logo
08 AĞUSTOS 2026

Karadeniz’in stratejik kapısı: Araklı

Trabzon’un doğusunda, Karadere Vadisi’nin denize açıldığı noktada yer alan Araklı, derin tarihi geçmişi ve bozulmamış doğasıyla bölgenin en dikkat çekici merkezlerinden biri olmaya devam ediyor

13.03.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Karadeniz’in stratejik kapısı: Araklı
Karadeniz’in stratejik kapısı: Araklı
Trabzon'un doğusunda, Karadere Vadisi'nin denize açıldığı noktada yer alan Araklı, derin tarihi geçmişi ve bozulmamış doğasıyla bölgenin en dikkat çekici merkezlerinden biri olmaya devam ediyor.

Kuruluş ve Tarihçe

Araklı'nın yerleşim geçmişi antik çağlara kadar uzanmaktadır. İsminin, bölgedeki kalelerin yoğunluğu nedeniyle "ara kaleler" anlamına gelen "Arakale" kelimesinden türediği bilinmektedir.







İlçenin ilk yerleşim merkezi, bugün liman mevkii yakınlarında bulunan Konakönü bölgesidir. Uzun yıllar Sürmene ilçesine bağlı bir nahiye olarak kalan Araklı, 1953 yılında bu ilçeden ayrılarak müstakil bir ilçe statüsü kazanmıştır. 






Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1916 yılında Rus işgaline uğrayan bölge, 25 Şubat 1918 tarihinde Türk birlikleri tarafından tekrar özgürlüğüne kavuşturulmuştur.






Tarihi Yapılar

İlçenin dört bir yanı, stratejik önemini kanıtlayan savunma yapılarıyla çevrilidir.

Kalecik Kalesi: Denize hakim bir kayalık üzerinde yer alan ve Cenevizliler tarafından da kullanıldığı bilinen kale, ilçenin sembol yapılarından biridir.

Canayer Kalesi: Roma döneminden kalma bu yapı, bölgedeki askeri mimarinin önemli örneklerindendir.







Konakönü Evleri: Geleneksel Karadeniz mimarisini yansıtan tarihi konaklar, bölgenin sivil mimari mirasını oluşturmaktadır.

Tarihi Camiler: İlçe merkezinde 1907-1908 yıllarında inşa edilen çok kubbeli cami, Osmanlı son dönemi mimari özelliklerini ve estetik mihrap süslemelerini günümüze taşımaktadır.







Doğal Güzellikler

Araklı, sahilden iç kesimlere doğru yükselen vadi yapısıyla her mevsim farklı bir güzellik sunar.

Pazarcık Yaylası: Çam ormanlarıyla kaplı olan bu bölge, Turizm Bakanlığı tarafından turizm merkezi ilan edilmiştir. Girişindeki Pazarcık Mağarası görülmeye değer noktalardandır.

Turnalı (Os) Şelalesi: Karadere Vadisi içerisinde yer alan şelale, doğa yürüyüşü ve fotoğraf meraklıları için ideal bir rota sunar.

Turup Mevkii: "Atatürk Orman Çiftliği" olarak da bilinen ve fidan dikim çalışmalarıyla zenginleştirilen bu bölge, Karadeniz'i panoramik olarak görebileceğiniz bir doğa harikasıdır.

Yaylalar: Yeşilyurt, Yılantaş ve Ağaçbaşı yaylaları, zengin otsu bitki çeşitliliği ve kuş gözlem alanlarıyla eko-turizm potansiyeli taşımaktadır.







Araklı Mutfağı

İlçenin mutfak kültürü, Karadeniz'in genel yapısını yansıtsa da bazı yerel dokunuşlarla ayrışır.

Tenekede Mısır Ekmeği: Karadere Vadisi'ne özgü, taş fırınlarda yaklaşık 15 saat odun ateşinde pişirilen bu ekmek, bölgenin en meşhur lezzetidir.

Aho Peynirli Kuymak: Klasik kuymağın aksine, Araklı'nın yüksek kesimlerinde üretilen özel "Aho peyniri" ile hazırlanan versiyonu oldukça popülerdir.







Deniz Ürünleri: Sahil ilçesi olmanın avantajıyla hamsili pilav, hamsi kuşu ve hamsi çitlemesi sofraların vazgeçilmezidir.

Yöresel Otlar: Kara lahana yemeği ve sarmasının yanı sıra, bölgede yetişen yabani otlarla yapılan kavurmalar mutfağın sağlıklı yanını temsil eder.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.