logo
31 TEMMUZ 2026

Kamu kurumları 'hacker' testinde

28.01.2011 00:00:00
 
TÜBİTAK UEKAE ile BTK uzmanları, kamu kurum ve kuruluşlarının siber saldırılara ne kadar hazırlıklı olduğunu belirlemek üzere 41 kuruma gerçek saldırı başlattı

Türkiye'nin kamu ve özel sektör kuruluşlarının bilgi sistemlerinin siber savaş tehdidine karşı hazırlıklıklarını test etmek amacıyla başlatılan 'Ulusal Siber Güvenlik Tatbikatı'nın yapıldığı ve onlarca siber güvenlik uzmanının çalıştığı TÜBİTAK BİLGEM Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) kapılarını basına açtı. TÜBİTAK ve BTK'nın ortak düzenlediği tatbikata katılan 41 kurum ve kuruluşun bilgi sistemlerine gerçek saldırılar düzenleyen ekip, kurumların sistem açıklarını rapor haline getirecek. UEKAE Müdür Yardımcısı Mert Üneri, Bilişim Sistemleri Güvenliği Bölümü'nün 2001'de kurulduğunu ve 10 yılı aşkın süredir siber güvenlik konuları üzerine çalışmalar yürüttüğünü anlattı. İlk çalışmalarına Türk Silahlı Kuvvetleri ile başlayan ekibin, bilgisayar sistemlerinin daha yaygın kullanıma başlamasıyla birlikte diğer kamu kurumlarıyla da işbirlikleri yürütmeye başladığını belirten Üneri, özellikle bilgi ve iletişim sistemlerinin güvenliklerinin testlerini yaptıklarını söyledi. Bölümün, kamunun yanısıra bankacılık ve e-ticaret yapan şirketler gibi başka ihtiyaç sahiplerinin de bilgi güvenliği taleplerini karşıladıklarını ifade eden Üneri, şöyle konuştu: "NATO'nun Türkiye'deki temas noktası da TÜBİTAK UEKAE. Türkiye'de NATO üslerinde bir güvenlik ihlali olursa, buna müdahale edecek ekibin TÜBİTAK UEKAE olacağı 2007'de NATO ile imzalanan protokolle belirlendi. Diğer yandan yurt dışındaki bazı bankalar da bilgi yönetim sistemlerinin kurulmasında ekibimizden destek alıyorlar. Avrupa'daki üç bankanın bu sistemlerini kurduk örneğin. Laboratuvarımız ayrıca geçen yıl sertifika üreticisi 12 ülkeden biri oldu. Yani Ortak Kriter Test Merkezi'nden çıkan sonuçlar, bütün dünyada tanınır oldu."

Hırsızlıktan farkı yok

İnternet ortamında özellikle saldırıların son dönemlerde giderek ilgi uyandıran konuların başında geldiğine işaret eden Üneri, Türkiye'deki durumu şu sözlerle anlattı: "Bir kurumun bilgi sistemine bir saldırı yapıldığında ve başarılı olunduğunda Türkiye'de ve dünyada pek çok kurum, unvanları sebebiyle saldırıları gizli tutuyor. Kendi başlarına bu sorunlarını çözmeye çalışıyorlar. Ama problemi başka kurumlara aktarması gerekiyor ki, diğer kurumlar da bu olaydan haberdar olsun ve önlemler alınsın. Bu nedenle siber savunmada koordinasyon çok önemli. Evinize hırsız girdiği zaman nasıl hemen polis çağırıyorsanız, evinizdeki bilgisayara da birisi girdiği zaman aynı işi yapacak kolluk kuvveti gerekiyor. Hırsız hakkında hiç bir  bilgi vermeden korunma sağlayamazsınız. 'Gel benim şu bilgisayar sistemimi koru' diye bir tanımla işe girdiğiniz zaman başarısız olmak kesin hale geliyor. Yani bu işin doğal hırsızlıktan hiç bir farkı yok. Evinizi korurken hırsız camdan gelebilir, kapıdan gelebilir diye düşünüp ev zemin kattaysa farklı önlem alınıp çatı katındaysa farklı önlem alıyorsanız aynı şekilde bilgisayar sistemlerini korurken de kimden ve ne için koruduğunuza dair değişik önlemler alınması gerekiyor."Ocak 2011'de BTK ile birlikte düzenlenen 'Ulusal Siber Güvenlik Tatbikatı'na ilişkin bilgiler de veren Üneri, Wikileaks olayından sonra siber güvenlik konusundaki farkındalığın tüm dünyada yükselişe geçtiğini söyledi. Üneri, tatbikata Genelkurmay Başkanlığından, SGK'ya, bazı üniversitelerden, bakanlıklara ve Emniyet Genel Müdürlüğünden Sayıştay Başkanlığına kadar 41 ayrı kurumun katılacağını bildirdi.

Eren Kaşıkçı Tokat'ta son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul'daki evinde ölü bulunan ünlü şef Eren Kaşıkçı, memleketi Tokat'ta son yolculuğuna uğurlandı

31.07.2026 17:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eren Kaşıkçı Tokat'ta son yolculuğuna uğurlandı
Eren Kaşıkçı Tokat'ta son yolculuğuna uğurlandı
Sarıyer Kilyos'taki evinde tek başına yaşayan ve 2 gündür kendisinden haber alınamayan 37 yaşındaki MasterChef 2021 şampiyonu Eren Kaşıkçı evinde ölü bulunmuştu. İncelemenin ardından hayatını kaybettiği öğrenilen Kaşıkçı'nın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na götürülmüştü.

Yapılan otopsinin ardından Kaşıkçı için Sancaktepe Yenidoğan Cemevi'nde dün ikindi namazına müteakip düzenlenen cenaze namazının ardından defnedilmek üzere memleketi Tokat'a uğurlandı. Kaşıkçı'nın cenazesi merkeze bağlı Musullu köyüne getirilerek burada kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi. Cenaze törenine Kaşıkçı'nın akrabaları ve yakınları katıldı.

169 yangından 163'ü kontrol altında

Türkiye genelinde sıcak hava ve şiddetli rüzgarın tetiklediği orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale aralıksız sürüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünden bu yana çıkan 169 yangından 163'ünün tamamen kontrol altına alındığını bildirdi. Muğla Fethiye yangını tamamen söndürülürken, kalan kritik bölgelerde ekiplerin alevlerle amansız mücadelesi devam ediyor

31.07.2026 15:20:00 / Güncelleme: 31.07.2026 15:21:49
Haber Merkezi
 
169 yangından 163'ü kontrol altında
169 yangından 163'ü kontrol altında
Türkiye, yaz sıcakları ve kuvvetli fırtınanın etkisiyle Akdeniz ve Ege kıyıları başta olmak üzere birçok noktada es zamanlı çıkan orman yangınlarına karşı topyekun bir mücadele yürütüyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda binlerce personel, onlarca uçak ve helikopter alevlerin önüne set çekmek için gece gündüz mesai harcıyor.

Fethiye ve Seydikemer'den güzel haber

Tarım ve Orman Bakanlığı Yangın Yönetim Merkezi'nden son durum verilerini paylaşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sahadaki özverili çalışmalar neticesinde Muğla/Fethiye yangınının tamamen kontrol altına alındığını duyurdu. Bölgede soğutma çalışmalarına geçilirken, yine aynı bölgedeki Muğla/Seydikemer yangını da tamamen kontrol altına alınan alanlar arasında yer aldı. Sarp arazisiyle ekipleri zorlayan Antalya/Kaş ve Isparta/Eğirdir yangınları da kontrol altına alınan diğer noktalar oldu.

Bakan Yumaklı, an itibarıyla Balıkesir/Gömeç, Antalya/Alanya ve Mersin/Gülnar-Aydıncık yangınlarının büyük ölçüde kontrol altında olduğunu ve riskin düşürüldüğünü belirtti. Aydın/Çine'deki yangını tamamen kontrol altına almak için ise havadan ve karadan yoğun müdahalelerin sürdüğü bildirildi.

"Açık alanda kesinlikle ateş yakmayın"

Yangınların çıkış nedenlerine ve önümüzdeki günlerin risk haritasına dikkat çeken Bakan İbrahim Yumaklı, vatandaşlara hayati uyarılarda bulundu. Son çıkan yangınların yüzde 70'inden fazlasının orman dışı alanlarda (bağ, bahçe, anız) başlayıp ormanlara sıçradığını vurgulayan Bakan Yumaklı, "Düşük nem, yüksek sıcaklık ve şiddetli rüzgâr bir araya geldiğinde en küçük bir kıvılcım dahi felakete dönüşebiliyor" dedi. Önümüzdeki günlerin çok kritik olduğunu belirten Bakan Yumaklı, Çanakkale'den Mersin'e kadar olan kıyı şeridinde rüzgarın etkili olduğunu vurguladı. Vatandaşlara açık alanda ateş yakmamaları konusunda uyarıda bulunan Bakan, bu dönemin atlatılması için hassasiyet çağrısında bulundu."

Yerleşim yerlerinde kritik tahliyeler gerçekleşti

Yangınların yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine valilikler ve AFAD koordinesinde birçok mahallede geniş çaplı tahliye işlemleri gerçekleştirildi. Alınan önlemler kapsamında Muğla Seydikemer'de 408 konut boşaltılırken, 703 vatandaş ve yaklaşık 100 hayvan güvenli alanlara sevk edildi. Ayrıca Seydikemer Devlet Hastanesi'ndeki 45 hasta tedbir amaçlı Fethiye'ye nakledildi.

Alevlerin yaklaştığı bir diğer bölge olan Balıkesir Edremit (Altınoluk) ve Gömeç hatlarında ise 210 konut tedbir amacıyla tahliye edildi ve yaklaşık 650 bölge sakini güvenli yerlere yerleştirildi. Antalya'nın Kumluca ilçesinde 50 konut, Alanya ilçesinde ise Sapadere, Fakırcalı ve Beldibi mahallelerindeki riskli 45 konut şiddetli rüzgar nedeniyle hızla boşaltıldı. Kumluca'da boşaltılan hanelerden 10 tanesi alevlerin sıçraması nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Aydın Çine'de ise Kavşıt Yaylası'nda bulunan 30 ev önlem olarak boşaltılırken, alevlerin ulaştığı 5 evde maddi hasar oluştu.

"Tek bir can kaybımızın olmaması en büyük tesellimiz"

Muğla Valiliği ve Balıkesir Valiliği tarafından yapılan ortak açıklamalarda, tahliyelerin tamamen rüzgarın yön değiştirme riskine karşı "önlem amaçlı" yapıldığı vurgulandı. Yetkililer, erken tahliye kararları sayesinde yerleşim yerlerinde herhangi bir can kaybı yaşanmadığını, evlerinden tahliye edilen vatandaşların her türlü barınma ve gıda ihtiyacının Kızılay ve AFAD ekiplerince eksiksiz karşılandığını bildirdi.

2 kişi tutuklandı

Yangın riski nedeniyle AFAD ve Bakanlık iş birliğiyle, aralarında İzmir, Muğla ve Antalya'nın da bulunduğu 9 ildeki vatandaşlara cep telefonlarından acil durum uyarısı gönderildi. Vatandaşlara "Ekipleri engellemeyin, yolları boş bırakın" çağrısı yinelendi.

Öte yandan, Balıkesir/Gömeç'teki yangının kaynak çalışmasından çıktığı belirlenirken, olayla ilgili adli süreç başlatıldı ve 2 şüphelinin tutuklandığı bildirildi. Bölgelerde hasar tespit çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek

31.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kanunla, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.

Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.

Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.

Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun'da yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasına, soruşturmanın yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.

"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.

Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek.

Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.

Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, kırmızı bültenle arananlar dahil uluslararası seviyede takip edilen 526 kişinin, 2026'nın 7 aylık döneminde Türkiye'ye iadesi sağlandı

31.07.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi
Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi
İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, kırmızı bültenle arananlar dahil uluslararası seviyede takip edilen 526 kişinin, 2026'nın 7 aylık döneminde Türkiye'ye iadesi sağlandı.

İçişleri Bakanlığı verilerinden derlenen bilgiye göre, yurt dışına kaçan ve uluslararası seviyede aranan kişilerin yakalanarak ülkeye getirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor.

Bu kapsamda, 1 Ocak-16 Temmuz 2026 döneminde 44 ülkede yürütülen çalışmalar sonucunda 499 kişinin Türkiye'ye getirilmesi sağlandı.

Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişinin daha 28 Temmuz'da ülkeye getirilmesiyle, 7 aylık dönemdeki sayı 526'ya ulaştı.

123'ü organize suç örgütü lideri veya üyesi
Türkiye'ye getirilen 499 kişinin 225'inin asayiş, 194'ünün kaçakçılık ve organize suçlar, 71'inin narkotik, 9'unun ise terör suçlarından arandığı belirlendi.

Bu kişilerden 123'ünün organize suç örgütü lideri veya üyesi olduğu tespit edildi.

Terör suçları kapsamında getirilen 9 kişiden 5'inin PKK, 2'sinin dini istismar eden terör örgütleri, 2'sinin ise diğer terör örgütleri kapsamında arandığı kaydedildi.

"Kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uluslararası seviyede aranan kişilerin Türkiye'ye getirilmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Suçluların yurt dışına çıkarak izlerini kaybettiremeyeceğini vurgulayan Bakan Çiftçi, ilgili kurumlar ve uluslararası muhataplarla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Çiftçi, şunları kaydetti: "Suçlular şunu iyi bilmelidir, kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir. İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, bu yıl kırmızı bülten dahil uluslararası seviyede aranan 526 kişinin ülkemize getirilmesini sağladık. Bu sonuç, Türkiye'nin güçlü takip kapasitesinin ve uluslararası alandaki etkin işbirliğinin somut göstergesidir. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve aranan kişileri ülkemize getirmeye devam edeceğiz."

Uluslararası arama sürecini Interpol-Europol Daire Başkanlığı yürütüyor
Türkiye'de uluslararası seviyede aranan kişilere ilişkin işlemler, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığınca yürütülüyor.

Başkanlık, aranan kişilere ilişkin bilgileri Interpol kanalları üzerinden ilgili ülkelerin birimlerine iletiyor, yakalama ve Türkiye'ye getirme süreçlerinde ülkeler arasındaki koordinasyonu sağlıyor.

Kırmızı bülten, aranan kişinin yerinin belirlenmesi ve iade amacıyla geçici olarak yakalanmasına yönelik uluslararası talebi ifade ediyor. Difüzyon ise arama bilgisinin Interpol üzerinden üye ülkelere doğrudan iletildiği acil mesaj olarak kullanılıyor.

152 bin 449 adayın başvurduğu ALES/2 bu pazar yapılacak

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 152 bin 449 adayın başvurduğu Akademik Personel Ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'nın (ALES/2) bu pazar yapılacağını duyurdu

31.07.2026 12:15:00
İHA
 
152 bin 449 adayın başvurduğu ALES/2 bu pazar yapılacak
152 bin 449 adayın başvurduğu ALES/2 bu pazar yapılacak
ÖSYM, ALES/2'nin bu pazar yapılacağını açıkladı. Bu kapsamda sınav, 81 il ve 92 sınav merkezinde gerçekleştirilecek. Sınavda, 395 bina ve 5 bin 895 salon kullanılacak. Ayrıca saat 10.15'te başlayacak sınavda adayların, saat 10.00' dan sonra sınav binalarına alınmayacağı belirtildi. Sayısal ve sözel testlerde 50' şer sorunun sorulacağı sınavda adaylara 150 dakika cevaplama süresi verilecek.

12.45' te sona erecek sınavda süre verilmesi uygun bulunan engelli adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Sayısal testi, adayların sayısal ve mantıksal akıl yürütme becerilerini, sözel testi ise sözel akıl yürütme becerilerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşacak. Soruların belirli yükseköğretim programlarında kazanılan yeterlikleri ve bilgileri ölçmeye yönelik olmayacağı, farklı alanlardan gelen yükseköğretim kurumu mezunlarının cevaplayabilecekleri nitelikte olacağı da özellikle ifade edildi.

Sonuçlar 21 Ağustos'ta belli olacak

ALES/2'nin sonuçları ise 21 Ağustos'ta açıklanacak. Sonuçlar, Türkiye'de lisansüstü eğitime girişte, yurt dışına lisansüstü eğitim için gönderilecek adayların seçiminde ve teknik öğretmenler için mühendislik tamamlama programlarında kullanılacak. Sınavın sonuçları, açıklandığı tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerli olacak. Yurt içindeki ve yurt dışındaki kurumlar istedikleri takdirde amaçları doğrultusunda bu sınavın sonuçlarını kullanabilecekler.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerine ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden erişebilecek. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günü açık tutulacak.

"152 bin 449 aday sınava başvurdu"

ALES'in ikincisine 152 bin 449 başvuru olduğunu belirten ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, "Lisans programından mezun olabilecek durumda bulunan, lisans programını bitiren ve denklik belgesi almış olmak kaydıyla yurt dışında lisans eğitimi görmüş olan 152 bin 449 aday sınava başvurdu. Emniyet görevlisi dahil 20 bin 682 personel sınav için görev yapacak. Sınava 643 engelli aday katılacak. Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu ve bu haktan bin 268 aday yararlandı. Ayrıca ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 57 bina sınav için kullanılacak. Ülkemizin akademik geleceğinin belirlenmesinde önemli bir aşama olan sınava katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim" dedi.

Gençleri barınma krizi bekliyor

YKS tercih maratonu başlarken, üniversite adayları ve aileleri eğitim kalitesinden önce "hayatta kalma" maliyetlerini hesaplıyor. Fahiş ev kiraları ve yetersiz yurt kapasiteleri barınma krizini tırmandırırken; aylık 4 bin TL'de kalan KYK bursları ile eriyen aile gelirleri, gençleri daha yolun başında eğitim hayallerinden vazgeçme noktasına getiriyor

30.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Gençleri barınma krizi bekliyor
Gençleri barınma krizi bekliyor
Haber Analiz

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından milyonlarca genç için geleceğini şekillendirecek tercih dönemi resmen başladı. Ancak geçmiş yılların aksine, bu yıl tercih stantlarında akademik başarılar, kampüs imkanları veya kariyer fırsatları konuşulmuyor. Masadaki tek ve en acı gündem ekonomik kriz, barınma çıkmazı ve fahiş yaşam maliyetleri.

Enflasyonun hane halkı gelirlerini yuttuğu, büyükşehirlerde kiraların asgari ücreti katladığı bu dönemde üniversite eğitimi almak, artık orta ve düşük gelirli aileler için lüks bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

Barınma çıkmazı: "Yurt çıkmazsa ne yapacağız?"

Üniversiteyi şehir dışında okuyacak gençlerin önündeki en büyük barikat barınma sorunu. Türkiye'de 6 milyona yaklaşan üniversite öğrencisine karşılık, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'ne (KYK) bağlı devlet yurtlarının kapasitesi son derece sınırlı kalıyor.

Yüz binlerce öğrenci her yıl KYK yurtlarına başvuruyor ancak kontenjan yetersizliği nedeniyle çok az bir kısmı yerleşebiliyor. Üstelik bu yurtların aylık ücretleri ekonomik görünse de kalabalık oda koşulları ve niteliksel yetersizlikler öğrencileri zorluyor.

KYK yurdu çıkmayan bir öğrenci için özel yurtlar veya kiralık evler neredeyse imkansız birer seçeneğe dönüştü. Büyükşehirlerde ortalama bir öğrenci evinin kirası ya da özel yurtların yıllık sözleşme bedelleri, ailelerin aylık toplam gelirini aşacak boyutlara ulaştı. Gençler artık "istediği bölümü" değil, yalnızca "ailesinin yanında kalabileceği" şehirlerdeki üniversiteleri tercih etmek zorunda kalıyor.

4 bin TL'lik KYK bursu sadece birkaç gün yetiyor

Ekonomik zorluk yaşayan öğrencilere devlet tarafından sağlanan aylık 4 bin TL'lik KYK lisans burs ve kredisi, günümüz ekonomik şartlarında komik bir seviyede kalmış durumda.

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde sadece aylık toplu taşıma, temel kişisel hijyen malzemeleri ve günlük tek öğün dışarıda yemek yemek bile bu bursun tamamını eritmeye yetiyor.

Kitap, fotokopi, eğitim materyali masrafları ve sosyal yaşam bir kenara bırakıldığında dahi, 4 bin TL'lik destek bir öğrencinin aylık asgari gıda ihtiyacını bile karşılamaktan uzak. Bu yetersizlik, öğrencileri ders aralarında ya da geceleri güvencesiz ve ağır işlerde çalışmaya zorluyor; bu da eğitim kalitesini doğrudan düşürüyor.

Ailelerin geliri eriyor, eğitim hayalleri erteleniyor

TÜRK-İŞ'in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri, ailelerin neden bu denli büyük bir çıkmazda olduğunu açıkça kanıtlıyor. Yoksulluk sınırının 120 bin TL'yi geçtiği, asgari ücretin açlık sınırının altında ezildiği bir ekonomik ekosistemde, bir ailenin şehir dışına çocuk göndermesi matematiksel olarak imkânsız hale geliyor.

Gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını ucu ucuna karşılayan aileler, çocuklarının harçlığı, yurt ücreti, faturaları ve ulaşım masrafları altında eziliyor. Birçok aile, çocukları üniversiteyi kazansa dahi kayıt dondurma seçeneğini masada tutuyor ya da çocuklarını doğrudan iş hayatına yönlendiriyor.

Tercih dönemi bir "hayatta kalma" sınavıdır

Mevcut tablo, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin tamamen ortadan kalktığını gösteren bir kriz raporudur. Geçmiş yıllarda başarı sırasına göre heyecanla yapılan tercihler, bugün yerini "Aylık masrafı ne olur?", "Ulaşımı ucuz mu?" ve "Yurt çıkma ihtimali var mı?" kaygılarına bıraktı.

Gençlerin eğitim almak yerine sadece barınma ve beslenme sorununu çözmeye odaklanması, ülkenin gelecekteki nitelikli iş gücünü ve akademik başarısını da baltalıyor. Eğer devlet yurtlarının kapasitelerinde radikal bir artışa gidilmez, KYK bursları insanca yaşanabilecek seviyelere çekilmez ve dar gelirli ailelere doğrudan eğitim desteği sunulmazsa, bu tercih dönemi binlerce gencin eğitim hayatının sonu olabilir. Üniversite kapıları artık başarıya değil, yalnızca bu maliyetleri göğüsleyebilen ceplere açılıyor.

İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama

İsviçreli yetkililer, denetimlerde mevzuatta izin verilen sınırın üzerinde bor tespit edildiğini belirterek Kızılay markasına ait iki maden suyu ürününü geri çağırdı. Tüketicilere "Kullanmayın" uyarısı yapılan içeceğin Türkiye'deki akıbeti merak konusu olurken Kızılay'dan açıklama geldi

30.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama
İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama
İsviçre'de yüksek oranda bor tespit edildiği açıklanan Kızılay markalı iki maden suyu için geri çağırma kararı alındı. İsviçre resmi makamlarının açıklamasına göre karar, ülkenin yürürlükteki gıda güvenliği mevzuatı kapsamında gerçekleştirilen analizler sonrasında alındı.

Toplatma kararı alınırken İsviçre'nin gıda güvenliği mevzuatındaki sınır değerlerin esas alındığı Kızılay'dan açıklama geldi.

"İçerik kaynağın doğal yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir"
"Doğal mineralli suların mineral içeriği, beslendiği kaynağın doğal yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Doğal mineral seviyelerine ilişkin yasal düzenlemeler ise ülkelerin ulusal mevzuatına göre değişmektedir" sözlerinin altının çizildiği açıklama şöyle oldu:

"Türkiye'deki yasal düzenlemelere uygun olarak üretilen doğal mineralli sular, Avrupa Birliği üyesi olmayan ve farklı bor limitleri uygulayan İsviçre'de farklı kriterlere göre değerlendirilebilmektedir. Ürünlerimizin, ilgili ülkelerin mevzuatlarına uygun şekilde Avrupa'nın ve dünyanın birçok ülkesine ihracatı kesintisiz olarak devam etmektedir. Bu kapsamda, İsviçre'de doğal mineralli sular için uygulanan bor üst limiti 1 mg/L'dir. İçme suyundaki bor için sağlık temelli düzenleyici sınır ise Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 2,4 mg/L, Avustralya Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırmaları Konseyi tarafından 4 mg/L olarak belirlenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (U.S. EPA), içme suyundaki bor minerali için düzenleyici bir üst sınır belirlememiş; ancak ömür boyu sağlık danışma değerini 5 mg/L olarak açıklamıştır. Erzincan kaynağındaki doğal bor seviyesi, üretim dönemlerine bağlı olarak 0,8–2,0 mg/L aralığında seyretmektedir. Firmamız, ürünlerimizin Türkiye'deki Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik'e ve ilgili uluslararası standartlara uygun olduğunu açıkça beyan etmektedir. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı tarafından belirtilen sağlık temelli değerler bakımından uygun aralıkta bulunduğumuzu vurgulamak isteriz. İsviçre'de gündeme gelen konu, ülkeler arasında uygulanan farklı mevzuat hükümleri ve bor limitlerinden kaynaklanmaktadır. Süreç, ilgili resmî kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda yakından takip edilmektedir."

Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı

MasterChef Türkiye'nin 2021 şampiyonu ve gastronomi dünyasının sevilen ismi Eren Kaşıkçı, Kilyos'taki evinde hareketsiz halde bulundu. 37 yaşındaki şefin ani vefatı sevenlerini yasa boğarken, olay yeri incelemelerindeki ilaç detayı ve kalp krizi şüphesi soruşturmanın seyrini değiştirdi

30.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Televizyon ekranlarında sakin tavırları, teknik bilgisi ve "Kızıl Sakal" lakabıyla geniş bir hayran kitlesi edinen profesyonel şef Eren Kaşıkçı'dan yaklaşık iki gündür haber alınamıyordu. Olay, dün saat 17.00 sıralarında Sarıyer Kumköy Mahallesi'nde meydana geldi. Kaşıkçı'ya ulaşamayan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, ünlü şefin yalnız yaşadığı eve gitti ve kendisini yerde hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine adrese hızla sevk edilen jandarma ve acil sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde, Eren Kaşıkçı'nın hayatını kaybettiği kesinleşti.

İlk şüphe kalp krizi: "İlaçlarına uzanmaya çalışıyordu"

Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde yürek burkan bir detay gün yüzüne çıktı. İddialara göre ünlü şef, yatağının hemen başucundaki komodinin üzerinde bulunan ilaçlarına uzanmaya çalıştığı sırada yaşamını yitirdi.

Konuyla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, "Biz de kesin sonucu Adli Tıp raporu çıkınca öğreneceğiz. Ancak adrese gelen sağlık ekiplerinin ilk izlenimi, arkadaşımızın kalp krizi geçirmiş olabileceği yönünde" ifadelerini kullandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şefin ölümüyle ilgili herhangi bir ihmal ya da şüphe kalmaması adına kapsamlı bir tahkikat yürütüyor.

Yeni şubeler için yoğun bir mesai harcıyordu

MasterChef şampiyonluğunun ardından gastronomi kariyerine hız kesmeden devam eden Eren Kaşıkçı, Kadıköy'de kurduğu ve büyük emek verdiği "Kızıl Sakal Sandviç & Burger" isimli restoranıyla adından söz ettiriyordu.

Son günlerinde işlerine oldukça yoğunlaştığı belirtilen Kaşıkçı'nın, mevcut restoranını büyütmekle kalmayıp Pendik Kurtköy'de açmayı planladığı yeni şubesinin hazırlıkları için gece gündüz çalıştığı öğrenildi. Acı haberin ardından Kadıköy'deki restoranı bugün kapılarını açmayarak sessizliğe büründü.

Kızının doğum gününden iki gün sonra gelen acı veda

Ünlü şefin vefatının arkasındaki bir diğer dramatik detay ise aile yaşantısında saklıydı. Olay esnasında eşi ve çocuğunun Gökçeada'da olduğu öğrenilirken, Kaşıkçı'nın çok sevdiği kızı Maya'nın doğum gününün 27 Temmuz olduğu ortaya çıktı.

Kızının doğum gününü kutladıktan yalnızca iki gün sonra hayata gözlerini yuman başarılı şefin ani ölümü, TV8 ve Acun Medya başta olmak üzere tüm televizyon ile gastronomi dünyasında derin bir şok etkisi yarattı. Acun Ilıcalı ve programın jüri üyeleri sosyal medya hesaplarından duygusal taziye mesajları yayınladı.

Memleketi Tokat'a uğurlandı

Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı. Ünlü şefin cenazesi, ikindi namazına müteakip Yenidoğan Cemevi'nden kaldırıldı. Kaşıkçı, törenin ardından toprağa verilmek üzere memleketi Tokat'a doğru uğurlandı.

Bu arada Eren Kaşıkçı'nın son röportajını Meltem TV'ye verdiği öğrenildi.

Aydıncık'taki orman yangınında 80 hane tahliye edildi

Mersin'in Aydıncık ilçesinde sabah saatlerinde çıkan orman yangınını kontrol altına almak için havadan ve karadan başlatılan yoğun müdahale devam ediyor. Mersin Valiliği, yangına 325 personel ve 115 araçla müdahale edildiğini, tedbir amacıyla 80 hanenin tahliye edildiğini açıkladı

30.07.2026 15:55:00 / Güncelleme: 30.07.2026 17:04:22
İhlas Haber Ajansı
 
Aydıncık'taki orman yangınında 80 hane tahliye edildi
Aydıncık'taki orman yangınında 80 hane tahliye edildi
Mersin'in Aydıncık ilçesi Eskiyürük Mahallesi Karatepe mevkisindeki ormanlık alanda saat 09.18 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Dumanları fark eden vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbar üzerine bölgeye Mersin Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde çok sayıda ekip sevk edildi.

Yangına havadan 2 yangın söndürme uçağı ile 2 helikopter müdahale ederken, karadan ise Orman Teşkilatı, AFAD, Jandarma, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Aydıncık Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve Karayolları Bölge Müdürlüğü ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Yangın söndürme çalışmalarında 32 arazöz ve 11 su ikmal aracının da bulunduğu toplam 115 araç ile 325 personel görev yapıyor.

Söndürme çalışmalarına ayrıca Gülnar ilçesinde yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali bünyesindeki Akkuyu İtfaiye Birimi ekipleri de destek veriyor.

Kuvvetli rüzgar nedeniyle zaman zaman yön değiştiren alevlerin yerleşim alanları ile seralara yaklaşması üzerine ekipler bu bölgelerde tedbirlerini artırdı. Yangının daha geniş alanlara yayılmasını önlemek amacıyla havadan ve karadan müdahale aralıksız devam ediyor.

80 hane tahliye edildi

Mersin Valiliğinden yapılan açıklamada, yangın nedeniyle Eskiyürük Mahallesi Karatepe mevkisinde tedbir amacıyla 80 hanenin tahliye edildiği, 50 vatandaşın ise güvenli bölgelere nakledildiği bildirildi. Bölgede vatandaşların can güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

D-400 yolu yeniden ulaşıma açıldı

Yangın nedeniyle kontrollü olarak ulaşıma kapatılan D-400 kara yolunun Aydıncık-Mersin istikametinin yeniden araç trafiğine açıldığı belirtilirken, ulaşımın ayrıca Gülnar güzergahı üzerinden de sağlandığı ifade edildi.

Valilik açıklamasında, bölgede tedbir amacıyla elektrik kesintisi uygulandığı belirtilirken, yangını kontrol altına alma ve söndürme çalışmalarının tüm kurumların koordinasyonuyla aralıksız sürdüğü bildirildi.

Bayraktar KIZILELMA dahili mühimmat yuvasından ilk atış testlerini tamamladı

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, dahili mühimmat yuvasından gerçekleştirdiği ilk atış testlerini başarıyla tamamladı

30.07.2026 15:23:00
AA
 
Bayraktar KIZILELMA dahili mühimmat yuvasından ilk atış testlerini tamamladı
Bayraktar KIZILELMA dahili mühimmat yuvasından ilk atış testlerini tamamladı
Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, dahili mühimmat yuvasından gerçekleştirdiği ilk atış testlerini başarıyla tamamladı.

Baykar'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, KIZILELMA'nın geliştirme ve yeni kabiliyetlerin entegrasyon çalışmaları, Tekirdağ'daki Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nde sürdürülüyor.

Çalışmalar kapsamında KIZILELMA'nın S2 kuyruk numaralı seri üretim modeli, 25 Temmuz'da dahili silah istasyonunda taşıdığı ROKETSAN üretimi TEBER-82 mühimmatıyla atış gerçekleştirdi. KIZILELMA, 28 Temmuz'da ise ASELSAN tarafından geliştirilen TOLUN mühimmatını dahili yuvasından ateşledi.

Çorlu'dan havalanarak hedef bölgesine ilerleyen KIZILELMA, her iki testte de belirlenen hedefleri tam isabetle vurdu. Testlerle birlikte KIZILELMA'nın düşük radar görünürlüğünü koruyarak hassas taarruz gerçekleştirme kabiliyeti geliştirilmiş oldu.

Dahili mühimmat yuvası radar izini azaltıyor
KIZILELMA, mühimmatların gövde içinde taşınmasını sağlayan dahili mühimmat yuvası sayesinde, düşük radar görünürlüğünü koruyabiliyor. Bu yapı, uçağın radar izini azaltırken, yüksek süratini ve aerodinamik verimliliğini korumasına da katkı sağlıyor.

Daha önce GÖKDOĞAN hava-hava füzesi, TOLUN, TEBER-82, KGK, LGK-82 ve JET-230 süpersonik füzesinin kullanıldığı atış testlerini de tamamlayan KIZILELMA ile hava savunma sistemlerinin yoğun olduğu bölgelerde milli mühimmatlarla stratejik görevler icra edebilmesi hedefleniyor.

Otonom kol uçuşu gerçekleştirmişti
KIZILELMA'nın PT3 ve PT5 prototipleri, 27 Aralık 2025'te gerçekleştirilen testte, Baykar tarafından geliştirilen akıllı filo otonomisi algoritmalarıyla eş güdümlü hareket ederek, otonom yakın kol uçuşu gerçekleştirmişti.

Sinop açıklarında 29 Kasım 2025'te yapılan testte ise KIZILELMA, ASELSAN üretimi MURAD AESA Radarının işaretlediği jet motorlu hedef uçağı, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN görüş ötesi hava-hava füzesiyle vurmuştu.

Baykar'ın ihracat anlaşmaları
Açıklamaya göre, Baykar 2025'te 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, şirket son yıllarda gelirlerinin yüzde 90'ını, ihracattan elde etti.

Baykar, Bayraktar TB2 için 36, AKINCI için 16 ülkeyle olmak üzere, toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

Türkiye'deki tüm sektörlerde 2023, 2024 ve 2025 yıllarında en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.