logo
03 MART 2026


Kılıçdaroğlu: Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Erdoğan'dır

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Tarih açısından Türkiye'nin yüz karası olan bir cümledir bu. 'Biz, Özgür Suriye Ordusu'nu, ey Amerika seninle beraber kurduk mu' Bunun adımını senden önceki Obama yönetimiyle beraber kurduk' diyor. Emperyal güçler, ateşi elleriyle tutmaz, maşa kullanır. Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Recep Tayyip Erdoğan'dır

10.05.2022 16:40:00
Kılıçdaroğlu: Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Erdoğan'dır
Kılıçdaroğlu: Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Erdoğan'dır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacılar konusundaki politikayı eleştirirken "Beyefendi Emevi Camisi'nde namaz kılacaktı, 3 milyon 600 bin Suriyeli Türkiye'ye geldi. Şu yanlışa, sorumsuzluğa bakar mısınız' Ortalıkta geziyorlar. Aklı başında bir insan bugünkü tablo karşısında milletin huzuruna bile çıkamaz. Utanır insan, utanır." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Engelliler Haftası'nı kutlayarak, toplantıyı izleyen engellilere teşekkür etti.

Engelliler konusunda çalıştay düzenlediklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, çalıştay sonucunda hazırladıkları raporu hem engelli sivil toplum örgütlerine hem de bu konuda çalışma yürüten akademisyenlere ileteceklerini bildirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, devlet yönetiminin şahsileştirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'de devlet yönetiminde ekonomi ve dış politikanın şahsileştirildiğini savundu.

İktidarın program üzerine program hazırlayarak ekonomiyi düzeltmeye çalıştığını ancak her açıklanan programın ekonomiyi daha da kötüye götürdüğünü söyleyen Kılıçdaroğlu, "Çünkü 'Ekonomistim' diyen kişinin, ekonominin e'sinden anlamadığını hep beraber gördük." diye konuştu.

Suriye'deki iç savaşın Türkiye'ye tehlikeli yansımalarını her ortamda dile getirdiklerini ancak iktidarın, egemen güçlerin talebi üzerine kendilerini suçladığını savunan Kılıçdaroğlu, "Ama bugün tarih diyor ki; 'CHP doğruları söylemiş'. Artık sokaktaki vatandaş da hangi partiden olursa olsun, elini vicdanına koyup sesini dinlediğinde 'Evet, CHP doğruları yapmış' diyor." ifadesini kullandı.

- "CHP Grubu 91 araştırma önergesi verdi"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin, Suriye iç savaşı ve sığınmacılar konusunu unutmaması gerektiğini belirterek, partisinin ve kendisinin bu konudaki söylem ve çalışmalarını kronolojik olarak sıraladı.

Dış politikanın milli bir politika olduğuna; iktidar-muhalefet ayrımının dış politikada bulunmaması gerektiğine işaret ettiklerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Suriye'de olayların çıktığı 2011'den Mayıs 2022'ye kadar CHP Grubu, 91 Meclis Araştırma önergesi verdi her olayın yansımalarının değerlendirilmesi, parlamentonun bilgilendirilmesi için. Beyler parlamentoya gelip bilgi dahi vermiyorlardı, bilgi verme tenezzülünde dahi bulunmuyorlardı. Bu kadar kibirle bir devlet yönetilmez. 6 genel görüşme önergesi verdik." sözlerini sarf etti.

Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda 336 soru önergesine cevap aldıklarını, 432 soru önergesinin yanıtlanmadığını kaydetti.

Partisinin, Arap Baharı Konferansı düzenlediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, öte yandan 24 Ağustos 2012'de başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Suriye konusunda bir mektup yazdığını anlattı. Mektuptaki uyarı ve önerilerini tekrarlayan Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın bunları dikkate almadığını dile getirdi. Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Erdoğan 5 Eylül 2012'de meşhur lafını söyledi: 'Emevi Camisi'nde namazımızı kılacağız' dedi. Devlet yönetimindeki şahsileşmeye bakabiliyor musunuz' 'Ben her şeyi bilirim, yaparım, muktedirim' anlayışını görüyor musunuz' Bu anlayış, Türkiye'yi bugünkü hale getirdi. Devlet yönetiminde şahsileşme, inatlaşma olmaz; hele hele kibir hiç olmaz. Beyefendi Emevi Camisi'nde namaz kılacaktı, 3 milyon 600 bin Suriyeli Türkiye'ye geldi. Şu yanlışa, sorumsuzluğa bakar mısınız' Ortalıkta geziyorlar. Aklı başında bir insan bugünkü tablo karşısında milletin huzuruna bile çıkamaz. Utanır insan, utanır."

Kılıçdaroğlu, önceki Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon'a bir mektup gönderip Suriye'deki gelişmelere dikkati çektiğini aktararak, "Yeri gelince üfürüyorsun, 'Dünya beşten büyüktür' diye. Bir mektup yazamadın mı' Birleşmiş Milletler'e gidemedin mi, orada Suriye'yi masaya yatıramadın mı sen' Patrondan, emperyal güçten izin alamadığı için yatıramadı." değerlendirmesinde bulundu.

- "O fotoğrafın sorumlusu Erdoğan'dır"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Eylül 2013'te, Türkiye ile Suriye arasındaki 900 kilometrelik sınırdan kimin girip çıktığının belli olmadığını, eli silahlı bazı insanların ülkeye girdiğini söyleyerek, o dönemde göç dalgasının başladığını ve bugün itibarıyla gerçek sığınmacı sayısını hiç kimsenin bilmediğini anlattı. Kılıçdaroğlu, sığınmacıların Türkiye'de kalmak istemediğini, gelişmiş ülkelere ulaşmak istediğini dile getirerek, botlarla batıya gitmeye çalışan sığınmacılar nedeniyle Akdeniz'in "sığınmacı mezarlığına" dönüştüğünü ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Bir çocuk bedeninin dalgalarla kıyıya vurduğu fotoğrafı herhalde hiçbirimiz unutamadık. O fotoğrafın sorumlusu başta oturan kişidir, Erdoğan'dır. Kimse unutmasın. İkincisi emperyal güçlerdir." sözlerini sarf etti.

Avrupa'nın, o dönemde sığınmacıların kendilerine gönderilmemesi için Türkiye ile anlaşma yolunu seçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, kendisinin Avrupa Birliği'ne "CHP olarak gerekirse 6 milyar avroyu biz size ödeyelim, sığınmacıları siz tutun orada" sözleriyle rest çektiğini hatırlattı. Kılıçdaroğlu, "Resti çekmesi gereken kişi ülkeyi yönetenler ama rest çekemiyor. Ülkeyi yönetenler bu konuda ciddi, tutarlı, kararlı adımlar atamıyorlar. 3 milyar avroya insan ülkesini, iradesini satar mı' 'Geri Kabul Anlaşması'nı yapmayın, yanlıştır bu' dedik. 16 Aralık 2013'te AB ile anlaşmayı imzaladılar. Böylece sığınmacılar için Türkiye artık Avrupa'nın hapishanesi olacaktı." diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Avrupa Birliği, Türkiye'nin göçmen deposu olmasını istiyor" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Günaydın beyefendi, günaydın. Dünyadan bu kadar habersiz. Göçmen deposu olmasını isteyen Avrupa Birliği ise o anlaşmayı imzalayan zatın adı ne acaba' Onu bir söylesene. Sen şu anda onun emrinde çalışıyorsun. Neden korkuyorsun' 'Geri Kabul Anlaşması yanlıştır. Bu başımıza bela oldu' diye neden söylemiyorsun' Söyleyemez." ifadesini kullandı.

- "Çocuk olsan, kadın olsan anlarım"

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ABD'nin Suriye konusunda Türkiye'ye yönelik desteğini çekmesinin ardından 5 Aralık 2017'de yaptığı konuşmada tarihi bir itirafta bulunduğunu savunarak, "Tarih açısından Türkiye'nin yüz karası olan bir cümledir bu. 'Biz, Özgür Suriye Ordusu'nu, ey Amerika seninle beraber kurduk mu' Bunun adımını senden önceki Obama yönetimiyle beraber kurduk' diyor. Emperyal güçler, ateşi elleriyle tutmaz, maşa kullanır. Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Recep Tayyip Erdoğan'dır." görüşünü ileri sürdü.

Dönemin Başbakanı, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım'ın, o dönemdeki bir sosyal medya paylaşımına değinen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"(3,5 milyon mülteciyi ağırlıyor, her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz ve onların Avrupa'ya gelmesinin bir anlamda önüne geçiyoruz. Bunu yaparken terör örgütlerinin Avrupa'ya yayılmasının da önüne geçiyoruz.) Yani terör örgütleri bizde. Zaten biz terörle içli dışlıyız. Zaten bizim insanlarımızı öldürüyorlar, bizden de kimse ses çıkarmıyor. Biz sizin korumalığınıza soyunduk, diyor. Bu ülkenin Başbakanı söylüyor. Akıl var mı' Aklın, vicdanın kabul edeceği bir olay mı bu' Başına belayı nasıl sararsın' İşte böyle. Sardığın belayı nasıl itiraf edersin' İşte böyle. Allah büyüktür. Biz söylesek kıyamet kopar. Beyler itiraf ediyorlar."

Kılıçdaroğlu, Reyhanlı'daki patlamada 53 vatandaşın şehit olduğunu, anne ve babalara bu sivil şehitler için 2022 yılında 270'er lira ödendiğini anımsatarak, "Diyor ya 'Ben dünya lideriyim' diye. En son sırada bile lider olamazsın sen, en son sırada bile. Ne lideri' Lider dediğiniz tutarlı adamdır. Rüzgar gülünden lider olmaz." dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacılar arasındaki erkeklere dikkati çekerek, daha önceki dönemde bu konuya işaret ettiği bir konuşma yaptığını anlattı.

Suriyeli erkek sığınmacıların, Türkiye'ye gelmek yerine ülkelerinde mücadele etmeleri gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Çocuk olsan, kadın olsan anlarım. 'Kaçtın, geldin' derim. Evlatlarımızı gönderiyoruz, şehit ediliyor. Bu ülkeyi yöneten kişi, şehitlerin hesabını soracağına koşa koşa gidiyor, Putin'in kapısında dakikalarca bekliyor. Bahçeli'ye bir parantez açmak boynumun borcu burada. Sen, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç devleti yöneten bir kişinin bir başka devleti yöneten kişinin kapısında dakikalarca bekletildiğini gördün mü' Görmediysen hangi yüzle, hangi ahlakla, hangi milliyetçilikle destek veriyorsun'" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sığınmacılar konusunda oluşan politikasızlık ve ekonomide yaşanan buhran yan yana geldiğinde Türkiye derin bir krizin içine adım adım gidiyor." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Ortadoğu'ya barışın gelmesini ve insanlık dramının bitmesini istediklerini söyledi.

Mayıs 2018'de açıkladıkları seçim bildirgesinde "Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı" kuracaklarını taahhüt ettiklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Ortadoğu'da barışı sağlamak zorundayız, birliği sağlamak zorundayız. Beraber yürümek zorundayız, insan haklarına saygılı bir demokrasiyi birlikte getirmek zorundayız, güçlü olmak zorundayız." ifadelerini kullandı.

Partisinin 28 Eylül 2018'de Uluslararası Suriye Konferansı düzenlediğini de anımsatan Kılıçdaroğlu, konferansa bütün ülkelerden yetkililerin geldiğini aktardı.

Suriyelilerin emeği sömürülen bir halk olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacıların sömürüldüğünü İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun ve devleti yönetenlerin itiraf ettiğini öne sürdü.

Vicdanlı işverenlerin Suriyeli sığınmacıları sigortalı çalıştırması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Kaçak çalışmayı önlemesi gereken iktidar 'kaçak çalışıyorlar' diyor. Vergi alınması gereken iktidar 'bunlar vergisiz çalışıyor' diyor. Sigortalı yapması gereken iktidar 'bunlar sigortasız çalışıyor' diyor. Kendilerini dünyaya ihbar ediyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, Suriye'den kaçan bazı siyasi partilerin genel başkanları, sivil toplum kuruluşları ve sanatçılarla 8 Ekim 2021'de İstanbul'da bir araya geldiğini, Suriyeli mülteciler konusunda yapacaklarını anlattığını söyledi.

- "Devleti nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar"

İktidarın "İstanbul'a sığınmacı almıyoruz" açıklamasının ardından 1-16 Mayıs'ta da İstanbul'da 2 bin 117 kaçak göçmen yakalandığını açıkladığını aktaran Kılıçdaroğu, "Hani almıyordunuz' Devleti nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar." diye konuştu.

İktidarın "Sınırlarımız Cumhuriyet tarihinin en kontrollü dönemini yaşıyor" açıklamasını da yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, Akdeniz ve Van Gölü'nde boğularak ölen göçmenlerle ilgili gazetelerde çıkan haberleri paylaştı.

Sığınmacılar konusunda iktidarın hiçbir politikasının olmadığının ortaya çıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, bu konuda denetimsizlik olduğunu, sınırlardan isteyenin elini kolunu sallayarak çıktığını ileri sürdü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Sığınmacılar konusunda oluşan politikasızlık ve ekonomide yaşanan buhran yan yana geldiğinde Türkiye derin bir krizin içine adım adım gidiyor. Eğer bugün sığınmacılar, göçmenler konusunda hangisi olursa olsun bir toplumsal tepki oluşmuşsa bu çok tehlikelidir. Bu tepkiyi kaçırmamak lazım, bu tepkiyi sonlandırmak lazım. Memleketi bu hale getirdiler. Memleket bu halde olduğu için Erdoğan saat başı görüş değiştiriyor. Devlet böyle yönetilir mi' Akıl yok, mantık yok, bilgi yok, birikim yok, öngörü yok, planlama yok, hiçbir şey yok. Teslim etmişsiniz koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni istediği gibi oynuyor."

Afgan sığınmacıların Türkiye'ye geliş güzergahlarına ilişkin bilgi veren Kılıçdaroğlu, yetkililerin de Afgan sığınmacıların Türkiye'ye nasıl geldiğini bildiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Afgan sığınmacıların Türkiye'ye gelmesine 3 büyük şebekenin yardım ettiğini öne sürerek, "İnsan kaçakçılığı yanında esrar, eroin, uyuşturucu kaçakçılığını da bunlar yapıyor. Siyasi gücü olmadan insanların 30'ar, 40'ar gruplar halinde Türkiye'ye insan sokmaları, kaçakçılık yapmaları mümkün mü'" diye sordu.

- "İnsanlarımızın mahalleleri gitti ve gerginlik artıyor"

İktidara sığınmacılarla ilgili 4 soru sorduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, sorularına cevap alamadığını belirtti.

"Ülkemiz bir kaçak istilası altında" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Bunu kabul etmek zorundayız. Hayatın bir gerçeği ve görüyoruz. İnsanlarımızın mahalleleri gitti ve gerginlik artıyor, milletimiz burnundan soluyor. Tehlikeli bir gelişme. Gettolar oluşmaya başladı. İstanbul'da, Ankara'da, Adana'da, Kilis'te, Gaziantep'te, Şanlıurfa'da, İzmir'de gettolarda var ve buralar birer bomba gibi. Her an ne olacağı belli değil. Bu problemi sağduyulu ve akılcı politikalarla çözmek zorundayız. Gerginliğin artırılmasının bu ülkeye hiçbir faydası yok, gerginliği artırmayacağız."

Sığınmacılar konusunda iki suçludan birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın "Avrupa halkları huzur içinde yaşıyorsa Türkiye sayesindedir." ifadesini anımsattı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Erdoğan bu milletin huzurunu parayla satan kişidir. Bu milletin huzurunu, geleceğini, mahallelerini para ile satan kişidir. Tahsildardır. Parayı ver, ne yaparsan yap. Tabii bir parantez açalım para derken Türk lirası değil ya dolar ya avro olacak. Öyle Türk lirasına tenezzül etmiyor. Sordum, yine soruyorum. Bu memleketin, bu milletin mahallelerini kaça sattın' Çık hesap ver. Avrupalılar rahat etsin diye bu ülkeye terörü getirdin. Avrupalılar rahat etsin diye bu ülkede sığınmacılara gettoları oluşturdu, bu ülkenin dokularıyla oynadı. Eğer sen gerçekten ülkeni seviyorsan ve sen gerçekten de bu sorunu çözmek istiyorsan çık önce bunun hesabını bu millete ver. Verir mi' Veremez. Ne demek bu' Devleti yöneten bir kişinin parayla satın alınması demektir. Geri kabul anlaşmasını neye göre imzaladın' Parayı verdiler, sen de imzayı bastın. Bir ülkeyi yöneten kişi emperyal güçler tarafından parayla satın alınıyorsa onun bu ülkeye ne faydası olabilir' İkinci suçlu Avrupa Birliği. Milyonlarca kişi ülkesini terk etmiş, Beylerin kılı bile kıpırdamıyor."

- "Seçimlerden sonra geleceğim"

Elektrik faturasını ödeyememelere dikkati çekmek için kendi elektrik faturasını ödemediğini ve elektriğinin kesildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Elektriği kesilen insanların dramını Türkiye'de herkese bir anlamda duyurmuş olduk. Bu bireysel bir direnişti ve bu direniş büyük ölçüde amacına ulaştı. İktidarımızda hiçbir yoksul ailenin elektriği asla kesilmeyecek, doğalgaz asla kesilmeyecek." dedi.

Cengiz Holding'in patronunun bir açıklamasında "Kılıçdaroğlu'nu davet ettik, gelmedi" ifadesini kullandığını aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Kılıçdaroğlu'nu sen ne zannediyorsun' Kılıçdaroğlu, 5'li çetelerin değil, milyonların adamıdır, milyonların sözcüsüdür. 4 milyon elektriği kesilen abonenin sözcüsüdür. Sen Kılıçdaroğlu'nu ne zannediyorsun' Ben bu ülkenin fakiri, fukarası için bu ülkede işsizlerin, bu ülkede çiftçilerin, bu ülkede emeklilerin sözcülüğüne soyunurken sen 'Kılıçdaroğlu'nu bekledim, gelmedi' diyorsun. Geleceğim ama sadece birisine değil beşinize birden geleceğim. Ne zaman geleceğim' Seçimlerden sonra geleceğim." 

İran çetin ceviz çıktı


 
Devlet bozuntusu vahşi şeytanlar ve haydutlar ABD-İsrail ikilisinin ilk saldırı şokunu atlatan İran, 1 ve 2 Mart tarihlerinde İsrail'e, ABD'nin bölgedeki hedeflerine, Orta Doğu'da ABD adına 'karakol' işlevi gören, köpek leşi kadar değeri olmayan yönetimlere sahip sözde İslam ülkelerine füze yağdırdı. İki günde en az üç ABD uçağı düşürülürken, Netanyahu'nun ofisi de vuruldu. Ölen Amerikan askeri sayısı 6'ya çıktı.

03.03.2026 00:44:00 / Güncelleme: 03.03.2026 00:52:50
ÖNDER YILMAZ
İran çetin ceviz çıktı
İran çetin ceviz çıktı

Geçmişi katliamlarla dolu insanlık düşmanı iki devletin, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırıda 3 Mart saat 00.50 itibariyle 3 tam gün geride kaldı. İlk günkü şoku atlatan Ehl-i Beyt aşıklarının yaşadığı İran, özellikle 2 Mart'ta çok sayıda ABD, İsrail, kukla kadar değeri olmayan sözde İslam ülkelerindeki Amerikan hedeflerini vurdu. İşte savaştaki son bilanço:
• İran'ın füze saldırıları sonrasında İsrail'de ölenlerin sayısı 15'i geçti.
• İran'a yönelik operasyonda 6 ABD askeri öldü, çok sayıda asker ağır yaralandı.
• ABD'nin Amman Büyükelçiliği, potansiyel bir güvenlik tehdidi nedeniyle tüm personelini geçici olarak tahliye etti. Bahreyn'deki ABD Büyükelçiliği de kapalı kalmaya devam edeceğini duyurdu.
• Anket: ABD'lilerin yüzde 47'si Washington'ın İran'a saldırıları durdurması gerektiği görüşünde. destek oranı yüzde 22... Onlar da Trump'ın itleri...

Karakol devletler hedefte

• Kukla devlet Kuveyt'te İran saldırılarında 1 kişi öldü. ABD'nin Kuveyt'teki Ali es-Salem Hava Üssü füzelerle hedef alındı.
• Kuveyt Ordusu, ABD'ye ait birkaç savaş uçağının sabah saatlerinde düştüğünü ve 6 mürettebatın sağ kurtulduğunu açıkladı. İngiliz The Guardian gazetesi uçakların Kuveyt atarfından yanlışlıkla düşürüldüğünü yazdı! ABD'den uçakların dost ateşiyle düştüğü açıklaması geldi. 
• ABD'nin ileri karakollarından Birleşik Arap Emirlikleri'nde İran saldırılarında 3 kişi öldü.
• Suudi Arabistan'daki Ras Tanura'daki Suudi Aramco tesislerinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı.
• Umman'daki Sultan Kabus Limanı'nda bir petrol tankeri hedef alındı. Olayda mürettebattan Hindistan uyruklu 1 kişi öldü.
• ABD-İsrail ortak saldırısına karşı İran'ın Körfez ülkelerine misilleme saldırıları devam ediyor. BAE'de Dubai, Bahreyn'de Manama, Kuveyt'in başkentinde pazartesi sabahı şiddetli patlamalar yaşandı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu, 'Hayber Şiken' füzelerinin kullanıldığı Sadık Vaat 4 Operasyonu'nun onuncu dalgası ile İsrail'de Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs'teki bazı devlet ve askeri noktalar hedef alındı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'ye ait istihbarat merkezleri ve askeri lojistik depolarını hedef aldığını açıkladı.

Rum kesimi de vuruldu

• İran, Kıbrıs Rum kesimindeki İngiliz üssünü de İHA'larla vurdu. Rum kesimindeki Baf Havalimanı tahliye edildi.
• Pakistan'da, İran'ın dini lideri 86 yaşındaki Ali Hamaney'in şehit edilmesiyle başlayan gösteriler nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Cesur Pakistanlılar, Karaçi'deki Amerikan Konsolosluğuyla İslamabad'daki ABD Büyükelçiliğini hedef almıştı.
• Bazı denizcilik sigorta şirketleri, ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırıları sonrası bölgedeki gemiler için savaş riski sigortasını iptal ettiklerini açıkladı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattıklarını ve geçmeye çalışan gemilere saldıracaklarını söyledi.
• Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Yönetim Kurulu'ndaki İran temsilcisi Rıza Necefi, ABD-İsrail saldırılarında Natanz nükleer tesislerinin hedef alındığını belirtti.

İran tarafında son durum


• İran Kızılay Kurumu'ndan dün sabah saatlerinde yapılan açıklamada
ABD-İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 555'e yükseldiği belirtildi.
• Dün öğle saatlerinde Tahran'da çok sayıda noktada art arda şiddetli patlamalar meydana geldi.
• ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında Tahran'da yaşayan bir Çin vatandaşı hayatını kaybetti. İran'dan 3 binden fazla Çin vatandaşı tahliye edildi.
• Tesnim Ajansı'na göre ABD ve İsrail'in İran'ın sınır karakollarına düzenlediği saldırılarda 41 İran askerin öldüğü belirtildi.

Laricani alttan almadı

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ülkesinin bölge ülkelerine saldırı niyetinin olmadığını, sadece ABD üslerini hedef aldıklarını ifade etti. Laricani, ülkeye saldırılarını sürdüren ABD-İsrail'i 'daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle vuracaklarını' belirtti.

ABD'nin silah stokları tükeniyor

Bu arada ABD'de Donald Trump yönetiminin bazı üyeleri ile Savunma Bakanlığında (Pentagon) "İran ile çatışmanın kontrolden çıkabileceğine yönelik derinleşen endişelerin olduğu" öne sürüldü. Washington Post gazetesinin, isimleri açıklanmayan bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, bir kaynağın "Buradaki ruh hali yoğun ve paranoyak" şeklindeki değerlendirmesine yer verildi. Üst düzey yetkililerin, çatışmaların haftalarca sürmesinden kaygı duydukları ve bunun da ABD'nin sınırlı hava savunma stoku üzerinde baskı oluşturduğu öne sürüldü. Haberde bir füzenin durdurulması için genellikle iki veya üç hava savunma önleyicisine ihtiyaç duyulduğuna işaret edildi. ABD'nin stokları Ukrayna'ya ve İsrail'e yapılan sevkıyatlar nedeniyle azalmıştı.

'Valiye şemsiye var, gazilere yok' haberine takipsizlik kararı

Iğdır'da 19 Eylül 2025'te düzenlenen Gaziler Günü törenine ilişkin yayımlanan "Valiye şemsiye var, gazilere yok" başlıklı haber sonrası başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet Başsavcılığı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi

02.03.2026 13:19:00 / Güncelleme: 02.03.2026 13:22:20
İHA
'Valiye şemsiye var, gazilere yok' haberine takipsizlik kararı
'Valiye şemsiye var, gazilere yok' haberine takipsizlik kararı
Iğdır'da 19 Eylül 2025 Gaziler Günü dolayısıyla 100. Yıl Halk Kütüphanesi önünde düzenlenen çelenk sunma töreni sırasında etkili olan yağış kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Yağmur nedeniyle dönemin Iğdır Valisi Ercan Turan'ın alana şemsiye ile çıktığı, gazilerin ise yağmur altında kaldığı görülmüştü. O anlara ilişkin görüntüler İhlas Haber Ajansı (İHA) Iğdır muhabiri Sebahattin Yum tarafından "Valiye şemsiye var, gazilere yok" başlığıyla haber yayımlanmıştı.

Iğdır Valiliği, söz konusu haberin gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla muhabir hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Suç duyurusunda, haberin "sırf halk arasında endişe, korku veya panik ouşturmak saikiyle ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili" olduğu ileri sürülerek Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi kapsamında değerlendirilmesi talep etmişti.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Sebahattin Yum, haber içeriğinin doğru olduğunu belirterek suçlamaları kabul etmedi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan değerlendirmede, isnat edilen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun oluşabilmesi için gerçeğe aykırı bilginin sırf halk arasında endişe, korku veya panik oluşturma saikiyle ve ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ya da genel sağlığı ile ilgili olarak paylaşılması gerektiği belirtildi.

Kararda, habere konu edilen olayın ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığı ile ilgili olmadığı; ayrıca içeriğin halk arasında endişe, korku veya panik oluşturmaya elverişli bulunmadığı ifade edilerek suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine varıldı. Bu doğrultuda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/1. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

'İki habere de kovuşturmaya yer yok kararı'

Iğdır'ın Aralık ilçesinde, 2015'te Dilucu Sınır Kapısı saldırısında şehit olan polisler anısına yapılan anıtta 9 Eylül 2025'te düzenlenen anma töreni sonrası alanın temizliğiyle ilgili çekilen görüntüler tartışmaya sebep olmuştu. İHA muhabiri Sebahattin Yum, "Şehitler için yapılan anıtta utandıran ihmal" başlığıyla haberi yayımlamış, Iğdır Emniyet Müdürlüğü suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılık soruşturmasında, olay yerinde kasten kirletme deliline rastlanmadığı ve haberin kamu düzenini bozacak nitelikte olmadığı tespit edildi. Haber sahte olmayıp basın özgürlüğü kapsamında değerlendirildi. Ayrıca tören alanında alınan parmak izleri görevli personele ait bulunmuş, savcılık ise şüpheliye ilişkin kasten kirletme delili olmadığını açıklamıştı. Böylelikle, Iğdır Valiliği ve Iğdır Emniyet Müdürlüğü'nün İhlas Haber Ajansı (İHA) Iğdır muhabiri Sebahattin Yum, hakkında yaptığı iki suç duyurusuna da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş oldu.

Kayseri'de deprem

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

02.03.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'de deprem
Kayseri'de deprem
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) alınan bilgiye göre, Pınarbaşı ilçesinde saat 08.55'te yerin 12.02 kilometre derinliğinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde ilçede bir olumsuzluğun olmadığı öğrenildi.

Kayseri, Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre üçüncü derece riskli deprem bölgesinde yer alıyor. Büyük fay hatları üzerinde bulunmasa da yerel fay hatlarına sahip olduğu için zaman zaman bu tür sarsıntılar yaşanabiliyor.

Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor

İlerleyen günlerde etkili olacak kar yağışının, fındık için zirai don tehlikesi taşıyabileceği ifade ediliyor

02.03.2026 10:11:00 / Güncelleme: 02.03.2026 10:14:44
İhlas Haber Ajansı
Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor
Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor
Ordu'nun orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonlarında etkili olan kar yağışının fındıkta zirai don riski taşımadığı, bunun aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olabileceği belirtildi. Ancak ilerleyen günlerde etkili olacak kar yağışının, fındık için zirai don tehlikesi taşıyabileceği ifade ediliyor.

İlin orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonunda etkili olan kar yağışı üreticileri tedirgin etti. Üreticiler, geçen yıl nisan ayında ülke genelinde etkili olan ve büyük zarara neden zirai don olayını hatırlarken, mevsiminde yağan karın şuan için zirai don tehlikesi oluşturmadığı, aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olduğu ancak az da olsa zirai don riskinin bulunduğu belirtildi.

"Şu anda yağan kar olumlu"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, "Şu anda ilimizin yüksek ve orta kesimlerinde kar yağışı var. Meteorolojiden aldığımız bilgiye göre kısmen de olsa zirai don uyarısı var. Şu anda yağan karın çok sert soğuklarla etkili olmadığını görüyoruz. Aslında bu kar yağışı olumlu da diyebiliriz. Üreticilerimizin aklına önceki yıllarda yaşadığımız zirai don hadiseleri gelebiliyor ama şu anda etkili olan kar yağışının zararı yok, toprak ve fındık dallarımız için olumlu diyebiliriz" dedi.



"Süreç ve risk devam ediyor"

Soydan, geçen yıl yaşanan zir don hadisesinin nisan ayında görüldüğünü, bu nedenle sürecin ve risklerin devam ettiğini belirterek, "Geçen yıl nisan ayında ülkemiz ve ilimiz büyük bir zirai don olayıyla karşı karşıya kaldı. Bundan sonraki her geçen gün fındıkta yaprakların daha da açtığı bir gündür, bu süreçten sonra yağacak olan karın ve hava sıcaklığının sıfırın altında derecelerde seyretmesi de risk teşkil edebilir" ifadelerine yer verdi.

Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı


 
ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in durumuna ilişkin, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü" açıklamasını yaptı. Aslında tarihin en kötü insanı bizzat kendisi ve soykırımcı Netanyahu...

01.03.2026 01:34:00
AA
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, hayatta olup olmadığına ilişkin hakkında farklı açıklamalar olan İran lideri Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü." ifadesini kullandı.
Hamaney'in "ABD istihbaratından" ve "gelişmiş takip sistemlerinden" kaçamadığını kaydeden Trump, "İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu" değerlendirmesini yaptı.

İran halkına da seslenen ABD Başkanı, "Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır" yorumunda bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun "artık savaşmak istemediğini" savunan Trump, "Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor" mesajını paylaştı.

Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların "gerekli olduğu sürece" devam edeceğini belirtti.

Aslında ne oldu?


 
 
Son 24 saatteki gelişmelere bakıldığında İran'a saldırıyı İran-ABD müzakerelerini baltalamak için İsrail başlattı. Yahudi kölesi ve kuklası ABD, saldırılara kısmen katılıyor. ABD'de kölelik bitmedi maalesef. 342 milyon nüfuslu ABD'de 6 milyon Yahudi yaşıyor. Bunlar 336 milyon Amerikalıyı, Başkan Trump dahil köleleştirmiş durumda. 336 milyonun hiç bir hakkı da yok. Ne bahşedilirse yetinmek zorundalar. İsrail için ölmek de kölelilğin bir parçası. Eski tarz kölelikten çok daha beter bir kölelik bu. 

01.03.2026 00:47:00 / Güncelleme: 01.03.2026 00:58:04
ÖNDER YILMAZ
 Aslında ne oldu?
 Aslında ne oldu?

27 Şubat'ın son saatlerine ve 28 Şubat'ın ilk saatlerine bakıldığında ABD ile İran arasındaki görüşmeler iyi gidiyordu. Açıklamalar da bunu gösteriyor. Örneğin 28 Şubat'ın ilk saatlerinde görüşmelere arabuluculuk eden Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, "barış anlaşmasına" doğru önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, zenginleştirilmiş uranyumda "sıfır stoklama" olacağı ve bunun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından doğrulanacağını söylemişti. Busaidi, CBS News'ün "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "Diplomasiye herhangi bir alternatifin bu sorunu çözeceğini düşünmüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Busaidi, anlaşmaya doğru oldukça önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Eğer nihai hedef İran'ın sonsuza dek nükleer bombaya sahip olamamasını sağlamaksa, bence bu müzakereler sayesinde bu sorunu çözdük" diye konuşmuştu. Busaidi, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile görüşmesinde de aynı vurguları yapmıştı. 28 Şubat'ta öğle saatlerinde konuşan Umman Dışişleri Bakanı "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı" demek zorunda kaldı. 

İlk saldırı İsrail'den

Müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta sabah saatlerinde İsrail, İran'a tam 200 savaş uçağıyla saldırı düzenledi. Akabinde ABD de bu saldırılara katıldığını açıkladı. Ancak ABD Savunma Bakanlığı'ndan ABD'nin saldırılarına ilişkin doğru dürüst açıklama yapılmıyor. Mesela "şurayı vurduk, şu kadar uçak kullandık, şu füzeleri fırlattık" gibi... İsrail Savunma Bakanlığı ise sürekli açıklama yapıyor.

İran ne yaptı?

İran şimdiye kadar çok sayıda ülkeyi hedef aldı. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Suriye ve elbette İsrail... Bahreyn'de ABD Donanmasını vurdu. Tel Aviv'deki saldırıda ölenler var. Bahreyn'de yüksek binalar hedef alındı. Dubai'nin merkezi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad vuruldu.

Rusya ve Çin ne yapıyor?

Şu ana kadar Rusya ve Çin'den ABD-İsrail saldırısını eleştiren açıklamalar geldi. Putin, Devlet Güvenlik Konseyi'ni topladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası temel ilkeleri ihlal ettiğini ve saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıya tepki göstererek, "Barış gücü (ABD), bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi" ifadesini kullandı. Çin'den gelen açıklamalar ise cılız...

En çarpıcı açıklama İspanya'dan

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz" ifadelerini kullandı.

İki Müslüman katili telefonda konuştu


 
Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. 

28.02.2026 18:55:00
Haber Merkezi/aa
İki Müslüman katili telefonda konuştu
İki Müslüman katili telefonda konuştu

Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu ile Trump'ın telefonda görüştüğü bildirildi. Netanyahu'nun Trump'la yaptığı telefon görüşmesinin fotoğrafı da paylaşılırken, Netanyahu'nun önünde "Savaştaki Müttefikler" isimli bir kitabın olduğu görüldü.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında saat 19.00 itibariyle son durum

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a alçakça ve hayasızca ortak saldırılar başlattı.
İsrail Savunma Bakanlığı, İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.


Çok sayıda kent hedef alındı

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı. İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı. İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.
İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.​​​​​​​

Sahura kalkmayan kaslarından yer!


 
Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir” dedi.
 

28.02.2026 18:45:00
MURAT ÇORBACI
Sahura kalkmayan kaslarından yer!
Sahura kalkmayan kaslarından yer!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sahura kalkmanın önemi konusunu değerlendirdi. Sahurun, gün boyu sürecek uzun açlık dönemine vücudu hazırlayan temel öğün olduğunu vurgulayan Hatunoğlu, "Sahurda alınan protein, posa, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı; kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur. Bu sayede gün içinde ani açlık krizleri, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı daha az görülür" dedi.

Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar

Sahura kalkmadan oruç tutmanın vücut üzerindeki etkilerine değinen Hatunoğlu, "Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar. Bu durum kan şekerinde ani düşmelere, gün içinde çabuk yorulmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Uzun süreli açlık özellikle çalışan bireylerde performans düşüklüğüne neden olabilir" diye konuştu.

Yeterli protein alınmazsa kas kaybı riski artar

Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini de değerlendiren Hatunoğlu, "Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir. Sahurda protein içeren besinlerin yer alması, kas dokusunun korunmasına ve metabolizmanın gün boyunca daha dengeli çalışmasına katkı sağlar" ifadesinde bulundu.

Sadece iftarda su içmek yeterli değil

Sıvı tüketiminin önemine de değinen Hatunoğlu, "Sadece iftarda su içmek, vücudun gün boyu kaybettiği sıvıyı telafi etmek için çoğu zaman yeterli olmaz. Sahurda su tüketmek, gün içinde susuzluğa bağlı baş ağrısı ve halsizlik gibi sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.

Doğru planlanan sahur mideyi korur

Sahurun mideyi yorduğu yönündeki inanışa da açıklık getiren Hatunoğlu, "Doğru planlanmış bir sahur mideyi yormaz, aksine korur. Yağlı, baharatlı ve aşırı tuzlu besinlerden kaçınıldığında sahur mide asidinin dengelenmesine yardımcı olur. Hafif ama besleyici bir sahur, mideyi uzun açlığa karşı daha dayanıklı hale getirir" dedi.

Sahura kalkamayanlar ne yapmalı?

Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha bilinçli bir beslenme planı uygulaması gerektiğini vurgulayan Hatunoğlu, "Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha dikkatli olması gerekir. İftar çok hızlı yapılmamalı, önce su ve/veya az miktarda bir çorba ile başlanmalıdır. Ana yemekte protein, sebze ve kompleks karbonhidratlara yer verilmelidir. İftardan birkaç saat sonra ise küçük bir ara öğün planlaması yapılabilir. Bu ara öğün, yeterli ve dengeli olursa sahurun eksikliğini telafi etmede yardımcı olabilir" şeklinde sözlerini tamamladı.

İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit ettiklerini ve konuya ilişkin re'sen soruşturma başlatıldığını duyurdu

28.02.2026 18:29:00
İHA
İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma
İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma
Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit edilmesi üzerine, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri kanunun 7. ve 25/A maddeleri kapsamında re'sen soruşturma başlatıldığı belirtildi. Ayrıca konuya dair iki şüphelinin tespit edildiği ve bu kişilerin gözaltına alındığı duyuruldu.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi:

"Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında, Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit edilmiştir. Askeri tesis ve üslerin konum, güvenlik tertibatı ve fiziki yapısına ilişkin görüntülerin kamuya açık şekilde paylaşılması millî güvenlik açısından risk teşkil etmektedir. Bu kapsamda Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri kanunun 7. ve 25/A maddeleri kapsamında re'sen soruşturma başlatılmıştır.

İlgili yayına dair; biri görüntü çekimini gerçekleştiren diğeri ise çekim hususunda talimat veren olmak üzere iki şüpheli tespit edilmiş ve şüpheliler hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.

Milli güvenliği ilgilendiren askeri tesis ve güvenlik alanlarına ilişkin görüntü ve bilgilerin yetkisiz şekilde paylaşılması, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek nitelikte olup, kamu düzeni ve devlet güvenliği bakımından ciddi sonuçlar doğurabilecek mahiyettedir. Soruşturma titizlikle yürütülmektedir."

Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz


 
Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

28.02.2026 02:09:00
AA
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz

Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

Telefon, tablet ve bilgisayar gibi dijital cihazların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, ekran karşısında geçirilen sürenin artmasına yol açarken, bu durum göz sağlığını tehdit eden önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Uzaktan çalışma, çevrim içi eğitim ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla gün içinde uzun süre yakın mesafeye odaklanmak, göz kaslarının sürekli çalışmasına ve göz yüzeyinin kurumasına neden olabiliyor. Dijital göz sendromu da bilgisayar, tablet ve telefon gibi ekranlara uzun süre bakılması sonucu ortaya çıkan göz yorgunluğu ve görme problemlerini ifade ediyor. Özellikle masa başı çalışanlar, öğrenciler ve gün içinde yoğun ekran kullanan kişiler risk grubunda yer alıyor. Dijital cihaz kullanım yaşının düşmesiyle çocuklarda da göz yorgunluğu ve kuruluk şikayetleri daha sık görülmeye başladı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tayfur, "Normalde bir kişi dakikada ortalama 15-20 kez göz kırpar. Ancak ekran karşısında bu sayı yarıdan fazla azalır. Göz kırpmanın azalması, gözyaşı tabakasının hızla buharlaşmasına ve göz yüzeyinde kuruluk oluşmasına neden olur. Bu durum zamanla batma, yanma, kızarıklık ve bulanık görme gibi şikayetlere yol açabilir" bilgisini verdi. Tayfur, şu önerilerde bulundu: "20-20-20 kuralını uygulamak. Her 20 dakikada bir, en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarının dinlenmesine yardımcı olur. Bilinçli göz kırpmak. Ekrana odaklanırken göz kırpmanın azalması kuruluğu artırır. Bilinçli ve tam göz kırpmaya dikkat edilmelidir. Ekran mesafesini ayarlamak. Bilgisayar ekranı gözden yaklaşık 50-70 santimetre uzaklıkta ve hafif aşağı seviyede konumlandırılmalıdır. Ortam nemini korumak. Kuru hava gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olur. Ortamın nem dengesine dikkat edilmelidir. Ekran parlaklığını düzenlemek. Çok parlak veya çok loş ekranlar göz yorgunluğunu artırabilir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.