logo
23 HAZİRAN 2026

Karadeniz’in stratejik kapısı: Araklı

Trabzon’un doğusunda, Karadere Vadisi’nin denize açıldığı noktada yer alan Araklı, derin tarihi geçmişi ve bozulmamış doğasıyla bölgenin en dikkat çekici merkezlerinden biri olmaya devam ediyor

13.03.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
Karadeniz’in stratejik kapısı: Araklı
Karadeniz’in stratejik kapısı: Araklı
Trabzon'un doğusunda, Karadere Vadisi'nin denize açıldığı noktada yer alan Araklı, derin tarihi geçmişi ve bozulmamış doğasıyla bölgenin en dikkat çekici merkezlerinden biri olmaya devam ediyor.

Kuruluş ve Tarihçe

Araklı'nın yerleşim geçmişi antik çağlara kadar uzanmaktadır. İsminin, bölgedeki kalelerin yoğunluğu nedeniyle "ara kaleler" anlamına gelen "Arakale" kelimesinden türediği bilinmektedir.







İlçenin ilk yerleşim merkezi, bugün liman mevkii yakınlarında bulunan Konakönü bölgesidir. Uzun yıllar Sürmene ilçesine bağlı bir nahiye olarak kalan Araklı, 1953 yılında bu ilçeden ayrılarak müstakil bir ilçe statüsü kazanmıştır. 






Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1916 yılında Rus işgaline uğrayan bölge, 25 Şubat 1918 tarihinde Türk birlikleri tarafından tekrar özgürlüğüne kavuşturulmuştur.






Tarihi Yapılar

İlçenin dört bir yanı, stratejik önemini kanıtlayan savunma yapılarıyla çevrilidir.

Kalecik Kalesi: Denize hakim bir kayalık üzerinde yer alan ve Cenevizliler tarafından da kullanıldığı bilinen kale, ilçenin sembol yapılarından biridir.

Canayer Kalesi: Roma döneminden kalma bu yapı, bölgedeki askeri mimarinin önemli örneklerindendir.







Konakönü Evleri: Geleneksel Karadeniz mimarisini yansıtan tarihi konaklar, bölgenin sivil mimari mirasını oluşturmaktadır.

Tarihi Camiler: İlçe merkezinde 1907-1908 yıllarında inşa edilen çok kubbeli cami, Osmanlı son dönemi mimari özelliklerini ve estetik mihrap süslemelerini günümüze taşımaktadır.







Doğal Güzellikler

Araklı, sahilden iç kesimlere doğru yükselen vadi yapısıyla her mevsim farklı bir güzellik sunar.

Pazarcık Yaylası: Çam ormanlarıyla kaplı olan bu bölge, Turizm Bakanlığı tarafından turizm merkezi ilan edilmiştir. Girişindeki Pazarcık Mağarası görülmeye değer noktalardandır.

Turnalı (Os) Şelalesi: Karadere Vadisi içerisinde yer alan şelale, doğa yürüyüşü ve fotoğraf meraklıları için ideal bir rota sunar.

Turup Mevkii: "Atatürk Orman Çiftliği" olarak da bilinen ve fidan dikim çalışmalarıyla zenginleştirilen bu bölge, Karadeniz'i panoramik olarak görebileceğiniz bir doğa harikasıdır.

Yaylalar: Yeşilyurt, Yılantaş ve Ağaçbaşı yaylaları, zengin otsu bitki çeşitliliği ve kuş gözlem alanlarıyla eko-turizm potansiyeli taşımaktadır.







Araklı Mutfağı

İlçenin mutfak kültürü, Karadeniz'in genel yapısını yansıtsa da bazı yerel dokunuşlarla ayrışır.

Tenekede Mısır Ekmeği: Karadere Vadisi'ne özgü, taş fırınlarda yaklaşık 15 saat odun ateşinde pişirilen bu ekmek, bölgenin en meşhur lezzetidir.

Aho Peynirli Kuymak: Klasik kuymağın aksine, Araklı'nın yüksek kesimlerinde üretilen özel "Aho peyniri" ile hazırlanan versiyonu oldukça popülerdir.







Deniz Ürünleri: Sahil ilçesi olmanın avantajıyla hamsili pilav, hamsi kuşu ve hamsi çitlemesi sofraların vazgeçilmezidir.

Yöresel Otlar: Kara lahana yemeği ve sarmasının yanı sıra, bölgede yetişen yabani otlarla yapılan kavurmalar mutfağın sağlıklı yanını temsil eder.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.