logo
03 MAYIS 2026

Kalp krizinde Avrupa'yı geçtik

07.09.2001 00:00:00
Kalp cerrahlarının oluşturduğu Miyokard İnfarktüsü Kulübü'nün (MİK), hastanelerin acil servislerinde kalp krizi tanısı konulan hastalar üzerinde yaptığı ve bir yıl süren "Türkiye Akut Miyokard İnfarktüsü" (TÜMAR) başlıklı araştırmanın sonuçları, sigaranın zararlarını bir kez daha ortaya koydu. Araştırma, İstanbul'dan İzmir'e, Diyarbakır'dan Trabzon'a kadar bütün ülkeyi içerecek şekilde, 52 merkeze kalp problemiyle başvuran ve yüzde 80'ini erkeklerin oluşturduğu 3 bin 358 hastayı kapsadı.

Kriz, genç yaşta sigara ile beliriyor

Türk insanının Avrupalılar'a göre daha genç yaşta kalp krizi geçirdiğinin tespit edilen araştırma hakkında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Öngen, kalp krizi tanısı konulanların yaş ortalamasının erkeklerde 56, kadınlarda ise 64 olduğunu söyledi. Prof. Dr. Öngen, şöyle devam etti:"Hastaların büyük çoğunluğunu 65 yaşın altındakiler oluşturuyor ki, batılı ülkelere göre bunlar çok genç bir grubu meydana getiriyor. Avrupa ülkelerinde kalp krizi geçirme yaşı erkeklerde genelde 6065, kadınlarda ise 70'lere yakındır. Bizde ise erkeklerde 50'li yaşlarda, kadınlarda ise 60'lı yaşların başında meydana geliyor. Yani insanlarımız, kalp krizini batılı insanlara göre 10'ar yaş daha genç geçiriyor." Bunun nedenlerine bakıldığında sigara içme sıklığının çok fazla olduğunun tespit edildiğini anlatan Prof. Dr. Öngen, şunları kaydetti:"Kalp krizi geçiren hastaların yarıdan fazlasının sigara içtiği belirlendi. Batılı ülkelerde oran bu kadar yüksek değil. Genel olarak sigara, bilinen kalp krizi riskleri arasında ilk 6 içerisindedir. Bizde kalp krizinin genç yaşta olmasını belirleyen etkenlerden en önemlisi sigara." Sigarayı bırakmanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Öngen, bu zararlıalışkanlığından kurtulan kişinin 4 yıl sonra kalpdamar sağlığı açısından hiç kullanmamış insanın durumuna geldiğini sözlerine ekledi.

Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılıp çıkarılmayacağına dair soruyu yanıtladı

03.05.2026 17:21:00
Haber Merkezi
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın'da düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde gazetecilerle bir araya geldi.

Bakan Ersoy, konuya ilişkin gelen soru üzerine "Dokuz günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur. Ama bu kabinede tartışılıp alınacak bir karar" dedi.

Kurban Bayramı 27 Mayıs'ta başlayacak, 30 Mayıs'ta bitecek. 2016, 2018, 2019, 2021, 2023, 2024 yıllarında Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılması kararlaştırılmıştı.

Kabine Toplantısı için henüz belirlenmiş bir tarih yok.

Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı

Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.

03.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde Fatih Camii haziresinden bulunan kabri başında tören düzenlendi. Törene İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih İlçe Müftüsü Abdurrahman Şenoğlu katıldı. Törende, Fatih Camii İmamı Kurra Hafız Yusuf Yılmaz tarafından Kur'an-ı Kerim okundu.

Tilavetin ardından İstanbul İl Müftüsü Tuncel tarafından dua edildi
Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Büyük bir devlet adamı ve komutan. Aynı zamanda büyük bir lider olan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri'nin ölüm yıldönümü için bir araya geldik. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet olsun. Fatih Sultan Mehmet sadece bir komutan, bir lider, bir devlet adamı değildi. Aynı zamanda çağ açan çağ kapatan ve bununla birlikte de yeni bir medeniyet tasavvuru başlatan bir devlet adamıydı. Farklılıkları bir arada yaşatan ilme adalete önem veren ve bunları bize miras bırakan devlet adamıydı. Bizler de Fatihin mirasını bu şehirde aynı hassasiyetle devam ettiriyoruz. Rabbim birliğimizi beraberliğimizi kardeşliğimizi daim etsin. Onun bize bıraktığı miras üzerinde birlikte yaşamayı nasip etsin" şeklinde konuştu.İHA

İstanbul Boğazı'nda gemi arızası

Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri sevk edildi.

03.05.2026 16:40:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul Boğazı'nda gemi arızası
İstanbul Boğazı'nda gemi arızası
Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri sevk edildi.
Zaltron isimli Panama bayraklı 185 metrelik kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında Galatasaray Adası önlerinde makine arızası verdi. İstanbul Boğazı çift yönlü gemi trafiğine kapatıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri bölgeye sevk edildi.İHA

Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu


 
 
Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

02.05.2026 10:25:00
AA
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu

Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

Kentte gece başlayan sağanak, sabah yerini kara bıraktı. Kar nedeniyle evlerin çatıları ile araçların üzeri beyaz örtüyle kaplanırken, çiçek açan meyve ağaçları da kar altında kaldı.

Vatandaşlardan Hasan Selvi, Mayısta böyle bir kar yağışı beklemediklerini belirterek, "Bu yıl iklimlerde değişim var. İnşallah bu kar yağışıyla birlikte geçen yıllardaki gibi don olayı yaşamayız. Çiftçilerimiz yağışla rahat eder. Barajlarımız için de güzel oldu. Bu yağışlarla birlikte verimli bir yıl geçireceğimizi düşünüyorum" dedi.

Çapanoğlu Mahallesi esnafından Mesut Aydın ise mayısta sabaha güzel bir kar yağışıyla uyandıklarını söyleyerek, karın rahmet ve bereket getirmesini, kuraklığın yaşanmadığı bir yıl olmasını temenni etti.

Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

 
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" dedi.

02.05.2026 09:42:00
HABER MERKEZİ/AA
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar." dedi.
İngiliz Davidson, İsrail'in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını anlattı.
Küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını söyledi.

Ateş etmekle tehdit ettiler

Davidson, "Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, 'Öne geçmezseniz ateş ederiz' diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk" dedi.
İsrail askerleince alıkonulduktan sonra "yüzen hapishane" olarak nitelendirdiği bir ortama götürüldüklerini anlatan Davidson, buradan da botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduklarını dile getirdi. Davidson, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler (Yunan askerler) vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" ifadesini kullandı.

Yatakları da ıslattılar

Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandıklarını, bazı durumlarda yatakların özellikle ıslatıldığını belirten Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, görevlilerin sert ve tehditkar bir tutum sergilediğini söyledi.
Davidson, kendilerine "Yunanistan'ı terk etmeleri ya da İsrail'de hapse gönderilmeleri" yönünde seçenek sunulduğunu ifade etti.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davidson, "Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar (İsrail) siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar" dedi.

Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı


 
İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı. Aktivistlerden Hüseyin Şuayb Ordu, "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre" dedi.

02.05.2026 05:50:00
HABER MERKEZİ/AA
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı

Haydut topluluk (topluluk izra devlet böyle bir şeyi yapmaz) İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı.
Uçakta yer alan 18'i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişiyi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz ve Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe apronda güller ve Filistin kefiyeleriyle karşıladı.
Havalimanı çıkışında aktivistler ve onları karşılayanlar, İsrail aleyhinde sloganlar attı.



İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayandı

Mavi Marmara Derneği Başkanı ve Özgürlük ve Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Beheşti İsmail Songür ise İsrail'in Filistin'in ve Orta Doğu'nun bir meselesi olmaktan çıktığını belirterek, "Şu an İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayanmıştır" dedi.
Songür, İsrail'in geçen yıl da uluslararası sularda aynı saldırıyı yaptığını hatırlatarak, "Şimdi yine Akdeniz'in ortasında Sumud Filosu'na yaptığı bu saldırının arkasındaki isim aynı terörist İsrail'dir." ifadelerini kullandı.
59 aktivistin geldiğini anımsatan Songür, şunları kaydetti:
"Bunlar iki gün önce terör güçlerinin saldırısıyla Girit Adası'nın açıklarında gemileri alıkonuldu. Amerika, İsrail ve Yunanistan işbirliğiyle tüm bu isimler hukuksuz bir şekilde Yunanistan'a bırakıldı. Aynı zamanda Sumud Filosu'na ait bir gemi batırıldı. Şu an açık denizlerde seyrüseferine devam eden 31 tane daha gemimiz bulunuyor. Halihazırda 11 Türk vatandaşımız ve 200'den fazla katılımcıyla Sumud Filosu'na ait diğer gemiler, Girit açıklarında bekliyor. Önümüzdeki günlerde, diğer ülkelerin limanlarından katılımlarla bu filo daha da büyüyerek devam edecektir. Şu an hem karadan hem de denizden İsrail'in bu hukuksuz ablukasına karşı, işlemiş olduğu insanlık suçlarına, soykırıma karşı dünya vicdanı Gazze'ye doğru hareketine devam ediyor."

İsrail dünyanın teröristidir, dünyanın belasıdır

Filo katılımcılarından gazeteci ve aktivist Muhammed Özdemir, İsrail askerleri tarafından esir alınan ancak başlarını eğmeyen tüm filo katılımcılarına teşekkür etti.
Filodakilerin İsrail'in tehditlerine ve şiddetlerine boyun eğmediklerini belirten Özdemir, "İsrail bize yaptığı müdahaleyle şunu göstermiş oldu. İsrail dünyanın teröristidir, İsrail dünyanın belasıdır. Biz bu belayı inşallah adım adım, hızlı bir şekilde bitirmeye devam edeceğiz. Merak etmeyin" şeklinde konuştu.

Netanyahu'nun ibretlik sonunu göreceğiz

Küresel Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Ayçin Kantoğlu, İsrail'in filo katılımcılarına yaptıklarını kınadı.
İsrail'in Filistinlilere yaklaşık bir asırdır işkence çektirdiğini dile getiren Kantoğlu, şunları ifade etti: "Kendisini dünyanın efendisi zannedenlere söyleyecek bir çift sözümüz var, canları cehenneme. Filistin'i öyle YouTube üzerinden falan görmeyeceğiz, kendi gözlerimizle göreceğiz. Ama gördüğümüz bir şey daha olacak, Netanyahu'nun ibretlik sonunu da göreceğiz ve tüm dünya bunu ilelebet izleyecek inşallah."
Filonun katılımcılarından Hüseyin Şuayb Ordu, İsrail askerlerinin iki gün önce Akdeniz'in ortasında kendilerini kaçırarak işkence ettiğini söyledi. İsrail askerlerinin filo katılımcılarını bir konteynere yerleştirdiğini anlatan Ordu, şöyle devam etti: "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre. Bu aslında Avrupa'nın insan hakları, demokrasi dediği, Birleşmiş Milletler'in dediği şeyin göbeğine vurulmuş son baltadır, son darbedir. Daha bunun da üstüne hiçbir şey yapmayacaklarsa bu devletler, kendilerine medeni, insan, çağdaş deme hakkına sahip değildir. İsrail gelmiştir Avrupa'nın göbeğinde 'Buranın lideri benim, buranın kralı benim, canım ne isterse, canımın istediğine istediğimi yaparım, siz de hiçbir şey yapamazsınız' demiştir. Bir, öncelikle Avrupalıların bunu anlaması lazım. İkincisi, bize bunu yapan Filistinlilere neler neler yapıyor bunu defalarca kez gördük."


En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım

Filo katılımcılarından Katy Davidson, İngiltere'de yaşayan bir gıda mühendisi ve sıradan bir insan olduğunu belirterek ekranda izledikleri karşısında dayanamadığı, bir şeyler yapmak gerektiğini hissettiği için yola çıktığını anlattı.
İsrail'i kendilerine yaptıkları için kınayan Davidson, esir alınan 2 aktivistin serbest bırakılmasını isteyerek, şöyle konuştu:
"En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım. Bizi aldattılar, bize' Saif ve Thiago'nun ayrıldığını' söylediler. Biz gerekirse İsrail'e gidelim ama onları arkada bırakmayalım dedik. 'Onların zaten ayrıldığını' söylediler ve bizi aldattılar. Şimdi tıpkı 11 bin Filistinli gibi onlar da esir. Sadece Filistinliler değil, onlara yardım etmek isteyenler de esir. Eğer dünyadaki bütün ülkeler sizlerin ülkesi gibi olsaydı, halkları sizin ülkeleriniz gibi olsaydı bunlar böyle olmazdı. Bizim orada iki gündür karşılaştığımız şeylerden birisi de İsrail'in cezasızlıkla muamele edileceklerini bilerek pervasızca ve cüretkarca davranmasıydı. Eğer beni dinliyorsan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sana mesajım şudur: Türkiye'den öğren, bunu öğren, sana yazıklar olsun."

Filistin var, çünkü direniyor

Arjantinli Milletvekili Monica Schlotthauer ise kendilerini kaçıran İsrail askerlerinin işkencelerine maruz kaldıklarını anlatarak, "Aşağılandık, psikolojik tacize maruz kaldık ama yılmadık, yılmayacağız. Çünkü Filistinli kardeşlerimiz bunu misliyle yaşıyor. Filistin var, çünkü direniyor. Karşısında ise ölüm makinesi bir devletin askerleri var. ABD, Avrupa Birliği ve bütün ülkeler iki yüzlü politikalarıyla siyonist devletin bütün politikalarını meşru kılıyorlar" dedi.
Konuşmaların ardından havalimanından ayrılan aktivistler, İstanbul Adli Tıp Kurumuna götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi.



Sumud aktivistleri Adli Tıp'ta

İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayarak alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni düzenlendi. Havalimanı VIP Terminali çıkışında basın açıklaması yapan aktivistler, konuşmaların ardından otobüslerle Bahçelievler'deki Adli Tıp Kurumu Başkanlığına götürüldü. Burada sağlık kontrolünden geçirilen aktivistler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Adli Tıp Kurumu Başkanlığından ayrıldı.

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.

Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı

Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar'a "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına ilişkin gerekçeli karar hazırlandı

 

01.05.2026 17:23:00
Anadolu Ajansı
Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı
Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 16 Nisan'daki karar duruşmasında Bahtiyar hakkında verilen hapis cezasına ilişkin 49 sayfadan oluşan gerekçeli karar yazıldı.

Kararda, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını, "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmasının ardından Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılandığı anımsatıldı.

Kararda, Narin Güran'ın cansız bedenini Eğertutmaz Deresi'ne sakladığını itiraf eden tutuklu sanık Bahtiyar ile Narin'in babası Arif Güran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ve taraf avukatlarının beyanlarına yer verildi.

Amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar'ın eskiden beri samimi ve yakın arkadaş oldukları ifade edilen kararda, sanık Güran'ın yeğeninin düğün merasimi hazırlıkları kapsamında kırsal mahalledeki bazı kişilerin alışveriş ve davetiye dağıtımı nedeniyle köyde bulunmadığı kaydedildi.

"Sanıklar Salim, Yüksel ve Enes tarafından Narin'in öldürüldüğü anlaşılmıştır"

Eylem saatinden önce sanıklar amca Salim, ağabey Enes, anne Yüksel Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar'ın köyde olduklarının anlaşıldığı belirtilen kararda, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Sanıkların olay saatinden önceki zaman diliminde görüşmeye başladıkları anlaşılmıştır. Olaydan önce Nevzat Bahtiyar, Salim Güran'ı 15.08'de arayarak onunla irtibata geçmiştir. Kur'an kursundan çıkan maktul, her zaman kullandığı yol yerine daha kısa olduğu anlaşılan patika yolu kullanarak evine gitmiştir. Olay öncesinde sanıklar Salim ve Nevzat, birbirlerine yakın olarak maktulün her zaman kullandığı yol bölgesinde ve maktulün evi yakınında bulunmuştur. Maktulün ise patika yoldan çıkarak evi ve müştemilatının bulunduğu yere gelmesi üzerine buraya geçen sanık Salim ile evde bulunan diğer sanıklar Yüksel ve Enes tarafından maktul Narin'in öldürüldüğü anlaşılmıştır.

Sanık Salim maktulün cesedini, olay öncesinde birlikte olduğu ve evin dışında bekleyen arkadaşı sanık Nevzat'a gizlemesi veya yok etmesi amacıyla teslim etmiştir. Bu hususu, sanık Nevzat ile sanık Salim'in saat 15.25 ile 15.46 sıralarında artan ortak baz kullanma durumu desteklemiştir."

Kararda, sanık Bahtiyar'ın maktulün cesedini, yapılan aramalar sonucu cansız bedeninin bulunduğu derenin toprak ile birleşen kısmına çuval içinde götürerek bıraktığı ve üzerini taşla örttüğünün anlaşıldığı belirtildi.

Kararda, "Sanık Nevzat'ın, sanık Salim'in ev içerisinde bulunan bir odaya kendisini götürerek Narin'in yerde yatan cansız bedenini gösterdiği, bu surette sanığın olay yerinde olmadığı şeklindeki beyan ve savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Sanık Nevzat Bahtiyar'ın maktulün öldürülmesine ilişkin eyleme, sanık Salim Güran'ın yanında bulunarak suçun işlenmesinden önce ve eylem sırasında suç işleme kararını kuvvetlendirme, fiilin işlenmesi sonrasında yardımda bulunmak suretiyle öldürme eylemine yardım eden sıfatı ile katıldığı kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında maktule yönelik eylemi nedeniyle Yargıtay ilamı doğrultusunda 'nitelikli kasten öldürme' suçuna yardım etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur." ifadelerine yer verildi.

Anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onanmıştı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar Yüksel, Enes ve Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi için bozmuştu.

Mahkeme heyeti, 16 Nisan'da yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar'ın "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapse çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

TÜRK-İŞ, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü Edirne'de kutladı

 

01.05.2026 15:33:00
Anadolu Ajansı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

Konfederasyona bağlı sendikaların üyeleri, Şükrüpaşa İlkokulu önünde toplanarak kortej oluşturdu. Katılımcılar, etkinliğin düzenleneceği Saraçlar Caddesi'ne yürüdü.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programa katılan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kalabalığı selamladı.

Tüm emekçilerin bayramını kutlayan Dervişoğlu, işçilerin sorunlarını bildiğini ve her zaman yanlarında olacağını söyledi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da yaptığı konuşmada, bugün yaşamını emeğiyle sürdürenlerin hak arama günü olduğunu belirtti.

Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu, Gazi Mustafa Kemal'in savaşı yönettiği, Osmanlı başkenti, Mimar Sinan'ın şehri Edirne'de olduklarını ifade eden Atalay, "Bizle uğraşanlar yakınımızda, o yüzden Trakya'dayız, o yüzden Edirne'deyiz." dedi.

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün büyüdüğünü savunan Atalay, taşeron işçiler ile kuryelerin yaşadığı sorunların çözümü için düzenleme yapılmasını, staj ve çıraklık sürecinin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesini talep etti.

Atalay, savaşların sadece sınırları değil, insanların hayatlarını da değiştirdiğine işaret ederek, "Savaşın olduğu yerde üretim durmakta, insanlar işsiz kalmakta, emek değersizleşmektedir. Özellikle 168 günahsız kız çocuğunu bombalayanlara lanet olsun." diye konuştu.

Toplumda sevginin üretilmesi gerektiğine dikkati çeken Atalay, "Toplumda sevgi üretilmediği zaman hiçbir güvenlik önlemi işe yaramayacaktır. Eğer sevgi üretmeyen bir toplum haline geldiysek, eğer saygıyı azalttıysak, eğer ayıbı, günahı unuttuysak, öfkeyi büyüttüysek hiçbir güvenlik önlemi tek başına yetmez." ifadelerini kullandı.

Atalay, Türkiye'nin başta komşuları olmak üzere kimseyle sorunu olmadığını ancak Yunan siyasetçilerin ve güvenlik güçlerinin açıklamalarla iki ülke arasındaki ilişkileri germeye çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:

"Yunanistan iki güne bir açıklama yapıyor, diyor ki, 'Kıbrıs bizim, Fransa yanımızda, Amerika yanımızda.' Bizim onlarla sorunumuz yok. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Yarın İsrail'i, ABD'yi bulamazsın. Onun için Edirne'den sesleniyorum, bizim sizle bir işimiz yok, toprağımıza, bayrağımıza, ülkemize göz dikmeyin, sonra zararlı çıkarsınız haberiniz olsun. Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz, silahsız polisiz. Biz bu ülkede nerede bir sıkıntı varsa oradayız, vatan yoksa parti yok, vatan yoksa sendika yok, vatan yoksa ailen yok. Birinci öncelik her zaman güvenlik ve vatan."

Kutlama programına, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile TÜRK-İŞ'e bağlı sendikaların temsilci ve üyeleri katıldı.

1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış annelerin 10 gün içinde başvuru yapmaları halinde 8 haftalık ek ilave izin hakkından yararlanabileceğini belirtti.
 

01.05.2026 10:30:00
AA
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, doğum izni sürelerini artıran yeni düzenlemeyle annelerin ve ailelerin yanında olduklarını ifade etti.

Göktaş, paylaşımında şunları kaydetti:

"1 Nisan 2026 itibarıyla doğum yaptığı tarihin üzerinden 24 hafta geçmemiş anneler, çalıştıkları kuruma 10 iş günü içinde başvurmaları halinde 8 haftalık ilave doğum izni hakkından yararlanabiliyor. Aile ve Nüfus On Yılı'nda, iş-aile yaşamını dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye ve her koşulda annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz."

3 soruda 8 haftalık ek ilave doğum izni
Bakan Göktaş, ayrıca paylaşımında, "3 soruda" başlığıyla 8 haftalık ilave doğum iznine ilişkin merak edilenlere de yer verdi. Buna göre 3 soru ve cevapları şöyle:

Kimler yararlanabilir?

1 Nisan 2026 itibarıyla, doğum iznini tamamlamış, ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler bu haktan yararlanabilir.

8 haftalık ilave doğum izni nasıl hesaplanır?

Hedef tarih, 1 Nisan 2026 (Kanun'da esas alınan tarih). Hedef süre, 24 hafta eşittir 168 gün. 1 Nisan 2026'dan geriye doğru 168 gün sayılır. 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneler izinden yararlanabilir. Yasal şart, 1 Nisan 2026 itibarıyla 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan anneyi kapsar.

Başvuru süreci nasıl işler?

1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 iş günü içinde çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabilirler."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.