logo
24 HAZİRAN 2026

Kapısına kilit vurduğunuz 10 metroyu yapmaya çalışıyoruz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 343 bağımsız birimden oluşan, "Tuzla Aydınlık Evler" için düzenlenen temel atma töreninde konuştu. Yaşanan ekonomik krize rağmen, TBMM'deki bütçe görüşmelerinde, bakanların, konuşmalarının büyük bölümünü İstanbul'a ayırdıklarını kaydeden İmamoğlu, "Benim insanımın fukaralığı, benim içimi yakıyor. Ona rağmen, burada temel atıyoruz. Ona rağmen, sosyal konut üretiyoruz. Ona rağmen, 10 tane metroyu; yapamadığınız, hepsinin kapısına kilit vurduğunuz 10 tane metroyu yapmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı

13.12.2021 16:50:00
Kapısına kilit vurduğunuz 10 metroyu yapmaya çalışıyoruz
Kapısına kilit vurduğunuz 10 metroyu yapmaya çalışıyoruz

TUZLA / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ, sosyal konut projesi "Tuzla Aydınlık Evler" için, Aydınlı Mahallesi'nde temel atma töreni düzenledi. Temel atma töreninde konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, iktidar kanadından kuruma yapılan eleştirilerden ekonomik krize kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

"İSTANBUL NE KADAR AĞIR GELDİ BU ARKADAŞLARA"

KİPTAŞ'ın, döviz kurlarındaki artış nedeniyle maliyetlerin hesaplanamadığı bir ekonomik ortamda sosyal konut üretme başarısı gösterdiğine vurgu yapan İmamoğlu, Tuzla'da yaşanan imar sorunlarını yakından takip ettiklerini belirtti. Ankara'daki bakanların, TBMM'deki bütçe görüşmelerinde, konuşmalarının yüzde 50'sini İstanbul'a ayırdıklarını kaydeden İmamoğlu, "Bu İstanbul, ne kadar ağır geldi bu arkadaşlara, ne kadar üzüldüler. Çok daha üzülecekler. Çünkü, 16 milyon mutlu oluyor burada. 16 milyonun mutluluğu değil; anlıyoruz ki bunlar, kendilerine burayı mülk edinmişler. Mülk edinmişlik üzerinden, bir kavga içerisindeler. Bürokrasi boyunca eli titreyerek, bir ilçenin siyasi ilçe başkanından onay almadan imza atamayan ve şimdi bakan olmuş isim, 'İstanbul'u birilerine bırakamayız' diyor. Zaten bu millet, İstanbul'u birilerine bırakmadı; yolladı sizi. Kovdu siz, kovdu. Koca devletimizin bakanı, belediyeyle yarışıyor. 'Şu metroyu ben yapıyorum. Bu metroyu ben yapıyorum.' Yapacaksın tabii. Devletin bakanısın Allah'ın adamı. 'Gayrettepe'den havalimanına metro yapıyorum.' Bilmem nereden bilmem nereye… Yapacaksın tabii. Ayıptır. Belediyeyle devletin bakanı yarışır mı? Şaşkın. Bunlar şaşkın. Vallahi şaşkın. Yahu memleketin derdine bak. 1 dolar olmuş 15 lira. Daha 4-5 sene önce 3 liraydı" dedi.

"YOLA ÇIKAMAZ HALE GETİRDİN VATANDAŞI"

Cebine 100 Euro koyan bir Avrupalı'nın, İstanbul'da bir hafta doya doya tatil yapabileceğinin altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Benim vatandaşım da cebine 130 lira koysa, -vazgeçtin Almanya'dan Antalya'da bir hafta tatil yapsın- yola çıkamazsın. Otobüs bileti alamazsın. Yola çıkamaz hale getirdin vatandaşı. 100 Euro'ya memleketin her ürününü, her malını, vatandaşın alın terini, emeğini en ucuza satılan ülke haline getirdin, kalkıp oradan bize laf yetiştiriyorsun. İşine bak. Her bakan, İstanbul hakkında konuşacak buraya bir apolet takacak. Kime karşı? Bir kişiye karşı. Bir kişi için. Bir kişiyi mutlu etmek için buraya apolet takacak. 'Bak efendim nasıl konuştum İstanbul hakkında? Efendim belediye başkanıyla ilgili iyi konuştun mu? Nasıl laf ettim ama?' Bir apolet de buraya. Yahu istediğiniz kadar apolet takın. Biz, milletimizden apolet alıyoruz."



"BUNDAN MUTLU DEĞİLİM"

"Bak Allah şahit; bu memleketin ekonomisi iyi olsa da ben sizi doya doya alkışlasam" diyen İmamoğlu, "Ama içim yanıyor benim. Benim insanımın fukaralığı, benim içimi yakıyor. Ona rağmen, burada temel atıyoruz. Ona rağmen, sosyal konut üretiyoruz. Ona rağmen, 10 tane metroyu; yapamadığınız, hepsinin kapısına kilit vurduğunuz 10 tane metroyu yapmaya çalışıyoruz. Kasım ayında bütçe yaptık. Şu anda yeni baştan bütçe yapma zorunluluğumuz var. Kanal İstanbul'dan bahsediyorlar. Çıldıracağım Allah'ım. Kanal İstanbul'dan bahsediyor ya. Memleketin içinden bir kanal geçirdiniz, paranın nereye aktığını bilmiyoruz. Neymiş? 'Büyük gemileri geçireceğiz.' Sen, hayatında bir tane küvette gemi oynatmamış adamsın. Büyük gemiyi İstanbul Boğazı'ndan geçiremezmiş de kanaldan geçirecekmiş. Devletin bakanlarının düştüğü hale bak ya. Ben, utanç duyuyorum. Bundan mutlu değilim. Üzülüyorum" şeklinde konuştu.

"DEVLETİMİ, MİLLETİMİ DÜŞÜNEREK HAREKET EDECEĞİM"

Devlet adamlığının önemini İsmet İnönü, Murat Karayalçın ve Süleyman Demirel üzerinden örneklendiren İmamoğlu, "Seversiniz, sevmezsiniz. Eksiği vardır, fazlası vardır. Ama devlet insanı olmak, devlete hizmet edebilme kabiliyetine sahip olmak, onu anlayabilmek, sevmek, sevmemek kısmı ayrı. Beni de sevmeyin, sevin. Hiç önemli değil. Ama ben devletimi, milletimi düşünerek hareket edeceğim. Ona hizmet edeceğim. Bir kişiye bakıp, ona hizmet etme bilinci bizde yok. Böyle hazır ola geçme, bizde yok. Ama devletimizin önünde hazır ola geçeriz. Bu millete hizmet ederiz. Zaten bu görevleri yapıyorsak, onun için yapıyoruz. 'Allah'a mahcup olmayalım' deriz. 'Memleketimize, milletimize mahcup olmayalım' deriz. 'Atatürk'ün bize bıraktığı emanetlere mahcup olmayalım' deriz" dedi.

"NASIL GÜNDEM DEĞİŞTİRİYORLAR AMA…"

Doların 15 TL seviyesine yaklaştığını belirten İmamoğlu, "Ekonomiye bakan insanın sözlerini okumaya çalışıyor, okuyamıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı'nı kırmayacaklarmış veya Sayın Cumhurbaşkanı'nı bu konuda mahcup etmeyeceklermiş… Ekonomiyi mahcup etmeyin, ekonomiyi. Millete mahcup olmayın. Milletin parasını düşünün. Yapmayın Allah aşkına. Allah aşkına herkes işini yapsın. Bu millet zor durumda. Herkes işine baksın" diye konuştu. İktidar kanadından gelen İBB'ye eleman alımı ve "terör örgütü mensubu çalışanlar" iddialarına da değinen İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Büyükşehir belediyesinde, her ay konuşmayı kendine marifet bulan bir kısım muhalefet, İstanbul'un muhalefeti olan AK Parti grubu adına konuşanlar, '45 bin eleman aldı' dediler. Aradan 20 gün geçmedi; bakan, '33 bin aldı' dedi. 12 bin kişi için, kendileri yalanı tescilledi. Biz de diyoruz ki; '20 bin 900 eleman aldık. Yayınlıyoruz da bunu; şeffaf. Orada 3-5 kişi üzerinden, 'Yok efendim terörist, yok bu yok şu…' Nasıl gündem değiştiriyorlar ama? Dolar 15 lira ya. Oraya bakma, buraya bak. Neymiş? Terörist. Sokakta dolaşan bir insanı terörist ilan ediyorsun ya. Kamu kurunun eleman alma prensipleri vardır. Bizim 86 bin çalışanımız var. Bulmuşlar 5-10 tane isim, çevirip çevirip duruyorlar. Bir kısım gazeteci müsveddesi de buna ön ayak olup, buradan gündem yaratma çabasındalar. Koca koca kurumlarda, sokakta dolaşan insanın ismini vererek 'terörist' ilan ediyorlar. Teröristse, tutukla kardeşim."



"TERÖRİSTSE, GİT TUTUKLA"

Devletin, bir insanı "terörist" olmakla suçlayamayacağını vurgulayan İmamoğlu, "Devlet, teröristi tespit etmişse, gider tutuklar. Hangi ülkede yaşıyoruz ya? Tutukla. Bize gelen vatandaşın eleman alınmasıyla ilgili, evraklar vardır. Kanunda belli. Temiz kağıdını istersin, gelir. Bilmem nesini alırsın, gelir. Dosyasını toparlarsın, işe alırsın. İş akdi bellidir. Bizdeki 85 bin çalışanın ismi cismi gizli değil ki; herkes belli. Buradan görürsün. TC kimlik numarasıyla görürsün Peki şimdi o vatandaş evine nasıl girecek? Sokağında nasıl yürüyecek? Otobüse nasıl binecek? İş yerine nasıl gidecek? 'Terörist' dedin ona sen. Bir devlet, sokakta yürüyen vatandaşına 'terörist' der mi arkadaş? Bunu bir bakan, ağzıyla söyler mi? Üzülüyorum. Devlet babadır, anadır. Devletin yöneticisi, anayı babayı temsil eder. Vatandaş, evlattır. Devlet, vatandaşına sıcaklığını, şefkatini gösterir. Sarar, sarmalar. 84 milyon vatandaşın her birisi, o sıcaklıkta eşit ısınır. Hiçbirisi kendini dışarıda görmez; ister doğudan, ister batıdan, ister güneyden, ister kuzeyden. Kurban olayım; bu dil, kimin dili? Bu millete hizmet edelim. Bu millet, zor durumda. Parası, pul olmuş. Bu memleket, birilerine dünyanın en ucuz memleketi, kendi vatandaşın en pahalı memleket" ifadelerini kullandı.

"BU MİLLET EKMEĞİ KAÇA ALACAK"

Halk Ekmek için, 2020 Aralık'ında çuvalı 127 liraya aldıkları 1 çuval unun fiyatının, 325 TL'ye çıktığı bilgisini paylaşan İmamoğlu, "Belki bugünkü kur artışından dolayı, onu da veremeyecek. Peki, 3 katına doğru giden un fiyatından sonra, bu millet ekmeği kaça alacak" sorusunu yöneltti. Ekonomik anlamda ipin ucunun kaçtığı tespitinde bulunan İmamoğlu, "Ben de ekonomi okudum. Ama birileri gibi 'Ekonomi profesörüyüm' demiyorum. Bilenlere danışıyorum. 'Ekonomiyi en iyi bir ben bilirim' demiyorum. Diyemem zaten; haddime değil. Bilenlere danışıyorum. İpin ucu koptu gitti. Bir an önce toparlanmamız lazım milletimiz için. Allah, bu memleketi ve bu milleti, cahil yöneticilerden korusun. Ve bu milleti, cahil yöneticilere emir kulu olmuş yöneticilerden de korusun. Bir kişi ne derse, 'Emredersiniz' diyen akıldan da Allah korusun. Bu millet zekidir. Her evde, her insanın akıl alacağı 7 yaşında, 5 yaşında çocuğu var ya. Ben, çocuklarımızın zekasına hayranım. Gençlerimizin yaratıcılığına, girişimciliğine hayranım. Böyle bir toplumun olduğu yer, ayağa kalkmalı. Biz, nelerle uğraşıyoruz" şeklinde konuştu.



"BAHANE ÜRETEN, BENİM YOL ARKADAŞIM DEĞİLDİR"

"Bütün bu akıl tutulması yaşayan bu insanlara rağmen, çalışmaya devam ediyoruz ve edeceğiz" diyen İmamoğlu, çalışma arkadaşlarına, "Benim her arkadaşımın işi, iş yönetmek olacak. Nefes almayacak. Dün bir çalışıyorsa, bugün iki çalışacak. İki çalışmayan, üç çalışmayan yol arkadaşım, benim yol arkadaşım değildir. Bahane üreten, işine odaklanmayan, benim yol arkadaşım değildir. Devlete hizmet, böyle bir hizmet gerektir kardeşim. 'Ben, bu durumu düzeltmek için ne yapabilirim?' Egosunu, kibrini, bütün ön yargılarını çöpe atacak; milletine, memleketine hizmet edecek" uyarılarında bulundu. "Gündem değiştirmek isteyen bu insanlara, biz, iş üreterek fırsat vermeyeceğiz" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"TEK ŞART; MİLLETE HİZMET"

"Bakın, 'terörist' diyecekler. Uydurma, soruşturma açacaklar. Daha neler yapacaklar? Biz, biz bilmiyor muyuz onları? Biliyoruz. Sizin bütün oyunlarınızı ezberledik biz. Şu tek elim yeter oyunlarınıza, tek elim. O kadar biliyoruz oyunlarınızı. Bunları yapacaklar, ama biz yılmayacağız. Biz işimize bakacağız. Milletimize hizmet edeceğiz. Milletimizin tek kuruşunu heba etmeyeceğiz. Milletimizin her kuruşunu iyi değerlendireceğiz. Acil işlerimizi yapacağız. Tasarruf yapacağız. Kendi içimizdeki mekanizmayı, vatandaşımıza en iyi hizmet ulaşsın diye kullanacağız. Önceliğimiz bu olacak. Dolayısıyla biz, seferberlik ilan etmiş bir kamu kurumuyuz. 1 aydır bütün arkadaşlarım, gece gündüz bütçe çalışıyorlar. İşlerini nasıl en verimli yürütürler ona bakıyorlar. Yaklaşık 1 ay önce arkadaşlarımı toplayıp, ekonomik krizi yönetmeyle ilgili, 'Acil Eylem Tedbirleri Çalışması Grubu' kurduk. Her anımızda bunu çalışıyoruz, her anımızda. Tek şart var; millete hizmet."



TEMELE İLK HARÇ DÖKÜLDÜ

CHP İstanbul milletvekili Gökan Zeybek, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ve bölge halkının katıldığı törende, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt da bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından, İmamoğlu ve beraberindeki heyet, butonlara basarak, temele ilk harcı döktü.  Toplam 343 bağımsız birimden oluşan proje; eşsiz mimari çizgisi, doğa dostu, güvenli ve bulunduğu konuma değer katan özellikleriyle ön plana çıkıyor. Projeye, TC vatandaşı, kendisi veya eşine ait tapuda kayıtlı, kat irtifaklı ya da kat mülkiyetli bağımsız bölümü olmayan, en az bir yıldır İstanbul'da ikamet eden ve daha önce KİPTAŞ'tan konut satın almamış herkes başvuru yapabilecek.  Ebeveynleri ile yaşayan 18 yaşını doldurmuş tüm bireyler, üzerine ev olmaması ve diğer şartları taşıması halinde projeye başvurabilecek. Başvurular, 13-28 Aralık (saat 17.00) tarihleri arasında online olarak www.aydinlikevler.kiptas.istanbul adresinden alınacak. Katılım bedeli 500 TL yine internet üzerinden banka kartı veya havale/eft ile ödenebilecek.

AYRICALIKLI GRUPLARA 80 KONUT AYRILDI

"KİPTAŞ Tuzla Aydınlık Evler" sosyal konut projesinde ayrıcalıklı grup olarak; Tuzla Aydınlı Mahallesi'nde en az 1 yıldır ikamet edenler, kamu ve özel sağlık personeli olarak çalışanlar (özel ve kamu tüm sağlık merkezlerinde çalışan, temizlik görevlisi, memur, ambulans şoförü, hasta bakıcı, hemşire, doktor vb. ile tıbbi laboratuvar, aile sağlığı merkezi, eczane ve özel muayenehane çalışanları, diş hekimleri vb. dâhil)  en az yüzde 40 engelli vatandaşlar, şehit aileleri, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri belirlendi ve ayrıcalıklı gruplar için projedeki konut adedinin yaklaşık yüzde 25'ine denk gelen konut ayrıldı.



Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.