logo
07 NİSAN 2026

Kırıkkale'de müstakil evde yangın paniği

Kırıkkale'de gece yarısı müstakil bir evde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Yangın sonrası ev kullanılamaz hale geldi.

01.05.2022 01:45:00
Kırıkkale'de müstakil evde yangın paniği
Kırıkkale'de müstakil evde yangın paniği
Kırıkkale'de gece yarısı müstakil bir evde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Yangın sonrası ev kullanılamaz hale geldi.

Yangın, gece saatlerinde Kırıkkale'de Gürler Mahallesi Şehit Serhat Gencer Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Çağlar Bozoğlu'na ait müstakil bir evin çatısında yangın çıktı. Alevleri gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye, sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerince, yapılan 1 saatlik çalışmanın ardından yangın kontrol altına alındı. Gece yarısı sokağa çıkan bazı vatandaşlar da söndürme çalışmalarını uzaktan seyretti. Maddi hasarın oluştuğu evde, yangın sırasında ise kimsenin bulunmadığı öğrenildi. Yangının çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlatıldı.İHA

Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları

Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır

07.04.2026 00:17:00
Haber Merkezi
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır.

Roma'da bulunduğu zaman içerisinde Öcalan'a bizzat kiliseler tarafından sahip çıkıldığı kamuoyuna yansıyan bir hakikattir.

Yeni Mesaj Gazetesinin 23/11/98 tarihli haberinden şunları öğreniyoruz: "Kardinal Achilli Silvestrini Abdullah Öcalan'a siyasi sığınma hakkı tanınması gerektiğini açıkladı. Vatikan 'da Doğu Kiliselerinden sorumlu Kardinal, " Kendi bağımsızlığı ve düşünceleri için mücadele veren herkese siyasi sığınma hakkı tanınmalı" diye konuştu.

Kürt sorununun yalnızca Türkiye ve İtalya arasında bir mesele olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Kardinal, sorunun bütün Avrupa'yı ilgilendiren uluslararası bir konu olduğunu vurguladı.



Papa II. Jean Paul Noel konuşmasının bir bölümünde Kürt halkından da söz etti ve "Bütün dünyada özgürlük isteyen in­sanlar Allah'ın kuludur. Bir tek Allah bizi korumak için yaratılmıştır. Burada bulunan Kürt halkını da selamlıyorum" dedi.

3/12/98 Cumhuriyet Gazetesinde, Sn. Aytunç Altında! Öcalan '111 Papa 'ya mektubu üzerine bir değerlendirme yaptı. Altında yazısında:

"Aziz Peder, Hıristiyanlığa çok yakınım. Sizin şahsınıza ve dininize duyduğum saygı benim savaşımın ve düşüncelerimin merkezindedir."
Bu sözler bölücü terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan'a aittir. Ve Papa il.  Jean Paul'e yazdığı mektupta yer almaktadır…

Şimdi sorumuz şudur: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketlerinin kiliselerle ne ilişkisi var?



İlkin şunu belirteyim: Kiliseler 1965'den bu yana Ortadoğu'daki Kürtçülük hareketleriyle ve 1983'den sonra da PKK ile çok yakından ilgilenmekteydiler. Güneydoğu Anadolu'daki ilk gizli ve örgütlü etnik ve dinsel  ayırımcılığı esas alan istihbarat faaliyetlerini 1962'de Barış Gönüllüleri adıyla bölgeye gönderilen, çoğunluğu Katolik ve Anglikan kiliselerine kayıtlı Amerikalı uzmanlar başlatmışlardır.

Bunlar üç yıl süreyle bu bölgede yoğun misyonerlik faaliyetlerinde bulundular, birçok vatandaşımıza din değiştirme telinleri yaptılar, inanılmaz vaatlerde bulundular ve etnik ve dinsel ayırımcılığı körükleyecek bölgesel inanç farklılıklarını bilgi haline dönüştürerek ABD'deki çeşitli istihbarat birimlerine aktardılar. Bu gönüllülerin hazırladıkları raporların bir kısmı da doğrudan doğruya kiliselere gitti…

Son söz

Son söz: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketinin arkasındaki destekçilerin başında kiliseler vardır. PKK olayında hiç dikkat edilmeyen bu husus umarım bundan sonra dikkate alınır. Ortadoğu'daki kilise ve İslam harici fraksiyonlar çok uzun zamandır bir ittifak içindeler, benden uyarması". (Prof. Dr. Haydar Baş, Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler eseri yıl 1998 sh;77]

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor" dedi.

06.04.2026 19:16:00
İhlas Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."

Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi

Şarkıcı Gülben Ergen, Zeytinburnu Sahili'nde anne ve kızın cesedinin bulunmasıyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan başlatılan soruşturma çerçevesinde savcılıkta ifade verdi. İfade sonrası açıklama yapan Ergen, "Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" dedi

06.04.2026 15:15:00 / Güncelleme: 06.04.2026 15:19:53
İHA
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Zeytinburnu Kazlıçeşme Sahilinde, 2 Mart tarihinde balık tutmaya gelen vatandaşlar tarafından cansız bedenleri bulunan F.Ç (30) ve kızı İ.Ş. (8) olayına ilişkin şarkıcı Gülben Ergen hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan soruşturma başlatıldı.

Ergen, Bakırköy Adalet Sarayına gelerek, 'şüpheli' sıfatıyla Basın Suçları Soruşturma Bürosunda ifade verdi. Yaklaşık 1 saat süren ifadesinin ardından Ergen, işlemlerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

"Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim"

Adliye önünde yaptığı açıklamasında annenin çağrısı üzerine paylaşımda bulunduğunu belirten Ergen, "Sosyal medyada bir paylaşımda bulundum. Bir annenin çağrısı üzerine. O anne, 'Gülben Hanım'a buradan çağrımdır, gelsin ne durumda olduğumuzu, çocuğumuzu yerinde görsün' dedi. Ramazan ayında anneyi evinde ziyaret ettim. Arkadaşlar anne ve kızı şu anda hayatta değiller. Can güvenliğimden korkuyorum diyen anne, kız şu anda hayatta değil. Ben bununla ilgili ifade veriyorum. Çok üzgünüm, kırgınım ama savcı bey, avukatımın da söylediği gibi son derece nezaketle, anlayışlı bir şekilde, ziyaretimi, ne zaman gittiğimi, ne konuştuğumu, ne gördüğümü sordu. Ben de ne yaşadığımı ve ne gördüğümü savcı beye dikkatle ve özenle anlattım. Kırgın ve üzgünüm. Ben Rojin Kabaiş için de adalet bekliyorum. Çocuklar, kadınlar ve kızlarla ilgili duyarlılığım devam edecek. Ben bu ülkenin sanatçısıyım, bu ülkenin vatandaşıyım, bu ülkede bir derneğin kurucusu ve başkanıyım. Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" şeklinde konuştu.

Ergen, açıklamalarının ardından, adliyeden ayrıldı. Öte yandan anne ve kızın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma devam ediyor.

Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanması: Talepler reddedildi

Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasında talepler reddedildi. Duruşmaya ara verildi

06.04.2026 14:12:00 / Güncelleme: 06.04.2026 14:16:23
İHA
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanması: Talepler reddedildi
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanması: Talepler reddedildi
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos'ta 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Mahkemede avukatların talepleri mahkeme başkanı tarafından reddedildi.



"Ben cesedi yok etmedim, açığa çıkardım"

Saat 9.40'ta başlayan duruşmada, mahkeme başkanı, sanık Nevzat Bahtiyar'a bozma kararına itirazı olup olmadığını sordu. Bahtiyar, bu konuda bir şey söylemek istemedi. Mahkeme başkanı, Nevzat Bahtiyar'a olay günü ne yaptığı sorması üzerine Bahtiyar, öğleden sonra eve geldiğinde evinin sularının kesik olduğunu ardından bu durumu bildirmek için Salim Güran'ı aradığını aktardı. Bahtiyar, "Cinayetle hiçbir alakam yok, Salim Güran beni çağırdı. Tepeye gittim. Salimle birlikte Arif Güran'ın evine geldik. Narin'in cesedini orada gördüm. En sondaki soldaki oda sanırım. Bana bu cesedi götüreceksin dedi, ben götürmüyorum dedim. Sonra silah çekti beni ve oğlumu tehdit etti, önce oğlunu sonra seni öldürürüm dedi. Ben mecbur kaldım cesedi götürdüm. Ceset battaniyeye sarılıydı. Sonra bizim ahıra gittim, cesedi orada torbaya koydum. Sonra da arabaya koydum. Sonra Yüksel Güran'ı yukarda gördüm. Ağlıyordu. Sonra Salim Güran geldi. Battaniyeyi benden aldı. 'Cesedi parça parça et kimse görmesin' dedi. Sonra ben cesedi götürdüm. Ben cesedi yok etmedim, açığa çıkardım. Eğer Salim Güran'ın dediğini yapsaydım, ceset olmazdı, ben de burada olmazdım. Ben sadece Salim Güran'ı gördüm. Cesedi arabaya götürdükten sonra Yüksel Güran'ı gördüm, ağlıyordu. O zaman ailem güvence altında olmadığı için o ifadem doğru değil. Mahkemedeki ifadem doğru. Ben mecbur kaldım cesedi götürdüm. Pişmanım. Cesedi aldığımda çocuk ölmüştü. Ben delilleri yok etmiş olsaydım burada olmazdım'' dedi.

"Jandarma ile değil, polisle keşif istiyorum"

Bahtiyar'ın ardından söz alan Arif Güran, yeni keşif talebinde bulunarak, "Bu kadar eksik bir soruşturmada ben neye inanayım. Benim her şeyi öğrenmek hakkımdır. Bu insan 6 kez ifade değiştirdi. Bu adamın ifadesiyle benim ailem yok edildi. Benim kızım katledildi. İnsanda vicdan olursa birinden üzülür de söz eder. Bana diyorlar ki mahkeme ne diyorsa kabul et. Ben kabul etmiyorum. Burada Adalet mülkün temelidir deniyor. Ben bu acı ile yaşayamam. Ben keşif istiyorum, jandarma ile değil, polisle keşif istiyorum. Nevzat Bahtiyar, tehdit edildiği için konuşmadığını söylüyor. Köyde bin 700 personel vardı. Bu adam 19 gün boyunca içimizdeydi, yanımda namaz kalıyordu. O kadar jandarma vardı, istihbarat elemanı vardı. Neden tehdit edildiğini söylemedi. Salim Güran, devletten büyük müdür. Başkanım ben ölü bir insanım, ben kızımın hakkını istiyorum. Ben keşif istiyorum. Benim çekirdek ailem yok oldu. Kızımın hakkı yerde kaldı. Ben kızımın hakkını istiyorum. Yüksel Güran yapmışsa cezasını çeksin, Salim Güran yapmışsa cezası çeksin. Ben adalet istiyorum, kızımın hakkını istiyorum, keşif istiyorum. Narin gibi 4 tane daha çocuğum var. Benim çocuklarım okulu bıraktılar, benim çocuklarım okula gidemiyor. Narin'i korumak için 7'den 70'e iftira attılar. Ama Narin gibi 4 çocuğu daha öldürdüler. Havaalanı, Dara-2 üs bölgesinin kameralarını istiyorum. Bu davanın bu şekilde kapanmaması lazım ve kapanmayacak. Bir baba olarak bir ağabey bir kardeş olarak keşif istiyorum. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet o parmağı kessin. Salim, Yüksel, Enes, Nevzat kim olursa olsun" diye konuştu.

İfadelerin ardından duruşmaya ara verildi.

Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır

Antalya'da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin 12 tutuksuz sanığın yargılandığı davada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda 5 sanığın birinci derecede, 1 sanığın ikinci derecede sorumlu olduğu belirtilirken, 4 sanık yönünden kusur bulunmadığı kanaatine yer verildi. Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz bakımından ise kaza tarihinde resmi görevi bulunmadığı, kaza öncesi süreçteki sorumluluğunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi

06.04.2026 14:02:00 / Güncelleme: 06.04.2026 14:05:28
İHA
Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır
Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır
Konyaaltı ilçesinde 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Altıncı duruşmada tutuksuz sanıklar Ahmet Buğra S., Serkan Y. ve Okan E. ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan ve duruşmaya katılma şartı bulunmayan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise duruşmaya katılmadı.
Mahkemede, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya sunuldu. Tutuksuz yargılanan sanıklar, daha önce hazırlanan rapor ile yeni rapor arasında çelişki bulunduğunu öne sürerek, aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini dile getirdi.

Ek raporda sorumluluk değerlendirmesi yer aldı

Dosyaya giren ek bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; olay İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında "iş kazası" olarak değil, "kaza" olarak değerlendirildi. Raporda, meydana gelen olayda çalışanın yaralanmadığı ve ölmediği için olayın iş kazası kapsamında değerlendirilmediği kaydedildi.

Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün 15 Aralık 2023 ile 10 Ocak 2024 tarihleri arasında 156 kalemden oluşan yapılacak işler listesini hazırlayıp bildirdiği, ancak listenin kullanım kılavuzu ve ilgili standartlar gözetilerek değerlendirilmesini sağlamadığı ya da sağlatmadığı yer aldı. Aynı raporda, kaza tarihinden 4 ay 15 gün önce ayrıldığı, ayrıca kaza günü itibarıyla herhangi bir resmi görevinin bulunmadığı, bu nedenle kaza tarihinden önce şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine yönelik etkisinin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.



5 sanık için birinci derece sorumluluk tespiti

Ek bilirkişi raporunda, Edip Kemal B.'nin asıl işveren(idare) olarak şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunu belirlemesi ve yönetmesi nedeniyle 2. dereceden sorumlu olduğu değerlendirmesi yapıldı. Raporda Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E. ve Serkan Y.'nin ise olayda birinci dereceden sorumlu olduğu kanaatine yer verildi. Bu değerlendirmede, şirketin teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine ilişkin sorumlulukların dikkate alındığı kaydedildi.

4 sanık yönünden kusur bulunmadı

Ek raporda Suphi K. ile Kazım K. hakkında, meydana gelen kazaya ilişkin doğrudan hata yaptıklarına dair bilgi ya da belge bulunmadığı, bu nedenle kusurlarının olmadığı belirtilirken, Hüseyin A. ile Aziz A. bakımından da görev tanımları itibarıyla kazaya neden olacak bir görevde bulunmadıkları gerekçesiyle kusur bulunmadığı kanaatine varıldı.

Savcı mütalaasını bir sonraki celsede sunacak

Cumhuriyet savcısının, raporun taraflara tebliğ edilmesinin ardından bir sonraki celsede esas hakkındaki mütalaasını sunmasının beklendiği belirtilirken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Olayın geçmişi

Sarısu mevkiindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024'te meydana gelen kazada, parçalanan kabinden düşen bir kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabinde bulunan 2'si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Sistem durduğu için havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi ise yaklaşık 22,5 saat süren operasyonla tahliye edilmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de bulunduğu 12 sanığın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" ile "trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma" suçlarından 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edilmişti.

Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 kişi çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı

06.04.2026 02:10:00 / Güncelleme: 06.04.2026 06:12:16
İHA
Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı
Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı
Geçtiğimiz ay yürütülen 'icbar suretiyle irtikap' soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Dün sabahın ilk ışıklarıyla birlikte jandarma ekipleri tarafından belediye binasına geniş çaplı başlatılan arama çalışmaları devam ediyor. Jandarma, kurumdaki tüm bilgisayarları ve dijital materyalleri inceleme altına alırken 3 kişi gözaltına alındı.



Olaya ilişkin CHP'li meclis üyesi Cihan Tutal, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan ve BOLSEV Vakfı Üyesi Ali Sarıyıldız gözaltına alındı. Soruşturmaya ilişkin daha önce de Naim Ayhan ve Ali Sarıyıldız gözaltına alınmış ve ifadeleri sonrası serbest bırakılmıştı. Jandarma ekipleri belediye binasında yaklaşık 5 saat süren çalışmalarını tamamladı. Ekipler tarafından önemli evrak ve bilgisayarlar torbalarla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na götürüldü.



3 isim de serbest bırakıldı



İl Jandarma Komutanlığı'nda gözaltı işlemleri tamamlanan CHP'li meclis üyesi Cihan Tutal, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan ve BOLSEV Vakfı Üyesi Ali Sarıyıldız öğle saatlerinde Bolu Adliyesi'ne sevk edildi.



Savcılıkta ifade işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen 3 kişi, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde özel halk minibüsünün köprü direğine çarpması sonucu hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün kimlikleri belli oldu

04.04.2026 18:11:00 / Güncelleme: 04.04.2026 18:13:55
İHA
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Kaza, Kahramankazan ilçesi Saray mevkiinde meydana geldi. Kızılcahamam istikametine seyreden 06 HO 1460 plakalı özel halk minibüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarptı. Kazanın etkisiyle takla atan otobüs, köprü ayağına çarparak durabildi. Kazada 5 kişi hayatını kaybederken, 14 kişi de yaralandı. Kazada hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün minibüs şoförü Efe Erdem (31) ile yolculardan Mehmet Sucu ve kızı Safiye Simge Sucu ile Hamiyet Bilge Uslu olduğu tespit edildi.



Hayatını kaybeden diğer kadın yolcunun kimliğini belirlemek için çalışmalar sürüyor. Otobüsün şoförü Efe Erdem'in evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili 3 cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 2 bilirkişi de incelemelerini sürdürüyor. 

Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin, "Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Sosyal medyaya artık gerçek bilgiler ve kişisel kimlikle girilecek. Sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Bu düzenlemenin kısa sürede yasalaşması hedefleniyor. Bu sayede herkes sosyal medyaya gerçek kimliğini girmiş olacak" dedi

03.04.2026 15:51:00
AA
Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak
Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Diyarbakır'daki temasları kapsamında Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı'na katıldı.

Programda, Bakan Gürlek ve TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, gazeteci Türker Akıncı'nın sorularını yanıtladı.

Akıncı'nın sosyal medya düzenlemesinin içeriğine ilişkin sorusu üzerine Gürlek, Adalet Bakanlığı tarafından sosyal medya düzenlemesi ön çalışmaları kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Siber Güvenlik Başkanlığı ile görüşmelerin yapıldığını belirterek, ilgili erişim sağlayıcılarıyla BTK tarafından görüşmelerin yürütüleceğini söyledi.

Gürlek, "Sosyal medyada öyle bir dünya anlatılıyor ki; oradaki hayatların hepsi yalan hayatlar. Orada yayınlanan diziler, filmler, YouTuber'lar, orada şaşaalı hayatlar... Öyle bir hayat yok. Bunlara gençlerin özenmemesini istiyorum. Gerçek dünyada böyle bir şey yok. Bizim memleketimiz her anlamda gelişmiş. Eğitim anlamında da çok gelişmiş. Artık Türkiye bir oyun kurucu modeline döndü. Yerli savunmamızı yapıyoruz, yerli silah üretiyoruz. Mühendislerimiz çok gelişti. Bilim adamlarımız gelişti. Sosyal hayattaki yalana kapılmamalarını özellikle gençlerimize tavsiye ederim. Orada bir yalan var, orada bir gerçeklik yok. Orada bir özenti var ama gerçek anlamda böyle bir hayat yok. Ülkemizin gerçeklerinden, geleneklerinden kopmayalım" diye konuştu.

Dünyada yaşanan gelişmelere ve savaşlara değinen Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Batı'yı gördük. Batı her zaman ikiyüzlü. Yanı başında Ukrayna-Rusya savaşı var, müdahale etmiyorlar. Sadece 'bize bir şey olmasın' diye kendi güvenliklerini düşünüyorlar. Memleket, millet, tarih olarak her zaman mazlumun yanında durduk. Bakın Cumhurbaşkanımız her zaman her ortamda Gazze'nin yanında durduğunu dile getiriyor. Yani dünya liderlerinden bunu dile getiren kaç kişi var?"

⁠"Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz"

Sosyal medyada sahte hesapların da açıldığına işaret eden Gürlek, itibar suikastlarının yapıldığını belirtti.

Gürlek, şunları kaydetti:

"Sosyal medyada bir kişi hesap açıyorsa, bir suç işliyorsa bunun mutlaka bir karşılığının olması lazım. Biz bunu istiyoruz. Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Yani bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğuna katlanacak. Şimdi sahte hesap açıyorlar, olayları farklı anlatıyorlar. Sosyal medyada yargılamalar yapılıyor, kararlar veriliyor, hükümler veriliyor. Gerçekte öyle değil. Sosyal medyada bir kişi hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. İnşallah 12. Yargı Paketi'nde bunu ete kemiğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa, kimliği belli olacak. Orada yazdıklarından da ettiği hakaretten de itibar suikastından da sorumlu olacak. Kimseye itibar suikastı yapılmayacak, kimse itibarsızlaştırılmayacak. Burada çok kıymetli hakimlerimiz var. Gece gündüz fedakarca çalışıyor, gerekirse ailesinden ödün veriyor, dosya okuyor ama sosyal medyada öyle bir şey yapılıyor ki, dosyadan haberi yok. Adam hüküm vermiş, yargılama yapmış. 'Bu neden tutuklanmadı?' deniyor. Sosyal medya yasasına çok önem veriyorum. Sosyal medyaya artık gerçek bilgiler ve kişisel kimlikle girilecek. Bu sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Bu kurallara uymadıkları takdirde kapatacaklar. Takip ediyorsunuz, hazırlıyoruz paketi, Meclis'e sunuyoruz. Sayın milletvekillerimiz de bu konuya çok önem veriyor. Bunun kısa sürede yasalaşması hedefleniyor. Yasalaştıktan sonra da bir geçiş süreci olacak. Çünkü bunun altyapısının sağlanması gerekiyor. Bu düzenleme sayesinde herkes sosyal medyaya gerçek kimliğini girmiş olacak."

İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı

İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi

03.04.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, internet üzerinden silah sattıkları iddia edilen ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik geniş çaplı çalışma başlattı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya göre, dijital ortamda suç işlemek amacıyla şahıs temini ve silah satışı faaliyetlerinde bulunan kişiler takibe alındı.



Emniyet ekipleri tarafından yürütülen istihbari analiz ve veri inceleme çalışmaları neticesinde; suç içerikli paylaşımlar, kullanıcı etkileşimleri ve dijital izler detaylı şekilde değerlendirildi, bu kapsamda suça karıştığı belirlenen şahısların tüm bağlantılarıyla deşifre edildi.

Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyonun düğmesine basıldı. İstanbul başta olmak üzere Bursa, İzmir, Adana, Konya, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Ankara, Manisa, Mardin, Adana ve Antalya'yı kapsayan toplam 16 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Zincirle baskınlarda 35 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gönderildi. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

İşyerlerini kurşunlayıp haraca bağlamışlar:: 46 gözaltı

Kurşunladıkları iş yerlerinin sahiplerinden haraç isteyen çeteye yönelik İstanbul merkezli 3 ilde gerçekleştirilen operasyonda 46 şüpheli yakalandı

03.04.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
İşyerlerini kurşunlayıp haraca bağlamışlar:: 46 gözaltı
İşyerlerini kurşunlayıp haraca bağlamışlar:: 46 gözaltı
Kurşunladıkları iş yerlerinin sahiplerinden haraç isteyen çeteye yönelik İstanbul merkezli 3 ilde gerçekleştirilen operasyonda 46 şüpheli yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Silivri ve çevre ilçelerde faaliyet yürüttüğü belirlenen, elebaşılığını M.A. isimli kişinin yaptığı silahlı suç örgütüne yönelik çalışma yapan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, kurşunladıkları iş yerlerinin sahiplerinden haraç isteyen çeteye yönelik operasyon başlattı.



İstihbarat Şube Müdürlüğü ile müşterek yürütülen operasyon, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı ile gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında, Silivri ve çevre ilçelerde faaliyet yürüttüğü belirlenen, liderliğini M.A. isimli şahsın yaptığı silahlı suç örgütüne bu sabah İstanbul, Ankara ve Tekirdağ illerini kapsayan operasyonda, 46 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda ise 9 tabanca, 1 av tüfeği, çok sayıda senet ve kıymetli evrak, yakalanan silahlara ait değişik çaplarda çok sayıda mermi ele geçirildi. 3 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alınan 46 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul Organize Şubeye götürüldü.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.