AKP iktidara gelmeden önce 'Fener Rum Patrikhanesi ve Patrik Bartholomeos'u, Ruhban Okulunu' azınlıklar, İstanbul Balat'ta yaşayanlar, ayinlerine gidenler ve tarihçiler bilirdi.
AKP-Fethullah Gülen-dinler arası diyalog projesiyle bütün Anadolu bu isimleri öğrendi ve de bütün dünya, bu başlıkları konuşuyor.
Şimdi günden 'Ruhban Okulu'.
Fener Patriği, Eylül'de 'Ruhban okulu' müjdesi (!) verdi.
Bu adı 'okul' olan yapının açılmasını kimler istiyor?
Patrikhane, Yunanistan, Kıbrıs Rumları, Vatikan, ABD, Ukrayna, Avrupa Birliği istiyor. Bir de AKP istiyor.
Demek ki, mevzu PAPAZ yetiştirmek değil. Eğer mevzu papaz yetiştirmek olsaydı Hıristiyanlık üzerine 10'dan fazla kitap yazan Ali Erbaş bu işe öncülük ederdi, ilahiyatlarda 'papaz' bölümleri açılırdı.
Mevzu çok başka
Dünyanın, kendi ve güneş etrafındaki dönüşünü hissetmediğimiz gibi dünyada değişen dengeler, bölge ve ülkemize yönelik planları da hissetmiyoruz.
Ama dünyanın dönüş hızı, yörüngesi bilim insanları tarafından ortaya kondu.
Ülkemiz ve İslam coğrafyasına karşı yapılan planları da tarih ve siyasetçiler ortaya koydu.
Peki, neden fark etmiyoruz?
Bakın! Bir taraftan Möntre anlaşması diğer tarafta Kanal İstanbul ve İstanbul'a, NATO üssü projesi.
Bir tarafta Lozan anlaşması diğer taraftan azıklıklara hak verme yarışı, Anadolu'daki kiliselerin ayağı kaldırılması ve ruhban okul başlığı.
Bir taraftan cumhuriyet diğer taraftan bitmeyen anayasa değişikliği istekleri… Bir şeylere hazırlık mı yapılıyor?
Obama talimatları
Barack Obama, 6 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de kürsüye çıkmıştı. Süslü cümlelerle şu talimatları vermişti: Heybeliada Ruhban Okulunu açın, 1915 soykırımı ile yüzleşin, Ermenistan'a sınırlarınızı açın, Kürtlere başta ana dilde eğitim hakkı ve diğer isteklerini sağlayın.
Futhullah Gülen
'Türkiye büyük bir devlettir. Bir okulun açılmasıyla bölünmez. Aksine, dini özgürlüklerin önünü açmak bizi dünyada daha itibarlı bir ülke haline getirir.',
Recep Tayyip Erdoğan
"Ekümeniklik meselesi beni rahatsız etmiyor. Yani bu unvanın kullanılması bizi niye rahatsız etsin? Rum Ortodoks dünyası bunu kabul ediyorsa, bu onların kendi iç meselesidir."
2012'de Obama'ya "Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması konusunda üzerimize düşeni yapacağız" diyen Sayın Erdoğan 2025 Eylül'de de ABD ziyaretinde Ruhban Okulu sorusuna , 'üzerimize düşeni yapacağız' cevabı üzerine Trump, Erdoğan'ın bu yaklaşımından duyduğu memnuniyeti dile getirmişti.
Ruhban Okulu
Lozan Antlaşması'na göre Fener Rum Patrikhanesi'nin statüsü yalnızca İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada'daki Rum azınlığın dini ihtiyaçlarını karşılamaktır. Hukuki statüsü ise Fatih Kaymakamlığı'na bağlı bir dini kurumdur.
Ruhban okulunun 'papaz' yetiştirmenin ötesinde faaliyetleri kayıtlıdır.
Bu okulu kapatan devlet değil devletin kontrol ve denetlemesine itirazı olan Patrikhane'dir.
Bu okulun özel statü ile açılması hem anayasaya hem de YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliklerine aykırıdır.
Baş Hocamız ne diyordu?
'Fener Rum Patrikhanesi, tıpkı İtalya içindeki Vatikan gibi İstanbul'un göbeğinde bağımsız bir din devleti kurma peşindedir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin egemenliğine açıkça meydan okumaktır…
ABD, Ortodoks dünyasını Moskova'nın etkisinden kurtarıp kendine bağlamak için Fener Rum Patrikhanesi'ni bir manivela olarak kullanıyor. Ekümeniklik dayatması, ABD dış politikasının Türkiye üzerindeki bir operasyonudur…
"Patrikhane, Lozan'da sadece bir azınlık kurumu olarak kabul edilmiştir. Siyasi bir kimliği ve ekümeniklik sıfatı yoktur. Ancak bugün görüyoruz ki, devlet protokolü gibi hareket ederek yabancı devlet başkanlarını ağırlamakta ve siyasi kararlar almaktadır…
Patrikhane bugün Türkiye'de devlet içinde devlet olmaya adaydır. Eğer önlemi alınmazsa, yarın bu topraklar üzerinde hak iddia edecek bir yapıya büründürülecektir…
Atatürk, Patrikhaneyi 'fesat ve hıyanet ocağı' olarak tanımlamış ve onu Anadolu'dan uzaklaştırmak istemiştir. Bizim bu konudaki duruşumuz Atatürk'ün milli duruşudur."
Bizim duruşumuzda odur!
AKP-Fethullah Gülen-dinler arası diyalog projesiyle bütün Anadolu bu isimleri öğrendi ve de bütün dünya, bu başlıkları konuşuyor.
Şimdi günden 'Ruhban Okulu'.
Fener Patriği, Eylül'de 'Ruhban okulu' müjdesi (!) verdi.
Bu adı 'okul' olan yapının açılmasını kimler istiyor?
Patrikhane, Yunanistan, Kıbrıs Rumları, Vatikan, ABD, Ukrayna, Avrupa Birliği istiyor. Bir de AKP istiyor.
Demek ki, mevzu PAPAZ yetiştirmek değil. Eğer mevzu papaz yetiştirmek olsaydı Hıristiyanlık üzerine 10'dan fazla kitap yazan Ali Erbaş bu işe öncülük ederdi, ilahiyatlarda 'papaz' bölümleri açılırdı.
Mevzu çok başka
Dünyanın, kendi ve güneş etrafındaki dönüşünü hissetmediğimiz gibi dünyada değişen dengeler, bölge ve ülkemize yönelik planları da hissetmiyoruz.
Ama dünyanın dönüş hızı, yörüngesi bilim insanları tarafından ortaya kondu.
Ülkemiz ve İslam coğrafyasına karşı yapılan planları da tarih ve siyasetçiler ortaya koydu.
Peki, neden fark etmiyoruz?
Bakın! Bir taraftan Möntre anlaşması diğer tarafta Kanal İstanbul ve İstanbul'a, NATO üssü projesi.
Bir tarafta Lozan anlaşması diğer taraftan azıklıklara hak verme yarışı, Anadolu'daki kiliselerin ayağı kaldırılması ve ruhban okul başlığı.
Bir taraftan cumhuriyet diğer taraftan bitmeyen anayasa değişikliği istekleri… Bir şeylere hazırlık mı yapılıyor?
Obama talimatları
Barack Obama, 6 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de kürsüye çıkmıştı. Süslü cümlelerle şu talimatları vermişti: Heybeliada Ruhban Okulunu açın, 1915 soykırımı ile yüzleşin, Ermenistan'a sınırlarınızı açın, Kürtlere başta ana dilde eğitim hakkı ve diğer isteklerini sağlayın.
Futhullah Gülen
'Türkiye büyük bir devlettir. Bir okulun açılmasıyla bölünmez. Aksine, dini özgürlüklerin önünü açmak bizi dünyada daha itibarlı bir ülke haline getirir.',
Recep Tayyip Erdoğan
"Ekümeniklik meselesi beni rahatsız etmiyor. Yani bu unvanın kullanılması bizi niye rahatsız etsin? Rum Ortodoks dünyası bunu kabul ediyorsa, bu onların kendi iç meselesidir."
2012'de Obama'ya "Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması konusunda üzerimize düşeni yapacağız" diyen Sayın Erdoğan 2025 Eylül'de de ABD ziyaretinde Ruhban Okulu sorusuna , 'üzerimize düşeni yapacağız' cevabı üzerine Trump, Erdoğan'ın bu yaklaşımından duyduğu memnuniyeti dile getirmişti.
Ruhban Okulu
Lozan Antlaşması'na göre Fener Rum Patrikhanesi'nin statüsü yalnızca İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada'daki Rum azınlığın dini ihtiyaçlarını karşılamaktır. Hukuki statüsü ise Fatih Kaymakamlığı'na bağlı bir dini kurumdur.
Ruhban okulunun 'papaz' yetiştirmenin ötesinde faaliyetleri kayıtlıdır.
Bu okulu kapatan devlet değil devletin kontrol ve denetlemesine itirazı olan Patrikhane'dir.
Bu okulun özel statü ile açılması hem anayasaya hem de YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliklerine aykırıdır.
Baş Hocamız ne diyordu?
'Fener Rum Patrikhanesi, tıpkı İtalya içindeki Vatikan gibi İstanbul'un göbeğinde bağımsız bir din devleti kurma peşindedir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin egemenliğine açıkça meydan okumaktır…
ABD, Ortodoks dünyasını Moskova'nın etkisinden kurtarıp kendine bağlamak için Fener Rum Patrikhanesi'ni bir manivela olarak kullanıyor. Ekümeniklik dayatması, ABD dış politikasının Türkiye üzerindeki bir operasyonudur…
"Patrikhane, Lozan'da sadece bir azınlık kurumu olarak kabul edilmiştir. Siyasi bir kimliği ve ekümeniklik sıfatı yoktur. Ancak bugün görüyoruz ki, devlet protokolü gibi hareket ederek yabancı devlet başkanlarını ağırlamakta ve siyasi kararlar almaktadır…
Patrikhane bugün Türkiye'de devlet içinde devlet olmaya adaydır. Eğer önlemi alınmazsa, yarın bu topraklar üzerinde hak iddia edecek bir yapıya büründürülecektir…
Atatürk, Patrikhaneyi 'fesat ve hıyanet ocağı' olarak tanımlamış ve onu Anadolu'dan uzaklaştırmak istemiştir. Bizim bu konudaki duruşumuz Atatürk'ün milli duruşudur."
Bizim duruşumuzda odur!
Akın Aydın / diğer yazıları
- Arafat üzerinden Gazze siyaseti / 01.06.2026
- NAS mı, Abraham anlaşması mı? / 31.05.2026
- Herkese düşen kurban / 29.05.2026
- Peygamberimizin ‘kurban’ uyarıları / 27.05.2026
- CHP taktik kurbanı oldu / 26.05.2026
- Sermaye yanlısı değil devletçi bir iktidar hayalimiz / 25.05.2026
- Plan CHP’yi mi, Türkiye’ye mi? / 24.05.2026
- Bizden İslam’ı, imanı saklamışlar / 22.05.2026
- Varlık barışı ve kara para aklama / 21.05.2026
- Bilal Erdoğan’dan ‘gavur’ çıkışı / 20.05.2026
- NAS mı, Abraham anlaşması mı? / 31.05.2026
- Herkese düşen kurban / 29.05.2026
- Peygamberimizin ‘kurban’ uyarıları / 27.05.2026
- CHP taktik kurbanı oldu / 26.05.2026
- Sermaye yanlısı değil devletçi bir iktidar hayalimiz / 25.05.2026
- Plan CHP’yi mi, Türkiye’ye mi? / 24.05.2026
- Bizden İslam’ı, imanı saklamışlar / 22.05.2026
- Varlık barışı ve kara para aklama / 21.05.2026
- Bilal Erdoğan’dan ‘gavur’ çıkışı / 20.05.2026

























































