logo
15 MAYIS 2026

Klip sayesinde tanındı

06.09.2006 00:00:00
Ünlü şarkıcı İbrahim Erkal'ın doğup büyüdüğü Erzurum'un Narman İlçesi'nde, "Yaşayamam ki" adlı parçasının klip çekimlerini gerçekleştirdiği "Peri Bacaları" ziyaretçi akınına uğruyor. Erzurum'a yaklaşık 90, Narman'a ise 12 kilometre mesafede bulunan ve Nevşehir'deki peri bacalarını andıran Narman Peri Bacaları, İbrahim Erkal'ın klibinin ardından ziyaretçi akınına uğruyor. Narman'ın Yoldere Köyü sınırındaki kırmızı renkli peri bacalarına hayran kaldıklarını belirten Karslılar, bu bölgeyi ilk defa gördüklerini belirtti. Yasin Vargün, Narman Peri Bacaları'nı ilk olarak İbrahim Erkal'ın klibinde gördüğünü söyledi. Çok güzel bir manzaraya sahip olan bölgenin, bir an önce turizme kazandırılması gerektiğini ifade eden Vargün, "Burası turist bölgesi olabilecek bir yer. Nevşehir Kapadokya'dakiler beyaz, bunlar ise kırmızı renkte. Toprak ve doğa yapısı olarak da mükemmel bir bölge" dedi.

İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Elektronik Sistemler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin 12 şüpheli gözaltına alındı

15.05.2026 09:16:00
AA
İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı
İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yapılan çalışmada, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Elektronik Sistemler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen 6 ihaledeki iş ve işlemlerin usulsüz olduğu belirlendi.

Çalışmaların ardından İstanbul, Kırıklareli ve Trabzon'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 12 şüpheliyi gözaltına aldı.

Zanlılar, işlemleri için emniyete götürüldü.

Üsküdar Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturması: 7 gözaltı

Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak rüşvet suçu işlendiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda 7 zanlı gözaltına alındı

15.05.2026 09:14:00
AA
Üsküdar Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturması: 7 gözaltı
Üsküdar Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturması: 7 gözaltı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Üsküdar Belediyesine yönelik usulsüzlük ve rüşvet suçuna ilişkin soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, soruşturma kapsamında yaptıkları çalışmada Üsküdar Belediyesinin sorumluluk alanındaki inşaatlarda iskan ruhsatı başvurularında projeye aykırılıklar gerekçe gösterilerek müteahhit ve iş takipçilerinden maddi menfaat talep ettikleri, talepleri üst düzey yöneticilerin de katıldığı değerlendirmeler sonucunda belirledikleri ve usule aykırı yapıların iskan işlemlerinin onaylayarak menfaat teminini elden, şirket hesapları ile farklı kanallar üzerinden sağladıkları öne sürülen zanlıların kimlik ve adreslerini belirledi.

Çalışmalarını tamamlayan ekipler, düzenledikleri operasyonda 7 zanlıyı gözaltına aldı.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.

Ne olmuştu?

İstanbul ve Yalova'da 7 Nisan'da Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı verilmesindeki usulsüzlüklere ilişkin rüşvet suçunu teşkil edecek eylemlere istinaden 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, aralarında Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci ve Kent AŞ Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu'nun da bulunduğu 22 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Deveci ve Akkoyunlu ile toplam 9 şüpheli tutuklanmış, diğer zanlılar işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. 

Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklanmasının ardından Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hakan Bahçetepe ile 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

15.05.2026 07:00:00
AA
Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Aziz İhsan Aktaş, Gürkan Dölekli, Özer Ayık, Hakan Bahçetepe, Seza Büyükçulha, Baki Aydöner, Erdal Celal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal "şüpheli" olarak yer aldı.

İddianamede, 2 ayrı eyleme yer verilirken, ilk eyleme ilişkin yapılan değerlendirmede, şüpheli Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner'in "Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında sanık olarak yer aldıkları belirtildi.

Bu davada Aydöner'in üzerine atılı suçlara ve şüphelinin karıştığı eylemlere bakıldığında, İBB'de görevi bulunmamasına rağmen İmamoğlu'na olan yakınlığını kullanarak sahip olduğu gücü haksız kazanç sağlama noktasında kullandığı aktarılan iddianamede, müteahhitlerle görüşüp belediyeden alacaklarını tahsil ettirdiği, karşılığında maddi menfaat elde ettiği ifade edildi.

İddianamede, şüphelinin Aziz İhsan Aktaş'ın firması adına kayıtlı bir aracı bila bedel kullandığı, Aktaş'ın şüpheliyle tanıştıktan sonra kendisine 100 bin dolar para verdiği, bir nevi jest yaptığı kaydedilen iddianamede, "Şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın da CHP'de, İBB'de etkili olan kişilerle temas sağladıktan sonra bu kişilere maddi jestler yaparak ilişkisini kuvvetlendirdiği, bu kişilerle para ilişkisine girerek işlerini çözmeye, yeni ihaleler almaya çalıştığı gerek kendisinin yargılandığı davada gerekse de 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'nün yargılandığı davada ortaya konulmuştur." ifadelerine yer verildi.

Aktaş'ın, Baki Aydöner ve Ertan Yıldız isimli kişilerle Burak Korzay üzerinden tanıştığı kaydedilen iddianamede, bu kişilerin maddi taleplerini karşılayarak işlerini, sorunlarını çözmeyi amaçladığı belirtildi.

İddianamede, şüpheli Aydöner'in savunmasında aracı kiraladığını, ancak fatura vs. verilmediği için aracı iade ettiğini belirtmişse de kendisinin CHP'li siyasi kimliği dışında aileden gelen esnaf kimliğinin de bulunduğu, herkes gibi araç kiralamanın prosedürlerini bilebilecek konumda olduğu aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Dolayısıyla Aziz İhsan Aktaş'tan elde ettiği haksız menfaatler konusundaki beyanlarına itibar edilmemiş, şüphelinin CHP'li belediyelerde iş çözme, belediyeden talebi bulunan kişi ve müteahhitlerden kazanç sağlama gayesiyle hareket ettiği, şüpheli Seza Büyükçulha'nın da İmamoğlu ile olan yakın arkadaşlığını kullanarak nüfuz elde ettiği, CHP'li belediyelerden talepte bulunan kişilerin taleplerini karşılamaya, işlerini çözmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her ne kadar şüpheliler Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha'nın kazı izni, iş yeri açma ruhsatı verme konusunda doğrudan yetkileri olmasa da bu izinleri alabilecek etkiye sahip oldukları görülmüştür."

Rüşvet iddiaları

"Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "rüşvet verme", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik", "suçtan kaynaklanan mal varlıkları değerlerini aklama", "vergi usul kanuna muhalefet" suçlarından yargılanan şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek samimi beyanlarda bulunduğu bilgisine yer verilen iddianamede, kendisinden para talep eden belediye başkanları ve bu kişilerle irtibatlı kişiler hakkında bildiklerini başsavcılıkla paylaştığı, para verme eylemlerini dekont ve tarihleri ile somutlaştırmaya çalıştığı, bu kapsamda alınan beyanının tespit edilen hususlarla uyumlu olduğunun görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Aktaş'ın ortağı olduğu ticari işletmenin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden aldığı kazı izniyle İBB'den aldığı iş yeri açma ve çalışma ruhsatının alım süreçleri ile ilgili kendini ve ortağı şüpheli Gürkan Dölekli'yi suçlamasının olağan olmadığı belirtilerek, "Her iki iznin verildiği tarihlerle öncesindeki iletişim ve baz kayıtları dikkate alındığında, şüpheliler Aziz İhsan Aktaş ve Gürkan Dölekli'nin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nde Bedaş'ın kendi adlarına yaptığı, bekletilen kazı izni ile İBB'de bekletilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatı için şüpheliler Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner aracılığıyla, şüpheliler Hakan Bahçetepe 200 bin dolar verdikleri, şüpheliler Baki Aydöner ile Hakan Bahçetepe kazı iznini verildiği tarihten 1 gün önce, 8 Mayıs 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa ilçesinde baz verdikleri" değerlendirmesi yapıldı.

Şüpheliler Bahçetepe ve Özer Ayık'ın 1 Mayıs 2024 ve 3 Mayıs 2024 tarihlerinde ortak baz bilgilerinin bulunduğu aktarılan iddianamede, kazı izninin verildiği tarihte yakın mesafede baz bilgilerinin bulunduğu belirtildi.

İddianamede, Erdal Celal Aksoy'a 300 bin dolar rüşvet verdikleri, şüpheli Bahçetepe'ye parayı teslim eden kişinin şüpheli Özer Ayık olduğu ifade edildi.

Aksoy ile rüşvet anlaşmasının şüpheli Büyükçulha aracılığıyla yapıldığı kaydedilen iddianamede, Aksoy'un, Büyükçulha'yla 3 Eylül 2024'te, Dölekli'yle ise 7 Eylül 2024'te ortak baz verdiği aktarıldı.

İddianamede, şüpheli Dölekli'nin baz kayıtlarına bakıldığında, şüpheli Erdal Celal Aksoy'la ruhsat izninden kısa süre önce ve kısa süre sonra bir araya geldikleri, yine şüpheli Dölekli'nin diğer şüpheliler Bahçetepe, Aydöner ve Büyükçulha ile irtibatının bulunduğu dikkate alındığında, şüpheli Aktaş'ın beyanlarının tutarlı olduğu, diğer şüphelilerin savunmalarının suçlamalardan kaçmaya yönelik olduğu belirtildi.

Eylem 2'de ise iddianamede, Hakan Bahçetepe'nin 2024 yerel seçimlerinde Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı seçildikten sonra görevini kötüye kullanarak haksız kazanç elde ettiği, bu kapsamda bir aracı 28 Haziran 2024'te, belediye başkanı olduktan yaklaşık 2 ay sonra 3 milyon 70 bin liraya satın aldığı ifade edildi.

İddianamede, şüphelinin kamu görevlisi olması, mal bildiriminde bulunma zorunluluğunun bulunması ve suç konusu eşyanın sicile tabi tutulmasının tespiti mümkün olması nedeniyle, eşinin babası şüpheli Aziz Lal adına aldığının anlaşıldığı belirtildi.

Şüpheli Aziz Lal'in aracın parasını evde bulundurduğu dolarla ödediğini belirtmişse de, yaklaşık 100 bin dolar civarındaki parayı evde bulundurmasının olağan olmadığı kaydedilen iddianamede, "Şahsın mali verileri, Hakan Bahçetepe'nin belediye başkanı olmadan evvel kullandığı araçların çok eski model, ucuz araçlar olması, konumu ve yaptığı iş sebebiyle döviz cinsinden parayı evinde saklamasının olağan olmaması, aracı şüpheliler Hakan ve Gözde Bahçetepe'nin kullanması dikkate alındığında, Hakan Bahçetepe'nin elde ettiği haksız gelirle eşi Gözde'ye aldığı suç konusu araç arasındaki illiyet bağını kesmek için aracı şüpheli Aziz Lal adına tescil ettirdiği, bu haliyle şüphelilerin iştirak halinde, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerleri aklama suçunu işledikleri" ifadelerine yer verildi.

İddianamede, Bahçetepe'nin belediye başkanı olduktan sonra 3 milyon 70 bin lira değerindeki aracı edindiği, şüphelinin MASAK verileri incelendiğine belediye başkanı olmadan önce hesabında çok düşük tutarlarda para hareketlerinin olduğu, söz konusu araç için ödenen paranın kendi çalışma ve emeği karşılığında elde edilmiş kazançla alınmadığı, "rüşvet" ya da "irtikap" kapsamında elde edinildiğine dair tespit olmadığından eyleminin "haksız mal edinme" suçunu oluşturduğu ifade edildi.

Ceza istemleri

İddianamede, Hakan Bahçetepe'nin "haksız mal edinme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "rüşvet alma" suçlarından 10 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Diğer şüpheliler Gürkan Dölekli, Baki Ayöner, Özer Ayık, Seza Büyükçulha, Erdal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal'in ise "rüşvet almak", "rüşvet vermek", "rüşvete aracılık etmek", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" gibi suçlardan 3 yıldan 24 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamede ayrıca, "Gerek Hakan Bahçetepe'ye gerekse de Erdal Celal Aksoy'a rüşvet verilmesi eylemlerini soruşturma başlamadan evvel Cumhuriyet Başsavcılığımıza şüpheli Aziz İhsan Aktaş tarafından bildirilmesi ve haberdar etmesi nedeniyle, şüpheli Aziz İhsan Aktaş hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 254/2 maddesinde yer alan hükümlerin uygulanmasına, şüpheli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep olunur." denildi.

İddianame üzerinde İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin incelemesi sürüyor. 

Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticarete ilişkin, "Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı

14.05.2026 23:30:00
AA
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'a yaptığı resmi ziyaret kapsamında bir otelde düzenlenen Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanış toplantısına katıldı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'e iş insanlarının meselelerine gösterdiği yakın ilgi için teşekkür eden Erdoğan, geçen günlerde idrak edilen Vatan Savunucuları Günü ve Zafer Bayramı münasebetiyle Kazak halkını tebrik etti.

Tokayev'in liderliğinde yürütülen reform programının Kazakistan'ın şahlanışının itici gücü olduğunu belirten Erdoğan, 15 Mart'ta yapılan referandumda kabul edilen yeni anayasanın kardeş Kazak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi.

Türkiye'nin, bağımsızlığının 35. yılını idrak eden Kazakistan'ın her daim en yakın destekçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sabahki görüşmelerimizde ortak gündemimizde olan pek çok konuyu ele aldık. İkili iş birliğimizi güçlendirecek 13 farklı belgeye imza attık. İş Forumu'nun da ülkelerimiz arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Kazakistan ile ekonomik ilişkilerimizin her geçen gün daha da ileriye gitmesinden bahtiyarız. Kazakistan'ın Sayın Tokayev'in güçlü liderliğinde ekonomi alanında kaydettiği ilerlemeleri büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. 2025 yılında gayri safi yurt içi hasılası yüzde 6,5 gibi çarpıcı bir büyüme gösteren Kazakistan'da kişi başına düşen milli gelir 15 bin dolara yaklaştı. Artık karşımızda toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. Bu büyümenin de etkisiyle Kazakistan 2025 yılında Türk dünyası içerisinde en fazla ticaret gerçekleştirdiğimiz ortağımız olmuştur. 5 bin 500'e yakın şirketimiz inşaattan finansa, turizmden bilişime 6 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla sadece refahı değil, aynı zamanda kardeşliğimizi de destekliyor. Müteahhitlerimiz ülkenin dört bir yanında değeri 30 milyar dolara varan 500'ü aşkın projeyi üstlendiler. Başarıyla tamamlayıp Kazak halkının hizmetine sundukları eserlerle ülkemizin gurur kaynağı oldular."

"Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz"

Kazakistan'ın Türkiye'deki yatırımlarının her geçen gün artmasından ziyadesiyle memnun olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"750'den fazla Kazak firma 2 milyar dolara yaklaşan yatırımla Türkiye'de faaliyetlerine devam ediyor. Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Açıkçası çok daha fazlasını yapabileceğimize, çok daha ileri seviyelere ulaşabileceğimize eminim. Bu minvalde geçtiğimiz ay Astana'da düzenlenen Karma Ekonomik Komisyon toplantısında kabul ettiğimiz kapsamlı eylem planı ticaret ve yatırım ilişkilerimize yeni bir soluk getirecektir. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımız vesilesiyle bugün imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşması'nın karşılıklı yatırımları daha da teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde ayrıca Kazakistan ile elektronik izin sistemine geçilmesi, geçiş belgesi kotalarının artırılması, ikili ve transit taşımaların serbestleştirilmesi gibi ticaretimizi olumlu etkileyecek konuları da ele aldık. Bu hususlarda önümüzdeki dönemde ilerleme sağlayacağımıza inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel çatışmalar, enerji arz güvenliği, yapay zeka dönüşümü ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bu dinamiğin bir sonucu olarak ülkeler arasında işbirliğinin geliştirilmesi daha da önem kazanmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in vizyoner yaklaşımıyla Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz. Yarın Hoca Ahmet Yesevi'nin memleketi Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi'ni gerçekleştireceğiz. Zirvenin ana temasının yapay zeka ve dijital kalkınma olarak belirlenmesini çok isabetli ve anlamlı bulduğumuzu ifade ediyorum." dedi.

"Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz"

Tokayev ile bugün enerji bahsinde hidrokarbon alanlarının işletilmesinden nakliyesine, kritik madenlerin keşfine kadar geniş bir yelpazede işbirliği fırsatlarını istişare ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Türkiye olarak yıllar öncesinden kaynak çeşitliliğini sağlamak suretiyle enerji arz güvenliğini temin etmiş bir ülkeyiz. Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. Önemli atılım gösterdiğimiz savunma sanayi alanında Kazakistan ile geçmişe dayalı çok iyi bir iş birliğimiz var. Bugün kıymetli kardeşimle birlikte ortak üretim dahil yeni projelerle bu alandaki işbirliğimizi daha da ilerletme noktasında irademizi teyit ettik. Demir yolu bağlantılarımızı, liman altyapımızı ve dijital gümrük sistemlerimizi entegre ederek Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz. Ülkelerimizi birbirlerine yakınlaştırırken aynı zamanda küresel ekonomide Avrasya bölgesini daha rekabetçi bir konuma ulaştırmak hedefimiz olmayı sürdürüyor."

"İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır"

Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yola çıkan ahir muradına erişir" sözlerine anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Liderler olarak biz bu yolun üzerinde ayağınıza takılan, elinizi kolunuzu bağlayan hangi engel varsa onlardan kurtulmanız için gerekeni yapmaya devam edeceğiz. Türk-Kazak iş dünyası olarak sizler de çıktığınız yolda sabırla yürümekten vazgeçmeyeceksiniz. Yatırım yapacaksınız, üreteceksiniz, ihraç edeceksiniz, istihdam sağlayacaksınız, iki ülke ekonomisine katkı sunacaksınız. El ele, omuz omuza vereceğiz, hep beraber bıkmadan, usanmadan ve kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim sizlerden beklentimiz sadece ekonomik değil, insani kazanımları da esas alan projelere öncülük etmenizdir. İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır. Ortak geleceğimizin nişanelerinden olan ve kurulduğundan bu yana 100 bin mezun veren Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine desteklerinizi artırmanızı beklediğimizi burada ifade etmek istiyorum."

Erdoğan, Tokayev'in şahsında Kazak halkının yaklaşmakta olan Kurban Bayramı'nı tebrik ederek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

"Bayramın Kazak halkına, Türk İslam dünyasına ve tüm insanlığa huzur getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. On yıllardır Türk şirketlerine güvenen Kazak kardeşlerime en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyor. Değerli iş insanlarımıza çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin. Tekrar görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla."

Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok" dedi

14.05.2026 20:30:00
AA
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Bakan Memişoğlu'ndan 'hantavirüs' açıklaması
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Hantavirüs hakkındaki soru üzerine Memişoğlu, Türkiye'nin özellikle Kovid-19 salgını sürecinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya gösterdiğini söyledi.

Toplumdan spekülasyonlara değil, Sağlık Bakanlığının açıklamalarına itibar etmelerini isteyen Memişoğlu, "Kovid-19 salgını sürecinde bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden biri olduysak, şu anda sağlık sistemimiz her türlü salgın da olsa, sağlıkla ilgili tehdit de olsa bunları önlemeye, takip etmeye muktedir bir sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü takibi yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Memişoğlu, hantavirüse ilişkin Dünya Sağlık Örgütünün 2 Mayıs'ta bir gemide görülen ağır solunum hastalığı olduğuna dair önlem alınması gerektiğine ilişkin alarm verdiğini ve Türkiye'nin de süreci ilk andan itibaren takip ettiğini anlattı.

Uluslararası bir seyahat gemisinde 147 yolcunun bulunduğunu anımsatan Memişoğlu, yolcuların temaslı olarak değerlendirildiğini, 8 yolcuda pulmoner hastalık görüldüğünü ve bunlardan 6'sının hantavirüs pozitif çıktığının bildirildiğini söyledi.

Memişoğlu, Türkiye'nin tüm ekipleriyle ve İspanya'daki büyükelçilikle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirterek, temaslı yolcuların ülkelerine gönderilip karantinaya alınmaları için organizasyon yapıldığını, gemiden daha önce ayrılan 2 Türk vatandaşının da tedbir amacıyla karantinaya alındığını ifade etti.

Gemideki 3 Türk vatandaşın da Türkiye'ye ait uçakla izole şekilde getirildiğini anımsatan Memişoğlu, "Gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla onları izole şekilde aldık ve şu anda da onları karantinaya almış durumdayız ve takip ediyoruz, testleri de negatif çıktı. 5 kişinin yaklaşık 42 günlük karantina ve izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün onları klinik anlamında arıyoruz, bir bulgusu olup olmadıklarını takip ediyor halk sağlığımız" bilgisini verdi.

Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok. Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bu konuda bizleri bilgilendiriyorlar ve onların tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Şu anda böyle bir salgın riski yok" dedi.

Hantavirüsün kemirgenlerden sıvı ile dışkılardan bulaşan bir hastalık türü olduğunun bilgisini veren Memişoğlu, Sağlık Bakanlığının yalnızca hantavirüsü değil, gribal enfeksiyonlara neden olan virüsler başta olmak üzere tüm hastalıkları yakından takip ettiğini bildirdi.

"Son 1 yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldı"

Sağlıkta üretim vizyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, Türkiye'nin son yıllarda sağlık teknolojileri üretiminde önemli adımlar attığını söyledi.

Bakan Memişoğlu son dönemdeki yerli aşı çalışmalarına ilişkin, "Hepatit aşısını sahaya verdik. Türkiye kendi aşısını yapacak, kendi ilacını da yapacak. Sadece onları değil kendi cihazını da üretecek. 9 aşıyla ilgili de TÜSEP'te çağrıya çıktık." bilgisini paylaştı.

Memişoğlu, Türkiye'nin artık SMA ilacını da üretmeye başladığını belirterek, klinik çalışmaların sürdüğünü ve ilacın preklinik aşamanın sonuna geldiğini söyledi.

Koruyan Sağlık Vizyonu kapsamında aile hekimlikleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde belirli yaş grubuna ücretsiz kanser taramaları yapıldığını vurgulayan Memişoğlu, son bir yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldığını bildirdi.

"Türkiye'de sezaryen doğum oranı yüzde 59,7"

Memişoğlu, sezaryen doğumlarla ilgili değerlendirmesinde, Türkiye'de sezaryen doğum oranının yüzde 59,7, ilk doğumlarda ise bu oranın yüzde 30,4 seviyesinde olduğunu belirterek, anne adayları ve hekimlerle bu oranları daha sağlıklı seviyelere çekmek istediklerini söyledi.

Geçen yıl Türkiye'de ilk kez sezaryen oranlarında düşüş eğilimi görüldüğünü ifade eden Memişoğlu, bu düşüşün sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.

Memişoğlu, bütün il ve ilçe sağlık müdürlüklerine ilk bebeğini bekleyen ve gebeliğinin son 3 ayındaki her anne adayına bir ebe verilmesi konusunda talimat verdiklerini bildirdi.

Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü

Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. Meteorolojik ölçümlere göre ilçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü

14.05.2026 20:00:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Samsun'un Çarşamba ilçesinde öğle saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli sağanak yağış ve fırtına, ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan son uyarıların ardından başlayan gök gürültülü sağanak, kısa sürede şiddetini artırarak cadde ve sokaklarda su birikintilerine neden oldu. Öte yandan yoğun yağışlar, bölgedeki su kaynaklarına da olumlu yansıdı.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü bünyesindeki Çakmak Barajı'nda doluluk oranı kısa sürede önemli ölçüde yükseldi. 2026 yılı başında yüzde 52 seviyesinde olan baraj doluluk oranı, son yağışlarla birlikte yüzde 99,92 seviyesine ulaştı. Barajda halihazırda yaklaşık 71 milyon metreküp içme suyu bulunduğu bildirildi.

Meteorolojinin ölçümlerine göre Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. İlçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü.

Ege'de dengeleri değiştirecek iddia

Türkiye, Lozan'da Yunanistan'a devredilmeyen 152 Ege adası, adacık ve kayalık üzerinde egemenlik hakkını yasal zemine oturtmak için 'Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu' taslağını Kurban Bayramı sonrası TBMM gündemine sunmaya hazırlanıyor 

14.05.2026 19:30:00
Haber Merkezi
Ege'de dengeleri değiştirecek iddia
Ege'de dengeleri değiştirecek iddia
Son günlerde hızla yayılan bir iddiaya göre, Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Antlaşması'nda (1923) ve Paris Antlaşması'nda (1947) Yunanistan'a devredilmeyen Ege Denizi'ndeki 152 ada, adacık ve kayalık (EGAYDAAK) üzerinde egemenlik iddiasını yasal zemine oturtmak üzere bir kanun taslağı hazırlıyor.

İddiaya göre taslak, Kurban Bayramı tatili sonrası (27-30 Mayıs 2026) TBMM gündemine sunulacak. Ancak resmi kaynaklar, konunun "Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu" (Mavi Vatan Kanunu) çerçevesinde gri bölgelerin hukuki statüsünün ele alınması şeklinde sınırlı kaldığını belirtiyor, doğrudan "152 adaya egemenlik ilanı" resmi olarak doğrulanmadı.

'Gri bölge' statüsü netleştirilmek isteniyor

AK Parti kaynaklarına dayanan haberlere göre, uzun süredir üzerinde çalışılan "Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu" taslağı, Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki deniz yetki alanlarını (karasuları, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge) tek bir çatı altında düzenlemeyi hedefliyor. Taslakta Ege Denizi özelinde karasularının 6 mil olarak korunacağı, diğer denizlerde ise 12 mil kuralının uygulanacağı ifade ediliyor. Ayrıca "gri bölge" olarak nitelendirilen ada, adacık ve kayalıkların uluslararası hukuk ilkelerine göre statüsünün netleştirilmesi de öngörülüyor.

Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Müdürü Dr. Mustafa Başkara'nın öncülüğünde düzenlenen basın toplantısında Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Prof. Çağrı Erhan ve diğer yetkililer, taslağın Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerini koruduğunu vurgulamıştı. Yetkililer, Ege'deki gri bölgelerin hukuki statüsünün de bu çerçevede ele alınacağını belirtirken, sosyal medyadaki "152 ada için egemenlik ilanı" yorumlarını doğrudan teyit etmedi.

152 Ada (EGAYDAAK) tartışması

Ege Denizi'ndeki 152 ada, adacık ve kayalık grubu, yıllardır Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tartışılan bir konu. Türkiye'ye göre bu coğrafi formasyonlar, Lozan ve Paris antlaşmalarında isim olarak Yunanistan'a devredilmemiş; dolayısıyla egemenlik hakkı Türkiye Cumhuriyeti'ne aittir. Yunanistan ise bu alanları kendi egemenlik sahası içinde gördüğünü savunuyor. Konu, özellikle Yunanistan'ın bazı adaları silahlandırması ve karasularını 12 mile çıkarma tartışmalarıyla sık sık gündeme geliyor. Türkiye, bu adımların antlaşmalara aykırı olduğunu belirtiyor.

Sosyal medya paylaşımları iddiayı "Mavi Vatan'a adım" olarak nitelendirirken, bazı Yunan kaynakları ve analistler konuyu "gerilimi tırmandırabilecek bir hamle" olarak yorumluyor. Resmi düzeyde ise henüz TBMM'ye sunulmuş bir teklif bulunmuyor, taslağın bayram sonrası Meclis'e taşınması bekleniyor.

Uzmanlar, yasanın çıkması halinde Ege'deki deniz sınırlarının ve gri bölgelerin hukuki zemininin güçleneceğini, ancak Yunanistan'la diplomatik gerilimi artırabileceğini belirtiyor. Konu, her iki ülkenin de NATO müttefiki olması nedeniyle uluslararası arenada da yakından takip ediliyor.

Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında 263 yıla kadar hapis cezası istenen 178 sayfalık iddianameye, "Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok, hodri meydan!" sözleriyle tepki gösterdi

14.05.2026 16:31:00 / Güncelleme: 14.05.2026 18:36:15
Haber Merkezi
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında hazırlanan iddianamede 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenmesinin ardından sosyal medya hesabı üzerinden ilk açıklamayı yaptı.

Özcan, "Sonunda davam açılmış. Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama iddianamede şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok. Hodri meydan!" diyerek iddiaları reddetti.

İddianamenin detayları ve istenen cezalar

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "irtikap" ve "rüşvet" soruşturması kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı "müşteki kurum" sıfatıyla yer alıyor.

Savcılık, Tanju Özcan'ın şu suçlardan 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti:

6 kez "icbar suretiyle irtikap"

3 kez "irtikaba teşebbüs"

34 kez "nitelikli dolandırıcılık"

1 kez "rüşvet"

Aynı dosyada yargılanan tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can için 64 yıla, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız için ise 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede yer alan 5 ağır suçlama

Soruşturmanın en önemli delillerinden birini, BolSev Vakfı Başkanı Ali Sarıyıldız'ın cezaevindeki itirafları oluşturdu. İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

Marketler Olayı: Zincir marketlere belediye iştiraki olan Bolu Bel A.Ş. ile reklam sözleşmesi yapmaları için baskı uygulandığı, kabul etmeyen marketlere rutin dışı ve yoğun zabıta denetimleri yapıldığı öne sürüldü.

Ruhsat Olayı: Kentte faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep edildiği, paranın bir kısmının nakit, bir kısmının ise vakıf hesabına aktarıldığı iddia edildi.

Kurban Bağışı Dolandırıcılığı: 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde BolSev Vakfı aracılığıyla toplanan 845 bin liralık kurban bağışına rağmen kesim yapılmayarak "nitelikli dolandırıcılık" işlendiği belirtildi.

Hak Ediş Olayı: Bir şirket yetkilisinin belediyeden hak edişlerini zamanında alabilmesi için vakfa 10 milyon liralık yardım yapmaya zorlandığı iddialar arasında yer aldı.

Beton Olayı: Özcan'ın, belediye şirketinden beton almayı reddeden bir firmanın yetkilisine "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" diyerek baskı yaptığı iddia edildi.

"Kimin için yolsuzluk yapmışım?"

Hakkındaki tüm suçlamaları kesin bir dille reddeden Tanju Özcan, cezaevinden SEGBİS sistemiyle katıldığı süreçte ve avukatları aracılığıyla paylaştığı mesajda şunları kaydetti:

"Madem benim veya yakınlarımın kasasına giren tek kuruş yok, o zaman bu kadar yolsuzluğu kimin için yapmışım? Ortada bir rüşvet veya irtikap varsa menfaat nerede? Bu dava tamamen siyasi bir kumpastır ve amaç belediye çalışanlarını korkutarak iş göremez hale getirmektir."

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianame üzerindeki inceleme süreci devam ediyor.

Koç ailesinden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'na ziyaret

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Rahmi Koç ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ile bir araya geldi

14.05.2026 14:25:00
Haber Merkezi
Koç ailesinden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'na ziyaret
Koç ailesinden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'na ziyaret
Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Rahmi Koç ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti.

İYİ Parti Genel Merkezi'ndeki görüşmede İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel ile İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Ekonomi Politikaları Başkanı Burak Dalgın da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İpek Yolu'nun günümüzdeki karşılığı olan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Bu koridoru enerji kaynaklarının batıya taşınması için de teşvik etmeyi sürdüreceğiz" dedi

14.05.2026 14:18:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Astana'daki Bağımsızlık Sarayı'nda Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile baş başa görüşmesi ve Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı'na katılmasının ardından, iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda, nazik misafirperverliği için Tokayev'e teşekkür eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı'nı biraz önce başarıyla gerçekleştirdik. Çok sayıda belgeyi imzaladık. Sayın Tokayev ve heyetiyle görüşmelerimizde ticaret, ulaştırma, enerji, sağlık, madencilik, kültür, eğitim, teknoloji ve savunma sanayi gibi alanlardaki iş birliğimizi etraflıca değerlendirdik. İş çevrelerimizi, Kazakistan'daki yatırımlarını artırmaları ve ortaklığımızı pekiştirecek bağlar kurmaları ile teşvik etmeye devam ediyoruz. Sayın Tokayev ile birlikte hitap edeceğimiz Türkiye-Kazakistan İş Forumu vesilesiyle iş insanlarımız arasında inşallah yeni işbirliklerine şahit olacağız. Ticaret ve yatırım ilişkilerimizi çarpan etkisiyle büyüten askeri ve savunma sanayi işbirliğimizi daha ileriye taşıyacak projeleri de bugün görüştük. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum."

"Türkiye Maarif Vakfının iki okul açması için çalışmalara başlandı"
Enerjide kaynak çeşitliliği konusunda son yıllarda attıkları adımlarda Kazakistan'ın özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Dünyanın önde gelen ham petrol ihracatçılarından olan Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. İpek Yolu'nun günümüzdeki karşılığı olan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun ehemmiyeti de her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Biz Kazakistan ve diğer ortaklarımızla birlikte bu koridoru sadece mal sevkiyatı için değil, enerji kaynaklarının batıya taşınması için de teşvik etmeyi sürdüreceğiz." ifadeleri kullandı.

Erdoğan, Doğu Akdeniz'den Orta Asya'nın derinliklerine uzanan coğrafyada "dilde, fikirde, işte birlik" şiarıyla yeni köprüler inşa etmekte kararlı olduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Türk dünyasının ortak kültürel hazinelerini, büyük şahsiyetlerin fikirlerini, eserlerini ve manevi miraslarını gelecek nesillere aktarmayı müşterek sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Sayın Tokayev'in destekleriyle Türkiye Maarif Vakfının Astana ve Almatı'da birer okul açması için çalışmalara başlandı. Bu memnuniyet verici adımdan dolayı Sayın Cumhurbaşkanı'na bir kez de sizlerin huzurunda teşekkür ederim."

"Kazakistan'ın maddi manevi desteğini her daim yanımızda hissettik"
Kazakistan'ın Türkiye ile gönül bağına, 6 Şubat depremlerinin hemen ertesinde 86 milyon olarak şahitlik ettiklerini dile getiren Erdoğan, "O zor dönemde Kazak kardeşlerimizi ve Kazakistan Devleti'nin maddi manevi desteğini her daim yanımızda hissettik. Bugün de Kazakistan'ın Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde inşa ettiği ilkokulun açılışını aziz kardeşimle beraber gerçekleştirmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdiğimiz bu okulumuzda yetişecek çocuklarımızın dostluğumuzu gelecek nesillere taşıyacağına yürekten inanıyorum" dedi.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'e kendisine tevcih edilen "Hoca Ahmet Yesevi Nişanı" için de gönülden teşekkür eden Erdoğan, nişanı iki ülke arasındaki sarsılmaz kardeşliğin güçlü bir simgesi olarak taşımaktan bahtiyar olacağını ifade etti.

"Bölgesel ve uluslararası meseleleri de kapsamlı şekilde değerlendirdik"
Yarın Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi'ne katılacaklarını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kazakistan'ın, Türk Dünyası'nın bütünleşmesine en başından bu yana yaptığı değerli katkılar için müteşekkir olduğumuzu belirtmek isterim. Yarınki zirvemizde gözlemci sıfatıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin temsil edilecek olmasından memnuniyet duyuyoruz. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı ile bölgesel ve uluslararası meseleleri de kapsamlı şekilde değerlendirdik. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev ve heyetine sergiledikleri müstesna misafirperverlik için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu düşüncelerle Konsey toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kazak kardeşlerimize sağlık, esenlik ve refah dileklerimi gönderiyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini "çok rahmet" anlamına gelen Kazakça "köp rahmet" sözleriyle tamamladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.