logo
24 HAZİRAN 2026

Kılıçdaroğlu: Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Erdoğan'dır

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Tarih açısından Türkiye'nin yüz karası olan bir cümledir bu. 'Biz, Özgür Suriye Ordusu'nu, ey Amerika seninle beraber kurduk mu' Bunun adımını senden önceki Obama yönetimiyle beraber kurduk' diyor. Emperyal güçler, ateşi elleriyle tutmaz, maşa kullanır. Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Recep Tayyip Erdoğan'dır

10.05.2022 16:40:00
Kılıçdaroğlu: Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Erdoğan'dır
Kılıçdaroğlu: Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Erdoğan'dır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacılar konusundaki politikayı eleştirirken "Beyefendi Emevi Camisi'nde namaz kılacaktı, 3 milyon 600 bin Suriyeli Türkiye'ye geldi. Şu yanlışa, sorumsuzluğa bakar mısınız' Ortalıkta geziyorlar. Aklı başında bir insan bugünkü tablo karşısında milletin huzuruna bile çıkamaz. Utanır insan, utanır." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Engelliler Haftası'nı kutlayarak, toplantıyı izleyen engellilere teşekkür etti.

Engelliler konusunda çalıştay düzenlediklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, çalıştay sonucunda hazırladıkları raporu hem engelli sivil toplum örgütlerine hem de bu konuda çalışma yürüten akademisyenlere ileteceklerini bildirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, devlet yönetiminin şahsileştirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'de devlet yönetiminde ekonomi ve dış politikanın şahsileştirildiğini savundu.

İktidarın program üzerine program hazırlayarak ekonomiyi düzeltmeye çalıştığını ancak her açıklanan programın ekonomiyi daha da kötüye götürdüğünü söyleyen Kılıçdaroğlu, "Çünkü 'Ekonomistim' diyen kişinin, ekonominin e'sinden anlamadığını hep beraber gördük." diye konuştu.

Suriye'deki iç savaşın Türkiye'ye tehlikeli yansımalarını her ortamda dile getirdiklerini ancak iktidarın, egemen güçlerin talebi üzerine kendilerini suçladığını savunan Kılıçdaroğlu, "Ama bugün tarih diyor ki; 'CHP doğruları söylemiş'. Artık sokaktaki vatandaş da hangi partiden olursa olsun, elini vicdanına koyup sesini dinlediğinde 'Evet, CHP doğruları yapmış' diyor." ifadesini kullandı.

- "CHP Grubu 91 araştırma önergesi verdi"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin, Suriye iç savaşı ve sığınmacılar konusunu unutmaması gerektiğini belirterek, partisinin ve kendisinin bu konudaki söylem ve çalışmalarını kronolojik olarak sıraladı.

Dış politikanın milli bir politika olduğuna; iktidar-muhalefet ayrımının dış politikada bulunmaması gerektiğine işaret ettiklerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Suriye'de olayların çıktığı 2011'den Mayıs 2022'ye kadar CHP Grubu, 91 Meclis Araştırma önergesi verdi her olayın yansımalarının değerlendirilmesi, parlamentonun bilgilendirilmesi için. Beyler parlamentoya gelip bilgi dahi vermiyorlardı, bilgi verme tenezzülünde dahi bulunmuyorlardı. Bu kadar kibirle bir devlet yönetilmez. 6 genel görüşme önergesi verdik." sözlerini sarf etti.

Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda 336 soru önergesine cevap aldıklarını, 432 soru önergesinin yanıtlanmadığını kaydetti.

Partisinin, Arap Baharı Konferansı düzenlediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, öte yandan 24 Ağustos 2012'de başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Suriye konusunda bir mektup yazdığını anlattı. Mektuptaki uyarı ve önerilerini tekrarlayan Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın bunları dikkate almadığını dile getirdi. Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Erdoğan 5 Eylül 2012'de meşhur lafını söyledi: 'Emevi Camisi'nde namazımızı kılacağız' dedi. Devlet yönetimindeki şahsileşmeye bakabiliyor musunuz' 'Ben her şeyi bilirim, yaparım, muktedirim' anlayışını görüyor musunuz' Bu anlayış, Türkiye'yi bugünkü hale getirdi. Devlet yönetiminde şahsileşme, inatlaşma olmaz; hele hele kibir hiç olmaz. Beyefendi Emevi Camisi'nde namaz kılacaktı, 3 milyon 600 bin Suriyeli Türkiye'ye geldi. Şu yanlışa, sorumsuzluğa bakar mısınız' Ortalıkta geziyorlar. Aklı başında bir insan bugünkü tablo karşısında milletin huzuruna bile çıkamaz. Utanır insan, utanır."

Kılıçdaroğlu, önceki Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon'a bir mektup gönderip Suriye'deki gelişmelere dikkati çektiğini aktararak, "Yeri gelince üfürüyorsun, 'Dünya beşten büyüktür' diye. Bir mektup yazamadın mı' Birleşmiş Milletler'e gidemedin mi, orada Suriye'yi masaya yatıramadın mı sen' Patrondan, emperyal güçten izin alamadığı için yatıramadı." değerlendirmesinde bulundu.

- "O fotoğrafın sorumlusu Erdoğan'dır"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Eylül 2013'te, Türkiye ile Suriye arasındaki 900 kilometrelik sınırdan kimin girip çıktığının belli olmadığını, eli silahlı bazı insanların ülkeye girdiğini söyleyerek, o dönemde göç dalgasının başladığını ve bugün itibarıyla gerçek sığınmacı sayısını hiç kimsenin bilmediğini anlattı. Kılıçdaroğlu, sığınmacıların Türkiye'de kalmak istemediğini, gelişmiş ülkelere ulaşmak istediğini dile getirerek, botlarla batıya gitmeye çalışan sığınmacılar nedeniyle Akdeniz'in "sığınmacı mezarlığına" dönüştüğünü ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Bir çocuk bedeninin dalgalarla kıyıya vurduğu fotoğrafı herhalde hiçbirimiz unutamadık. O fotoğrafın sorumlusu başta oturan kişidir, Erdoğan'dır. Kimse unutmasın. İkincisi emperyal güçlerdir." sözlerini sarf etti.

Avrupa'nın, o dönemde sığınmacıların kendilerine gönderilmemesi için Türkiye ile anlaşma yolunu seçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, kendisinin Avrupa Birliği'ne "CHP olarak gerekirse 6 milyar avroyu biz size ödeyelim, sığınmacıları siz tutun orada" sözleriyle rest çektiğini hatırlattı. Kılıçdaroğlu, "Resti çekmesi gereken kişi ülkeyi yönetenler ama rest çekemiyor. Ülkeyi yönetenler bu konuda ciddi, tutarlı, kararlı adımlar atamıyorlar. 3 milyar avroya insan ülkesini, iradesini satar mı' 'Geri Kabul Anlaşması'nı yapmayın, yanlıştır bu' dedik. 16 Aralık 2013'te AB ile anlaşmayı imzaladılar. Böylece sığınmacılar için Türkiye artık Avrupa'nın hapishanesi olacaktı." diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Avrupa Birliği, Türkiye'nin göçmen deposu olmasını istiyor" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Günaydın beyefendi, günaydın. Dünyadan bu kadar habersiz. Göçmen deposu olmasını isteyen Avrupa Birliği ise o anlaşmayı imzalayan zatın adı ne acaba' Onu bir söylesene. Sen şu anda onun emrinde çalışıyorsun. Neden korkuyorsun' 'Geri Kabul Anlaşması yanlıştır. Bu başımıza bela oldu' diye neden söylemiyorsun' Söyleyemez." ifadesini kullandı.

- "Çocuk olsan, kadın olsan anlarım"

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ABD'nin Suriye konusunda Türkiye'ye yönelik desteğini çekmesinin ardından 5 Aralık 2017'de yaptığı konuşmada tarihi bir itirafta bulunduğunu savunarak, "Tarih açısından Türkiye'nin yüz karası olan bir cümledir bu. 'Biz, Özgür Suriye Ordusu'nu, ey Amerika seninle beraber kurduk mu' Bunun adımını senden önceki Obama yönetimiyle beraber kurduk' diyor. Emperyal güçler, ateşi elleriyle tutmaz, maşa kullanır. Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Recep Tayyip Erdoğan'dır." görüşünü ileri sürdü.

Dönemin Başbakanı, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım'ın, o dönemdeki bir sosyal medya paylaşımına değinen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"(3,5 milyon mülteciyi ağırlıyor, her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz ve onların Avrupa'ya gelmesinin bir anlamda önüne geçiyoruz. Bunu yaparken terör örgütlerinin Avrupa'ya yayılmasının da önüne geçiyoruz.) Yani terör örgütleri bizde. Zaten biz terörle içli dışlıyız. Zaten bizim insanlarımızı öldürüyorlar, bizden de kimse ses çıkarmıyor. Biz sizin korumalığınıza soyunduk, diyor. Bu ülkenin Başbakanı söylüyor. Akıl var mı' Aklın, vicdanın kabul edeceği bir olay mı bu' Başına belayı nasıl sararsın' İşte böyle. Sardığın belayı nasıl itiraf edersin' İşte böyle. Allah büyüktür. Biz söylesek kıyamet kopar. Beyler itiraf ediyorlar."

Kılıçdaroğlu, Reyhanlı'daki patlamada 53 vatandaşın şehit olduğunu, anne ve babalara bu sivil şehitler için 2022 yılında 270'er lira ödendiğini anımsatarak, "Diyor ya 'Ben dünya lideriyim' diye. En son sırada bile lider olamazsın sen, en son sırada bile. Ne lideri' Lider dediğiniz tutarlı adamdır. Rüzgar gülünden lider olmaz." dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacılar arasındaki erkeklere dikkati çekerek, daha önceki dönemde bu konuya işaret ettiği bir konuşma yaptığını anlattı.

Suriyeli erkek sığınmacıların, Türkiye'ye gelmek yerine ülkelerinde mücadele etmeleri gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Çocuk olsan, kadın olsan anlarım. 'Kaçtın, geldin' derim. Evlatlarımızı gönderiyoruz, şehit ediliyor. Bu ülkeyi yöneten kişi, şehitlerin hesabını soracağına koşa koşa gidiyor, Putin'in kapısında dakikalarca bekliyor. Bahçeli'ye bir parantez açmak boynumun borcu burada. Sen, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç devleti yöneten bir kişinin bir başka devleti yöneten kişinin kapısında dakikalarca bekletildiğini gördün mü' Görmediysen hangi yüzle, hangi ahlakla, hangi milliyetçilikle destek veriyorsun'" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sığınmacılar konusunda oluşan politikasızlık ve ekonomide yaşanan buhran yan yana geldiğinde Türkiye derin bir krizin içine adım adım gidiyor." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Ortadoğu'ya barışın gelmesini ve insanlık dramının bitmesini istediklerini söyledi.

Mayıs 2018'de açıkladıkları seçim bildirgesinde "Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı" kuracaklarını taahhüt ettiklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Ortadoğu'da barışı sağlamak zorundayız, birliği sağlamak zorundayız. Beraber yürümek zorundayız, insan haklarına saygılı bir demokrasiyi birlikte getirmek zorundayız, güçlü olmak zorundayız." ifadelerini kullandı.

Partisinin 28 Eylül 2018'de Uluslararası Suriye Konferansı düzenlediğini de anımsatan Kılıçdaroğlu, konferansa bütün ülkelerden yetkililerin geldiğini aktardı.

Suriyelilerin emeği sömürülen bir halk olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacıların sömürüldüğünü İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun ve devleti yönetenlerin itiraf ettiğini öne sürdü.

Vicdanlı işverenlerin Suriyeli sığınmacıları sigortalı çalıştırması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Kaçak çalışmayı önlemesi gereken iktidar 'kaçak çalışıyorlar' diyor. Vergi alınması gereken iktidar 'bunlar vergisiz çalışıyor' diyor. Sigortalı yapması gereken iktidar 'bunlar sigortasız çalışıyor' diyor. Kendilerini dünyaya ihbar ediyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, Suriye'den kaçan bazı siyasi partilerin genel başkanları, sivil toplum kuruluşları ve sanatçılarla 8 Ekim 2021'de İstanbul'da bir araya geldiğini, Suriyeli mülteciler konusunda yapacaklarını anlattığını söyledi.

- "Devleti nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar"

İktidarın "İstanbul'a sığınmacı almıyoruz" açıklamasının ardından 1-16 Mayıs'ta da İstanbul'da 2 bin 117 kaçak göçmen yakalandığını açıkladığını aktaran Kılıçdaroğu, "Hani almıyordunuz' Devleti nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar." diye konuştu.

İktidarın "Sınırlarımız Cumhuriyet tarihinin en kontrollü dönemini yaşıyor" açıklamasını da yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, Akdeniz ve Van Gölü'nde boğularak ölen göçmenlerle ilgili gazetelerde çıkan haberleri paylaştı.

Sığınmacılar konusunda iktidarın hiçbir politikasının olmadığının ortaya çıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, bu konuda denetimsizlik olduğunu, sınırlardan isteyenin elini kolunu sallayarak çıktığını ileri sürdü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Sığınmacılar konusunda oluşan politikasızlık ve ekonomide yaşanan buhran yan yana geldiğinde Türkiye derin bir krizin içine adım adım gidiyor. Eğer bugün sığınmacılar, göçmenler konusunda hangisi olursa olsun bir toplumsal tepki oluşmuşsa bu çok tehlikelidir. Bu tepkiyi kaçırmamak lazım, bu tepkiyi sonlandırmak lazım. Memleketi bu hale getirdiler. Memleket bu halde olduğu için Erdoğan saat başı görüş değiştiriyor. Devlet böyle yönetilir mi' Akıl yok, mantık yok, bilgi yok, birikim yok, öngörü yok, planlama yok, hiçbir şey yok. Teslim etmişsiniz koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni istediği gibi oynuyor."

Afgan sığınmacıların Türkiye'ye geliş güzergahlarına ilişkin bilgi veren Kılıçdaroğlu, yetkililerin de Afgan sığınmacıların Türkiye'ye nasıl geldiğini bildiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Afgan sığınmacıların Türkiye'ye gelmesine 3 büyük şebekenin yardım ettiğini öne sürerek, "İnsan kaçakçılığı yanında esrar, eroin, uyuşturucu kaçakçılığını da bunlar yapıyor. Siyasi gücü olmadan insanların 30'ar, 40'ar gruplar halinde Türkiye'ye insan sokmaları, kaçakçılık yapmaları mümkün mü'" diye sordu.

- "İnsanlarımızın mahalleleri gitti ve gerginlik artıyor"

İktidara sığınmacılarla ilgili 4 soru sorduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, sorularına cevap alamadığını belirtti.

"Ülkemiz bir kaçak istilası altında" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Bunu kabul etmek zorundayız. Hayatın bir gerçeği ve görüyoruz. İnsanlarımızın mahalleleri gitti ve gerginlik artıyor, milletimiz burnundan soluyor. Tehlikeli bir gelişme. Gettolar oluşmaya başladı. İstanbul'da, Ankara'da, Adana'da, Kilis'te, Gaziantep'te, Şanlıurfa'da, İzmir'de gettolarda var ve buralar birer bomba gibi. Her an ne olacağı belli değil. Bu problemi sağduyulu ve akılcı politikalarla çözmek zorundayız. Gerginliğin artırılmasının bu ülkeye hiçbir faydası yok, gerginliği artırmayacağız."

Sığınmacılar konusunda iki suçludan birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın "Avrupa halkları huzur içinde yaşıyorsa Türkiye sayesindedir." ifadesini anımsattı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Erdoğan bu milletin huzurunu parayla satan kişidir. Bu milletin huzurunu, geleceğini, mahallelerini para ile satan kişidir. Tahsildardır. Parayı ver, ne yaparsan yap. Tabii bir parantez açalım para derken Türk lirası değil ya dolar ya avro olacak. Öyle Türk lirasına tenezzül etmiyor. Sordum, yine soruyorum. Bu memleketin, bu milletin mahallelerini kaça sattın' Çık hesap ver. Avrupalılar rahat etsin diye bu ülkeye terörü getirdin. Avrupalılar rahat etsin diye bu ülkede sığınmacılara gettoları oluşturdu, bu ülkenin dokularıyla oynadı. Eğer sen gerçekten ülkeni seviyorsan ve sen gerçekten de bu sorunu çözmek istiyorsan çık önce bunun hesabını bu millete ver. Verir mi' Veremez. Ne demek bu' Devleti yöneten bir kişinin parayla satın alınması demektir. Geri kabul anlaşmasını neye göre imzaladın' Parayı verdiler, sen de imzayı bastın. Bir ülkeyi yöneten kişi emperyal güçler tarafından parayla satın alınıyorsa onun bu ülkeye ne faydası olabilir' İkinci suçlu Avrupa Birliği. Milyonlarca kişi ülkesini terk etmiş, Beylerin kılı bile kıpırdamıyor."

- "Seçimlerden sonra geleceğim"

Elektrik faturasını ödeyememelere dikkati çekmek için kendi elektrik faturasını ödemediğini ve elektriğinin kesildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Elektriği kesilen insanların dramını Türkiye'de herkese bir anlamda duyurmuş olduk. Bu bireysel bir direnişti ve bu direniş büyük ölçüde amacına ulaştı. İktidarımızda hiçbir yoksul ailenin elektriği asla kesilmeyecek, doğalgaz asla kesilmeyecek." dedi.

Cengiz Holding'in patronunun bir açıklamasında "Kılıçdaroğlu'nu davet ettik, gelmedi" ifadesini kullandığını aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Kılıçdaroğlu'nu sen ne zannediyorsun' Kılıçdaroğlu, 5'li çetelerin değil, milyonların adamıdır, milyonların sözcüsüdür. 4 milyon elektriği kesilen abonenin sözcüsüdür. Sen Kılıçdaroğlu'nu ne zannediyorsun' Ben bu ülkenin fakiri, fukarası için bu ülkede işsizlerin, bu ülkede çiftçilerin, bu ülkede emeklilerin sözcülüğüne soyunurken sen 'Kılıçdaroğlu'nu bekledim, gelmedi' diyorsun. Geleceğim ama sadece birisine değil beşinize birden geleceğim. Ne zaman geleceğim' Seçimlerden sonra geleceğim." 

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.