HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2022, CUMARTESİ

Kıbrısta Barbarlık Müzesi

11.05.2014 00:00:00
K.K.TC.'de Z. İrfanbey sokak, Kumsal, Lefkoşa adresinde BARBARLIK MÜZESİ adıyla açılan bir müze var. Müzeye 24 Aralık 1963'te Rumlar tarafından saldırıya uğrayan ve vahşice katledilen çocuk ve kadınların öldürüldüğü ev olduğu için bu ad verilmiş. Bu vahşet olayı tarihe "Kanlı Noel" olarak geçmiş ve dünya basınında yankılanmıştı. Olayın geçtiği bu evde ağrılıklı ve çarpıcı olarak "Kanlı Noel" olayının izleri ve görüntüleri sergilenmekle birlikte, 7 odası olan evin başka odalarında, 1963-1968 yıllarında Rumların Türkleri yok etmek ve adadan kaçırmak için giriştikleri genel saldırılar ve soykırım hareketlerine de yer verilmiş. Şehit edilen soydaşlarımızın fotoğrafları, yabancı basında çıkan yazılar, göç eden soydaşlarımıza yaşatılan cehennemi hayat , işkenceler, toplu katliamlar gözler önüne serilmektedir.Bu evde Kıbrıs Türk Alayı Doktoru Nihat İlhan'ın ailesi ikamet etmekteydi. O gece Dr. Nihat İlhan görevdeydi. Evde eşi mürüvvet hanım ve çocukları Murat, Kutsi, Hakan vardı. Ayrıca ev sahibi ve eşi ferdiye hanım, komşulardan Moralı Ayşe, kızı Işıl ve yine komşu Növber İbrahimoğlu bulunmaktaydı. Gece ev kurşun yağmuruna tutulunca bayan İlhan üç çocuğu ile banyonun küvetine saklandı. Komşularda yanlarına toplandı. Bir kısmı tuvalete sığındı. Caniler bir süre sonra kapıyı kırarak eve girdiler. Banyoyu makineli tüfekle taradılar. Mürevvet hanımla üç çocuğunu küvetin içinde hunharca katlettiler. Tuvalete sığınan komşu Ferdiye Hanım ve diğerleri de katledildi. Kanlı Noel olayını gerçekleştiren bu akıl almaz vahşet için "BARBARLIK" sözünü yetersiz buluyorum. Hangi söz bu vahşeti anlatabilir bilmiyorum. 1963-1968 yıllarında Kıbrıslı Türklere uygulanan işkence, toplu öldürme, köylerini yakma yıkma bir planın uygulamasıydı. Adı Akritas Planı?Cumhurbaşkanı Makarios'un emriyle hazırlanan bu planın amacı, Adada Türk varlığını yok etmekti. İşin başına İçişleri Bakanı Yorgacis, Akritas takma adıyla getirildi. Yardımcı olarak da Glafkos Klerides ve Tasos Papadopulas'a görev verildi. Akritas Planı, Kıbrıs'ta Girit misali Türkü temizleme operasyonunun gizli adıydı. Makarios daha 1950 yılında Başpiskopos seçildiğinde göreve başlarken ENOSİS idealini gerçekleştirmek için yemin etmişti. ENOSİS Adayı Yunanistan'a ilhak idealidir. Yani Türksüz bir Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleşmesidir. Makarios, 14 Mart 1971'de Yalusa Köyü'nde yaptığı bir konuşmada, "Kıbrıs'ı bölünmemiş bir Rum ülkesi olarak koruyacağız ve Yunanistan'a bölünmemiş olarak teslim edeceğiz" dedi. Görülüyor ki Türkleri yok etme veya Adayı Türk'ten arındırma planı Cumhurbaşkanı Makarios ve İçişleri Bakanı Yorgacis tarafından hazırlanmış ve uygulamaya konmuştur. Eğer Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş'ın ileri görüşlülüğü olmasa ve vaktinde (TMT) Türk Mukavemet Teşkilatı kurulmamış olsaydı EOKA örgütü ve Akritas Planı uygulamalarına Türkler dayanamayacak,tümü Adayı terk etmek zorunda kalacaklardı. Erenköy, Geçitkale, Boğaziçi, Tatlı Su köylerine, Limasol Türk Bölgesi, Baf Türk Bölgesine, Malya, Yayla köylerine, Kazafana'ya, Gaziveren'e Tuzla'ya ve daha nice Türk yerleşim yerlerine, makineli tüfek, havan ve roketatarlarla, tank ve zırhlı araçlarla saldıran Rumların tek amacı Türkleri  yok etmekti. Birleşmiş Milletler Soykırım Yasası 1. Maddesi'ne eksiksiz uyan bu saldırılar ve öldürülen binlerce silahsız insan soykırıma tabi tutulmuştur. Birleşmiş Milletler Yasası'ndaki "Niyet" faktörü yani farklı dinden ve ırktan bir insan grubunu farklı olduğu için öldürmek veya ülkesini terk etmek zorunda bırakmak niyetiyle yapılan eylemler. Türkiye veya K.K.T.C. 1963-1968 dehşet yılları ve olaylarını Birleşmiş Milletlere götürseydi, kanaatimce kazanır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ı suçlu çıkarabilirdi. Öyleyse bize göre Barbarlık Müzesi'nin adına bir ek yapmak, Barbarlık ve Soykırım Müzesi demek daha doğru olacaktır.İkincisi, bu müze o sokakta unutulup kalmamalı, sadece turistlerin ziyaretiyle yetinilmemelidir. Kıbrıslı öğrenciler öğretmenleri tarafından götürülmeli, babalarının, dedelerinin çektikleri unutturulmamalıdır. 1963 olaylarının üzerinden 51 yıl geçmiş. 40 yaşında bir yetişkin 91 yaşına gelmiş veya ölmüş demektir. Kıbrıs'ın o dehşet yıllarını sadece gençler değil yetişkinler de bilmiyor. Okullarda da Kıbrıs'ın yakın tarihinin okutulduğunu sanmıyorum. Onun için Annan Planına Kıbrıs halkı evet dedi. Kendilerini ateşe attılar. İdam ipini kendileri boyunlarına geçirdi. Hep geçmişi bilmemekten. Allahın bir lütfu olarak Rumlar hayır dedi. O plan uygulansaydı şimdi Kıbrıs'ta hiç Türk kalmayacaktı. Rumlar bir Türk azınlığı istemedikleri için hayır dediler. ENOSİS'i yanı Yunanistan'la birleşmeyi Türksüz yapmak istiyorlar. Bu Makarios'un vasiyetidir. Çok sevdiğim Kıbrıs Halkı? Aman dikkat edin! Rumların hiçbir sözüne güvenmeyin. Bugün imzaladıkları anlaşmayı yarın tanımazlar. Zürih ve Londra anlaşmaları ile kurulan Türk-Rum ortak devletinin Anayasası'nı ertesi gün rafa kaldırdılar. Türk Milletvekillerini meclise sokmadılar. Türkleri yok etmek için Akritas Planını yaptılar. Çok şükür ki bir barış harekatı ile iki toplum ayrıldı. 40 yıldır kimsenin burnu kanamıyor. Sakın huzurunuzu kaçıracak anlaşmaları kabul etmeyin. "Kıbrıs topraklarının %25'i Türklerin" gibi yalanlara kanmayın. Kıbrıs topraklarının tamamına yakını Türklerindir. Kıbrıs fethedildiği zaman Rumların bir karış toprağı yoktu. Bütün topraklar Venediklilerindi. Venedikliler adayı terk edince onların toprakları üzerinde Türk Vakıfları kuruldu. Vakıf Hukuku tüm dünyada tanınan bir hukuktur. İngilizler zamanında vakıf arazilerinin bir kısmı Rumlar tarafından gasp edildi. Ama bu gasp işi hukuka aykırıdır. Vakıf tapuları geçerlidir. Vakıflar uluslararası mahkemelere gitse Rumların gasp ettiği arazileri geri alır. Vakıf malları devredilemez, satılamaz, bağışlanamaz. Maraş vakıf arazisidir. Üzerindeki tesisler tapu sahibine aittir. Güney Kıbrıs'ta çok geniş vakıf arazileri var. Hiçbir uluslararası mahkeme vakıf hukukuna aykırı karar vermez. Başınız dik olsun!. Haklarınızı arayın. Meydanı uyanık Rumlara bırakmayın. En güzel günler sizin ve çocuklarınızın olsun.
 
Hüseyin Kanyılmaz / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

11.05.2013, 11.05.2012, 11.05.2011, 11.05.2010, 11.05.2009, 11.05.2008, 11.05.2007, 11.05.2006, 11.05.2005, 11.05.2004, 11.05.2003, 11.05.2002, 11.05.2001, 11.05.2000, 11.05.1999, 11.05.1998, 11.05.1997, 11.05.1996, 11.05.1995


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.