eşleşmesinde iki galibiyete ulaşan takım, BKT Avrupa Kupası'nda finale çıkacak.

Bu sezon 45 maçta 34 galibiyet

Beşiktaş GAİN, bu sezon dört kulvarda toplam 45 maça çıktı.

Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda 1, Ziraat Bankası Türkiye Kupası'nda 3, BKT Avrupa Kupası'nda 19, Basketbol Süper Ligi'nde 22 olmak üzere toplam 45 maça çıkan Beşiktaş GAİN, söz konusu mücadelelerde 34 galibiyet elde etti.

Siyah-beyazlı ekip, söz konusu süreçte Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda ve Türkiye Kupası'nda finalleri kaybederken 11 kez sahadan yenik ayrıldı.

Avrupa'da evinde kaybetmedi

Siyah-beyazlı basketbol takımı, BKT Avrupa Kupası'nda bu sezon ev sahibi olduğu maçlarda rakiplerine geçit vermedi.

Avrupa'da grup ve çeyrek final maçı olmak üzere toplam 10 karşılaşmaya çıkan Beşiktaş, söz konusu müsabakaların tamamını kazandı.

Beşiktaş GAİN Spor Kompleksi'nde rakiplerine büyük bir üstünlük kuran siyah-beyazlılar, bir karşılaşmada ise Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde mücadele etti.

Dusan Alimpijevic ile tarihi bir sezon geçiren Beşiktaş, taraftarıyla bütünleşerek Avrupa'da final yürüyüşünü sürdürüyor.

Samsunspor, Avrupa'ya galibiyetle veda etti

UEFA Konferans Ligi son 16 turu rövanşında Rayo Vallecano'yu 1-0 mağlup eden Samsunspor, ilk maçta 3-1 kaybetmesi nedeniyle Avrupa kupalarına veda etti

20.03.2026 11:03:00
AA
Samsunspor, Avrupa'ya galibiyetle veda etti
Samsunspor, Avrupa'ya galibiyetle veda etti
UEFA Konferans Ligi son 16 turu rövanşında Rayo Vallecano'yu 1-0 mağlup eden Samsunspor, ilk maçta 3-1 kaybetmesi nedeniyle Avrupa kupalarına veda etti.

2. dakikada Garcia'nın ceza sahası dışından sert şutunda top az farkla üstten auta çıktı.

10. dakikada ceza sahası içinde topla buluşan De Frutos'un şutunda kaleci Okan Kocuk, ağlara giden meşin yuvarlağı son anda kornere çeldi.

13. dakikada Tomasson'un ortasında ceza sahasında topla buluşan Mouandilmadj'in şutunda meşin yuvarlak direğin üstünden auta gitti.

45+2 dakikada defanstan seken top ceza sahası içinde Mouandilmadji'nin önünde kaldı. Bu futbolcunun sert vuruşunda meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.

Karşılaşmanın ilk yarısı 0-0 berabere sonuçlandı.

İkinci yarı



52. dakikada Ratiu'nun ceza sahası çizgisi üzerinden sert vuruşunda kaleci Okan Kocuk topu yatarak kontrol etti.

54. dakikada Garcia'ın pasında ceza sahası içinde topla buluşan Palazon'un yerden vuruşunda meşin yuvarlak direk dibinden auta çıktı.

55. dakikada Palazon'un uzaktan sert şutunda kaleci Okan Kocuk, topu kornere çeldi.

65. dakikada Samsunspor 1-0 öne geçti. Mouandilmadji'nin pasında ceza sahası içinde Ndiaye, düzgün bir vuruşla topu ağlara yolladı.

90+5 dakikada Mendy ortasında ceza sahası içinde Camello'nun kafa vuruşunda kaleci Okan Kocuk, ağlara giden topu son anda kornere yolladı.

Karşılaşmayı Samsunspor 1-0 kazandı.

Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink: Almış olduğumuz galibiyetten dolayı mutlu değiliz ama gurur duymalıyız



Fink, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, gösterdikleri performanstan dolayı oyuncuları ile gurur duyduklarını aktardı.

Rayo Vallecano'yu kutlayan Fink, "Böyle bir deplasmanda galibiyet ve oynamak hiç kolay değil. Barcelona, Atletico Madrid, Real Madrid olsun buradan galibiyetle ayrılamamıştı.Biz buradan galibiyet alarak ayrıldık. Konferans Lig'inde ilk tecrübemiz ve bu anlamda çok iyi performans gösterdiğimizi söyleyebilirim. Aldığımız galibiyet sebebiyle elbetteki gururluyuz. Genel performansımıza bakacak olursak göstermiş olduğumuz için gurur duydum." ifadesini kullandı.

İspanya'ya gelen taraftarlara teşekkür eden Fink, "Bu tür performansları göstermeye devam etmemiz gerekiyor. Elbette almış olduğumuz galibiyetten dolayı mutlu değiliz ama gurur duymalıyız. Bugün elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Bugün çok iyi işler yaptık. Rakibimiz tecrübeli bir takıma sahip." diye konuştu.

Fink, kaleci Okan Kocuk'u da kritik kurtarışları nedeniyle tebrik etti.

Rayo Vallecano Teknik Direktörü Inigo Perez Soto: Evimizde kaybettik ama tatlı bir sonuca ulaştığımızı söyleyebilirim

Soto, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, Konferans Lig'nin çok önemli olduğunu dile getirdi.

Tarih yazmaya devam ettiklerini dile getiren Soto, "Bu sonuç bizim için çok olumlu bir sonuç. Maçın genelinde topa hakim olmaya çalıştık. Felipe'nin ayağı kaydı, top kayıpları yaptık, bunlar olunca tabii ki topu korumamız lazımdı. Sonucu korumaya çalışırken bazen hata yapabilirsiniz. Sonuçta amacımıza ulaştık. Tabii ki biraz daha savunmada kaldık, defansımızı güçlendirdikten sonra hücuma geçtik." ifadesini kullandı.

Soto, maçın bazı bölümlerinde topu rakibe verdiklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bazen topun kontrolünü kaybettiğimiz anlar oldu. Bazen Avrupa maçlarında bu tür hatalar olabiliyor. Çünkü kaos durumuna düşüyorsun gibi oluyor. Yapmış olduğumuz en iyi maçlardan biri diyebilirim. Çünkü biz ya da rakibimiz elenecek olması nedeniyle maçın sonucu her an değişebiliyor.

Bu futbolun parçası, içinde taktik var biraz da duygusallık var. Evimizde kaybettik ama tatlı bir sonuca ulaştığımızı söyleyebilirim, bu açıdan çok mutluyuz. Rakibimiz Avrupa'da ilk kez oynuyor olabilir, bunlar klişe sözler. Bu tür klişeler var. Hem sahamızda hem deplasmanda kazanmak tabii ki önemli ama kazanmasak da önemli olan sonuca ulaşmak. Avrupa'da deneyim olmayan bir ekip diyoruz rakibimize ama bu önemli değil. Bu sözler klişe gerçeğe bakmamız lazım. Futbol bu, sahaya çıkıyorsunuz herkes kendi şeklini ve tarzını ortaya koyuyor."

Kara Kartal’dan ilk 4 için kritik galibiyet

Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında Beşiktaş, konuk ettiği Kasımpaşa'yı 2-1 yendi.

19.03.2026 22:16:00
AA
Kara Kartal’dan ilk 4 için kritik galibiyet
Kara Kartal’dan ilk 4 için kritik galibiyet
Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında Beşiktaş, konuk ettiği Kasımpaşa'yı 2-1 yendi.

9. dakikada Ben Ouanes'in indirdiği topu ceza sahası dışından bekletmeden kaleye gönderen Cafu'nun sert şutunda meşin yuvarlak az farkla auta gitti.

11. dakikada Beşiktaş öne geçti. Orkun Kökçü'nün sol kanattan ceza sahasına yaptığı ortaya ön direkte savunmadan önce dokunan Oh, meşin yuvarlağı yakın köşeden filelere gönderdi: 1-0.

22. dakikada soldan kullanılan kornerde Cafu'nun kale önüne yaptığı ortayı kaleci Ersin Destanoğlu, son anda çelmeyi başardı.

45+2. dakikada Beşiktaş ikinci golü buldu. Sağ kanattan Murillo'nun ceza sahasına yaptığı ortaya penaltı noktasının gerisinde top yere değmeden havada ayak içiyle dokunan Orkun Kökçü, meşin yuvarlağı kalecinin üzerinden ağlarla buluşturdu: 2-0.

Beşiktaş, maçın ilk yarısını 2-0 önde kapattı.



53. dakikada Kasımpaşa, penaltı kazandı. Beşiktaş yarı sahasının ortalarından kullanılan frikikte Arous, Murillo'nun ayakla yaptığı müdahale sonundan ceza sahası içinde yer kalırken hakem Batuhan Kolak, beyaz noktayı gösterdi.

57. dakikada Benedyczak'ın kullandığı penaltıda top ve kaleci Ersin Destanoğlu, ayrı köşelere gitti: 2-1.

79. dakikada Beşiktaş, net gol pozisyonundan yararlanamadı. Orkun Kökçü'nün başlattığı atakta Rashica, aldığı pasla soldan ceza sahasına girdi. Oyuncunun sol çaprazdan şutunda savunmadan seken topu Cengiz Ünder altıpasın gerisinde tamamlamak istedi ancak kaleci Gianniotis'in omzuna çarpan top kornere gitti.

81. dakikada Olaitan'ın soldan ceza sahası içine ortasında Cengiz Ünder, savunma arkasına sarktı. Ceza sahası içi sağ çaprazında Cengiz'in top yere değmeden ayak içiyle yaptığı vuruşta kaleci Gianniotis, meşin yuvarlağın ağlarla buluşmasını bir kez daha engelledi.

90+5. dakikada sağdan Cafu'nun kullandığı frikikte altıpas önünde Kubilay Kanatsızkuş'un kafa vuruşunda top yandan dışarı çıktı.

Beşiktaş, maçı 2-1 kazandı.

Kayserispor’u umutlandıran galibiyet

Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında Zecorner Kayserispor, Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük'ü 1-0 mağlup etti

19.03.2026 22:12:00
AA
Kayserispor’u umutlandıran galibiyet
Kayserispor’u umutlandıran galibiyet
Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında Zecorner Kayserispor, Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük'ü 1-0 mağlup etti.

1. dakika Cardoso'nun ara pasında topla buluşan Chalov, kaleci Grbic ile karşı karşıya kaldı. Chalov, kaleciyi çalımlamaya çalışırken Fatih Karagümrük savunması araya girerek topu uzaklaştırdı.

7. dakikada orta sahanın sağ tarafından aldığı topla içe kateden Sergio'nun pasında ceza yayı üzerinde topla buluşan Tiago Çukur'un şutunda meşin yuvarlağı kaleci Bilal Bayazıt kontrol etti.

11. dakikada Benes'in pasında topla buluşan Brenet'in şutunda meşin yuvarlak rakip takımın savunma oyuncularına çarparak kornere çıktı.

Karşılaşmanın ilk yarısı 0-0 berabere sona erdi.

53. dakikada rakip yarı alanının ortalarında aldığı pasla sol çaprazdan ceza sahasına giren Tiago Çukur'un uzak köşeye gönderdiği şutta top, Zecorner Kayserisporlu savunma oyuncularına çarparak kornere çıktı.



66. dakikada Zecorner Kayserispor öne geçti. Sol kanatta topla buluşan Cardoso'nun ortasına iyi yükselen Onugkha'nın kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti: 1-0.

73. dakikada Chalov'un ara pasında ceza sahasında topla buluşan Onugkha'nın sert şutu yandan auta çıktı.

81. dakikada Benes'in ara pasında ceza sahasında topla buluşan Cardoso'nun sert şutunda topu kaleci Grbic kontrol etti.

Karşılaşma, ev sahibi ekibin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.

Barcelona, 7 golle çeyrek finale yükseldi

Barcelona, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda ilk maçta berabere kaldığı Newcastle United'ı 7 golle geçerek çeyrek finale yükseldi

18.03.2026 22:57:00
İhlas Haber Ajansı
Barcelona, 7 golle çeyrek finale yükseldi
Barcelona, 7 golle çeyrek finale yükseldi
Barcelona, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda ilk maçta berabere kaldığı Newcastle United'ı 7 golle geçerek çeyrek finale yükseldi.

UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında Barcelona, Nou Camp'ta Newcastle United'ı konuk etti.



İngiltere'de oynanan ve 1-1 tamamlanan eşleşmenin rövanşına ev sahibi 6. dakikada Raphinha'nın golüyle başladı. Newcastle, 17. dakikada Elanga ile eşitliği yakalarken, 1 dakika sonra Marc Bernal, Barcelona'nın 2. golünü kaydetti.

Elanga, 28'de kendisinin ve takımının 2. golünü atarken ilk yarı da 2-2'lik beraberlikle tamamlandı. Katalanlar, ikinci yarıda etkili bir oyun ortaya koyarken 45 ile 61. dakikalar arası 4 gol buldu. Bu bölümde Robert Lewandowski 2, Lamine Yamal ve Fermin Lopez de birer gole imza attı.



Raphinha, 72. dakikada kendisinin ikinci, takımının 7. golünü filelere bıraktı. Kalan bölümde başka gol olmazken, Barcelona Devler Ligi'nde adını çeyrek finale yazdırdı.

Barcelona, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Atletico Madrid - Tottenham eşleşmesinin galibi ile karşılaşacak.

Bordo-Mavililer bayrama mutlu giriyor

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında ikas Eyüpspor'u deplasmanda 1-0 mağlup etti

18.03.2026 22:13:00
AA
Bordo-Mavililer bayrama mutlu giriyor
Bordo-Mavililer bayrama mutlu giriyor
Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında ikas Eyüpspor'u deplasmanda 1-0 mağlup etti.

2. dakikada sol kanatta topla buluşan Muçi, son çizgiye inip ortaladı. Bu futbolcunun ortasında meşin yuvarlak direkt kaleye yönelirken kaleci Monteiro son anda topu kornere tokatladı.

36. dakikada Trabzonspor gole yaklaştı. Sağ kanatta kazanılan serbest vuruşta Muçi ceza sahası içine ortaladı. Arka direğe hareketlenen Nwaiwu boş pozisyonda kafa vuruşunu yaptı ancak meşin yuvarlak üstten auta gitti.

Karşılaşmanın ilk yarısı 0-0 bitti.



54. dakikada ceza sahası dışı sağ çaprazında kazanılan serbest vuruşta Zubkov, sağdan ceza sahasına giren Muçi'ye pasını aktardı. Bu futbolcunun yakın mesafeden sert şutunda top az farkla üstten auta çıktı.

58. dakikada ikas Eyüpspor gole yaklaştı. Sağ kanatta topla buluşan Radu'nun ceza sahasına ortasında iyi yükselen Legowski'nin kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla direğin yanından dışarı gitti.

64. dakikada Trabzonspor hızlı çıktı. Muçi'nin pasında ceza sahası dışında topla buluşan Ozan Tufan'ın sert şutunda kaleci Monteiro meşin yuvarlağı yumruklayarak uzaklaştırdı.

66. dakikada Trabzonspor öne geçti. Sağdan kazanılan korner atışında Zubkov kale sahası içine ortaladı. Savunmadan önce topa vuran Augusto meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 0-1.



75. dakikada Eyüpspor kalecisi Monteiro'nun uzaklaştırmak istediği top Zubkov'da kaldı. Bu futbolcu, ceza yayı üzerindeki Onuachu'yu toplu buluşturdu. Nijeryalı oyuncunun sert şutunda top az farkla dışarı çıktı.

87. dakikada Trabzonspor gole yaklaştı. Soldan kazanılan serbest vuruşta Zubkov uzak direğe ortaladı. Savunmanın arkasında kendisini unutturan Nwaiwu'nun yakın mesafeden kafa vuruşunda top yan ağlarda kaldı.

Trabzonspor 90 dakikadan 1-0 galip ayrıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.