Türkiye'nin güneyinde askeri bir tatbikatı izleyen Atatürk, etrafında bulunan subaylara; "Türkiye'nin yeniden işgal edildiğini ve Türk Kuvvetleri'nin sadece bu bölgede mukavemet ettiğini farz edelim. İkmal yollarımız ve imkânlarımız nelerdir?" sorusunu sorar. Subaylar birçok görüş ve düşünceler ileri sürerler. M. Kemal Atatürk, hepsini sabırla dinler, sonra elini haritaya uzatır ve Kıbrıs'ı işaret ederek; "Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece, bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs'a dikkat ediniz. Bu Ada bizim için çok önemlidir" der.Atatürk Kıbrıs'ın Türkiye için ne kadar önemli bir sıklet merkezi olduğunu bu şekilde işaret etmişti.Aradan geçen onca yıldan sonra Kıbrıs'ın stratejik önemi "hafif sıklet" siyasiler tarafından hep göz ardı edildi ve Kıbrıs neredeyse tamamen kaybedilme noktasına getirildi.Hafif sıklet Türk siyasilerden aldıkları cesaretten olsa gerek Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos son olarak, Türkiye'den açık açık Maraş'ı Rumlara teslim edilmesini talep etti. Papadopulos, "görüşmenin devam etmesi için Türkiye'nin yapması gereken asgari şey Mağusa'nın kapalı bölgesi Maraş'ı iade etmektir" dedi.İş o kadar azıtıldı ki, uğruna şehit verilmiş toprakları pervasız bir şekilde talep ediliyor. Rum, ayağını bastığı yerden hiç kaldırmadı. AB süreci ve AKP hükümeti sayesinde uyguladıkları siyasetin mahsullerini birer birer topluyorlar. Kendileri açısından başarılı bir politika izleyen Rumlar, karşılarında tavizkar Türk siyasetçileri buldukları sürece izledikleri mevcut politikanın dozunu artırarak devam ettireceklerdir. Bir süre önce Rum Fileleftheros Gazetesi, ABD'nin, "Türkiye'nin AB üyelik sürecini kolaylaştırma çabası çerçevesinde, Maraş'ın Rumlara devredilmesi" planları üzerinde çalıştığını öne sürmüştü. Acaba Maraş'ın Rumlara verilmesi ErdoğanBush zirvesinde gündem oldu mu? Rum gazetesinin bu iddiayı söz konusu zirveden sonra dile getirmesi bir tesadüf olmayabilir.KKTC için AB dönem başkanı Finlandiya'nın önerdiği "Fin formülü" diye adlandırılan plan da Maraş bölgesini Kıbrıslı Türklerin elinden alıp BM denetimine vermeyi öngörüyordu. Bununla da yetinmiyor ve Magusa limanı da AB denetimine verilmesi öneriliyordu. Önce BM'ye ardından da Rum'a devredilecek. Türkiye'ye ve KKTC'ye önerilen bütün planlar, her zaman Rumların lehine olmuştur. Bundan sonra da başka türlü olmasını beklememek gerekir. AB, BM ya da başka Batı kaynaklı yerlerden gelecek Kıbrıs önerilerini kabul etmek, Kıbrıs'ı tamamen kaybetmenin kapısını açmak demek olacaktır.Başbakan Erdoğan Kıbrıs sorununun çözüm yerinin BM olduğunu her fırsatta söylüyor. Ama BM'nin bu güne kadar önerdiği formüller, Rumların ya da AB'nin isteklerinden farklı olmadı. BM Genel Sekreter Yardımcısı Mark Malloch Brown, Brüksel'de Avrupa Birliği Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'le bir süre önce bir araya geldiğinde Brown, "Birleşmiş Milletler'in Türkiye'nin limanlarını Rumlara açmasıyla ilgili sorunda Avrupa Birliği'ne yardımcı olacağını belirtti." BM'de Rumlara taviz vermesi için Türkiye'ye baskı uygulayacağının bir işareti.2005 yılında Associated Press haber ajansıyla mülakat yapan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "Tüm izolasyonların kaldırılması karşılığında Maraş'ı vermeye hazırım. Başka bir şey istemiyorum" demişti. Rumların böyle ahlaksız teklifleri yapacak cesareti nerelerden aldıkları anlaşılıyor.İşte gelinen bu noktada Türkiye için stratejik öneme haiz olduğu bizzat Atatürk tarafından bile yıllar öncesinden ifade edilen Kıbrıs, milli hassasiyeti olmayan siyasiler tarafından adım adım Türkiye'den uzaklaştırılmasını yaşıyoruz. Çözüm ne? Çözüm Kıbrıs'ı vatan olarak görmektir. Kıbrıs'ı vatan olarak gören liderler ancak bu sorunlara çözüm üretebilirler. Kıbrıs'ı vatan olarak görebilmek içinse önce vatanı vatan olarak görüp ona göre davranmak gerek?
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024






























































