logo
11 OCAK 2026

Kıbrıs

22.06.2023 00:00:00
Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 13.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır
 
Bilindiği gibi Kıbrıs, AB yolunda Türkiye'nin önüne konulan ve "çözümlenmesi" istenen belli başlı birkaç meseleden bir tanesidir. AB'nin çözümden kastı ise Güney Kıbrıs'ın adanın tek hakimi ve temsilcisi olarak birliğe dahil edilmesidir. Nitekim G. Kıbrıs Rum Kesimi'nin 2004 yılında AB'ye girmesine kesin gözüyle bakılmaktadır. Bu durumda adadaki Türk varlığı hiçe sayılmış olacaktır.
 
Helsinki Sözleşmesiyle başlayan ve "Türklerin Kıbrıs'taki varlığını ve hakkını ortadan kaldırmak" maksadına yönelik süreçte KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın da daha ılımlı bir tablo çizdiğini görüyoruz. Denktaş ile Rum Yönetimi lideri Klerides son bir ay içinde 4 kez bir araya gelmiştir.
 
29 Aralık'ta G. Kıbrıs'ta Klerides'in evinde gerçekleştirilen görüşmeye birkaç Rum gazeteci ilgi gösterirken, Türk gazetecilerin sayısının bir hayli kalabalık olduğu dikkatlerden kaçmamıştır. Dikkatlerden kaçmayan bir başka husus da Denktaş'ın görüşmeye sivil plakalı bir arabayla gelmesi, resmî aracını kullanmamasıdır.
 
Öte yandan görüşmeler esnasında, Rum Kesimi tarafından ısrarla bir propaganda malzemesi olarak kullanılan kayıplar meselesi de gündeme gelmiştir.
 
Rum kayıplar meselesi (Ki Türk tarafının da tamamı sivil 800'ün üzerinde kaybı vardır.) "Türkler adada Rumları katletti" senaryosunu canlı tutabilmek için Rum tarafının gündemden düşürmediği bir iddiadır. Bu asılsız iddia üzerinde konuşmak bile yersizdir.
 
Asıl üzerinde konuşulması gereken Avrupa'nın meseleye yaklaşımı ve Türk tarafını köşeye sıkıştırma gayretidir. Sn. Hüseyin Mümtaz'ın 10 Ocak 2002 tarihli yazısında yer aldığına göre Verhaugen "Kıbrıs'ın AB'ye girecek ilk adaylar arasında olacağından şüphe duymadık. Durum gerektirirse Rum Kesimi tek başına AB'ye girebilir" demiştir.
 
Demek ki Kıbrıs, AB'nin olmazsa olmaz şartlarından biridir. Meseleleri bu boyutlarıyla gerçekçi olarak önümüze koyup, 74'te verdiğimiz 5 bin şehidi de hesaba katarak Kıbrıs konusunda politik değil, millî çıkarlara uygun kararlar vermek ve bu doğrultuda adımlar atmak lâzımdır. Zira Kıbrıs meselesinde gelinen süreç bunu gerektirmektedir.
 
Kıbrıs
 
Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 18.11.2011 tarihli yayımlanan yazısıdır
 
1974 yılında yapılan Barış Harekatı neticesinde 15 Kasım 1983 yılında bağımsızlığını kazanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kuruluşunun 28. yılını törenlerle kutladı.
 
Kıbrıs'ın bağımsız bir devlet olmasını kutlayan devlet erkanı, bir yandan da BM gözetiminde Rumlarla devam eden görüşmelere katılıyor. Eğer görüşmeler Batının istediği gibi neticelenirse on binlerce şehit vererek kazandığımız bu vatan parçası bugün masa başı oyunlarıyla elimizden çıkmak üzeredir.
 
Bilindiği gibi Kıbrıs Rum kesiminin arkasında Yunanistan vardır. Rum kesiminin adanın tek temsilcisi olarak AB üyeliğine dahil edilmesi de arkasındaki bu devletin kulisleriyle gerçekleşmiştir.
 
Ancak Kıbrıs Türk'ü ve Kıbrıs Türk devleti garantör Türkiye'den gereken desteği görmemektedir. Ocak ayına kadar netice alınması beklenen müzakerelerde anlaşma sağlanırsa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bağımsızlığını kaybedecek ve federatif yapıya dahil olacaktır. Bu konuda Türk hükümeti adına açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da, "Biz federal Kıbrıs'ı destekliyoruz" ifadesini kullanmıştır.
 
Eğer Türkiye Kıbrıs'a gereken maddi ve manevi desteği vermiş olsa idi, Kıbrıslı bugün önüne konan şartları elinin tersi ile atardı. Hatırlanacaktır, AB'ye giriş oylamasında "Eğer KKTC evet oyu kullanırsa onun tanınacağı" vaad edilmiş ve halk bu vaadin ardından neticelerini düşünmeden "evet" oyunu atmıştı. Yani Kıbrıs Türk devleti 28 yıldır uluslararası arenada kendisine prestij sağlayabilecek bir imkanın peşindedir.
 
Bu ana kadar garantör Türkiye'nin bu yönde bir gayreti görülmemiştir. Tam tersine bağımsızlığını kaybedeceği müzakereler desteklenmektedir.
 
Kıbrıs Türkiye için Akdeniz'den gelecek bir tehdide karşı da güvencedir.
 
Aslında Türkiye'de yeni Anayasa değişiklikleri ile federatif yapının önünü açmaya hazırlanan Türk hükümetinin, Kıbrıs için de aynı mantıkla düşünmesi şaşırtıcı değildir.
 
Kıbrıs'taki şartlar ve Türkiye'deki Anayasa hazırlıkları için hükümetten beklenen birlik ve beraberliği muhafaza edebilecek bir çizgi takip etmesidir.
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları
İngiliz medyasından Grönland iddiası
‘Trump, orduya Grönland işgali için plan hazırlama talimatı verdi’
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
İngiliz medyasından Grönland iddiası
‘Trump, orduya Grönland işgali için plan hazırlama talimatı verdi’
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.