logo
26 HAZİRAN 2026

Karadeniz'de hamside Ramazan bereketi

Karadeniz'de yaşanan hamsi bolluğu hem balıkçının hem vatandaşın yüzünü güldürdü

24.02.2026 12:02:00 / Güncelleme: 24.02.2026 12:05:13
İHA
Karadeniz'de hamside Ramazan bereketi
Karadeniz'de hamside Ramazan bereketi
Karadeniz açıklarında son 10 gündür artan av miktarıyla birlikte hamsi yeniden tezgahlardaki yerini aldı. Uzun zamandır bu kadar iri ve pullu hamsi görmediklerini belirten balıkçılar, Ramazan ayının da etkisiyle satışların hareketlendiğini söyledi.



39 tanesi 1 kilo, 100 TL'ye satılıyor

Uzun zaman sonra bu kadar güzel hamsinin tezgaha indiğini ifade eden balık satıcısı Onurcan Köse, "Bu sezon başında hamsi boldu ve çok sattık. Buna rağmen 1-1,5 ay hamsi boşluk vermişti. 10 günden beri de hamsi bereketi var. Taze hamsi çıkıyor. Özellikle 10 günden beri gelen hamsilerin en iyisi bugün geldi. Hamsi hem iri hem pullu. Bu hamsi çok lezzetli olur. 39 tanesi 1 kilo geliyor. Ramazan demek bereket demek. Bu hamsi de o nedenle 100 TL'ye satılıyor. Ramazan'dan önce günde 50 kasa hamsi satıyorduk. Bugün Ramazan olmasına rağmen yine 50 kasa hamsi getirdim. Hamsiye olan ilginin günün ilerleyen saatlerinde daha da artacağını umuyorum" dedi.



Uzun zaman sonra en güzel hamsi

Vatandaşlar da uzun zaman sonra böyle güzel hamsi gördüklerini belirterek, fiyatının da iyi olduğunu söyledi.



Öte yandan, hamsinin yanı sıra somon 250 TL, çipura 450 TL, levrek 500 TL'den satışa sunuluyor.

Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti

Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 14 Mayıs'ta hastaneye kaldırılan Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır'a zatürre teşhisi konulmuştu. Yoğun bakımda tedavisi devam eden İnanır, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

26.06.2026 18:59:00 / Güncelleme: 26.06.2026 19:03:44
İhlas Haber Ajansı
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Kadir İnanır, 15 Nisan 1949 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. İnanır, ilkokul ve ortaokulu Fatsa'da tamamladı ve oyunculuk yeteneğini eğitimi sırasında çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, İstanbul Haydarpaşa Lisesi'ni ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü'nü bitirdi.

1967 yılında Ses dergisi'nin düzenlediği "Sinema Artisti Yarışmas'nda finale kaldı, 1968 düzenlenen Saklambaç gazetesinin "Fotoroman Artisti Yarışması"'nda da birinci oldu. Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra 'Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkan Şoray'la başrolleri paylaştı. Daha sonra Şoray'la birçok film daha çevirerek Türk sinemasının erkek yıldızları arasına girdi. İnanır-Şoray ikilisi, Yeşilçam'ın en sevilen aşk filmlerinden olan "Selvi Boylum Al Yazmalım"ın yanı sıra "Bodrum Hakimi", "Dila Hanım" ve "Devlerin Aşkı" gibi yapımlarla hafızalarda yer edindi.

Sanat hayatına 1973'te Altın Koza Film Festivali'nde "Utanç" filmiyle, 1986'da ise Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılanların Öcü" ile aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülleri dâhil çok sayıda başarı sığdırdı.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamanın ardından yangın çıkarken, 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralı

26.06.2026 17:56:00 / Güncelleme: 26.06.2026 18:06:02
İhlas Haber Ajansı
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'nin Bor ilçesine bir havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Patlamada 1 kişinin hayatını kaybettiği öğrenilirken, çıkan yangını söndürmek için çalışma başlatıldı.  

İlçede bulunan bir havai fişek fabrikasında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı patlama meydana geldi. Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Jandarma ve polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de patlamanın ardından çıkan yangına müdahale etti.

Gelen bilgilere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı, çıkan yangının ise kontrol altına alındığı bildirildi

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.

Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak

Okullardaki güvenlik önlemleri artırılıyor. Yeni eğitim dönemiyle birlikte okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil edilecek

26.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Türkiye'de gerçekleşen okul saldırıları sonrasında güvenlik tedbirleri artırılıyor. Önümüzdeki eğitim dönemiyle birlikte okullardaki güvenlik kameraları, KGYS olarak bilinen, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi'ne bağlanacak. Bu sistem üzerinden polis okullardaki güvenlikle ilgili gelişmeleri izlemeye başlayacak.

Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon programında bu konudaki çalışmaları anlattı. NTV'nin haberine göre, Bakan Tekin alınacak önlemleri tek tek anlattı:
"İstanbul, Kahramanmaraş ve Siverek'teki okullarımızda yaşanan olaylarla ilgili süreci gerçekleştirenler en ağır cezayı alacak. İçişleri Bakanlığı ile birlikte güvenlik tedbirleriyle ilgili komisyon toplantıları yapılıyor. Güvenlik açısından risk taşıyan okullarda doğrudan silahlı polis memurunun bulunması, bazı okullarda belirli aralıklarla polis araçlarının devriye gezmesi gibi tedbirlerimiz vardı. Bu yıl yeniden o toplantıları yaptık. Önümüzdeki yıl itibarıyla bu tedbirleri daha da sıkılaştıracak adımlar attık."
Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz. Emniyet birimleri kameralar üzerinden izleyebilecek durumlara gelecekler. Bizim okullarımızın bir kısmı duvarları yüksek, bir kısmı değil. Her okulun şahsına münhasır güvenlik sistemi olacak. Emniyet ile birlikte yürüttüğümüz oyun sitelerindeki davranışları rehberlik desteği mekanizması oluşturulacak."

KGYS sistemi nedir?
KGYS sistemi, 2007 yılında ilk kez uygulamaya girdi. Polis, illerdeki merkezler ve ana merkez üzerinden, yollar, sokaklar, meydanlar ve sisteme dahil bütün bölgelerdeki gelişmeleri anlık olarak izliyor.

CHP’de "Hain Kemal" sloganına süresiz tedbir

Cumhuriyet Halk Partisi, Garip Dede Cemevi'nde yaşanan ve "inanç mekânlarının ruhuna aykırı" olarak nitelendirilen protestoların ardından sert bir yaptırım kararı aldı. CHP İstanbul İl Başkanlığı, "Hain Kemal" sloganı atan 63 partilinin üyeliği, tedbiren askıya alındı
 

26.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
CHP’de "Hain Kemal" sloganına süresiz tedbir
CHP’de "Hain Kemal" sloganına süresiz tedbir
CHP İstanbul İl Başkanlığı, Garip Dede Cemevi'ndeki "Hain Kemal" sloganı atan 63 partili için harekete geçti. İnanç mekânlarının siyasi hesaplaşmalara alet edilmesini "ahlaki açıdan kabul edilemez" olarak tanımlayan parti yönetimi, görüntü ve fotoğraflardan tespit edilen 63 üye hakkında disiplin mekanizmasını çalıştırdı. Olay, Özgür Özel'in cemevine gelişi sırasında kendisini karşılayan partililerin slogan atması sırasında yaşandı.

Konuyla ilgili açıklamayı mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin yaptı. Tekin cemevlerinin siyasetin veya nefret dilinin değil, birliğin ve kardeşliğin merkezi olduğuna vurgu yaptı. Tekin şunları kaydetti:

"Cemevleri ve dergâhlar; siyasetin, kutuplaşmanın ve nefret dilinin değil, birliğin, kardeşliğin, rızalığın ve toplumsal barışın mekânlarıdır. Hiç kimse bu kutsal mekânları siyasi hesaplaşmaların ve ayrıştırıcı söylemlerin sahnesi haline getiremez."

Alevi inancının özüne dikkat çeken Tekin, inanç merkezlerinde sergilenen kışkırtıcı tavırların hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini belirtti. Açıklamada, "Bir inanç merkezinde insanları birbirine karşı kışkırtan, hakaret ve hedef göstermeyi meşrulaştıran her tutum; siyasi olduğu kadar ahlaki açıdan da kabul edilemez. Alevi inancının özünde kin değil muhabbet, ayrıştırmak değil birleştirmek vardır" dedi.

Tekin, 63 partilinin üyeliğinin tedbiren askıya alındığını duyurdu.

Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı

Milli Eğitim Bakanlığı, ilkokul 1. ve 2. sınıflarda karne yerine uygulanan öğrenci gelişim raporlarında güncellemeye gitti. Geçen yıl yer verilmeyen Mustafa Kemal Atatürk görseli, bu yıl hazırlanan raporlara yeniden eklendi
 

26.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı
Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı
Milli Eğitim Bakanlığı, ilkokul 1. ve 2. sınıflarda uygulanan "Öğrenci Gelişim Raporu" formatında değişikliğe gitti.
Yeni düzenlemeyle birlikte, geçen yıl raporlarda bulunmayan Mustafa Kemal Atatürk görseli yeniden raporlara eklendi. Bakanlık, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında geleneksel karne uygulaması yerine öğrenci gelişim raporu sistemini hayata geçirmişti. Geçen yıl dağıtılan raporlarda Atatürk görseli, İstiklal Marşı ve bazı resmi sembollerin yer almaması kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu.

Bu yıl hazırlanan gelişim raporlarında Atatürk görselinin yeniden kullanılması dikkat çekerken, değişiklik eğitim camiasında da karşılık buldu. Öğretmenler ve veliler, Atatürk görselinin yeniden raporlarda yer almasını genel olarak olumlu değerlendirdi. Eğitim belgelerinde ortak milli değerlerin korunmasının önemine vurgu yapan eğitimciler, yapılan güncellemenin bu yaklaşım doğrultusunda değerlendirildiğini ifade etti.
Yapılan düzenlemeyle birlikte ilkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerine dağıtılan öğrenci gelişim raporlarının yeni formatı kullanılmaya başlandı.

Gümrüklerde "uyuşturucu" bilançosu: 3,5 yılda 108,7 ton madde ele geçirildi!

Ticaret Bakanlığı, 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla Gümrükler Muhafaza ekiplerinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelesine ilişkin verileri paylaştı

26.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Gümrüklerde "uyuşturucu" bilançosu: 3,5 yılda 108,7 ton madde ele geçirildi!
Gümrüklerde "uyuşturucu" bilançosu: 3,5 yılda 108,7 ton madde ele geçirildi!
Ticaret Bakanlığı, 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla Gümrükler Muhafaza ekiplerinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelesine ilişkin verileri paylaştı. Buna göre, 2023'ten 2026 yılı haziran ayına kadar geçen 3,5 yıllık sürede 3 bin 430 operasyonda 119 milyar 153 milyon TL değerinde 108,7 ton uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalara ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı.

Bakanlık açıklamasında, 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla, operasyonel kapasiteye ve elde edilen sonuçlara ilişkin bilgilerin paylaşıldığı belirtildi.

Açıklamaya göre, 2023 yılından 2026 yılı haziran ayına kadar geçen 3,5 yıllık sürede 3 bin 430 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda 119 milyar 153 milyon TL değerinde 108,7 ton uyuşturucu madde ele geçirildi.

2026'nın ilk 6 ayında 36 ton 403 kilo uyuşturucu yakalandı
Bakanlığın paylaştığı verilere göre, 2023 yılında 727 operasyonda 5,5 milyar TL değerinde 11 ton 976 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi.

2024 yılında 1.362 operasyonda 30,5 milyar TL değerinde 24 ton 313 kilo, 2025 yılında ise 934 operasyonda 44,9 milyar TL değerinde 35 ton 995 kilo uyuşturucu madde yakalandı.

2026 yılı haziran ayı itibarıyla ilk 6 ayda ise 407 operasyonda 38,3 milyar TL değerinde 36 ton 403 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi.

Narkokim ekipleri ve kriminal laboratuvar vurgusu
Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Muhafaza Teşkilatı'nın uzman personel, istihbarat kapasitesi ve risk odaklı çalışma anlayışıyla uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede önemli yakalamalara imza attığını belirtti.

Açıklamada, operasyonel kapasitenin artırılması amacıyla tüm Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüklerinde Narkokim özel ekiplerinin oluşturulduğu, bu alandaki teknik ve analitik çalışmaların güçlendirildiği kaydedildi.

Yakalama olaylarında ele geçirilen suç unsurlarının hızlı ve etkin şekilde analiz edilmesi, soruşturma süreçlerine bilimsel destek sağlanması amacıyla 2020 yılında Gümrükler Muhafaza Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nün kurulduğu da belirtildi.

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek

26.06.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
 Venezuela’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek
Venezuela'da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye Türkiye'den yardım ekibi gönderilecek.
Venezuela'da 40 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5'lik depremlerin ardından arama ve kurtarma çalışmaları sürüyor.

Peş peşe depremlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , sosyal medya hesabından Venezuela halkı için taziye mesajı yayımlamış ve Venezuela halkının yanında olduğunu sözlerine eklemişti.

AFAD, Türkiye'den bölgeye yardım ekibi göndereceğini açıkladı.

Yapılan açıklamaya göre, askeri nakliye uçağıyla İstanbul, İzmir ve Denizli'den 38 kişilik AFAD Arama-Kurtarma ve insani yardım ekibi, Sağlık Bakanlığı'ndan 5 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılay'dan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama köpeği ve 3 adet donanımlı arama-kurtarma aracının Venezuela'nın deprem yaşanan bölgesine gönderilmesi planlandı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ayrıca bir askeri uçak ile İnsani Yardım Tugayından ekipmanlarıyla birlikte 22 kişilik bir ekip gönderilecek.

Her iki uçağın da bugün saat 11.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yola çıkarılması planlanıyor.

Venezuela 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı. Yerel saatle 18.00 sıralarında meydana gelen 7,2'lik ilk depremden 40 saniye sonra 7,5'lik deprem, halkı sokağa döktü.

Başkent Karakas'ta yıkılan binalar var.

Depremlerin merkez üssü ülkenin kuzeyindeki Moron kasabası yakınları. Karakas kentine 160 km mesafedeki 7,2'lik ilk sarsıntı, 22 km derinlikte kaydedildi.

Saniyeler sonra aynı bölgede 10 km derinlikte 7,5 büyüklüğünde ikinci bir deprem yaşandı. Başkentte bazı binalar yerle bir oldu. Arama kurtarma ekiplerinin çalışması sürürken depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 235'e yükseldi.

Olağanüstü hal ilan edilirken başkentteki Simon Bolivar Havalimanı da yıkıntılar nedeniyle kapatıldı. Büyük paniğin yaşandığı deprem sonrası çok sayıda bina tedbir amacıyla boşaltıldı. İletişim hatlarında kısa süreli kesintiler yaşanıyor.

Türkiye, Venezuela'ya destek için yola çıkıyor

Türkiye'nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyacak iki uçak, bugün İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Venezuela'ya hareket edecek

 

26.06.2026 11:11:00
Anadolu Ajansı
Türkiye, Venezuela'ya destek için yola çıkıyor
Türkiye, Venezuela'ya destek için yola çıkıyor

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) yapılan açıklamaya göre, Venezuela'nın Yaracuy bölgesinde arka arkaya 2 depremin meydana geldiği bilgisi alınmasının ardından AFAD tarafından, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla irtibat sağlanarak hazırlıklara başlandı.

Genelkurmay Başkanlığı ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde, tahsis edilen A-400M tipi askeri nakliye uçağıyla İstanbul, İzmir ve Denizli'den 38 kişilik AFAD Arama-Kurtarma ve insani yardım ekibi, Sağlık Bakanlığından 5 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılaydan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama köpeği ve 3 donanımlı arama-kurtarma aracının Venezuela'ya gönderilmesi planlandı.

Milli Savunma Bakanlığı ayrıca bir A-400M tipi askeri uçak ile İnsani Yardım Tugayından ekipmanlarıyla birlikte 22 kişilik bir ekip göndermeyi kararlaştırdı.

Her iki uçağın da bugün saat 11.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yola çıkarılması planlanıyor.

Dışişleri Bakanlığı ve Venezuela'daki Türk Büyükelçiliği ile irtibat halinde gelişmelerin takip edildiği bildirildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.