logo
17 NİSAN 2026

Kirada 'Tarihi boş bırakılmış tahliye taahhüdü' dönemi

Kira artışlarında 1 Temmuz 2022-1 Temmuz 2023 arasında yapılabilecek en yüksek zam oranını yüzde 25 olarak sınırlandıran düzenlemeye ilişkin değerlendirme yapan Dr. Öğr. Üyesi Nihal Ural, 'Yeni düzenleme kaç yıllık olursa olsun 5 yıl ve üzeri devam eden kira sözleşmelerinde kiraya verenlerin "kira bedelinin yeniden belirlenmesi" için tespit davası açmalarının önüne geçemeyecektir' dedi.

25.06.2022 10:58:00
Kirada 'Tarihi boş bırakılmış tahliye taahhüdü' dönemi
Kirada 'Tarihi boş bırakılmış tahliye taahhüdü' dönemi

Kira artışını bir yıl süre ile yüzde 25'le sınırlayan düzenleme yürürlüğe girdi. Konut sektöründe fiyat artışlarını dengelemek üzere alınan kararın etkilerini değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Nihal Ural, 'Enflasyon oranı karşısında zor durumda kalmak istemeyen ve yeni kira sözleşmeleri yaparak yüksek bedeller ile kiralamayı arzu edecek kiraya verenler, kiracılardan "tarihi boş bırakılmış tahliye taahhüdü" almanın yollarını arayacaklardır' dedi.

Düzenlemenin sadece 'konut kiralarına' ilişkin olduğunun altını çizen Ural, 'Diğer kira sözleşmeleri bu düzenlemeden etkilenmeyeceklerdir. Buna göre çatılı işyerlerine ilişkin kira sözleşmelerinde TBK m. 344 hükmü ve sözleşme hükümleri uygulanmaya devam edecektir. Dolayısıyla çatılı işyerlerinde yenilenen kira dönemlerinde bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla yapılan anlaşmalar geçerliliğini koruyacaktır' ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin kira sözleşmesi devam eden ve 11 Haziran 2022 ile 1 Temmuz 2023 tarihleri arasında yenilenecek kira sözleşmeleri için geçerli olacağını belirten Ural, '11 Haziran 2022 tarihinden önce yenilenmiş kira sözleşmeleri bundan etkilenmeyecek, düzenleme geçmişe etkili değil, yürürlüğe girdiği tarihten 1 Temmuz 2023 tarihi dahil olmak üzere uygulanacaktır' diye konuştu.

'Tespit davası yolu açık'
Ural, yeni düzenlemenin kaç yıllık olursa olsun 5 yıl ve üzeri devam eden kira sözleşmelerinde kiraya verenlerin 'kira bedelinin yeniden belirlenmesi' için tespit davası açmalarının önüne geçemeyeceğini vurgulayarak, 'Buna göre, düzenlemenin yürürlüğe girdiği 11 Haziran 2022 tarihinden 1 Temmuz 2023 tarihleri arasında 5 yılı doldurmuş kira sözleşmelerinde kiraya verenler yeni düzenlemedeki yüzde 25 artış oranından etkilenmeksizin kira bedelinin emsal kira bedellerine göre yeniden belirlenmesini isteyebileceklerdir. Hakim kira bedelinin yeniden belirlerken mevcut kira sözleşmesindeki bedel, emsal kira bedelleri ve hakkaniyete göre bir değerlendirme yapıp kararını verecektir. Yeni düzenleme kira uyuşmazlıklarına ve kiracıların artan kira bedellerine karşı korunmalarını sağlamayı hedefleyen geçici bir düzenlemedir. Konut kiralarında artan enflasyon karşısında yapılacak kira artış oranı nedeniyle kiraya verenler karşısında kiracılar korunmaya çalışılmış kira artış oranı nedeniyle kiraya veren ve kiracılar arasında yaşanacak anlaşmazlıkların kısa süreliğine de olsa askıya alınması hedeflenmiştir' şeklinde konuştu.

Mevcut enflasyon ve artacağı öngörülen enflasyon karşısında kiraya verenlerin de farklı yollardan kendilerini korumaya alacakları bunun da aslında yine kiracıları olumsuz yönde etkileyeceğini bildiren Ural, 'Kiraya verenler kira artış oranının enflasyonun çok çok altında bırakılarak yüzde 25 sınırına çekilmesi karşısında kendilerini yeni kira sözleşmelerindeki kira bedellerini rayicin üzerinde kiralayarak yenilemede artışta elde edemeyecekleri oranı yeni kira sözleşmelerinde yüksek kira bedelleri belirleyerek korumaya çalışacaklardır. Bu durum da yine yeni kiracıları daha yüksek bedelli kira sözleşmeleri ile karşı karşıya bırakacaktır. Yeniden kiraya veremeyen yani mevcut kira sözleşmeleri devam eden kiraya verenler de kira sözleşmesini sona erdirmenin arayışı içerisine gireceklerdir. Bu konuda özellikle konutları tanıdıklarına satış gibi göstererek ya da intifa hakkı tesis ederek, yeni malikin ihtiyacı sebebiyle tahliye yolunu tercih ederek, kiracıları konuttan tahliye ettirip, yeniden yeni bedellerle kira sözleşmesi yapmak isteyeceklerdir. Ancak bu yol kiraya verenler tarafından tercih edildiğinde, "yeniden kiralama yasağı" ile karşı karşıya kalınacağı da unutmamalıdır. İhtiyaç sebebiyle tahliye gerçekleştirip, ancak ihtiyaç için kullanılmayıp, daha sonradan yeniden konut kirasına ilişkin sözleşme yapıldığında, kiracılar da son bir yıllık kira bedeli toplamından az olmamak üzere tazminat talep etme imkanını bulacaklardır' dedi.

"Tarihi boş bırakılmış tahliye taahhüdü' almanın yolları aranacak"
Ural, yeni düzenlemenin kiracı ve kiraya verenleri bir sorunla daha karşı karşıya bırakabileceğini söyleyerek, şöyle konuştu: 'Yüksek enflasyon oranı karşısında zor durumda kalmak istemeyen ve yeni kira sözleşmeleri yaparak yüksek bedeller ile kiralamayı arzu edecek kiraya verenler kiracılardan "tarihi boş bırakılmış tahliye taahhüdü" almanın yollarını arayacaklardır. Değişiklikten önce kira artış oranı yukarıda alıntıladığımız TBK m. 344/1 uyarınca enflasyonun son 12 aylık ortalaması dikkate alınarak hesaplanıyordu. Mayıs 2022 için kira artış oranı yüzde 39,33 olarak belirlenmiştir. Ekonomistlere göre Türkiye'deki enflasyonun önümüzdeki süreçteki projeksiyonuna bakıldığında bu oranın çok çok üzerine çıkacağı öngörülmektedir. Uzmanlara göre öngörülen oranların Temmuz ayında yüzde 50'ye yaklaşması, Ekim ayında yüzde 60'ı aşması Aralık ayında ise yüzde 70'e dayanması beklenmektedir. Sözleşmede tarafların kira artış oranını belirlemedikleri ve bu konuda anlaşmazlığa düştükleri durumda Borçlar Kanunu'nun 344. Maddesinin ikinci hâkimlere çevredeki emsallerine göre artış yapma imkanı tanıyordu. Yeni Düzenleme, "Bu fıkra hükmü, 344'üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca hâkim tarafından verilen kararlar bakımından da uygulanır" diyerek hâkimin artış yapma imkanını da yüzde 25 barajı ile sabitlemiştir."

"Konut kiralamalarında azalış olabilir"
Ural, "Yeni düzenleme 11 Haziran 2022 tarihinden 1 Temmuz 2022 tarihine kadar konut kiralamaları önemli ölçüde azalacak ve durma noktasına gelecektir. Zira 1 Temmuz 2023'e kadar etkili olacak bu kural, yeni bir kanunla süre uzatılma yoluna gidilmediği sürece 1 Temmuz 2022'den sonra imzalanacak kira sözleşmelerini etkilemeyecektir. Kira artış oranına ilişkin yapılan yeni düzenleme ile getirilen yüzde 25 oranı, enflasyonun resmi yüzde 80, özel kuruluşların hesaplamasıyla 160'ı geçtiği şu dönemlerde kiraya verenler aleyhine "aşırı sınırlama" getirmiştir. Bu durumun Anayasa'nın "ölçülülük" kuramını ortadan kaldırdığı ve Anayasanın ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği kabul edilmektedir. Bu durumun Anayasa'ya aykırılığı iddia edilip Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması ve Mahkeme'nin de Kanun'un iptaline karar vermesi ihtimali dışında, kiraya verenlerin bu kanun değişikliği ya da sonuçlarıyla ilgili yararlanabilecekleri bir dava hakları bulunmamaktadır" dedi.

Antalya Diplomasi Forumu başladı

5. Antalya Diplomasi Forumu bugün başladı. 17-19 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da toplanan dünya liderleri, Orta Doğu ateşkesinden küresel belirsizliklere kadar kritik konuları masaya yatıracak

17.04.2026 12:38:00
Eyüp Kabil
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya'nın mavi suları ve tarihi dokusu bu yıl da dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde başlayan Antalya Diplomasi Forumu, Orta Doğu'daki ateşkes umutlarıyla birleşince küresel diplomasinin yeni merkezine dönüştü. Peki bu forumdan neler çıkacak?

Forumun ilk günü liderler bir araya geliyor

Bugün kapılarını açan forumda, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Erdoğan'la yaptığı görüşme dikkat çekti. İki lider, Kıbrıs meselesinden enerji işbirliğine kadar kritik konuları masaya yatırdı. Forumun açılış oturumunda Erdoğan, "Diyalog ve barışın diliyle konuşuyoruz" mesajını verdi.

Yüzlerce diplomat, bakan ve düşünce liderinin katılımıyla devam eden etkinlik, özellikle Orta Doğu'daki son gelişmelerle daha da önem kazandı. İsrail-Lübnan 10 günlük ateşkesinin hemen ardından toplanan forum, bölgedeki gerilimin azaltılması için yeni fırsatlar sunuyor.

İran, Gazze ve enerji güvenliği ana gündem

Forum katılımcıları, Trump'ın İran'la olası kalıcı anlaşma sinyallerini yakından takip ediyor. Birçok uzman, Antalya'nın bu süreçte arabuluculuk rolü üstlenebileceğini belirtiyor. Türkiye'nin hem Batı hem Doğu ile köprü görevi görmesi, forumu benzersiz kılıyor.

Ayrıca enerji koridorları, göç krizi ve yapay zeka gibi küresel meseleler de masada. Avrupa'dan Asya'ya geniş bir coğrafyadan gelen temsilciler, "Yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yeri neresi?" sorusuna yanıt arıyor.

İş dünyası da forumda

Sadece siyaset değil, ekonomi de ön planda. Türk iş dünyasının önde gelen isimleri, uluslararası yatırımcılarla ikili görüşmeler yapıyor. Özellikle savunma, yenilenebilir enerji ve turizm alanlarında yeni işbirliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor.

Antalya Diplomasi Forumu, pandemi sonrası dönemde Türkiye'nin "yumuşak güç" diplomasisini en güçlü şekilde gösterdiği platformlardan biri haline geldi.

Barışa katkı mümkün mü?

Uzmanlar, bu forumun sadece konuşmalardan ibaret kalmayacağını, somut adımlar atılabileceğini söylüyor. Özellikle Lübnan ateşkesinin uzatılması ve Gazze'deki insani krizin hafifletilmesi için Türkiye'nin önerileri masada olacak.

Antalya'nın palmiyeleri altında yürütülen bu görüşmeler, belki de yıllardır beklenen bölgesel barışın ilk adımlarını içerebilir. Dünya, Türkiye'nin ev sahipliğindeki bu forumdan çıkacak sonuçları merakla bekliyor.

Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi

17.04.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi. 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 16 kişinin de cezaevinde bulunduğu öğrenildi.



Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucu; suç örgütü kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, silahla yaralama, yağma, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, alacak tahsili, kasten yaralama, tehdit ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi gibi çok sayıda suça karıştıkları tespit edilen silahlı organize suç örgütüne yönelik salı sabahı eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



14 Nisan tarihinde Samsun'un Atakum, İlkadım, Canik, 19 Mayıs ve Alaçam ilçeleri ile İstanbul ve Bursa'da toplam 47 ikamet ve 6 iş yerine eş zamanlı baskın düzenlendi. Operasyon kapsamında şüphelilere ait adreslerde detaylı aramalar yapıldı.

Yapılan aramalarda 6 adet ruhsatsız tabanca, 173 adet fişek, 2 adet kurusıkı tabanca, 208 adet kurusıkı fişek, 482 bin 558 adet sentetik uyuşturucu hap, 15,30 gram esrar, 80,79 gram pregabalin tozu, 53,49 gram kokain, 0,72 gram sentetik kannabinoid, 980 gram marihuana, 480 gram fubinaca, 0,11 gram metamfetamin, 1 adet muşta ve 6 adet ruhsatsız yivsiz tüfek ele geçirildi.



Operasyonda toplam 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ara yakalanmalarla tutuklanan 17 kişinin halen cezaevinde bulunduğu ve ifadelerin cezaevinde alındığı öğrenildi.

KOM Şube Müdürlüğünde sorgulanan 25 kişi bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.

Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerden 7'si daha adliyeye sevk edildi

17.04.2026 10:51:00
Anadolu Ajansı
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 7'sinin jandarmadaki sorguları tamamlandı.

Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A, Zeinal'ın annesi Cemile Y. ve üvey babası Engin Y. ile Uğurcan A, Celal A, Nurşen A. ve Ferhat Hanedan G, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Adliye önünde bekleyen Doku'nun bazı yakınları, zanlılara tepki gösterdi. Bu sırada fenalık geçiren Doku'nun annesi Bedriye Doku, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü E'nin ise jandarmadaki işlemleri sürüyor.

2 zanlı tutuklanmıştı

Doku'nun kaybolmasına ilişkin 13 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon

Eşme Belediye Başkanı Tozan "irtikap" soruşturmasında gözaltına alındı. Operasyonda Belediye Başkanı Tozan'ın yanı sıra eşi Burcu Tozan ve 3 şüpheli yakalandı, hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor

17.04.2026 10:21:00
AA
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ta Eşme Belediyesiyle bağlantılı "irtikap" suçuna ilişkin soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ile eşinin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Tozan, eşi Burcu Tozan ve 4 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda Başkan Tozan ve eşi Burcu Tozan ile 3 şüpheli yakalandı.

Polis ekiplerince Eşme Belediyesinde yapılan aramada bazı dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.

Hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı

Kahramanmaraş'ta okulda yaşanan kan donduran saldırı sırasında bir kahramanlık hikayesi yaşandığı ortaya çıktı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde aşçı olarak çalışan ve çocukları da aynı okulda öğrenim gören babanın silah seslerini duyar duymaz okula koşarak, saldırgana müdahale ettiği ortaya çıktı

16.04.2026 16:51:00 / Güncelleme: 17.04.2026 10:13:33
İhlas Haber Ajansı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda öğrenci İsa Aras Mersinli'nin silahlı saldırı düzenlemesi sonucu 1'i öğretmen, 9'u öğrenci 10 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Meydana gelen saldırıyla ilgili yeni bir gelişme ortaya çıktı. Olay günü evinde olan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde görevli aşçı Necmeddin Bekçi'nin duyduğu silah ve bağırma sesleri üzerine arka kapıdan okula girerek, saldırgana müdahale ettiği öğrenildi. Çocukları da aynı okulda öğrenim gören Bekçi'nin İsa Aras Mersinli'nin kaçmasına engel olmaya çalıştığı ortaya çıktı.

"Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti"

İfadesinde yaşananları anlatan Bekçi, saldırganın uzun saçlı, kapüşonlu ve iri yapılı biri olduğunu belirtti. Şahsın kurtulmaya çalıştığını söyleyen Bekçi, kaçmasını engellemek için hamle yaptığını ifade ederek, "Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti" dedi.

Bekçi'nin bazı velilerin öfkeyle Mersinli'ye saldırdığını ancak kontrolü kaybetmeden çocuğu etkisiz hale getirmeye çalıştığını söylediği de öğrenildi. Bekçi'nin saldırganın etkisiz hale getirilmesinin ardından diğer velilerle birlikte yaralı öğrencilere yardım etmeye çalıştığı öğrenildi. Bekçi'nin okuldaki kızının ise silah seslerini duyması üzere tuvalette saklanarak hayatta kalmayı başardığı belirtildi.

Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor

Kayseri'de silah satışı yapan işletme sahibi Taha Tayfun Bağcı, silahla işlenen suçların yüzde 85'inin kayıtsız silahlarla yapıldığını söyleyerek, "Yüzde 85'lik kayıt dışı kitle ile mücadele verilmesi lazım" dedi

16.04.2026 13:45:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:48:35
İHA
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan raporda silahlı suçların yüzde 15'lik kısmının ruhsatlı olduğunu ve bunun da yüzde 90'ının ruhsat sahibi dışında işlendiğini söyleyen Taha Tayfun Bağcı, "Ülkemizde son günlerde üzücü olaylar ve hadiseler meydana gelmeye başladı. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Burada asıl sıkıntı silaha erişimden ziyade kayıtsız silaha erişim konusu. Silahları kayıtlı ve kayıtsız olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Çünkü İçişleri Bakanlığı'nın bizlere 2021 yılında sunmuş olduğu raporda bu durum bariz bir şekilde ortada. İşlenen silahlı suçların yüzde 85'i kayıtsız silahlarla ve geri kalanı da kayıtlı silahlarla işleniyor. Bu yüzde 15'lik kesimin yüzde 90'ının da silah sahibi dışında işlendiği açıklanmıştı. Aslında yaşadığımız son 2 olay da bunu doğrular nitelikte. Olaylara baktığımızda kullanılan pompalı tüfek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yasaklanmış bir model. Yani yüzde 100 kayıtsız bir model. Emniyet yetkililerimiz zaten gerekli incelemeleri yapacaktır. Diğer kullanılan tabancalar da ruhsat sahibi dışında bir şahsın kullanmış olduğu öğrendiğimiz kadarıyla da babasına ait silahların kullanıldığı görünüyor. Bu da bakanlığın raporunu doğrular nitelikte aslında" dedi.



Bağcı, yüzde 85 olan kayıt dışı kitle ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burada yapılması gereken yüzde 85'lik ruhsatsız kitle ile önce mücadele verilmesi lazım. Bununla ilgili devletimizin çalışmaları illa ki vardır lakin sahadaki yansımalarını da analiz edip sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip ciddi bir yönetmelik düzenlemesi yapılması da aşikardır. Çünkü baktığınız zaman silahlı suçlarla mücadele anlamında kaçak ve kayıtsız silah birçok operasyonda ele geçiriliyor. Yani bu yüzde 85'lik raporun her geçen gün artma riski ile karşı karşıya olma durumumuz var. Öncelikle kayıtsız silahla mücadelemiz daha sonra da sahadan kopuk olmayan kararlarla devam etmeliyiz. Daha sonra da kayıtlı silah sahiplerinin silahlarını muhafaza ile ilgili evlerinde yapması gereken önlemlerle ilgili de çalışma yapılması lazım. Bununla ilgili de kasa olabilir, sorumluluk sahibi olabilmesi için cezai yaptırımlar olabilir çeşitli çalışmalar ve görüşmeler yapılarak yönetmelikleştirilmesi lazım. Bunların ciddi bir etkisi olacaktır" ifadelerini kullandı.



Çocukların oyunlarda istedikleri silahları almaktan da etkilendiğini söyleyen Bağcı, "Bir evlat babası olarak ailelere de buradan seslenmek istiyorum. Sosyal medyada açıp baktığınız zaman herkesin dizilerden, filmlerden gördüğü birbirine zarar veren videolar mevcut. Oyunlara girdiğiniz zaman birbirlerini öldüren oyunlar mevcut. Akademik çalışmalara bakıldığında özellikle yurtdışında bireysel silahlanma alanında o yaş grubundaki çocukların ölümsüzlük duygusunu tattığını iddia eden akademisyenler var. Yani çocuk 10 defa bir oyunda ölüyor. İstediği silahı gidip alıyor ve burada tekrardan yaşama geri dönüyor. Bu da çocuklarda bir zaman sonra farklı bir psikolojiye yok açıyor ve sanki hayatın gerçek manası buymuş gibi oluyor. Yaşanan 2 okul saldırısı da bunu gösteriyor. Aslında bir oyunu yaşıyor çocuk orada" dedi.

Babanın ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş'taki okul saldırganının babasının ifadesi ortaya çıktı. Son dönemde oğlunun silahlara ilgisi başladığını belirten baba, oğlunun isteği üzerine onu poligona götürdüğünü söyledi

16.04.2026 13:04:00
Haber Merkezi
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda silahlı saldırı düzenleyen 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin gözaltına alınan babası, 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli'nin ifadesi ortaya çıktı.

Uğur Mersinli ifadesinde, oğlunun tipik ergenlik dönemi ve sınav kaynaklı stresler yaşadığını belirtti. Bu nedenle oğlunu emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüğünü, ancak psikologların "olumsuz bir durum olmadığını, oğlunun çok zeki olduğunu" söylediklerini aktardı.

Mersinli, yaklaşık 2 aydır evlerinin yakınındaki özel bir uzman psikoloğa İsa Aras'ı götürdüğünü belirterek, psikoloğun "oğlunun topluma uyum noktasında problem yaşayabileceğini, biraz takip edilmesi gerektiğini ve ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini" ifade ettiğini kaydetti.

Baba, yaklaşık 1 ay önce oğlunun kendisine "arkadaşlarının silahla atış yaptığını, ne zaman kendisine de yaptıracağını" sorduğunu anlattı. Aynı dönemde işten gelip silahı kısa süreliğine yatak odasındaki şifoniyerin üzerine bıraktığını, oğlunun silahı eline almaya yeltendiğini gördüğünü ve kendisine kızdığını dile getirdi.

Silahlara merakı olduğunu fark ettiği için oğluna "silah kültürümüzden" bahsettiğini, silahın "namus" olarak adlandırıldığını anlattığını ve emekli olduğunda silahlardan birini kendisine bırakacağını söylediğini belirtti.

Uğur Mersinli, pazartesi günü emniyet poligonuna giderek kendi silahıyla atış yaptığını, oğluna da birkaç el atış yaptırdığını ifade etti. O sırada oğluna karşıdaki hedefi göstererek "silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılması gerektiğini" söylediğini aktardı.

Atış sırasında oğlunun fotoğraflarını ve videolarını çektiğini, amacının hatıra olarak saklamak ve hevesini köreltmek olduğunu belirten Mersinli, bu görüntüleri daha sonra WhatsApp üzerinden İsa Aras'a gönderdiğini kaydetti.

Baba, oğlunun interaktif (konuşmalı-çevrimiçi) oyunlar oynadığını, odasına girdiğinde ise her şeyi kapattığını ve kendilerine bir şey göstermek istemediğini söyledi. Bu nedenle bugüne kadar olumsuz bir durum tespit edemediklerini ifade etti.

Uğur Mersinli, soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrenci olmak üzere toplam 9 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı.

MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'

Milli Savunma Bakanlığı, Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından elde edilen tecrübeler doğrultusunda teşkilat yapısının güncellendiğini belirtilerek, "Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır" denildi

16.04.2026 12:25:00 / Güncelleme: 16.04.2026 12:32:06
İHA
MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'
MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörlük Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tuğamiral Aktürk, Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıya ilişkin başsağlığı dileklerini ileterek, "Dün Kahramanmaraş'ta gerçekleşen ve ülkemizi derin bir acıya boğan menfur saldırıda hayatını kaybeden evlatlarımız ile fedakâr öğretmenimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Millî Savunma Üniversitesi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri için nitelikli personel yetiştirdiğini vurgulayan Tuğamiral Aktürk, "Millî Savunma Üniversitemiz; yerli ve millî savunma sanayiimizin ileri teknoloji sistemlerini etkin şekilde kullanacak kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin lider personelini yetiştirerek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katmakta, bu onurlu yürüyüşe katılmak isteyen tüm gençlerimizi bünyesine davet etmektedir" dedi.



84 bin aday tercih yaptı

Öğrenci temin faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Tuğamiral Aktürk, "2026 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri kapsamında üç haftalık süreçte yaklaşık 84 bin aday tercihlerini tamamlamıştır. Millî Savunma Üniversitemize gösterilen yoğun ilgi, milletimizin Türk Silahlı Kuvvetlerimize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir" diye konuştu.

Aktürk, tercih işlemlerinin 24 Nisan'da sona ereceğini hatırlatarak, sözleşmeli bilişim personeli başvurularının ise 17 Nisan'da başlayıp 4 Mayıs'ta tamamlanacağını belirtirken Nisan, Haziran ve Temmuz 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçlarının 17 Nisan'dan itibaren e-Devlet kapısından, askerlik şubelerinden ve MSB Mobil uygulamasından öğrenileceğini kaydetti.

Tatbikatlar devam ediyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, EFES-2026 Tatbikatı'nın komuta yeri safhasının tamamlandığını, fiilî safhanın ise 20 Nisan-21 Mayıs tarihlerinde İzmir'de gerçekleşeceğini söyledi.

Somali'de görev sürüyor

TSK'nin Somali'de deniz görevlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb. Güngör Durmuş ile Çağrı Bey Sondaj Gemisi ve beraberindeki destek gemileri 9-10 Nisan'da Mogadişu/Somali'ye ulaşmıştır. TCG Gaziantep fırkateynimiz ve TCG Yzb. Güngör Durmuş akaryakıt gemimiz Somali açıklarında Çağrı Bey Sondaj Gemisi'ne refakat ve koruma görevine devam etmektedir" ifadelerini kullandı.



Terörle mücadele sürüyor

Terörle mücadeleye ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, "Geçtiğimiz hafta içerisinde 8 PKK'lı terörist teslim olmuş, 1 Ocak'tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 75'e ulaşmıştır" dedi.

Suriye harekât alanlarında tünel imha faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Aktürk, "Menbic'de imha edilen 4 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 772 kilometreye ulaşmıştır" bilgisini paylaştı.

Hudutlarda 270 kişi yakalandı

Hudut güvenliği faaliyetlerinin 7 gün 24 saat esası ile tesis edildiğine dikkati çeken Aktürk, "Son bir haftada 17'si terör örgütü mensubu olmak üzere 270 şahıs yakalanmış, yıl başından itibaren yakalananların sayısı 2 bin 92 olmuş, Engellenen 2 bin 625 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 22 bin 617'ye ulaşmıştır" dedi.

İsrail'e tepki

Ortadoğu'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aktürk, devam eden geçici ateşkesin daha karmaşık hale gelmeden kalıcı ateşkese dönüşmesi ve ardından kalıcı barışa ulaşılması için Türkiye'nin elinden geleni yapacağını vurguladı. Aktürk, şöyle devam etti:

"Bölgesel etkilerinin yanı sıra küresel etkileri de her geçen gün daha fazla hissedilen bu savaşın bir an önce sonlandırılmasını ve devam eden müzakere sürecinde tarafların yapıcı olmasını temenni ediyoruz. Öte yandan, İsrail'in bölgesel yayılmacılığının bir parçası olan saldırıları da devam etmektedir. Lübnan'daki saldırılar, sadece Lübnan'ın toprak bütünlüğüne değil, aynı zamanda bölgenin istikrar ve huzuruna zarar veren, devam eden müzakere sürecini de sekteye uğratan saldırılardır. İsrail ile Lübnan arasında Washington'da müzakerelerin başlatılmasını memnuniyetle karşılamakla birlikte İsrail'in, müzakere ruhuyla bağdaşmayan saldırılarının olumlu sonuç alınmasının önündeki en büyük engel olduğunu ifade ediyoruz."

Yeni sistemler envantere girdi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyon çalışmalarına da değinen Aktürk, "Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Fırtına-2 obüsü ile Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Yine, ASELSAN tarafından muhtelif miktarda ACAR 300-G Kara ve İHA Gözetleme Radarı Kara Kuvvetlerimize teslim edilmiştir. 2023-2027 dönemini kapsayan toplam 1,5 milyar dolarlık yatırım programını hayata geçiren Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz, kapsamlı yatırım programı ile 155 mm obüs mühimmatı, 76 mm Denizhan Millî Deniz Topu, topçu ve 2.75 inç roketi 60, 81 ve 120 mm havan mühimmatları, tank ve obüs silah sistemleri, keskin nişancı fişekleri ve hafif kalibre silah üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracak, 2026 yılında üretime başlaması planlanan Kırıkkale'deki Hüseyin Kahya Enerjik Malzemeler Fabrikası'nda nitroselüloz, barut ve roket yakıtları başta olmak üzere birçok stratejik patlayıcının üretimi gerçekleştirilecek, ayrıca Derişik Nitrik Asit ve Katı TNT gibi enerjik malzemelerin üretimi ilk kez hayata geçirilecek, böylece Türkiye'nin patlayıcı ham madde konusunda dışa bağımlılığı tamamen sona erdirilmiş olacaktır" ifadelerini kullandı.

"Katar'dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirildi"

Toplantının ardından MSB, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Katar'a gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Bakan Güler'in Katarlı mevkidaşı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani'nin daveti üzerine ziyaret gerçekleştirdiğini belirten MSB, "Ziyaret kapsamında Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunan Sayın Bakanımız, Katar'da görevli Mehmetçiklerimizle de bir araya gelmiştir. Bakanımız ayrıca Katar Emiri, Katar Başbakanı ve Katar Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel konuların ele alındığı görüşmeler de gerçekleştirmiştir. Görüşmelerde, İsrail-ABD ile İran arasında yaşanan savaşın bölgeye etkileri değerlendirilmiş; iki ülke arasında başta savunma sanayii olmak üzere iş birliği imkânları ele alınmıştır. Ayrıca, Katar'dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirilmiştir" denildi.

"Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin teşkilat yapısına ilişkin planlamalara değinilen açıklamada MSB, komando tugay sayısının artırılmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını belirterek şu ifadelere yer verdi:

"Bakanlığımız, harbin doğasında ve teknolojide meydana gelen değişimleri yakından takip etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Rusya-Ukrayna çatışması ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrasında elde edilen tecrübeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda teşkilat yapısını sürekli olarak güncellemektedir. Bu çerçevede, komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır."

Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan ortak açıklamada, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varıldığı belirtildi

16.04.2026 12:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 14:38:23
İhlas Haber Ajansı
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürü ile gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantı sona erdi. Bir saat süren toplantıda, okullarda ve çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerinin ele alındığı belirtildi. İki bakanlık tarafından yapılan ortak açıklamada sürecin tüm yönleriyle değerlendirildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da iki okulumuzda yaşanan menfur silahlı saldırının ardından bugün İçişleri Bakanlığımız koordinasyonunda İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'in katılımıyla valilerimiz, İl Emniyet Müdürlerimiz, İl Jandarma Komutanlarımız ve İl Milli Eğitim Müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda olaylar tüm yönleriyle ele alınmış, okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamalar, risk alanları ve ilave tedbir ihtiyaçları ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Toplantıda öncelikle Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da meydana gelen saldırıların oluş şekli, ilk müdahale süreci, kurumlar arası koordinasyon kapasitesi ve olay öncesine ilişkin risk işaretleri değerlendirilmiştir. Bunun yanında okullarımızın iç ve dış güvenliği, giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergahları ve öğrencilerimizin yoğun bulunduğu alanlar bakımından yeniden gözden geçirilmiştir."

Okullarda erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

Önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması amacıyla faaliyetler yürütüleceği belirtilen açıklamada, "Ayrıca fiziki güvenlik tedbirlerini artırmanın yanında çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddete sürükleyen veya şiddeti özendiren her alanın dikkatle ele alınması gerektiği hususunda ortak bir değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda internet kullanımı, sosyal medya platformlarının etkisi, dijital mecralarda yayılan zararlı içerikler, sanal zorbalık, suçun ve suçlunun özendirilmesi, şiddeti sıradanlaştıran dizi, film ve benzeri popüler kültür unsurlarının çocuklarımız üzerindeki etkileri de çok boyutlu biçimde ele alınmıştır. Toplantıda okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varılmıştır. Çocuklarımızın davranış dünyasında oluşabilecek risk işaretlerinin zamanında fark edilmesi, aile-okul-kamu-sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi ve koruyucu-önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar belirlenmiştir. Öte yandan ruhsatsız silah ve benzeri tehlike oluşturan unsurlara erişimin önlenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek süreçlerinin eş güdüm içinde yürütülmesi hususları da ayrıntılı biçimde karara bağlanmıştır" denildi.

"Koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır"

Aşamalı eylem planları hazırlanacağı kaydedilen açıklamada, "Toplantı sonunda kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere çok katmanlı bir eylem planının hazırlanması, iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi, okul güvenliği uygulamalarının daha etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımı ile koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır. Aynı zamanda her eğitim öğretim yılı başında valilerimizin koordinasyonunda gerçekleştirilen 'Eğitim Öğretim Yılı Açılışı Güvenlik Tedbirleri' toplantılarında ele alınan konuların önemine dikkat çekilerek, söz konusu toplantılarda alınan tedbirlerin hassasiyetle takip edilmesi vurgulanmıştır. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması, devletimizin en temel önceliklerindendir. Gayemiz, hiçbir anne babanın çocuğunu okula gönderirken endişe taşımamasıdır. Devletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde tüm kurumlarıyla görev başındadır.

Bu acı hadiseler üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin ortak vicdanını zedelemeye, teyitsiz bilgi yaymaya, suçu ve suçluyu öven bir dil oluşturmaya çalışanlara karşı da hukukun çizdiği çerçevede gerekli işlemler kararlılıkla sürdürülecektir. Dezenformasyonla mücadele ve doğru bilgilendirme, bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi olayla ilgili bazı asılsız iddiaları yalanladı; resmi makamlar da kamuoyunun yalnızca teyitli açıklamaları esas alması çağrısında bulundu. Aziz milletimiz müsterih olsun. Çocuklarımızın güvenliği için gereken her adım atılacak, hiçbir ihmal alanı karşılıksız bırakılmayacak, hiçbir risk unsuru göz ardı edilmeyecektir. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verildi.

940 sosyal medya hesabına erişim engeli

Emniyet Genel Müdürlüğü okul saldırıları sonrası 940 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini, 93 Telegram grubunun kapatıldığını bildirdi. 83 şüpheli hakkında da gözaltı kararı verildi 

16.04.2026 10:03:00 / Güncelleme: 16.04.2026 10:11:07
Haber Merkezi
940 sosyal medya hesabına erişim engeli
940 sosyal medya hesabına erişim engeli
Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da meydana gelen okul saldırılarının ardından sosyal medya ve dijital platformlarda yapılan provokatif paylaşımlara, şiddeti öven içeriklere, korku ve panik yaratmaya yönelik faaliyetlere ilişkin yürütülen soruşturmada önemli adımlar attığını açıkladı.

Yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:

- 940 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.

- 93 adet Telegram grubu kapatıldı.

- Saldırılarla ilgili provokatif ve suç unsuru içeren paylaşımlar yaptığı belirlenen 83 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.

Yayın yasağını ihlal eden paylaşımlar inceleniyor

Soruşturma, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülüyor. 81 ildeki 171 ağır ceza cumhuriyet başsavcılığı arasında koordinasyon sağlanarak, başta Telegram olmak üzere sosyal medya platformlarında "sanal devriye" faaliyetleri etkin şekilde devam ediyor.

Yetkililer, şiddeti öven, suçu ve suçluyu meşrulaştıran, halkı yanıltıcı bilgi yayan veya korku-panik yaratmayı amaçlayan içeriklerin kısa sürede tespit edildiğini ve gerekli adli işlemlerin ivedilikle başlatıldığını vurguladı. Daha önceki aşamalarda bazı kaynaklarda 591 hesap ve 66 URL için erişim engeli talebi gibi kısmi rakamlar yer alırken, EGM'nin son açıklaması toplam rakamları güncelledi.

Soruşturma kapsamında işlemleri tamamlanan bazı şüphelilerin gözaltına alındığı, çalışmaların çok yönlü olarak sürdürüldüğü belirtildi. Ayrıca yayın yasağını ihlal eden paylaşımlar ve yeni tehdit içeren mesajlar da ayrı ayrı inceleniyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, milletimizin huzur ve güvenliğinin sağlanması için dijital ortamlardaki suç unsurlarına karşı titizlikle çalışıldığını ve soruşturmanın devam ettiğini kamuoyuna duyurdu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.