logo
24 ŞUBAT 2026


Kanserden korkma; geç kalmaktan kork

 Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Yurdakan:  "Kanserin erken teşhis edilmesi bizim elimizdeki en büyük avantaj" 

21.06.2021 00:44:00
Kanserden korkma; geç kalmaktan kork
Kanserden korkma; geç kalmaktan kork
Kanserin erken teşhis edilmesi bizim elimizdeki en büyük avantaj 
 
Kanserde erken teşhisin çok önemli olduğu konusunda vatandaşları uyaran Prof. Dr. Gamze Yurdakan, "Kanser yüz yıllardır insanlık tarihinde var olan bir hastalık. Burada önemli olan kanserden korkmamak, geç kalmaktan korkmak" dedi.   
  

Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Yurdakan kanser hastalığı konusunda açıklamalarda bulundu. Bu hastalık sürecinde erken teşhisin hayati derecede öneme sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yurdakan, bu konuda Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerinin (KETEM) önemli bir rol üstlendiğini söyledi. 
 
Prof. Dr. Yurdakan
 
"KETEM'in başlattığı ilk sağlık taraması; kanser taraması rahim ağzı kanserleri ile ilgili. Türkiye'de geniş çaplı bir çalışma yapıldı. Bununla ilgili her şehirde KETEM ve bu konuda uzman hekimlerin katkısı ile rahim ağzı kanseri taramaları başlatıldı.

Bunun haricinde özellikle önemli bir sağlık sorunu olan meme kanseri ile ilgili mamografi taramaları ve dışkıda gizli kan taraması ile kalın bağırsak kanserleri ile ilgili bir tarama test çalışması var. Merkezin görevi sadece tarama yapmak değil, bu konuyla ilgili halkı bilgilendirmek ve eğitim vermek. Birebir ve daha geniş kapsamlı programlarda halkı bilgilendirme çalışmaları yapılıyor" diye konuştu. 
 
Kanserin erken teşhis edilmesi bizim elimizdeki en büyük avantaj
  
Dünya Sağlık Örgütü bünyesindeki Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı'nın 2020 yılı verilerine göre yıl içerisinde 19 milyondan fazla yeni kanser vakasının teşhis edildiğini ve 10 milyondan fazla kişinin de kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Yurdakan
 
"Ülkemizde bu durum 2020 yılı için 233 bin yeni teşhis ve 126 bin kanserden ölüm sayıları ile paralel gitmekte. 2012 yılındaki kanser teşhis oranları 14.3 milyondan 2020 yılında 19.6 milyona çıktığı için kanserle ilgili çalışmalar hız kazanmış durumda. Özellikle teknolojideki gelişmeler ve tarama testleri ile kanserin erken yakalanması oldukça önemli. 
 
Dünya üzerinde kadın ya da erkek farkına bakılmaksızın en sık görülen kanser türü, akciğer kanseri, meme kanseri, kalınbağırsak kanseri ve prostat kanseri. Erkeklerde akciğer kanseri, kadınlarda ise meme kanserini en sık olarak görüyoruz. Hal böyle olunca rakamlar bunu gösterince, ben kanseri bir düşman olarak nitelendiriyorum. Bu düşman ile mücadelemizde düşmanımızı tanımamız lazım. Ne zaman savaşacağımızı, nasıl savaşacağımızı bilmemiz gerekiyor. 
 
Elimizdeki silahları çok iyi kullanmamız lazım. Kanserin erken teşhis edilmesi bizim elimizdeki en büyük avantaj. Erken teşhis edilen birçok kanser türünün iyileşme oranı yüzde 80'lere 90'lara varırken daha geç teşhis edilen kanser türlerinde tam tedavi şansı daha az yüzdelere düşüyor ne yazık ki" açıklamasında bulundu. 
 
Kanserden korkmamak, geç kalmaktan korkmak gerekiyor 
  
Kanserin yeni bir hastalık olmadığını belirten ve bu konuda önemli olanın erken teşhis olduğunu söyleyen Yurdakan

"Kanser yüz yıllardır insanlık tarihinde var olan bir hastalık. Burada önemli olan kanserden korkmamak, geç kalmaktan korkmak gerekiyor. Erken davranırsak yenebileceğimiz kanser türleri var. Bu bizim için çok önemli, o yüzden tarama testlerine herkesin önem vermesini tavsiye ediyorum. 
 

Ayriyeten şunu da belirtmek gerekir; sağlık personeli özellikle de hekimler sadece hastalarımızı tedavi etmekle yükümlü değiliz. Sağlığını korumak ile de yükümlüyüz. Bu tarz etkinlikler, bu tarz toplantılar ile halk sağlını korumak amaçlı, halkı bilgilendirmek amaçlı koruyucu hekimlik kimliğimizi bu konuda işleterek faydalı olmamız gerekiyor o yüzden kimsenin kanserden korkmamasını geç kalmaktan korkmasını söylemek isteriz" değerlendirmesinde bulundu.  
  
                                         

Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor


 
Robot süpürgesini oyun kumandasına bağlamak isteyen yazılım mühendisi, yanlışlıkla binlerce cihaza erişim sağladı.
 

24.02.2026 22:33:00
Haber Merkezi/AA
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor

Türkiye'de de ürünleri satılan Çinli sivil dron üreticisi DJI tarafından üretilen robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek amacıyla uygulama geliştiren bir yazılım mühendisi, güvenlik açığı nedeniyle dünya genelinde binlerce kullanıcının kamera görüntülerine ve cihaz bilgilerine yanlışlıkla erişim sağladı.

The Verge internet sitesinde yer alan habere göre, yazılım mühendisi Sammy Azdoufal, yeni satın aldığı robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek için yapay zeka kodlama asistanı aracılığıyla bir uygulama geliştirdi. Robotun DJI sunucularıyla nasıl iletişim kurduğunu inceleyen Azdoufal, bağlantı sırasında sistemdeki bir yetkilendirme açığı nedeniyle 24 ülkeden 7 bin civarı süpürgeye istemeden erişim sağladı.

Azdoufal, bağlandığı cihazların gerçek zamanlı kamera ve ses kayıtlarına, seri numaralarına, batarya durumlarına, kullanıldıkları evlerin detaylı kat planlarına ve IP adresleri üzerinden yaklaşık konum bilgilerine ulaşılabildiğini gördü.
Şirketin sunucularından kendi cihazı için aldığı erişim anahtarının, diğer tüm kullanıcıların verilerine de erişim sağladığını tespit eden Azdoufal, cihazın güvenlik kodunun tamamen atlanabildiğini ve eşleştirme yapmadan bile kameraya ulaşılabildiğini belirledi. Azdoufal, herhangi bir sisteme izinsiz girmediğini savundu.

Şirket, güvenlik açığının giderildiğini savundu

DJI sözcüsü tarafından olayın ardından yapılan açıklamada, robot süpürgelerde "arka uç yetkilendirme doğrulama sorunu" bulunduğu kabul edildi.
Açıklamada, Ocak ayının sonunda tespit edilen güvenlik açığının 8 ve 10 Şubat'ta yapılan iki güncellemeyle giderildiği belirtilerek, düzenlemenin otomatik olarak uygulandığı ve kullanıcıların ek işlem yapmasının gerekmediği ifade edildi.
Söz konusu açığın MQTT tabanlı cihaz-sunucu iletişimini etkilediği ve teorik olarak yetkisiz erişime yol açabileceği kaydedilen açıklamada, tespit edilen vakaların büyük bölümünün güvenlik araştırmacılarının kendi cihazları üzerinde yaptığı testlerden kaynaklandığı savunuldu.

Olay, kameralı ve mikrofonlu robot süpürgelerde veri güvenliği ve kişisel mahremiyet konusunu yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, yeterli güvenlik önlemleri alınmaması halinde bu tür cihazların ciddi gizlilik riskleri oluşturabileceğine dikkati çekti.

İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı

İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

24.02.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 1 milyar liralık para hareketi tespit edildi.

İzmir İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, 5 kişinin tefecilik yaptığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin 24 kişiyi mağdur ettiği belirlendi.

MASAK verilerinde yapılan incelemede, şüphelilerin son 5 yıldaki hesap hareketlerinin yaklaşık 1 milyar lira olduğu ortaya çıktı.

Ayrıca şahısların suçtan elde ettikleri gelirle çok sayıda taşınır ve taşınmaz mal edindikleri tespit edildi.

Ekipler tarafından şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 52 bin lira nakit para, piyasa değeri yaklaşık 3 milyon lira olan çok sayıda ziynet eşyası, 5 tapu, 10 satış sözleşmesi ve mağdurlara ait 3 kredi kartı ele geçirildi.

Aramalarda ayrıca toplam 625 bin lira değerinde 4 senet, 10 noter belgesi, pos cihazı çıktısı ve tefecilik kayıtlarının tutulduğu 4 adet not defteri bulundu.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi

Edirne'de etkili olan sağanak yağışların ardından nehir debilerinin yükselmesiyle taşkın riski artarken, eski Edirne Belediye Başkanı Hamit Sedefçi de mahsur kalan isimler arasında yer aldı

24.02.2026 13:17:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:20:14
İHA
Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi
Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi
Taşkın sularının yükselmesi sonucu bahçesi suyla dolan Sedefçi, bölgeye sevk edilen ekipler tarafından botla evinin bahçesinden alınarak güvenli bölgeye alındı. O anlar çevrede bulunan vatandaşlar tarafından da görüntülendi.



Sağlık durumu iyi

Tahliyenin ardından açıklamalarda bulunan Sedefçi, sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. Evinde makineye bağlı olarak oksijen cihazı kullandığını ifade eden Sedefçi, "Oksijen makinam jeneratöre bağlı çalışıyor. Jeneratörde sıkıntı yaşanınca belediyeyi arayarak gelip beni almalarını istedim" dedi.



Devlet Su İşleri'nin kanal çalışmalarına tepki

Son dönemde Devlet Su İşleri tarafından bölgede yapılan kanal çalışmasına da tepki gösteren Sedefçi, taşkın yaşanmayacağı yönünde kendilerine güvence verildiğini söyledi.
Sedefçi, "Taşkın olmayacak denildi, biz de orada kalmaya başladık. Ancak yapılan kanal hatalarla dolu. Eğimi hatalı yaptılar, zemin hatalı. Beton olması gereken yerleri kumla doldurdular. Hata üstüne hata var. Bakın bugün bot ile buraya geldim" ifadelerini kullandı.



Bölgede önlemler sürüyor

Yetkililer, özellikle nehir kenarlarında ve alçak kesimlerde yaşayan vatandaşların dikkatli olması konusunda uyarılarda bulunurken, bölgedeki su seviyesinin yakından takip edildiği bildirildi. Tahliye ve güvenlik önlemleri ise sürüyor.

Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu kırılmış, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatlamıştı. Olay günüyle ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

24.02.2026 13:11:00
İhlas Haber Ajansı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Çınarcık'a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.'nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra'nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi.
Güvenlik kamerası görüntüsü çıktı
Öte yandan, güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, jandarma geldikten sonra taraflar arasında tartışma çıkıyor. Selvet E.'nin yumruk salladığı baba, sonrasında yukarı sokağa çıkıyor. Yukarı sokakta ise kadınlar arasında arbede yaşanıyor. Bu sırada Şener E. ise kamera açısında olmayan anda iddiaya göre baba ve kızını yaralıyor.

MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon

Milli İstihbarat Teşkilatı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen operasyonda, örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasındaki kritik ismi yakalandı. Hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan arama kararı bulunan ve İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Terörden Arananlar listesinde yer alan FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın "müdürü" Bedrettin Günebakmaz sorguya alındı

24.02.2026 12:19:00 / Güncelleme: 24.02.2026 12:59:05
İHA
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasına yönelik soruşturmada çok önemli bir operasyona imza atıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü koordinesinde, Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) arananların yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.

Örgüte yönelik yürütülen çalışmalarda, FETÖ/PDY kapsamında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan aranması olan ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Terör Arananlar Listesinde Sarı kategoride yer alan Bedrettin Günebakmaz'ın İstanbul'da saklandığı bilgisine ulaşıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında sözde "müdür" konumunda bulunan Günebakmaz hakkında yapılan teknik, fiziki takibin sonunda FETÖ üyelerince kullanılan kripto haberleşme uygulaması Bylock kullanan, Bank Asya'da hesap artışı ile örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydı olduğu belirlenen ve hakkında Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğu şeklinde beyanlar bulunan Günebakmaz, Üsküdar'da düzenlenen operasyonda gözaltına alındı.



Adres içerisinde yapılan arama ve incelemelerde ise şüphelinin kendini farklı biri olarak tanıtarak kira kontratı yaptığı, elektrik, su, doğal gaz abonelikleri başkaları adına açtırdığı ortaya çıkarılırken dışarı çıkması gerektiğinde kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak için çok sayıda şapka, bere ve gözlük bulundurduğu tespit edildi.

Örgütün sözde müdürü konumundaki kritik ismi, işlemleri için İstanbul TEM Şubeye götürüldü.

27 ilde silah kaçakçılarına operasyon: 259 şüpheli yakalandı

27 ilde silah kaçakçılarına ve ruhsatsız silah bulunduranlara yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda 259 şüpheli yakalandı

24.02.2026 11:44:00
İhlas Haber Ajansı
27 ilde silah kaçakçılarına operasyon: 259 şüpheli yakalandı
27 ilde silah kaçakçılarına operasyon: 259 şüpheli yakalandı
27 ilde silah kaçakçılarına ve ruhsatsız silah bulunduranlara yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda 259 şüpheli yakalandı.

Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Asayiş Daire Başkanlıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca; Aksaray, Ankara, Antalya, Artvin, Balıkesir, Batman, Bitlis, Burdur, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Hatay, Iğdır, İzmir, Kocaeli, Konya, Mardin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sakarya, Şanlıurfa, Şırnak, Trabzon ve Van'da düzenlenen operasyonlar sonucu; 1 kaçak silah imalathanesi, 27 uzun namlulu tüfek, 147 ruhsatsız tabanca, silah yapımında kullanılan muhtelif miktarda parça, araç ve gereç ele geçirildi.



Şüpheliler hakkında 6136 sayılı kanun kapsamında işlem yapıldı.

Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Akdeniz'de saat 09.28'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

24.02.2026 11:14:00 / Güncelleme: 24.02.2026 11:51:03
Anadolu Ajansı
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Akdeniz olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Antalya'nın Kaş ilçesine 145,52 kilometre uzaklıkta olan depremin, 19,27 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.

Antalya Valiliğinden yapılan açıklamada, deprem sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne herhangi bir olumsuz ihbarın ulaşmadığı bildirildi.

Açıklamada, ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde olumsuz bir durum tespitinin yapılmadığı kaydedildi.
 

Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye'de geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 552 bin 237 olurken boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 olarak kayıtlara geçti.  Geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 569 bin 983 iken, boşanan çiftlerin sayısı 188 bin 963'tü 

24.02.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken 2025 yılında 552 bin 237 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı, 2025'te binde 6,43 olarak belirlendi.

Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 olurken 2025'te 193 bin 793 olarak gerçekleşti. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı, geçen yıl binde 2,26 olarak hesaplandı.

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de bu yaş arttı. Ortalama ilk evlenme yaşının 2025'te erkeklerde 28,5, kadınlarda 26 olduğu görüldü. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 olarak kayıtlara geçti.

En yüksek kaba evlenme hızı Gaziantep oldu

Kaba evlenme hızının geçen yıl en yüksek olduğu il, binde 7,76 ile Gaziantep olurken, bu ili binde 7,68 ile Osmaniye, binde 7,5 ile Şanlıurfa izledi.

Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,18 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 4,58 ile Gümüşhane, binde 4,67 ile Ardahan takip etti.

Toplam evlenmeler içinde yabancıların oranı da incelendi. Buna göre, yabancı damatların sayısı 2025'te 5 bin 347 olurken bu sayı toplam damatların yüzde 1'ini oluşturdu. Yabancı gelinlerin sayısı 28 bin 646 olurken bunların, toplam gelinlerin yüzde 5,2'sini oluşturduğu görüldü.

Suriyeli gelinler birinci sırada

Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yüzde 20,9 ile Suriyeliler birinci sırada yer aldı. Suriyelileri yüzde 18,8 ile Alman ve yüzde 5 ile Afgan damatlar izledi.

Yabancı gelinler içinde yüzde 13,8 ile Suriyeliler birinci sırada dikkati çekti. Bu gelinleri yüzde 13,7 ile Özbek ve yüzde 9,6 ile Faslılar takip etti.

En yüksek kaba boşanma hızı İzmir oldu

Kaba boşanma hızının 2025'te en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir olarak kayıtlara geçti. Bu ilin ardından binde 3,21 ile Antalya, binde 3,14 ile Denizli geldi.

Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,51 ile Hakkari olarak belirlendi. Hakkari'yi binde 0,52 ile Şırnak, binde 0,63 ile Bitlis izledi.

Boşanmaların, yüzde 34'ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 20,3'ü ise evliliğin 6-10 yılı içinde meydana geldi.

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verilirken velayetin çoğunlukla anneye geçtiği görüldü. Bu dönemde çocukların velayetinin yüzde 74,6'sı anneye, yüzde 25,4'ü babaya verildi. 

Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?


 
Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.

24.02.2026 01:41:00
MURAT ÇORBACI
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, zorbalık karşısında uzun açıklama yapmanın ya da tartışmaya girmenin çoğu kez işe yaramadığına işaret ederek, "Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla 'Bunu istemiyorum', 'Dur' ya da 'Bana böyle seslenmeni istemiyorum' gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin 'şikayet' değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir" dedi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak "Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır" derken, sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuğunuza şunu öğretin: "Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, "Bence sana yapılan bu davranış doğru değil" demek bile zorbalığı azaltabilir."

Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıraladı:
• Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
• Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
• Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
• Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
• Uyku düzeninde bozulma
• Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
• Ders başarısında düşüş.


Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle dedi: "En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu 'kötü' olarak etiketlememektir. 'Sen kötüsün' değil, 'Bu yaptığın kabul edilemez' denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır."

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi.

23.02.2026 13:00:00
Ahmet Turan Yiğit
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum'dan, yeni anayasa, umut hakkı ve Öcalan Tartışmaları konusunda çok sert çıkış geldi. Anayasa değişikliği tartışmaları, AYM ve AİHM kararları, "umut hakkı" meselesi ve Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen siyasi süreci masaya yatıran Süheyl Batum, iktidarın yeni anayasa söylemini sert sözlerle eleştiriyor ve şu soruyu soruyor: "Anayasaya uyulması için anayasa mı değiştirilir?"
Yeni anayasa tartışmasının arka planı, AYM ve AİHM kararlarına uyma meselesi, "Umut hakkı" nedir, kimi kapsar? Abdullah Öcalan bu haktan yararlanabilir mi? Can Atalay kararı ve Meclis tartışması, çok kimlikli anayasa ve federasyon iddiaları ile "Osmanlı sistemi" benzetmesi ne anlama geliyor? konularını elealan Batum, umut hakkının teknik anlamını açıklarken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da dikkat çekiyor ve ağırlaştırılmış müebbet cezalarında tahliye umudunun hukukî çerçevesini anlatıyor.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.