logo
06 ŞUBAT 2026

Kardeş olmaya mecburuz

15.05.2016 00:00:00
Cumhurbaşkanı'nın, (pardon!) AKP'nin iktidarı boyunca en büyük dostumuz, son icraatımızla NATO'ya girebilmeleri için vetomuzu geri çektiğimiz İsrail oldu.
15 yıldır özellikle İslam ülkelerine kan ve gözyaşı getirip Büyük İsrail'i kurmak için tezgâhlanan Büyük Ortadoğu Projesi'nde ABD'nin daima en büyük müttefiki olduğumuzu ilan etmekten ar etmedik.
Belki de tarihte ilk defa bir devletin Başbakanı trajikomik bir şekilde en basit ifadeyle işten çıkarıldı.
Avrupa Birliği'ne gireceğiz diye hayaller kurup milli ve manevi değerlerimizden vazgeçtik. Cebinde şehir dışına dahi seyahat edecek paraları olmayanlar "AB'ye vize kalkacak" diye kandırıldı. 
Bununla kalmadı her zamanki gibi dış politika bir kez daha çuvalladı.
Arşivler unutmaz, Suriye bir zamanlar bizim en büyük dostumuzdu. Esad'la ailecek tatiller yapıldı. Sonra birdenbire düğmeye bağlı siyaset anlayışımız sayesinde ne olduysa Esad 'Esed' oluverdi.
Olmayan Kürt sorunu bitecek denildi. Çözüm süreci başlatıldı. Ordu ve polis meydandan çekildi. Herkes gidişattan güya memnundu. Sonra yine "aldatıldık" denildi ve Türkiye bir anda savaş ülkesi haline döndü.
Yıllardır IŞİD'le savaşan Esad'a ve BOP'a engel olan Rusya'ya hiç uğruna düşman olduk. 
Gözlerimizi açtığımızda IŞİD denen terör örgütü Kilis'i bombaladığı halde insanlarımızın tepkisiz kaldığını gördük.
Her şeyi herkesi bıraksak bile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının gözlerinin önlerinde yaşanan işgal sürecine girme arefesinde olduğunu göre göre tepkisiz kalmaları kelimelere sığmayacak kadar büyük bir gafletin sonucudur. 
Kilis'e düşen bombalara, Güneydoğu'da şehirlerin boşaltılmasına ve bu sürece 'Devletimizin bir bildiği vardır' fikriyatıyla bakmak hiçbir bahaneyle Müslümana has bir bakış açısı olamaz.
Daha yanı başımızda Irak, Suriye gibi örnekler varken İstanbul gibi 25 milyon insanın yaşadığı bir şehirde ansızın bombaların patlaması da mı bizlere ibret olarak yetmiyor?
Aldatılan tarafın siyasiler olmadığını, aksine Türk milletinin aldatıldığını anlamak bu kadar mı zor?
Yıllardır diktatör dediğiniz ama haçlı ülkelerine karşı vatanını savunmaktan başka hiçbir suçu olmayan Esad bile 'Kardeş olmaya mecburuz' mesajı verdi.
Şimdi kendi içinizde bir muhasebe yapın.
Müslümanlara 'Kardeş olmaya mecburuz' mesajı veren Esad mı Müslüman
yoksa Alevi-Şii-Sünni ayrımı yaparak, fetvalarıyla BOP'a destek veren siyasiler ve hoca kılıklı ajanlar mı Müslüman?
5 yıldır Esad'a kâfir, diktatör, zalim diyenlerin ağızlarından BOP, ABD, İsrail ve Batı hakkında bir kelime dahi olumsuz cümle duymamak ne kadar da düşündürücü değil mi?
İsimlerini vermeye lüzum yok.
Bizim tek ihtiyacımız olan şey; birlik, beraberlik ve etnik köken, mezhep gözetmeksizin kardeş olmaya mecbur olduğumuzu idrak etmektir.
 
Furkan Talay / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.