logo
26 ŞUBAT 2026


Kilosu araç değerinde yok satıyor

İşlenip son ürün halini aldıktan sonra kilosu 25 bin lirayı bulan propolis son zamanlarda vatandaşların büyük ilgisini görüyor. Düzce Üniversitesi'nde yaptıkları araştırmalarla propolisi alkolsüz üretmeyi başaran Arı Mucizesi Akademisi kurucu yöneticilerinden Prof. Dr. Ertuğrul Kaya, değeri 25 bin liralara kadar çıkan ürünün korona virüs sonrasında kullanımının daha fazla artışa geçtiğini ifade etti.

24.02.2021 12:20:00
Kilosu araç değerinde yok satıyor
Kilosu araç değerinde yok satıyor
İşlenip son ürün halini aldıktan sonra kilosu 25 bin lirayı bulan propolis son zamanlarda vatandaşların büyük ilgisini görüyor. Düzce Üniversitesi'nde yaptıkları araştırmalarla propolisi alkolsüz üretmeyi başaran Arı Mucizesi Akademisi kurucu yöneticilerinden Prof. Dr. Ertuğrul Kaya, değeri 25 bin liralara kadar çıkan ürünün korona virüs sonrasında kullanımının daha fazla artışa geçtiğini ifade etti.

Düzce Üniversitesi laboratuvarlarında yapılan araştırmalar neticesinde Arı Mucizesi Akademisi kurucu yöneticilerinden Prof. Dr. Ertuğrul Kaya önemli bir başarıya imza attı. Son zamanlarda adından sıkça bahsedilen ve işlendikten sonra kilosunun değeri araç fiyatına ulaşan propolis, profesörleri harekete geçirdi. Prof. Dr. Kaya ve ekibi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, alkol kullanılmadan yapılan ekstraksiyonla doğal kimyasal içeriğin çok yüksek oranda kazanıldığı bir metot geliştirildi. Bal arılarının kovanlarını dış etkenlere karşı korumak için ürettiği doğal bir ürün olan propolisin kilogramı işlendikten sonra 25 bin lira değerine ulaşıyor. Bağışıklık sistemini de güçlendirmek üzere insanların tercih listesinde yerini alan ürün yok satıyor.

Propolisin kovandaki görevini anlatan Prof. Dr. Ertuğrul Kaya, 'Apiterapi arı ve arı ürünlerinin tıbbi olarak kullanımına verilen isimdir, ülkemizde ve dünyada uzun yıllardır kullanılmaktadır. Apiterapide kullanılan ürünlerden biri de propolisdir. Propolis, bal arılarının ürettiği, kendi kolonilerini korumak için kullandıkları doğal bir üründür. En önemli görevi, kovanı dış etkenlere karşı korumaktır, kovandaki açıklıkları propolis ile kapatır arılar. Kovanda antimikrobiyal etkinlik gerektiren bir mikroorganizma istilası varsa bunu propolis ile kapatırlar. Kovanda bir yabancı gelmiş ölmüşse bunu propolis ile kapatırlar. Propolisin kendi yaşam ortamlarını temiz tutmak ve dış etkenlerden korumak için kullandıkları doğal bir üründür' dedi.

"Suda çözünen kısımların etkinliği çok fazla yok"

Propolisin işlenme aşamasından bahseden Kaya, 'Propolis doğal olarak sert kıvamlı, reçinemsi bir üründür. Birçok bitki ve ağaçtan alınmış reçineler ile arıların kendi enzimleriyle olgunlaştırıp ürettikleri bir üründür. Bu şekilde doğal kullanımı pek mümkün değil, sakız gibi çok sert kıvamlı bir ürün. Bunun için kullanıma uygun bir hale getirilmesi gerekiyor. Ve bu aşama çok önemli çünkü artık doğal halinden çıkıp, kıymetsiz bir şey haline gelebilir. Bu nedenle en sık kullanılan ekstraksiyon metotlarından biri su ile ekstraksiyon yapmak. Suyun içine konulup uzun bir süre karıştırıldığında bu durumda suyun içerisine, suda çözünen moleküller geçer. Bu doğal ürünün suda çözünen kısmı çok azdır, yüzde 7-8 oranındadır. Suda çözünen kısımların tıbbi olarak çok fazla etkinliğinin olmadığı görülmüştür. Suda çözünürlüğü az olduğu için etil alkolde denenmiş, etil alkolde yüzde 60-70 oranında çözünürlüğü var. Aslında bu ürünün büyük kısmı 3'te 2'si bir kısmı etil alkolde çözünüyor' diye konuştu.

Yüzde 95'in üzerinde çözünürlük elde ettik

Kendi geliştirdikleri metot ile birlikte yüzde 95'in üzerinde çözünürlük elde ettiklerini ifade eden Kaya, 'Bizim geçtiğimiz sene içerisinde yaptığımız ekstraksiyon metodu ile kimyasal ekstraksiyonun içerisine bir de fiziksel çözünme metotlarını ekleyerek yüzde 95'in üzerine çıkardık. Yapının tamamına yakını yağ bazlı bir çözücü ile çözünüyor. Doğal zeytinyağı kullanıyoruz. Tek başına çözünmüyor, zeytinyağı içerisinde, fiziksel çözünme metotlarını da uygulayarak yüzde 95'in üzerinde çözünürlüğünü elde ettik. Bu çözünürlükten sonra öylece piyasaya sürmek doğru değil, araştırmalarını yapmak lazım. İçerik analizlerini yaptık, bazı in vitro çalışmalarını yaptık, kanser hücrelerinde etkinliğini ve bakteriler ile mantarlar üzerinde antimikrobiyal etkinliklerini test ettik. Tüm testlerde alkol bazlıdan daha güçlü etkinlikler çıkartmakta' şeklinde konuştu.

"Kilogramı 25 bin liralara kadar çıkabiliyor"

Doğal haliyle 300 ila 500 TL arasında değişen ve işlenerek son ürün haline getirildikten sonra propolisin kilogram fiyatının 25 bin lira değerine kadar çıktığını belirten Ertuğrul Kaya, 'Propolis şu anda bağışıklık sistemini güçlendirmek üzere insanlar tarafından çok tercih ediliyor. Bu konuda da insanların birçok deneyimi var. Bağışıklık sistemini güçlendirmek üzere bazı doğal maddeleri katkı yaparak yeni bir kombinasyon elde etme üzerinde çalışmalarımız devam etti. Bu kapsamda da farklı bir formülasyon ortaya çıkardık. Tüm ürünlerde olduğu gibi bir ürünü doğal halinde bırakırsanız ekonomik olarak değeri düşük, bunu teknolojik olarak işleyip son haline getirdiğinizde ekonomik değeri çok çok yüksek olabiliyor. Propolis bunlardan bir tanesi. Doğal haliyle propolisin kilogram fiyatı değişiklik olmakla birlikte 300 ila 500 TL arasında değişiyor. Fakat ekstraksiyon yapılıp son ürün haline getirildiğinde hatta markalaştırılıp ticari olarak satışa sunulduğunda bu üründeki propolisin kilogram fiyatı inanılmaz derecede yüksek. Satış fiyatları ile düşündüğümüzde 20-25 bin liralara kadar çıkabiliyor. Çok uçuk rakamlar var arada çünkü çok ciddi Ar-Ge çalışmaları yapılıyor, yıllarca yapılan bazı çalışmalar var. Ve son ürün haline getirildiğinde piyasası da oldukça güçlü bir şekilde oluşuyor' ifadelerini kullandı.

"Tüketimi aşırı derecede arttı"

Korona virüs ile birlikte bağışıklık sistemini güçlendirici etkisinin ortaya çıkmasının ardından ürünün tüketiminin arttığını söyleyen Prof. Dr. Kaya, 'Propolis tüm arı kovanlarında bulunan doğal ürün. Bunu arıcıların özel propolis tuzakları ile alması gerekiyor, daha önceden bu şekilde tedariği ve kullanımı bilinmiyordu, ticareti yoktu. Son yıllarda özellikle korona virüs ile birlikte bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi ön plana çıktığından tüketimi aşırı derecede arttı. Bu tüketimi karşılamak üzere de yurt içinde arıcıların kendi kovanlarından bu ürünü doğal olarak elde etme yöntemlerini artırmaya başladılar. Ülkemizde yurt içi üretim, henüz yurt içindeki tüketimi karşılamıyor. Tüketim aniden çok yükseldi. Şu anda yurt dışından da tedarik sağlanıyor. Aslında ülkemiz, dünyanın çok güçlü arı üreticisi ülkesidir. Dünyada sıralamalarda arı kovanı sayısında ilk üç içerisindeyiz. Fakat propolis çok iyi bilinen bir ürün değil. Arıcılar propolisi çok bilmiyor, dönem dönem üretiyorlar ama yeterli bağlantılarda olmadığı için ticari olarak bir ürün haline getiremediler. Esas olan şey Ar-Ge çalışmaları yapıldıktan sonra son ürün haline getirilmesidir. Düzce Üniversitesi'ne ait markalar ile pazarlanan hem gıda takviyesi ürünlerimiz, hem arı ürünlerimiz piyasada mevcut devam ediyor' dedi.

Düzce Üniversitesi tarafından geliştirilen propolis ürünleri, www.arimucizesi.com sitesinden rahatlıkla temin edilebiliyor.İHA

AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, 2025 yılında 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldığını, 71 bin 175 başvurunun ise sonuçlandırıldığını belirterek, "Yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti" dedi

26.02.2026 13:27:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:32:30
İHA
AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'
AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesinin 2025 yılı faaliyetlerinin değerlendirildiği iftar programına katıldı. Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen programda AYM Başkanvekili Basri Bağcı ile medya temsilcileri yer aldı. AYM Başkanı Özkaya, mahkemenin 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılını geride bırakırken bireysel başvuru ve norm denetimi alanında hak ihlallerinin önlenmesi, anayasal ilkelerin hayata geçirilmesi ve hukuk devletinin güçlendirilmesi yolunda etkin ve verimli bir çalışma yürüttüklerini belirten Özkaya, 2026 yılında da aynı kararlılıkla çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

"İncelemelerde evrensel hukuk ilkeleri esas alınıyor"

Adaletin devleti ayakta tutan, bireyi güven içinde yaşatan ve topluma refah sağlayan asli dayanak olduğunu vurgulayan Özkaya, AYM'nin incelemelerinde uluslararası evrensel yaklaşımların, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kullanılan ilke ve standartların, diğer ülke anayasa mahkemelerinin kararlarının ve yüksek yargı organlarının içtihatlarının titizlikle araştırıldığını belirtti. Bireysel başvurularda dile getirilen ihlal iddialarının dinî, siyasi veya ideolojik kimliğe bakılmaksızın tamamen adalet odaklı bir yaklaşımla değerlendirildiğini ifade eden Özkaya, anayasal sınırlar içinde temel hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesine hizmet edecek yorum ve yöntemlerin uygulandığını söyledi.

'Dosyalarda "ilk gelen ilk çıkar" ilkesi'

Dosyaların inceleme sırasına ilişkin Özkaya, "Mahkememiz norm denetimi kapsamındaki işlerin incelenmesinde 'ilk gelen ilk çıkar' ilkesine göre hareket etmektedir. Tabii burada özellikle mahkemelerden itiraz yoluyla gelen işlerde mümkün olduğu ölçüde 5 ay içinde karar vermeye büyük bir özen gösterilmektedir. Aynı şekilde bireysel başvurular da içtüzüğümüzün 'Başvuruların inceleme sırası' başlıklı maddesi uyarınca geliş sırasına göre incelenerek karara bağlanmaktadır" ifadelerini kullandı.

Bireysel başvuruların da geliş sırasına göre incelendiğini ancak başvuruların önemi ve aciliyeti dikkate alınarak Genel Kurul kararıyla belirlenen objektif kriterler çerçevesinde farklı bir sıralama yapılabildiğini belirten Özkaya, "Acil", "Pilot ve Öncü" ve "Çekirdek Haklar" gibi kategoriler oluşturulduğunu ifade etti. Başvurucuların kimliğinden veya niteliğinden dolayı herhangi bir dosyanın geciktirilmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan Özkaya, önceliklendirmede tamamen belirlenen kriterlere göre hareket edildiğini söyledi. Yargı organları ve diğer kurumlarla iş birliğine önem verdiklerini dile getiren Özkaya, yüksek mahkemelerle çalıştay ve sempozyumların yanı sıra ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti. 2025 yılında birçok yüksek mahkeme ile görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

"6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık"

Uluslararası alanda da etkin rol üstlendiklerini ifade eden Özkaya, "32 farklı ülkenin yüksek mahkemeleriyle de bugüne kadar ikili iş birliği anlaşmaları imzalamış bulunmaktayız. Sadece 2025 yılında Mısır, Azerbaycan, Cezayir, Irak, Malezya ve Togo olmak üzere 6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık. Ayrıca Asya Anayasa Mahkemeleri ve Muadili Kurumlar Birliğinin Eğitim ve İnsan Kaynakları Geliştirme Merkezi faaliyetleri kapsamında yaz okulu programlarımızın 13'üncüsünü geçtiğimiz ekim ayında düzenledik. Bu kapsamda bugüne kadar 41 farklı ülkeden 473 katılımcı misafir ettik. Bu etkinliklerde yapılan sunum ve değerlendirmeleri gerekli çeviriler yapılarak, ilgili ülke yüksek yargı organları ile paylaştık" dedi.

"2025 yılında 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı"

2025 yılı istatistiklerini paylaşan Özkaya, "2025 yılında mahkememize 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldı. Buna karşılık 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı. Yani yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti. Verilen karar sayısının yapılan başvuru sayısından fazla olduğunu ortaya koyan bu veriler, artan iş yüküne rağmen Anayasa Mahkemesinin büyük bir özveri ve gayretle çalıştığının göstergesidir. Mahkememize yapılan toplam başvuru sayısı ile sonuçlandırılan toplam başvuru sayısına da değinmek isterim. Uygulamaya girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025'e kadar bireysel başvuru sistemi kapsamında 714 bin 774 başvuru yapıldı. Bunların yaklaşık 623 bin 88'i, yani yüzde 87,2'si karara bağlandı. 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır" dedi.

"2025 en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu"

2025 yılında norm denetimi kapsamında 277 başvuru yapıldığını, 278 başvurunun karara bağlandığını ve 472 kuralın Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapıldığını belirten Özkaya, "Böylelikle 2025 yılının norm denetimi kapsamında birleştirme kararları hariç olmak üzere bugüne kadar en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu" diye konuştu.

Özkaya, siyasi partilere ilişkin mali denetim kapsamında ise 2025 yılında 164 dosyanın sonuçlandırıldığını, parti kapatma davalarına ilişkin 5 dosyanın derdest olduğunu ifade ederek, "Anayasa ile mahkememize verilen görevler arasında siyasi partilere ilişkin kapatma davalarını karara bağlamak da bulunmaktadır. 2025 yılı sonu itibarıyla parti kapatma davalarına ilişkin derdest dosya sayısının 5 olduğunu ifade etmek isterim" dedi.

Konuşmasının sonunda Ramazan ayının huzur ve bereket getirmesini temenni eden Özkaya, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlerin ve insan hakları ihlallerinin son bulmasını diledi.

Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 21 Ocak 2025'te 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 32 sanığın yargılandığı davada verilen kararlar istinafa taşındı

26.02.2026 13:12:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:23:30
AA
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Başsavcılık ile müşteki ve sanık avukatları, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarına ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine itirazda bulundu.

Dava dosyası, 1. Ceza Dairesince incelemeye alınacak.

Mahkeme kararı

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 31 Ekim 2025'teki karar duruşmasında, tutuklu sanıklar otelin sahibi Halit Ergül, otelin genel müdürü Emir Aras, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar'ı, 34 çocuğa karşı "olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.

Ayrıca yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilen 11 sanık hakkında, "olası kastla birden fazla kişiyle nitelikli mala zarar verme" suçundan 3 yıl 12'şer ay hapis cezasına hükmedilmişti.

Mahkeme heyeti, 11 sanığa "olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yaralama", "olası kastla basit yaralama", "olası kastla kadına karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına (kız çocuk) karşı basit yaralama" suçlarından hapis cezası da vermişti.

Bu suçlardan sanıklardan Halit Ergül, Emir Aras, Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras, Ceyda Hacıbekiroğlu, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir toplam 41 yıl 721 ay 600'er gün, Kadir Özdemir, Sedat Gülener ve Kenan Coşkun toplam 41 yıl 708 ay 590'ar gün ve İrfan Acar toplam 41 yıl 679 ay 560 gün hapis cezası almıştı.

Heyet, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan muhasebe personeli Cemal Özer ve Mehmet Salun'u 22 yıl 3'er ay, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen ile iş güvenliği uzmanı Kübra Demir'i 21 yıl 4 ay 15'er gün, mutfak personeli Reşat Bölük, teknik personel şefi Tahsin Pekcan, teknik personel Hüseyin Özer, sertifikasyon şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ve çalışanı Aleyna Beşinci, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ve İsmail Karagöz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan'ı 21'er yıl, teknik personel Bayram Ütkü'yü 18 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin'e "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 12 yıl hapis cezası veren heyet, sanıklar mutfak personelleri Faysal Yaver ve Enver Öztürk ile iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan'ın beraatine hükmetmişti.

Hapis cezalarında "takdir indirimi" uygulamayan heyet, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına, İbrahim Polat ve İsmail Karagöz'ün tutuklanmasına, Doğan Aydın hakkında "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına, bazı sanıklar hakkındaki diğer adli kontrol hükümlerinin devamına karar vermişti.

Mahkeme kararına itiraz

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yangına ilişkin davada 10 sanığa verilen hapis ve 2 sanığa yönelik beraat kararlarının bozulmasını istemişti.

Başsavcılık, "olası kastla öldürme ve yaralama" suçundan ceza verilen şirket yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel müdürü Zeki Yılmaz, beraat eden sanıklar mutfak personeli Faysal Yaver ve iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hüküm kurulmasını talep etmişti.

İddia makamı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hapis cezası verilen sanıklar FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan için "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza tayin edilmesini istemişti. 

Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın dosyası, istinafa gönderildi

26.02.2026 10:29:00 / Güncelleme: 26.02.2026 11:37:39
İhlas Haber Ajansı
Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın dosyası, istinaf incelemesi yapılmak üzere Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderildi.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen Grand Kartal Otel yangını davasında hazırlanan ve 100'ü aşkın klasörden oluşan dosya, istinaf mahkemesi sıfatıyla inceleme yapacak olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine sevk edildi. Kamuoyu tarafından yakından takip edilen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin davada, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin yapacağı incelemenin ardından kararını vermesi bekleniyor.

İstinaf sürecinin tamamlanmasının ardından dosyanın Yargıtay'a gönderileceği öğrenildi.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. O dosyalar İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme

25.02.2026 15:39:00
Ahmet Turan Yiğit
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
Emin Şirin, "Siyonist teşkilatlanmaların ekonomiye hakim olduğu, iş dünyasına hakim olduğu ve siyasete hakim olduğu, lobilere hakim olduğu bir duruma gelmiş vaziyette ABD. Öyle bir hale gelmiş vaziyette ki bazen İsrail'in veya Yahudi siyonistlerin menfaatleri Amerika'nın menfaatlerinin önüne geçer hale geliyor. Amerikan politikasını yöneltir hale geliyor. Bundan Pentagon mesela fevkalade rahatsız. Bak altını çiziyorum. Pentagon bundan
fevkalade rahatsız. Bu dolayısıyla bu Epstein dosyaları zaman içinde göreceğiz. İddialı konuşmuyorum ama bir
intiba olarak görüyorum. Amerika'da ve dünyada dolayısıyla İsrail'in ve siyonistlerin etkilerini tırpanlamak
için sanki ortaya çıkmış gibi geliyor zamanlama itibariyle" dedi

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında

Edirne'nin Meriç ilçesinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Taşkın nedeniyle Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolu sular altında kaldı

25.02.2026 15:01:00 / Güncelleme: 25.02.2026 15:04:28
İHA
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç ilçesine bağlı Kadıdondurma köyü ile Subaşı beldesi mevkiinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolunda
asfalt seviyesine ulaşan taşkın suları ulaşımı tehdit ediyor.



Küplü Belde Belediye Başkanı Gökmen Altay, su seviyesinin sürekli yükseldiğini belirterek, "Seddenin patlamasıyla birlikte su hızla yayılıyor. Küplü ile Adasarhanlı arasındaki yol ciddi risk altında. Gece saatlerinde suyun daha da artması halinde yolu trafiğe kapatmak zorunda kalabiliriz. Vatandaşlarımız zorunlu olmadıkça bu güzergâhı kullanmasın, dikkatli ve tedbirli olsun" dedi.



Suyun yükselmesi bekleniyor

Yetkililer, nehir debisindeki artışın önümüzdeki saatlerde de devam etmesinin beklendiğini, su seviyesinin daha da yükselebileceğini bildirdi. Asfalt üzerindeki suyun yol alt yapısında görünmeyen çökmelere ve akıntı nedeniyle sürüklenme riskine yol açabileceği ifade edildi.

Sürücülerin hızlarını düşürmeleri ve mecbur kalmadıkça bu güzergâhı tercih etmemeleri istendi. Bölgede ekiplerin su seviyesini anlık olarak takip ettiği, gelişmelere göre yeni tedbirlerin devreye alınacağı kaydedildi. AFAD ve Devlet Su İşleri başta olmak üzere ilgili kurumların uyarılarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı

Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti

25.02.2026 14:18:00 / Güncelleme: 25.02.2026 14:23:42
İHA
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere 'dikkat ve sabır' konusunda uyarılarda bulundu.



İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan'dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi.

"Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir"

İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu.



"Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz"

Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
 

25.02.2026 00:19:00
Ahmet Turan Yiğit
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, ABD-İran gerilimini değerlendirirken meselenin yalnızca İran-İsrail ekseninde okunamayacağını, asıl mücadelenin küresel güç dengesi üzerinden şekillendiğini ifade etti. Yavuz'a göre Amerika Birleşik Devletleri'nin son dönemde artan sert söylem ve askeri hazırlıkları, yalnızca ABD Başkanı Donald Trump'ın kişisel tutumundan kaynaklanmıyor. ABD'nin içinde bulunduğu yapısal kriz ve küresel güç kaybı endişesi, Washington yönetimini daha agresif bir stratejiye yöneltiyor. ABD Ulusal Güvenlik Strateji belgelerinde Çin'in açık biçimde "rakip" olarak tanımlandığını hatırlatan Yavuz, Washington'un dünyayı yeni jeopolitik etki alanlarına ayırarak Avrupa ve Ortadoğu'da yük paylaşımına yöneldiğini belirtti.
İran'ın nükleer programının ABD tarafından bir tehdit unsuru olarak gösterildiğini söyleyen Yavuz, Washington'un bunu aynı zamanda müdahale gerekçesi olarak kullandığını dile getirdi. İran ise nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu savunuyor.
Yavuz'a göre İran'a yönelik baskının arkasında asıl olarak ABD-Çin rekabeti bulunuyor. İran'ın Çin için önemli bir enerji tedarikçisi olduğuna dikkat çeken Yavuz, "İran'a yönelik hamle, dolaylı olarak Çin'e yöneliktir" değerlendirmesinde bulundu.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı

İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

24.02.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 1 milyar liralık para hareketi tespit edildi.

İzmir İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, 5 kişinin tefecilik yaptığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin 24 kişiyi mağdur ettiği belirlendi.

MASAK verilerinde yapılan incelemede, şüphelilerin son 5 yıldaki hesap hareketlerinin yaklaşık 1 milyar lira olduğu ortaya çıktı.

Ayrıca şahısların suçtan elde ettikleri gelirle çok sayıda taşınır ve taşınmaz mal edindikleri tespit edildi.

Ekipler tarafından şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 52 bin lira nakit para, piyasa değeri yaklaşık 3 milyon lira olan çok sayıda ziynet eşyası, 5 tapu, 10 satış sözleşmesi ve mağdurlara ait 3 kredi kartı ele geçirildi.

Aramalarda ayrıca toplam 625 bin lira değerinde 4 senet, 10 noter belgesi, pos cihazı çıktısı ve tefecilik kayıtlarının tutulduğu 4 adet not defteri bulundu.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

24.02.2026 17:09:00
Ahmet Turan Yiğit
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK'nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır. Bu çağrı aynı şekilde KCK'yı da bağlamaktadır. Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır.  Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır" dedi. Bahçeli, ayrıca ramazan ayı etkinlikleri üzerinden eleştirilen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e destek vererek, "Allah'a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasını izleyin:

BTP bir çınarını uğurladı

Bağımsız Türkiye Partisi bugün önemli bir ismini ebediyete uğurladı. Kalp krizi sonucu vefat eden BTP Konya İl Başkanı Hasan Öztürk gözyaşı ve dualarla toprağa verildi

24.02.2026 17:03:00
Eyüp Kabil
BTP bir çınarını uğurladı
BTP bir çınarını uğurladı
Bağımsız Türkiye Partisi Konya İl Başkanı Hasan Öztürk Hakk'a yürüdü. Kalp krizi sonucu vefat eden Öztürk için Selçuklu ilçesindeki Parsana Büyük Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Önce Öztürk için dua edildi, helallik alındı. Daha sonra cenaze namazı kılındı. Hasan Öztürk cenaze namazının ardından Musalla mezarlığında dualar eşliğinde toprağa verildi.

Cenazeye BTP yönetimi üst düzey katılım gösterdi.

Cenazeye yurt dışında bulunan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş katılamadı. BTP lideri sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda;

"Konya İl Başkanımız, partimizin emektarlarından çok kıymetli Hasan Öztürk başkanımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Tüm ömrünü hak ve hakikat davası için yaşamış müstesna bir insandı. Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine ve teşkilatımıza sabırlar dilerim. Başımız sağ olsun" ifadelerini kullandı.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.